SUNUCU: İyi akşamlar Sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programına hoş geldiniz. Buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR: Şimdi İsrail Devlet Televizyonu’yla bağlantımız olacak öyle mi?
SUNUCU: Evet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: O televizyonun adı nedir? Kanal 10. Tamam bağlanabiliriz.
Bütün İsrail’deki kardeşlerimize, Müslümanlara, Hıristiyanlara, Musevilere, hepsine selam ediyoruz. Hepsini çok seviyoruz. Hepsine çok şefkat duyuyoruz. Hepsinin iyi olmasını istiyoruz. Huzurlu olmasını istiyoruz, barış içinde olmasını istiyoruz.
Ahir zamanda olduğumuza inanıyoruz. Kral Mesih’in, Moşeyah’ın vaktinde olduğumuza inanıyoruz. Kral Mesih’in geldiğine dair, Moşeyah’ın geldiğine dair Tevrat’taki bütün deliller oluşmuştur. Yani Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişine dair bütün deliller oluşmuştur. Bu delilleri, hem Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hadislerinde, hem de Tevrat’ın açıklamalarında görüyoruz. Bu konuda arkadaşımız biraz Tevrat’tan İngilizcesinden bilgi versin, ben sonra devam edeceğim.
İsrail halkı ile Türk halkının arasında hiçbir sorun yoktur. Hepsi birbirlerini çok severler, kardeş olarak bilirler, yüzyıllardan beri bu şekilde olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında, Musevilere Peygamberimiz (s.a.v.) kendi cübbesini çıkarırdı, altlarına sererdi ve onların üzerine onları oturtup onlarla sohbet ederdi. Musevi bir hanımla evlendi Peygamberimiz (s.a.v.), Hıristiyan bir hanımla evlendi. Ayrıca İspanya döneminde biliyorsunuz, biz, İspanya’da Musevilere zulüm yapılıyordu, oradan onları aldık getirttik, en güzel şehrimize, Türkiye’nin en güzel şehrine, İstanbul’un en güzide semtine getirip, onları yerleştirdik ve en güzel şekilde onlara dostluk ve kardeşlik sunduk. Bu bizde bir gelenektir. Yani Musevilere karşı, içimizde bir şefkat, koruma hissi her zaman olmuştur ve olacaktır. Dolayısıyla bu kriz geçicidir. Yani buna bakıp “bunun sonu kötüye gider, bunun sonu kavgaya gider, savaşa gider” diye düşünmek çok yersizdir. Savaş da olmayacak, kavga da olmayacak, bilakis Mesih devrinde olduğumuz için, barış ve kardeşlik olacak. İsrail’le Filistin’le, Türkiye hep birlikte beraber, her türlü güzelliğin, her türlü iyiliğin içinde olacaktır. Filistinlilerle İsrailli kardeşlerimiz kucaklaşacaktır, kavga sona erecektir, o duvarlar yıkılacaktır o dev duvarlar, uzun, yüksek duvarlar. Kontrol noktaları da kalkacaktır. Çünkü barış ve kardeşlik gelecektir. Bunu Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde de görüyoruz. Resulullah (s.a.v.) çok detaylı anlatmıştır ahir zamanı, Hz. Mehdi (a.s) devrini. Aynı şekilde Tevrat’ta da görüyoruz. Tevrat’tan da okuduk, gördünüz. Biz işte Tevrat’ın belirttiği bu devirdeyiz. Kral Moşeyah gelmiştir, Hz. Mehdi (a.s) gelmiştir. Bunun sevinci içinde olalım. Dolayısıyla kavga sesleri, savaş gürültüleri artık kalkması gerekiyor ve kalkacak, bunları da göreceksiniz. 10-20 yıla kadar bölgeye büyük bir barış ve kardeşlik hüküm sürecek. Bunun sevinci içinde olsun kardeşlerimiz. Yani gereksiz tedirginlik içinde olmasınlar. Tabii ki Museviler kendi aralarında din kardeşidir. Müslümanlar da kendi arasında din kardeşidir. Biz de Musevi kardeşlerimizle dünya kardeşiyiz. Ve onlara şefkat duyuyoruz, saygı duyuyoruz düşüncelerine, inançlarına. Hiç kimsenin inançlarına müdahale edilmesi ve baskı yapılmasına inanmıyoruz. Çünkü Kuran’da Allah açıkça söylüyor; “dinde zorlama yoktur” diyor. Allah’ın hükmünü kimse bozamaz. Kimse zorla Müslüman yapılmaz. Din özgürce kabul edilirse, dindir. Zorlama ile olursa, o din olmaz. Bu düşünce içerisinde olsun İsrailli kardeşlerimiz, böyle değerlendirsinler. Güzel günleri göreceğimizi hem Tevrat, bakın 3 bin yıl öncesinden bize bildiriyor. Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Muhammed Mustafa’da 1400 yıl öncesinden çok detaylı bu devri bildiriyor. Bütün alametler çıkmıştır, Kral Moşeyah’ın alametleri. Fırat’ın suyun kesilmesi olmuştur, iki kuyruklu yıldız Halley ve Lulin’in çıkışı olmuştur, Kabe’ye baskın yapılması olayı olmuştur, Ramazan ayında 15 gün arayla ay ve güneş tutulması olayı olmuştur, hepsi olmuştur.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Sayın Adnan Oktar, sorularımız olacaktı. Anladığımız kadarıyla Türkiye’de İsrail’i seven bir tek siz kaldınız.
ADNAN OKTAR: Hayır hayır, sakın böyle düşünmeyin. Şöyle yapın bunun için; kamuoyu yoklaması yapın, Türkiye’de yapın, İsrail’de de yapın. İsraillilerin Türkiye’yi sevdiğini göreceksiniz, Türklerin de İsrail’i sevdiğini göreceksiniz. Bu ancak kamuoyu yoklamasıyla anlayabilirsiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Ama Başbakan Erdoğan’dan çok fazla eleştiri oluyor.
ADNAN OKTAR: Onlar gelip geçici, onlar siyasi faaliyetler içerisinde, siyaset dünyasında bu tip krizler, bu tip gerilimler olur, Türk halkının genel görüşü önemlidir, İsrail halkının genel görüşü önemlidir. Bunun üzerinde durmanız lazım. Bunu da kamuoyu yoklamasıyla tespit edebilirsiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Duyduğumuz kadarıyla, temsilcileriniz buraya geldi. Bu krizde, sanırım arabulucu rolünü üstlenebilirsiniz.
ADNAN OKTAR: Zaten öyle bir faaliyet içindeyiz, o tarz bir faaliyet içerisindeyiz. Ben İsrailleri seviyorum. Çünkü Peygamber soyu Hz. İbrahim (a.s)’ın evlatları, Hz. İsrail (a.s)’ın evlatları yani Hz. Yakub (a.s)’ın evlatları, Peygamber torunları tabii ki seviyorum. Filistinliler, Hz. İsmail (a.s)’ın evlatları tabii ki seviyorum. Evlatlar arasındaki kavgayı tabii ki istemem. Mutluluk, sevinç ve barışın hakim olmasını, bölgenin bayram havası içerisinde olmasını istiyoruz. Bölgeye zenginlik gelsin, barış gelsin, kardeşlik gelsin, huzur gelsin, güven gelsin istiyoruz. Bu son derece kolayken, şeytanın etkisiyle müthiş karmaşık hale geldi. Fakat Hz. Mehdi (a.s)’ın-Moşeyah’ın bu kolaylığı, bu güzelliği sağlayacağına dair ifadeleri, üç bin yıllık Tevrat’ın hükümlerinde görüyoruz. 1400 yıllık Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hadislerinde görüyoruz. Dolayısıyla vakit, zaman gelmiştir. Tevrat’a göre de ahir zamanda, kıyamete yakın devirdeyiz, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine göre de yakın devirdeyiz. Yani kıyametin son devirlerindeyiz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: İsrail’de temsilcilerinizin ziyareti hakkında bize bilgi verir misiniz? Ayrıca iki taraf arasına bir mesaj ilettiniz mi? Onlara mesaj gönderilmesi için, temsilcilerinize bir şey söylediniz mi?
ADNAN OKTAR: Tabii ki daha önceden konuştuk. Çünkü benim İsraillileri sevdiğimi herkes bilir. Peygamber soyudur. Filistinlileri canım gibi severim. Hepiniz bizim kardeşimizsiniz. Hz. İsmail (a.s)’in oğulları da, Hz. İsrail (a.s)’ın oğulları da, benim kardeşimdir. Tabii ki hepsine karşı sevgi duyuyorum. Bir kavga, bir gerilim tabi ki istemem. Bu yönde gayret ediyoruz tabii ki.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Bu olan durum hakkında, olan olay hakkında Sayın Erdoğan ile konuştunuz mu?
ADNAN OKTAR: Hayır hayır görüşmedim.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Türkiye ile İsrail arasında barışı sağlamak için bir planınız var mı? Bu konuda somut bir adım atabilecek misiniz? Bir planınız var mı?
ADNAN OKTAR: Barışı, inşaAllah Kral Mesih’in yaptığını göreceksiniz. 5 yıl içerisinde-10 yıl içerisinde büyük bir güzellik oluşacak, bunları göreceksiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Peki şu anda iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek için, sizce ne yapmalıyız?
ADNAN OKTAR: Müslümanlar Kuran’a göre hareket edecekler, Museviler de Tevrat’ın aslına göre hareket edecekler. Allah’ın kullarıyız, birbirimizi çok seveceğiz, barış gözüyle, pozitif gözle bakacağız, hayır gözüyle bakacağız.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Peki Netanyahu’nun bu son olaylar hakkındaki tepkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Onlar hiç önemli değil. Yani hepsi yatışacak, hepsi güzelleşecek. Herkes pozitif ve güzel olacaklar. Bunu bir süre sonra göreceksiniz. Bunlar tamamen geçici.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: İsrail Hükümetinde arkadaşlarınızın, tanıdıklarınızın olduğunu söylediniz. Eli İşaya da bunlardan biri, doğru mu?
ADNAN OKTAR: Tabii tabii.
Biraz yine Tevrat’tan okuyalım, sonra devam ederiz.
Şimdi Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahir zamanı anlatan hadislere bakalım, bir de onu dinleyelim.
Bakın Tevrat ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in açıklamaları aynı.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Erdoğan’ın söylediği İslam, sizin tanımınızdan çok daha farklı.
ADNAN OKTAR: Başbakan Erdoğan şefkatlidir. Siz benim verdiğim garantiye güvenin. Yani savaş istemez. Öyle bir yani olay çıkaracak, savaş çıkaracak bir insan değil. Barış insanıdır. Siz o söylemlere hiç bakmayın. Yani ben, Erdoğan’ın şahsına size garanti veriyorum. Ne savaş olur, ne kargaşa olur, ne şu olur, ne bu olur. Tabii ki olaydan meydana gelen bir hüzün veyahut gerginlik var. Fakat bu, o anlamda, şiddet anlamında, savaş anlamında bir olaya dönüşmez. O da şefkatli, merhametli, Allah’tan korkan, insanları seven, barıştan yana, demokrasiden yana bir insandır. Siz benim sözüme bu konuda kanaat getirebilirsiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Mavi Marmara ve Birleşmiş Milletlerin raporu hakkında ne yapmamız lazım?
ADNAN OKTAR: Şimdi burada aslında yapılacak şey şu; İsrail halkının genel görüşünü soralım. Ne kanaatteyseler, kanaat odur, olay odur. Yani onun dışında artık başka bir şey olmaz. Çünkü zorla özür de olmaz, ısrarla da özür olmaz. Özür, gönülden gelerek olursa olur. İsrail halkı özür dilemekten yanaysa, özür dilesin. Ama özür dilememekten yanaysa, özür dilemesinler. Yani o zaman doğru olan, o olmuş olur.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Filistin’in Birleşmiş Milletlere başvurusu hakkında ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Hepsi kardeş olacaklar. Öyle bir şey yok. Biri Hz. İsmail (a.s)’ı evlatları, biri Hz. Yakub (a.s)’ın yani İsrail’in evlatları. Her zaman oğullar arasında kavga olabilir. Ama bu barışla sonuçlanacaktır. Çünkü Kral Mesih’in devrindeyiz-Hz. Mehdi (a.s)’ın devrindeyiz. Bu dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz. Kucaklaşacaklar, kardeş olacaklar, güvenlik tedbirleri de kalkacak, bölge müthiş bir zenginlik, güzellik ve huzur içerisinde olacak, İsrailli gençlerle, Filistinli gençler birlikte eğlenecekler. Bunlar tamamen suni sorunlar, şeytanın ifasıyla olan sorunlar. Bunların hepsi ortadan kalkacaktır. Dikkatlice tarihi izleyin, dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Ne zaman olacak? Çok iyimser konuşuyorsunuz ama ne zaman olacak bu dedikleriniz?
ADNAN OKTAR: Bu zaten şu an gelişiyor, devam ediyor. Tevrat’ın belirttiği bütün deliller ortaya çıkmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in söylediği bütün deliller ortaya çıktı ve bu yönde olaylar gelişiyor şu an zaten dikkatlice bakan herkes bunu görür. Bu geçici kavgalara yahut gerilimlere önem vermemek lazım.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Ne zaman İsrail’e gelip, bizi ziyaret edeceksiniz?
ADNAN OKTAR: Çok istiyorum çok, çok. Sizleri çok seviyorum. İsrailli o küçük çocukların böyle yanaklarından tutup sevmek, sizlerle kucaklaşmak istiyorum, Filistinli gençleri bağrıma basmak istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Hepinize selam söylüyorum, hepinize saygılarımı iletiyorum. Müslümanlara, Hıristiyanlara, Musevilere hepinize en derin sevgilerimi, muhabbetlerimi belirtiyorum. Kısa süre sonra görüşeceğiz, kucaklaşacağız, herkes özgür olacak. Gönlünüz rahat olsun, bu kavgalar, bu gerilimler hepsi ortadan kalkacak.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Eli İşaya, sizi İsrail’e ziyarete davet etti mi?
ADNAN OKTAR: Evet. Resmi bir davet var. Ama benim biliyorsunuz buradaki durumum itibari ile şu an biraz zor. Ama gelmeyi çok istiyorum. İsrail Baş Hahamı Şlomo Amar Bey’e sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum. Eli Yahu Bey’e de selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. Bütün Müslüman kardeşlerime selam ediyorum. Bütün Musevilere, Hıristiyanlara hepsine selamlarımı iletiyorum.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Filistinliler, İsrail’i bir Yahudi devleti olarak kabul etmek istemiyorlar. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Olur mu, olur mu? O sizin dedelerinizin, bütün Peygamberlerin, Peygamber olan dedelerinizin mekanı, mezarları orada. Her şeyiniz orada. Tabii ki orada yaşayacaksınız. Kuran’a göre de Allah orada olacağınızı söylüyor. Vatanınızdır, gayet rahat ve güzellik içerisinde yaşayacaksınız. Öyle bir şey yok. Yani Allah sizi orada iskan etmiş, tabii ki orada olacaksınız ama özgür olarak, rahat olarak, dünyanın her yerinde rahat yaşayacak gibi olacaksınız. Üstünüzdeki baskı tamamen kalkacak. Çünkü Kral Mesih’in devrindeyiz. Filistin’in üstündeki acılar da kalkacak, Arap kardeşlerimizin, bütün İslam aleminin üstündeki gerilimler kalkacak, barış ve huzur çağı gelecek. Bunu göreceksiniz.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Ama Türkiye, Mısır ve Libya, Tunus, Ortadoğu’daki bütün herkes, aslında İsrail’e karşı. Siz özelsiniz.
ADNAN OKTAR: Allah, dünyayı sahipsiz bırakmıyor. Kral Mesih’in elinde olacaktır. Yani Hz. Mehdi (a.s)’ın elinde olacaktır. Dolayısıyla siz güvenlik içinde olacaksınız, Müslümanlarda güvenlik içinde olacak, Hıristiyanlarda güvenlik içinde olacak. Yani dünya meçhule doğru gitmiyor, Allah’ın kontrolünde. Allah, Hz. Mehdi (a.s) ile dünyayı nizama sokacak. Bu konuda gönlünüz rahat olsun. Peygamberimiz (s.a.v.)’in bütün dedikleri, hepsi çıktı. Hz. Musa (a.s)’ın dediklerinin de tamamı doğru çıktı. Yani Allah’a güvenmemiz gerekiyor.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Sayın Adnan Oktar çok teşekkür ediyorum. Size başarılar diliyorum ve umarım İsrail’e gelirsiniz, umarım yakında barış olur.
ADNAN OKTAR: Hepinizi çok seviyorum. Bütün Müslümanları, Hıristiyanları, Musevileri, hepinizi bağrıma basıyorum. Sevgiyle, hoş çakalın, Allah’ın selamı üzerinize olsun.
İSRAİL KANAL 10 TV MUHABİRİ: Teşekkür ederim.
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.
Suni bir olay çıkıyor. Türkiye’ye dönüp orada savaş çıkartır mı İsrail? Niye öyle bir olay olsun? “Kan gövdeyi götürecek.” Aklı başında insanlar. Tayyip Erdoğan da bayağı aklı başında, makul bir insan. “Gidin bombalayın oraları” der mi? Olacak iş mi şu? Her konuda makul olduğuna göre, o konuda da makul olacak. Her konuda şefkatli olan insan, akılcı olan bir insan, birden bire akılcılığı bir kenara bırakmayacağı belli. Akılcılığı niye bıraksın?
Hocam, buyurun, anlatın.
SUNUCU: İsrail’in haftalık dini dergilerinden Mish Paha 15 Eylül 2011 tarihinde, Oktar Bey ve Cihat Bey’in ziyaret etmeleriyle ilgili bir haber yapmış. Ortodoks Musevi cemaatinin yayını olan, İbranice dergide, sizin barış için çabalarınıza kapsamlı olarak yer vermiş. Başlıkta; “Türk hükümeti, İsrail devletindeki politik gerilimlerin ortasında, Müslüman Şeyh Adnan Oktar’ın elçileri, atmosferi sakinleştirmek için, Kudüs’e vardılar. İsrail ve Türkiye arasındaki geçtiğimiz haftalardaki gerilim üzerine, Türk temsilcileri Şas Hahamı, İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai ve Baş Haham Şlomo Moşe Amar ile görüştüler ve karşılıklı konuşarak, olayları yatıştırmak ve komşu ülkeler arasında barışı sağlamak için çaba sarfettiler. Yişai’nin Türk tarafından gelen girişiminden son derece etkilendiğini ve bu iş birliğini hoş karşılayıp, mümkün olan her yerde yardımcı olmaya söz verdiğini belirtmek gerekir. Aynı zamanda Baş Haham Amar’da; ‘İki ülke arasındaki ilişkilerin öneminden söz ederek, bu toplantının, olayların yatışması ve barışın getirilmesi için, güçlü bir isteğin başlangıcı olduğunu’ söyledi. Haham, aynı zamanda Başkan Şimon Peres’in kendisiyle toplantının önemi hakkında konuştu ve ‘herkesin, komşu ülkeler arasında, barışı istediğini’ ekledi. Resimde, Müslüman Filazof lafı, resmin altında geçiyor.
ADNAN OKTAR: Filozofluk nereden çıktı? Ben filozof da değilim, şeyh de değilim. Talebeyim ben yani daha yeni yeni her şeyi öğrenen bir talebeyim.
SUNUCU: “Adnan Oktar, barış için uzatılan bir el. Şeyh bu hafta, elçilerini Kudüs’e gönderdi” demişler.
ADNAN OKTAR: Yani çok hoş insanlar. Durduk yere kavga oluyor. O topraklar kime yetmiyor, ne var, ne oluyor? Filistin’e yazık değil mi benim o gariplerime? Ne kadar ezildiler, bombalanmalar, bağırıp-çağırmalar, intihar bombacıları. Kardeşim, bunlara ne gerek var? Kime yetmiyor? Ne oluyorsunuz? Uçsuz bucaksız bütün coğrafya onların, ne istiyorlarsa yapsınlar, eksinleri biçsinler, neşelensinler.
Bir iman hakikati filmi seyredelim.
VTR
ADNAN OKTAR: Sen bir ayet oku.
MİSAFİR: İnşaAllah Hocam. Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. “De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Ali İmran Suresi, 64)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, şahane, Ali İmran Suresi, maşaAllah.
Hocam buyurun.
SUNUCU:İnşaAllah Hocam. Amerika’dan yayın yapan İngilizce bir haber sitesi olan, The Jewish Reporter, bugün uzun bir haber yayınladı. Haberde, sizin İsrail Baş Hahamı Şlomo Amar’ı ve İçişleri Bakan’ı Başbakan Yardımcısı Eli Yişai’yi İstanbul’a davetiniz, kapsamlı bir şekilde yer alıyor. Ayrıca şöyle belirtiliyor: “Sayın Oktar yıllar boyunca, akıl ve uzlaşmanın ısrarlı sesi oldu. Oldukça sevilen, dini esaslı televizyon sohbet programı olan, din ve felsefe alanında yüksek satışı olan, çok sayıda kitabın yazarı olarak, terörün ve her şeklini sürekli olarak kınamakta. Özellikle din adına sivillere karşı uygulanan şiddet, onun gözünde çok büyük bir zulümdür. İslam düşünürü, İslam adına gerçekleştirilen buna benzer şiddetin, İslam’ın çarpıtılması olduğu görüşünü ifade ediyor. Adnan Oktar, kısa süre önce, geçtiğimiz hafta İsrail’in Kahire’deki büyükelçiliğine yapılan saldırıyı kınadı ve söz konusu şiddetin, ‘Kuran’a aykırı olduğunu’ açıkladı. ‘Diplomatların ve elçilerin misafirler olduklarını ve korunmaları gerektiğini’ belirtti.” Haberde vurgulanan konulardan biri de, sizin İbranice Evrim Aldatmacası kitabınızı baş hahama hediye olarak vermenizdi Hocam. Hediye kitap göndermeniz ve onunda karşılığında, taktiriyle birlikte, Yaratılış isimli kendi kitabını sunması oldu. Haberde, “sizin Darwinizm ve Materyalizmi bilimsel olarak çürütmede, yaratılışın delillerini anlatmada ve bir Allah inancını yapmada, ittifak etmeyi umduğunuz” ifadeleri de yer verilmiş.
ADNAN OKTAR: Güzel, hayırlı gelişmeler, hoş gelişmeler. Bütün insanların gözü önünde, ahir zaman yaşanıyor, fakat insanlar tabii adetullah içerisinde geliştiği için, bu kadar farkına varamıyorlar. Ama bir süre sonra, net farkına varacaklar, inşaAllah.
Cübbeli Hazretleri’nden biraz dinleyelim.
VTR-Cübbeli, “Hz. Mehdi (a.s)’ın Yardımcıları Arap Değil, Türklerden Olacak” Diyor.
VTR-İman Hakikatleri Videosu.
ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah diyor ki, Bakara Suresi 8 ve 9 ayetlerde, şeytandan Allah’a sığınırım. “İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir” diyor. Mesela; adam diyor ki; “Müslüman’ım” diyor ama alakası yok adamın. 9- (Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller” diyor Allah. İman hakikatlerinin ne kadar önemli olduğunu, buradan anlıyoruz.
Fussilet Suresi, 54-“Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten her şeyi, Allah sarıp-kuşatandır.” “Ahiretten derin bir kuşku içindedir” diyor. Niçin? İman zafiyetinden. “Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp-kuşatandır” diyor Cenab-ı Allah.
Buyurun Hocam.
SUNUCU: İnşaAllah Hocam. Sizin tüm kitaplarınız, ücretsiz olarak sitelerinizden okunabiliyor ve bilgisayarlara indirilebiliyor, Hocam. Şimdiye kadar her dildeki tüm kitaplarınız, üç formatta internette bulunuyordu. İnternet üzerinden okuyabilme, PDF formatı ve Word formatı. Bu üç formata, yeni bir format daha eklendi. Artık Flash formatında da kitaplarınıza ulaşılabilir. Bu şekilde kitaplarınız, tam bir kitap gibi okunabiliyor, maşaAllah. Hem sayfa düzeni, basılı kitaplarınızla tamamen aynı, hem de kardeşlerimizin kitap okuma zevkine de varabilecekleri gibi, tek tek sayfalar çevrilebilecek, istenildiği sayfaya hemen gidebilecek şekilde hazırlanmış. Türkçe ve İngilizce sayfa linkleri şu şekilde; Türkçe sitede: http://kitaplar.HarunYahya.org adresinden, İngilizce sitede: http://books.HarunYahya.com. Bu adreslerden, yeni formatta kitaplarınızı okuyabilirler.
ADNAN OKTAR: Şahane, bayağı güzel.
Rahmetli Alparslan Türkeş, Başbuğumuz çok nezih, çok sevgi dolu, Allah’tan çok korkan bir insandı ve komünizme karşı, Allah ondan razı olsun, gençliği müthiş uyandırdı o devirde. Ben çok iyi hatırlıyorum. Türkiye gidiyordu. Yani Türkiye gidiyordu ben açıkça söyleyeyim. Ülkücüler ve akıncılar, çok güzel bir gayret gösterdiler, Nur talebeleri de çok büyük gayret gösterdiler ama Ülkücülerin hakikaten büyük gayreti oldu komünizme karşı özellikle gençliğin uyandırılmasında, gençliğin şuurlanmasında. Başbuğ’un konuşmasını dinleyelim.
VTR-Başbuğ Alpaslan Türkeş, “Komünizm Yerine Benimsenecek Olan, İslam İmanıdır” Diye Anlatmaktadır.
ADNAN OKTAR:Hocam buyurun, bir ayet daha söyleyin.
MİSAFİR:İnşaAllah Hocam.
Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. Ali İmran Suresi, 19-“Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.”
ADNAN OKTAR: Allah katında din; İslam.
Biraz Risale-i Nur Külliyatı’ndan okuyayım. “Âhir fıkrasında” diyor Bediüzzaman, “Muhbir-i Sadık'ın (Peygamberimiz (s.a.v.)’in) haber verdiği "Manevî fütuhat yapmak ve zulümatı dağıtmak, zaman ve zemin hemen hemen gelmesi" diye fıkrasına, bütün ruhu canımızla rahmet-i İlahiyeden niyaz ediyoruz, temenni ediyoruz” diyor. “Risale-i Nur, birçok kişinin imanını kurtarıyor” diyor. “Hem öyle kökleşmiş ki; inşâallah hiçbir kuvvet Anadolu’nun sinesinden onu çıkaramaz.” Risale-i Nur’u çıkaramaz diyor. “Tâ âhir zamanda, hayatın geniş dairesinde Risale-i Nur’un asıl sahibleri yani Mehdi ve şakirdleri, Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir.” Bir nüshasında bu, “Mehdi ve şakirtlerini” çıkartmışlar, Bediüzzaman’da onu kendi el yazısıyla, “Mehdi ve şakirtlerini” kendi el yazısıyla yazmış. Yani demek ki, Hz. Mehdi (a.s)’a karşı alerji, ta o zamanlardan beri varmış. Bizzat kendi eliyle düzeltmiş. Görülüyor yani. “Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir, o daireyi genişlendirir ve o tohumlar sünbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip, Allah’a şükrederiz.” Yani ‘biz o anda, vefat etmiş olacağız” diyor Bediüzzaman.
Aziz, sıddık kardeşlerim, Hediyeniz, Kastamonu'ya geleceği anında rüyada gördüm ki: Bizlere bir ferman-ı şahane, manevî bir canibden geliyor, kemal-i hürmetle ellerinden tutup bize getiriyorlar. Biz baktık ki, o ferman-ı âlî, Kur'an-ı Azimüşşan olarak çıktı. O halde bu mana kalbe geldi: Kur'an yüzünden Risaletü'n-Nur'un şahs-i manevîsi ve biz şakirdleri, bir terfi ve terakki fermanını âlem-i gaybdan alacağız inşaAllah. Şimdi tabiri ise, o fermanı temsil eden masumların kalemiyle manevî tefsir-i Kur'anî'yi aldığımızdır.” “Risale-i Nur, Kuran’ın manevi tefsiridir” diyor Bediüzzaman. “Bu rüyanın şimdiki tabiri çıkmadan bir-iki saat evvel, Feyzi ile Emin’in gösterdikleri tabir dahi haktır ve ehemmiyetlidir. Hem bu medar-ı sürur ve ferah olan hediye-i nuraniyeyi, bir hiss-i kablelvuku ile benim ruhum tam hissetmiş, akla haber vermemiş idi ki; o gelmeden iki gün evvel, Feyzi ve Emin’in fıkrasında beyan edilen rüyayı gördüğüm gecenin gününde, sabahtan akşama kadar ve ikinci günü de kısmen, hiç görmediğim bir tarzda bir sevinç, bir sürur hissedip mütemadiyen bir bahane ile ferahımı izhar edip, otuz-kırk defa tebessüm ile güldüm” diyor Bediüzzaman. Risale-i Nur’dan küçük bir bölüm okudum.
Buyurun Hocam.
SUNUCU: Tabii Hocam, inşaAllah. Dün gece Amerika’da Republic Broadcasting Network ile bir radyo röportajı oldu. Sizi temsilen Oktar Hocam konuştu. Ahir zaman, Türkiye-İsrail ilişkileri, Kitap ehli’ne bakış, Hz. Mehdi (a.s)’ın, Hz. İsa (a.s)’ın geldiği, Türk İslam Birliği, Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s)’ın fiziksel alametlerini anlatmış, çok iyi geçmiş, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, her yönden tebliğe devam, hayra devam. Risale-i Nur’da yapılan tahrifat ve bunun hükmü ve buna bu gelişmelere ait videomuz var, onu seyredelim.
VTR-Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Kastamonu Lahikası’nda Yer Alan “Ta Ahir Zamanda, Hayatın Geniş Dairesinde Asıl Sahipleri, Yani Mehdi ve Şakirtleri Cenab-ı Hakk’ın İzniyle Gelir” İfadesinde Yer Alan “Yani Mehdi ve Şakirtleri” Kısmı Bazı Risale-i Nur Baskılarından Çıkarılmıştır.
ADNAN OKTAR: Hayrettir Risale-i Nur’da bile değişiklik yapmaya cesaret etmeleri yani Mehdilik, Hz. Mehdi (a.s) konusunu örtbas etmek için böyle çılgınca tavırlar göstermeleri çok şaşırtıcı. Allah düzeltti ama. Film bayağı güzel, şahane olmuş.
Baş Haham Efendi, bu kitabı bana göndermiş, yaratılışı anlatan bir kitap. Yani evrim teorisini çürüten, o konuda deliller ifade eden bir kitap, inşaAllah.
Hocam, seni dinliyorum.
SUNUCU: Tabii Hocam, inşaAllah. Mehmet Şevket Eygi Hocamız; “Müslümanların arasında milyarlarca dolarla oynayan cemaatler, dernekler olduğunu, bu Müslüman kesimin yayıncılarının sürekli büyük külliyatlar hazırlayıp-yayınladıklarını, ancak bazı konularda hiçbir şekilde yayın yapmadıklarını” söylemiş. “Örneğin ezan okunduğunda, ticareti, dükkanları, iş yerlerini bırakıp, camiye gitmenin gerekliliğini, İttihad-ı İslam’ın gerekliliği, ümmetin başında bir imam ve halife seçmenin ve ona uymanın gerekliliği gibi konularda, bir kitap ya da broşür basıp, bu yayınları milyonlarca adet bedava ya da maliyetine yakın fiyattan dağıtarak, halkı bilgilendirmeye asla yanaşmayacakları” tespitinde bulunmuş. Bir kısım Müslümanların içine düştüğü bu durumu eleştirmiş.
ADNAN OKTAR: Şimdi Cübbeli’den biraz dinleyelim.
VTR-Cübbeli; “Her Yüz Senenin Başında, Müceddid Gelebilir Ama Hz. Mehdi (a.s) Başkadır” Diyor.
ADNAN OKTAR: Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınırım. Kaf Suresi, 1-“Kaf. 'Şerefli üstün' Kur'an'a andolsun. 2-Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler. 3-Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır)." ‘Olacak iş değil’ diyorlar. Bu nedir bu? İman zafiyeti. Bakın nereyi açsak, iman zafiyeti ile karşılaşıyoruz. Biz ne yapıyoruz? İman hakikatlerini anlatıyoruz, iman zafiyetini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Kuran’da en çok anlatılan konu, hakim konu, yüzde 70-80 hep iman zafiyetidir ve ona karşı alınacak tedbirlerdir.
Murat Karahan’a cevap; “Hocam, bu konunun neden bu kadar üstünde duruyorsunuz?” diyor. Ehemmiyetli olduğu için üzerinde duruyorum. Çünkü Kuran’ın yüzde yetmişi, sekseni bu konunun üzerinde durur, inşaAllah.
Hocam buyurun.
SUNUCU:Tabii Hocam, inşaAllah. Sizin, MİT yetkililerinin PKK mensupları ile görüşmeleri konusundaki açıklamalarınız üzerine, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız ve Sayın Davutoğlu’da, aynı doğrultuda teker teker benzer açıklamalar yapmışlar. “Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, devletin güvenliği için, istihbarat toplama amaçlı bu tip görüşmeler yapmasının, son derece doğal olduğunu, hatta bu tip terör konularının istihbarat teşkilatının en önemli meselesi olduğunu, devletin gerektiğinde böyle bir strateji izleyebileceğini ve dünyanın hiçbir yerinde istihbarat teşkilatlarının görevlerinde, bir sınırlama olmadığını” belirterek, “bu tip bağlantıların olduğunu” vurgulamışlar.
ADNAN OKTAR:Ne zaman açıklamışlar?
SUNUCU:Bugünkü gazete haberinden, Hürriyet’te.
ADNAN OKTAR:Onu, yaklaşık bir hafta önce anlatmıştım ben, izah etmiştim, aynı doğrultuda da açıklamaların gelmesi güzel, inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Hucurat Suresi, 15-“sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehd ettiler.” “Kuşkuya kapılmadan”, kuşkuya niye kapılmaz bir insan? İmanı güçlü olduğu için. Yine iman hakikatinin önemini görüyoruz.
Buyurun Hocam.
SUNUCU:Ahmet Hakan; “Dindarların eskiden laiklik adı altında, büyük haksızlıklara uğradıklarını ve zulüm gördüklerini, bu nedenle, sonunda laiklik karşıtı haline geldiklerini” söylemiş. “Ancak son yıllarda, demokratik bir laiklik anlayışının geliştirildiğini ve Müslümanların laikliği savunur hale geldiğini” belirterek, “bu durumu, takiye olarak değerlendirenlerin yanıldığını, çünkü Müslümanların savunduğu laikliğin, eskinin ceberut laiklik anlayışı değil, demokratik laiklik olduğunu, dolayısıyla bu tip bir laiklik anlayışının Müslümanların rahatça savunmasının doğal olduğunu” ifade etmiş.
ADNAN OKTAR: Kaç seneden beri anlatıyoruz, daha yeni oturdu. Benim anlattığım bir fikir, benim anlattığım bir düşünce, 3 yıldan beri anlatıyorum, yeni oturdu. 3 yıl sonra. Mesela bir şey söylüyorum, bir hafta sonra herkes aynı açıklamayı yapıyor. Bir şey söylüyorum, bir ay sonra herkes aynı açıklamayı yapıyor. Ne söylesem, o. Söyleten Allah. Allah yaratıyor, bizleri vesile kılıyor.
Murat kardeş bak, herhangi bir sayfayı kardeşimiz açsın, versin.
Ayetlerden biraz oku sen.
MİSAFİR: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Kasas Suresi, 23-“Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler. 24- Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım." 25- Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun." 26- O (kadın)lardan biri dedi ki: "Ey babacığım, onu ücretli olarak tut; çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı gerçekten o kuvvetli, güvenilir (biri)dir."
ADNAN OKTAR: Bakın, kardeşlerimize bu konuyu defalarca söyledim, şimdi yine söylüyorum. O kadınlar, Hz. Musa (a.s)’a dikkatlice bakmışlar. O da onlara dikkatlice bakmış ve Hz. Musa (a.s)’ın güçlü ve kuvvetli olduğuna kanaat getirmişler. İkincisi; konuşmuşlar, güvenilir olduğuna kanaat getirmişler, yüzündeki ifadeyle, konuşmalarıyla, güvenilir olduğuna kanaat getirmişler. Kuran ayeti. Bir insan niye güvenilir olur? İmanlı olduğu için. Niye o kadınlar, Hz. Musa (a.s)’ı seviyorlar? Güvenli olmasının sebebi olan, imanından dolayı. Demek ki sevginin sebebi neymiş? İmanmış.
Evet, devam edelim.
MİSAFİR:27- “(Babaları) Dedi ki: "Doğrusu ben, sekiz yıl bana hizmet etmene karşılık olmak üzere, şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum; şayet on (yıl)a tamamlayacak olursan, artık o da senden. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaAllah salih olanlardan bulacaksın." 28- (Musa) Dedi ki: "Bu, benimle senin aranda olan (bir antlaşma)dır. Bu durumda iki süreden hangisini yerine getirirsem, artık bana karşı bir haksızlık söz konusu olamaz. Allah, söylediklerimize vekildir." 29- Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm" dedi. 30- Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi. 31- "Asanı bırak." (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin." 32- "Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. Ve (her türlü) dehşetten yana kanatlarını kendine doğru çek. İşte bunlar, senin Rabbinden Firavun ve önde gelen adamlarına iki kesin-kanıt (mucize)dır. Gerçekten onlar, fasık bir topluluktur."
ADNAN OKTAR:Adamların imanı neden zayıf ve neden onlara mucize gösteriliyor? Çünkü en önemli konu, insanlara iman hakikatlerinin gösterilmesi ve anlatılmasıdır. O elindeki asasını atmasını niçin istiyor Cenab-ı Allah? Ve yılana dönüşüp, onların görmesini niçin istiyor? Çünkü adamlar, evrime inanıyorlar. Zehirlenmişler evrim inancıyla ve inançsız, ateistler. Allah onların ateistlikten kurtulup, yaratılış inancına, Allah’ın yarattığı inanca dönmelerini istiyor ve onun için ispat meydana getiriyor, maşaAllah.
Devam edelim.
MİSAFİR:33-“Dedi ki: "Rabbim, gerçekten onlardan bir kişi öldürdüm, beni öldürmelerinden korkuyorum." 34- "Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum." 35- (Allah) Dedi ki: "Pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz; sizin ikinize de öyle bir 'güç ve yetki' vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız."
ADNAN OKTAR: Evet, Allah taraftarları galip olacaklar, inşaAllah.
MİSAFİR:36-“Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.”
ADNAN OKTAR:Nedir bu? İman zafiyeti. Orada ona karşı gösterdiği deliller, mucizeler ne? İmanlarını tahkiki hale getirmek için, akıllarını ikna edip, kalplerini ikna etmek için gösterdiği deliller. Konu ne? İman zafiyetinin nasıl giderileceği. Doğru yolda olduğumuz, aşikar görülüyor.
MİSAFİR:37-“Musa dedi ki: "Rabbim, kimin Kendisi'nden bir hidayetle geldiğini ve bu (dünya) yurdun(un) sonucunun kime ait olacağını daha iyi bilir. Gerçekten, zulmedenler, felah bulmazlar." 38- Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."
ADNAN OKTAR:Yine iman zafiyetinden dolayı, materyalist kafadan dolayı, açmaza girdiği ve zırvaladığı görülüyor. Darwinistler nasıl zırvalıyorsa, o da orada zırvalıyor.
MİSAFİR:39-“O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.”
ADNAN OKTAR:Küfür, hep asgari güçle insanları sindirmeye çalışmıştır, Kuran ona işaret ediyor.
MİSAFİR:40-“Bunun üzerine, onu ve askerlerini tutup suya attık. Böylelikle zulmedenlerin nasıl bir sona uğradıklarına bir bak. 41- Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler. 42- Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır. 43- Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürler diye.”
ADNAN OKTAR:Orada Allah, Tevrat’ı övüyor. O ayeti oku.
MİSAFİR:43- “Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürler diye.”
ADNAN OKTAR:Yani bu kitap tamamen kaybolmuş değil. Hak olan kısımları geçerlidir, inşaAllah.
Bugün bu kadar olsun, yarın devam ederiz, inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...