Gaziantep Olay TV, 31 Ağustos 2010
(Risalet'ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4 -Enis el-Cülesci kitabından) |
|
İncil’de bu konu işari olarak şu şekilde anlatılmaktadır: KUZU (HAZRETİ İSA (A.S.) gidip TAHTIN ÜZERİNDE OTURANIN (HAZRETİ MEHDİ (A.S.)) sağ elinden TOMARI (KİTAPLARI) aldı. (Esinleme, 5:7) |
31 Ağustos 2010, Harun Yahya TV
|
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur suresi, 55)
Allah samimi olanlara vaad ediyor. Samimi olmayanlara vaadetmiyor.
Bazı hocalar ne diyorlar? “İttihad-ı İslam olacak olsaydı, Peygamberimiz (sav) zamanında olurdu” diyorlar. Kuran Peygamberimiz (sav)'e gelmedi mi? Bu ayetleri Allah Peygamberimiz (sav)’e vahyediyor değil mi? Nur Suresi, 55. ayetini Allah Peygamberimiz (sav)’e vahyetmiş değil mi? Peygamberin kumandanları var. Savaşlarda Peygamberimiz (sav) tek başına mı savaşıyordu? Sahabelerle beraber savaşmıyor muydu? Savaşta alınan netice kimin oluyordu? Peygamberimiz (sav)’in oluyordu. Onun evladı, onun torunu İslam’ı dünyaya hakim ettiğinde kim hakim etmiş oluyor? Peygamberimiz (sav) hakim etmiş olmuyor mu?
|
|
HAKİKİ BEKLENİLEN ve BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası, s. 57)
Bunun ne anlama geldiğini sorsunlar. Hep beraber öğrenelim. Bize bu konuyu açıklasınlar. Bu hangi yönden şahs-ı manevi anlamına geliyormuş? |
|
Şimdi, HZ. MEHDİ GİBİ EŞHASIN hakkındaki rivayatın ihtilafatı ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler, metn-i ehadisi tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Mesela: MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler. (Sözler, s. 359)
MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan: İslam’ın devlet merkesi o an o yerlerde. vukuat-ı Hz. Mehdiyye: Hz. Mehdi (as)’nin vuku bulmasına veya Süfyaniyye'yi: Süfyan’ın zuhur etmesini MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek: Saltanat oralarda kalacak gibi düşünerek öyle açıklamışlardır. İslam Aleminin son merkezi neredeyse deccaliyet de süfyaniyet de oralardan zuhur edecektir. Hz. Mehdi (as) de Hz. İsa (as) da orada bulunacaktır. |
|
... akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim onların bir kısmına zaîf veya mevzu demişler. İmânı zaîf ve enaniyyeti kavî bir kısım da, inkâra kadar gitmişler. (Sözler, 358)
İmânı zaîf ve enaniyyeti kavî:kendini en büyük görüyor. Kendini beğene beğene bu hale gelmişler.
bir kısım da, inkâra kadar gitmişler:kökten inkar etmişlerdir. Ne Hz. Mehdi (as) vardır ne Hz. İsa (as) vardır diyorlar. |
|
10/83- Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
"Kendi kavminin bir zürriyetinden: "gençlerinden" Hz. Mehdi (as) talebeleri de gençlerden oluşuyor. "Kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla": Mahkum etmesi, dövmesi, sövmesi, şehit etmesi korkusuyla iman eden olmadı. Korkudan geri çekilmişler. Bir avuç genç Hz. Musa (as)’ın yanına geliyorlar. Asiye annemizi de firavun şehit etti. Hem mümin, hem şehit mümin Asiye annemiz. Firavunun ne sarayını ne inançlarını ne yaşantısını istemiyorum, Hz. Musa (as) ile çöle gideceğim dedi. |
|
Allah'ın ELÇİSİNE MUHALİF OLARAK (SAVAŞTAN) GERİ KALANLAR OTURUP-KALMALARINA SEVİNDİLER ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: "Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Bir kavrayıp-anlasalardı. (Tevbe Suresi, 81)
Münafıkların istemediği birşey var burada. Dinin hakimiyeti için gösterilmesi gereken gayret. Bu konuda sıkılmış vaziyetteler başka birşey yok. Tek sorunları İslam dinini yaymak. |
|
[Hz. İsa (as):] "Vay halinize... iki yüzlüler! Siz badanalı kabirlere benzersiniz ki, dıştan güzel görünürler, fakat içten ölü kemikleri ve her türlü murdarlıkla doludurlar. Siz de böylece insanlara dıştan salih görünürsünüz, fakat içten ikiyüzlülük ve fesatla dolusunuz." (Matta, 23:27-28)
Hz. İsa (as) ne güzel anlatmış. Münafıkları ölüye benzetiyor. Hakikaten ruhları ölüdür. Ceset gibi, pis hayvan leşi gibidirler, ama dışarıdan birşey yokmuş gibi görünürler. |
5.yy’dan kalan Magdalalı Meryem İncili’nden:
|
Öyleyse gidin, hakikati tebliğedin. Size anlattığım kurallardan hiçbirini arkanızda unutulmuş bırakmayın. Kanun koyucu gibi kanun çıkarmaya da kalkmayın, yoksa koyduğunuz kural sizi boğar.
Kendi kendilerine kural çıkartıyorlar. Ta o zamandan Hz. İsa (as) onları uyarmış. Bu hanımın Hz. İsa (as)’dan aldığı bilgiler Allahualem bozulmamış ifadeler sayfaları muhafaza ediliyor ama yanaşmıyor Hıristiyanlar’ın bir kısmı bu gerçeklere. Halbuki gerçek bozulmamış ifadedir. |
Ama İncil’in Ahir zamanda tam orjinali bulunacak inşaAllah.
|
Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin smi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "RABBİMİZ, NE DİYE SAVAŞI ÜZERİMİZE YAZDIN, BİZİ YAKIN BİR ZAMANA ERTELEMELİ DEĞİL MİYDİN?" dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz 'bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaksınız." (Nisa Suresi, 77)
Münafıkları ayıran ana bir nokta var görüyor musunuz? İttihad-ı İslam’a, (ilmi mücadeleye) cehde karşı olmaları. Allah’ın dininin yayılması ve dünyaya hakim olması. Namaz, oruç hepsini yapıyorlar. Hatta ilave istiyorlar mesela sığır kesilecekse detay istiyorlar. Ama İttihad-ı İslam olsun deyince burada canları yanıyor, takıldıkları nokta bu. |
|
"Allah'a iman edin, O'nun elçisi ile cihada çıkın" diye bir sûre indirildiği zamanonlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: "BİZİ BIRAKIVER, OTURANLARLA BİRLİKTE OLALIM" DEDİLER. (Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp-anlamazlar. (Tevbe Suresi, 86-87)
Şimdi bu kişilere desen ki hacca gideceğiz, hep beraber gidelim derler sevinçle. Namaz kılacağız dersen senin kıldığın namazı beğenmez detaylar ister. Ama Allah’ın dini dünyaya hakim olsun deyince deliriyor, onu istemiyor. Servet sahibi parasını da korumak istiyor parasını vermek de ikinci dereceden canını yakandır. |
|
"Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Sizler, yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe Kıyamet kopmaz. Ve yine siz, ayakkabıları keçe olan bir kavimle harp etmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5184"
Cengiz ve hülagü fitneleri. Tam aynısıyla bu şekildeydi. yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi: güneş yanığı olmuş.
|
|
11/109- Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
Darwinizm Materyalizm konusunda şüphe etme, onlara inanma
Nasıl Eski Mısır’da, Sümerler devrinde Darwinistseler, onlar da ancak böyle yapıyorlar diyor Allah asrımıza bakan yönüyle.
Allah onlara kromozomların proteinlerin nasıl tesadüfen olduğunu soracak.
Ne diyecek? “Proteinlerin kromozomların proteinlerin tesadüfen olamayacağını biliyordum” diyecek.
Sana verilen süre ne kadar 70 yıl, bunun 50 yılında bilgim de vardı şuurum açıktı diyecek.
Bilerek isteyerek yaptın mı, bilerek yaptım hakettim diyecek. |
|
Ya biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır onlar karmaşık bir kuşku içerisindedirler. (Kehf Suresi, 15)
Allah "ol" dedim, oldu diyor. Sen Allah’ın yüceliğini büyüklüğünü anlamaya çalış. Bunu anlayan o konuyu da anlar. |
2010-09-01 10:59:41