Adnan Oktar'ın 31 Ağustos 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

 

Gaziantep Olay TV, 31 Ağustos 2010

 

  • Siyasetçilerin kullandığı gergin üslubu izlemek de yorucu oluyor. En iyisi tek taraflı yatıştırıcı bir politika. Böyle gergin bir ortam bazı partililer tarafından isteniyor olabilir ama bu kısa dünyada, bu imtihan ortamında Allah'ın bizi duyduğunu, Allah'ın bizi gördüğünü bilirken, böyle bir üslup güzel olmaz. Liderler de imtihan oluyorlar, her tavırlarında her sözlerinden hesaba çekilecekler. Mülayamet her zaman iyidir.
     
  • İsa Mesih dünya siyasetinde etkili olacak, bizzat kendisi değil talebeleri kanalıyla etkili olacak. Onu saklamaları gerekiyor. Seçkin, halis 1400 kişilik bir talebe topluluğu var. Bediüzzaman açıkça söylüyor, Hz. Mehdi (as) siyaseti Hz. İsa (as)'a bırakır diyor.
     
  • (Kaddafi'nin İslam Avrupa'da Türkiye vesilesiyle yayılacak sözüyle ilgili olarak) Kaddafi de Hz. Mehdi (as)'ın geldiğinden haberdar. Türkiye'yi manevi ateşi yakacak ilk kıvılcım olarak görüyor. Türkiye İslam'ın hakimiyetinde görevli demişti daha önce, şimdi de aynı şeyi söylüyor. Kastettiği Mehdiyettir.
     
  • Kuran'ın hangi bölümünü açsak bize bilimden bahseder. Göğe bakın deniliyor, neyle bakacağız teleskopla. Bu bilimdir. Toprağa bakın deniyor, bunun için jeoloji gerekir, hafriyat yapabilecek aletler gerekir. Mikrobiyoloji olmasa, genetik olmasa hücrenin içindeki mitokondriyi, Allah'ın milyonlarca sanatını nasıl bilecektik. Bilimle biz Allah'ın sanatını anlarız. Tarih de bir bilimdir. Bilimle biz her yerde beraberiz. Allah bizim sağlıklı olmamızı ister, bu da tıp bilmiyle oluyor. Bilim ve sanat Allah'ın bize emridir.
     
  • Hz. İsa (as) bizzat kendisi kitap yazmayacak, Darwinizm ve materyalizmle bizzat uğraşmaz. Nasıl bir taktiği var bilmiyorum, ama siyasi mühim kişilere, dünyayı yönlendiren mühim örgütlerin mühim liderlerine etki eden bir bilgiye sahip. Ne olduğunu bilmiyoruz, kendisiyle karşılaştığımızda öğreneceğiz.
     
  • "İsa (a.s.) onu (sandığı) alıp açacak ve içinde bir MÜHÜR, bin kitap bulacak, BU KİTAPLARLA İSLAM'I İHYA EDECEK."

(Risalet'ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4 -Enis el-Cülesci kitabından)

 

İncil’de bu konu işari olarak şu şekilde anlatılmaktadır:

KUZU (HAZRETİ İSA (A.S.) gidip TAHTIN ÜZERİNDE OTURANIN (HAZRETİ MEHDİ (A.S.)) sağ elinden TOMARI (KİTAPLARI) aldı. (Esinleme, 5:7)

 

  • Herkes kıyametin çok yakın olduğunu anladı. Dünyada kıyametin kopacağını bildikleri için de bu panik var. Onun için biraz da felç oldular. O yüzden tesisler yapmak, pek bir şeylere para yatırmak istemiyorlar. Hz. Mehdi (as)'ın bunları canlandırması gerekiyor, Hz. İsa (as)'ın bunları canlandırması gerekiyor. Kıyamet kopacak diye fabrika yapmamak akılcı bir davranış değil. Kıyamet zaten her an kopabilir. Allah'ın ayeti var.
     
  • Şeyh Nazım Hocamız bir tanedir, canımızdır. Şakacıdır. Bazen çok ciddi bir üslupla şaka da yapar, insanlar anlamıyor olabilirler şakalarını. Sohbetleri çok güzeldir. Ve kim ne alacaksa ona göre konuşur. Avama, avamın anladığı gibi anlatır. Mesela bizim arkadaşlarla konuşmuştu tamamen bilimle konuşmuştu, kimyadan, fizikten anlatmıştı, Allah'ın sanatından anlatmıştı. Ama avamla konuşurken hayret edilecek şeyler de söyleyebilir.
     
  • Bediüzzaman ahir zaman şahıslarının tamamı çıktığında hiçbiri kendisini bilmez diyor. Deccal, Süfyan, Hz. Mehdi (as), Hz. İsa (as) hiçbiri bilmez. İlk bidayetlerinde bilmezler diyor. Fakat zamanla farkına varıyorlar. Süfyan son anda anlıyor mesela kendisini. Deccal son anda bilir kendisinin deccal olduğunu. Hz. Mehdi (as) da "alametlere bakar, Allahualem çok benziyor" der. Ama "Mehdi Gerges kuşunun kanatlarını titretmesi gibidir Allah'tan korkar" diyor Peygamberimiz (sav). Allah'tan bu kadar korkan insan "Ben Mehdiyim" der mi, asla demez. Ama bütün alametler o yöndeyse "inşaAllah öyle olur" der, dua eder.
     
  • Ahir zaman hadislerinin bir özelliği vardır, tahakkuk ettiğinde, o hadis tam sahih olur, tam gerçek olur. Hz. Mehdi (as) ile ilgili hadislerin bir kısmı zayıf hadistir. Mesela iki uçlu kuyruklu yıldızın çıkması zayıf hadistir. Peki çıktı mı? Tam tarif edildiği gibi çıktı. Ne diyor Peygamberimiz (sav), kuyruklu yıldız çıkmadan evvel yağışlar kesilecek, 2-3 yıl kuraklık olacak. Aynen dediği gibi oldu mu? Çıktıktan sonra da çok yağmur yağacak diyor. Diğer yıldızlardan 6 kat daha parlaktır diyor Peygamberimiz (sav), doğru. Peygamber (sav) bunu vahiyle biliyor. Çok büyük mucize bu. Söylediği birebir gerçekleştikten sonra bu artık sahih hadis olur.
     
  • Ermenilere Osmanlı döneminde biz Milleti Sadıka diyorduk, ne demek bu, sadık millet diyorduk. Osmanlı devleti diyordu bunu. Ecdadımızın tamamı söylüyordu. Ermeni halkı katliam yapmaz, çok mazlumdur onlar. Bir Ermeni anne, bir Ermeni delikanlı, bir Ermeni baba cinayet işlemez, Müslümanları şehit etmez. Bir avuç serseriye, faşist ve komüniste, katil sürüsüne bunları yaptırttılar. Dolayısıyla tüm Ermeni milletini suçlamak çok ayıp olur. Onlar bizim Yeddi emanımızdalar, Allah'ın emaneti onlar bize. Tabi ki kardeşimiz onlar. Bizi birbirimize kırdırmak istiyorlar, dünyayı kan gölüne çevirmek istiyorlar. Bu deccalın kararı, ilimle bilimle deccalin kafasını eziyoruz. Ben çakallık yaptırmam, kan döktürtmem, döktürtmeyeceğim.
     
  • Hızırdan destursuz hareket edemezler. Adım atamazlar. 100 yıldan beri Armagedona hazırlanıyorlardı ama düğmeye basamıyor. Amerikan dış siyaseti Armagedona göredir. Eli gidiyor düğmeye, geri gidiyor, o el kırılır basamaz. O düğmeler koruma altında artık.
     
  • Papa da biliyor Hz. İsa (as)’nın geldiğini. Merak ediyor Hz. İsa (as)’nın yerini ama o lafı geri alacaklar önce. Bir kardinal dedi ki , gökten İsa’nın bizzat kendisi de inse, biz kendi sistemimizi değiştirmeyiz dedi. İsa o ağzını meshedecek, o sözünü ona geri aldıracak inşaAllah.
     
  • Kuran'ı kabul etmeden gerçek İsevi olmak mümkün değil. Put olan Zeus'a özeniyorlar. Yarı Tanrı yalanına özeniyorlar. Putperestlik devrinin oyunu bu. Böyle bir belanın içinden bütün Hıristiyanları çekip çıkartacağız. Allah Bir. Hz. İsa (as) da Allah'ın Resulüdür.
     
  • Ben insanların güzelliğini överken, Allah'ın sanatını övüyorum. Dışarıda simsiyah görüntü var, Allah beynimin içinde bana güzelliği gösteriyor. Allah insanda tecelli ediyor. Ben Allah'ın güzel tecellisini övüyorum.
     
  • Allah şahdamarınızdan size daha yakınım diyor, yani Ben sizin içinizdeyim diyor. Nereye dönseniz Allah'ın yüzü oradadır diyor. Burada kast edilen Allah, zamansız ve mekansız olarak heryerdedir. Allah'ın olmadığı hiçbir yer yoktur. Diğerleri ne diyor biliyor musunuz, Allah gökte diyor. Dünyada var mı diyoruz, dünyada yok sadece gökte diyor. Dünyada ilmi var diyor. Sonra da marksistlerin zırvalarına geçiyor. Oysa biz zamanlı ve mekanlı olanız acz içindeyiz, Allah zamansız ve mekansız olarak her yerdedir. Allah (haşa) gökte oturuyor diyince, iman alameti olarak görüyorlar. Putperestlerin sapkın Zeus inancından etkileniyorlar. Bu Allah'a mekan izafe etmek olur, asla olmaz. Allah sonsuzdur, evveli ve sonu yoktur ve sonsuz kısa zamanda zamanı yaratmıştır. "Ben kavramaya çalışıyorum" diyor, ne kadar kavrayabilirsin biliyor musun, sadece Allah'ın kaderinde takdir ettiği kadar.
  • Biz zamanın içerisindeyiz. Allah gökte oturuyor diyorlar. Hıristiyanlar da Zeus gibi Allah gökte oturuyor diyorlar. Hıristiyanlardan aldılar bunu, onlara özeniyorlar.  Dua etmek için elini güney kutbunda kaldırmıyorlar mı? Kuzey kutbunda ellerini kaldırmıyorlar mı? Mars’ta, Venüs’teki cinler de ellerini göğe kaldırmıyorlar mı? Allah sonsuzdur. Allahın evveli ve sonrası yoktur. Darwin’i, Firavunu, Stalin’i yaratan Allah’tır Hz. Musa (as)’ı, Hz. İsa (as)’ı, Hz. Muhammed (sav)’i yaratan, Hz. Mehdi (as)’ı yaratan Allah’tır. Hani Armagedon yapıyordunuz? Yapamazsınız, hem Hz. Mehdi (as), hem Hz. İsa (as), hem Hz. Hızır (as) olacak, siz de Armagedon yapacaksınız öyle mi? Yapamayacaksınız, elleriniz bağlandı, basiretiniz bağlandı, yapamazsınız.
     
  • Demokrasinin olmadığı ortamda İslamiyet'in gelişmesi zordur. Faşizmin, komünizmin olduğu ortamda İslam'ın gelişmesi zor olur.
     
  • İttihadı İslam yok diyorlar, İttihadı İslam var, Türk İslam Birlği'ni kuracağız. Müslümanları bu zulümden, bu esaretten, bu eziyetten kurtaracağız. Pırıl pırıl bir dünya gelecek. Baskı kalkacak, zulüm kalkacak inşaAllah.
     
  • Demokrasiye bir nebze dahi olsa, bir damla su dahi olsa milletimizden katkıda bulunmasını istiyoruz. Bunun için referanduma evet diyoruz. Demokrasi daha otursun, sanat gelişsin, bilim gelişsin istiyoruz. Hiç kimseye iftira edilmesin, hiç kimseye oyun oynanmasın istiyoruz.
     
  • Fethullah Gülen şöhret insanı değil. Öyle şeyden hoşlanmaz bir de şekeri var, hastalıkları var, canıyla mücadele içinde zaten, heyecanı kaldırmaz öyle insanlar. Hz. Mehdi (as)’ı şiirlerinde aşkla anlatmıştır. Alsınlar eski kasetlerini, baksınlar. Adım adım manevi rabıta ile takip etmiştir Hz. Mehdi (as)’ı. Nerede olduğunu, ne iş yaptığını yazıyor.
     
  • İddia edilen Ergenekon örgütüyle ilgili herkes bildiklerini ihbar etsin. Ama tek bir yere ihbar olmaz, birçok savcıya ihbar etsinler, polise ihbar etsinler, Başbakana bildirsinler, Bakanlara bildirsinler. İddia edilen Ergenekon örgütü üyelerini de kurtaralım. Tehditle taraftar topluyorlar. Milleti bu beladan kurtaralım.
     
  • Peygamberimiz (sav), evlatlarından Hz. Mehdi (as)'ı başkumandanı olarak görevlendirmiştir. Benim evladım diyor. "İttihadı İslamı kuracaksın, Türk İslam Birliğini kuracaksın" diye emir vermiştir. Hz. Mehdi (as) bu emirlerini yerine getirecektir. Peygamberimiz (sav) tepeden tırnağa onu tarif etmiştir. Tüm alametleri saymıştır. Hepsi çıkmıştır. Hz. Mehdi (as) ne yapacak dedesinin emrini yerine getirecek, yani özünde Allah'ın emrini yerine geitrecektir. Hz. Ömer (ra) nasıl Resulullah'ın emrindeydi. Hz. Mehdi (as) da onun emrindedir. Hz. Mehdi (as)'a ilham gelecek ve İslam'ın dünyaya hakim olmasına vesile olacak. Ve tüm dünyanın uyduğu, milyonların tabi olduğu Hz. İsa da senin emrinde diyor Cenab-ı Allah, Hz. Mehdi'ye. Hz. İsa (as) omuzlarından namazda imamlığa geçiriyor Hz. Mehdi (as)’ı, çünkü Hz. İsa (as)’a emir geliyor. Vahiy geliyor. Ama bu vahiy tabi diğer insanların sorumlu olduğu vahiy değil, kendisine has, kendine özel.
     
  • Nur talebeleri bu mühendislik okuluna gitmesinler. Bediüzzaman'ı anmama, ondan bahsetmeme, bunlarda bir bereketsizlik ve uğursuzluk olur Allah vermesin. Bediüzzaman bizim canımız. Bediüzzaman biliyor, Risalei Nur'un gerçek sahipleri diyor, demek ki bir kısmı Risalei Nur'u yolda bırakacaklar, Bediüzzaman'ı yolda bırakacak.
     

31 Ağustos 2010, Harun Yahya TV

 

  • Müslümanlar dünyada her yerde zulüm görürken “öldürsünler bizi” mantığı olmaz. 570 sene Müslümanlar’ın böyle eziyet görmeye devam etmesi beklenmez.
     
  • Önce put devrilir, putu yıkarsın. Hz. İbrahim (as) putları devirdi. Resulullah (sav) önce putları devirdi. Hz. Musa (as) ne yaptı? Putu yaktı, küllerini denize savurdu. Putun ortadan kalkması çok önemlidir. Ahir zamanda, devrimizde Allah’sızlığın, kitapsızlığın, komünizmin, faşizmin kaynağı olan putun adı Darwinizm'dir. O puta karşı ne yapılıyor? Genellikle susuluyor. Ben ne yaptım? Unufak ettim, denize savurdum tozunu, yine de peşini bırakmıyorum. Bunun için de ilmi çalıma gerekir, genel kültür gerekir.

 

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur suresi, 55)

 

Allah samimi olanlara vaad ediyor. Samimi olmayanlara vaadetmiyor.

 

Bazı hocalar ne diyorlar? “İttihad-ı İslam olacak olsaydı, Peygamberimiz (sav) zamanında olurdu” diyorlar. Kuran Peygamberimiz (sav)'e gelmedi mi? Bu ayetleri Allah Peygamberimiz (sav)’e vahyediyor değil mi? Nur Suresi, 55. ayetini Allah Peygamberimiz (sav)’e vahyetmiş değil mi? Peygamberin kumandanları var. Savaşlarda Peygamberimiz (sav) tek başına mı savaşıyordu? Sahabelerle beraber savaşmıyor muydu? Savaşta alınan netice kimin oluyordu? Peygamberimiz (sav)’in oluyordu. Onun evladı, onun torunu İslam’ı dünyaya hakim ettiğinde kim hakim etmiş oluyor? Peygamberimiz (sav) hakim etmiş olmuyor mu?

 

 

  • Kapalı, mütesettir, nur gibi hanımlara Irak’ta yabancı askerlerin tecavüz resimleri var. Irak’ta sen cehd (fikri mücadele) yapmayacaksın, İttihad-ı İslam’ı istemeyeceksin sonra cennete gideceksin öyle mi? İnşaAllah gidersin, ama ben Kuran’da öyle bir hüküm göremiyorum. Allah’ın bela vermesinin sebebi nedir? İnsanların (fikri mücadeleyi) cehdi terketmesidir. İttihad-ı İslam’ı istememeleridir. Allah “din Allah’ın oluncaya kadar ve fitne bütün dünyadan kalkıncaya kadar” mücadele edin diyor. Bakın belli bir bölgeden değil bütün dünyadan kalkıncaya kadar.  
     
  • Nur talebesi kardeşlerimize sorsunlar:
     

HAKİKİ BEKLENİLEN ve BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası, s. 57)

 

Bunun ne anlama geldiğini sorsunlar. Hep beraber öğrenelim. Bize bu konuyu açıklasınlar. Bu hangi yönden şahs-ı manevi anlamına geliyormuş?

 

Şimdi, HZ. MEHDİ GİBİ EŞHASIN hakkındaki rivayatın ihtilafatı ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler, metn-i ehadisi tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Mesela: MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler. (Sözler, s. 359)

 

MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan: İslam’ın devlet merkesi o an o yerlerde.

vukuat-ı Hz. Mehdiyye: Hz. Mehdi (as)’nin vuku bulmasına

veya Süfyaniyye'yi: Süfyan’ın zuhur etmesini

MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek: Saltanat oralarda kalacak gibi düşünerek öyle açıklamışlardır.

İslam Aleminin son merkezi neredeyse deccaliyet de süfyaniyet de oralardan zuhur edecektir. Hz. Mehdi (as) de Hz. İsa (as) da orada bulunacaktır.

 

 

... akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim onların bir kısmına zaîf veya mevzu demişler. İmânı zaîf ve enaniyyeti kavî bir kısım da, inkâra kadar gitmişler. (Sözler, 358)

 

İmânı zaîf ve enaniyyeti kavî:kendini en büyük görüyor. Kendini beğene beğene bu hale gelmişler.

 

bir kısım da, inkâra kadar gitmişler:kökten inkar etmişlerdir. Ne Hz. Mehdi (as) vardır ne Hz. İsa (as) vardır diyorlar.

 

10/83- Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.

 

"Kendi kavminin bir zürriyetinden: "gençlerinden" Hz. Mehdi (as) talebeleri de gençlerden oluşuyor.

"Kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla": Mahkum etmesi, dövmesi, sövmesi, şehit etmesi korkusuyla iman eden olmadı. Korkudan geri çekilmişler. Bir avuç genç Hz. Musa (as)’ın yanına geliyorlar. 

Asiye annemizi de firavun şehit etti. Hem mümin, hem şehit mümin Asiye annemiz. Firavunun ne sarayını ne inançlarını ne yaşantısını istemiyorum, Hz. Musa (as) ile çöle gideceğim dedi.

 

Allah'ın ELÇİSİNE MUHALİF OLARAK (SAVAŞTAN) GERİ KALANLAR OTURUP-KALMALARINA SEVİNDİLER ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: "Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Bir kavrayıp-anlasalardı. (Tevbe Suresi, 81)

 

Münafıkların istemediği birşey var burada. Dinin hakimiyeti için gösterilmesi gereken gayret. Bu konuda sıkılmış vaziyetteler başka birşey yok. Tek sorunları İslam dinini yaymak.

 

  • Hz. Musa (as)  devrindeki münafıklar da öyle. Hz. Musa (as) ne isterse yaparlar ama konu cehd (fikri mücadele) olunca “Sen ve Rabbin gidin savaşın” diyorlar.

 

  • Özelde başkadır, münafık delidir, tahmin edemeyeceğin kadar delidir.

 

[Hz. İsa (as):] "Vay halinize... iki yüzlüler! Siz badanalı kabirlere benzersiniz ki, dıştan güzel görünürler, fakat içten ölü kemikleri ve her türlü murdarlıkla doludurlar. Siz de böylece insanlara dıştan salih görünürsünüz, fakat içten ikiyüzlülük ve fesatla dolusunuz." (Matta, 23:27-28)

 

Hz. İsa (as) ne güzel anlatmış. Münafıkları ölüye benzetiyor. Hakikaten ruhları ölüdür. Ceset gibi, pis hayvan leşi gibidirler,

ama dışarıdan birşey yokmuş gibi görünürler.

 

5.yy’dan kalan Magdalalı Meryem İncili’nden:

 

Öyleyse gidin, hakikati tebliğedin. Size anlattığım kurallardan hiçbirini arkanızda unutulmuş bırakmayın. Kanun koyucu gibi kanun çıkarmaya da kalkmayın, yoksa koyduğunuz kural sizi boğar.

 

Kendi kendilerine kural çıkartıyorlar. Ta o zamandan Hz. İsa (as) onları uyarmış. Bu hanımın Hz. İsa (as)’dan aldığı bilgiler Allahualem bozulmamış ifadeler sayfaları muhafaza ediliyor ama yanaşmıyor Hıristiyanlar’ın bir kısmı bu gerçeklere. Halbuki gerçek bozulmamış ifadedir.

 

Ama İncil’in Ahir zamanda tam orjinali bulunacak inşaAllah.

 

Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin smi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "RABBİMİZ, NE DİYE SAVAŞI ÜZERİMİZE YAZDIN, BİZİ YAKIN BİR ZAMANA ERTELEMELİ DEĞİL MİYDİN?" dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz 'bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaksınız." (Nisa Suresi, 77)

 

Münafıkları ayıran ana bir nokta var görüyor musunuz? İttihad-ı İslam’a, (ilmi mücadeleye) cehde karşı olmaları. Allah’ın dininin yayılması ve dünyaya hakim olması. Namaz, oruç hepsini yapıyorlar. Hatta ilave istiyorlar mesela sığır kesilecekse detay istiyorlar. Ama İttihad-ı İslam olsun deyince burada canları yanıyor, takıldıkları nokta bu.

 

  • Şu an dünyada Hz. Mehdi (as)’ın gelişi Hz. İsa (as)’nın zuhuru konusunda panik var. Desem ki Hz. Mehdi (as) gelecek, sadece namaz kılacak desem hiç rahatsız olmazlardı. Hz. Mehdi (as) gelecek, İslam’ı hakim edecek deyince saçları şehir elektriğine verilmiş gibi oluyor. Hz. İsa (as) gelecek, o da İslam’ı hakim edecek deyince “aman” diyorlar.
     
  • Bu bir kurnazlıktır. Bunu bir kısmı munafıklığından yapıyor, bir kısmı sahtekarlığından, bir kısmı cahilliğinden yapıyor, bir kısmı bir mühendislik projesi kapsamında yapıyor. Cahilliğinden, bilgisizliğinden yapanların hepsini tenzih ederim.
     

"Allah'a iman edin, O'nun elçisi ile cihada çıkın" diye bir sûre indirildiği zamanonlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: "BİZİ BIRAKIVER, OTURANLARLA BİRLİKTE OLALIM" DEDİLER. (Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp-anlamazlar. (Tevbe Suresi, 86-87)

 

Şimdi bu kişilere desen ki hacca gideceğiz, hep beraber gidelim derler sevinçle. Namaz kılacağız dersen senin kıldığın namazı beğenmez detaylar ister. Ama Allah’ın dini dünyaya hakim olsun deyince deliriyor, onu istemiyor. Servet sahibi parasını da korumak istiyor parasını vermek de ikinci dereceden canını yakandır.

 

  • Münafığı kızdırmak isteyen İttihad-ı İslam’dan bahsetsin.
     
  • Bediüzzaman diyor ki: Hz. Mehdi (as) küfürle mücadele edecek, Darwinizm materyalzimle mücadele eder, ama hayati bir görevi de vardır. Anti süfyandır. Süfyan için Bediüzzaman ceryanı münafıkane diyor. Kafir değil münafıkane. Demek ki ahir zamanda Müslüman görünümlü yobazlar türeyecek.
     
  • Cüzi iradeyi şirkte kullanan cahiller var. Sen de (haşa) Allah gibisin diyor. Allah’ın gücü var, ama sen de küçük ilah gibisin diyor. Allah senin cüzi iradene karışamaz diyor. Allah sana iki yol vermiştir, (haşa) Allah hangi yoldan gideceğini bilmez diyor. Cüzi irade de külli irade de Allah Katında tek andır ve bitmiştir.
     
  • İnciller’in aslı var, adamlar yakmış, kitaplarla beraber adamları da yakmışlar şehit etmişler. Değiştirmişler. İlah olarak gördükleri Zeus’u İncil’e örnek haline getirmişler. Bunların hepsi Ahir zamanda Hz. Mehdi (as) zamanda değişecektir. Önümüzdeki günlerde İncil’i bu hale nasıl getirdiklerini anlatacağız.
     

"Ebu Hureyre (r.a.)

Hz. Peygamber'in (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Sizler, yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe Kıyamet kopmaz. Ve yine siz, ayakkabıları keçe olan bir kavimle harp etmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu.

Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5184"

 

Cengiz ve hülagü fitneleri. Tam aynısıyla bu şekildeydi.

yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi: güneş yanığı olmuş.

 

11/109-  Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.

 

Darwinizm Materyalizm konusunda şüphe etme, onlara inanma

 

Nasıl Eski Mısır’da, Sümerler devrinde Darwinistseler, onlar da ancak böyle yapıyorlar diyor Allah asrımıza bakan yönüyle.

 

Allah onlara kromozomların proteinlerin nasıl tesadüfen olduğunu soracak.

 

Ne diyecek? “Proteinlerin kromozomların proteinlerin tesadüfen olamayacağını biliyordum” diyecek.

 

Sana verilen süre ne kadar 70 yıl, bunun 50 yılında bilgim de vardı şuurum açıktı diyecek.

 

Bilerek isteyerek yaptın mı, bilerek yaptım hakettim diyecek.

 

  • (Bazı alimlerin Kuranda evrim olduğunu açıklaması konusu) Seramik balçığından Allah porselen heykel yapıyor. Allah ona ruh üfürüyor, ruh veriyor, birden bire ayağa kalkıyor, “selamun aleyküm” diyor. Bir tekamülse bu, mucize olmuştur, mucizedir bu. Porselen halindeyken Allah ruh üfürmesiyle birden yürümeye başladıysa adam, mucizedir bu. Bir insan evinde oturuyor, sonra ceketini giyiyor, tekamülse bu, tamam tekamüldür.
  • Porselene Allah’ın ihtiyacı olduğundan mı? Hoşumuza gitsin ilginç olsun diye. Oradaki meleklerin cinlerin hoşuna gitsin diye cennette biz de göreceğiz Hz. Adem'in yaratılmasını. Bu derinliği pek göremiyorlar. Allah’ın gücünü hakkıyla takdir edemediler diyor Allah. Porselene ihtiyacı olduğundan mı Allah’ın? Allah’ın sınırları bilinmez Allah bilir.
     

Ya biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır onlar karmaşık bir kuşku içerisindedirler. (Kehf Suresi, 15)

 

Allah "ol" dedim, oldu diyor. Sen Allah’ın yüceliğini büyüklüğünü anlamaya çalış. Bunu anlayan o konuyu da anlar.

 

2010-09-01 10:59:41
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top