Adnan Oktar'ın 2 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

2.09.2010, Kaçkar TV

 

  • (Yeni hedef Alevi-Sünni çatışması haberiyle ilgili olarak)Bazı cahiller, bazı sevgiden, şefkatten nasibi olmayanlar ve bazı cahillerin yönlendirdiği bazı kişilerin “Şii, Alevi, Vahabi, Bektaşi, Caferi” dedin mi tüyleri diken diken oluyor. Öldürülmeleri gerektiğine inanıyorlar. Allah'ın tertemiz insanlarına “La ilahe illAllah Muhammeden Resulullah” diyenlere karşı böyle bir çirkin, ayıp, günah tutum içinde oluyorlar. Alevi, insan sevgisiyle dolu bir insandır, insanları sever, hayvanları sever, coşku insanıdır, sevgi insanıdır. Bunlara karşı da sürekli açıklama ve anlatım politikası güdülmesi gerekiyor.
  • (Ertuğrul Özkök'ün Nifak yazısı hakkında)Ertuğrul Özkök dar düşünüyor, çok dar düşünüyor. Bundan sonra sürekli referandum olur. Biz modern bir toplumuz. İleri bir toplumuz. Niye bölünelim? Referandum gayet iyi bir yöntem. Evde bile yemek için “balık mı getirttirelim, kuzu kebap mı getirttirelim” diyoruz, çoğunluğun dediği geliyor. Birbirimize mi düşüyoruz? Allah bizim için güzel olanı, iyi olanı, hayırlı olanı yaratır. Hayırlı olanı ben evet olarak görüyorum. Evet oyu İddia Edilen Ergenekon örgütü üyelerini kudurtuyor, delirtiyor. Bu durumda ben ne yaparım? 30 yıldır bizimle uğraşıyorlar, sırf onları kızdırmak için bile evet oyu verilir. Nifak filan yok, nifak gibi göstermek nifak olur. Böyle sivri sözlere gerek yok.
  • İddia edilen ergenekon örgütüyle hükümet göğüs göğüse mücadele halinde ve iddia edilen ergenekon referandumdaki değişikliklerden paniğe düşmüş durumda. Sırf onların paniği bile önemli bir delil. Sırf bu bile evet demeye yeter.
  • (Dr. Mehmet Öz’de kanser şüphesi olması ile ilgili) Marul yiyin, kestane yiyin, kanser olmazsınız” diyordu. Otla, marulla, maydanozla alakası yok. Allah’ın takdiridir, olur. Sebepsiz ölenler de var. Kalbi duruyor, sebepsiz ölüyor. Herşeyi Allah’ın yarattığını bilirse, buna takılıp kalmaz. Yaratılış Atlası’nı gönderelim de okusun. Herşeyin Allah’tan olduğunu bilsin. Kanser de kalp hastalığı da evrimle olmaz. Allah yaratır. Hepimiz eninde sonunda öleceğiz. Ya kanserden, ya kalpten. Ölüm güzelliktir ama. Allah nasip etmiştir.
  • Tevrat’ı açıyoruz, ne kadar değişmiş. İsteyen aklına geleni yazmış. Tevrat’ta bozulmamış kısımları kitap haline getirdim, şimdi İncil’dekileri de kitap haline getiriyorum. Ama Kuran’ı okuduğunda, heryeri doğru. Gözünü kapat, Kuran’ı aç, heryeri doğru.
  • Ağır hastalıklarda panik olmasın kardeşlerimiz. Hepimiz Allah’ın, Peygamberlerin yanına gideceğiz.
  • Yakinlerinin artması için Allah Peygamber gönderiyor, Hz. İsa (as)'ı, Hz. Mehdi (as)'ı gönderiyor. Hz. Hızır (as) faaliyet halinde. Elini tutalım diyorsunuz. Bu da açıkça olacak. Hz. Mehdi (as) 'ın elini tutacaksınız. Hz. İsa (as)'ın elini tutacaksınız. İslam hakimiyeti olacak, elle tutulur bir olay. Sevginin dostluğun, bilimin, sanatın hakim olduğu bir dönem olacak. İslam’ın hakimiyetinde adam Peşaver’e gidecek, “herhalde burası başka yer, ben Norveç’te bir caddede geziyorum” diyecek. İnsanlar en çok sürate şaşıracak. Hadis var, “Hz. Mehdi (as) 20 yılda yapılanı 1 yılda yapar” diyor.
  • Münafıklar kadın düşmanıdırlar.Tarihin en eski devirlerine git, ya kadınları yakmışlar, ya öldürmüşler. Yetersiz ve hasta tiplerdir. Onun hıncını da kadınlardan alırlar. Ya kadını feci şekilde döver, ya öldürür. Kadına karşı içlerinde güvensizlik vardır. Nefret ederler. Mesela kız çocuklarını alır, gömerler. Kadın sevgisine de hayret ederler. Onun için şeytan bunları çok iyi analiz eder. Şeytan bunlara bir sistem buluyor. Mesela faşizm. Tam şeytanın dizaynıdır faşizm. Faşizmi oluşturanlar şeytanı masaya koyuyorlar, diyorlar bu ne ister kan, hurafe, saldırganlık... Mesela bak Hitlerin hurafelerinin ucu bucağı yok, Mussolini'nin, Franco'nun öyle.
  • “Şeytan faşizmi ister. Ama şeytan bununla doyar mı” diyorlar, bunun zıttı da lazım. Ne var? Komünizm.
  • Komünizmde ne var, yine kan, enaniyet, gurur. Üzerlerinde deli kararlılığı, deli inadı oluyor. Şeytan delirtmiş oluyor. Şeytani gurur var. Saldırganlıklarının kökeninde de bu vardır. Komünist kadınlara bakın, çok mutsuzdurlar. Güzel göremezsin. Hep çirkindirler genelde. Bakımsız, pejmurde, perişan. Faşist kadınlar da öyledir. Katil kılıklı olurlar. Erkeksi ve çok iticidirler. Onların kendilerine ait bir iticilikleri, etlerinin bir donukluğu vardır. Bakın Hitler’in, Mussoloni'nin, Franco'nun takımına, hemen anlarsınız. Ve muazzam detaycıdırlar. Ve muazzam üstünlük ve ahlak üstünlüğü iddiasındadırlar. Dünyanın en ahlaksızı olduğu halde dünyanın en ahlaklısı olduğunu iddia ederler. Mesela Hitler dünyanın en ahlaklısı olduğunu iddia eder. Ve dikkat edin, hepsi kadın düşmanıdır ve sapıktır. Hitler sapıktır, Franco sapıktır,  Mussolini sapıktır,  Lenin sapıktır, Stalin, hepsi sapıktır. Şeytanı iyi bildin mi bunları iyi teşhis edersin. Münafıklar da böyledir. Dünyanın en ahlaksız insanıdırlar ama en ahlaklısı olduklarını iddia ederler. Faşistler de komünistler de gururu aşağılandı mı delice tevillere girerler, delice izahlar yaparlar. Zırvalama tarzında, delice mantıklar ortaya sürerler. Ve karşı suçlamalarla kendilerini kurtarmaya çalışırlar.
  • Münafıkların en canını yakan, Hz. Mehdi (as)'dır. İnsanlar “Hz. Mehdi (as)'ı göremiyoruz” diyorlar. Biz de göremiyoruz. Ama münafıklar biliyor. Hangi münafığa sorarsan sor, bilinç altında Hz. Mehdi (as)'ı bilir. Dünyada münafık olup da Hz. Mehdi (as)'ı bilmeyen yoktur hepsi bilir. Şeytan ona ilka eder. Müminin kalben kanaati gelir ve vicdanı derecesinde de destek olur.  
  • Hz. İsa (as)’ın bir kere bakması, bir bakışı yeterlidir. Onun gözlerindeki derinliğe bir kere bakmak yeter, bir anda kalp ehli olur, fena makamına ulaşır, ama mümin ferasetiyle bakarsa, Allah aşkıyla bakarsa.

 

İman edenlerle karşılaştıkları zaman: 'İman ettik' derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki: 'şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz. (Bakara Suresi, 14)

 

Münafıklar her yerde Müslüman olduklarını her zaman söylerler. Daha sormadan söylerler. Bir suçluluk hissiyle, Müslüman olduklarını sürekli hissettirmeye çalışırlar.

Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında:“Biz onların yanında Kuran'dan, dinden bahsediyoruz ama bizim amacımız bu değil” diyor. Kime söylüyor? Kalbindeki şeytana söylüyor. Münafıklar hep delidir. Bütün şeytan takımıyla beraberiz. Biz onları eleştiririz, iftira ederiz ama amacımız onların iyi olması, düzgün olması veya hakikaten bir eksiklilk gördüğümüzden değil, sadece uğraşmak, derler. Amacımız onların iyi, düzgün olması değil, bizim amacımız sadece uğraşmak diyor.

 

Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin mi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "RABBİMİZ, NE DİYE SAVAŞI ÜZERİMİZE YAZDIN, BİZİ YAKIN BİR ZAMANA ERTELEMELİ DEĞİL MİYDİN?" dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz 'bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaksınız." (Nisa Suresi, 77)

 

savaş üzerlerine yazıldığında:Allah ın dinini yaymak üzerlerine yazıldığında, günümüze bakan işari yönüyle, Hz. Mehdi (as) “Allah'ın emridir İslam'ı yayalım (İslam ahlakını yayalım), dünyaya hakim edelim” dediğinde

onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar: Münafığın ilahlaştırdığı şey insanlardır. İnsanlar çok önemlidir. Herşeyi onlara göre ayarlar, onlara göre düşünür.

RABBİMİZ, NE DİYE SAVAŞI ÜZERİMİZE YAZDIN:Küstah ifadeleri var. Haşa Allah'a karşı küstahca konuşuyorlar. Çok akıllı olduğunu zannetiği için (Haşa) Allah'dan da akıllı zannediyor kendisini, Peygamberden de, Hz. Mehdi (as)'dan da. At gözlüğü takmış gibi göremez. Bu şeytanın ilkasıyla olur

 

Kendilerine: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiğinde: 'Biz sadece ıslah edicileriz' derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değillerdir. (Bakara Suresi, 11-12)

 

Münafıklara “fesat çıkarmayın” deniyor. “Küfürün bağrına yapışıp onlarla yaşayacağınıza, bırak beraber İslam hakimiyeti için dini yayalım” diyor.

Yanına gittiğin münafıkların, itin kopuğun hataları ne; trilyon. Müslümanlarda gördüğün hata ne; yarım santim. Peki o rezilliğin içine niye balıklama giriyorsun? Müslümanların yarım santiminden kaçıyorsun, ki o da senin uydurman. Kör gözünün göremediği bir güzellik var, sen iblis gözüyle baktığın için ters görüyorsun. Ama trilyon pisliğin içine giriyorsun.

 

 

Onlardan bir kısmı: "Bana izin ver ve beni fitneye katma" der. Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir. Hiç şüphesiz cehennem, o inkar edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır. (Tevbe Suresi, 49)

 

Allah münafıklardan kesitler gösteriyor. “Ben gideyim, siz fitne çıkarıyorsunuz burada” diyor. “Tamam Kuran'ın %99,99'unu yapıyorsunuz ama o az kısmı anlamadım, ben gidiyorum” diyor. Nereye diyorsun domuzun pisliğine diyor.  Şaşı gözünle doğrusunu, güzelliğini göremediğin yarım santimlik güya eksiklik için yarım ton pisliğin içine giriyorsun, bu nasıl oluyor demek ki ahlaksızsın, demek ki akılsızsın. Senin göremediğin yarım santim için milyonlarca ton pisliğin içine giriyorsun. Fitnenin ta içine, pisliğin rezilliğin ta içine diyor Allah. Yanına yanaştılar, dokundular demiyor, ta içine ortasına kadar girdiler diyor Allah.

Ama sen münafığa istediğin kadar anlat anlamaz. Hitler mesela asla anlamaz.

 

... 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar?Şüphesiz 'bütün kuvvet ve onur' Allah'ındır. (Nisa Suresi, 139)

 

O pislik güruhunun içinde mi arıyorsunuz ey münafıklar! İki şeye ihtiyacı var. Para kuvveti, basının desteği ve enaniyet. “Batağın pisliğin içinde mi arıyorlar” diyor Allah.

 

(Allah,) Gözlerin HAİNLİKLERİNİ VE GÖĞÜSLERİN SAKLADIKLARINI bilir. (Mümin Suresi, 19)

Gözlerindeki o hainlik, dikkatle bakılırsa görülür. Allah’ın dilemesiyle gözlerinden anlaşılır. Veli kişiler onu anlarlar. Şeytani, kusursuza yakın bir mantık örgüsü vardır. Ama akılsızdır. Sürekli oyun oynar ve muazzam bir mantık uygulaması yapar. O yüzden zayıf bir mantıkla ya da orta bir mantıkla bakanlar bazen onları dinleyebilir. Ama akıl bunlarda hiç yok. Çünkü Allah “konuşmalarını dinlersin” diyor.

 

  • Allah Kuran'da cennet için “gözlerini yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar var” diyor. Kadının namusu çok etkileyici bir güzelliktir. İnsanın ruhunda çok şiddetli etki yapar. Namusta kadının değeri kat kat artıyor. Kadına değer vermek, saygı duymak çok çok önemlidir.
     
  • Münafık kadınlar münafık eşlerinden pislikten tiksinir gibi tiksinir.Ama domuzun pis sütünü sağar gibi onun parasına, yiyeceğine tenezzül eder. Ve ömrü boyunca o pis sistemin içinde yaşar.
     
  • Mümin kadın onurludur.İllaki muttaki, illaki kendi değerini bilecek, illaki saygı duyacak birini arar. Yoksa aksini bünyesi kabul etmez, asitin içine düşmüş olur.
     
  • Bir kısım Müslümanlar üzerinde hakikaten mühendislik uygulanıyor. Bir oyun oynanıyor. Türkiye'yi dinsiz dindar yapmak istiyorlar, Kuran'sız Müslümanlık, Peygambersiz Müslümanlık istiyorlar. Adım adım buna doğru götürüyorlar. Bunun ilk adımı itthadı islam yok demek. “Böyle şey olsa, Peygamberimiz (sav) zamanında olurdu” diyorlar. Nereden çıkarıyorsunuz ittihadı islamı diyorlar. Müslümanların asıl hedefi olması gereken en büyük farz olan konuyu bir kenara koyuyorlar. Müslümanın ittihadı islam hedefi yoksa nasıl olur? Kuran’da anlatılan ne? Biz sevdiklerimizin çoğalmasını istemiyorsak, ne olmuş oluyoruz? Bunu doğrudan yapmıyorlar. “Bu yüzyılda komünizm hakim olur mu” diyoruz, “olur” diyorlar. “Peki masonluk olur mu” diyoruz, “tabii olur” diyorlar.  “Amerika dünya hakimi olur mu” diyoruz, “olur” diyorlar. “Çin” diyoruz, “Çin de olur” diyorlar. “Bu yüzyılda İslam’ın dünyaya hakimiyeti mümkün mü” diyoruz, “mümkün değil” diyorlar. Müslümanların mutlaka bir ideali olacak. İttihadı İslam ideali olacak.
     
  • Bazılarının İttihad-ı İslam’ı istememelerinin nedeni, şeyhlerini uygun görmedikleri için. Şeyhine bakıyor, adam cinsi sapıkları yanına alıyor, bacak bacak üstüne atmış, Nakşi şeyhi bu. Haya edeceği olayı, iftiharla yapıyor. Mutluluk tablosu gibi resim çektiriyor. O sapıkları Müslümanların parasını kullanarak helikopterle getiriyor. Sonra da “müzik haramdır, telli çalgı olmaz” diyor. “İslam asla hakim olmaz” diyor. Hıristiyanlara da “arkadaş, kardeşimiz denmez” diyor. Bütün müesseseni neden masona verdin o zaman? Oğlunu götürdün onlara teslim ettin. Senin baş danışmaın sıfır numara mason. Sen Musevilere “çirkin varlıklardır, düşman olmak gerekir” diyorsun. Ama senin baş danışmanın Musevi. Beni rahatsız ettiğinden değil olsun tabi, güzel ama, sen aksini savunuyorsun, sonra Müslümanların verdiği paralarla böyle yapıyorsun. Taraftarlarının bir kısmı da bunu seyrediyor. Ama geneli çok çok iyi, mazlum, tertemiz insanlar tabi, ben bazı örneklerden bahsediyorum.
     
  • “Söylemeyeyim” diyemem çünkü acı gerçek bunlar. Hıristiyanları biz düşman bilecekmişiz, çok çok kötü görecekmişiz. Aleviler, Şiiler nefret edilmesi gereken varlıklarmış. Göğsünü gere gere anlatıyor bunları. “La ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” diyenleri sen nasıl lanetli varlık gibi gösterirsin? Nasıl katledilmeleri gerektiğini söylersin? Tam ikiyüzlü bir sistem kurmuşlar. Bu Alevi düşmanlığı, Şii, Vahabi düşmanlığını ortadan kaldıracağız. Allah’ımız bir, Kitabımız, Kıblemiz bir, aynıyız. Ne istiyorsun bu adamlardan? Cinsi sapıklarla omuz omuza muhabbet ediyor adam. Fotoğraflar çektiriyor, gülüyor. Yahudiyi lanetli gösteriyor, baş danışmanı Yahudi.
     
  • Peygamberimiz (sav) Maria annemizi nikahına aldı. Sahabeler Musevilerle evleniyordu. Daha 7 yaşında Musevi bir çocuğa “sen lanetlenmiş birisin diyorsun”. Lanetlenenler, suçundan dolayı lanetleniyor. O çocuk daha ne yapmış ki lanetlensin? Babasından, dedesinden dolayı neden bir çocuk lanetlensin? Hıristiyanlar'da davar bu garip inaçlar. Hz. İsa (as) herkesin günahı yüzünden acı çekiyor, dünyanın günahını üstüne alıyor, herkesin günahını kanını dökerek bağışlıyor diyorlar.
     
  • Projeyi sağlama alıyorlar. Sel gibi kan akıtmak için nefrete ihtiyacı var. Dindenmiş gibi göstermeye çalışıyor. Hıristiyanı, Museviyi, Aleviyi, Şiiyi, Caferiyi lanetli iddia ediyor. Bir kısmı cahilliğinden, bir kısmı münafıklığından, bir kısmı deliliğinden yapıyor bunu.
     
  • Dünyada adam kalmıyor ki bunların kafasına göre. Dünyanın %95’i bitmiş zaten. Doğranması gerekiyor. Doğramaya meraklıysanız, sizi bir otelin mutfağına alalım, akşama kadar pırasa doğrayın o zaman. Bu büyük bir tehlikedir.
     
  • Biz samimi olarak söylüyorum çok kaliteli bir milletiz. Bütün kardeşlerim Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü için çok titiz olsunlar bir, samimi örf adetlerimizi çok güzel muhafaze edelim iki. Bediüzzaman samimi kanaatini söylüyor. Hz. Mehdi (as) ile ilgili bir aldatmaca var. Şahsı manevi aldatmacası var. Bediüzzaman, Hz. Mehdi (as)’dır aldatmacası var. Görünmeyen Hz. Mehdi (as) aldatmacası var. Yüzyıllar sonra gelecek aldatmacası var, gelmeyecek aldatmacası var. Hepsinin amacı İttihad-ı İslam’ı, Türk İslam Birlğini ve Büyük Türkiye'yi engellemektir. Büyümeyen, ideali ülküsü olmayan bir millet mutlaka parçalanıyor. Bunu tespit ettikleri için Hz. Mehdi (as) inacını da, Hz. İsa (as)’ın inmesi inancını da elimizden almaya çalışıyorlar. Avrupa Birliği’nde bazı kimselerin isteği bu. “Bölüp parçalamadan almayız sizi” diyor. Bölünce de, "zaten parçalanmışsınız, birlikte irade gösterememişsiniz, böyle milleti hiç almayız" diyecekler. Bunu yapabilirler mi? Asla. Ben Avrupa Birliği’nin bu bazı mühendislerine bu sözlerini geri aldıracağım. “Pardon yanlış yaptık” diyecekler. Bütün bölgeye hakim olacağız Türk İslam Birliği ile inşaAllah. Bunu örtbas etmeye gerek yok.
     
  • İttihadı İslam'ın olmamasının, Türk İslam Birliği'nin olmamasının kimelere yarayacağını düşünemiyorlar?Türk İslam alemi olarak niye esir yaşayalım? Biz hakim olalım, bizim güzellik anlayışımız, sevgi anlayışımız dünyaya hakim olsun, hepsini kurtaralım.
     

 

Harunyahya TV, 2.09.2010

 

  • Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nda bir düzenleme yapılıyor. Avrupa düzeyinde kaliteli bir görünüm oluyor. Anayasa Mahkemesi’nde de bir düzenleme yapılıyor. O da güzel bir hale geliyor. Bu çok şahane. AK Parti iktidardan gittiğinde çok güzel bir miras bırakmış olacak. Gelecek parti kimse, onu en güzel şekilde değerlendirmiş olacak. Daha ne istiyorsunuz? Ben AK Parti'nin yerinde olsam, şu İddia Edilen Ergenekon üyelerinin tasfiyesini beklerim, bu reformları da geliştiririm. Bu hizmetlerden sonra ben iktidardan çekiliyorum desin Tayyip Erdoğan Beyefendi. Bütün sözler tıkanır gider. Sanki Sayın Erdoğan iktidar meraklısı. O Müslüman, muttaki bir insan. Hırs yapılacak bir şey yok ki. En yüksek noktaya çıkmış işte Başbakan olmuş. Bir de o hayat kolay değil ki. Zorlukları çok.
  • Reformlar olsun, sürekli olsun. Güzelleşelim. Daha güzel olsun. Bunun AK Parti’nin işine yarayacağı teorisine şaşırıyorum. Bence en güzel çözüm bu. “Biz İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nü temizleyeceğiz Allah’ın izniyle. Avrupa seviyesinde reformları da yapacağız, Türkiye’yi temizleyeceğiz, sonra istifa edeceğim” desin Sayın Başbakan. Bunların da ağzı tıkansın.

 

Münafıklar ve kalblerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları (müslümanları) dinleri aldattı." Oysa kim Allah'a tevekkül ederse, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Enfal Suresi, 49)

 

Münafık bilinç altında münafık olduğunu bilir ama bilinç üstünde kendini bilmezmiş gibi yönlendirir. Hatta çok namuslu olduğuna, insanları düzelttiğine, muslih olduğuna inanır. Ama süper üçkağıtcı ve sahtekardırlar. Muazzam mantık oyunu yapar münafıklar.

 

De ki: "İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz bir fasıklar topluluğu oldunuz." İNFAK ETTİKLERİNİN KENDİLERİNDEN KABULÜNÜ ENGELLEYEN ŞEY, ALLAH'I VE ELÇİSİNİ TANIMAMALARI, NAMAZA ANCAK İSTEKSİZCE GELMELERİ VE HOŞLARINA GİTMİYORKEN İNFAK ETMELERİDİR. (Tevbe Suresi, 53-54)

 

Bunlar infak ediyor ama Allah kabul etmiyor. Yoksa bunlar malını-mülkünü istemeye istemeye, zorla verirler. Bunlar etini koparmışsın gibi, eşşeğini kaptırmış köylü gibi ömrü boyunca içi yanar. Allah için verdiğini düşünmediği için kumarda verdiği para gibi görür onu. Kumarda kaybetmiş gibi kumarbaz mantığıyla baktığı için sürekli canı yanar.

(Haşa) Allah’tan üstün görüyorlar kendilerini. Kendi üzerinde bir yönetici lider kabul etmezler. Münafığın da şeytanın da en çok ağırına giden budur. Allah “secde edeceksin” diyor, çok ağırına gidiyor. İnfakın canını yakması ve itaat nedeniyle münafıklar Müslümanların yanından kaçarlar.

Namazı zorla kılar münafık ama çok hoşlanıyormuş gibi yapar. Tek başınayken namaz kılmaz münafık.

 

Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar? (Muhammed Suresi, 29)
 

Akılalmaz bir kin vardır münafıklarda. Onu çeşitli şekillerde ifade etmek ister ama, o kahpe ruhu, o sapık ruhu ona müsade etmez. Çünkü enaniyet var. İtaat ediyor gibi görünmesi gerekeceği için kinini gizler. Şeytanın nefretini taşır münafıklar.

 

Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık, alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan), hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar, zorba, saygısız, sonra da kulağı kesik... (Kalem Suresi, 10-13)

 

Sürekli yemin eder münafıklar. Aşağılıkdırlar.

Sürekli Müslümanları eleştirir. Kendi iblisliğini düşünmez, sürekli Müslümanları kötüler.

Kahpeliğinin gereği olarak istihbarat faaliyetinde bulunur. Müslümanlar aleyhindeki bilgiyi sürekli taşır. Gizlice yaptığını zanneder.

İslam’ın hakimiyetini engellemeye çalışır. Hz. Mehdi (as)’ın çıkışını engellemeye çalışır. Hz. İsa (as)’ın gelişini engellemeye çalışır.

Saldırgandırlar. Cinayete eğilimlidirler. Hitler de, Mussolini de Peygamber Efendimiz (sav)’in zamanındaki münafıklarda hep bunu görürürüz. Kahpe, sapık saldırganlığındadır. Kuran’ın temel hükümlerine karşı isteksizdir ve zorbadır.

 

  •  (Bediüzzaman’a yapılan baskı hakkında)Onun devrinde de bazı insanlar “ben bu devrin müceddidini anlayamıyorum” diyorlar. Anlayamazsın tabii. Çünkü anlarsan onunla beraber içeri gireceksin. Anlamazsan içeri girmeyeceksin. İçeri girmemen için anlamaman gerekiyor tabii. Ben olacağım o devirde, hocamla beraber Allah’ın izniyle gezerdik Kastamonu, Manisa diye. Suç işlemezdim, hata da yapmazdım ama Allahualem hapishaneci olurduk. Öyle bir insanı yalnız bırakmak da vicdana uygun bir tavır değil.
  • Ne istiyor biliyor musun Bediüzzaman? Türk İslam Birliği istiyor. 13. Asrın Mehdisi. Mübarek bilmiş. Bir kısım nur talebelerinin Risale-i Nur’a sahip çıkmayacağını biliyor. “Risale-i Nur’un asıl sahipleri Hz. Mehdi (as) ve talebeleri gelecek” diyor.
  • Avrupa Birliği (bazı kesimler) dinsiz dindarlık, Kuran’sız Müslümanlık, entel dantel karışımı şeyler istiyor. “Allah’ın varlığına inanın ama dini bırakın” diyorlar. Biz sizin hepinizin iman etmenizi sağlayacağız. Size sevgiyi, şefkati, aşkı öğreteceğiz. Gerçek dindarlığı öğreteceğiz. Detay olarak da, Türkiyeyi böldürtmeyeceğiz, inşaAllah.
  • Ateistlerin dedikleriyle ne ilgileniyorsunuz? Onlar onu demek için yaratılıyor. Onlar olmasa, Hz. Mehdi (as) gelmez zaten. Hz. İsa (as) gelmez. O gerekli bir varlıktır. Buraya ateist gönderiliyor. Ateist olmadan, münafık olmadan nasıl imtihan olacak? Soru sormadan imtihan olur mu? Münafık, Firavun, Nemrut olacak. Firavun olacak ki Hz. Musa (as) olsun, Nemrut olacak ki Hz. İbrahim (as) olsun. Deccal varsa, onun bir sürü hampası olacak, ekibi olacak. Onların zırvaları imtihanın temel özelliklerindendir. Allah deccaliyeti tepelemeyi, Darwinizmi yerlebir etmeyi, münafıkları tepelemeyi zor mu kılmış? İlim tokmağını kafasına vuracak o kadar. Zevklidir onlarla mücadele.
  • Bilim ateizmin düşmanı olduğu için mantıkları gitti. “Bilimsel açıdan Darwinizm yıkıldı, tamam kabul ediyoruz. Ama biz yine de inanmak istemiyoruz” diyorlarmış. Tamam zaten onların yeri cehennem o zaman. Geldiği yere geri gidecek o zaman. Buraya kendini tanıtmaya gelmiş, gidecek yerine.
  • Hz. Mehdi (as) bile İstanbul’u (manen) fethederken safhalı atakları var. (İlmi, manevi) Bir atak yapıyor, düşmüyor. Bir atak daha yapıyor, düşmüyor. “Ya Allah” diyor, bir atak daha yapıyor, gacır gacır çöküyor.
  • (Masonların insanlara bilinçaltı masonluk terapisi yaptıkları haberi ile ilgili) Biz 33 derece masonları, ki bunlardan biri dünya masonları lideri oldu bana geldikten hemen sonra, götürdük Küçük Ayasofya Camii’nde vakit namazı kıldırdık. Kim kime terapi yapıyormuş?

2010-09-03 10:34:33
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top