OKTAR BABUNA: Hayırlı günler sayın izleyicilerimiz. Bugün çok önemli misafirlerimiz var. İsrail’den Sayın baş haham Yisrael Meir Lau. Kendisi 10 sene kadar, İsrail devletinin Aşkenazi baş hahamı olarak, görev almış. Şu anda halen Tel Aviv’in baş hahamı olarak görev yapıyor. Kendisi Musevi dünyasında hem modern, hem Ortodoks çevrelerde çok iyi tanınan ve çok sevgi ve saygı gören birisi. Hoş geldiniz. Aynı zamanda programımıza konuk olarak, Haham Abraham Haim Beyefendi var. Kendisi geçtiğimiz senelerde, İstanbul baş hahamlığına bağlı hahamlardandı, şu anda bağımsız olarak, Türk Musevi cemaatine ders vermek üzere, İstanbul’a sık sık geliyor. Diğer misafirimiz de Hezi Bey. Kendisi tercümede yardımcı olacak.
Buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR: Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, şeref verdiniz. İnşaAllah hayırlara, güzelliklere, iyiliklere vesile olur, inşaAllah bölgede bir güzellik, huzur, neşe ortamı olur, inşaAllah bizlerde, sizlerde vesile olursunuz, inşaAllah. İnşaAllah Tevrat’ta belirtilen, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde belirtilen Kral Mesih’in-Moşiyah’ın-Hz. Mehdi (a.s)’ın devrindeyiz inşaAllah, çok güzel günler olacak, inşaAllah. Bu acı günler bir daha olmayacak inşaAllah, bu holokostlar olmayacak, güzel tatlı günler olacak. Bakın baş haham efendinin, o zamanlar sevimli, tatlı bir çocukmuş, bir tek o sağ kalmış, annesini, babasını o zamanlar alçak herifler zulümle, işkenceyle hayatlarına son vermişler, onu anlatan bir kitap. Ama asıl sizden dinleyelim, buyurun.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA) Size çok teşekkür etmek istiyorum davet için. Sizin hakkınızda çok çok güzel şeyler duydum, çok mutluyum, el sıkışmaktan ve diyalog başlatmaktan çok memnunum. Bizler inançlı insanlarız, Allah’a inanan insanlarız, Tevrat’a inanıyoruz. Bir tarih var, iki kardeş arasında Habil ile Kabil arasında ilk defa olan suikastı anlatıyor, Genesis kitabında. Çok enteresan güzel bir cümle var orada; bir kardeş, diğer kardeşini öldürüyor ama başında onunla konuşuyor, fakat diğeri cevap vermiyor, hiçbir şey söylemiyor, yani ortada bir diyalog yok, anne ve babasının evinden çıkarmak için çağırıyor ama hiç konuşmadı. Bu belkide tarihteki iki kardeşin arasındaki ilk cinayet olayıydı, herkes birbirini dinlemek zorunda, bu şekilde olması gerekir.
ADNAN OKTAR: Çok güzel şeyler olacak. Biliyorsunuz Tevrat’ta uzun uzun Cenab-ı Allah müjdeliyor; Barış çağı olacağını, silahların yok olacağından. Hz. İbrahim (a.s)’ın evlatlarının bir güzelliğe, bir feraha, bir iyiliğe kavuşacağını Cenab-ı Allah Kuran’da müjde olacak belirtiyor.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA):Burada konuşmamın amacı, bir kıssada şöyle bildiriliyor; “Bütün bitkiler, çiçekler hepsi Allah’ın huzurunda toplandılar, bizi öldürecek bir insan var edeceksin, bizi kesecek, bizi yok edecek.” Allah karşılık veriyor diyor ki; “Size bir tavsiyede bulunayım, onun kullanacağı silahları, tahta sopaları zaten sizde var. Bir olun, birlik olun inşaAllah, o tahta sopalarda olmasın, böylece hiçbir sorun olmaz, bizde birlik olmak için buradayız, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Demek ki, Kral Mesih’in (Hz. Mehdi (a.s)’ın) zuhuru doğru. Baş Haham Efendiden biz bunu aldık. Demek ki onun zamanı, demek ki Hz. Mehdi (a.s)’ın zamanı inşaAllah, Allah’tan bunu umuyoruz.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM) Hz. Musa zamanında, öyle bir lider yoktu. 13 tane çok önemli ve Yahudilik bunun üstünde duruyor. Her Kitabın duasında, her sabah okuyoruz ki, işte bu 13 tane önemli olan kuralları okuyoruz. Her birinin ilk cümlesi; “Ben tamamen duama inanıyorum.” Darwinizm yok, evrim teorisi yok. Allah hepimizi yarattı, başka bir şey değil. Tek başına, Allah hepimizi yarattı. Her şeyin doğru olduğunu kabul ediyorum, Moşiyah gelecek. İnanıyorum ki, her sabah konuşulanların içinde ilk cümleler. Sonra Moşiyah’ın gelmesinde, bir şarkı niteliğinde bir şarkı yaptılar ve o zamandaki eserlerin Nazi döneminde, dolaşırken hep bu şarkıyı söylerlerdi. Yani Moşiyah geçte else, biz onu bekleyeceğiz ve illa bir gün gelecektir.
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah, maşaAllah. Müslümanlar, 1400 yıldan beri bekliyorlar.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Biz, 4 bin senedir bekliyoruz. Hz. İbrahim’den itibaren, 4 bin senedir bekliyoruz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, doğru elhamdülillah. Çünkü Zebur’da da var, Tevrat’ta da var Hz. Mehdi (a.s), Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde de var. Cenab-ı Allah; Kuran, Tevrat ve Zebur’a gönderme yapıyor, ayetlerde. Veyahut Zebur’a bakın, orada var diyor.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): O zamana kadar da, kan olmasın, barış olsun.
ADNAN OKTAR: Olmayacak inşaAllah.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Görüşmeler olsun, konuşmalar olsun, birlik olsun ama kan olmasın.
ADNAN OKTAR: Bakın diyor ki; “Moşiyah-Hz. Mehdi (a.s), dünyaya ağzının değneğiyle vuracak, konuşarak vuracak” diyor, silahla vurmayacak, Yeşaya 11/4 bölümünde.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Hem konuşmak için bilmek gerekiyor görüşerek, hem de dinlemek lazım.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Haham Efendinin kitabında, çok güzel resimler, fotoğraflar da vardı, onları da gösterelim. Şu resimleri tarif ederek gösterin.
OKTAR BABUNA: Resimde, Sayın Baş Haham Lau’nun ailesini görüyorsunuz, sayın annesi, sayın babası o da haham, çok saygı değer kişiler ve çocukluğundaki bir yaşındaki hali, tek fotoğrafı.
ADNAN OKTAR: Holokost’tan bir tek baş haham efendi kurtulmuş. Annesini, babasını hepsinin hayatlarına, o zamanın gaddarları son vermiş.
OKTAR BABUNA: Yine çocukluk döneminden. İsrail’e sekiz yaşında, kurtarıldıktan sonra geliyor Amerikalılar tarafından, Nazi soykırımından. Beş yaşından, sekiz yaşına kadar kamplarda kalıyor. Nazi kamplarından kurtarılan, en genç Musevi. Burada çocukluk resimlerini görüyoruz.
ADNAN OKTAR: Başka tanıştığı kişilerle olan resimleri var, onları da gösterelim.
OKTAR BABUNA: Diğer tanıştığı devlet başkanlarıyla olan fotoğraflarını görüyorsunuz. Mesela Amerika eski başkanı Bill Clinton ile görüşmesi var, Al Gore ile görüşmesi var, eski Rus devlet başkanı Gorbaçov ile olan görüşmesinin resmi.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Başbakan Erdoğan ile beraber resim çektirmek istiyoruz.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, çok güzel olur.
OKTAR BABUNA: Mandela ile olan görüşmesinin fotoğrafı var, Fidel Castro ile olan görüşmesinin fotoğrafı var, Mısır eski devlet başkanı Hüsnü Mübarek ile olan görüşmesinin fotoğrafı, Jak Şirak ile olan görüşmesinin fotoğrafı var, Carlos Menem ile olan görüşmesinin fotoğrafı var, yine Nelson Mandela ile olan görüşmesinin fotoğrafını görüyoruz, Nobel barış ödülünü alan kişiyle olan fotoğrafını görüyoruz, kardinallerle olan görüşmelerinin fotoğrafı, Rafsancani’nin kızıyla olan görüşmesinin fotoğrafı.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, görüşmedik kimse kalmamış. Böyle bağlantılar çok güzel, çok çok faydalı, çok güzel, dostluk barış için, kardeşlik için, güzellik için, hayır için, bu şart. Bakın Zekeriya bölümü 4/6’da: “Güçle kuvvette değil, ancak Benim ruhumla başaracaksın” diyor, “her şeye egemen Rab.” Yani askeri güçle değil, Benim ruhumla, Ben hakim edeceğim diyor Cenab-ı Allah, Moşiyah’a-Hz. Mehdi (a.s)’a inşaAllah.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA):Sizin söylediklerinizi aynı şekilde tekrarladı Hocam. Allah, “Benim ruhumla yapacaksınız” diyor, “silahla değil.
ADNAN OKTAR: “Ulusunuza kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık” diyor, Yeşaya 2:2-4. Mika, 4:1-3; Bakın “Ulusunuza kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık” diyor.
OKTAR BABUNA: Aynısını ezbere kaynaklarıyla söylüyor.
ADNAN OKTAR: Tevrat’ı ezberden biliyor, maşaAllah.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA):Kılıçlar, tarım için kullanılacak, tarım aleti olarak kullanılacak.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, aynısını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de söylüyor, aynısı, maşaAllah. Güzel günlerdeyiz. Biz, İsrail ile Türkiye’nin dost olmasını, kardeş olmasını çok istiyoruz, zaten halk olarak bu görüşteyiz.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Başbakan Erdoğan ile görüşme ayarlama imkanınız var ise, bizim tarihçemizi çok iyi biliyor kendisi, biz de Türkiye’nin tarihçesini çok iyi biliyoruz. Her zaman bir birlik, beraberlik vardı, bunu tekrar sağlamak için, tekrar eski dostluğu kazanmak için, bir barış görüşmesi istiyoruz. Böyle bir imkanınız varsa, bunu ayarlamanızı çok isterim diyor.
ADNAN OKTAR: Çok güzel olur, inşaAllah.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Suyu bile Türkiye’den alıyoruz. Her zaman iyi ilişkiler içinde olduk. İstanbul kelimesi şehir ismini almadan bile, biz iyi arkadaştık.
ADNAN OKTAR: Hep öyle olacak. Kıyamete kadar öyle olacak, inşaAllah.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Asıl amacı Başbakan’dan bir barış görüşmesi istiyor.
ADNAN OKTAR: Çok çok güzel olur, inşaAllah biz iletelim, tabii taktir onlarındır.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Sizin de katılmanızı istiyoruz.
ADNAN OKTAR: Çok sağ olun, o biraz güç olur ama inşaAllah gönlümüz çok ister ama o daha ileride o, inşaAllah. Fakat güzel günlerinde yakında olduğunu, açıkça Tevrat’ta da, Peygamberimiz (s.a.v.)’de söylüyor.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA): Ben bu anlattıklarınızı duymaktan çok memnunum. Kısa bir anımı anlatmak istiyorum; 1997 yılında Aralık ayında, Hüsnü Mübarek tarafından davet edildim. Davet edilme sebebim, onun Tel Aviv elçisinin, Tel Aviv’de geçirdiği kalp ameliyatından sonra, ilk ziyaret eden kişi ben olmamdı. O zaman, İsrail’in baş hahamıydım. Beni davet etti, Mübarek’e geldim ve uzun bir görüşme oldu, yarım saat sonra “ben dindar değilim” demiş Hüsnü Mübarek,“ama bizler, ruhani liderleriz ve sizi oranın önde gelen dindarlarıyla tanıştırmak istiyorum” demiş, Muhammed Attavi ve Elassar’ın yöneticileriyle. Sizden rica ediyorum, sizinle buluşmak istiyoruz.” Buluştuk ve kardeşlik ve barış üzerine konuştuk. Anlaşmadığım konusunda, anlaşmamız bile bir şeydir. Kahire’de Sinagog’a gittim, güneş batıyordu, dua etmem gerekiyordu, yüzümü ve kalbimi Allah’a dönerek dua ettim.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah özgürce, her dinden her insanın ibadet edeceği, herkesin fikirlerine saygı duyacağı, güzel günleri getirecek, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s) devri böyledir, inşaAllah. Dinde zorlama yoktur, İslam’da herkesin inancına saygı vardır, dinde zorlama yoktur. Fakat tabii inancımıza göre, Mehdiyet inancına göre, İslam’ın bütün dünyaya, kıyamete yakın, hakim olacağına inanıyoruz, inşaAllah. Yani Hz. İbrahim (a.s)’ın devri gibi olacak inşaAllah, Hz. Musa (a.s)’ın devri gibi olacak, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in devri gibi olacak, inşaAllah.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA): Aynı kelimeleri söyleyebilirim, sizin söylediklerinizi tekrar edebilirim, Peygamber Mika’da-Tevrat’ta bunu söylüyor; “Tüm uluslar birlikte yaşayacaklar. Herkes kendi dinine göre özgürce ibadet edecekler, bu kıyamet gününe kadar bu şekilde olacak. Papa 2, bana geldiğinde, kendisine İncil’i verdim ben, kendi anladığı gibi ibadet edeceklerini, ayetlerinin altını çizerek, kendisine vermiştim o zaman.
ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah’a güveniyoruz, ona dayanıyoruz, ona kendimizi bırakıyoruz, bizim için en hayırlısı, en güzeli, en iyi, en hoşu neyse, onu bize nasip edecek, inşaAllah. İnşaAllah, dünyadan deccaliyeti kazıyacağız, dinsizlik kalmayacak, Darwinizm-materyalizm kalmayacak, tek Allah inancı dünyaya hakim olacak, inşaAllah.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA): Benim kardeşim çok sevdiğim insan sizi Kudüs’e davet etmek istiyorum. Tarih belirleyelim.
ADNAN OKTAR: Belki 2014’te olur belli olmaz, inşaAllah.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA): Umarım o zamanakadar dünyada olacağız ve sizi bekleyeceğiz. Niye 3 sene? Neden o kadar uzak?
ADNAN OKTAR: Belki daha erken, Allah bilir.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM):Şu anki olan bayramda, biz her zaman bir sonraki seneyi konuşuruz, o zaman şimdiden gelecek sene için sizi davet etmek istiyorum, üç sene sonra değil.
ADNAN OKTAR: Ne kadar güzel olur, 2012 çok önemli bir tarih. İnşaAllah dua edelim, inşaAllah bir dahaki sene olsun. İnşaAllah peygamberlerin ayak bastığı yerlerde, peygamberlerimizin gezdiği yerlerde beraber gezelim. Allah’a bir kurban keselim inşaAllah, kurbanın kokusu jeriko’ya kadar gitsin, inşaAllah. Allah’ın izniyle yeniden Hz. Süleyman (a.s)’ın mabedini de kuracağız, mescidini kuracağız, o güzel anlı-şanlı günlere yine geri döneceğiz, Hz. Süleyman (a.s) dönemine, Hz. Musa (a.s) dönemine, inşaAllah. Allah razı olsun, ziyaret ettiğiniz için, teşekkür ediyorum, çok memnun oldum, inşaAllah yine bekleriz, burası kendi eviniz.
YİSRAEL MEİR LAU (TERCÜME: OKTAR BABUNA): İsrail’e de geleceksiniz, bekliyorum.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, çok güzel olur, şeref duyarım, onu duyarım. Zaten gönlümüz orada, Kudüs –ü Şerif, yani gönlümüzde.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Siz gençsiniz, ben yaşlıyım, o kadar bekleyemem.
ADNAN OKTAR: Çok değilsiniz, daha durun bakalım Bismillah, daha çok var inşaAllah.
TERCÜME (ABRAHAM HAİM): Torunumun torunu var şu an, dört nesil, ikisi geçen hafta doğdu.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Allah uzun ömür versin. Mübarek Kudüs-ü Şerif’te inşaAllah, o ufaklıklarda, sevimliler de olacak, hep birlikte olacağız, inşaAllah. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Musevi kardeşlerimiz hep beraber birlikte olacağız, inşaAllah, çok güzel günler göreceğiz, inşaAllah. Geldikleri için yeniden teşekkür ediyorum, hürmetler ediyorum, sağ olun, var olun.
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...