SUNUCU: İyi bayramlar sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. A9 TV, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.Tv sitemizden yayınlanmakta olan yeni bir Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri programında birlikteyiz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah mübarek etsin. Bayramların güzelliği, kalbimizdeki ferahlığı. İnşaAllah çok hoş bir şey. Allah Hz. İsa (a.s.) ile de yine Ramazan Bayramı’nda beraber olmayı nasip etsin. Hz. Mehdi (a.s.) ile beraber olmayı nasip etsin. 30 Ağustos Zafer Bayramımız da yine aynı şekilde kutlu olsun. Allah tekrarına erdirsin inşaAllah. Buyrun Hocam.
BETÜL HANIM: Estağfirullah Hocam. Ben de izleyicilerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ve Ramazan Bayramı’nı kutlamak istiyordum izninizle. Haberlerle başlamak istiyorum Hocam izninizle. Mehmet Şevket Eygi Hocamız, “Ahir Zaman fitne ve fesatların oluştuğu bir devirde yaşadığımızı, İslam aleminin darmadağın olduğunu ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişinin beklendiğini, ancak Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişinin kolay olmayacağını, önden kanlı savaşların, akıl almaz miktarda ölümlerin meydana geleceğini, rejimlerin çökeceğini, doğal afetlerin sıklaşacağını, ulema geçinen bazılarının Hz. Mehdi (a.s.)’ı inkar edeceğini ve tüm bu herc-ü mercin ardından Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte yeryüzünde bir altınçağın yaşanacağını belirterek, hemen ardından da bir bozulma olacağını ve kıyametin kopacağını” söylemiş Hocam.
ADNAN OKTAR: Hay mübarek hay. Bak bu kaçıncı, o kadar sıklaştırdı ki bu haberleri, bu olağanüstü bir şey. Hocamız normalde Hz. Mehdi (a.s.) konusunu birkaç yılda bir ele alırdı. Şu an bir ay içerisinde bu kaçıncı, sürekli Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsediyor maşaAllah. Bir manevi ışık aldı demek ki, bir manevi işaret aldı. Çok mübarek, muhterem, müberra bir insandır, çok mütevazidir. Olağanüstü genel kültürü vardır biliyorsunuz. Galatasaray mezunudur, mükemmel Fransızcası vardır. Osmanlıca’yı çok iyi bilir. Ehl-i Sünnetin kalesidir Hocamız, çok titizdir. Ve mazlumdur, güzel huyludur ve çok şefkatlidir. İnsanları sever, hayvanları sever, bitkileri sever. Koruyup kollayıcıdır, affedicidir, her yönü mükemmeldir. Hocamızı iftara davet ettik geçen iftarımızda maşaAllah. Biliyorsunuz çok güzel oldu, yüzlerce milletvekili, eski bakanlar, profesörler, çok fazla kişi vardı. Üç yüzün üzerindeydi maşaAllah. Mehmet Şevket Eygi Hocamızı da davet ettik. O böyle büyük otellerdeki, lüks otellerdeki iftarlara suret-i katiyede gitmez, zaten yazılarında da söyler. “Ben Hocam biliyorsunuz gitmem. Ama sizin hatırınız için, sizi sevdiğim için, Allah rızası için geliyorum’’ dedi inşaAllah. Büyük bir şeref bizim için. Sohbetleri güzeldir, konuşmaları güzeldir, yazıları nefistir. Milli Gazete’nin hemen üçüncü sayfasında üstte Hocamızın yazılarına ulaşmak mümkün olur. Ben Milli Gazete’yi açtığımda ilk orayı okurum. Çok şahane bir üslubu var ve çok güzel, isabetli teşhisleri vardır. Bazı insanlar sevmez Hocamızı, varsın sevmesinler önemli değil. Kalp ehli onu çok seviyor, melekler sever inşaAllah, Allah sever inşaAllah, bizler seviyoruz. Çoğunluğun sevmesi diye bir problemimiz yok inşaAllah, dert değil inşaAllah. Hakkı hakikati açıkça ifade eder Mehmet Şevket Eygi Hocamız. Hocamıza selam ediyoruz, ellerinden öpüyoruz, hürmet ediyoruz. Mükemmel yazısı da, Allah ellerine dert vermesin, ömrünü uzun etsin. Bediüzzaman gibi Ahir Zamanın çok önemli şahıslarından birisidir. Kıymetinin iyi bilinmesi lazım, çok az kaldı böyle değerli alimler. Çok az. Bediüzzaman’ı görmüş, bütün eski müceddidleri, alimleri görmüş bir kişidir, tarihi bir şahsiyettir, değerinin çok iyi bilinmesi lazım. Çok çok iyi bilinmesi lazım. Buyrun.
BETÜL HANIM: Estağfirullah Hocam. Ali Bulaç Hocamız “İslam Barış Gücü’’ başlıklı bir yazı yazarak, Müslümanlar’ın Allah’ın emrine aykırı olarak kendi aralarında çatıştıklarını ve bu türden çatışmalara meydan vermemek üzere Müslümanların kendi aralarında örgütlenmelerinin dinin amir hükmü olduğunu yazmış. Söz konusu örgütlenmenin bugün için İslam Birliği Teşkilatı bünyesinde kurulabileceğini, Müslüman ülkelere yapılan işgallerin, sömürülerin bu şekilde engellenebileceğini belirtmiş. Bu öneriler hayaldir diyenlere ise; “Hayır hayal değil muhayyiledir, tarihe not olarak düşülmüştür. Bir gün belki bu bilinçteki Müslüman nesiller gelir ve bu birliği hayata geçirir” demiş.
ADNAN OKTAR: Bir gün! Aman Hocam yapmasın bir günü var mı? Gün sayıyoruz gün. “Bir gün” deyince, o yıllar sonra anlamı çıkar, öyle olmaz. Hiçbir kurum, hiçbir kuruluş o birlikteliği sağlamaz. Resulullah (s.a.v.) kimin birleştireceğini, nasıl birleştireceğini açıklamış. Modern kafayla teşhis koyamazsın, modern kafayla birleştiremezsin. Hz. Muhammed Mehdi (a.s.)’dır birleştirecek olan kişi ve talebeleri. Arap baharı Hz. Mehdi (a.s.) baharıdır, İttihad-i İslam baharıdır. Yer yerinden oynuyor bak; tayfunlar, kasırgalar, depremler, ihtilaller. Yer yerinden oynuyor, dünya zangır zangır sallanıyor Hz. Mehdi (a.s.) alametleriyle. Ama şimdi Hocamız söylese tabii, “Hz. Mehdi (a.s.) geliyor” dese o biraz alerji meydana getirir. O nezaketiyle anlatmış Hz. Mehdi (a.s.) konusunu. Ama kurumlar, kuruluşlar bu konuda bir şey yapamaz. Yapabilse şu ana kadar yaparlardı. Çay içip, kuru pasta yiyip, muhabbet edip dağılıyorlar. Sık sık toplanıyorlar, yıllardan beri toplanırlar dedeler, büyük alimler. İlimlerini gösterirler, irfanlarını gösterirler, anlatırlar, konuşurlar, fakat hiçbir şey çıkmaz. Evli evine köylü köyüne herkes işine gider. Aşk lazım aşk, deli aşkı. Hz. Mehdi (a.s.) aşkı gerekiyor, Allah aşkı gerekiyor. Onlar olmadan olmaz. Resmi ağızlarla, soğuk konuşmalarla, efendim, gözlük camı parlatarak bu işler olmaz. Yani deli aşık olmak lazım. Millete aşık olacaksın, Müslümanlar’a aşık olacaksın, hepsinin üstünde Allah’a aşık olacaksın, Resulullah (s.a.v.)’e aşık olacaksın. Deli olacaksın deli, Allah’ın delisi olacaksın. O zaman İttihad-ı İslam olur, Türk İslam Birliği olur. Aşk olmadan niye birleşsin adamlar? Niye birleşecek yani? Aç istersen sınır kapılarını, hiçbir şey olmaz. Ticaret yaparlar, bavul ticareti, o tarz. Başka bir şey olmaz. Deli aşıklar ortaya çıktığında, o ateşi bir yaktığında, dünya aşk ateşi ile cayır cayır yanar. Olay budur. Yayınlayın da görelim hoca efendileri.
VTR (DECCAL ÇIKMADI DİYEN HOCA EFENDİLER)
ADNAN OKTAR: Dünya Müslümanlarını düşünmüyor, Darwinizmin dünyanın %99’unu sardığını düşünmüyor. Bütün devletlerde aşağı yukarı tamamında Darwinizmin ve materyalizmin, yani dinsiz eğitimin mecbur olduğunu düşünmüyor. Allah vardır, Allah’a inanıyoruz diye eğitim yapılamadığını düşünmüyor. Dünyanın hiçbir tarihinde olmamıştır böyle bir şey. Bütün İslam aleminin, Arap aleminin özellikle komünistlerin eline geçtiğini, bu rejimlerin daha yeni yeni yıkıldığını ve Müslümanlar’ın inim inim inlediğini düşünmüyor. Afganistan’da, Irak’ta Müslümanlar’ın ne kadar aşağılandığını, ne kadar ezildiğini düşünmüyor. Öbür hocayı da gösterin.
VTR (DECCAL ÇIKMADI DİYEN HOCA EFENDİLER)
ADNAN OKTAR: Bak “reklama gerek yok” diyor. Piyasa ağzıyla konuşması yakışık almıyor. Peygamberimiz (s.a.v.) “Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin’’ diyor. Bu reklam değildir. Bu Resulullah (s.a.v.)’in emrini yerine getirmektir. Hz. Mehdi (a.s.) radyoyu da kullanacaktır, televizyonu da kullanacaktır. Bediüzzaman Risale-i Nur’da bunu açık açık anlatıyor, çok kapsamlı olarak anlatıyor. Yani bunlar metafizik bir Mehdi bekliyorlar. Hiçbir zaman için gelmeyecek bir Mehdi bekliyorlar. Yani evinde konuşacak Hz. Mehdi (a.s.) bütün dünya duyacak. Ama radyo, televizyon olmadan ve her yerde görüntüsü görülecek televizyon olmadan. Herkesin evinde Hz. Mehdi (a.s.) bir anda oluşacak. Uzak olduğunu söylüyor. Nereden biliyorsun uzak olduğunu? Biz yakın olduğunu hadisle söylüyoruz. Senin bilgin ne? Uzak diyorsun. Hangi tarihte bir milyar insan öldü? Bir milyarın üzerinde insan öldü, geçmiş tarihlerde? Bir milyar! Bak Birinci Dünya Harbi, İkinci Dünya Harbi ve bu terör anarşi ile bir milyarın üzerinde insan katledildi, şehit edildi. Ve bir o kadar da insan da yaralandı. Evler yıkıldı, şehirler yok oldu. Ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in söylediği büyük kıyamet alametlerinin tamamı çıktı. Niye bahsetmiyorsun Fırat’ın suyunun kesilmesinden? Madem alimsin, hocasın, hadis var anlat. Değil mi? Niye bahsetmiyorsun Ramazan ayında on beş gün arayla ay ve güneş tutulmasından? Niye bahsetmiyorsun çıkacak iki kuyruklu yıldızdan? Ki birisi diğer kuyruklu yıldızların aksi istikamette gidiyor ve daha parlak ve iki uçlu. Bunu kim söylüyor? Resulullah (s.a.v.) söylüyor. İmam-ı Rabbani de Mektubatında ayrıca belirtiyor. Irak Savaşı’nın olacağını belirtiyor, Afganistan’ın işgal olacağını da belirtiyor, bir ordunun çölde kaybolacağını belirtiyor. Müslümanlar’ın paramparça olacağını belirtiyor, o devirde Müslümanlar’ın başsız olacağını belirtiyor. Bütün alametler oluşmuş. Büyük alametleri, Hz. Mehdi (a.s.)’nin büyük alametleri sayılıyor, Peygamberimiz (s.a.v.) şunlar şunlar diyor, tek bir tanesi eksik kalmaksızın tamamı olmuş vaziyette. Neden bahsetmiyorsun onlardan? Piyasa ağzıyla “reklama gerek yok” diyor. “Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), bu reklam mı? Cennet’le müjdeliyoruz, reklam mı bu? Üslubum belki sert olabilir ama başka türlü nasıl anlatayım. Ama değerli alimler bu kişiler, onlara karşı saygım var. Her zaman söylüyorum, ellerini öperim. Ama bir gerçek var, bunu oturup örtbas etmenin, gizlemenin alemi yok ki. Hiç kimse diyemiyor, hiçbir kanal da “Hz. Mehdi (a.s) gelecek” diyemiyor. Hiçbirine görev vermezler. Hiçbir din alimi, hiçbir kanalda, hiçbir şekilde “Hz. Mehdi (a.s) gelmiştir” diyemiyor, yasak. Cübbeli de söylüyor zaten, diyemezler. “Deccal çıktı” diyemezler. Ama ben diyorum bak. Bir tek ben diyebiliyorum.
“Selamün aleyküm mübarek seyyid nur Muhammed Aslan Adnan Hocam” maşaAllah, maşaAllah. “Büyük deccal tek bir şahıs mıdır?” Evet, işte Darwin tek bir şahıs. Komitesi var, Bediüzzaman komitesinden bahsediyor ve isim isim veriyor. Mesela “Lenin” diyor, “Troçki” diyor, tek tek sayıyor. Bir de Süfyan var, Süyani deccal. O da çıkmıştır, Hafız Esad’dır. Nabık Günel yazmış.
“Selamün aleyküm Hocam” Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Hocam, Hz. Mehdi (a.s) Hazretleri geldiğinde dinin yalnızca Allah-u Teala’nın hadis ve sünnetleri üzerinde yaşanmasına istinad edecek mi? Hayırlı geceler.” Mahmut Durmuş. Evet, Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti üzerine hareket edecek. Resulullah (s.a.v.)’in hanımlarına sorulduğunda, “Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahlakı neydi, sünneti neydi?” diyorlar. Ne diyor biliyor musunuz? “Kuran’dı” diyor. Hep Kuran’a uymuştur Resulullah (s.a.v.), hep inşaAllah.
“Merhaba” diyor bir kardeşimiz Mehmet Hanifi Buhara. “Said Nursi Hazretleri’ni çok sevdiğinizi, muhabbet beslediğinizi söylemiştiniz” diyor. “Said Nursi Hazretleri’nin ‘zaman tarikat zamanı değildir’ sözünü Adnan Bey nasıl açıklıyor?” diyor. Bir tek Bediüzzaman söylemiyor ki. Muhammed Raşit Erol Hazretleri ne diyor? “Tarikat bitti, emanet artık Hz. Mehdi (a.s)’da” diyor. Bir tek Bediüzzaman söylemiyor ki. Şeyh Nazım Hazretleri ne diyor? “Tarikat yolu bitti, artık Rabbani yol başladı” diyor. Bediüzzaman’ın sözünün aynısını söylüyor. Bir tek Bediüzzaman söylemiyor ki. Muhammed Raşit Erol Hazretleri diyor ki 1980 yıllarında Şeyh Ahmet Yasin Efendi Hazretleri’ne, Hocamız’a, “Hz. Mehdi (a.s) şu an elen hayatta ve vazife başında” diyor. Hatta asayı da veriyor. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’a “bu emaneti Hz. Mehdi (a.s)’a ulaştır” diyor. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız da, “ben emaneti sahibine verdim” dedi, getirdi bana verdi. Bizde emaneti sahibine vereceğiz, Hz. Mehdi (a.s.)’a vereceğiz inşaAllah. Allah’ın izniyle. Muhammed Raşit Erol Hazretleri kitabında çok kapsamlı olarak deccalın çıktığını anlatıyor. “Dünyanın yüzde 99,99’u yani bide 999’u deccala tabi oldu, dinsiz oldu. Geri kalanı da perişan vaziyette. Çok az bir kısmı kurtuluş halinde. Zaman artık Hz. Mehdi (a.s)’ın vakti” diyor. Bir kısım talebeleri de anlamazdan geliyorlar. Deccal çıktı deyince, artık Hz. Mehdi (a.s.) çıkmış olmaması mümkün mü? Bir yüzyıl bekleyecek mi Hz. Mehdi (a.s.) deccaldan sonra. 1980 yılında, “şu an hayatta ve vazife başında” diyor, daha ne desin? “Yok ya öyle demek istememiştir” diyor. “Artık emanet Hz. Mehdi (a.s)’da” diyor, ne demek bu? “Yok, o anlamda demek istemedi, 400-500 sene sonra demek istedi” diyor.
Kardeşim, beni de kıskanan kıskanana. “Adnan Bey neden TV kanalında manken gibi hanımların karşısında sohbet ediyor?” diyor. Her televizyon kanalında gayet güzel hanımlar çıkıyor. Samanyolu TV, onda da çıkıyor. Ben reklamlarda gördüm bayağı var. Mayolu falan hanımlar çıkıyor. Mehtap TV, hepsinde çıkıyor. Cayır cayır seyrediyorsunuz. Benim karşımda da Allah’ın güzel tecellileri var. İçim açılıyor onları görünce, acayip seviyorum, hoşuma gidiyor.
Nur Suresi’nde, Ahzab Suresi’nde Allah Kuran’da açık açık belirtmiş. Ayet anlaşılmayacak gibi mi? Muhkem, çok açık, sarih ayet, değil mi? Yani “ayet yanlış mı, doğru mu?” der gibi bir laf bu. Olur mu öyle şey? Ama fıkıh konusunda alimlere soracaklar, inşaAllah.
Allah aşkına “Yahya Bey” falan, bunları bırakın. Neyse tamam desinler mahsuru yok inşaAllah. Adnan Bey; fena değil ama güzel.
Hızır diye bir kardeşimiz, Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın güzel ahlakından bahsetmiş. Hocamız dünya iyisidir. Şeyh Nazım Hocamız’ın gül ağacından zuhur etmiş güzel bir güldür, inşaAllah.
Alaaddin Demir bayramımızı tebrik etmiş. Allah tekrarına erdirsin inşaAllah.
Güray,“Ruhaniyyun Yedullah (Allah’ın eli) size yardımcı olsun. Allah’a emanet olun” diyor inşaAllah.
“Naçizane istek olarak Hocamız’ın Yasin Suresi’ni şerh etmesini arz etmek isterim” diyor, Muhammed Taşdemir. Baş üstüne, inşaAllah.
“Hocam neden başlamadınız da geç başladınız?” Rus televizyonuyla röportajım vardı. Hocam da bana tercümanlık yaptı. Nasıl, güzel güzel cevaplar verdim, değil mi?
NADYA HANIM: MaşaAllah, çok güzel cevaplar verdiniz.
ADNAN OKTAR: Ondan bölümler de yayınlayabiliriz. Bak gıcık olacaklar ama orada da çok güzel bir hanım vardı. Ben yana bakıyordum, “lütfen bana bakın” dedi. Ben de ona baktım yani ne yapayım? Dünya tatlısı maşaAllah, acayip güzel. Yani biz tercümana bakıyorduk. “Lütfen bana bakar mısınız?” dedi. Bir çift, çok şahane bir gözle karşılaştım. Çok şeker bir hanım. Rusları acayip seviyorum, maşaAllah.
Benim canım da elhamdülillah, “La ilahe illaAllah Muhammeden Resulullah” dedi. İlmi olağanüstü, çok güzel maşaAllah, beş vakit namazında. Yobaz takımına göre diyecektik ki; “kafir, sen Hıristiyan’sın, seni kesmek lazım” falan demem gerekiyordu, değil mi? Bunu istiyorlar, lanetlememi istiyorlar. Ben ona şefkatle, sevgiyle yaklaştım. Elhamdülillah, derin imanlı, muttaki bir mümin oldu, Müslüman oldu. Dünya güzeli maşaAllah.
Benim güzeller güzelim de, annesi Museviydi. Çocukların dinden, imandan, İslamiyet’ten haberleri yoktu. Ne diyeceğiz? “Senin başın açık, annen de Musevi, Yahudi, lanetlenmiş birisi. Bre kafirler uzak durun” öyle dememiz gerekiyordu? Hepsine sevgiyle yaklaştım. Bak, elhamdülillah kardeşi de Müslüman oldu İslamiyet’i yaşamaya başladı, kendisi de İslamiyet’i yaşamaya başladı. Annesi de Müslüman oldu, elhamdülillah. “La ilahe illaAllah Muhammeden Resulullah” dedi. Ehli Kitap’la evleniliyor, ayet var, Kuran ayeti var. “Yemeklerini yersiniz” diyor Allah. Müşriklere bile Allah şefkatle davranmamızı istiyor. “Güvenlik içinde, canınızı feda etme pahasına bir yerden bir yere götürün” diyor. Bak, canımızı ortaya koyarak “onları bir yerden bir yere güvenlik içinde götürün” diyor Allah. Bir ayete bakıyor, manasını da bilmiyor, kafasının doğrusuna gidiyor, olmaz.
Ben şaka diyorum tabii “Adnan Bey” demeyin diye. İslam’a, Kuran’a daha yeni yaklaşan kardeşlerimiz bilmez o hitap şekillerini. Çok normal, kardeşim onlar benim. Ben şaka olarak söylüyorum. İstedikleri gibi hitap edebilirler, hiç mahsuru yok.
“Bismillahirrahmanirrahim, Esselamu Aleyküm” ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Sayın Adnan Oktar Hocam. Hocam ben Aydın Söke’den Ayhan Sarıca. Aslen Ağrılıyım”. Aslansın aslan. “Türk İslam Birliği’ni istiyorum. Hocam, ben sizi çok seviyorum. Hocamız Şeyh Nazım Kıbrısi ve Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın sizin hakkınızdaki hüsn-ü zanlarını aynen ben de taşıyorum. Daha önceleri de bir mail göndermiştim, okudunuz mu bilmiyorum. Çoktandır yazmak istiyordum. Bilgisayarım olmadığı için komşumdan yazıyorum. Ne tevafuk, bu gece ben sizi rüyamda inşaAllah ruhani bir güzellikte gördüm. Ellerinizden öpüyorum, sizi çok seviyorum. Saygılar, sevgiler ve hayırlı bayramlar dilerim canım Hocam” diyor.
“MaşaAllah, muhabbetiniz çok güzel” diyor. İyidir muhabbetim inşaAllah.
“Muhammed Adnan Hocamız, Ramazan Bayramınız mübarek olsun” diyor. Senin de mübarek olsun güzeller güzeli, inşaAllah. Uzun bir sevgi cümlesi kurmuş, çok güzel maşaAllah.
“Selamun aleyküm” ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatuhu. “Nur yüzlü, biricik aslan Hocam ve nur yüzlü kardeşlerim. Türk İslam aleminin Ramazan’ı mübarek olsun inşaAllah”.
“Selam” aleyküm selam ve rahmetullahu ve berekatuhu. “Canım Hocam” ama “m”si çok uzun. “Dünya tatlısı Hocam, bayılıyorum size. Allah’ın bize büyük bir lütfusunuz. MaşaAllah, Rabbim bize çok görmesin. Azerbaycan’ın size çok ihtiyacı var” diyor. Aygün Hanım yazmış, Azerbaycan Bakü’den inşaAllah.
Kardeşim, karasal yayın olsak daha güzel olacak tabii. Dijitürk falan, o da gerekiyor. Radyo olsa çok iyi olur, inşaAllah. Dua edin de Allah onları da nasip etsin. Karasal yayın yapan bir radyo çok çok iyi olur. Yani televizyon, radyo ağının geniş olması gerekiyor. Elhamdülillah, her ne olursa olsun zaten bu akışla gidecektir. Çünkü Allah, biz kendi yolunda gittiğimiz için sürekli bizim yolumuzu açıyor. Allah, “Bana bir adım gelene Ben on adım gelirim” diyor. Yani mutlaka istediğimiz güzellikler oluşacak, inşaAllah. Oluyor da görüyorsunuz, inşaAllah. Fakat, derin düşünmek lazım, samimi olmak lazım, Allah’ı çok sevmek lazım, Allah’ı hiç unutmamak lazım. Mesela, Rus televizyonu niye gelsin kardeşim? Allah mucize olarak gönderiyor. Ki Rusların bayağı büyük bir kanalı. Amerika’da Amerikan ordusuna tebliğ yapıyoruz, Allah’ın varlığını anlatıyoruz. Ne şahane bir şey, maşaAllah. İngiltere’de otobüsler geziyor, “Allah vardır” diye, maşaAllah. Şu yakışıklı ağabeyinizin resmi var, maşaAllah, bir yanda Yaratılış Atlası. Muhteşem, şahane.
VTR (CÜBBELİ HOCA AHİR ZAMANI ANLATIYOR)
ADNAN OKTAR: O Londra’daki otobüsü göster de biraz münafıklar şöyle bir şak diye ayrılsınlar. Müminlerin de kalbine bir inşirah ferahlık gelsin.
BETÜL HANIM: Sizin resminiz de var burada, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşimiz “Hocam Yasin Suresi’ni açıklar mısınız?” dedi. “Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla” şeytandan Allah’a sığınırım. “Yasîn.” Ya harfi ve Sin harfi. Kim bilir ne anlamı var. “Andolsun hikmetli Kur'an'a,” hikmet dolu, hikmet nasıl anlaşılır; derin düşünerek, derin tetkikle, derin akılla, keskin dikkatle anlaşılır inşaAllah. “Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.” Ebcedi de Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış tarihini veriyor. Peygamberimiz (s.a.v)’e bakıyor bu ayet ama, asıl Peygamberimiz (s.a.v)’e hitap ediyor. “Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). (Kur'an) Güçlü üstün olan, esirgeyen (Allah)’ın indirmesidir.” Güçlü, üstün olan. Allah’ın gücü ve üstün olması müminlerin kalbinde ferahlık meydana getirir. Uçsuz bucaksız âlemi yaratıyor, uçakları yaratıyor, arabaları yaratır, kalemleri yaratır, insanları yaratır, konuşmayı yaratır. Her şeyi yaratır inşaAllah. “Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış kavmi uyarman için (gönderildin). Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.” Enaniyetlidirler diyor Allah. “Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız,” bakın Müslümanları neyle itham ediyorlar, “andolsun, sizi taşa tutacağız” her devirde bu yobaz Ergenekon kafası, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün azgın enaniyetli kafası her dönemde olmuş, “andolsun, sizi taşa tutacağız” feci şekilde öldürme yöntemlerinden bir tanesi “ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır." Size işkence yapacağız, döveceğiz söveceğiz, her türlü rezalet. “Dediler ki:” Müslümanlar cevap veriyor. “"Uğursuzluğunuz, sizinledir” asıl uğursuz sizsiniz. “Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz." Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi:” Kim gelir öyle koşarak atıyla? Hızır (a.s.) inşaAllah. “"Ey kavmim, elçilere uyun" dedi. "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir."” Nereden biliyor? Vahiy ile bilebilir. Ücret istemediğini görüyor tamam ama, hidayet bulmuş kimselerdir bunu nereden bilecek? Vahiy gerekir. “"Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz." "Ben, O'ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar,” yani onlar beni kurtaramazlar diyor “ne de onlar beni kurtarabilirler." Şefaatlerle de kurtaramazlar Ahirette, ama dünyada da bir faydaları olmaz diyor. “”Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim;” tanıyın beni diyor “işte beni işitin." Ona: "Cennete gir" denildi. O da: "Keşke benim kavmim de bir bilseydi" dedi. "Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını." Cennet’teki halini belirtiyor Allah. “Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.” Çığlık, topluca bir bela geldiğinde bas bas bağırıyorlar ya, feryat ediyorlar, o çığlık. Yani müthiş bir bağırtı, ama her evden geliyor ve her yerde duyulan bir çığlık. “Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeye görsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.” Müslümanlarla hep alay etmişlerdir. Maymun da öyle ilginç bir şey gördüğünde eliyle parmağıyla işaret ederek gülüyor, alay eder. Onlar da maymun gibi alay ediyorlar. Allah burada bir mucizeyi de belirtiyor. “Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir.” Bir sona doğru gitmektedir. Güneş Vega yıldızına doğru hızla ilerliyor, eninde sonunda çarpışacak inşaAllah.
Uzun bir sure bu kadar yeter. Biraz Ahir Zamanı anlatan bir video seyredelim, ama önce bir iman hakikatleri videosu seyredelim.
VTR (AHİR ZAMANDA GERÇEKLEŞEN MEHDİ (A.S.)’IN ÇIKIŞ ALAMETLERİ)
VTR (BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?)
ADNAN OKTAR: Nisa Suresi 157. ayette Cenab-ı Allah (c.c) diyor ki şeytandan Allah’a sığınırım; “Ve: 'Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük' demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler” bakın hiç bir peygamber için Allah (c.c) böyle bir ifade de bulunmuyor. Bir tek Hz. İsa (a.s) için söylüyor. Niçin söylesin o zaman bunu? Adamlar ısrarla diyor ki; ”Hz. İsa (a.s) öldü”. Ayette açık söylüyor işte; “Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (bir) benzeri gösterildi.” Orada ki katledilen kişi, Hz. İsa (a.s)’yı ele veren hain Yahuda İskariyot. “Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler.” Emin değildirler diyor Allah (c.c). “Onların zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur.” Şu anda da zanna uyuyorlar öldürmediler Hz. İsa (a.s)’yı diyor Allah (c.c). “Onu kesin olarak öldürmediler.” “Makateluhu” diyor Allah, katletmediler. “Hayır Allah onu kendine yükseltti (refetti, kendi katına aldı). Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Andolsun” diyor Allah, yemin ediyor; “Kitap Ehli’nden”Hıristiyan ve Museviler’den “ölmeden önce ona inanmayacak hiç kimse yoktur.” Hepsi iman edecek diyor, bu nasıl olabilir? Dünya hakimiyetiyle olur. Herkes onu görür; Hıristiyanlar, Ehl-i Kitap, hepsi iman eder. İman etmiş olarak öldüklerinde ayetin anlamı netleşiyor. “Kıyamet günü o da onların aleyhine şahit olacaktır.”Şahit olacaktır inşaAllah. Tabii bu ayetleri daha geniş, kelime kelime yarın açıklayayım, anlatayım inşaAllah.
Sen otobüsleri mi göstereceksin?
BETÜL HANIM: Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Göster. Hey maşaAllah, maşaAllah. İngiltere’ye nur yağıyor nur! MaşaAllah. Allah’ı inkar eden otobüsteki ilanlara karşı, Allah aşkını ilan eden otobüslerle mukabele etmiş olduk, maşaAllah. Tarihi bir olay, tarihi bir olay. Her yerde bu konudan bahis var, maşaAllah. Münafıklar diplomasiyle övünür, yediğiyle-içtiğiyle övünür, rahatlığıyla övünür, yan gelip yatmasıyla övünür; Müslüman da hizmetiyle, takvasıyla övünür. Münafık etiyle-kemiğiyle övünür; Müslüman tebliğiyle övünür. Münafık çoluğuyla-çocuğuyla, işte ne kadar çevre edindiyse onlarla övünür; Müslüman Kuran’a hizmetiyle, yaptığı güzel hizmetlerin verdiği güzel neticelerle övünür, hamd eder inşaAllah.
BETÜL HANIM: Başbakan Erdoğan, farklı dinlere mensup vatandaşlarımızın oluşturduğu cemaat vakıflarının düzenlediği iftara katılarak yaptığı bir konuşmada şunları söylemiş Hocam; “İşte burası İstanbul. Burada yüzyıllar boyu ezan, hazan ve çan bir arada olmuştur. Burada camiler, kiliseler, sinagoglar yüzyıllarca yan yana yaşamıştır. Allah şahidimiz olsun ki, hiçbir vatandaşımızın ruh tedirginliği içinde yaşamasına gönlümüz, vicdanımız asla el vermez. Bizim ülkemizde vatandaşlarımızın inancından, etnik kökeninden veya farklı hayat tarzından dolayı baskı gördüğü dönemler artık geride kaldı. Bu vatandaşlarımızın hepsi birinci sınıf vatandaşlarımızdır. Eskilerin yaptığı hataları da sahiplenmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
ADNAN OKTAR: Bu yönü hakikaten açık. Allah-u alem zaten daha çok bu yönden AK Parti destekleniyor. Yoksa ekonomik mekonomik öyle bir konu yok. Fakat bu hakikaten çok hayati bir ihtiyaçtır; güven, demokrasinin gelişmesi, hürriyet, halkın aşağılanmaması, milletimizin aşağılanmaması, onlara değer verilmesi, saygı gösterilmesi. Bir kısım eraci, bir kısım sahtekarlar, bir kısım milletin maaşıyla beslenen o uyuz köpekler milletimize tepeden bakıyordu, onları küçük görüyorlardı, aşağılamaya kalkıyorlardı güya. Allah onları rezil rüsva etti, Allah aşağıladı, Allah boğazlarına tıkadı. Pislik herifler, bu mübarek milleti kendi kafalarınca ezim ezim ezmeye kalkmışlardı. Allah da onları ezim ezim ezdi, elhamdülillah, maşaAllah.
“Sayın Hocam, sizi çok beğenerek takip ediyor ve güzel, eğitici öğretileriniz ışığından yararlanıyoruz ailece. Bu niyetle Ramazan Bayramı’nızı kutlar, mübarek ellerinizden öperim. Allah’a emanet olun. Orhan Kozak, İzmir.” Biz de sizlerin ellerinden öpüyoruz. “Necmettin Erbakan Hocam’ı anlatır mısınız? Bizler çok özlüyoruz onu. Allah’a emanet olun.” O, dünya tatlısıdır bizim Hocamız.
“Muhammed Adnan Hocam, bayramınız mübarek olsun” diyor. Bir video gönderdiğinden bahsetmiş. “Hz. Mehdi (a.s.) için yapılmış, insani duyguların zirvesine çıkarıyor” diyor. Bakalım, ona da bakarız inşaAllah.
Erbakan Hocamız’ın güzel sohbetlerini bir dinleyelim, Rahmetli Hocamız’ın, Şehit Hocamız’ın, Canımız Hocamız’ın.
VTR (TÜRK-İSLAM ALEMİNE YAPTIĞI BÜYÜK HİZMETLERLE TARİHE GEÇMİŞ MÜCAHİT İNSAN MERHUM PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN’IN HAYATI VE BİR KONUŞMASI)
AN OKTAR: Atasına rahmet! Görüyor musun mübareği? Görüyor musun mücahidi? Görüyor musun mübarek ne güzel sözler ediyor. Allah gani gani rahmet etsin. MaşaAllah, o bizim canımızdı. Hocamla konuşmak kalbine acayip ferahlık getirir. O zamanlar öyle konuşurdu, nasıl hoşumuza giderdi, maşaAllah. Fakat tabii Hocamız’ın fikirlerini sürekli ayakta tutmak çok önemlidir, inşaAllah.
BETÜL HANIM: İsmet Berkan, Cenevre’deki CERN adı verilen araştırma merkezinde yapılan deneyden bahsetmiş. Onunla ilgili yazdığı yazıdan bilgi vardı. İsmet Berkay şöyle diyor özet olarak; “Bu deney, atomu neyin oluşturduğunu, neyin atomu bir arada tuttuğunu açıklamaya çalışan bir deney. Deneyde atom altı parçacıkları ve bunlar arasındaki çekim güçlerini açıklayabilmek için tüm bunlara kütle kazandıran, bilinmeyen bir parçacık daha olduğu ispat edilmeye çalışılıyor.” Haşa, “Tanrı parçacığı” adı verilmişti buna da. İsmet Berkan ise, “hala bu deney konusunda ümidini yitirmediğini” söylemiş.
ADNAN OKTAR: Sonuçta Allah’ın nasıl yarattığına dair Allah’ın kanunlarını keşfediyorlar, ona ait bilgiler ediniyorlar. Allah dilediği kadar bilgiyi onların beyninde yaratıyor. İsmet Berkan’ın da beyninde yaratıyor. Adım adım hangi tarihte ne bilgi verilecek, neyi fark edecekler, hangi Allah’ın kanununu fark edecekler; bunu zamanla görüyorlar. Vakti gelince Allah onlara o kanunu gösterir. Daha birçok buluş olacak, birçok keşifler olacak. Bunu Allah onlara gösterecek. Herkese, hepimize gösterecek. Zamanla bunun sayısı artar, artacaktır inşaAllah. Biraz Şeyhimiz’i dinleyelim, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Hocamız’ı. Hocamız’ın bayramı mübarek olsun. Ellerinden öpüyoruz. Kendisine selamlar, saygılar, hürmetler ediyoruz. O bizim canımız. Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin güzel sohbetini dinleyelim inşaAllah.
VTR (ŞEYH MUHAMMED NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ, SAYIN ADNAN OKTAR’I ANLATIYOR. / 3 MART 2011, KIBRIS)
(ŞEYH NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ, EVRİM TEORİSİ’NİN YANLIŞLIĞINI ANLATIYOR)
(ŞEYH NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ HOCAMIZ İLE CÜBBELİ’NİN KONUŞMASI)
(ŞEYH NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ’NİN 1981’DE İSTANBUL SULTANÇİFTLİĞİ’NDE YAPTIĞI SOHBETTEN BİR ALINTI)
(ŞEYH NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ, ÜMMETİN ÖMRÜNÜ ANLATIYOR)
ADNAN OKTAR: Ne şeker, ne tatlı, ne güzel insan Şeyh Nazım Hocamız, maşaAllah. Dünya tatlısı. Allah ömrünü uzun etsin. Hocamız’a her zaman dua etmenizi rica ediyorum. Duaya devam edelim inşaAllah. Allah hayırlı, sağlıklı, uzun ömür versin, kalbine inşirah versin. Ben Hocamız’ın, Hz. Mehdi (a.s.)’ı görmesini, Hz. İsa (a.s.)’ı görmesini, onlarla beraber yemek yemesini çok istiyorum. İnşaAllah Allah nasib eder. Çünkü bak; “yetmiş yıldan beri bekliyorum” diyor. Allah nasib etsin ona inşaAllah. Dünya iyisi. Bayağı iyi oldu, sağlığı sıhhati çok daha iyi oldu. Dua mümine şifadır, çok iyi olur maşaAllah.
Bugün bitirelim.
Web siteleri
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Evrim Sözlüğü
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...