OKTAR BABUNA: İyi günler sayın izleyicilerimiz. Programımıza devam ediyoruz. Programımızda çok önemli konuklarımız var. İsrail’den gelen Sayın Haham Haim Drukman var, Ortodoks Haham ve eski politikacı, eski Din İşleri Bakan Yardımcısı Kneset’te görev almış, dini okul başkanı aynı zamanda, Haham David Stein var bizimle birlikte Rabbi David Stav. İsrail’deki dini ZOA Haham Organizasyonu’nun kurucusu ve başkanı Petah Tikva’daki Hesder Yeshiva Akademisi’nin başkanı, aynı zamanda yine bizlerle birlikte olan Haham Rafael Schimon Feuerstein var, Dini ZOA Haham Organizasyonu’nun kurucu hahamlarından, Kudüs’teki ulusal dini topluluk hahamı olarak atandı, sıklıkla konferanslara katılıyorlar. Buyurun Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR : Evet, misafirlerimize hoş geldin diyoruz. Hepsi hoş geldiler, sefa geldiler, şeref verdiler, onur verdiler. Sizleri Hz. İbrahim’in evlatları olarak, Hz. İsrail’in evlatları olarak şefkatle, muhabbetle bağrımıza basıyoruz, sizlere gelecek bir tehlikeyi hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, ona karşı elimizden geldiği kadar, gücümüz yettiği kadar sizlere sahip çıkan, sizlere şefkat gösterten bir tavır içerisinde olduğumuzu da belirtiyoruz.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Çok teşekkür ediyorum.
ADNAN OKTAR : MaşaAllah, maşaAllah. Geçici böyle gerilimler, geçici sanki bir sıkıntı varmış gibi olan durumlar hiç önemli değil. Bizim millet olarak sizlere bakış açımız çok önemli. Türk milleti olarak biz Musevileri, Hz. İbrahim’in evlatlarını şefkatle seviyoruz, koruyup kolluyoruz. Daha önce de Osmanlı döneminde de biz bunu gösterttik. İspanya’dan aldık sizleri getirdik, en güzel şehrimiz olan İstanbul’da en güzel şekilde ağırladık. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında da, Peygamberimiz (s.a.v) cübbesini çıkarıp altlarına seriyordu Musevilerin. Onlarla sohbet ediyordu, onlara şefkat gösteriyordu. Peygamberimizin (s.a.v.) hanımlarından bir tanesi Musevi asıllıydı, biliyorsunuz inşaAllah. Kuran’da da aynı şekilde Musevilerle evlenebileceğimiz, Musevilerden hanım alabileceğimiz, onların yemeklerini yiyebileceğimiz, onların ziyaretlerine gidebileceğimiz bize açıkça belirtiliyor.
Ayrıca, İsrail’de sizin yerleşik yaşamanız bakın, Kuran’da Cenab-ı Allah İsra Suresi’nin 104’üncü ayetinde şeytandan Allah’a sığınırım ‘...ve onun ardından İsrailoğulları’na, Yakupoğulları’na söyledik: o topraklarda oturun. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi derleyip toplayacağız’ Demek ki, İsrailoğulları o bölgede yaşayacaklar, onların yurdudur, o bölgede barınmaları Kuran’ın da bize işaret ettiği bir gerçektir.
Bizim inancımıza göre inşaAllah Mehdi devrindeyiz, Hz. Mesih’in, Kral Moşiyah’ın, Şiloh’un devrindeyiz. Bütün bölgede, bütün dünyada bir barış ve esenlik devri içerisine girdik. Bu barış ve esenlik devrinde silahlar kalkacak, kan tamamen duracak, Tevrat’ın açık hükmüdür bu, Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerinde de açıkça belirtilen bir şeydir. İnsanların burnu dahi kanamayacak, damla kan akmayacak diyor Peygamberimiz (s.a.v). Bu Kral Moşiyah yani Mehdi devrinin bir güzelliğidir. Uçsuz bucaksız bir özgürlük ve güzellik sanatın ve bilimin hakim olduğu bir hoşluk ortamı olacak.
Evet, Tevrat’ta da bu hükümler çok açıkça anlatılıyor. Aynı şekilde hadislerde de Peygamberimizin (sav) hadislerinde de çok açık anlatılıyor. Evet. Bakın, Yehuda’nın Mektubu 1/24 ‘Kurtarıcınız tek Allah, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir’.
Mesela, dünyaya barış ve adaletin hakim olması; ‘Ezilmiş kalmışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek, sonunda adaleti zafere ulaştıracak, uluslar da onun Allah’ın adına umut bağlayacak’.
Evet, işte Mehdi de Mesih aynı kişilerdir, aynı kişiler. Şiloh olarak geçiyor biliyorsunuz Tevrat’ta Şiloh olarak da geçiyor. Bu devirde bir mutluluk, sevinç, bereket ve bolluk devri olacaktır. Bu son zamandır yani Kıyamet yakın artık. Bundan sonra öyle geniş bir vakit yok. Ne olacaksa artık bu devirde olacak. Biz de bu devirde ittifak ederek, Hıristiyan dindarlar, Musevi dindarlar ve Müslüman dindarlar ittifak ederek bu birlikteliği oluşturacağız inşaAllah. Evet. Bu oluşacak Türk İslam Birliği silaha dayalı, tanka topa dayalı bir birlik değil. Sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, kardeşlik, bilim ve sanata dayalı bir birlikteliktir. Bu birlikteliğin vereceği güzel neticeden bir tanesi de inşaAllah, Hz. Süleyman’ın Mescidi’nin yeniden kurulmasıdır. Ama, tabii burada Müslümanların dua etmesi, Allah’ım Mehdi (a.s.)’a bizleri kavuştur diye dua etmesi, Musevilerin de Allah’tan Kral Mesih’i, Şiloh’u göndermesi için dua etmesi, samimi olarak bu istekte bulunması önemli. Gereksiz bir güvensizlik, gereksiz bir şüphecilik şeytanın işine yarar. İttifak edilmiş olsa Hıristiyan dindarlar, Musevi dindarlar, Müslüman dindarlar bu konu hemen çözülür. İnşaAllah. Bu da inşaAllah Türk İslam Birliği ile oluşacak. Yani devletler bağımsız olacak. İsrail bağımsız milli vasfını koruyacaktır. Diğer devletler de, o burada sadece sevgi, şefkat, merhamet ve barış hakim olacak. Evet. Bu anlamda Türk İslam Birliği hakkındaki görüşünüz nedir?
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Çok şeref duyduk burada olmaktan. Bu barış dolu kelimeleri duymak, Mesih zamanından konuşmak çok çok güzel. Karanlık bir dünyadayız. Sizin bu söyledikleriniz güneşin doğması, temiz hava, bir ışık parlaması gibi maşaAllah. Musevi liderler mesela Haham Drukman önemli bir Musevi lider. Bu büyük bir rahmet. Kutsal kaynaklarımızda çok haklısınız. Çok önemli paragraflar, bölümler okudunuz kutsal kaynaklarımızdan, barış olacak, mesela kılıçlar tarımda kullanılacak, çocuk elini yılanın kovuğuna sokacak ona zarar vermeyecek, bu dönemler çok büyük hayaldi, rüya idi. Bizim hayalimiz kan yok, şiddet yok, kardeşler olarak yaşamak en büyük hayalimiz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Bizim Maimonides’in söylediği, büyük alimlere yazılmış eserlerin en büyük alimlerimiz, Maimonides’in söylediği Musevi bakış açısıyla İslamiyet, Musevi ve Hıristiyanlık hepsi birlikte ittifak halinde dünyaya barış getirecek. Kral Mesih ortam hazırlayacak. Ülkeler kendi içinde özgür olacak. Bu şekilde inanıyoruz. Sizin söyledikleriniz bu bakımdan çok güzel, söylediniz bize, ülkelerin bağımsız olacaklarını, özgür olacaklarını ve bir ittifak olacağını, bir Allah’a inandıkları için ama Kral Mesih dünyayı nasıl organize edecek bunu bilmiyoruz. Ama o Musevileri bir araya toplayacak. Bizim kalplerimize hitap ediyorsunuz, çok derinden etkilediniz kalbimizi. Çok çok etkilendik söylediklerinizden. Biz mesela, soykırımdan kaçmıştı ailelerimiz ve diğer Haham Drukman Beyefendi. Söyledikleriniz çok önemli, bir şey biliyoruz Mesih ahlak getirecek, barış getirecek, mutluluk getirecek Kral Mesih ve bizi bir araya toplayacak inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, hadislerde geçen de bu şekilde. Buyurun.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Bu söylediğiniz Musevilerin Osmanlı tarafından İstanbul’a Türkiye’ye getirilmiş olmaları çok güzel. Bizim milletlerimiz, insanlarımız, Museviler, Müslümanlar çok güzel ilişki halindeydi. Sizin bu verdiğiniz tarihi örnek bakımından çok güzel. Bu bir prosesin bir parçası, bu ilişkilerin kuvvetlendirilmesi Mesih’in gelmesi için son derece önemli, Mesih de ilişkileri kuvvetlendirecek. Fakat bunların olması da bir alamet. Mesih’in gelmesini hızlandıracak. Mehdi’nin Mehdi Mesih’in gelmesini hızlandıracak. Burada bizi bekliyor, bizim de kardeş olduğumuzu görecek, gelecek inşaAllah. Kardeş olduğumuzda da o gelecek onu hızlandıran bir proses olmuş oluyor. Mehdi (a.s.)’ın zaten geldiğine inanıyoruz, bizi burada bekliyor, kardeş olduğumuzda tam olarak gelecek.
ADNAN OKTAR: Evet, bizim inancımızda bu şekilde. Ben de Mehdi’nin geldiğine inanıyorum, Kral Mesih’in geldiğine inanıyorum. Bu güzelliği, bu hoş hayatı inşaAllah Allah bizlere sunacak. Biz samimi inananlar olarak sıkı sıkıya Cenab-ı Allah’a sarılırsak Allah bize bu nimetini verecek inşaAllah.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Biz harika şeyler duyduk sizden. Söyledikleriniz çok güzel. İnsanlar güzel bir hayat yaşamalılar, nefret olmaması gerekiyor, savaş, kan dökme, terörizm olmaması gerekiyor fakat insanlar bunun da tam tersini yaşamayı tercih ediyorlar. Niye böyle yapıyorlar? Aslında Tevrat’ın bize söylediği bu şekilde yaşamamız. Güzellik, sevgi, merhamet, sevgi, şefkat öneriliyor Tevrat’ta bizim iyiliğimiz mutluluğumuz için uluslar birbirlerinden nefret etmesinler. Kuran’dan ve Tevrat’tan bölümler dinledik. Ama neden insanlar terör gibi, kan dökmek gibi çok kötü şeyler yapıyorlar? İnsanların gözünün açılması lazım. Bizim de birlikte insanların gözünün açılması için bunları anlatmamız gerekiyor. Söylediğiniz şekilde Allah’a yakınlaşmamız gerekiyor.
ADNAN OKTAR: Evet, biz de bu dediklerinize canı gönülden katılıyoruz. Dindar Museviler, dindar Hıristiyanlar, dindar Müslümanlar elbirliği ile dünyayı adeta cennet gibi bir görünüme büründürecekler inşaAllah. Bununla ilgili hadislerden de biraz örnek verelim, Peygamberimiz (s.a.v.)’ın hadislerinden.
Bu vakte geldik, güvenelim Allah’a, Allah’a sarılalım. Biraz hızlı hareket edelim. Allah’ın bu güzelliği bizlere sunduğunu hep birlikte göreceğiz inşaAllah.
Haham Efendi’ye anlattığım Türk İslam Birliği ile ilgili görüşü nedir, sor bakalım.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Çok mükemmel, harika söyledikleriniz. Bunu çok daha fazla insan duysun inşaAllah. Bu doğruyu hayatlarına uyarlasınlar.
ADNAN OKTAR: Haham Efendi’ye de soralım.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Biz Hz. Mehdi (a.s.)’ı, Kral Messih’i bekliyoruz. Yıllardan beri bekliyoruz. Mehdi (a.s.)’ın ve Kral Messih’in krallığı altında tüm insanlar birleşecek. Allah bizden O’na yardım etmemizi bekliyor. Biz de O’na yardım edeceğiz. Gayret edeceğiz Allah’ın yolunda. Şimdiye kadar duyduğumuz tüm hadisler, Tevrat duyduğumuzca bu bizim görevimiz. O’na yardım etmeliyiz.
ADNAN OKTAR: Biz böyle kararlı olursak, Allah’ın da bize yardım ettiğini inşaAllah hep birlikte göreceğiz. Bir de İsrail halkı sakın Türk halkının onlara karşı kalben bir öfkesi olduğunu düşünmesin. Türk hükümeti, İsrail’i koruyacak şekilde, büyük bir radar sistemini Malatya’da kurduruyor. Yani özellikle İsrail’e yöneliktir. İsrail’i korumaya yöneliktir. Oraya herhangi bir nükleer saldırı olması ihtimaline karşı Türkiye’nin yani hava sahasında, havada yakalayacak şekilde bu sistem kuruluyor. Sırf şu bile, Türkiye’nin İsrail’e ne kadar şefkatli baktığının net delilidir.
Ne denirse denilsin pratik önemlidir. Pratikte biz sizleri çok seviyoruz.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Bugün buraya gelirken, çocuklarım biraz endişeliydiler. Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimden dolayı. Buraya geldiğimde şunu gördüm, ben dostlarımla çevriliyim. Arkadaşlarımla, dostlarımla birlikteyim. Ben dedim ki, arkadaşlarımla çevriliyim. Ve inanıyorum ki, büyük bir çoğunluk hem İsrail hem Türkiye’deki iyi bir çoğunluk, dost olmak istiyorlar, Tevrat ve Kuran ışığında.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah doğru. Biz de sizleri Hz. İbrahim (a.s.) gibi misafir olarak sevgiyle bağrımıza bastık. Gönlünüz çok rahat olsun, hiçbir şekilde Türkiye ile İsrail arasında bir düşmanlık, adavet olmaz. Gönlünüz çok rahat olsun. Kıyamete kadar da olmayacak. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): İsrail’den gelip, sizin sözlerinizi duymak büyük rahmet. Sesinizi on milyonlarca insan duyuyor şu anda. Harika sesinizi. Yüz milyonlarca insana ulaşır inşaAllah. Vizyonunuzda yüz milyonlarca insana ulaşır. Biz sizin gibi liderlere ne diyebiliriz ki? Kendimizi güvende hissediyoruz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah hepimize güzellik nasip etsin. Hidayet nasip etsin, sevgi nasip etsin. Kral Mossiah’ın, Mehdi(a.s.)’ın güzel günlerini hepimize görmeyi nasip etsin. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Biz kesinlikle İsrail halkına burada ne bulduğumuzu anlatacağız.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, şeref verdiniz, onur verdiniz. Çok mutlu olduk ziyaretinizden. Bayağı memnun olduk inşaAllah yine bekliyoruz.
OKTAR BABUNA (ÇEVİRİ): Karşılıklı.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Çok teşekkür ederim.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...