Adnan Oktar'ın 26 Ağustos 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kahramanmaraş Aksu tv ve Kaçkar tv:

  • Hidayete vesile olmak ayrı birşey bilgi aktarmak ayrı birşeydir, Hz.Mehdi (a.s.) insanların hidayetine vesile olacak insandır. İnsanların Hz. Mehdi (as)'ı bir kere görmesi dahi yeterli olacaktır. Bir bakışından, bir konuşmasından insanları ondaki manevi hali anlayacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) de öyleydi. Onu gören Hıristiyanlar oluyordu, daha hiç konuşmadan, sırf bakışından, sırf üzerindeki manevi halden Peygamber olduğunu anlıyorlardı.
  • Müslümanları bırakıp kaçan, canı tatlı, Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alametlerini söylemekten kaçınan bir Mehdi anlayışı olmaz. Hz. Mehdi (as) azimli, kararlı, gerçek bir mücadele insanı olacaktır       
  • Erbakan Hocamızı sevenler ona sahip çıksınlar, aksi takdirde ileride çok utanırlar. Biz bu durumu şaşkınlıkla karşılıyoruz
  • Numan Kurtulmuş'un iftar davetinde gerçekleşen olaylarla Erbakan Hocamızın hiçbir ilgisi yoktur. Hocamızın hayatı, 40 yıllık davası onun ne kadar sevgi dolu, ılımlı, sevecen bir üslubu olduğunun ve asla böyle birşeye müsaade etmeyeceğinin ispatıdır. Erbakan Hocamızın bu konuda açıklama yapmasına dahi gerek yoktur. Başbakanlık yapmış, çok değerli bir büyüğümüzdür. Sadece Türkiye'de değil, Pakistan'da, Çad'da, Filistin'de İslam aleminin her yerinde hürmetle sevilir. Onun bir açıklama yapmasına gerek yok, sevenleri zaten onun sevgi insanı olduğunu bilirler.
  • Açıklama yapması gereken Numan Kurtulmuş'tur. Erbakan Hocamız hakkında atılan iftiralara Numan Kurtulmuş'un çıkıp cevap vermesi gerekir. Saygıya uygun konuşmuyorsunuz, doğru söylemiyorsunuz demesi gerekir. Tek tek tüm yazılanlara karşı Hocamızın hakkını sonuna kadar koruması gerekir.
  • Dinin özünü, sevgiyi, şefkati, merhameti ortadan kaldırıp, komünist zihniyette ruhsuz bir din anlayışı içinde olanlara karşı dikkatli olmak gerekir.
  • Allah'ı her seven insan mutlaka güzelleşir, mutlaka zengin olur, mutlaka refaha kavuşur. 
  • Sevgi özel bir nurdur, sevgiyi Allah yaratır.
  • Bir suç varsa parti lideri olarak Numan Kurtulmuş sorumludur. Eğer bir insan büyüklerine saygı duymuyor, kendisini yetiştiren, sahip olduğu konuma getiren, ona bildiklerini öğreten insana vefalı değilse, yapılan saldırılara karşı onu koruyamıyorsa, böyle bir kişi kendisine oy verenleri nasıl koruyabilir? İleride kendisini seçecek olanların haysiyetini nasıl koruyabilir?
  • Dünya katı zannediliyor, ancak dolu bir su torbası gibi sıvıdır. Kıyametin başlangıcı olan göktaşı geldiğinde, dünyayı delip geçecek gibi olacaktır.

 

 

 

 

Harun Yahya TV, 26 Ağustos 2010

  • Ahmet Davutoğlu çok mübarek bir insan, Allah ahir zamanda ona da böyle mübarek bir görev vermiş. Tüm dünyada vizelerin kalkması demek, dünya hakimiyeti demektir. Annesi ve babası, çocukluğunda hep ona böyle bir çalışma yapması için dua edermiş, Allah şimdi ona böyle bir görev nasip ediyor inşaAllah.
     
  • Allah'ın bizi böyle harika bir dönemde yaratması çok heyecan verici ve güzel. Allah bizi 1800'lerde yaratabilirdi, 1600'lerde de yaratabilirdi ama bu dönemde yaratıyor. Tüm insanlar için çok büyük bir heyecan vesilesi, çok büyük bir sevinç vesilesi. Hayırın en yoğun olduğu vakitlerdir, çok güzel bir devirdeyiz. En zorlu günler bu devirdedir, en güzel günler de bu devirdedir. Dünya böyle acı, zulüm ortamı hiç görmemiştir. Hz. Mehdi (as) devrindeki gibi sevinç, neşe ve sevgi ortamı da hiç görmeyecektir.
  • Bakara Suresi'nin 38. ayetinde işari olarak Hz. Mehdi (as) anlatılmaktadır. Hz. Mehdi (as) vasıflarından biri de hidayete vesile olmasıdır. Allah, "Bundan sonra size Ben'den bir hidayet geldiğinde" buyurarak, işari manada, Hz. Mehdi (as) geldiğinde ona uyulmasını bildirmektedir. Mehdi şahıs olarak hiçbir şey yapamaz, Allah'ın bir tecellisidir. Allah onda Hadi ismiyle tecelli ettiği için Mehdilik görevi yapabiliyor. Bu nedenle ayet işari olarak "Hz. Mehdi (as)'daki tecellime uyarsa" anlamına da gelmektedir. Ayette "onlara korku yoktur" buyrulmaktadır, İslam ahlakının dünya hakimiyeti olduğu için dünyada korku olmayacaktır, ahirette de cehenneme gitmeyeceklerdir inşaAllah.
     
  • Enbiya Suresi'nin, 73. ayetinde Allah, "onları" ifadesiyle işari olarak, bir kişi değil, iki kişiden Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'dan haber vermektedir. Allah'ın Hadi isminin tecellisidir Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as). İnsanların hidayetine vesile oluyorlar ikisi de.
     
  • Enam Suresi'nin 90. ayetinin işari manalarından biri de "Hz. İsa (as)'ın ve Hz. Mehdi (as)'ın hidayetlerine uy" anlamındadır.
     
  • Gayb Allah'ın bildirmesiyle Peygamberlere bildiriliyor, bu çok açık bir hükümdür. Anlamazlıktan gelmesinler. Hep aynı teville karşımıza geliyorlar. "Gayb bilinmez, dolayısıyla kıyamete daha çok var, rahat olun" telkini yapıyorlar. Şimdiki neslin torunları, inşaAllah, kıyameti görecekler. Bediüzzaman hadis-i şeriflerden çıkartarak bu konuyu net bir şekilde anlatıyor. Milleti yanlış yönlendirmesinler, her an da Kıyamet kopabilir yani şu an da kopabilir. Cin Suresi 26-27'ye bakanlar, gaybın Allah'ın bildirmesiyle bilineceğini göreceklerdir. Allah Kuran'da hangi konularda Peygamberlere gaybı bildirdiğini de örnek olarak anlatmıştır. Geçmiş ve gelecek her ikisi de gaybdır, ikisini de Allah bilir ve dilediğinde kullarına bildirir. Bu konuda yanlış bilgi veriyorlar, doğrusu budur. Hz. İsa (as)'dan sonra "Ahmed" isminde Peygamberimiz (sav)'in geleceği de Hz. İsa (as)'ya bildirilmiş bir gayb haberidir. Peygamberimiz (sav)'in annesi babası ismini Ahmed koyalım, O peygamber olsun diye ismini Ahmed koymadılar Peygamberimiz (sav)'in. Gayb bilinmiyordu diyenlere bu açık bir örnektir.
     
  • Dabbet'ul Arz konusunda gerçek dışı açıklamalar yapıyorlar. Hem aklın ihtiyarının kalkmayacağını söylüyorlar, hem de yüzbinlerce kilometre kuyruğu olan, milyonlarca ton ağırlıkta, kilometrelerce eni kilometrelerce boyu olan bir mahluktan bahsediyorlar.
     
  • Neden bazı Nur talebesi kardeşlerimiz Mehdiyet konusundaki hatalı anlatımlarda ısrar ediyorlar? Bir topluluk içinde insan yaşamak istiyorsa, bazen inanmadığı şeylere de inanıyormuş gibi bir yaklaşım içinde olabiliyor. Bazı kimseler için de, tabi ki tüm Nur talebeleri için değil bu dediğim sadece az bir kısım için geçerli, ağabey olunabilmesi için Bediüzzaman'ın Mehdiliğinin zaten kabul edilmesi gerekiyor, başka türlü ağabey olamazlar. Bediüzzaman'ın Mehdiyetle ilgili açık izahlarını görmezlikten gelmesi, sordurtmaması ve konuşmaması, soranları da uzak tutması gerekir ki ağabeyliğini devam ettirsin. Ama bu hepsi için geçerli değil, çok az belirli bir kısım için geçerli. Bunun çözümü için ne olabilir? Böyle dikkatli, akıllı, zeki, samimi, doğruyu arayan kardeşlerimiz olduğu müddetçe doğruyu söylemeyerek insanları yanlış mecralara çekmek isteyen insanların gücü ve cesareti kırılacaktır. Kardeşlerimiz ısrarla bu konuyu sorsunlar. Bu konunun vakti geldi. Hz. Mehdi (as)'ın varlığını söyleyecekler, açıkça izah edecekler.
     
  • Her yüzyılda müceddidler, mehdiler şahıs olarak geldi, bu yüzyılda şahsı manevi olarak geleceğini söylüyorlar. Hz. İsa (as) ilk geldiğinde şahıs olarak geldi, bu yüzyılda şahsı manevi olarak gelecek diyorlar. Süfyanı soruyoruz, şahıs diyorlar, deccali soruyoruz şahıs diyorlar, Mehdi'yi sorunca o şahsı manevi diyorlar. Bu samimi bir tutum değildir.
     
  • Dünya sıvıdır, herkes katı zannediyor ama çocukların bayramlarda oynadığı su dolu balonlar gibidir. İncecik zar gibidir toprak tabakası. İçi tamamen sıvı magma doludur. Kıyamet başladığında dünyanın bir göktaşı dünyayı delip geçecek, sonra bir kez daha çarpacaktır. Ve Kıyamet günü insanlar korkunun en dehşetlisini yaşayacak, saatlerce korkarak can çekişecekler.

 

 

2010-08-28 03:17:17
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top