3.09.2010, Kocaeli TV
|
... Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar. (63/4)
Her çağrıyı kendi aleyhlerinde sanırlar:“Haysiyetsiz herif” diyoruz, adam hopluyor. “Bana niye dedin” diyor. “Münafıklara dedik” diyoruz, “bana dedin” diyor. Nasıl biliyorsun? İsim veriyor muyuz? Hopluyor her seferinde. Ben şimdi anlatıyorum münafıklarla ilgili, 20-30 münafık hopluyor “bana niye söyledin” diye.
Onlar düşmandırlar:Allah'ın düşmanı, Peygamber (sav)'in düşmanı, Hz. Mehdi (as)'ın düşmanı, İttihad-ı İslam düşümanı. Düşman deyince, alnında boynuzları çıkmıyor. Kuzu gibi post giymiş, görsen kuzu sanırsın. Ama gerektiğinde postu atar, kurt gibi dişlerini gösterir.
Onlardan kaçınıp-sakının:Müslümanın kaçınması onun karakterini çok iyi bilmek, ince ince tahlil etmekle olur. Münafıklık en kahpe cereyandır, çünkü tam Müslümanlık perdesi altındadır. Gizlenme yönü çok güçlüdür. O yüzden detay detay, ince ince tespit edilmesi gerekir. Düşün, sahabenin içinde yaşıyor, aynı safta namaz kılıyor, tam takva görünüyor. Sadece münafıkane konuşmalarından teşhis konulabiliyor. Tam o denmiyor, ama anlaşılabiliyor. |
3.09.2010, Harunyahya tv
|
Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi; size söylediklerimin tümünü yapın ve yerine getirin. Ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtlarına yüklerler, kendileri ise bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösterişiçin yaparlar. (Matta: 23) |
|
Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 19) Tabi onları yapar adam. Su dağıtır, namaz kılar, hepsini yapar. Tek istemediği İslam hakimiyetidir. Bütün müşriklerde ve münafıklarda bunu görürüz. |
|
Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)
Bunu derken Resulullah (sav)’in yüzü solmuş. Raviler öyle söylüyorlar. Hz. Mehdi (as) nin çekeceği acıları bildiği için rengi solmuş. Peygamberimiz (sav) çok sevgi dolu. Birşeyden rahatsız olduğunda hemen rengi kızarıyor. |