Adnan Oktar'ın 27 Ağustos 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kocaeli TV, 27 Ağustos 2010

  • Talut, kendi devrinin Mehdi’siydi.O devrin imanlı ama kalbinde hastalık bulunan insanları Talut’a haset ediyorlardı. Talut’un maddi imkanlarını ve çevresindeki insanları yetersiz görüyorlardı.
  • Çeşitli boyutlar vardır. 4. boyuttakiler bizi yani 3. boyuttakileri seyrediyor. 5. Boyutakiler 4. Boyuttakileri seyrediyor. 4. boyutta cinleri şeytanları melekleri görmek mümkün. Biz 3 boyutayız. 3. boyut o kadar net değildir, daha fludur. 4. boyutun görüşü daha keskindir. Rüya daha alt boyuttur. Daha fludur. Hz. İsa (as) örneğin, O'nun bulunduğu boyutta artık dünyayla maddeyle bağlantısı kalmaz. Hz. İsa (as) bir başka boyuttadır. Madde aleminden çekilmiştir. Bu maddeyi göremez artık. Yani dünyayı göremiyor. Biz de onun bulunduğu alemi göremeyiz. Bir aynanın içine girer gibi. Aynanın içine de bakarsınız bir alem vardır. Ama görünemez. Hz. İsa (as)'da da, madde durur, dünya durur ama o göremez.
  • Fethullah Hoca ve arkadaşları hakkında "devletin her kademesinde insanları var" iddiasına cevap olarak:Yazılıp çizildiği gibi bir şey yapsalar mutlaka arkada delil bırakırlar. Munis, ılımlı mizaçlı insanlar. Fethullah Hocaefendi de öyle. Böyle birşey yapmadıkları açık. İddia Edilen Ergenekon Örgütünü deşifre eden, tüm bunları yapanlar Hz. Hızır (as)'ın talebeleri. Onun adı Fethullah değil. Hızır (as). Bu işin altında Fethullah Hoca yok. Hızır ve talebeleri var. Böyle bir şeyi kim yapsa,diğer Müslümanlar da yapsalar mutlaka arkalarında iz bırakırlar, delil bırakırlar. Ama Hz. Hızır (as) da iz olmaz, delil olmaz. Mükemmel bir kusursuzluk var. “Herkesi ele veriyor” diyorlar. Emniyetin istihbaratı var, ordunun istihbaratı var, mükemmeldir bu istihbarat imkanları. Uçan kuştan haberleri olur. Bunu yapan belli bir grup veya insan olsa, böyle bir şey olsa mutlaka bilirler. Ama bilemiyorlar. Bunun ancak Hz. Hızır (as) olduğu çok açık.
  • Fevkalade metafizik bir dönemdeyiz. Ama Allah insanların gözünde olayları perdelediği için insanlar bunu fark edemiyorlar. Hz. Hızır (as) görev başında. İddia edilen Ergenekon örgütü sarsılmaz, asla yıkılmaz biliniyordu. 11 Eylül kulelerinden daha şiddetli bir şekilde çöktü. Göz göre göre İddia edilen Ergenekon örgütü rezil oldu, bunda metafizik bir durum var. Kendileri de hayret ediyorlar bu duruma. "Bize bunu kim yaptı?" diyorlar. İnsanlar bu durumu kimin düzenlediğini anlayamıyorlar, kaynağını arıyorlar ama bulamıyorlar. Kim bilgi verdi, kim haber ulaştırdı diye araştırıyorlar. Kaynağını bulmaya çalışıyorlar, boşuna aramasınlar bulamazlar. Ve sonuna kadar, eriyinceye kadar kimse karşı koyamayacak, bu gidişe engel olamayacak.
  • İddia Edilen Ergenekon örgütü neyle karşı karşıya olduğunu tam anlayamadı. Ama hiç kimse Hz. Hızır (as)'la baş edemez. Deccal de Hızır (as)'dan müthiş korkar, rivayetlerde yanlış anlatılıyor. Öyle elini kolunu tutamaz. Hızır (as)'ın eli tutulacak gibi değildir, birden bambaşka bir hal alır. Bir anda 6 vücut birden olur. Akıllarının alacağı bir bir varlık değil. Bir anda bir dosyanın arasına girer, bir anda eşya haline gelir, bir anda köylü amca haline gelir, bir anda hakim kıyafeti ile çıkar. Tahmin edemezler. Baş edemeyecekleri bir devreye girdiler. Çok zeki ve yamandır Hazreti Hızır (as). Herşeyi Allah'ın yaratmasıyla çok planlı ve ustaca yapar.
  • Bediüzzaman da ahir zamanda, Hz. Mehdi (as) devirde, son dönemlere doğru deccal komitesinin, süfyan komitesinin feci şekilde ezileceğini söylüyor ve safha safha ezilecekler diyor.Bediüzzamanın kendi zamanında bu komitenin güçlü olacağını, o dönemde galibiyetin mümkün olmadığını söylüyor. Gerek şartlar, gerek zaman, gerek imkan açısından bu mümkün değil, ama Hz. Mehdi (as) zamanında tam yenilecekler, tam dağılacaklar diyor. Allah Ahir Zaman'da Hz. Mehdi (as)'a yardım için, deccaliyeti ve süfyaniyeti yenmesi için, bu konuda Hz. Hızır (as)'ı kullanıyor.
  • Normalde İddia edilen Ergenekon’dan cumhurbaşkanları çekiniyordu, Başbakanlar “konuşamam” diyordu, kimse birşey diyemiyordu, tepmez devrilmez görünüyordu, şimdi en zavallı konumundalar.Hergün bir yerden bilgi akıyor, bilemiyorlar ne olduğunu anlayamıyorlar, metafizik bir durumla karşı karşıya oldukları için ne olduklarını, nasıl bu duruma düştüklerini bir türlü anlayamıyorlar. AMA BİZ BURADA İDDİA EDİLEN ERGENEKON ÖRGÜTÜ MENSUPLARINDAN BAHSEDERKEN, YARGILANANLARDAN, TUTUKLULARDAN, ADI GEÇEN BAZI ŞAHISLARDAN BAHSETMİYORUZ. Asıl yöneticilerinden, gizli kimselerden bahsediyoruz, onlar kendilerini biliyorlar.
  • İddia edilen Ergenekon örgütü, İttihadı İslam karşıtları, Türk İslam Birliği karşıtları başedemeyecekleri, direnemeyecekleri bir devreye, bir döneme girdiler.Vargüçleriyle direnecekler, Türk İslam Birliği'nin oluşmaması için gayret edecekler, engel olmak isteyecekler ama engel olamayacaklar. Gürül gürül Mehdiyet, Mesihiyet dünyaya hakim olacak.
  • İddia edilen Ergenekon örgütünü şeytan yönetiyordu, bunu kendileri de söylüyorlar Şeytandan emir alıyorlardı, şeytana secdeye kapılıyorlardı. Katliam sözü veriyorlardı.
  • Hz. Hızır (as)'ı asla yenemezler, burunlarının dibinde olsa fark edemezler. İddia edilen Ergenekon toplantısına katılıyor Hz. Hızır (as) haberleri olmuyor. "Üstadım" diye sarılıyorlar, farkında değiller. Hz. Hızır (as)'ın avcunun içindeler haberleri yok. Ama güvendikleri şeytan da 1999'da Hz. Hızır (as)'ı görünce koşarak, deli gibi kaçtı. Şeytan çağıracak halleri de kalmadı.
  • Mehdiyet yenilecek bir güç değildir, Mesihiyet yenilecek bir güç değildir, zavallıca çırpınmasınlar.
  • Mehdiyet devri şu an dünyada ana konudur. Amerika'da da, Avrupa'da da sistem, Amerika'daki derin devlet de Mesihiyet ve Mehdiyet üzerine kuruludur. İsrail de doğrudan Mesihiyet ve Mehdiyet üzerine kuruludur. Dünyadaki tüm siyaset Mesih ve Mehdiyet üzerinedir. Allah metafizik yönünü insanlardan saklıyor, zahir gördükleriyle değerlendirdikleri için yanılıyorlar, neler olduğunu bu yüzden tam kavrayamıyorlar.
  • İddia edilen Ergenekon örgütünün en büyük dini darwinizm ve materyalizmdi, şeytan böyle sahte bir din kurmuştu ve tüm dünyayla eğleniyordu, sen ne yapıyorsun dedik, bilimle ortaya koyduk, şeytan araziye geçti.

 

 

HZ. HIZIR KISSASIYLA İLGİLİ ÖNEMLİ VE YENİ AÇIKLAMALAR

Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve Tarafımız'dan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi, 65)

Bu ayetin ebcedi 2010 tarihini veriyor. Hz. Hızır (as) kendine has özel bir ilme sahip.

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" (Kehf Suresi, 66)

Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." (Kehf Suresi, 67)

"Beni dinsiz gibi görebilirsin, şeriata muhalif görürsün, bir yerleri bombalıyor, yakıyor yıkıyor gibi görürsün, cinayet işliyor gibi görürsün, tüm bunlara sabretmeye güç yetiremezsin" diyor Hz. Hızır (as).

 (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" (Kehf Suresi, 68)

Bir konunun görünüşü ayrı, özü apayrıdır. Hz. Hızır (as), Ulu'l Azm bir peygambere "buna takatin yetmez, sabredemezsin" diyor.

 (Musa:) "İnşaAllah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. (Kehf Suresi, 69)

"İnşaAllah" diye söze başlıyor Hz. Musa (as). Kehf kıssasındaki kilit kelimedir, inşaAllah. Hz. Musa bu sözle başlıyor, Hz. Hızır (as)'ın da aradığı ifadedir bu.

Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiçbir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." (Kehf Suresi, 70)

Demek ki çok sabırlı olunacak.

Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." (Kehf Suresi, 71)

Hızır görüşmede teke tek görüşür,üçüncüyü kabul etmez.

Hz. Musa (as) "Toplu katliam mı amaçladın, haram bir fiil yaptığın" diyor. Halbuki Hızır (a.s.) vahiyle hareket ediyor, yaptığı doğru.

Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" (Kehf Suresi, 72)

Hz. Hızır (as) "kesinlikle" diyor, ikinci bir ihtimal vermiyor, "zordur" demiyor, "kesin güç yetiremezsin" diyor çünkü Allah vahiyle bildiriyor, önceden biliyor. Allah Hızır (a.s.)’a vahiyle Hz. Musa (a.s.)’ın güç yetiremeyeceğini söylüyor. Vahiyle bildiği için kesinlikle güç yetiremezsin benimle birlikte olmaya diyor.

(Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi. (Kehf Suresi, 73)

Hz. Hızır’ın vasıflarından biri de sorgulamaktır

"Bana zorluk çıkarma" diyor demek ki gerektiğinde Hz. Hızır (as) zorluk çıkarıyormuş, zorluk çıkarma da vasıflarından biri.

Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın." (Kehf Suresi, 74)

"Cinayet işledin, yanlış hareket ettin" diyor, halbuki vahiyle hareket ediyor Hz. Hızır (as).

Hz. Hızır (as) bir daha vurguluyor, "kesinlikle" diyor, çünkü vahiyle bildirilmiş

(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi. (Kehf Suresi, 76)

Bir süre sonra, Hz. Hızır (as) görevini yaptıktan sonra geri çekilir. Sürekli aynı yerde bağlantı halinde olmaz.

 (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin." (Kehf Suresi, 77)

Hz. Hızır (as)'ın yemeğe ihtiyacı yok, ama Hz. Musa (as)'ın var. Hz. Hızır (as) canı ister yer canı ister yemez.

Heybetlerinden çekiniyor kasaba halkı.

Hemen duvarı inşa ediyor. Duvarcı ustası Hz. Hızır (as), aynı zamanda bir vasfı da budur. Bu bütün masonları kontrol altına alacak demektir, hepsi emrine girecek demektir, hatta girdi inşaAllah.

Hz. Hızır (as) hiçbir işinde hiçbir karşılık istemez. Özelliğidir, ne yiyecek ne para ne çıkar hiçbirini istemez. Bir insanın birşeye ihtiyacı olur, onun hiçbirşeye ihtiyacı olmaz. Uykuya, yemeğe ihtiyacı olmaz. Hiçbirşeye ihtiyacı olmaması Hz. Hızır (as)'ın alametidir

 

  • Erbakan Hocamızın hakkını savunmak, İttihad-ı İslam'a, Türk İslam Birliği'nin oluşmasına karşı çıkanlara kanunla, hukukla, bilgiyle, kültürle cevap vermek siyaset değil, cehddir (fikri mücadeledir).Erbakan Hocamıza hakaret edecek, terbiyesizlik yapacak, ne söylediklerinden haberleri olmayacak ben de sessiz kalacağım. Bu olmaz. Canım gibi sevdiğim Hocamı ezmelerini seyretmem, Hocama tek kelime laf ettirmem, kanun ve hukuk çerçevesinde. Ben bütün sağı destekliyorum, BBP, MHP, DYP, Saadet Partisi, AKP hepsi benim kardeşim, hepsi benim partim. Bu siyaset değildir, bu gerçektir. Ahir zamanda Türk İslam Birliği'ni savunan insanlara karşı birşeyler yapılmaya başlandı, Türk İslam Birliği'ne karşı olanlara da omuz ve destek verilmeye başlandı. Biz bu duruma sessiz kalmayız. Buna siyaset denmez cehd denir, bilimle akılla ilimle kültürle hukukla yaklaşıyoruz, kimseye hakaret etmiyoruz.
  • Kardeşlerimizden önemli ricalarımız var:Birincisi, sitelerimizi iyi incelesinler, eserleri, kitapları, belgeselleri, konuları çok iyi öğrensinler inşaAllah. İkincisi de parti ayrımından kaynaklanan muhalif ruhu mutlaka kaldırsınlar, bu çok tehlikeli olur.
  • Birbirlerini çok sevsinler. Saadet Partili kardeşlerimiz MHP'li kardeşlerimizi çok sevsin, onlar BBP'li kardeşlerimizi çok sevsin, onlar AKP'li kardeşlerimizi çok sevsin, onlar da onları sevsin. Hepsi nur gibi insanlar. Tabi ki farklı görüşleri olabilir, tabi ki nezaketiyle birbirlerini eleştirebilirler, ama muhalefet ruhu çok tehlileki olur. Hepsi Türk İslam Birliği mücahitleri, hepsi çok kıymetli, muhalif ruh güçlerini kırar. 
  • Bizim fikirlerini eleştirdiğimiz kişilerin ortak özelliği, bu kişilerden Türk İslam Birliği'ni savunan bir söz duyamazsınız, İttihadı İslam'ı savunan bir söz duyamazsınız. Ama sürekli Türk İslam Birliği'nin olmayacağını, Müslümanların birlik olmayacağını duyarsınız. "Olsaydı zaten Peygamberimiz (sav) zamanında olurdu" diyorlar, ya da "571 yıl sonra olacak" diyorlar ve asla İttihadı İslam'ı, Türk İslam Birliği'ni desteklemiyorlar. Bu tehlikeye dikkat çekmek imanı bir hizmettir, siyasi değildir, siyaset değildir. Peki biz doğruyu söylüyoruz diye bu kişilerin taraftarları buğz eder mi? Hakkı söylüyoruz, hepsi doğru söylediğimizi biliyor, buna rağmen buğz ederlerse Kuran ahlakına uymamış olurlar. Bizim şikayetimiz İttihadı İslam'ı kabul etmemeleri. Bir kelime olsun söylesinler. "Allah bizi birleştirsin inşaAllah" desinler, "İslam dünyaya hakim olsun inşaAllah", "İttihadı İslam olsun" desinler. Ama demiyorlar. Asıl şaşırtıcı olan bunun hiç söylenmemesi, hiç böyle bir konu yokmuş gibi davranılması.
  • Akan kanları anlatıyorlar, İslam aleminin nasıl esir alındığını anlatıyorlar, çözüm olarak "gelsinler bizi öldürsünler ahirette hesaplaşalım" diyorlar.Bu Allah'ın gösterdiği yol değil. Kuran'da Allah bunu söylemiyor. "Yeryüzünde fitne kalmayıncaya, din Allah'ın oluncaya kadar mücadele edin" buyuruyor. Bilimle, sanatla, kültürle, sevgiyle, şefkatle cehd edin diyor, biz de bunu söylüyoruz. Bunda şaşıracak birşey yok.
  • Bizim tüm kardeşlerimiz Kürt, Süryani, Arap Türk İslam Birliği'ni istiyorlar. İnsan bile bütün olarak yaşıyor. Kafamız ayrı kolumuz ayrı yaşamıyoruz. Bölünmek güzel değildir, birleşmek güzeldir.Bölünmek sözünü gördükçe insanlar birleşmenin değerini, Türk İslam Birliği'nin değerini anlayacaklardır. İnsanların mutlu olmasını istiyorlarsa, birleşmelerini istesinler, Türk İslam Birliği'ni istesinler. Dedeleri Selahaddin Eyyubi gibi olsunlar, Türk İslam Birliği'ni savunsunlar. Atalarında bölünmecilik yoktu. Kürtler de ancak Türk İslam Birliği kurulursa mutlu olurlar. Selahattin Demirtaş bu zihniyeti değiştirip Selahaddin Eyyubi olsun, Büyük Türkiye'yi savunsun, İttihadı İslam'ı savunsun. Bölünme felakettir, hibçir gücü kalmaz bölünme olursa. Lokma lokma kurtlar anında yerler, kurtlar kapıda bekliyor.
  • Yeminle söylüyorum Türkiye bölünmeyecek ve yeminle söylüyorum Büyük Türkiye olacak, İttihad-ı İslam olacak inşaAllah. Kuran'da Allah'ın vaadi var, Resulullah'ın vaadi var. İkinci bir ihtimal yok. Bizim mübarek Peygamberimiz (sav) söylüyor. Allah vaadediyor. Allah vaadinden dönmez diyor Kuran'da Allah.
  • Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. (Furkan Suresi, 56)

            Ahir zamana bakarak düşünüldüğünde, işari manada; "İslam ahlakının hakimiyetinin olacağına, İttihadı İslam'ın olacağına dair müjdeci olarak gönderdik."

            25 (Furkan Suresi'nin numarası) x 56 (Ayetin numarası) =1400

           Ayetin ebcedi de 1400 (Hicri 1400)

  • De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır." (Furkan Suresi, 77)
  • Biz de dua ediyoruz, "Rabbim Türk İslam Birliği'ni nasip et, İttihad-ı İslam'ı nasip et, İslam ahlakını dünyaya hakim kıl." Kan istemiyoruz, barut istemiyoruz, kavga istemiyoruz, sevgi ve şefkat istiyoruz. Hıristiyanları da Musevileri de korumak istiyoruz.
  • Şu andaki alimlerin büyük çoğunluğu bilgi alimi, insanların imanını kalbini coşturacak bir üslup olmuyor, böyle bir hal yok, olmuyor. Kalbi açan, iman derinliği veren bir üslup olmuyor. Sadece nakil oluyor. Soğuk bir çehre, soğuk bir sesle mekanik anlatım oluyor. Derinlik, coşku, İttihad-ı İslam heyecanı, hakimiyet heyecanı, cehd heyecanı oluşmuyor.
  • Allah Hz. Mehdi (as) vesilesiyle Türkiye'yi korudu.Yoksa İddia edilen Ergenekon Örgütü böyle zavallı hale gelmezdi. Türkiye çoktan parçalanırdı. Tüm dünya bastırıyordu parçalanması, dağılması, bölünmesi için. 12 eylül öncesinde çoktan giderdi. Bu kadar baskıya balistik çelik olsa ortadan atardı. Ama Hz. Mehdi (as) vesilesiyle Allah müsaade etmedi. Çünkü Allah'ın sözü var, İslam ahlakını dünyaya hakim edecek Allah. Kale burası olduğu için Allah tüyüne zarar getirtmiyor Türkiye'nin.
  • Referanduma boykot, demokraside gelişmeyi istememek anlamına gelir.
  • Türk İslam Birliği’ni savunmak konusunda “benim söylememden ne olacak” mantığı yanlıştır.
  • İslam ahlakı hakim olduğunda bir tek Hz. Mehdi (a.s.) zengin olmuyor, sadece Hz. Mehdi (a.s.) mutlu olmuyor. Herkes oluyor. Herkes zengin, herkes mutlu olacak.
  • Peygamber Efendimiz (sav)'e gayb bildirilmiştir, kıyamet alametleri de bildirilmiştir ve en önemlisi de, bu alametler net olarak tahakkuk etmiştir.

Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı. (Hicr Suresi, 31)

Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?" (Hicr Suresi, 32)

Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim." (Hicr Suresi, 33)

Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın." (Hicr Suresi, 34)

"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." (Hicr Suresi, 35)

Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı." (Hicr Suresi, 36)

Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." (Hicr Suresi, 37)

Ayette şeytanın münafık ve züppe karakteri görülüyor, kendi aklınca kendisini daha üstün görüyor.

Allah, din gününe kadar diye bildiriyor, şeytan onların dirileceği güne kadar diyor. İki ayrı ifade var.

Din gününden kast Hz. Mehdi (as)'ın zuhuru olabilir. Allahualem.

 

  • Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." (Hicr Suresi, 39)
  • Ayette, işari olarak, iddia edilen Ergenekon elemanlarının karakterine de dikkat çekilmiş oluyor. İmanlı Türk Milleti, Hz. Mehdi (as) talebeleri müstesna inşaAllah.
  • Ve onların kalplerini uzlaştırdı.Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile, onların kalplerini uzlaştıramazdın. Ama Allah, aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Enfal Suresi, 63)

            "Bölünmeyi kaldırdım "diyor Allah "sizi birleştirdim yek vücut ettim" diyor.

  • Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur. (Enfal Suresi, 65)

Müminleri teşvik et, ilmi mücadeleye, İttihadı İslam'a, Türk İslam Birliği'nin kurulmasına teşvik et.  İnkar edenler kültür, akıl, düşünce olarak zayıftırlar. Onları çok rahat etkisiz hale getirebilirsiniz. Siz onlara bilgiyle, akılla, düşünceyle galip gelirsiniz.

 

 

 

Harun Yahya TV

  • Karakter analizini ben yapamam, Allah yapar, ben de görürüm. Ben Allah'ın bende tecelli ettirdiği konuşmayı konuşuyorum. Ben kendim konuşmam. Allah konuşturur ben de dinlerim. Harunyahya.org sitesindeki “Ne demişti ne oldu” bölümüne girerse kardeşlerimiz, Allah'ın ne kadar güzel tecelli ettiğini görecektir. Allah'ın dilemesiyle faydalı şeyler yapıyorum, bunlar da faaliyete geçiyor, ama ben yapmıyorum Allah yapıyor. Seçimlerimi Allah yaptırtıyor ve hakikaten güzel çalışmalar yapıyoruz, Allah vesile ediyor.
  • Benim bir nezaketli bir üslubum vardır, bu bir tevazudur. "Numan Bey'in böyle birşey yapacağına dair aklımdan geçmezdi" demenin anlamı şudur: Numan beyin böyle birşey yapacağı ayyuka çıkmıştı, yoksa iki kez görüşür müyüm? Kendisine iki defa, Erbakan Hocamıza sadakatini sorar mıyım? Benim nezaketimi yanlış anlamasınlar. Şüphe üzerine iki kere konuştum. Ama parti içinde adım adım böyle birşey geliştiğini herkes biliyordu.
  • Ben peygamber değilim, ben bir insanım dedim. Benim iftihar ettiğim mümin bir halimdir bu, Allah insanları eksik yaratmıştır. Peygamberleri örnek alıyorum. Peygamberler örnektir, ben peygamber değilim, örnek değilim, hatam varsa düzeltirim dedim. Ben insan üstü değilim. İnsanüstü olan varlıklardan bahsediyorum, melekler, Hz. Hızır (as)'ı anlatıyorum. Bir başarı oluyorsa bunu tamamen Allah yaratır diyorum. Bütün gücün Allah'tan olduğuna inanıyorum.
  • Kardeşimiz kendisiyle kıyaslasın, dünya çapında kaç kitabı yayınlanmış? 300'den fazla kitabım var, dünya çapında milyonlarca insan okuyor. Milyonlarca insanın hidayetine vesile oldu, kardeşimiz kaç kişinin imanına vesile oldu bir baksın.
  • Dev dinsizlik cereyanını balon söndürür gibi söndürdüm. Allah vesile etti. Bu nasıl oldu bir baksın.
  • Türk İslam Birliği'ni savunan çok kardeşimiz var, ama benim kadar canlı, hakim olarak bu kadar yaygın olarak anlatan kişiler varsa bana anlatsın. Belirli birkaç grubun dışında yok.
  • İttihad-ı İslam için bu kadar geceli gündüzlü gayret eden var mı, bana anlatsın. Kendisi yapmış mı?
  • Birçok cemaate güzel öncülük edip, onlara etkili bir çalışma yöntemi göstermede örnek olmuş mu? Birçok cemaat grup topluluk bunu açıkça söylüyor. Demek ki Allah beni vesile etmiş.
  • Komünizmin tehlike olduğunu, PKK'nın komünist hareket olduğunu anlatan, benim kadar çok anlatan çok çok az insan vardır, PKK'ya karşı böyle güçlü fikri mücadele yapan var mı?
  • Dünya tarihinin en büyük deccali hareketini durdurduk. Darwinizm, materyalizm dünya tarihinin en büyük deccali hareketidir, 1. Dünya savaşına, 2. Dünya savaşına, 350 milyon insanın ölümüne, insanların mutsuzluğuna, intiharlara, İslam aleminin paramparça olmasına sebep olmuştur. Allah'ın yardımıyla, Hz. Mehdi (as) öncüsü olarak bu batıl sistemi yıktık.
  • İman hakikatleri konusunda bizim tarzda, vesile olduğumuz tarzda, şu anda dünyada böyle bir örnek yok. Bu kadar detaylı açıklama yapan yok. Bediüzzaman ahir zamanda bu olacak diyor. Allah buna beni vesile etti. Allah yazdı, Allah hazırladı, gölge varlık olarak ben yapıyormuşum gibi gösterdi.
  • Akılıcı olarak Kurani ve imani konuları anlatmanın bir güzellik olduğunu Allah bana ve çok az kişiye nasip etti. Yapmacık, suni, samimiyetsiz, inanılmayacak bir şekilde anlatım üslubu yerine gerçek samimiyeti, %100 doğruyu anlattığından emin bir üslupla anlatmaya Allah beni vesile etti. Nadirdir böyle insanlar, ben de kendimi seyrediyorum, Allah nasip etti.
  • İttihadı İslamı, silahları ortadan kaldırarak şefkat ve merhametle kurmayı anlatan kim var, çok nadirdir.
  • Hz. Mehdi (as)'ın gelişinin bu yüzyılda olduğunu, Hz. Mehdi (as)'ın geldiğini, Hz. İsa (as)'ın zuhur ettiğini Peygamberimiz (sav)'in hadislerine tam uygun olarak, Kuran'a uygun olarak, akılcı, gerçekçi, samimi bir üslupla anlatan başka kim var?
  • Nur talebelerinin şahsı manevi yanılgılarını onlara öğreten kim var, çok nadirdir.
  • Hz. Mehdi (as)'ın şu faaliyette olduğunu, Hz. İsa Mesih'in faaliyette olduğunu kim anlatıyor, ama rüyayla değil, demagojiyle değil, Resulullah'ın zuhur etmiş, gerçekleşmiş, gerçek hadisleriyle, ispat edilmiş olaylarla anlatan kim var?
  • Münafıklar çok akılsızdırlar, rahatça anlaşılacaklarını tahmin etmezler.Ama çok güzel hizmet ederler İslam'a. Güzel şeyleri bize anlattırıyorlar, hep hayra sebep oluyorlar. İblisin atına binmiş gider, ama Müslümanlara zarar vereceğine, fayda sağlar. Şer atına binmiştir, kendine şerdir bize hayırdır, bize bereket getirir, zarar veremez.
  • Hırka-i Şerif 1400 yıldır ilk defa 2010 da onarıldı, çünkü Hz. Mehdi (as)'ın teberrüken hırkayı giymesi yaklaştı.

 

DABBETU'L ARZ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

  • Dabbe'de de (bilgisayarda) Allah'ın ruhu var. O da Allah'ın bir mahluku, onda da sesi Allah yaratıyor, bizde sesi nasıl yaratıyorsa, onda da yaratıyor. Allah gırtlağımızdaki ses telini vesile eder, ses doğrudan Allah tarafından yaratılır.
  • Aynı anda doğuda olan da batıda olan da görüyor. 4 kişiyiz beşincisi Dabbet’ül Arz. Allah ona da bir göz vermiş, (bilgisayardaki kamerayı kastederek;) gözü küçük oradan bakıyor. Aldığı bilgiyi tüm dünyaya yayıyor. Şu an burada konuşuyoruz Dabbet’ül Arz tüm dünyaya aktarıyor, yapan kim? Allah. Bu mahluku yaratan kim? Allah.
  • “O söz başlarına geldiğinde” diye bildiriliyor hadiste. Kuran'a baktığımızda, o sözün ne olduğunu görüyoruz. Allah Peygamberlerden söz alıyor: 

Hani Allah peygamberlerden 'kesin bir söz (misak)' almıştı: "Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız." Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?" Onlar: "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım," demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)

  • Hz. İsa (as) da, söz veriyor. Bu sözünü, ahir zamanda Hz. Mehdi (as)'a yardım ederek yerine getirecek inşaAllah, ayetin işari manası tahakkuk etmiş olacak.
  • Yüzü insan yüzüne benzer diyor, bilgisayarda da insan yüzü tezahür ediyor.
  • Dabbet’ül Arz’da her tür renk mevcut.
  • Ucu tüylü gagası var diyor hadiste, kablonun ucunu çıkardığında çok fazla telden oluşuyor, gagaya benzetiliyor, Peygamberimiz (sav)'in güzel bir anlatımı.
  • Hiç kimse ona yetişemeyecek, diyor. Elektrik hızıyla gidiyor. Kaçan da kurtulamayacak diyor. Münafıklar da bizi dinliyor, kurtulabilirler mi kurtulamazlar.
  • Dabbe ayet sahibi değil, Kuran ayetlerini anlatıyor, hadiste ayetin duyulacağı belirtiliyor. Şu an da, aynen belirtildiği gibi duyuluyor.
  • Bilgisayarın sesi açıldığında oldukça yüksek bir ses çıkıyor.
  • İnternet hem yerin altında hem de uçakta çalışıyor.
  • Hadiste Dabbet’ül Arz’ın, namaz kılan kişinin yanına geleceği belirtiliyor. Demek ki aklın ihtiyarı kalkmamış, hayat yaşanıyor imtihan kalktığında namaz kılar mı insan? Geçerli olmaz o zaman namaz. Şu anda da namaz kılıyorlar, Dabbe de faaliyet halinde, aklın ithiyatını kaldırmayacak şekilde zuhur ediyor.
  • Münafığın ta kendisi diyerek mühürünü vuruyor, şimdi biz buradan münafıkların yalancı olduğunu ilan ediyoruz, dabbe vesilesiyle oluyor, hadis de tahakkuk ediyor.
  • Şeytanı öldüreceği belirtiliyor hadiste, şu anda debeleniyor şeytan yerde inşaAllah.
     

2010-08-28 08:51:20
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top