BERİL HANIM: Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza hoş geldiniz.
DİLEM HANIM:Hocam evvelki akşam Brüksel’de Sadun ve Emir kardeşlerimiz ikinci konferanslarını Et-Taouba Camii’ndeverdiler, Fransa’da. Konferans öncesi cemaat ile birlikte namaz kılmışlar. Sonra da Evrim Teorisi’nin Çöküşü ve Kuran Mucizeleri konularını anlattılar. Bir de resimleri var Hocam, inşaAllah. Dün de ayrıca iki konferans vardı. Birincisi Charleroi şehrindeydi, Arrahma Camisi’nde. İkincisi de Brüksel’in en büyük İslami merkezindeLe Centre Islamique et Culturel de Belgique’deoldu. Tüm konferanslarda da sizin kitaplarınız ücretsiz dağıtılıyor.
ADNAN OKTAR:İşte eskiden Müslümanlar, hurafeci cahil bazı hocaların hurafeleriyle başı ezik, güçsüz konumda yaşıyorlardı. Ama şu an bilimi, felsefeyi tam anlamıyla susturan çok güçlü bir çıkış var. Müslümanlar artık göğüslerini gere gere tartışabiliyorlar, göğüslerini gere gere istediklerini anlatabiliyorlar. Eskiden kavrulup kalıyorlardı. Çünkü her hurafeden ayrı utanıyor Müslüman. Nasıl anlatsın? Her hurafe ayrı bir açmaz, her hurafe ayrı bir küçük düşürücü, her hurafe ayrı bir çıkmaz sokaktı. Ama şu an hurafeleri ortadan kaldırdığımız için, akılcılığı, Kuran’ın gerçeklerini, hadisin gerçeklerini ortaya koyduğumuz için her şey mucize olmuş oldu, her şey çok rahat anlatılır oldu.
DİLEM HANIM:Hong Kong’da bir fosil sergisi düzenlendi, İslami bir okulda. Bu fosil sergisine katılabilen öğrenciler ve diğer katılımcılar, fosilleri yakından inceleme imkânı buldular ve çok büyük ilgi gösterdiler. Darwinizmin geçersizliğinin bilimsel delillerine böylece şahit olmuş oldular. Bu fosil sergisinin gerçekleştiği tarihte, Endonezyalı öğrenciler bu okulu da ziyaret etmişler. Resimlerde de Endonezyalı öğrenciler de gözüküyor, inşaAllah. Önümüzdeki haftalarda da benzer şekilde fosil sergileri ve Çince belgesellerin gösterimleri İslami merkezlerde, camilerde ve okullarda devam edecek inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Allah Allah.Dünyanın her yerinde müthiş etkili, müthiş güzel, faydalı, muhteşem bir çalışmamız var, maşaAllah. Yer gök inliyor. Her aydınlattığımız, bilgilendirdiğimiz insan da orada atom bombası hükmünde oluyor, o beldeye yetiyor. Bir saat, iki saat konuştuğumuz bir insan bile o şehri bile irşat edebilecek, oradaki Deccaliyet’i durdurabilecek güce ulaşıyor. Bu çok güzel. Çünkü hurafe yok; akılcılık var, samimiyet var, doyurucu bilgi var. Sonuçta da güzel netice alıyoruz, maşaAllah.
Beril Hocam, buyurun.
BERİL HANIM:Estağfirullah Hocam, inşaAllah. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor” buyuruyor Allah, inşaAllah.
DİLEM HANIM:Estağfirullah Hocam. Sivas’ta bu sefer bir A9 TV tanıtım standı vardı ve fosil sergisi açtı kardeşlerimiz, Çifte Minare Meydanı’nda. Tüm Sivaslılar bugün ve yarın ziyaret edebilirler inşaAllah. Muazzam da kalabalık varmış Hocam, maşaAllah. Kardeşlerimiz size sevgi ve saygılarını yolluyorlar. Bu stantta Sivaslı öğrenci kardeşimiz İlker Akyüz, Çorum’dan İhsan Kaçan, Tokat’tan İbrahim Koçak, Amasya’dan Hasan Bilgin, Tolga Akarslan, Selçuk Yalçın, Fahrettin Dost ve Mustafa Yakışan da katıldılar, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, bu Sivas’ta oluyor olay. Bir daha göster bakalım şu resimleri. Arslan bunlar arslan, koç yiğit! Ahir zamanın sahabeleri inşaAllah, ahir zamanın koç yiğitleri inşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “sizin aldığınız sevabın elli mislini alacaklar onlar” diyor ahir zamandaki mücahitler için. “Neden ya Resulullah (s.a.v.)?” diyorlar, “çünkü onlar beni görmediler” diyor, “beni görmediler ve fitne de çok çetin olacak” diyor. “Sizin aldığınız sevabın elli mislini alacaklar” diyor. MaşaAllah. “Onlar Ben-i İsrail peygamberleri gibidir” diyor hatta başka bir rivayette de. O kadar çok sevap kazanacaklar. Ahir zaman çok değerlidir. Kardeşlerimizi de, Sivas’ın o koç yiğitlerini de tebrik ediyorum. Allah şevklerini, mücadele azimlerini artırsın inşaAllah.
BETÜL HANIM:Hocam; sizin Avrupa televizyonunda “Merhum Erbakan Hocamız’ı ve şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu unutturmayacağız, sürekli hatırlatacağız” şeklindeki sözlerinizden ve onlar anısına hazırlanan videoları sıkça yayınlatmanızdan sonra Fatih Erbakan Facebookta’ki sayfasında, Erbakan Hocamız ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun beraber resimlerini yayınlamış ve şunları yazmış; “iki güzel insan, iki mücahit kardeş; Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve Merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan Hocamız’ı unutmadık ve unutmayacağız. Ruhları için, Allah rızası için El-Fatiha.”
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah, maşaAllah. Var mı yeni film?
BETÜL HANIM:Yeni bir video var inşaAllah.Toprak altı mahallesi.
VTR: Toprak Altı Mahallesi Her Gün Daha da Genişliyor
VARDA HANIM:“Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard ve huvel azîzul hakîm. Huvellezî ahrecellezîne keferû min ehlil kitâbi min diyârihim li evvelil haşri, mâ zanentum en yahrucû ve zannû ennehum mâniatuhum husûnuhum minallâhi fe etâhumullâhu min haysu lem yahtesibû ve kazefe fî kulûbihimur ru’be yuhribûne buyûtehum bi eydîhim ve eydîl mû’minîne fa’tabirû yâ ulîl ebsâr Ve lev lâ en keteballâhu aleyhimul celâe le azzebehum fîd dunyâ, ve lehum fîl âhıreti azâbun nâr.” SadakAllahülazim.
ADNAN OKTAR: Evet, biraz okuyucu mektuplarını okuyalım.
DİLEM HANIM:Evet, okuyucu mektupları vardı Hocam. “Selam Hocam”
ADNAN OKTAR:Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu
DİLEM HANIM:“Ben Seda Sayan’ın programını izlemiştim. Dün Damla Hanım’ın sizin programınızdaki konuşmalarını da izledim. Doğrusu ben Seda Sayan’ın böyle bir program yapmaya cesaret etmesine çok şaşırdım Hocam. Seda Sayan’ın yıllardır babasına yaptığı vefasızlıkları televizyonlardan izlemiştik. Kendi öz babası için ‘ölsün de kurtulalım’ dediği, bizzat kendi açıklamalarında var. Ben bu konularda birkaç resim gönderdim. Eğer talebeleriniz gösterebilirlerse inşaAllah. Nitekim babası yalnız başına evinde ölü bulundu. İstanbul’a getirilen cenazesini karşılamadı. Sadece cenazesinde katılımcı olarak bulundu. Kendi babasına yaptığı vefasızlığı göz ardı edip orada akıl veren bir üslup kullanmasını, ben çok garip karşıladım. Önce kendisine bakması gerekmez miydi Hocam?” demiş bir kardeşimiz.
ADNAN OKTAR:Başka konuya geç, başka konuya bak.
DİLEM HANIM:Bir mektup daha gelmiş.
“Değerli, yakışıklı Ahmet Muhammed Adnan Hocam; Seda Sayan, programında annenin, babanın ne kadar değerli varlıklar olduğundan, onlar için can vermek gerektiğinden bahsediyordu. Sayın Hocam; o an hemen Seda Sayan’ın babasının yıllar önce bir televizyon kanalında, ana haberde çıkan hali gözümün önüne geldi. Seda Sayan’ın babası baraka gibi bir yerde bakımsızlıktan tek başına perişan, ‘Seda bana hiç bakmıyor, hiç ilgilenmiyor’ diyerek kendisini terk edilmiş bıraktığını anlatıyordu. Hocam, adamcağızın halini görseniz; sokağa atılmış, son derece bakımsız, yemek yiyememekten zayıflamış, yıpranmış yaşlı bir adamdı. Zaten sonra gazetelerde Seda Sayan’ın babasının evde ölü bulunduğu haberleri çıktı. İki yıldır sizi izliyorum, her zaman annelerin, dedelerin el üstünde tutulması gerektiğini anlatırsınız. Seda Sayan, Türk toplumunda çok nadir insanın sahip olacağı bir vicdan eksikliği göstermişken, şimdi kime ders veriyor?” demiş başka bir kardeşimiz.
ADNAN OKTAR: Bu doğru mu, babasıyla ilgili var mı öyle bir olay?
DİLEM HANIM:Evet, ben duymuştum.
BETÜL HANIM: Evet, ben de duymuştum Hocam.
ADNAN OKTAR:Nasıl o, nedir o?
BETÜL HANIM:Bu şekilde, “ölsün de kurtulayım” şeklindeki ifadesini duymuştum ben de.
ADNAN OKTAR:Babasına?
BETÜL HANIM:Evet, babasına bu şekilde bir ifadesi var.
DİLEM HANIM: Babası da haberlere çıkmıştı.
ADNAN OKTAR:Nerede yazıyor bu? Var mı böyle bir şey? Yani siz kendiniz gördünüz bunu.
DİLEM HANIM:Evet, görmüştüm ben, haberlerde gördüm, eskiden.
ADNAN OKTAR: Tabii böyle bir programın yapılmış olması ve zamanlama çok şaşırtıcı. Tam mahkemelerin karar aşamasında olduğu bir dönemde bu öyle rastgele olmuş bir şeye benzemiyor. Biraz bir gariplik var. “Seda Hanım’ı da bu konuda acaba kullandılar mı?” gibi de insanın aklına geliyor. Allah akıl fikir versin, iyilik, güzellik, hayır versin. Garip, şaşırtıcı tabii. O adamı ortaya çıkartmaları mesela; bunu “örnek hoca” diye, “örnek âlim” diye ortaya çıkarıyorlar, sonra adamın yazdıklarına baktık, anlattıklarına baktık; “ahiret yok” diyor adam. Ahireti inkar etmiş, ölümden sonra dirilişi inkâr etmiş. Darwinizme inanıyor adam. Hıristiyanlıkta da, Musevilikte de, Müslümanlıkta da ahiret inancı vardır, cennet-cehennem vardır.
Şimdi biraz Cübbeli’den dinleyelim, devam edelim.
VTR:Cübbeli’nin, İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin sözlerini yanlış yorumladığı konuşmaları
GÜLŞAH HANIM:Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir? Fussilet Suresi, 33’üncü ayet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah,maşaAllah.
DİLEM HANIM: Faaliyet yapan kardeşlerimiz, size de mektupları var Hocam.
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah, aslanlar, bir göreyim o koç yiğitleri ben.
DİLEM HANIM: Size mesajı şu şekilde; “Selamun Aleykum Hocam”.
ADNAN OKTAR:Aleykum Selam ve Rahmetullahive Berakatuhu.
DİLEM HANIM:“İsmim Beytullah. Erzincan’da broşür dağıtımı yaptık Hocam, arkadaşımla beraber.Daha öncede merkezdeki birçok iş yerine dağıtım yapmıştık. Ayrıca Nur talebesi kardeşlerimizin kütüphanelerini kitaplarınızla donattık.Aynı zamanda Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin talebelerinin ‘Hz. Mehdi (a.s.) şahs-ı manevi değildir’ ve diğer açıklamalarını içeren CD’ler yapıp verdim. Benden daha fazla CD talep ettiler. Fırsat buldukça arkadaşımla birlikte dağıtıyoruz. Arkadaşımın adıTugay.Resimdeki kişi Hocam.”Resimdeki arkadaşımız, kardeşimiz. “Sizi çok seviyoruz Hocam.Bizim için dua edermisiniz? Vesilenizle Kuran-ı Kerim’i hem Türkçe hem Arapça ikinci bitirişim olacak, inşaAllah. Hocam ayrıca hadis bilgimi ve diğer konulardaki bilgimi oldukça geliştirdim. Allah sizden razı olsun Hocam.İbadetlerimi yapmamda iman hakikatlerinin üzerimde mükemmel bir etkisi oldu Hocam.Selamun Aleykum.”
ADNAN OKTAR; Aslan bunlar aslan! Beytullah, aferin, ismide güzel kendide koç yiğit. Ahir zamanın aslanları bunlar, maşaAllah.“Onlar gündüz aslan gece abidtir”diyor Peygamber Efendimiz(s.a.v.), bunlar onlardan.Böyle aslan bunlar, maşaAllah. “Sahabelerin elli misli sevap alacak” diyor Peygamberimiz(s.a.v.). Allah şevklerini gayretlerini artırsın inşaAllah.Binbir türlü fitnenin, binbir türlü tuğyan ve delaletin cirit attığı ortamda onlar aşkla şevkle İslam’a Kuran’a hizmet ediyorlar, maşaAllah. Fitnenin biri bitiyor biri başlıyor. Sevabımız ne oluyor? Dağlar gibi oluyor Allah’ın izniyle inşaAllah, kat kat artıyor.Ne kadar çok fitne okadar çok sevap, ne kadar çok saldırı kadar çok sevap maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Sen şahsi merak ettiğin bir şey sor bana, çok sıradan bir şey de olabilir. Çok alelade sıradan bir şey de olabilir.
DİLEM HANIM:“Beni seviyor musunuz?” dedi.
ADNAN OKTAR:Hem nasıl!Hem nasıl!Çok çok çok fazla ve her geçen gün daha artıyor sevgim, daha pekişiyor. Benim sevgim Allah rızası için olduğu için çok sağlam zemine oturur.Nedenlerini kafamda iyi oturttururum.Mesela senin hem fizik güzelliğin çok hoşuma gidiyor, hem ruh güzelliğin çok hoşuma gidiyor. İki güzelliğinde hoşuma gidiyor.Ama insancıllığın, pozitif elektriğin çok güçlü;yani farklısın, o yönünle çok farklısın. Sen sevilmeyi çok fazla hak ediyorsun. Dürüst bir tavrın var, çok candan bir tavrın var. Onun için severken bende şefkat de gelişiyor,saygıda gelişiyor, değer vermede gelişiyor. Bir de ben sevdimmi ömür boyu severim.Yani geçici sevme olmaz bende.Çok istikrarlı, çok güçlenen bir sevgi olur.Sevgimin gerekçelerini ben iyi beslerim.Mesela “şu nedenden daha çok sevmem gerekir”,“şu nedenden daha çok sevmem gerekir” diye kafamda onu sürekli güçlendiririm, geriyede adım attırmam. Mesela kötü olan bir şeyi hemen anında, bir kaç salise içinde silip yok ederim kafamda.Yani onu düşünmem. Sevgimi hırpalayacak, bozacak şeylere müsaade etmem.Yanlış bir şey varsa ondan dolayı ben sana küsüp kızmam; onu düzeltip yine devam ederim sevgimde.Sevgimi örselemem, yaralamam,ona bir zarar verdirtmem. Onun için çok istikrarlı, kararlı, güçlü, gelişen bir sevgiye sahibim. O yönüyle sevgimden hiç korkma; hiç azalmaz, gittikçe artar, inşaAllah.
MaşaAllah. Bana çok fazla mail gelmiş.Aman aman, aman aman maşaAllah, maşaAllah, maşaAllah. Genellikle şu dün ve evvelki günkü konuşmalarımızla ilgili çok mail gelmiş, bu Seda Sayan’ın programıyla ilgili çok fazla mail gelmiş. Ama ben hakikaten iyi niyetle baktığım için, tam öyle yani ne niyetle, neden bunu böyle bir şey yaptılar,kim yaptı,nasıl organize edildi,organize olduysa onu teşvik eden kişiler, şahıslar kimlerdir;ben anlayamadım. Niye böyle bir şeye gerek duydular? Seda Hanım hem seven hem değişik olan bir tavır gösterdi. Anlayamadım yani, çıkaramıyorum ne olduğunu.
Kısa bir aramız olsun ama bu ara ilim arası olsun, inşaAllah.
VTR: Sevimli Hayvanlar
VTR:Su Üstünde Yürüyen Kertenkele Basilisk
ADNAN OKTAR:Evet, herkes hoş geldi. Muhterem Hocam neler anlatmak istiyorsun?
DİLEM HANIM:Hocam ayetler okumak istiyorum.Şeytandan Allah’a sığınırım.“Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.” Mücadele Suresi, 21.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tespitlerine göre, raporda 2000-2006 yılları arasında polis sorumluluk bölgesinde işlenen cinayetlerin bin doksan birinin aile içi cinayet olduğu tespit edilmiş.Bin doksan bir cinayet aile içi cinayet. “Bu cinayetlerde bin doksan bir kişinin öldüğü vurgulandı. Acil yardım hattını arayan kadınların %14,6’sınınensest mağduru olduğu tespit edilmiş.” Yani kendi babası tecavüz etmeye kalkıyor, kendi akrabalarından tecavüz görüyor. “1990’larda yıllık yüz bin ile bir milyon arası ensest vakası yaşandığı, fakat bu rakamların sadece yüzde onun bildirildiği tespit edildi.” Amcası tecavüz etmeye kalkıyor, abisi tecavüz etmeye kalkıyor kız kardeşine.Diyorlarki; “aile kutsal”.Aile içinde böyle namussuzluk, ahlaksızlık yapan adamın kutsallığı kalır mı,böyle haysiyetsizlerin?İnşaAllah. “Bir başka araştırmada gösteriyor ki genel nüfusun yüzde onu enseste maruz kalıyor.” Yani yüz de on oranında aile içi ensest vakaları var. “Brezilya’da ise bölgelere göre ensest vakaları yüzde beş ile yüzde yirmi bir arasında değişiyor.”O kadar yüksek. Adam diyor ki; “baba kutsal”. Babası kızına tecavüz etmeye kalkıyor, o kadar ahlaksız. Nasıl oluyor bu? Dindar, namuslu, aklı başında aile kutsaldır. PKK’ya hizmet eden, dinine imanına musallat olan, nefes aldırmayan, Müslümanlarlagörüşmesini engelleyip, ahlaksız insanlarla görüşmesi için teşvik eden, olmadık rezillik yapan adamlar kutsal aile olmaz inşaAllah.
DAMLA HANIM:Hocam, sizin anlattığınız bir şey zaten, cezaevleri bu tarz anne babalarla dolu. Çocuğunu kesip öldüren, bütün gazetelerde her gün haberler yayınlıyorlar bununla ilgili.
ADNAN OKTAR:Tabii, ağzını burnunu kırıyor, suratına asit atıyor çocuğunun, bıçaklıyor. Her gün görüyoruz televizyonda. Bir de “kutsal” diyor. “Kutsal, bırakalım doğrasın” öyle mi? Olur mu öyle şey?
“Lütfeeeen oku, lütfen oku Hocam” diyor. “Selamun Aleykum Adnan Hocam.” Aleykümselam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.“Sizin Seda Sayan programına konu olmanız hayırlara vesile olacak inşaAllah.Bu sayede A9’u tanımayanlar tanımış olacak. Benim sorum şu Hocam; Nazım Kıbrısi Hocamız “yakında Şam tarafında Amik Ovası’nda bir savaş çıkacak ve çok çetin olacak” dedi, “mümkün olduğunca erzak depolayın, kuyu açın” dedi. Bu olayın aslını yorumunu sizden bekliyorum, çünkü sizin her dediğinize inanıyorum.Talebeliğinize kabul edilmem duasıyla ellerinizden öperim.” Her zaman için bir savaş tehlikesi vardır. Hocamızın dediği; savaşa karşı herkes, her ülke, her fert hazır olmalı, boş bulunmamalı. Kastedilen budur. Yoksa ‘illa olacak’ anlamında değil bu, inşaAllah.
Güzeller güzeli, sen kaç yaşındasın?
DAMLA HANIM:Yirmi beş yaşındayım Hocam.
ADNAN OKTAR:Yirmi beş. Annen çıkmış,“on dokuz yaşında” diyormuş. Altı yaş birden indirmiş seni, bayağı gençleştirmiş. Bak evli olduğunu da söylememiş, o da çok ayıp, çok ayıp. Seda Sayan’ın da bilmediği etmediği bir adamı paldır küldür mikrofonla devreye sokması çok anormal bir hareket. Çünkü kadın küfredebilir, hakaret edebilir, abuk sabuk bir şey konuşabilir. Canlı yayın bu, sonra bunun telafisi nasıl olacak? “Bilmiyordum” diyor. Bilmediğin adamı niye çıkarıyorsun, tanımadığın adamı? Mesela birisi dese ki; “ben Seda Sayan ile ilgili konuşmak istiyorum” dese şimdi bir adam, telefon etse ben bağlar mıyım? Küfredebilir adam, hakaret edebilir, her şeyi söyleyebilir. Nasıl telafi edeceğiz sonra? Bilmeden etmeden adam televizyona çıkarılmaz, canlı yayına çıkarılmaz. Bak “on dokuz yaşında” diyormuş, “çocuk”. Evli olduğunu söylemiyor. Kaç yıldan beri evli?
DAMLA HANIM:Dört yıldır evliyim, elhamdülillah,Allah’a çok şükür.
ADNAN OKTAR:Mesela bunu da söylemiyor. Madure çocuk, mağdur çocuk havasında. Bıraksınlar, insanlar kendileri kendi inançlarına karar versinler, kendileri doğru bildikleri yolda ilerlesinler. Yani bu çok ayıp ve yakışıksız. “Pardon, oldu bir kere”.Pardon ama sen bütün Türkiye’ye duyuruyorsun. İnsanlar çabuk etki altında kalıyorlar. Bak Bediüzzaman; “insanların çabuk iğfal olunabilen akıllarına” diyor,“bu iman hizmetinin kusursuz olduğu gösterilsin” diyor, “başka maksatlara alet olmadığı gösterilsin” diyor. İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bir ayet söyle.
MÜZEYYEN HANIM:Hemen okuyayım Hocam, inşaAllah. Baş üstüne. Tin Suresi’ni okuyacağım Hocam.Euzubillahimineşşeytanirracim“Bismillahirrahmanirrahim. Vettiyni vezzeytuni.” “İncire ve zeytine andolsun”. “Ve turi siyniyne”. “Sina dağına”. “Ve hazelbeledil'emiyni”. “Ve şu emin beldeye (güvenilir şehre)”. “Lekad halaknel'insane fiy ahseni takviymin”. “Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” “Sümme redednahü esfele safiliyne”. “Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.” “İnnelleziyne amenu ve amilussalihati felehum ecrun gayru memnuun”. “Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.” “Fema yukezzibuke ba'du biddiin”. “Öyleyse bundan sonra, hangi şey sana dini yalanlatabilir?” “Eleysallahu bi ahkemil hakimiyn”. “Allah hükmedenlerin hakimi değil midir?”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah.
GÜLŞAH HANIM:Tevbe Suresi, 33’üncü ayeti okuyorum.Şeytandan Allah’a sığınırım. “Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.” Hocam bu ayette “elçisini hidayetle gönderen O’dur” ayetin bu kısmı 2005 yılını veriyor, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bir anneye bak bakalım şöyle, anneye. Sevimli annen senin o sevimli güzelliğini bir görsün inşaAllah. Annene de buradan selam ediyoruz, ellerinden öpüyorum. Saygılarımı, hürmetlerimi iletiyorum. Allah ona sağlık, güzellik, esenlik versin. Böyle dünya tatlısı bir varlığın doğumuna da vesile olduğu için, Allah’a hamd ediyoruz maşaAllah.
GÜLŞAH HANIM:MaşaAllah elhamdülillah. Hocam, annem sizi çok çok seviyor, sürekli takip ediyor.Kitaplarınızı da sürekli okuyor. Bir de çevresine de tavsiye ediyor.MaşaAllah, tüm ailemiz o şekilde maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Cübbeli’den bir tane ahir zamanla ilgili bir konu dinleyelim, inşaAllah.
VTR:Cübbeli en sonunda; İslam devletlerinin birlik olması gerektiğini ve Libya’ya asıl İslam Birliği’nin sahip çıkması gerektiğini söylüyor (24 Mart 2011)
VTR: Cübbeli’nin itirafı; “Libya için tek çözüm İslam Birliği olmalıdır.”
VTR: Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)’ın mezhepleri kaldıracağını anlatıyor.
VTR: Cübbeli, müceddidlik için yüz yılın başında ilan gerektiğini iddia ediyor.
ADNAN OKTAR:“Öz Kızını Öldürüp Okeye Gitmiş” nedir bu? Gazete haberi mi? Bir bakalım. “Öz Kızını Öldürüp Okeye Gitmiş”bu bir. “Anne Kızını Öldürdü” demek ki anne kutsal olmuyormuş, öz kızını öldüren anne. “Bu Nasıl Ana-Baba” bak ne diyor? “Boşanan yirmi yıllık çift, çocuklarının velayetini almayıp, devlete bıraktı.” Bunlarda ana baba. “Tacizci Babaya On Yıl İsteniyor.” “Kızlarına Tecavüz Etti, Hapiste Kendini Astı”. Demek ki böyle psikopatlar varmış; öz kızına musallat olan, ona sapıklıkla yaklaşmaya kalkan, adilik yapan.“Ya Sen İntihar Et ya da Biz Seni Öldürürüz”. Bak, psikopatlığa. Demek ki oluyormuş böyle insanlar. Demek ki ‘kutsal aile’ diye bir şey yok. Güzel ahlaklı aile kutsal oluyor, güzel huylu aile. “Her aile kutsaldır” diye bir şey yok. Ahlaksızı var, iti var, kopuğu var, kızını gayri meşru yola çekmeye kalkan var, kızından çıkar elde etmeye kalkan var, PKK’lı anne babalar var, kızını başka daha da kötü işlerin içine sokmaya kalkanlar var, uyuşturucuya sevk edenler var. Biz bunlara “kutsal ana baba” demiyoruz. Biz bunlara “ahlaksız” diyoruz. Her ana baba kutsal olmaz. Dindar, aklı başında, saygılı, fikre saygılı, inanca saygılı insana biz “kutsal anne” yahut “baba” deriz, inşaAllah.
Programı tam seyretmemiştim, seyrettim; yani akıl almaz derecede bozuk üslup,akıl almaz derecede. Dün seyrettim. Çok kısa bir bölümüne bakmıştım. Akıl almaz derecede bozuk ve çok çirkin. Çok saldırgan bir üslup var. Hem seviyor gibi gösteriyor, akıl almaz bir nefret üslubu var. Sen bu nefretini PKK’ya yönlendir, dinsizlere yönlendir, komünistlere yönlendir, vatan düşmanlarına yönlendir, Mehmetçiği şehit edenlere yönlendir. Tek kelime PKK aleyhinde konuşmuyorsunuz. PKK’nın Marksist, Leninist, Darwinist olduğunu tek kelime söylemiyorsunuz. Anti Darwinist, anti materyalist faaliyet yapmıyorsunuz. Benim arkadaşlarımın hepsi üniversite mezunu. Bayağı aklı başında,hepsi hür. İstedikleri gibi hepsinin işi gücü var, faaliyetleri var, çalışıyorlar. Gayet aklı başında, kaliteli, klas insanlar. Benim güzelim mesela yüksek mühendis, benim kızım da öyle çok güzel işi var. Bayağı başarılı çalışmaları, mesela benim bu güzelim de öyle, maşaAllah. Hepsinin çok güzel faaliyetleri var, çok güzel, faydalı çalışmaları var, vatana millete çok güzel hizmetleri var. Çok başarılı, kimi iş kadını, kimi mühendislik yapıyor, kimi mimarlık yapıyor, kimi iç mimar, kimi ticaretle uğraşıyor, kimi sanayici. Hepsi çok başarılı insanlar. Geniş çevreleri var, çok kaliteli arkadaş çevreleri var.
GÜLŞAH HANIM:Hocam ben bayağı aklı başında bir insanım elhamdülillah. Sizin vesilenizle, sizin anlatımlarınızla samimi Müslüman oldum.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Tabii, çocuk din, İslam bilmiyordu, Müslümanlık bilmiyordu; sonra öğrendi, maşaAllah. Mesela bu çocuk ben ilk gördüğümde akıl almaz zayıftı. Hastaydı böyle, hastanede özel ilaçlar veriliyor, tedaviler var, özel, hastanede; o zamanları diyorum. Bak, şu an aslan gibi, gayet sağlıklı, maşaAllah.
DAMLA HANIM:Allah’a çok şükür, elhamdülillah. Hocam, doktorlarım bile şaşırıyor. “Normalde bu hastalık geçmez” diyorlar, hiçbir eser kalmadı Allah’a çok şükür, elhamdülillah. Hocam, birde şu var; annemi çıkarıp televizyonda bu şekilde konuşturuyorlar, zavallı bir anneymiş gibi gösteriyorlar ama işin aslı hiç o şekilde değil. Normalde ben annemim yanında iyi bakılsaydım, bana saldırıda bulunmasaydı ben zaten onunla görüşürdüm. Ama Hocam benim eski hayatım hiç böyle değildi. Annem benim üzerimden bayağı para kazanmaya çalışıyordu. Mankenlik ajanslarına gönderiyordu, kapı kapı dolaştırıyordu en soğuk havalarda. Aşırı bakımsızdım, çok çelimsizdim. Aylarca ben hasta geziyordum. Hasta bir insandım. Mesela arabası vardı, bana arabasını vermeyip, okula otobüsle gönderiyordu. En sağlıksız ortamlara sokuyordu. Normalde çok şiddetli temiz olması gerekiyor yaşadığım ortamın, çok sıcak olması gerekiyor; annemden soba istediğimde vermiyordu, para vermemek için bana soba vermiyordu. Ben battaniyeyle ısınmaya çalışıyordum, sağlığıma kavuşmaya çalışıyordum. Ondan sonra da Hocam, işin aslında da annem kendi kuaförüydü makyajıydı, bunların hepsine kendi parası yetiyordu. Arabayla istediği yerlere gidiyordu ama onun dışında ben istediğimde, yani benim sağlığımla ilgili bir durumda hiçbir şekilde vermiyordu Hocam. Bunu zaten beni görenler, tanıyanlar çok iyi anlamıştır, yani şu aradaki farkı çok net görmüşlerdir, ne kadar sağlıklı olduğumu, ne kadar mutlu, neşeli olduğumu eşimin yanında. Şimdi oraya çıkıp “zavallı bir anneyim” işte “annesine kavuşsun, geri dönsün”. Ben Hocam, dönmek istemiyorum o hayatıma. Öyle bir zor durumdaydım ki bütün günüm kavga dövüş içinde geçiyordu, mutsuz geçiriyordum, her gün bağırtı çağırtı, saldırganlık. Ben o hayatıma geri dönmek istemiyorum. Ama annem şu an eşime, bana karşı çıkmazsa, hakaret etmezse, tehditte, saldırıda bulunmazsa…Benim eşimi hapse attırmaya çalışıyor Hocam. Böyle bir anneyi ben kabul edebilir miyim, böyle bir durumu? Eşimi hapse attırmaya çalışıyor, Müslüman arkadaşlarımı hapse attırmaya çalışıyor. Bana kendi, fiziksel, hem maddi, hem manevi, fiziksel saldırıda bulunuyor. Ben bunu kabul edemem. Şimdi orada Seda Sayan da öyle bir gösterdiler ki annemi, “zavallı bir anne çıkmış ağlıyor” gibi. Zaten görenler çok net anlamışlardır Hocam yani ne kadar yapmacık olduğunu o ağlama seslerinin. Ben böyle bir şeyi kabul edemem. Ben hür, aklı başında bir insanım. Bu şekilde olursa ben görüşmek istemiyorum annemle. Benim eşim de bana karışmıyor. Ben kendi özgür irademle görüşmeme kararı alıyorum inşaAllah, bu şekilde.
ADNAN OKTAR:Canım eğer tavrını değiştirirse.Dua ederiz biz. “İlla ki bir insan bu çizgide gider” demiyoruz biz. Düzelirse tavrı, insancıl olursa tabii sende ona karşı şefkatli davranırsın.
DAMLA HANIM:Evet tabii ki Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Müslüman’da katılık yoktur. Müslüman’da affedicilik vardır.Ama “Kutsal aile, aileler mükemmel mübarektir”. Kızına babası tecavüz ediyor ve binlerce, on binlerce vaka var. Amcası tecavüz etmeye kalkıyor, abisi tecavüz etmeye kalkıyor. Yok, “şu oldu” diyor, bıçaklamaya kalkıyor; bilmem ne oluyor, yüzüne kezzap atmaya kalkıyor. “Aile kutsaldır, sakın sakın ses çıkartma” diyor. Neresi kutsal bunun? Kutsal aile dinine imanına, mukaddesatına, ahlakına titizdir; sevgi doludur, demokrattır, sevecendir, insanların fikirlerine müdahale etmez, insanlara saygıyla bakar, muhabbetle bakar, insanı insan olduğu için sever, Allah rızası için sever. Biz buna kutsal aile, “kutsal anne, kutsal baba” deriz. Yoksa öbür türe tavrımız benim açımdan, kendi açımdan çok net.
GÜLŞAH HANIM: Hocam benim ailem inançlarıma bayağı saygı gösteriyor. Siz de sürekli söylüyorsunuz çok şefkatli olmam gerektiğini, sevgi, saygı göstermem gerektiğini. Sizin bu yönde zaten anlatımlarınız çok açık, net. Çok merhametlisiniz aileye karşı, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Annenle bir gün telefon bağlantısı da kuralım. Annen çok şeker. Dün annen gelmişti. Kusura bakmasın, ellerinden öpüyorum. Vaktim dardı onun için görüşemedim ama hafta içinde görüşürüz.
DİLEM HANIM:İnşaAllah. Size çok seviyor Hocam. Sizin vesilenizle Müslüman oldu. Beş vakit namaza başladı.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, annesi Musevi’ydi. Çok takva, beş vakit namazında Müslüman oldu maşaAllah. Oruçlarını tutuyor. Hepsi tamam, mükemmel.
DİLEM HANIM:MaşaAllah. Ben ve kardeşim de o şekilde.
ADNAN OKTAR: Ufak kardeşi de öyle maşaAllah, o da çok dindar oldu, elhamdülillah, maşaAllah.
GÜLŞAH HANIM: Hocam ben şahit olduğum için söylüyorum. Sizin Müslümanlarakarşı şefkatiniz, koruyuculuğunuz, onların sağlığını düşünmeniz, mutluluğunu, huzurunu, neşesini düşünmeniz çok önemli bir özelliğiniz sizin. Çok vicdanlısınız bu konuda, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Çok güzel bir sanatçımızın, çok güzel bir şarkısı vardı. Onu size gönderdiler mi? Sor bakalım. Çok güzel bir sanatçımızın, çok güzel sesinden, çok güzel bir parça vardı. Yani bence üstüne yok, maşaAllah. Kadın sanatçı olarak üstüne yok, maşaAllah. Kim olduğunu söylemem, sürpriz. Dinleyince anlayacaksınız, inşaAllah.
DİLEM HANIM: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Pardon, oldu bir kere” mantığı olmaz. Biz hiç kimseye bunu layık görmeyiz, hiç kimsenin böyle bir konumda kalmasını istemeyiz. Bize de uygulanmasını istemeyiz. Adaba edebe uygun bir hareket değil bu. Şimdi mağdur olan kız arkadaşlarımız da, ben de yarın Cumhuriyet Savcılığı’ndayız. Ellinin üzerinde dava açıyoruz. Yüz milyarlık da tazminat davası açıyoruz. Mahkemede karşılıklı olayları değerlendiririz inşaAllah. Orada anlatsınlar inşaAllah. Tekzibi de resmi olarak mahkeme kanalıyla yaptırtacağım. Ama nezaketle saygıyla mesela gelse bizim misafirimiz olsa, hakikaten samimiyetle, candanlıkla özür dilerse tabii biz hürmetle karşılarız, sevgiyle. Ben kindar, nefret dolu bir insan değilim.
DİLEM HANIM: Göndermediler daha.
ADNAN OKTAR: Evet, dün dinledim.Çok şahane, bayağı güzel parça icra ediyor maşaAllah. Bayağı hoş. Tamam, o zaman küçük bir, aslında büyük bir tane delil vereyim de anlayın. Benim programa katılan bir hanım sanatçı. Kim? Umut Akyürek. Dünya tatlısı. Çok efendi, dindar, muttaki, gerçek Osmanlı hanımefendisi, gerçek Türk evladı, çok nefis ahlaklı güzel bir insan, maşaAllah. Sesi de güzel, her yönden güzel bir insan, inşaAllah.
BETÜL HANIM:Hocam internetten de çalabilirim eğer uygun görürseniz.
ADNAN OKTAR:Aç bakalım. Ama önce biraz Cübbeli’den bir şeyler dinleyelim, sonra inşaAllah.
VTR: Cübbeli ehl-i sünnetin tüm kaynaklarında, Hz. İsa (a.s.)’ın nüzulünün mütevatir hadislerle sabit olduğunu anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Evet, o dünya tatlısının sesinden o güzel şarkıdan bir bölüm dinleyelim inşaAllah.
ŞARKI: Umut Akyürek, Gülü Susuz Seni Aşksız Bırakmam
ADNAN OKTAR: Allah Allah. Allah Allah.Şu güzelliğe bak, şu sesin güzelliğine bak. Nasıl içli ve nasıl güzel maşaAllah. Muhteşem, muhteşem, çok güzel. Çok derin bir tutkuyu ve derin bir sevgiyi çok güzel ifade ediyor maşaAllah ve tam kadın sesi, çok mükemmel. Çok güzel bir duygu yükü var içinde de maşaAllah. Allah cennete de kardeş etsin, inşaAllah. Burada derin tutkuyu, derin sevgiyi, derin aşkı ifade eden çok güzel bir şarkı maşaAllah. Dayanamayacağım artık herhalde, maşaAllah. Çünkü böyle parçaların hatırası olur, maşaAllah.Çok şahane maşaAllah. Nedir, anlatılacak başka neler var?
DİLEM HANIM:Hocam,bu akşam Belçika’nın başkenti Brüksel’in en lüks otellerinden Radisson Blu RoyalHotel’de 19.30’da konferansımız var inşaAllah. Sadun ve Emir kardeşlerimizin bir konferansı olacak, inşaAllah. Konferansta hem kitap ve fosil sergisi olacak, hem de ücretsiz kitap dağıtımı olacak inşaAllah. Girişlerde ücretsiz.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Tamam. Şeyh Ahmet Yasin Hocam’dan biraz dinleyelim, birkaç şey sonra devam edeceğiz, inşaAllah.
VTR: Şeyh Ahmed Yasin Hazretleri diyor ki; “Hz. Mehdi (a.s.) kan dökmeyecek. İttihad-ı insan olursa İttihad-ı İslam olur.”
VTR: Şeyh Ahmed Yasin Hazretleri İttihad-ı İslam’ı anlatıyor.
VTR: Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri diyor ki;“Sayın Adnan Oktar bu yüzyılın hizmetini yapmıştır.” 10 Haziran 2011
VTR: Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri diyor ki; “vaktimizin Bediüzzaman’ı Sayın Adnan Oktar’dır.”
VTR: Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri; “masum Yahudiler bizim emanetimizdir” diyor. 19 Mart 2011
ADNAN OKTAR: Evet, yayındayız.Çok fazla mail gelmiş.“Ben Kamil Muhip. Hocam, Atatürk, Mehdiyet’e nasıl zemin hazırladı?”Atatürk olmasaydı Hz. Mehdi (a.s.) olmazdı, söyleyeyim. Atatürk, Mehdiyet’e hazırlayan metafizik bir insandır, çok çok önemli bir insandır, çok tarihi bir insandır.Yani büyük hizmeti olmuştur.Eğer Atatürk olmasaydı, biz böyle buralarda konuşamazdık, bu özgürlük ortamı olmazdı, bu sevgi ortamı olmazdı.Yobazlara gün doğardı.Münafıklara gün doğardı. Müslümanlar’a göz açtırmazlardı.Cehenneme çevirirlerdi memleketi.Bak benim canlarım böyle pırıl pırıl karşınızdaysalar bu Atatürk’ün meydana getirdiği imkanla olmuştur.
“Selamun Aleykum.”Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.“Hocam” diyor,“çelik kale gibisiniz evelAllah” diyor. “Rüzgarlar, fırtınalar sizi yerinizden bile kıpırdatamaz” diyor.“Hocam zatıalinize çok iftira attılar ama sonunda herşey ortaya çıktı” diyor. “Keşke herkes sizin gibi olsa. Allah yardımcınız olsun” diyor. Şanlıurfa’dan yazmış kardeşlerimiz,Emine ve İlhan isimli çift.
“Hocam, bugün yakıyorsunuz ortalığı MaşaAllah” diyor.Allah Allah,Allah Allah. Şöyle bir bakayım kendime. Evet.“Çok yakışıklısınız” diyor, “kız kardeşlerde öyle, çok güzeller maşaAllah” diyor.
“SelamunAleykum Hocam.Ben Evrim. 23.08.1995 doğumluyum.Hollanda’da ikamet etmekteyim, Hocam” diyor.Çok fazla soru var.Şimdi bizim internet sitemize gireceksin sevimli, oradan bakacaksıninşaAllah. Çünkü hep cevap verdim bu konulara.
DAMLA HANIM: Hocam, sözünüzü kesmek istemem ama bir de şöyle de bir durum var.Şimdi annemi tanıyanlar çok çok iyi bilirler,annem paraya müthiş önem veren bir insandır yani.“Para” denildi mi bütün akan sular durur onun için.Beni şimdi izleyenlerde tanıyordur.Beni çok net anlayacaklardır.Eşim sadece anneme biz evlendiğimizde para vermediği için biz bu hallere geldik, bu duruma geldik.Eşim şuan 2-3 milyar lira çıkarıp anneme verse,“tamam, sen bunu al” dese annemin sesi soluğu kesilir, hiçbir problemi kalmaz, acayip güllük gülistanlık olur aramız.
Hocam,bir de şöyle bir durumda var. Annem, ben evlenmeden önce Hocam, beni müthiş karaktersiz bir adamla evlendirmeye kalktı.Ben hemen karşı çıktım zaten,“mümkün değil, böyle bir şey olmaz” dedim, “kabul etmem” dedim. Sadece adamdan para alacak diye, adam ona ev alacak, araba alacak, daha rahat yaşatacak diye kendi kızının rahatını hiçe sayarak, mutluluğunu hiçe sayarak böyle birşey de yapmaya kalktı.Şimdi televizyona çıkıp “annedir ne yapsa haklıdır”.Ben böyle bir şey kabul etmiyorumHocam.Görüşmek istemiyorum bu durumda. Ama tabii ki-dediğim gibi- bana gelir “saldırıda bulunmuyorum” der, “saldırmayacağım” der,buna kesin olarak eminlikte karar verir, bana karışmayacağına kesin söz verirse ben onunla görüşürüm.Müslümanlığıma, eşime hakaret etmeyeceğine, tehdit etmeyeceğine, saldırıda bulunmayacağına söz verirse,benim başımın tacı, aile benim için çok önemli, mutlaka görüşürüm.Ama ancak bu şartlar olursa görüşürüm Hocam, bunun dışında ben kabul etmiyorum inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, sen anlatmıştın bana, cibilliyetsiz bir şahısla evlendirmeye kalkmış, daha önce söylemiştin.Hakikaten de -araştırdık-adamsüper karaktersiz, mafya kılıklı pislik bir adam o dediğin şahıs, çok aşağılık, çok cibilliyetsiz, kaçakçılık yapan, sahtekârlık yapan, adi, aşağılık bir herif.Hakikaten zengin ama gayri meşru kazançlar elde etmiş.
DAMLA HANIM: Çok karaktersiz bir insan.
ADNAN OKTAR: Evet, haysiyetsiz bir adam anlattığın kişi, meşhur, biliniyor, pislik bir tip.
DİLEM HANIM:Norveç Oslo’da konferansımız vardı inşaAllah.Cumartesi günü gerçekleşti.İslami Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta Oktar ve Altuğ Eti kardeşlerimiz Evrim Teorisinin Çöküşü ve Evrenin Yaratılışı konularını anlattılar.Büyük çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu ve yarısının bayanlar olduğu dinleyiciler özellikle Ahir Zaman,Maddenin Gerçeği ve Darwinizm konularında kardeşlerimize sorular sormuşlar.İngiltere ve Amerika’da konferansa konuşmacı olarak katılan Dr. Zülfikar Ali Şah ve Müfti İbn Adem, İngiltere ve Amerika’ya kardeşlerimizi konferans vermeleri için davet etmişler.Bugün de konferanslar devam ediyor.Ahir Zaman Alametleri ve Türk-İslam Birliği anlatılacak inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Burada beş kişiyi eğitmiş olsan o beş yüz kişiye dönüşür bir haftanın içerisinde, bir ay sonra beş bin kişiye dönüşür, biraz sonra elli bin kişiye, sonra beş yüz bin kişiye, sonra beş milyona, sonra beş milyara çıkar.Dünya nüfusu eğer geçmişolsa, tabii daha artar inşaAllah.Dolayısıyla “bir kişiden ne olacak?”,“iki kişiden ne olacak?” dememek lazım.Ben İstanbul’a geldiğimde tek kişiydim; bak görüyorsunuz, yıkılıyor Avrupa,yıkılıyor ortalık maşaAllah.
GÜLŞAH HANIM: Hocam, sizin kitaplarınız çok çok etkili oluyor.Akıllı, mantıklı, tutarlı bir insan olduğunuz içinhurafeye kesinlikle yer vermiyorsunuz.O yüzden insanın vicdanına tam hitap ediyor, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet. MaşaAllah. “SelamunAleykum nurlu Hocam” ve Aleyna Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. Bakın, Seda Hanım’ın üslubununçok saldırgan olduğunu söylüyor buradaki hanım kardeşimiz. Evet,“suphanallah canım Hocam. Sesi çatlıyor” diyor,“bu kadar mı olur?” diyor.“Yani müthiş bir öfke üstünde vardı.Hemde sevgiden, muhabbetten bahsediyor.Hem de sizi çok sevdiğini söylüyor” diyor, “hemde” diyor, “‘yuh’ diye bir ifade kullanıyor” diyor.“Bunları hiç yakıştıramadım ben” diyor.Evet, neyse buyurun.
DİLEM HANIM: Hocam bugün PKK saldırısı olmuş.
ADNAN OKTAR: Yine?
DİLEM HANIM: Evet, öğlen civarlarında. Adana’da PKK yandaşlarının korsan gösterisine müdahale eden çevik kuvvet birliğinin geçişi sırasında patlama meydana gelmiş.Olayda ikisi ağır, dört polisin yaralandığı bildirilmiş.Ancak henüz daha ayrıntılar ulaşmamış haber merkezlerine.
ADNAN OKTAR: Evet, işte bunlar -söyledim- her gün böyle bir şehit haberiyle sürekli kendilerinden bahsettirerek PKK propagandasıyapıyorlar.Bir kısım siyasilerimizde daha hala Darwinizme, materyalizme karşı atak yapmakta tereddütlü davranıyorlar.Halbuki ana konu bu, bununla konuyu kökten halledebilecekken bunu bekletiyorlar.Halbuki kökten çözecek olayı; ortada.Mikrop ortada, basacaksın üstüne tentürdiyodu;bu kadar.Tentürdiyot olmayıp da, mikrobun üstüne su dökersen mikrop yayılır. Olmaz öyle. PKK’nın net çözümü vardır.Bilimsel çözüm, felsefeyle ve bilimle kökünden eğitimle çözersin.Adamlar eğitimle bunu elde ediyorlar, sende eğitimle bunu çözeceksin; bu kadar.Bunu gece gündüz hatırlatacağız, yine hatırlatamaya devam edeceğiz, taki oluncaya kadar inşaAllah.
Ne yapalım, ne edelim, neler konuşalım? Yarın devam edelim.Evet, haydi bakalım.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...