Adnan Oktar'ın 29 Ağustos 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa, 29 Ağustos 2010           

 

  • Biz öze yönelik konuşuruz. Şu an insanların en büyük sorunu samimi iman, Allah’a gerçekten iman etmek. Samimi iman olmadan insan namaz kılsa da oruç tutsa da zekat verse de kabul olmuyor olabilir. Allah “yapıp ettikleri boşa gitmiştir” diye bildiriyor Kuran’da. Samimi iman önemlidir.
  • “Din Allah’ın oluncaya kadar fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar cehdedin” ne demek biliyor musunuz?  Fitne yeryüzünden tamamen kalkıncaya kadar, yemek ve uyku dışında tüm vaktini fikri mücadeleye vereceksin demek.
  • Mehdi konusunu örtbas etmek istiyorlar ama bu başedilebilecek birşey değil. Bu yüzyıl çok ehemmiyetli bir yüzyıl. Dinsizliğin, kan dökücülüğün en şiddetlisini gördüğümüz yüzyıl oldu. 1. Dünya savaşı döneminde başladı bu kan dökücülük, hala  devam ediyor. Mutlaka bu inkar sisteminin, küfür sisteminin yıkılması, son bulması gerekiyor.
  • Hadis olmasaydı da, aklen, vicdanen bu küfür sisteminin mutlaka yıkılması gerektiği, bunun mutlaka zıttının olduğu anlaşılıyor. Onun için münafıklar detayda insanları boğmak isterler. Mehdi konusunda detaya boğup Müslümanları cehdden, fikri mücadeleden alıkoymak isterler. Veya kalbinde hastalık olanlar da bunu yapar ama asıl bu konuda görevli olan şeytandır.
  • Şeytan bu yüzyılda İslam’ın dünyaya hakim olmasını istemiyor. Sadece küfrün hakim olmasını istiyor. O yüzden bir kısım cahil Müslümanları da tetikliyor şeytan. Bir kısım insi şeytanları da doğrudan yönlendiriyor. Şu an insan görünümünde birçok şeytan dünyada görev halinde. İslam’ın dünyaya hakim olmaması için. İttihat-ı İslam’ın olmaması için, Türk-İslam Birliği olmaması için yoğun faaliyet halindeler.
  • Müslümanlık çok sadedir. Allah'ın hükmü kolaydır. Güzel ahlak da kolaydır. Allah zorluk dilemez. Ama cehd (fikri mücadele) zordur elbette, münafığa ağır gelir. Odun taşır, bedensel zorluğa gelir, ama cehdi (fikri mücadeleyi) istemez.  Peygamberimiz (sav) zamanında mescid yapıyorlar. Mescid yapmak zor bir iş, oraya uzaktan yürüyerek geliyorlar. Ama cehd ve tebliğ, Allah aşkı, Allah’ı sevdirmek, Müslümanları tek vücut haline getirmek söz konusu olduğunda münafık buna yanaşmaz. Sabaha kadar namaz da kılabilir münafık. Ramazan münafıkları da vardır. Münafığın ihtiyacı görünmesidir. O yüzden oruçtan bitkin olduğunu yüz ifadeleriyle ima eder, cebinden çıkarıp tesbihini gösterir. İslam’ı hakim edelim dersen o zayıf noktasıdır münafığın. Allah'ı sevdirmeye, Müslümanları manevi bir lider etrafında veya peygamber sevgisi etrafında toplamaya, tek vücut haline getirmeye yanaşmaz.
  • Münafık ailesine düşkün olur ama İslam kardeşlerine düşkün olmaz. Ailesine olan düşkünlüğü de güç elde etme kaydıyladır. Annesini sever ama babasından miras gelsin diye sever. Babasının, dedesinin ölümünü sabırla bekler miras gelsin diye.
  • Cinayetlerin temelinde hep dinsizlik vardır. Allah’a iman edenin cinayet işlemesi mümkün değildir hep münafık karakterlidir bunlar. Münafığın ruhuna girer şeytan. Bir kısmı akıl hastası olduğu için yapar ama çoğunluğu münafık karakterli olduğu için yapar.
  • Hz. Mehdi (as)’nin şahs-ı manevi olduğu iddiasında şeytan mantık kullanıyor. Samimi ve bilgisizlikten yapanları tenzih ederim. “Tamam hadisler böyle, Kuran'dan da anlaşılıyor, ama bir de mantık vardır" diyor şeytan. "Ama mantık neyi emrediyor biliyor musun", diyor. "Bu kadar müceddid mehdi gelmiş, Bediüzzaman iman hizmeti yapmış, Abdülkadir Geylani bir yönüyle iman hizmeti yapmış, İmam Rabbani Hazretleri yapmış, ama bu Mehdi nasıl bir insan ki onların yapamadığını yapacak, hepsinden üstün olacak ve Peygamberimiz (sav)'in bile yapamadığı İslam ahlakının hakimiyetini yapacak" diyor. İşte bu şeytani mantıktır. 
  • Bediüzzaman, “üç ayrı Mehdi varsa, gerçek Mehdi yoktur” diyor. “Gerçek Mehdi olabilmesi için hem diyanet hem saltanat hem siyaset aleminde hepsini birden tam ve mükemmel görev yapması gerekiyor” diyor.
  • Şu an mantıkla aklın savaşı var. Şeytan mantığı kullanıyor, biz de buna karşı Kuran'ı, hadisi ve vicdanı kullanıyoruz. Mantık insanı batırır, akıl insanı yüceltir. Münafık ve şeytan mantık ustasıdır ama Müslüman akılldır, vicdanlıdır.
  • Şeytanın oyunu çok incedir, ana silahı mantıktır. Ahir zamanda daha ustaca daha yoğun davranacaktır. Şeytan “bu sıcakta savaşa çıkmayın” diyor, akıl cehdi emrediyor, mantık savaşa sıcakta çıkmamayı emrediyor. Şeytan mantık ustasıdır. “Mantıklı ol, kaptırma kendini” der hakikaten de namaz kılacaksa kılmaz, oruç tutacaksa tutmaz. Örneğin kütüphanesine çok kitap alacaksa, mantıklı olup 2 kitap alır.
  • Mehdi cemaatine de insan görünümünde şeytanlar girecektir. Sen onu anneden babadan doğmuş zannedersin ama o şeytandır. Bunlar annesiz babasız olmaz anneden babadan doğar ama şeytandır. Hızır kıssasında bahsedilen, Hazreti Hızır (as)’ın öldürdüğü çocuk da şeytandır. Belli bir yaşa kadar normal görünür ama bir yaştan sonra şeytan onun ruhuna girer.
  • İnsanlar arasında taassup çok kolay yayılır. Hıristiyanlıkta da teslis inancı çok hızlı yayılmıştır. Museviler de Museviliği yaşayamıyorlar. 660’ün üzerinde şartı var Museviliğin. Bir insanın bütün şartlarını nasıl yerine getirebileceğini soruyoruz, “ancak Mehdi Mesih gelince, o düzenleme yapar” diyorlar. Hakikaten de yapamıyorlar.
  • İblis Hz. Mehdi (as)’yi dini hafifletmekle suçlayacaktır. Peygamerimiz (sav)’in belirttiği, İmam Rabbani’nin de belirttiği, İstanbul’da zuhur edecek olan o yobaz, Hz. Mehdi (as)'ı dini modernize ederek hafifletmekle suçlayacaktır.
  • Hz. Musa (as), halkına bir sığır kesmelerini söylüyor. Böyle bir durumda herhangi bir sığırı alırsın, kesersin. Bu kolaydır. Ama “nasıl bir sığır” diyorlar. (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ı da beğenmiyorlar, detay istiyorlar. “Nasıl bir sığır” diyorlar detay veriyor, daha da detay istiyorlar. Allah “neredeyse kesmeyeceklerdi” diyor. Zaten baştan sığır kesmeyi istemiyorlar.
  • Mehdiyette akıl ve kolaylaştırmak esastır. Şeytan ise dini alabildiğince zorlaştırarak şeytani bir bataklığa çevirmeye çalışır. Namaz kılmayı imkansız hale getirir, abdest almayı imkansız hale getirir. Kişi bakar, tarif edilen namaz kılınabilecek gibi değil. Sırf şeytanın bu detaycılığı yüzünden namazını kılmayan çok fazla insan biliyorum.
  • Zülkarneyn kıssasında “özü kapsayan bilgi” den bahsediliyor. Münafıkta çetrefil vardır, Mehdiyette özü kapsayan bilgi vardır, münafık ise karmaşık ve zorluklara girmesiyle övünür. Karmakarışık ve zor bir din anlayışı belli ki yıkılacaktır, yaşanmayacaktır.
  • THY namaz kılınmasına yardımcı olmuyor deniyor: THY namaz kılınmasına engel oluyorlar da yabancı hava yollarında yol gösteriyorlarsa bu çok vahim bir olaydır yabancı havayolu şirketleri bu kadar kolaylık gösterirken THY ne farkı var
  • Ateistler “eski putperest toplumlar da namaz kılıyorlardı” diyorlar. Kendilerince İslam'ın hak din olmadığına delil sunduklarını sanıyorlar. Halbuki,  o bilgi putperestlere 2000 yıl öncesinden gelen bilgidir. Eski bir hak dinin kalıntılarıdır o.  “Eski putperestler de cennete cehenneme inanıyordu” diyorlar. Bu zaten 5000 yıl önceki hak dinden kalan bir bilgi. Eski toplumlarda namaz ibadetinin olması, Allah'ın adının anılıyor olması, bu, Kuran'ın hak olduğunun, Allah'ın hak dinin binlerce yıldır bilindiğinin net delilidir. 5000 yıl önce aynı şey varsa, bu hak din olduğunun kanıtıdır.
  • Hz. Mehdi'ye bağlanma Peygamberimiz (sav)'e bağlanmadır. Kumandanına bağlanınca Peygamberimiz (sav)'e dolayısıyla Allah'a bağlanmış olur insan. Hz. İsa da Ulu'l Azm Peygamber, dünyada en fazla insanın ittiba ettiği Peygamber olan, bu kadar çok ümmeti olan bir Peygamber de Hz. Mehdi (as)'a bağlanıyor, yani Peygamberimiz (sav)'e bağlanıyor.
  • Alim olmak ama hidayet alimi olmamak önemli bir eksikliktir. Kalp ilmi yok, Allah Hadi ismiyle tecelli etmiyor, hidayet alimi değil o zaman en hayati nokta yoktur. Fıkıh her kaynaktan öğrenilir. Mekanik bir alete dilersen Ömer Nasuhi Bilmen'in ilmihalini okutabilirsin, pek çok hocadan daha alim olur. Ama o cihaz hidayet ışığı olamaz. O cihaz hidayet sıcaklığı veremez. Amerika'da, Çin'de, Rusya'da fıkıh kürsüsü profesörleri var, kat kat alimler ama dinsizler, ateistler. Hidayete vesile olamıyorlar. Hidayete vesile olanlara alim denir.
  • Hz. Mehdi (as)’de özlü bilgi vardır, hikmet ilminin sahibidir. Demagojiyi sevmez. Münafıkta şeytani mantık, karmakarışıklık, açmaz, şeytani giriftlik hakimdir. Hz. Mehdi (as)’da akıl, sevgi, hikmet, özlü bilgi hakimdir. Onun için dünyayı kaplayan şeytani bilgi, mesela Darwinizm milyonlarca şeytani detaydan oluşuyor, yüzbinlerce kitap yazılmış üzerine. Binlerce üniversitenin kürsüsü var bu konuda. Ama Hz. Mehdi (as)’nin öncüsü olarak benim üflemem yetti. Hani demagojinin, mantığın, karmakarışıklığın, giriftliğin sultanıydınız? Şimdi hiç sesiniz çıkmıyor. Hani mantığın giriftliğin girdabında insanları biçiyordunuz?
  • İnsi şeytana bakarsın cebinde tesbihi olur kafasında takkesi olur. Ama katil ruhlu olurlar onlar bir şekilde kan ararlar. Hz. Mehdi (as) de kan önleyicidir. İnsanlar arasında şeytan gezer, anlaşılmaz ama veliler anlar. “Bakışlarında bir acayiplik var” der. Bunlar detaycılıklarıyla Müslümanları sinsice dinden uzaklaştırırlar. Müslümanı o sistemin içinde öyle boğar ki dinden uzaklaştığını anlamaz.
  • Allah “size kendi nefislerinizde ayetlerimi göstereceğim” diyor. Bu yüzyıl, Allah’ın dediğinin, vaadinin gerçekleştiği yüzyıl, Allah bize kendimizde ayetlerini gösterdi. Görüntüyü gördük. Görüntüyü bir gören olduğunu gördük. Görüntüyü Cenab-ı Allah’ın gösterdiğini, bizim de gördüğümüzü gördük. Birisinin sesi işittiğini gördük. Bakın kulağı yok. Kulaksız işitilir mi? O birisi kulaksız işitiyor. Gözsüz görülür mü? Hem de neyi görüyor? Elektrik ışığını. Bu nasıl bir şey? Gözü yok: çok zayıf elektrik akımını pırıl pırıl üç boyutlu olarak görüyor. Bu durumda bir insan nasıl iman etmez? Bunu nasıl açıklar ahirette Allah’a, ben anlamadım nasıl der? Onun için Allah (kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız) "Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz" diyor. Bunlar oldu. Ahir zamanda oldu. Bu yüzyılda oldu. İçimizdeki Allah’ın çok büyük sanatını gördük. Genetik. Vücudumuzdaki harikaları bize göstertti. Bilim bize Allah’ın sanatının detaylarını gösterdi.
  • Hz. Mehdi (as) olmasa Armagedon’u yaparlardı hem de sel gibi kan akıtırlardı. Ama  artık damla kan yok, kan akıtılmayacak. Bütün silahlar kalkacak.
  • Her peygamber dünya hakimi olmak ister. Hz. Süleyman zamanında belki en fazla 1 milyon kişiye, Zükarneyn zamanında belki birkaç yüz bin kişiye hakim oldu.  Her Peygamber Hz. Mehdi'ye lutfedilen bu dünya hakimiyetini ister. Yaklaşık 8 milyar insana İslam anlatılıyor ve İslam ahlakı hakim oluyor. Hangi Peygamber böyle kutlu bir devri istemez? Ama Allah Hz. Mehdi'ye nasip etmiştir. Hangi Müslüman Mehdi olmayı istemez, her Müslüman ister.
  • Hz. Mehdi herşeyi anlatmış olacak, kimsenin bahanesi kalmayacak, ben anlamadım, duymadım, Kuran’ın hakikatlerini göremedim, hadisin hakikatlerini göremedim, ateistlerin etkisinde kaldım, bilemedim diyemeyecekler.

 

 

Harunyahya Tv, 29 Ağustos 2010

 

  • Allah “Allah’ın zikriyle kalbiniz felah bulur” diyor. Allahı zikretmek Müslümana dinçlik verir.
  • Pazarlıkla din olmaz. Önce kişinin imanının tahkiki hale gelmesi lazım. Allah'ın varlığına, birliğine, ahirete, cennete, cehenneme inanmasının sağlanması lazım. Aşkla Allah'ı sevmesi lazım. Kuran'ın bütünün hakikat olduğuna inanması lazım. Kuran'ın Allah'tan vahiy olarak indiğine inanması lazım. Öbür türlü mantıkla, "Gel şimdi sana şarabın, domuz etinin haram olduğunu  ispat edeceğim." Biz delil vereceğiz, o verecek, böyle tartışmayla din olmaz.  Yani pazarlıkla din olmaz. Kuran Allah'ın kitabıdır. İnanıyorsa Müslüman olur, inanmıyorsa Müslüman değildir. Tartışıyorsa ayetleri, şu olur şu olmaz diye Müslüman olmamış olur o kişi. Önce Müslüman olmasının sağlanması lazım, Kuran'ın bütününü kabul etmesinin sağlanması lazım.
  • Tebliğ deyince bazı Müslümanlar yanlış yol izliyorlar, mantıkla kabul ettirmeye çalışıyorlar. Biz dinin hükümlerini faydalı olduğu için uygulamıyoruz, Allah emrettiği için uyguluyoruz. Biz kafamızdan elektrik aksın diye secde etmiyoruz, Allah emrettiği için ibadet ediyoruz. Belimize, omurgamıza iyi olsun diye, spor olsun diye (haşa) namaz kılmıyoruz. Abdest alıyor, temizlik olur iyi olur diyorlar. Biz temizlik olsun diye abdest almıyoruz. Tertemiz oluyor Müslüman yıkanmış oluyor, gidip abdest alıyor. İbadet olduğu için yapıyoruz. Mantık öne sürerek ikna etmeye çalışmak son zamanların zavallı uygulamalarıdır. Mehdi düşüncesinde, Mehdiyet anlatımında böyle bir üslup yoktur.
  • Allah (Haşa) radyo dalgası gibi diyerek Allah'ı anlatıp, kendilerini mutlak varlık gibi göstermeye çalışanlar çok yanlış bir mantık izliyorlar. Allah mutlak varlık, kendileri radyo dalgası gibi gölge varlıklar.
  • Hidayet için gayret etmek, bunun için iman hakikatleri anlatmak ayrıdır, insanlara karmaşık teklifler sunmak ayrıdır.
  • Şimdi neslin eğitiminin dini soğuk, İttihadı İslamın, İslam ahlakının hakimiyetinin coşkusunu yaşamayan insanlara verilmesi bir tehlikedir. İdeali olmayan bir nesil, İtthadı İslam'ı istemeyen bir nesil, Türk İslam Birliği'ni istemeyen bir nesil, Mehdiyeti kabul etmeyen bir nesil, Hz. İsa (as)'ı kabul etmeyen bir nesil, bu ne olur? Yeni bir nesil yetiştirme projesi uygulandığı görülüyor. Ama çok ters bir zamanda başladılar. Hz. Mehdi (as) gelmiş, adam proje sunmaya kalkıyor. Bu projeyi adam ilimle, sevgiyle ve akılla o adama geri aldırırlar inşaAllah.
  • Soğuk nesiller yetiştirecek bir proje görülüyor. Mehdiyeti kökten reddeden, İseviyetin tasaffi edip Kuran'a bağlanmasının sevincini ortadan kaldıran bir üslup var. Onun için ben bu konuyu en az bir yıl kadar gündemde tutmayı düşünüyorum.
  • Fethullah Hocamızı susturmaya çalışıyorlar, beni susturamazlar. Erbakan Hocamız'ın ağzını bantlamaya çalışıyorlardı, o bantları söktüm inşaAllah. Hocamızı hapsetmeye kalktılar, demilerini söktüm. İlimle, akılla ve sevgiyle sis perdesini açtım.

"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." (Furkan Suresi, 42)

“Darwinistlikten materyalistlikten sapıklıktan az daha vazgeçecektik” diyorlar

 

“Hz. Musa bin İmran, Tevrat’ın birinci bölümünde al-i Muhammed’in Kaim’ine (aleyhimusselam) verilen kudret ve faziletleri görünce dedi ki: “Rabbim, beni al-i Muhammed’in Kaim’i olarak karar kıl”.

Dediğimiz gibi herkes Hz. Mehdi (as) olmak ister. Böyle bir dünya hakimiyetini tüm peygamberler ister.

 

Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır. (Ahzab Suresi, 47)

Ebcedi 2005 çıkıyor. Tek rakam var, o da tam ahir zamanı veriyor maşaAllah

 

Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (Ahzab Suresi, 47)

Kafirlere ve münafıklara itaat etmememizi Allah emir veriyor

Münafıklar alçaklık yapar dedikodu yapar kendince köpeklik yapar ama İslam’a hizmet eder, bundan haberi olmaz

İtaat etmeyip onlarla mücadele et diyor Allah

 

2010-08-30 11:31:40
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top