Adnan Oktar'ın 30 Ağustos 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Asu TV, 30 Ağustos 2010

  • Fethullah Gülen vatanına milletine bağlı Türkçe bilen insanlar yetiştiriyor. Bu hareket iyi vatandaş yetiştiriyor. Risk oluşturabilecek bir faaliyetleri, durumları yok.
  • Atatürk’ün Türk İslam Birliği hakkındaki düşünceleri bilinmiyordu Habertürk’e de öğreten bizleriz.
  • "Bütün dünyanın Müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler."(Urduca Yayınlarda Atatürk, A.Ü. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Yayını, 1979, s. 70-71)
     
  • Din olmayınca hayat olmaz, bilim olmaz, sanat olmaz. Sovyetler niye yıkıldı? Din yoktu, ruh yoktu. Çin'den sanat çıktı mı çıkmaz. Sanatçı da çıkmaz. Çünkü ruh yok. Sanat ve bilim gerçek dindarlarda ortaya çıkar.
  • 79-80'lerde Fethullah Gülen Hz. Mehdi (as)'ı çok net anlatıyordu, o topluluğun en büyük heyecanlarından birisiydi. Ama şimdi bazı hocalar öncülüğünde bir nesil projesi oluşturup, o güzel heyecanlı gençliği hümanist bir anlayışa dönüştürüp bambaşka bir yapının gelişmesi ihtimalinden rahatsız oluyoruz.
     
  • Fethullah Gülen camiası eskiden sıkça Bediüzzaman'ı anma toplantıları yapıyordu, uzun süredir yapılmıyor, ne mahsuru olabilir? Yine yapsınlar. Biz o yüzden seviyoruz Fethullah Gülen Hocamızı ve talebelerini acaba Hocamıza bir baskı mı var diye rahatsız oluyoruz?
  • Gazetecilerin bir kısmı da, bir yerden ışık almış gibi aşka geldiler hepsi birden Fethullah Hocamız hakkında suçlayıcı konuşmalar yapmaya başladılar, bundan vazgeçsinler. Bu camianın hepsi mazlum ve sakin insanlar. Maceraya girecek insanlar değil.
  • Dini içinden çıkılmaz, karanlık, donuk, ruhsuz ve sevgisiz gösterme politikası var. Bu şeytanidir. Din sevinçtir, güzelliktir, neşedir, heyecandır, coşkudur, sevgidir, şefkat ve merhamettir, affedeciliktir, akılcılıktır, derin düşünmektir. Güzel olan herşeydir, sabaha kadar sayarız. Dini sinsice içinden kemirip yok etmek istiyorlar. Dini karanlık, acımasız, sevgi düşmanı, estetik düşmanı, donuk, mat gibi göstermeye çalışıyorlar. Bir büyü gibi telkin yapıyorlar. Bu büyüye izin vermem ben.
     
  • Bilinçaltı kurgulama yapıyorlar. Peygamberin kıldığı gibi namaz kılarsanız kılamazsınız, diyorlar. Hatta, haşa, gelin sizle pazarlık yapayım yoksa başınıza iş alırsınız ve içinden çıkamayacağınız bir hale gelirsiniz, gelin siz buna razı olun, diyor. Ferasetle, basiretle bakan biri buradaki mantığı bakar bakmaz anlar. Peygamber saatlerce namaz kılardı, eğer onun gibi kılmaya kalkarsanız içinden çıkamazsınız diyor. Bu ruhu Müslümanlara empoze etmeye çalışıyorlar.
     
  • Benim aslanlarımı adamlar kahpece şehit edecekler, diyeceğiz ki gelin sizi affedelim, gelin Urfa'ya, Mardin'e dalın komünist çalışma yapın, bunu dedirtmeyiz. Biz Mehmetçiğe kin duyanı onları şehit etmek için azmetmiş adamları hiçbir yerde istemiyoruz ne dağda ne ovada istemiyoruz. Eğer bu mantıklarından tamamen vazgeçerlerse o zaman devletimiz gerekeni yapar. Biz ovada onlara komünist propaganda yaptırmayız.
     
  • PKK istediği gibi komünist propaganda, materyalist propaganda, Darwinist propaganda yapıyor. Karşılarında hiçbir şey yok. Adamlar adeta rüzgara kapılmış koşuyorlar, açık havada koşuyorlar, onların karşısına küt diye çarpacakları bir set lazım. Bize imkan verseler 10 kişiyle hemen bitiririz. TRT 6'yı mesela bizim kullanabilme imkanımız olsa, kapsamlı anlatarak hemen konuyu bitiririz. Ama sabahtan akşama kadar halay çekme, davul çalmayla geçiriyorlar. Biz Kürtçe mevlut okuttuk, diye seviniyorlar. Güneydoğulu kardeşlerimiz için güzel dinlesinler tabi ama, adam PKK'lı mevlut dinler mi, mevlutten anlar mı? Adam komünist, materyalist mevlutten anlar mı? Anti Darwinist, anti materyalist, anti Leninist, anti Marksist propaganda yapılması lazım.
     
  • Pelin Batu'ya domuz etiyle ilgili bir örnek verelim, Domuz eti domuz trişini denen bir mahluku taşıyor. Bu beyinde, karaciğerde kapsüller oluşturuyor ve öldürüyor insaları. Bu hastaığı tek taşıyan mahluktur domuz. Çok yüksek kolesterol içeriyor yağının molekül halkası çok büyük ve vücuda çok çok zararlı. Domuz çok tiksindirici domuz eti helal olsa da yemem ben onu mesela. Maymun helal olsa da yemem tiksindirici birşey.Kore Savaşında Amerikalı askerlerde geniş çapta kalp enfarktüsünde ölüm oluyordu, Türk askerlerinde olmuyordu. Araştırıldığında Amerikalıların yüksek miktarda, domuz eti yedikleri çıktı. Amerikan teknolojisiyle domuz yağının yüksek kolestrol üretmesi engellenemiyor.
     
  • Bir kişi çıkıp da "Ben mehdiyim" diyorsa acımak lazım, kin ve öfke duymak çok yersiz olur. Ben öfke duymuyorum, acıyorum, şefkat duyuyorum. İnsanların da böyle bakması lazım. Gariban bir insan, etrafında bir avuç insan var. Ne yapacaklar Türkiye'yi mi ele geçirecekler, bu kadar panik olacak bir şey yok. Acımak lazım. Şefkat duymak lazım. Niye öfke duyalım? İçkili adama insanlar acıyor da, manevi sarhoş olan bir insana niye acınmasın?
     
  • Hz. İsa (as)'ın ne ellerinde ne ayaklarında herhangi bir çivi yarası izi yoktur. Herkes bizzat bunu görecek inşaAllah.
     
  • Hz. Mehdi (as) gerilim kabul etmez, insanları tedirgin edecek birşeyi asla kabul etmez. Gerilimde her zaman bir terslik vardır.
     
  • Bizim milletimizde genel olarak akılcılık vardır. Osmanlı döneminde de böyle olmuştur. Bir çılgınlık yapmaz. Kuran'da hep olgunluk ve akıl vardır. İtidal ve dengeli bir hal vardır, dinsizi de koruyan, şefkat gösteren. Bir de deli, çılgın ve akılsız bir Müslüman anlayışı vardır, bu Kurani değildir. Bu şeytanidir. Biz buna karşı mücadele veriyoruz. Çünkü din akıl demektir. Aklın en derini ve özü demektir. İman derinlik gerektiren bir konudur.
     
  • İnsanlar dinin özgürlük, sevgi, estetik, barış ve kardeşlik olduğunu tam anlasalar, susuz bir insanın suya hasret bir insanın isteği gibi olur. Dinsiz bir millet yaşamıyor. Bunalıma giriyorlar. Ruh ve beden sağlıklarını kaybediyorlar. toplumda gücünü kaybediyor millet olmaktan çıkıyorlar birbirlerine düşüyorlar
     
  • Allah kendimizi ve dünyayı nasıl kullanacağımızı bildirmiş, dine uymasak dünyayı da parçalardık Allah korusun. Dinin korumasıyla ayakta duruyor.
     
  • Yanlış mesihiyete karşı gerçek Mesihiyetin, gerçek İseviliğin, gerçek Mehdiyetin anlatılması gerekir. Bizim yaptığımız bu. Amerikan dış politikası saldırgan Mesihiyet düşüncesinden çıktı. Bush'un, Obama'nın baş danışmanlarıyla görüştük, diğer danışmanlarla görüştük, mektuplar yazdık, konuştuk ve zihniyetlerinde ciddi değişiklikler oldu. Yoksa Türkiye'yi, Suriye'yi, İran'ı işgal etmeyi düşünüyordu. İncil'den, Tevrat'tan, Kuran'dan ve hadislerden Mehdi ve Mesihin hiçbir zaman kan dökmeyeceğini ispat ettik.
     
  • Allah dünyayı yönetir, kullarını vesile eder. Tek güç sahibi vardır, Allah'tır. Kullarını vesile eder, eşyayı vesile eder. Kimsenin gücü yoktur.
     
  • Fethullah Hocamızın ben orada bir nevi esir olduğunu düşünüyorum. Hocamızı buraya getireceğiz inşaAllah, gürül gürül Müslümanlarla kucaklaşacak. Ama buraya geldiğinde kimsenin terbiyesizlik yapmaması gerekir, buna karşı da önlem almak gerekir.
     
  • Ağlamak Allah aşkıyla olur, Allah sevgisiyle ağlanır. Çocuğunu görür, Allah aşkıyla, Allah'ın tecellisini görmenin heyecanıyla ağlar. Helalini, eşini görür Allah'ın tecellisini görmenin coşkusuyla ağlar. Yoksa Müslümanda üzüntü ağlaması olmaz. Müslümanda neşe olur. Ama Allah korkusuyla ağlarsın, Allah korkusu da  bir zevktir, onda derin bir anlayış vardır. Allah korukusunu da yanlış biliyorlar. İnsan sevdiğini darıltmak istemez, üzmek istemez onun bir heyecanı vardır.

 

 

HARUN YAHYA TV, 30 Ağustos 2010


28/36- Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.

Hz. Mehdi (as) doğruları anlatacak, Kuran'da var, sünnette var diyecek, onlar atalarımızdan işitmedik diyecekler illaki o sapkın ve deli mantığı savunacaklar

 

10/78- Onlar: "Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz" dediler.

İşari manada, siz ikiniz, yani ahir zamanda da Hz. İsa ve Hz. Mehdi bizi atalarımızın dininden, yani Hıristiyanların şirk inancından, Müslümanların bazılarının şirk içinde oldukları mantıklardan vazgeçirmek için mi geldiniz? Amacınız enaniyet, büyüklük bu yüzden geldiniz diyorlar. Münafıkların kullandığı silahlardan biri de budur, siyasi suçlama yaparlar veya enaniyet ve kibir suçlaması yaparlar.

 

  • Hz. Mehdi'ye de Hz. İsa'ya da yapılacak itiraz budur: Atalarının yolundan çevirmek. Katolikler, Protestanlar, evanjeliklerin bir kısmı "Sen ne yapıyorsun?" diyecekler, "bizim atalarımızda gördüğümüzü değiştiriyorsun" diyecekler. Mesela bir kardinalin açıklaması vardı, "Gerçekten Hz. İsa gelse bile biz bu sistemden vazgeçmeyiz" demişti. İşte Kuran'da anlatılan zihniyet bu.

11/62- Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."

Allah'ı tenzih ederiz, Allah diye, Hz. İsa'ya tapıyorlar. Kuran'dan kuşku verici bir tereddüt içinde olacaklarını bildiriyor Allah.

 

2/170- Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?

Kuran'a uyun denilse de “geleneğe uyarız, atalarımızdan gelen neyse ona uyarız” diyorlar.

Allah da “Atalarınız sapkınsa yine mi uyacaksınız” diyor.

 

  • Bilimin gerçekleriyle Kuran'ın gerçeklerinin nasıl birbirini sardığının anlatılması lazım ve Kuran'sız bilim olmayacağının da anlatılması lazım.

7/28- Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"

 

  • Münafıklar Kuran’a uygun olmayan sünnete uymayan tavır ortaya koyduklarında,  “bize Allah Kuran’da olmayan şeyi emretti” diyorlar. Allah Kuran’a uymayan şeyi emretmez.
  • Osman Ünlü İmam Rabbani’nin Mektubatında Hz. Mehdi (as)’ın, Peygamberimizin vefatının ardından 3. binde geleceğini yazdığını iddia ediyormuş. Eğer bu bölümü Osma Ünlü bize Mektubat’ı açıp gösteremezse, doğruyu söylemiyor olacak. Kitabı açıp ilgili bölümü göstermesi lazım.
  • Bizleri canlı izleyemeyen kardeşlerimiz, daha sonrada internetten www.harunyahya.tv adresinden izleyebilirsiniz.
  • (Bazı müslüman ülkelerdeki, zulüm gören, acı çeken çocukların resimleri ile ilgili:) İttihad-ı İslam olmaması nelere maloluyor İslam aleminde, görsünler. İttihad-ı İslam olacak da, Türk İslam Birliği olacak da bunlar olacak, mümkün değil hepsi gayet güzel hayatlar yaşarlar. Bu perişanlık, bu zulümün olması mümkün değil.
  • Münafığı bilemeyiz ama alametlerini görürüz. Yoğun olarak münafık alametleri varsa şüpheleniriz. Eğer münafık birinin ailesindeyse, o kişi mutlaka oradan kaçacak diye birşey yok ama münafığın eylemine bağlı olarak değişir. Eğer namaz kıldırmıyorsa, ibadetlerini yaptırmıyorsa, saldırganlaştıysa, (oradan ayrılması) hicret etmesi gerekir. Ama bazen münafık sakin devresindedir, saldırganlık yapmaz, o zaman durabilir evinde. Gizli gizli namaz kılar, ibadetlerini yerine getirir, tartışmaya girmekten kaçınır.

57/27- ... (Bir bid'at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah'ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

 

  • Dine ilave ettikleri yeni yeni inançları Biz onlardan talep etmedik. Böyle bir talebimiz olmadı diyor Allah.

 

5/87- Ey iman edenler, Allah'ın SİZİN İÇİN HELAL KILDIĞI GÜZEL ŞEYLERİ HARAM KILMAYIN VE HADDİ AŞMAYIN. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez.

 

  • Bunun aksi münafık alametidir. Olmayan şeyleri, olmayan helalleri, haramları ortaya çıkarıyorsa, bu münafık alametidir.

16/116- Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla ŞUNA HELAL, BUNA HARAM DEMEYİN.Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.

 

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla: münafıklar sürekli yalan söylerler

Şuna helal buna haram demeyin: Kendi kafanıza göre kurallar uydurmayın nasıl buna helal buna haram diyorsunuz?

Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler: Allah “perişan olursunuz” diyor.

 

3/78- Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini Kitab'a doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Allah Katındandır" derler. Oysa o, Allah Katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı (böyle) yalan söylerler.

 

  • Yani okudukları konuları dil cambazlığı yaparak bambaşka hale getirirler, bunları duyan da Peygamberimizin (sav) öyle bir emri varmış, Kuran’ın öyle bir emri varmış zannedebilir. BAKTIĞINDA NE HADİS KİTABINDA NE İLMİHALDE HİÇBİR YERDE YOK.

 

Dediler ki: "Ey Musa, orda zorba bir kavim vardır, ONLAR ÇIKMADIKLARI SÜRECE BİZ ORAYA KESİNLİKLE GİRMEYİZ. Şayet oradan çıkarlarsa, biz de muhakkak gireriz. (Maide Suresi, 22)

 

  • Musa dönemindeki münafıklar zorluğu görünce “biz oraya gitmeyiz” diyorlar nereye gidiyorlar, babasının dedesinin evine. Çünkü risk var orada, yorulacak, vakit alacak ama Allah’ın dinini tebliğ edecek. O zaman ne yapar? Yan gelip yatar, uydurma izahlarla ortaya çıkar veya o devrin Hak kitabı neyse onu kullanır.
  • Mesela Hz. İsa (as) dönemindeki münafık da “Allah İncil’de demedi mi birisi Hz. İsa (as)’yı ihbar edecek diye? İşte Allah’ın emrini yerine getirdim” diyor. Allah da onun ellerinden ayaklarından çiviledi. Döve döve götürdüler askerler o münafığı. Allah onu Hz. İsa (as)’ya benzetti hatta talebeleri bile ona benzetti. Onun için Hz. İsa (as) öldü sanıyorlar. “Elohim, Elohim, neden beni terkettin” diyor. “Ben İsa değilim” diye bas bas bağırıyor askerler götürürken. Talebeleri de Hz. İsa (as) sandılar o yüzden o konuda cahillik eden insanlar oldu. Allah’ın peygamberi “beni neden terkettin” der mi, var gücüyle bağırır mı “ben İsa değilim” diye? Peygamberler şehit olmaktan çekinmezler. Hz. Zekeriya (as) ağacın kavuğunda “Ya Rabbi baki olan sensin”, “Ya Rabbi baki olan sensin”  diye diye şehit oldu. Hz. Yahya da Hz. İsa (as)’ın çok sevdiği yardımcısıydı, onun şehit olması da Hz. İsa (as)’nın imtihanıydı. Allah şehit olan peygamberler için “şehit oldu” diyor. “Peygamberleri şehit ettiler” diyor ama onun (Hz. İsa (as)) için “onu öldürmediniz, ma kateluhu” diyor. Allah “tuzağı Ben bozdum” diyor. Öldürerek olur mu tuzağın bozulması? Allah “Katıma aldım” diyor. Bir tek Hz. İsa  (as) ile ilgili böyle bir açıklama var Kütüb-i Sitte’de de bu vurgulanıyor. Hz. İsa (as)’ın yeniden dünyaya dönüşü ve göğe alınması çok mühim bir konudur. Kuran bu konuda çok açık üslup kullanmış. Aksinde Kuran çok muhkem ifade kullanıyor. “Allah üçtür demeyin” diyor. Halbuki Hz. İsa (as)’nın göğe alınması konusunu destekliyor Kuran.
  • İttihad-ı İslam’ı bin yıl değil, bir gün bile geciktirecek durumumuz yok. Bu ifade, o çocukların bin yıl daha acı çekmesi demek.
  • Onlar çok hamdeden, (namazlarını ilk vakit kılmaya gayret ettikleri için) güneşi gözleyen ve yaptıkları işi sağlam yapan kimselerdir. ONLARDAN BİRİ BİR İŞ YAPMAK İSTEDİĞİ ZAMAN "İNŞAALLAH BU İŞİ YAPARIM" DER. İçlerinden biri bir tepeye çıktığında, Allah-u Teala'yı tekbir eder, bir vadiye indiğinde ise Allah'a hamd eder. Toprak onlar için temizleyicidir.Yeryüzü kendileri için nerede olursa bir mescittir.... (Ebu Nuaym, Delailün Nübüvve, Suyuti, El Havi, 2/282)

Hz. Mehdi (as) talebeleri demek ki inşaAllah ve maşaAllah sözlerini çok söyleyecekler.

 

2010-08-31 11:29:47
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top