SUNUCU:Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza hoş geldiniz.
ADNAN OKTAR:Herkes hoş gelmiş. Buyrun hocam, dinliyorum.
SUNUCU:Estağfirullah, tabii ki Hocam, baş üstüne. Başbakan Erdoğan Mısır havaalanında, “gelecek için birlikte elele, Mısır-Türk kardeşliği, Mısır-Türkiye elele, Sayın Erdoğan ikinci memleketin Mısır’a hoş geldin” pankartlarını ellerinde taşıyan binlerce Mısırlı tarafından tekbir sesleriyle karşılanmış. Uygun görürseniz Hocam karşılamadan video da vardı.
VTR- (BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN MISIR HAVAALANINDA KARŞILANMASI)
ADNAN OKTAR: Mehdiyet doğru muymuş? İttihad-ı İslam doğru muymuş? Bak, 3-4 sene önce anlattığımda, “ne anlatıyorsun sen” diyorlardı. Adım adım dediklerim gerçekleşiyor muymuş? Şimdi bunlar daha birinci aşaması, 2012’den itibaren bir seyredin. İnşaAllah, dediklerimin hepsi çıkacak göreceksiniz. Resulullah (s.a.v.) diyor, biz naklediyoruz inşaAllah.
SUNUCU:Başbakan Erdoğan’ın Arap Ligi toplantısında bölge ülkelerine birlik çağrısı yapmasıyla ilgili haber inşaAllah. Başbakan Erdoğan Arap Ligi toplantısında yaptığı konuşmada, Arap ülkelerine birlik çağırısı yaptı. Konuşmasında; “Bizler aynı bedenin, aynı ruhun unsurlarıyız. Türk ve Arap halkları olarak ebedi kardeşliğimizden aldığımız güçle, aramızdan günışığının geçmesine izin vermeyecek kadar saflarımızı sıkı tutmalıyız. Farklı dillerle aynı anlam coğrafyasını ve kaderi paylaşam bizler için, ortak geleceğe sahip çıkma zamanı gelmiştir. Bu şuuru canlı tutmak, hem geçmiş nesillere bir borcumuz hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur.” ifadelerini kullanmış Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
Yeni videomuz varmış, Şeyh Ahmed Yasin Hocamız İttihad-ı İslam’ı anlatıyormuş. Mübarek Hocamız’ı bir dinleyelim inşaAllah.
VTR (ŞEYH AHMED YASİN HAZRETLERİ İTTİHAD-I İSLAM’I ANLATIYOR)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, Şeyh Ahmed Yasin Hocamız nur nur. Allah ilmini, feyzini arttırsın, çok samimi insan maşaAllah.
Zamanın kısalması olayı bilimsel olarak ispat edilmiş, 1980 yılında Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışıyla başlıyor. “Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışıyla zaman kısalır” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Zamanda kısalma olacak” diyor, bilimsel olarak da ispat edilmiş. Gerçekten olmuş bu, buyrun dinleyelim.
VTR (ZAMANIN KISALMASI HZ. MEHDİ (A.S.)’IN ÇIKIŞ ALAMETİDİR)
ADNAN OKTAR:Düşünen için çok net, çok aşikar, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinin tam tahakkuk ettiğini gösteren bir mucize. Ve her mucizeyi bilimsel ispat ediyoruz, tek tek ispat ediyoruz. Bu ispatın üzerine bir açıklama olur mu, çok net. Hurafeye kapı kapalı, gerçeklere kapı sonuna kadar açık. Her anlattığımızı mutlaka ispat ediyoruz. Hiçbir anlattığımız yüzeysel kalmıyor, sathi kalmıyor inşaAllah.
Hz. Mehdi (a.s.)’ın talebeleriyle ilgili bir filmimiz varmış 10 bölümlük, bu 1. bölümü, her gün bir bölümünü yayınlayacağız inşaAllah.
VTR (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN TALEBELERİNİN ÜSTÜN ÖZELLİKLERİ VE ASHAB-I SUFFA İLE BENZERLİKLERİ)
ADNAN OKTAR:Bu anlatım tekniği çok iyi, hem delillerle, hem anlatımlarla, ara ara filmler, biz de şerh ediyoruz. Güzel, bayağı iyi. Buyur Hocam.
SUNUCU:Estağfirullah Hocam, Başbakan`ın Mısır`la birlikte hareket edeceklerine dair bir açıklaması vardı Hocam, inşaAllah. Sayın Erdoğan Mısır Başbakanı ile yaptığı basın toplantısında, Mısır ve Türkiye`nin bölgenin ağırlık merkezi olduğunu, iki ülkenin toplam 150 milyonu aşkın nüfusa ve 1.800.000 km2`lik alana sahip olduklarını ve bu iki büyük ve güçlü ülkenin bölgenin aydınlık barış dolu geleceğini birlikte hazırlamaya namzet olduğunu söylemiş Hocam. Kanal 24’te canlı yayında çıkmış konuşması.
ADNAN OKTAR: İşte bunlar hep, İttihad-ı İslam`ın, Müslümanlar`ın birlik olmasının ana zeminini çok sıhhatli halde oluşturuyor şu an. Yani ana bünye oluşacak ve görüyorsunuz hergün de oluşuyor. Fakat buna rağmen beden canlanmayacak göreceksiniz; kol yapışacak, bacaklar yapışacak, baş yapışacak, gözler yerine takılacak, kulak takılacak, ama bünye canlanmayacak. Bünye neyle canlanacak biliyor musunuz? Hz. Mehdi (a.s.)’ın soluğuyla. “Kum biiznillah” dediğinde bütün İslam alemi ayağa kalkacak Allah`ın izniyle. Cenab-ı Allah`ın izniyle. Onun dışında Allah müsaade etmiyor. Görev sadece Hz. Mehdi (a.s.)’dadır. Şimdi Araplar kendi aralarında birleşecekler, Türklük alemi birleşecek, Müslümanlar`ın birleşmesi için aralarında konuşmalar olacak, toplantılar yapacaklar, ama bir türlü birleşemeyecekler. Yani İttihad-ı İslam`ın oluşması için Hz. Mehdi (a.s.)’ın nefesine ihtiyaç var. Allah öyle yaratmış, kader öyle, hep beraber bunu göreceğiz. Ama şu an beden toparlanıyor, kopmuş kollar yerine dikiliyor, bir ameliyat var şu an. Mesela Arapları bizden koparmışlardı, kopmuş bir koldu, o yerine dikildi. Libya’yı koparmışlardı, o kol da yerine dikildi. Ağır yaralı hasta tedavi ediliyor, ama komadan çıkması için Hz. Mehdi (a.s.)’ın nefesi gerekiyor. Buyrun.
SUNUCU: Estağfirullah Hocam. Şehit ailesinden güzel bir açıklama vardı Hocam, izninizle o haberi paylaşmak istiyordum. Hocam siz şehit olan askerlerimizin ailelerinin güzel ahlakını ve vatan sevgisine hep dikkat çekiyorsunuz. Nitekim Pkk’nın Şemdinli’de ki saldırısında şehit düşen Er Serkan Duman kardeşimiz, Pkk’ya olan öfkesi ve vatan sevdası nedeniyle askere gitmeye can atıyormuş. Askere gitmeden önce de evinin kapısına bayrak asmış ve ailesine de indirmemelerini tembihlemiş. Oldukça fakir olan ailesi oğullarını soğan ekmekle büyüttüklerini, asla harama el uzatmadıklarını, ancak onurlu olduklarını ve vatan sevgisine sahip olduklarını belirtmiş. Şehidimizin babası ise; oğlunu vatan için şehit verdiklerini geride kalan oğullarının da “şehit olacak” deseler vatan için seve seve göndereceğini, Allah’ın torunlarına da şehitlik mertebesi nasip etmesini söylemiş Hocam.
ADNAN OKTAR:Bizim millet delikanlı millettir, yiğit millettir. Güzel özelliğidir. Allah feyzlerini arttırsın, bereketlerini arttırsın, güzelliklerini arttırsın, hidayet versin, imanlarını kat kat arttırsın. Cenab-ı Allah korusun, kollasın inşaAllah. Hz. Ali dedemle ilgili bir film varmış onu seyredelim.
VTR (HZ. ALİ)
ADNAN OKTAR: Nesrin Soydaş dolmakalemimi çok beğenmiş, “benim de olur inşaAllah sayenizde” diyor. Ne şeker şeyler bunlar maşaAllah.
“Sayın Hocam, Hz. Mehdi (a.s.) mezheplerin nasıl kaldıracak? Çok üstün bir fıkıh bilgisi ile mi, yoksa alimlerin yönlendirmesi ile mi olacak? Selamün aleyküm.” Alimlere danışacak, bir heyeti olacaktır, bir ulema heyeti olacaktır. Ama bilgiyle olmuyor tabii ki, ilham gerekir. Hz. Mehdi (a.s.)’da vehbi ilim var. Yani dört mezhep, dördü de ayrı ayrı hükümler vermişler, Hz. Mehdi (a.s.) en doğru hükmü Allah’ın bildirmesiyle söyleyecek inşaAllah. Asr-ı Saadet gibi olmuş olacak inşaAllah. Yoksa mesela ilim olarak, Ebu Hanifi, İmam-ı Şafi, İmam-ı Hanbel, İmam-ı Malik müthiş alimler, ama dördünün içtihadıda ayrı. İşte bu dört içtihadın en doğrusunu Hz. Mehdi (a.s.) ortaya koyuyor. Demek ki ilimle bitmiyor. Demek ki vehbi ilme ihtiyaç var. Eğer ilimle bitseydi dört mezhep olmazdı, demek ki vehbi ilme ihtiyaç var, özel bir ilme ihtiyaç var inşaAllah.
“Selamün aleyküm Muhammed Adnan Hocam, kuzenimle beraber Almanya’da üniversitede okuyoruz. Sizin verdiğiniz delilleri anlattığımızda çok etkili oluyor inşaAllah” diyor.
“Selamün aleyküm” aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü “sevimli nurlu Ahmed Muhammed Adnan Hocam, bugün daha bir yakışıklı olmuşsunuz.” Allah Allah hergün yakışıklılığım artıyor mu nedir böyle. “MaşaAllah nurlu ellerinizden öpüyorum” diyor Serdar Biçer inşaAllah. Biz de onların ellerinden öpüyoruz inşaAllah. Hocam buyrun.
SUNUCU:The Guardian Gazetesi’nde önümüzdeki çağın ‘ Türkiye Çağı’ olacağı ile ilgili haber vardı, onu anlatmak istiyorum inşaAllah. İngiliz Guardian Gazetesi Türkiye’nin Mısır’da muhteşem bir ilgiyle karşılanması üzerine yeni bir haber yaparak, önümüzdeki çağın Türkiye’nin çağı olacağının görüldüğünü, bölgesel güç olarak Türkiye’nin ortaya çıkmasıyla artık Orta Doğu’da hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ve Batı’nın Türkiye’nin bu yeni gelişen gücünü hafife almaması gerektiğini yazmış.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
“Selamün aleyküm Seyyid Ahmet Muhammed Adnan Hocam. Ben Belçika’dan Alp. Sizleri çok seviyorum, Allah sizden razı olsun. Size bir sorum olacak Adnan Hocam; Belçika’da Cuma günü deprem olacak mı sizce?” Alp iyi saatte olsunlar, hayırdır, ne oluyor böyle? Nerden çıktı bu laf? Alp, Allah aşkına uykusuz mu kaldın, ne yapıyorsun sen? Biraz rahat ol.
“Selamün aleyküm gül kokulu, nur yüzlü, Peygamber (s.a.v.) torunu Seyyid Muhammed Adnan Hocam. Sizi Allah aşkıyla çok seviyorum. Sizi görmek, ellerinizden öpmek, dualarınızı almak istiyorum inşaAllah. Allah görüşmeyi nasip eylesin inşaAllah. Saygı ve sevgilerimle.” Gülnar Aliyeva, Azerbaycan. Bunlar ne şeker, ne tatlı şeyler. Azerbaycan boydan boya, maşaAllah çok mükemmel hale geldi. Allah ilimlerini, feyzlerini arttırsın.
Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü, Abdurrahim kardeşimiz. “ Sayın Muhammed Ahmed Adnan Hocam. Hanımlara iltifat ediyorsunuz diye eleştirildiğinize maalesef şahit oluyorum. O yüzden bu hadis-i şerifi size yollamayı uygun gördüm inşaAllah. Bu hadis-i şerifi okursanız ve insanlar duyarsa böylece sizin doğru hareket ettiğiniz ortaya çıkar inşaAllah. Hadis şu; “Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimseler değer verir. Ve Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” Asakir. Bu hadis sizin al-i cenaplığınızın ispatıdır inşaAllah. Allah’a emanet olunuz” diyor. Mardin’den yazıyor kardeşimiz. Mardin’in koç yiğitlerinden, maşaAllah. Hocam buyrun.
ADNAN OKTAR:“Selamün aleyküm Hocam” Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “ Şeyh Nazım Kıbrısi Sultanımız’a ihvan olmadan önce gıyabınızda çok konuştum. Sizi tanıdıktan sonra sizleri çok sevdim Hocam. Sizi her seyredişimde vicdan azabı çekiyorum. Yüzünüze bakamıyorum. Allah rızası için hakkınızı helal eder misiniz? Benim adım Ünal. İhvan olduktan sonra ismimi Sadık koydular, inşaAllah sadık olurum. Hocam inşaAllah şu an sizi seyrediyorum hakkınızı helal ederseniz inanın çok mutlu olacağım Hocam.” Tamam helal ediyorum, helal olsun. Bilmeden insan, cahilken öyle şeyler yapabilir. Allah affetsin inşaAllah hepimizi. “Hocam tekrardan ellerinizden öpüyorum. Cenab-ı Allah’ım yar ve yardımcınız olsun. Şeyhimin himmeti ve duası sizinle daim olsun inşaAllah.” Ümmet Erken.
MaşaAllah, maşallah... Amasya Suluova, Sait Berk, Nesrin Soydaş, Serdar Biçer, Halil Hilmi Gültaş, Sait Yenidünya, Özer Eken, Kastamonu’dan Mehmet kardeşimiz yazmış, Azerbaycan’dan kardeşlerimiz yazmışlar. Buyrun Hocam.
SUNUCU:Estağfirullah Hocam izninizle. Türkiye’nin ekonomik olarak büyüdüğü biliniyordu, ancak son açıklanan rakamlar beklenenin çok üzerinde çıkmış. Tüm dünyada kriz yaşanırken ve tam yanı başımızda Yunanistan’ın birkaç haftalık parası kaldığı ve iflas etmek üzere olduğu söylenirken Türkiye ilk defa tarihinde büyümede rekor kırmış ve dünyada 2. olmuş Hocam.
ADNAN OKTAR:Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) Türkiye’de, Mehdiyet’in bereketi Türkiye’de, Mehdiyet’in ışığı, nuru Türkiye’de. Hem Kıyamet’in durmasına vesile, hem bereketin gelmesine vesile. Ta 20 sene, 30 sene, 40 sene önce yazılan şiirlerde bile Hz. Mehdi (a.s.)’ın nasıl bereket getireceği, nasıl güzellik getireceği uzun uzun anlatılmış. Hadislerde de anlatılır. Hz. Mehdi (a.s.)’ın olduğu yerde bereket var, güzellik var inşaAllah.
“ Yaratan Allah’a kurban olduğum Ahmet Muhammed Adnan Hocam. Ahmet adını çok severim. Bu isim size çok yakıştı maşaAllah. Allah aşkıyla sevdiğim Ahmet Muhammed Adnan Hocam. Kıraati güzel olan kardeşimiz namaz surelerinin hepsini Türkçe anlamlarıyla okursa çok iyi olur. Aklımda çabuk kalıyor, maşaAllah. Sesi güzel, okuması da güzel. Onun okumasıyla İnşirah Suresi çok hoşuma gidiyor maşaAllah.” diyor bir hanım kardeşimiz yazmış.
“İsmimin okunmamasını önemle istirham ediyorum” yazmış bir kardeşimiz yine.
“ Selamün aleyküm aslanlar aslanı değerli kıymettar Seyyid Ahmed Muhammed Adnan Hocam. Hz. Mehdi (a.s.) ‘ye duyduğum özlem her geçen gün kat be kat artıyor” diyor. Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili bir şiir göndermiş, Caferi kardeşlerimizin yazdığı bir şiir. Hocam buyrun.
MİSAFİR:Estağfirullah Hocam. Hocam, müsaade ederseniz bir Kuran mucizesi anlatmak istiyorum inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bir de İnşirah Suresi’ni oku. Benim canım kardeşlerimden bir tanesi tanımıyor ama bayağı seviyor bizleri maşaAllah. Beni de çok seviyor ama bayağı çok seviyor maşaAllah.
MİSAFİR: Euzu Besmele, “Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi? Ve yükünü indirip-atmadık mı? Ki o, senin belini bükmüştü; Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi? Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır. Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır. Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın Rabbini zikret ve (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et. Ve yalnızca Rabbine rağbet et”.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Şimdi buyur anlat bakalım.
SUNUCU:Euzu Besmele, “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uç. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır” buyuruyor Allah. Hocam, arı kovanlarında normalde bütün işleri arılar yapıyor ama bir özellik var; bütün işleri dişi arılar yapıyor. Erkek arılar sadece kraliçe arıyı besliyorlar. Kovandaki polen, nektar, reçine gibi maddelerin toplanması, depolanması, sonra kovanın güvenliği, havalandırılması, arı larvalarının ve yavrularının beslenmesi, kraliçe arının ve erkek arıların beslenmesi gibi bütün işleri dişi arılar yapıyor. Arapça’da iki türlü fiil cümlesi var. Fiilin yapısından öznenin dişi mi erkek mi olduğu anlaşılıyor Arapça’daki cümleden. Burada Allah çok özel bir şekilde buradaki fiille “dişi bal arasına vahyettik” diyor Allah ayette. Bunun 1400 yüz sene önce bilinmesinin imkanı yoktu. Bugün inşaAllah bir Kuran mucizesi olarak karşımıza çıkıyor elhamdülillah.
SUNUCU:Hocam hayvanlaralemi.net diye yeni bir video varmış.
ADNAN OKTAR:hayvanlaralemi.net, yayınlasınlar.
VTR (HAYVANLAR ALEMİ)
ADNAN OKTAR:Evet, maşaAllah çok şahane olmuş. Hayvanların tatlılığı, şekerliği açıkça görülüyor. Her biri ayrı bir köfte, her biri ayrı bir sevimli, maşaAllah.
VTR (SEVİMLİ HAYVANLAR)
ADNAN OKTAR:Çok şahane olmuş, hayvanların tatlılıkları ve şekerlikleri de açıkça görülüyor. Her bir ayrı bir köfte, her biri ayrı bir sevimli. Var mı böyle başka videomuz?
REJİ: Tavşanlar ilgili video var.
ADNAN OKTAR:Tavşanlar? Tam adamlarım onlar benim. Göreyim ben keretaları.
VTR (TAVŞANLAR)
ADNAN OKTAR:Tavşanlara olan sevgimizin daha da artmasına vesile olan bir film, maşaAllah.
“Esselamün aleyküm Hocam. Yayınladığınız kitaplardan istifade etmek benim için mükemmel bir imkandı, Allah razı olsun. Stüdyonuzda ziyaretinize gelebilir miyim?” diyor Esma Şener İstanbul Üsküdar’dan. Tabii, şeref duyarız inşaAllah.
“Selamun aleykum” ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü.
Senin var mı başka anlatacağın bir şey?
SUNUCU:Evet Hocam. Jerusalem Post’ta.
ADNAN OKTAR:Evet, onu anlat o önemli.
SUNUCU:Jerusalem Post İsrail’in günlük en köklü İngilizce gazetesi. 40 bin tirajı var, merkez sağ görüşlü, dünya çapında dağıtımı var. Gazetenin okuyucu kitlesi politikacılar, yabancı gazeteciler ve yabancılar. Şu şekildeydi haber; Eli Yishai Türkiye’ye davet edildi o da ziyareti geri çevirmedi. Türk Şeyh İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkilerin din vesilesiyle yeniden düzeltilmesini görüşmek üzere Kudüs’teki içişleri bakanıyla görüşmek üzere elçiler gönderdi.
ADNAN OKTAR:Şeyh mi?
SUNUCU:“Türk Şeyh” demişler.
ADNAN OKTAR:Resmen şeyh oldum. Hepimize hayırlı, uğurlu olsun. Bak, ben demedim, onlar dedi. Berker Hocamdan sonra şimdi ben mi şeyh oldum? Ne güzel maşaAllah, hadi bakalım. Hayırlı uğurlu olsun. Ama Berker Hocamda kalsa daha iyi olur şeyhlik. Evet evet bir tek onda kalsın.
SUNUCU:Jerusalem Post Gazetesi’ndeki haber şu şekilde devam ediyor; Ordu radyosunun haberine göre etki sahibi bir Türk şeyhi temsil eden heyet pazartesi günü İçişleri Bakanı Eli Yishai ile görüşmek üzere İsrail’e vardı. İki ülke arasındaki anlaşmazlığın çözülmesi amacıyla dini kanallar yoluyla diyalogun açılmasını teklif ettiler. Türk elçiler Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Şeyh Adnan Oktar’ı temsilen Kudüs’e vardılar.
ADNAN OKTAR:Bak bak bak. Şimdi artık ne diyeyim ben? Tam gazete haberi. Yakınlığımız her vatandaş gibi, benim Tayyip Erdoğan ile bir tanışmışlığım yok, ama seviyorum insan olarak, kardeşimiz olarak görüyorum, Müslüman bir insan olarak görüyorum. Yakınlığımız; iman yakınlığı, Kuran yakınlığı, Müslüman yakınlığı. Ama tabii en mükemmel yakınlık bu olduğu için bu anlamda tabii ki yakınız. İman kardeşiyiz. İman kardeşliği; en yakın olan kardeşlik odur. O anlamda demiştir onun için şerh ediyorum. Şeyhlik konusu da Berker Hocam’da o. Biz Berker Hocam’ın talebesiyiz. O olmaz.
SUNUCU:Türkiye’deki Musevi cemaatinden Haham Abraham Hayev eşliğinde Yishai ile görüştüler. Ve diğer bölünmeleri bertaraf eden diller arasında bir yol vasıtasıyla iki ülke arasında politik diyalogusürdürme yolları aradılar. Ordu radyosunun haberine göre Yishai bu talebe olumsuz yanıt vermedi ve Türkiye ile görüşmeleri desteklediğini ve stratejik ortaklık ile ikili işbirliğini takdir ettiğini söyledi. Makamından gelen cevapta İçişleri Bakanı İsrail’in ilkelerini gözetirken aynı zamanda Türkiye ile ilişkilere de önem veriyor dendi. Jerusalem Post Gazetesi bugünkü haberinde inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, misafir olarak davet ettim. Davetime de olumlu icabet etmiş İçişleri Bakanı. O yönden hayırlara vesile olur inşaAllah. Güzel olsun, iyi olsun, hayır olsun, bereket olsun bunu istiyoruz. Savaş olmasın, kargaşa olmasın, gerilim olmasın. Barışı sonuna kadar korumak kararlılığındayız inşaAllah. Herkese şefkat, herkese merhamet, herkese hayır gözüyle bakmak, lütuf gözüyle bakmak, Allah’ın kulları gözüyle bakmak umdemiz. Kuran bize bunu söylüyor biz de bunu yapıyoruz inşaAllah.
Seyyid Muhammed Hüseyin Horasani kardeşimiz Hz. Mehdi (a.s.) konusunda açıklamalar göndermiş. O konuları bir okuyup değerlendirelim inşaAllah.
Cübbeli’yi unuttuk, onun en az anlattığımız videolarından dinleyelim.
VTR (CÜBBELİ AHMED HOCA)
ADNAN OKTAR:Cübbeli bayağı güzel hizmetine devam ediyor, edecek de inşaAllah.
Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili bir şarkıyı Azeri kardeşlerimiz yazmışlar. “Hocam, bekliyoruz” diyorlar, dinleyelim.
ŞARKI
ADNAN OKTAR:Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili çok fazla güzel şarkılar var. Onları zaman zaman dinleteceğim. Dünyanın her tarafında bestelenmiş çok hoş parçalar maşaAllah.
Ferit Çakmaker, Bursa Emirsultan’dan. Türk İslam Birliği için dua ediyor, Hz. İsa (a.s.) ‘ya talebe olmak için, Hz. Mehdi (a.s.)’a talebe olmak için dua ediyor maşaAllah.
Mehmet Sait Algan- İstanbul. Kürt’müş. Aslansın sen aslan. Bediüzzaman’ın evlatlarından, Selahattin Eyyübi’nin evlatlarından. Bütün Kürt kardeşlerime selam, hepsini canım gibi seviyorum maşaAllah. Çok naif, çok efendi, çok güzel insanlardır bütün milletimiz gibi maşaAllah.
“Hocam sizi çok seviyorum. Selamün aleyküm” aleyküm selam rahmetullahi ve berekatühü. “Güzeller güzeli Sayın Muhammed Adnan Hocam, üç yıldır sohbetlerinizi takip ediyorum. Hocam sizleri çok ama çok seviyorum. Beni talebe kabul eder misiniz?” Mahal-i iftihar ama her zaman şartımız malum, sen beni talebe kabul edeceksin o zaman ben de seni talebe olarak kabul ederim inşaAllah.
“Selamun aleyküm” ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü “ Seyyid Muhammed Adnan Hocam.” Faruk Yılmaz, çok şeker. Hani demiştim ya ‘sen uyuyor musun nereden çıkartın?’ diye. Hakikaten de bilgisayarın başında uyuyormuş. Ne sevimli tipler bunlar.
Esselamün aleyküm ve rahmetullahu ve berekatühü “Seyyid Ahmed Muhammed Adnan Hocamız, sizleri seviyorum. Hz. Mehdi (a.s.)’ı bekliyoruz. Berker Şeyhimiz inzivaya mı çekildi acaba? A9 çok mükemmel” diyor. Kardeşimiz hüsn-ü zanlarını söylemiş Allah razı olsun. Hocam var mı başka anlatacağın senin?
SUNUCU:Tabii Hocam, inşaAllah. Tohumlardaki yaratılış mucizelerinden örnekler var, videosuyla birlikte inşaAllah. Uygun görürseniz. Toprağın genel olarak çürütücü, parçalayıcı özelliği vardır. Ancak toprağın içindeki tohum ve milimetrenin yarısı inceliğindeki kökler hiçbir zarar görmezler. Aksine toprağı kullanarak sürekli gelişir ve büyürler. Tohumun yarılıp içinden filizin çıkabilmesi için çok yüksek miktarda kuvvet gerekmektedir. Bu kuvvetin kaynağı her bitkiyi oluşturan hücrelerin içinde bulunan hidrolik basınçtır. Bitkinin büyümesi için mutlaka gerekli olan bu basınç hücre duvarını esnetip genişletme özelliğine sahiptir. Eğer bu özellik olmasıydı bitkilerdeki hücre büyümesi gerçekleşemezdi yani tohum filizlenemezdi. Bitki filizlerinin topraktan çıkışını ve büyümesini gösteren hızlandırılmış da bir video var Hocam, inşaAllah.
VTR (BİTKİ FİLİZLERİNİN TOPRAKTAN ÇIKIŞI)
ADNAN OKTAR:Ne şeker şeyler bunlar böyle, maşaAllah. Her biri ayrı güzel; hayvanlar ayrı güzel, bitkiler ayrı güzel, tohumlar ayrı güzel maşaAllah.
Cübbeli ile devam edelim, ama en az dinlediğimiz videolarından.
VTR (CÜBBELİ AHİR ZAMANI ANLATIYOR)
ADNAN OKTAR:Seyyid Muhammed Hüseyin Horasani; kardeşimiz Şii. Velayet-i Fakih hakkında bilgi göndermiş. “Velayet-i Fakih İran İslam Devleti’nin dini liderinin maddi manevi makamıdır” diyor. Tabii kendi inançlarına göre “maddi-manevi, Rabbani alemin lideri Seyyid Ayetullah İmam Hamani’dir”. Biz Hamaney diye biliyoruz. Evet değerli bir insan. Biz de seviyoruz, şefkat duyuyoruz, saygı duyuyoruz tabii. Ama, biz Sünni inançtayız ama onları da yüzde yüz Müslüman olarak, yüzde yüz takva olarak, tertemiz insanlar olarak görüyoruz. “Hocam, eleştirilerinize ben de bir karşı eleştiri getirmek istiyorum. İmam Hz. Mehdi (a.s.) kuyunun içinde değildir. Bir anne ve babanın oğludur. Bir ışık veya ruhani bir varlık değildir. Bizzat zuhur edecek bir insandır. Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili en güzel hadisler Gaybet-ül Numani’de mevcuttur” diyor. Zaten biz sürekli Gaybet-ül Numani’den alıyoruz. Oradan çok fazla hadis aldık. “O, sahib-ül zamandır. O, bütün dünyanın hüccet-ül İslam’ıdır. O, bütün insanların rehberidir. O, bütün amaların gözleridir” yani Hz. Mehdi (a.s.). “Hz. Mehdi (a.s.), bütün elsizlerin elleridir. Hz. Mehdi (a.s.), yoksulların zenginidir. Hz. Mehdi (a.s.) evlad-ı Resul’dur. Hz. Mehdi (a.s.), çok adaletli ve çok nezihtir. Hz. Mehdi (a.s.), bütün yalnızların sığınacağı, bütün çaresiz gemilerin barınağıdır. Hz. Mehdi (a.s.) küfre aman vermez. Hz. Mehdi (a.s.) kafirleri savunmaz. Hz. Mehdi (a.s.), müminlerin, inançların içinde barındıran, onlara zulmeden küfrü desteklemez. Hz. Mehdi (a.s.), Allah ve Resulullah (s.a.v.)’e küfreden ve yalanlayan insanları desteklemez. Hz. Mehdi (a.s.), Allah ve Resulullah (s.a.v.)’e küfreden kafir topluluğunu biat etmeye çağırır” diyor. Bunu yanlış yazmış herhalde, öyle olmaz. Herhalde şöyle demek istedi; ‘Allah ve Resulüne küfreden kafir topluluğuna karşı mücadelede Müslümanlar’ı biate çağırır.’ Böyle demesi lazım, burada yanlış olmuş. “O, Allah ve Resulü (s.a.v.)’e küfreden kafir topluluğunu biat etmeye çağırır” diyor. Olabilir, yanlış bir ifade olmuş. “Müslümanlar’ı biate davet eder” diyor, yani küfürle mücadele için.
Ahmedinejad ile benim bizzat görüşmem yok zaten. Öyle bir ifadem olmadı. O nereden çıktı onu anlamadım? Ahmedinejad’a biz haber gönderdik. Zaten üslubu değişti. Haber gönderdikten sonra değişti üslubu. Yüz yüze görüşmüş değiliz. Yalnız benim canım kardeşim niye samimi açıklama yapmıyorsun, muhterem Hocam Muhammed Hüseyin Horasani? Niye gereksiz konuyu kapatmaya çalışıyorsun? “Şii inanca göre 12. İmam Hicri 255 yılında doğmuş.” Doğru mu? O inançtalar, doğru. “Şu anda 1142 yaşında ve yaşıyor” diyorlar. 1142 seneden beri yaşıyormuş. Onbirinci İmam Miladi 874 yılında vefat ettiğinde bir mağaraya çekildiğine inanıyorlar. Samara Camii’nin altındaki bir mağarada saklandığı söyleniyor. Bu mağara Şii’lerin Babul Gayb, Gayb kapısı dedikleri bir kapı ile kapatılmıştır. Doğru mu? Doğru. Burası Şiilikte ki en kutsal mekanlardan biridir ve Şiiler onikinci İmam’ın dönüşü için buraya gelip dua ederler.” Bekliyorlar orada. Dolayısıyla, “mağaranın içinde 1142 seneden beri bekliyor” diyorlar. Lafı çevirmeye ne gerek var yani?. Annesi-babası ne zaman doğmuş? 1142 sene önceden daha önce annesinin-babasının doğumu. Annesi-babası ölmüş, herkes vefat etmiş; Hz. Mehdi (a.s.) mağaranın içerisinde 1142 seneden beri bekliyormuş. Niye değil diyorsunuz? Buna ne gerek var? Ahmedinejad’ın izahları var, bütün ulemanın da, alimlerin de izahlarını da onları da göstereyim. Bu doğru, inkar edilecek bir yönü yok.
Ali Haydar Efendi’yi dinleyelim.
VTR (AHISKALI ALİ HAYDAR EFENDİ)
ADNAN OKTAR:Mehmet Şevket Eygi Hocamız’ ın yarınki yazısını herkese tavsiye ederim, okusunlar. Çok şahane bir yazı yazmış. 14 Eylül 2011 Çarşamba. “O mübarek cemaat” diye yazıyor. “Ah layık olmadığım halde beni de aralarına alsalar” diyor, sonunu öyle bitiriyor. Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden bahsediyor, maşaAllah. İkinci yazısı da yine çok önemli. Hocamız’ ın bu yazısını internete girip herkes okusun. Zaten kardeşlerimiz de hep internetten almışlar. Çok mübarek, çok muhterem, çok müberra bir insandır Mehmet Şevket Eygi Hocamız. Ehl-i sünnetin göz bebeğidir. Mazlum, sevgi dolu, şefkatli, veli tiynetli ve bence de veli bir insandır. Çok kültürlü, tam Osmanlı beyefendisidir. Osmanlı’nın son döneminden kalan en fazla beş kişi vardır seçkin, Osmanlı efendisi, bir tanesi odur. Muhteşem insandır. Tevazusu, temizliği, nezaketi, inceliği muhteşemdir. Adap, edep öğretmenidir, her halinden bir hal alırsın maşaAllah. Geçenlerde söylemiştim bizim iftarımız Çırağan’da olmuştu biliyorsunuz. Normalde Hocamız kesinlikle katılmaz, böyle büyük otellerde lüks iftarlara katılmaz. “Seni çok sevdiğim için geldim” dedi. MaşaAllah, dünya tatlısıdır Hocamız. Ona selam ediyoruz. Allah ömrünü uzun etsin. Buyrun Hocam.
SUNUCU:Estağfirullah Hocam, izninizle. Samimi Müslümanlar, Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerini zamanla sevip tasvip edeceklerdir. Bununla ilgili hadisi okumak istiyorum izninizle. “Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi: ‘ Cebrail (a.s.) bana haber verdi ki; ‘Ehli beytim benden sonra zulme uğrayacak. Bu zulüm onlardan olan Hz. Mehdi (a.s.) ortaya çıkıncaya, onların (Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri) şanı yücelinceye ve İslam ümmeti onları sevmekte birleşinceye kadar devam edecektir. O dönemde onları kötüleyenler azalacak, sevmeyenleri zelil olacak ve övenleri çoğalacaktır.’” Hidayet önderleri Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v.) 1.cilt’te Hocam.
ADNAN OKTAR:Bak Hz. Mehdi (a.s.)’ ın deminki özelliklerini anlatırken Cübbeli, 9 talebesinden bahsetti. Şimdi de açtım Hz. Mehdi (a.s.)’ ın 9 özelliğinden bahsediyor burada da. Hz. Mehdi (a.s.) ile bağlantılı demek ki 9. Diyorlar ki “A9 ne alakası var?” Demek ki biz de Hz. Mehdi (a.s.) talebesi olarak, Hz. Mehdi (a.s.) öncüsü olarak A9’la Mehdiyet’e bir ışık bir işaret olmuşuz, vesile olmuşuz maşaAllah.
Şii inancında Hz. Mehdi (a.s.) konusunu yarın daha detaylı anlatalım. O yanlışlık düzelirse İttihad-ı İslam hemen olur. Ama o fitne, o yanlışlık düzelmedikten sonra İslam alemi, Allah esirgesin deccalın eline teslim olur, mahvolur. Çok çok tehlikeli olur. Şii kardeşlerimiz çok candan, çok hoş insanlar, güzel insanlar, adil insanlar, makul insanlar. Hak ile doğruda ittifak ederler. Mesela Hocamız bize yanıltıcı bilgi veriyor. Annesi-babası tamam da, sen annesi-babası kaç sene önce vefat etti diyorsun, değil mi? Anlattığınla bağlantıya bakıyoruz, çok büyük bir farklılık var.
SUNUCU:Hocam, kardeşlerimizin beklediği Hz. Mehdi (a.s.)ilgili ilahi de gelmişti.
ADNAN OKTAR:Dinleyelim.
İLAHİ
Helal olsun çok güzel söylemişler, inşaAllah. Güzel, çok güzel maşaAllah. Ama zaman zaman çıkışlar olması lazım. Birisinin böyle yanık yanık çıkış yapması lazım. Güzel olmuş ama o yönünün de tamam olması lazım. “Zuhur eder sahib-ül zaman” diyor, çok güzel. Sesi güzel çocuğun, maşaAllah. Atasına rahmet olsun. Güzel maşaAllah, güzel okumuş maşaAllah. Şahane, ağzına diline sağlık. Hz.Mehdi (a.s.) ile ilgili mersiyeler, şarkılar varsa kardeşlerimiz yine göndersinler. Yeri göğü inletelim. Bir delikanlı vardı, Urfalı, onu çağıracaktınız yarım kaldı, kardeşle çağırsınlar. O koçyiğidi buraya getirtelim, hem güzel şarkı da söyletiriz, klarnetle, kemanla, cümbüşle; hem de bu şarkıları söyletiriz iyi olur inşaAllah. Ben alemciyim, şarkı-türkü severim. Güzel alem olsun, sohbet olsun severim inşaAllah. Müzik, güzel ses beni sarhoş eder. Cezbeye gelirim, çok şahanedir inşaAllah. Yanık ses olacak, klarnet sesi, keman sesi, çümbüş sesi; cümbüşe bayılırım, ud birde kanun. MaşaAllah dile gelecek böyle dile. Ama öyle usülen değil, yorum yapacak yorum. Adama dersen; “bunu usulüyle okuyacaksın, yorum yapma” onu o zaman manen öldürürsün, sanatını alırsın elinden, olmaz. Kendi yorum yapacak, istediği gibi söyleyecek inşaAllah.
Seyyid Muhammed Hüseyin Horasani. Hocamız’ı tanımıyoruz herhalde muhterem alim Hocamız, ama Hocamız kendini tanıtan kısa da bir bilgi verirse inşaAllah. “Sizler Sünni’siniz. Sünni inancınız var. Hızır (a.s.) diyorsunuz biz size amenna diyoruz.” Siz inanmıyor musunuz, bu ne biçim söz? Bizi - sizi var mı? Hep beraber, hep kardeşiz. Ne demek biz-siz öyle bir şey yok. Hz. Hızır (a.s.) zaten Kuran’da geçiyor. Zaten Şiiler de inanıyor, hepimiz inanıyoruz. “Sizin inancınıza göre Hz. İsa (a.s.) yaşıyor, bize göre de yaşıyor. Buna da hep beraber amenna diyoruz.” Allah aşkına şu siz – bizi kaldır Hocam elinden öpüyorum. Allah aşkına. Ben senin talebenim ama yapma böyle. Ümmet tek, Müslümanlar tek. Nerede siz – biz, yok öyle şey. İsa Mesih (a.s.) Allah Katında yaşıyor, başka boyutta yaşıyor. Cenab-ı Allah “ben refettim” diyor, “Katıma aldım” diyor. “Ashab-ı Kehf halkını yıllarca bir mağarada saklayan Allah’a neden inanmıyorsunuz?” Şimdi bu laf mı? Herhalde cümle düşüklüğü oldu anladığım kadarıyla? “Ashabı Kehf halkını yıllarca bir mağarada saklayan Allah’a neden inanmıyorsunuz? Allah bu olayı Kehf Suresi’nde açıklamıyor mu?” Tamam, Kehf Suresi’ni açıklayan benim zaten, ben anlatıyorum. Allah ayeti zaten açıklıyor, çok net. Ama bu nasıl bir üslup böyle? Böyle bir söz yok ki? Zaten Ashab-ı Kehf ve Kehf Suresi Mehdiyet’le ilgilidir. Ben belki yüz kere okumuşumdur, yüz kere anlatmışımdır. Benim bununla ilgili kitabım var zaten, bu konuyla ilgili, Kehf Suresi ile ilgili. Baştan sona Mehdiyet’i anlatır Kehf Suresi. Ashabı Kehf; Cenab-ı Allah onlara derin bir uyku vermiştir bir mağarada, uyumuşlardır. Kaç yüzyıl olduğu belli değil, inşaAllah. “Neden hala Şiiler’i tekfir edip, üstü kapalı konuşuyor sürekli mağara sözünü söylüyorsunuz?” Tekfir olur mu? Tekfir demek, dinsiz demektir. Şii, Sünni Alevi, hepsini bir ümmet, bir Müslüman topluluğu. Hepsinin adına ben “Müslüman” diyorum. Tekfir yok. Tekfir yapanlar var; Sünniler’de de var, Sünni kardeşlerimizde de var, Şiiler’de de var. Şiiler Sünniler’i tekfir ediyor, onlar onları tekfir ediyor. Ben buna karşı mücadele eden bir insanım. Bu tekfir vesvesesini ortadan kaldıran, bu mantığın yanlışlığını anlatan bir insanım. Dolayısıyla bu sözün yanlış. “Ve sürekli mağara sözünü söylüyorsunuz.” Mağaradan kasıt, taştan bir boşluk. Resmi var, yayınla bir daha. Ne diyeyim adına, bina diyeyim o zaman, ne diyeyim? Üslubum biraz sert. Ben mesela Hamaney’i ben çok severim. Ayetullah Hamaney’i oturup onu bana neden övüyorsun? Çok büyük değerli bir alimdir. Ben onun elini öperim. Ayağını da öperim, elini de öperim, inşaAllah. Buyrun göster. İşte bu bina mağara deme, mağaraya rahatsız oluyor kardeşimiz. Bu bina, bu binanın içinde Hz. Mehdi (a.s.)’ ın ruh olarak mı artık, görünmez halde mi, çünkü görünür halde olsa görürüz zaten, görünmez halde durduğunu söylüyorsunuz. Ben yanlış mı biliyorum? Girdiğimizde mağaraya, orada öyle birisinin olmadığını görüyoruz. Mağara demeyeyim ağzım sürekli alıştığı için öyle diyorum. Bir de tekfirle ne alakası var? Orada yanlışlık var, onu düzeltiyorum. Teker teker göster. Yani bu binanın bulunduğu yerin alt katında, taştan oluşmuş bir boşluk, derince bir boşluk. Öyle diyelim, mağara demeyelim. Orada Hz. Mehdi (a.s.)’ın, hicri 255 yılında doğmuş olan Hz. Mehdi (a.s.)’ın, yaklaşık 1142 senedir bu binanın içerisinde, bu taştan oluşmuş boşluğun içerisinde durduğunu söylüyorsunuz. Girdiğimizde orada başka kimseyi göremiyoruz. Boş bina, yani boş. O zaman biz buna ne diyebiliriz? Hayalet diyebiliriz. Hayalet şeklinde bir mehdiden bahsediyor arkadaşımız. Zaten gördük diyenler de, “ışık şeklinde gördük” diyorlar. Onun görüntülerini bana getiriyorlar mı?
SUNUCU:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bir hayli vardı onlardan, çok fazla vardı, liste ile getirdiler. “Onbirinci İmam Miladi 874 yılında vefat ettiğinde Onikinci İmam olarak kabul edildi ve saklanmak için bir mağaraya çekildi” diyor burada. Biz buna mağaraya demeyelim, bir bina binaya çekildi. Onu Samara’daki caminin altında ki bir binada, taş boşluğunda saklandığı söylenir. Bu taş boşluğu, taştan oluşmuş boşluk, Şiiler’in, anlaşılması için söylüyorum yoksa benim için yüzde yüz Müslüman’dırlar. “Babül Gayb (Gayb Kapısı)” kaybolan kapsı oluyor “dedikleri bir kapıyla kapatılmıştır.” Yanlışsa, bu binalar, gösterdiğimiz yerler yanlışsa, bunlar da yanlışsa Hocam söylesin, ben elinden öper hemen düzeltirim. Benim öyle bir iddiam yok. Ben kitaplarda yazan bilgiye göre söylüyorum. “Burası Şiiler’in en kutsal mekanlarından biridir. Ve Şiiler Onikinci İman’ın dönüşü için buraya gidip dua ederler” diyor. Şimdi gören kardeşlerimiz, Hz. Mehdi (a.s.)’la görüşen kardeşlerimiz olmuyor mu? “Görüyoruz” diyorlar, birçok kişi görüyor diyor. Zaten arkadaşlar inançlarında, “herkesin evinde hayalet olarak oluşacağını” söylüyorlar. Halbu ki Hz. Mehdi (a.s.) televizyonda konuşacak, herkes onu evinde görecek, bu kastediliyor. Peygamberimiz (s.a.v.) bunu söylüyor. Kardeşlerimiz ne diyor? “Yok, orada kayboldu. 1142 seneden beri oradadır. Siz göremiyorsunuz, görebilen görür. Ama binanın içine girerseniz, iyi ve diikkatli bakan belki görebilir” diyorlar benim anladığım. Ve zaten birçok yerde görülüyormuş aynı anda, evlerde de. Zaten ilerde de Ahir Zaman’da herkesin evine gireceği ve herkesle sohbet edeceği söyleniyor. Adam da yattığı yerden Hz. Mehdi (a.s.)’la konuşacakmış. Ne haddine adamın yattığı yerden Hz. Mehdi (a.s.)’la konuşması. İnsan misafirin yanında bile yattığı yerden konuşmaz. Belli ki televizyon seyredecek, televizyonda Hz. Mehdi (a.s.) konuşacak, insanlar seyredecek. Hz. Mehdi (a.s.) anneden-babadan doğma; ama orada bir şey var, “ne zaman?” 1142 seneden daha önce annesi-babası var. Halbu ki Hz. Mehdi (a.s.) normal ömürde olan bir insan; yaklaşık bir rivayete göre işte yüz senenin üzerinde yaşayacağı söyleniyor. 30’la 40 yaş arasında çıkacağı söyleniyor. Medinede, büyük bir şehirde doğacağı söyleniyor. “Denizi geçecek” diyor. İstanbul’a geleceği söyleniyor, net açık söyleniyor “Kostantiniyye” diye geçiyor. Bediüzzaman da diyor; “İstanbul’da çıkacak” diyor. Şii kardeşlerimiz de bilirler İstanbul’da çıkacağını. İstanbul’da çıkacaktır ve normal kırk yıl kadar iman hakikatleri faaliyeti var. Bu arada iki kere kaybolması var. İşte onu yanlış anladıkları yer burası. Ya kendi isteğiyle gizleniyor, bir de yahut hapsediliyor. Onun için insanlar göremeyecekler. “Ancak yakın talebeleri onları görecek” diyor, Sünni kaynaklarda da vardır. Ama kardeşimizin dediği gibi bir taş binanın içerisinde 1142 seneden beri ruh olarak veyahut ışık olarak veyahut artık ne olarak bilmiyorum, duruyor olduğunu iddia etmek yani çok acı, yazıktır. Müslümanlara da yazıktır. Şimdi bunu örtbas edeceklerine kardeşlerimiz dürüstçe ortaya koysunlar. En akılcı, en güzel yol Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tarif ettiği anlatımlara bakmaktır. Şii kaynaklara da baktığımızda zaten Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu şekilde, 1142 yaşında olmadığını anlıyoruz. Mesela diyor ki, “Hz. Yusuf gibidir” diyor. Hz. Yusuf (a.s.) hayal miydi, görüntü müydü? Değil. Şii kaynaklarda; “Hz. Yusuf (a.s.) gibidir.” “O insanları tanır, ama insanlar onu tanımaz” diyor. Bu çok makul. Hz. Mehdi (a.s.) gezecek demek ki sokaklarda. Dışarıda gezecek, insanlarla konuşacak. İnsanlar anlamayacaklar. Ama o insanları tanır, insanları bilir. Yani Hz. Yusuf (a.s.) gibi. Hz. Yusuf (a.s.) nasıldı? Kardeşleri tanıyamadılar onu, ama hayal değildi cisimdi. Etten kemikten oluşmuş bir varlıktı. Hz. Mehdi (a.s.) de öyledir. “1142 seneden beri orada duruyor, çıkışını bekliyoruz” diyorsan; Peki binanın içine giriyoruz, giriliyor, binanın içi boş kimse yok. Kardeşim o zaman ya hayal, ya bizim bilemediğimiz bir yapı var, yani bizim anlayamadığımız. Görünmeyen insana biz ne diyelim? “Hayalet” denir. Başka ne denir yani? Açıklarsalar seviniriz yani ben anlamaya çalışıyorum. Örtbas etmenin alemi yok, inşaAllah. Şimdi bakın bu tehlikeden dolayı; ben Ahmedinejad’ı canım gibi severim. Çok seviyoruz. Zaman zaman haber gönderiyoruz. İsrail’i mesela “yerle bir edeceğiz dümdüz edeceğiz” diyordu. Ben söyledim. “Müslümanlıkta öyle bir şey yok. Hz. Mehdi (a.s.) kan akıtmayacak, uyuyan kişiyi de uyandırmayacak” dedim. “Burunları dahi kanamaz Hz. Mehdi (a.s.) çıktığında.” Dedim. Aynısıyla aktardı. “Birleşmiş Milletler’de de söylesin” dedim. Söyledi. Aracıyla konuştum, söyledim. Daha önceki ifadesiyle, sonraki ifadesi tam anlamıyla zıt. Birbiriyle farklı herkes biliyor, isterlerse yayınlayabilirim. Birisinde sel gibi kan akıtılmasından bahsediyordu, ilk ifadesinde; Sonra da “Hz. Mehdi (a.s.)’ın kan akıtmayacağını, barış ve kardeşliği getireceğini” söyledi. Doğrusu budur işte. Doğru olan açıklamayı yaptı. Şimdi Ahmedinejad’a biz güveniyoruz tamam, güzel, iyi bir insan. Ama yarın, bir gün, bir insan, “ben hayal olarak Hz. Mehdi (a.s.)’ı gördüm, o binanın içerisine girdim. Bana zuhur etti veyahut oradan çıktı, beni evimde ziyaret etti, gördüm ve bana şu emri verdi” dese, biz ne diyeceğiz? “1142 seneden beri ben gizleniyordum, ortaya çıktım” diyecek. Bu insanları dinsiz yapar, gizli dinsiz yapar. İran’da da mesela gizli dinsizlik yaygın, tahmin ettiklerinin çok çok üstünde yaygın.
Bu nedir?
SUNUCU:Hocam, Esad Coşan Hocaefendi’nin Şia mezhebindeki, sizin anlattığınız konu ile ilgili görüşleri var. Onikinci İmam’ın bu şekilde kaybolmuş olamayacağını anlatıyordu.
ADNAN OKTAR:Tamam çıkış getirin, ben bakayım.
Hz. Mehdi (a.s.) zahir anne-babadan olan, doğan, büyüyen, çocukluk yılları olacaktır. Bak doğacak, büyüyecek, bin küsur sene falan değil, öyle bir şey yok. Yani 1142 sene-1160 sene o şekilde değil. Büyük bir şehirde doğacak, gençlik yılları olacak, İstanbul’a gelecek, tebliğ yapacak, faaliyet yapacak. Bediüzzaman’ın dediğine göre diyorum, Bediüzzaman Said Nursi’nin dediğine göre. Darwinizm’i-materyalizmi yerle bir edecek. “40 yıl kadar sürecek, sonra bütün Müslümanlar birleşip ona yardım edecekler. O da tariki hak ve hakikate sevk edecek” diyor. Yani yaklaşık böyle. Fakat Hz. İsa Mesih (a.s.) Allah Katına refedilmiştir, o tamam. Ayetle sabit, o doğru. Ashab-ı Kehf mağarada uyuyor, mağara var orada. Mağarada uyuyorlar, doğru. Bu da doğru ayet, bu kesin. Fakat Hz. Mehdi (a.s.), Peygamberimiz (s.a.v.), İmam-ı Rabbani, Said Nursi, bu insanlar normal bildiğimiz etten-kemikten oluşmuş insandır. Ve başka boyutta değillerdir, böyle bir şey yok. Çocukluk yılları, gençlik yılları, faaliyetleri, vefatı herkesin gözü önünde olacaktır. Fakat bir süre sonra tanınacaktır, anlaşılacaktır. Olay bu, konu bu.
Tekfir diye bir şey yok. Bir de Hocam öyle kendi kendine üslup geliştirirsen olmaz. Muhammed Hüseyin Horasani Hocamız, öyle bir şey yok. Şiiler son derece takva, son derece dindar insanlardır. Namazları, abdestleri, her şeyi mükemmeldir. Gayet düzgün insanlardır. İtikatları da gayet düzgündür. Sünni, Şii zaten hiçbir fark yok, aynıdır. Hepsi Ehl-i Kıbledir, hepsi Ehl-i Salattır.
Benim, tabii Hoca Efendi’nin üslubunu aynısıyla aktarmam olmaz. “Gezdik, millet alt katlara doğru giriyordu, bizde alt kata kalabalıkla beraber gittik. Merdivenlerden indik bir yere geldik, koridor gibi küçük bir oda. Dipte sarıklı bir insan oturuyor. Köşe de mazgal deliği gibi bir yarık var. Dedik: ‘Ne var burada, millet neden buraya kadar geldi?’ ‘Muhammed Mehdi (a.s.) buradan aşağıya gitti’ diyorlar. O taş boşluktan aşağıya inmiş, yine o taş boşluktan çıkacakmış. SuphanAllah dedik, çıktık geldik.” Burada Esad Hoca’nın dediği eğer yanlışsa bunu da düzeltebiliriz. Allah aşkına ne gerek var bunlara? Müslümanlığa zarar vermek olmaz mı bu? Bir taş boşluğu, veyahut bir taştan oluşmuş bir bölüm içinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın beklediğini söylemek yani bilmiyorum biraz akılcı, akılla ve vicdani, Kuran’ın ruhuyla, sünnetin ruhuyla baktığımızda konuyu anlarız.
“Şeyh Hasan bin Müştim Jamkerani Hicri 1293 yılında bir gece bir grup genç tarafından uykusundan uyandırılır. ‘Hz. Mehdi (a.s.) seni istiyor’ denir. Şu an Jamkeran Mescidi’nin bulunduğu yere gider. O sırada 30 yaşında olan Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. Hızır (a.s.) ile görüşür. Oraya bir mescid inşa edilmesini söyler. Oraya Jamkeran Mescidi kurulur. Şii inançlarına göre bu mescitte Hz. Mehdi (a.s.) defalarca görülmüştür. Birçok kişiyle konuşmuştur.” Tabii ki herhalde cisim olarak değil. Görüntü olarak. Yani cisimse cisim olarak söyleyin. Girdiğimizde o binaya öyle bir insanı göremiyoruz. Hz. Mehdi (a.s.)’ı göremiyoruz. O zaman hayalden oluşan bir kişi olduğu anlaşılıyor, yani hayalet olduğu anlaşılıyor, bu inanca göre.
“Hz. Mehdi (a.r.) burada defalarca görülmüştür. Büyük taklit mercii merhum Ayetullah Uzmaa Seyyid Şahabbettin Cefi Maraşi: ‘Hz. Mehdi (a.s.) burada defalarca görülmüştür. Şahsen hakir bir kul olarak kendim defalarca orada kerametini gördüm’” diyor, Hz. Mehdi (a.s.)’ın. “40 çarşamba gecesi, salıyı çarşambaya bağlayan gece orada kalmaya muvaffak oldum, isteklerimi aldım” diyor. Buyur oku, inşaAllah.
SUNUCU:“Ayetullah Muhammed Taki Bahiki İran’ın önde gelen seçkin ulemasındandır. Rıza Han döneminde tesettür yasağına karşı gösterdiği mücadeleden dolayı Kum şehrinden Rey’e sürgün edildi. Miladı 1944’te 72 yaşındayken Rey’de vefat etti. Cenazesi Kum’a getirildi ve Hazret, Masume’nin türbesinde Mescidi Balaser’de toprağa verildi. Kum’un ileri gelen alimlerinden biri Ayetullah Uzma Seyyid Muhammed Rıza Gulpaygani’nin dilinden şöyle nakleder: ‘Ayetullah Abdülkerim Hayri’nin taklit merciliği ve Havza’daki önderliği döneminde dörtyüz kadar talebe İslami bilimler havzasında toplanmıştı. Bunlar Ayetullah Hairi’nin öğrencilere verdiği bursun sorumlusu olan Ayetullah Bafiki’den kışlık aba istiyorlardı. Ayetullah Bafiki olayı merhum Ayetullah Abdülkerim Hairi’ye iletti. O da ‘bendört yüz abayı nereden alayım?’ diye yanıt verdi. Ayetullah Bafiki de ‘asrın İmam’ı Hz. Mehdi (a.s.)’dan alırız efendim’ deyince Ayetullah Hairi, ‘benim o hazretten alma imkanım yok’ diye cevap verdi. Fakat Ayetullah Bafiki sözünde ısrarlıydı. ‘İnşaAllah ben alırım’ dedi. Perşembe akşamı Ayetullah Bafiki Cemkeran Mescidi’ne gitti ve İmam ile görüştü.
ADNAN OKTAR:Hz. Mehdi (a.s.) ile
SUNUCU:Evet, İmam Hz. Mehdi (a.s.) ile.
ADNAN OKTAR:O taş binanın içinde görüşmüş. Ama normalde yok öyle bir insan. Ama gittiğinde bu sefer görmüş. Yani bazen görünüyor, bazen görünmüyor. Yanlışsa eğer düzeltsinler. Evet.
SUNUCU:“Cuma günü Ayetullah Abdülkerim Hairi’ye ‘İmam Hz. Mehdi (a.s.) Cumartesi günü dört yüz aba’” devamı var inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, onlar da gelsin okuruz.
Bilim Araştırma Vakfı, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’na dönüşmüştür. Kardeşlerimizin haberleri olsun. Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, yani Bilim Araştırma Vakfı olarak değil de bundan sonra yeni ismi Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’dır, inşaAllah. Neymiş?
SUNUCU:Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı.
ADNAN OKTAR:Evet, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı şu an da faaliyete başladı. Hepimize hayırlı, uğurlu, bereketli olsun, inşaAllah. Bundan sonra Bilim Araştırma Vakfı değil; Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı.
Buyrun, devam edin.
SUNUCU:Tabii, inşaAllah. “İran’da Şii inancına yönelen ilk şehir Kum’dur. Jamkeran Kuyusu da Kum şehrinin hemen yakınındadır. Şiilerin önemli bir kısmı İmam Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu kuyudan çıkarak dünyaya hakim olacağına inanıyorlar. Ahmedinejad’ın Bakanlar Kurulu listesini de yine bu kuyuya atarak İmam Hz. Mehdi (a.s.)’ın onaylamasını beklediği ve kendi çevresine ‘İmam Zaman (a.s.) rüyamda benimle konuştu ve Bakanlar Kurulu’nu onayladı’” dediği belirtiliyormuş.
ADNAN OKTAR:Onu bilmiyoruz belki olmuştur belki olmamıştır. Fakat bu çok büyük bir risktir, çok büyük bir tehlikedir ve Türkiye bu yüzden füze savunma sistemi kurduruyor Türkiye’de. Çünkü yarın birgün bir adam çıkar da, mesela farz edelim İran’ın çok yetkili, etkili bir kişisi; “Hz. Mehdi (a.s.) bana rüyamda göründü. Türkiye’yi yerle bir edeceksin. Bütün dünyayı yerlebir edeceksin, Şii dışında kimseyi bırakmayacaksın dedi” dese ne yapacağız? “Binanın içinde” deniliyor, giriyoruz binada yok. “Ama bana göründü” diyor. Peki bununla baş olunur mu, böyle bir şeyle? Allah rızası için aklı başında bir bakış açısı geliştirelim. Bu çok büyük bir tehlikedir. Yani herkes için büyük bir tehlikedir. Kan akıtmayan, aklı başında, muttaki, sevgi dolu, şefkatli, uyuyan kişiyi uyandırmayan gerçek Hz. Mehdi (a.s.) varken, hayalet Hz. Mehdi (a.s.)’ı karşısına dikerseniz çok büyük günaha girersiniz. Çok büyük bir hata işlemiş olursunuz. Hz. Mehdi (a.s.) de Ahiret’te yakanıza yapışır o zaman, gerçek Hz. Mehdi (a.s.) de, değil mi? “Ne işim var benim hayaletle” demez mi, inşaAllah?
Evrim Sözlüğü
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Aileler Sn. Adnan Oktar için ne dediler?
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...