Adnan Oktar'ın 3 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

3.09.2010, Kocaeli TV

 

  • (Saadet Partisi’nin olaylı iftarından Numan Kurtulmuş’un haberdar olması ihtimali haberiyle ilgili olarak) Gerçekten haberdar olduğunu sanmıyorum. Parti toplantılarında eskiden beri kan gövdeyi götürür, sandalyeler havalarda uçuşur. Eskiden beri oluyor biliyorum. Buna neden bu kadar dikkat çekildi bilmiyorum. Bir de bundan Erbakan Hocamız’ı sorumlu tutmaya kalkmak biraz bana karanlık geldi, samimi görmüyorum. İnsanlarda böyle ince tekniklere çok dikkat etmek lazım.
  • Bu devrin teknikleri ince, detay bilinçaltı çalışmaları. Kaba taktikle birşey yapılmıyor. Bu devrin münafıklarında da bunlara dikkat etmek lazım. Çünkü ellerinin altında internet var, kitaplar var, kitap var, yazı var, heryere ulaşabiliyor, bir anda çok kişiyle bağlantıya geçebiliyor.
  • Şeytana göre suç ve mantık bambaşkadır. Kendinin çok mantıklı olduğu kanaatindedir. Şeytan mesela kendisini o kadar dürüst anlatıyor ki, “ben Allah’tan korkarım” diyor. Sanki o kepazeliği yapan o değil. Şeytanda mantıksızlık çok fazladır. Mesela (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’ın mantıksız olduğu, kendinin mantıklı olduğu kanaatinde. Kendince mantık ortaya koyar. "Tüm insanların anormal olduğunu iddia ediyorum. Sadece ben iyiyim. Bana zaman verirsen bunu Sana ispat edeceğim" diyor. Peki köpek herif, o köpekliği yapacağına direk itaat etsen olmuyor mu? Doğrudan Allah'a itaat etsen, Hz. Adem'e secde etsen, Müslüman gibi yaşasan olmuyor mu? Karmakarışık bir sistem koruyor. Kendine göre ahlak, kendine göre mantıkları var. Bakan anlayamayabilir. "Ben Allah'tan korkuyorum" diyor. Çok özenli bakıldığında münafığın tahribatı durdurulabilir, çok şedid varlıktır. Mesela kafir açıktır. Ama münafık kahpedir ve muazzam bir mantık silsilesi kurar. Mantığa hakimdir.
  • Münafık her gürültüyü aleyhine zanneder. “Ulan köpek” dersin, “bana mı dedin” der. “Ulan aşağılık” dersin, “bana mı dedin” der. Senin adın köpek mi niye alınıyorsun? Allah ayette “aleyhlerinde bir sure inmesinden korkarlar” diyor. Halbuki sureler genel anlatır. İsim vermiyor münafıklarla ilgili.
  • Bu yapıyı insan hayatta bol bol görebilir. Samimi ve dürüst insanlar münafık ayetlerini ibretle okur. Münafık okuduğunda kabul etmez. Ama kendisine hitap edildiğini anlar, üzerine alınır. Müslüman kendisine hitap edildiğini kabul etmez, ama Allah'a sığınır, öyle olmamak için gayret eder. Hakikaten benziyorsa da hemen düzeltir. Ama münafık batağa batmıştır.
  • Münafık çok özenlidir. Kuran'dan ve hadisten tam ilgili yeri alır. Müslümanları suçlarken de mantık örgüsüyle, kendi aklınca açık gibi gösterilebilecek yerleri bulur. Peygamberimiz (sav)'i suçlarken, kadın sevgisinden müthiş rahatsız olmuşlardır. Bakın ateist sitelere, bunu hemen görürsünüz. Ne güzel sevgi insanı, ne güzel tutku insanı, kadınlara saygı gösteriyormuş. Kadınlara değer veriyormuş, ne kadar güzel. Ama münafıklara karşı da kararlı.
  • Küfür açık söyler, sinsi değildir. Münafık öyle değildir. Herşeyi gizli yapar. En hassas oldukları konu da İslam’ın hakimiyetidir. Şeytan hakimiyeti isterken şeytan taraftarı “İslam hakim olsun” diyebilir mi? Kavrulur yanar, bunu diyemez. Döner dolaşır herşeyi söyler. Namazın, orucun faziletinden bahseder ama İslam’ın hakimiyetinin faziletinden bahsedemez.
  • Biz İttihad-ı İslam'ı isteyen tarafız. Sadece namazın faziletlerinden, orucun faziletlerinden bahsetsek hiçbir sorun çıkmaz. Kuran'da evrim de var desek hiç sorun olmaz. Ama İttihad-ı İslam'ı istediğimiz için, Kuran ahlakı dünyaya hakim olacak dediğimiz için sorun çıkıyor.
  • Bunların şeker, pamuk hocaları var. Darwinizme hiç dokunmuyorlar ya da yumuşak dokunuyorlar. İttihad-ı İslam’ı ya hiç konuşmuyorlar ya da “Olmaz ki. İttihad-ı İslam olması mümkün değil” diyorlar. Ama hep diyorum bazıları cahilliğinden, çok çok cahil olduğundan yapıyor.
  • Dün akşam bana bir adam gösterdiler, yarı medeni-yarı bedevi. Yani yarı hanzo-yarı modern. Modern taklidi yapan hanzo. Bediüzzaman’ı eleştiriyor kendince. Kendilerince Bediüzzaman'ı sapkınlıkla suçlamak için, "Bediüzzaman (bana bilgiyi) Allah indiriyor dedi" diyorlar. Kardeşim herşeyi Allah yaratmıyor mu, tüm bilgiyi kalbimize Allah indirmiyor mu? Allah indiriyor demek vahiy mi, şu anda da beni Allah konuşturuyor, her yere bilgi Allah'tan iner. Bununla nasıl Bediüzzaman'ı küfürle ilham ediyorsun? Bütün Müslümanlara bilgiyi Allah indirir, rızkı Allah indirir.

 

... Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar. (63/4)

 

Her çağrıyı kendi aleyhlerinde sanırlar:“Haysiyetsiz herif” diyoruz, adam hopluyor. “Bana niye dedin” diyor. “Münafıklara dedik” diyoruz, “bana dedin” diyor. Nasıl biliyorsun? İsim veriyor muyuz? Hopluyor her seferinde. Ben şimdi anlatıyorum münafıklarla ilgili, 20-30 münafık hopluyor “bana niye söyledin” diye.

 

Onlar düşmandırlar:Allah'ın düşmanı, Peygamber (sav)'in düşmanı, Hz. Mehdi (as)'ın düşmanı, İttihad-ı İslam düşümanı. Düşman deyince, alnında boynuzları çıkmıyor. Kuzu gibi post giymiş, görsen kuzu sanırsın. Ama gerektiğinde postu atar, kurt gibi dişlerini gösterir.

 

Onlardan kaçınıp-sakının:Müslümanın kaçınması onun karakterini çok iyi bilmek, ince ince tahlil etmekle olur. Münafıklık en kahpe cereyandır, çünkü tam Müslümanlık perdesi altındadır. Gizlenme yönü çok güçlüdür. O yüzden detay detay, ince ince tespit edilmesi gerekir. Düşün, sahabenin içinde yaşıyor, aynı safta namaz kılıyor, tam takva görünüyor. Sadece münafıkane konuşmalarından teşhis konulabiliyor. Tam o denmiyor, ama anlaşılabiliyor.

 

  • Allah “onları bozuk konuşmalarından anlarsın” diyor. Ama başka bir ayette “onlar konuştu mu dinlersin” diyor Allah. Kast edilenin dikkat veirilince fark edilen bir bozukluk olduğu anlaşılıyor. Fark etmek kolay değil, veli aklı, çok derin akıl olması lazım.Allah Peygamber (sav)e anlatıyor. Herkes anlayamaz. Bu konudaki üstad Hz. Mehdi (as)’dır. Ahir zaman münafıkları daha da şedittir. Çünkü detay ve giriftlik çoktur. Akılsızdır, mantıkla oynar. Mantık da başına bela olur.
  • Münafık çok avantajlıdır. Küfür onun yanında, inkarcılar onun yanında. Şeytan da beynine ilka olmuş. Dolayısıyla konuşmalarındaki yetenek şeytandan kaynaklanıyor. Muazzam mantık örgüsü kullanır. Onun çok iyi yakalanması gerekiyor. Bu konuda üstad Hz. Mehdi (as)’dır. Çünkü münafıklığın bütün girift taraflarını görecektir.
  • Kaba alamet vermez münafık. Yakalandıkça, tecrübe kazandıkça, bukelamun gibi şekilden şekile girer. “Şu münafıklık alameti” deyince hemen başka şekle girer. “Bu alamet” deyince başka hal alır. Ama oradan kaçarken sırtı açılır. Sırtını kaparken, boynu açılır. Her seferinde yakalanır.
  • Bediüzzaman’ı eleştiren, takva olduğunu iddia eden hocalara şunu sorsunlar kardeşlerimiz:“Hocam sizden İslam’ın hakimiyetini hiç duymuyoruz. Bir kere benim yanımda ittihad-ı İslam’ı istiyorum deyin”. Mesela cübbeli ittihad-ı İslam’ı hiç söylemiyor. Fitnelerden bahsediyor, Müslüman aleminin esir edildiğinden bahsediyor. Çözüm olarak da “gelin bizi öldürün, kurtulalım” diyor. Osman Ünlü hoca herşeyi anlatıyor, tek şey var söyleyemediği, ittihad-ı İslam’dır.
  • “Hz. Mehdi (as) geldiğinde ticaret sağlayacak, yiyecek sağlayacak ve İslam’ı hakim etmeyecek” desek, deliler gibi Hz. Mehdi (as)’ı ararlardı. “Hz. Mehdi (as) şeytanın sitemini yıkacak” deyince 300'le giden arabanın duvara toslaması gibi koltuklarından fırlıyorlar. Hz. Mehdi (as)’ın zuhurunu istememelerinin bütün sebebi ittihad-ı İslam’dır, şeytanın sisteminin yıkılmasıdır. Şeytan namaz kılmana bişey demez, oruç da tutturur. Ama İslam’ın dünyaya hakimiyetini istemez. “Benim hakimiyetim devam edecek” diyor. “Ben bunu istiyorum” diyor. Ayrı ayrı namaz kıldırır şeytan. Allah’a, “Seni samimi sevenler, senin dostların bana uymayacaklar” diyor. “Ama büyük bir çoğunluğu kendime çevireceğim. İslam’ı hakim ettirmeyeceğim” diyor. Hz. Mehdi (as) ne diyor? “Ey şeytan, senin ağzını yırtacağım” diyor. Tabi ilimle, kültürle, sanatla inşaAllah. “Allah’a bu üslupundan dolayı seni perişan edeceğim” diyor.  Şeytan dostları “aman ey Hz. Mehdi (as), şeytanı elleme” diyorlar. Bütün münafıkların, küfürün dostudur şeytan. Bütün iblis takımının velisidir şeytan. Bu hoca efendiler de cahilliklerinden dolayı bilmeden bu sistemi devam ettiriyorlar. Bilmediklerinden.
  • Bir tek Hz. Süleyman (as) devrinde, Hz. Süleyman (as) şeytanları zincirle bağladı, eşşek gibi hizmet ettirdi. Hz. Zülkarneyn (as) da bunu yaptı. Hz. Mehdi (as) da aynı şeyi yapacak. O yüzden şu an dünyada şeytan hizbiyle Allah hizbinin mücadelesi var. Şeytan “dünya hakimiyetini vermem” diyor. Hz. Mehdi (as) de “senin boynuzlarını birbirine katacağım şeytan” diyor.
  • (Bedri Baykam’ın okulların Darwinizm’den uzaklaştığı için “evet” demeyeceği haberi) Benim Darwin’i baklava hamuru gibi açıp, dörde katlayıp pişirdiğimi bilir Bedri Baykam. Eski havası da yok. Ultra sanatçı havalarında, kibarlaşarak konuşurdu. Bir tahta parçasını alır, kirli gazete parçalarını yapıştırır, elini ayağını sürer üstüne falan. “Ne yaptın” diyoruz, “sanat” diyor. Darwin dedesinin elinden tutup bahçelerde parklarda geziyordu. Darwin dedesi vefat edince şimdi kaval çalıyor. Ağlamasına gerek yok olay bitti. Bilim Darwinizm'i parçaladı. Bedri Baykam proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceğini bilmiyordu. Evrimcilerin iddia ettikleri gibi ara fosil olmadığını da bilmiyordu. Bu kadar cahildi. Bizden öğrendi. Referanduma neden “hayır” diyor? Darwinizmin çökmesi, materyalizmin çökmesi, Rusya’nın dağılması onun minik yüreğini yaraladı. Kimse resimleriyle de ilgilenmiyor, eskiden dahi çocuk diye ortaya çıkarıyorlardı, şimdi kimse ilgilenmiyor. Bedri Baykam’ın “hayır” demesinin sebebi okulların Darwinizm’den uzaklaşması ise, onun sebebi biziz. Hükümetin alıp veremediği yok Darwinizmle. Hükümet tarafsızdır bu konuda. Biz Darwinizmi yıktık diye “hayır” olur mu?
  • Biz insanlarımızı şehit eden, Uğur Mumcu'yu, Bahriye Üçok'u şehit eden sistemi istemiyoruz. Başbakanları döven, Demirel'i, Mesut Yılmaz'ı döven, Özal’a suikast düzenleyen sistemi istemiyorum. Ortak noktaları; Mesut Yılmaz çıktı “şikayetçi değilim, söyleyemem, konuşamam” dedi. Özal'a sordular “yorum yok” dedi. Bu kafayı biz istemiyoruz. Bu mantığın gelişmesine sebep olan İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nü istemiyoruz. 3 milyon vatandaşımızı şehit edenleri istemiyoruz. Türkiye'nin 22'ye bölünmesini istemiyoruz. Bunun için “evet” diyoruz. Hükümet anormal, Milli menfaatin aleyhinde birşey yaparsa, yeri yerinden oynatırız ama böyle birşey grömüyoruz. Kim yaparsa hukukla, kanunla, gök kubbeyi başlarına çökertiriz, kimse cesaret edemez. Kanunların, hukukun güzelleşmesini istiyoruz. Güzel ama daha güzel olsun. İyi ama daha iyi olsun, mükemmel olsun istiyoruz.
  • Darwinizm konusunda hükümetin yapacağı birşey yok. Devletin kendi programı vardır. TRT’de açık açık Darwinizm propogandası yapıyorlardı. Siz hiç devletin herhangi bir televizyonunda veya devletin bir yayın organında yaratılışın anlatıldığını duydunuz mu? Duyamazsınız. Devletin hiç bir yayın organında evrimcilerin dediği gibi ara fosil olmadığını duydunuz mu? Duyamazsınız. Bilim Teknik’te de Darwinizmi anlatılamayacak duruma biz getirdik.
  • Sayın Erdoğan herhangi bir Müslüman evladı. Makul bir insan ne ister? Özgürlük ister, kan döken bir eşkiya örgütü varsa, bunu durdurmak ister. Buna karşı gelinir mi böyle şeye? Tabii ki duracak.
  • (Kanser evrimin bir parçasıdır haberi)Orada meydana gelen hücre bozukluğu, mutasyona uğramış hücre insanı öldürüyor. Kanser olup da daha yakışıklı olmuş adam gördünüz mü? Öldürür, parçalar. Bunlara göre insanı süsler, daha güzel yapar kanser diyorlar. Yanlış konuşuyorlar. Kanser hücresi evrimi çürüten mühim delillerden biridir. Herhangi bri şekilde mutasyona uğruyor hücre ve insana saldırmaya başlıyor ve kısa sürede insanı öldürüyor. Bunlar, yok öyle değil insanı süsler kanser, daha iyi yapar diyorlar.
  • Yargıda mutlaka düzenleme gerekiyor. Bunu Türkiye'de herkes biliyor. Hangi HSYK üyesi bu gerçeği bilmiyor. Bana bir kişi getirsinler. Kimle konuşulsa samimi sohbet ortamında, evet bir eksiklik var diyorlar.
  • (Erbakan’ın siyasete devam etmesinin eleştirilmesi)Yaşlı olması bir insanın canlı canlı mezara girmesi anlamına mı geliyor? Erbakan Hocamız siyaseti Allah için yapıyor. Yaşlı bir insanın tecrübesinden faydalanmak çok güzel birşey. 30 yıldır vatana millete hizmet etmiş bir insana, başbakanlık yapmış bir insana böyle konuşmak ne kadar kötü. İnsanın artık eli ayağı tutmaz, gözüyle Allah’a hizmet eder. Kenara çekilmek olmaz. Erbakan Hocamız son derece onurlu, başımızın tacı. Yaşlı haliyle Kuran’a hizmet etmesi sevgimizi arttırıyor. Hz. Musa (as) 130 yaşında peygamberlik yapıyordu. Hz. Yusuf (as) 120 yaşında peygamberlik yapıyordu. Onun ittihad-ı İslam hırsı var. Vatana millete hizmet hırsı var, güzellik hırsı var. Erbakan Hocamız hiç bir şekilde şiddeti seven bir insan değildir. Büyüğüne saygısı sevgisi olmayanın ruhu ne olmuştur? Onlar başımızın tacı. Bunu Sungur Abi’ye yapmaya kalktılar, bunu engelledik. Şeyh Nazım Hocamız’a yapmaya kalktılar, bunu da engelledik.
  • Burada imtihan olduktan sonra, güzel faaliyetler yaptıktan sonra, Allah'ın razı olacağı güzel davranışlar yaptıktan sonra  Cenabı Allah'ın huzuruna gidersek insan başka ne siteyebilir. Çalıya yapışır gibi dünyaya bağlanmak istiyorlar. Öyle birşey yok dünyada. Allah eksiklik içinde yaratmıştır. Mesela bir kadın normal görünüme gelmek için çok detaylı bakım yapıyor. Hayatı Allah zor yaratmıştır. Mesela uykuya mecburiyet var. Çılgınlar gibi bağlanacak bir yer değil burası. Daha akılcı daha derin bakmakla mükellefiz. Ölüm mümin için bir rahmet ve bir güzelliktir. Ama tabi uzun ömürlü olayım da İslam'a hizmet edeyim diye mümin dua eder. Çok hizmet ettikten sonra hayırlısıyla vefat etmesi güzeldir. Allah kısa tutarsa o da bir nimettir.
  • (Eski devirlerde insanların yamyamlık yaptığı haberi)  Bunlar o kadar cahiller ki yakın tarihte vietnam, kamboçya. Adamlar komünistlerdi kamboçyada insan ciğeri ve insan beyni yiyorlardı. Adamların filimleri çok detaylı anlatıyorlar. Demek ki komünist kafa, vahşi kafa her devirde varmış. Ne demek ki her devirde komünist dinsiz insan da oluyor müminler de oluyor. Aynı devirdeki müslümanlardan niye bahsetmiyorsun? Bu her devirde vardır. Afrikada da yakın zamana kadar insan eti yiyorlardı. İman eden de bunu yapmıyor, güzel temiz hayat yaşıyor. Aynı devirde tertemiz gezen insanlar da vardı. 30 bin 40 bin yıllık dikiş iğnesi bulunuyor. 35 bin yıllık fülüt var.  30 bin yıl önce insan eti yiyen manyaklar da var, güzel kuzu etini kızartıp yiyenler de var.
  • Peygamberimiz (sav)in kadınlara olan sevgisini bunlar dert edindi kendilerine. Zeynep annemiz Peygamberimiz (sav)i gördü, kalbinde ona karşı bir muhabbet oluşturdu, evlenmek istiyordu. Peygamberimiz (sav) de evlenmek istiyordu. Allah diyor zaten o senin kalbindeydi diyor. Peygamberimiz (sav) o dönemki münafıkların fitnelerinden çekiniyordu. Boşandı ve Peygamberimiz (sav)le evlendi. Çok akıllı bir insandı. Bir kere geliyor bir Peygamber (sav) bir insan bu hakkını kullanmak istiyorsa ne var bunda? Bir kısım insanlar bunu utançla karşılıyorlar, ben iftiharla karşılıyorum.
  • (Kürt kardeşlerimizin oy vermekten çekinmesi haberi) Kürt kardeşlerimiz bütün milletimiz gibi delikanlıdır, bir tek Allah’tan korkarlar. Bir zibididen korkmazlar.
  • Azeri kardeşlerimizin gönülleri çok rahat olsun. Kuran ahlakıyle bezenmiş bit Türk İslam Birliği ni Putin istiyor Putin İslam’ın hakim olmasını istiyor. Rusyayı yaratan Allah’tır. Putin'i yaratan Allah'tır. Daha Putin bebekken, annesi onun kıyafetlerini giydirirken Türk İslam Birliği kurulmuştur. Allah ol dedi mi olur. Kafalarını hiç takmasınlar bütün mesele Türk İslam Birliği'ni savunma el birliğiyle gayret etmek. Türk İslam Birliği'ni kimse durduramaz. Boşuna çırpınmasınlar, ama çırpınma daha iyi netice verir, onu da söyleyeyim. Susarlarsa da gelişir.
  • Hawking garibanın teki, artık bedeni çökmüş, beyni çökmüş, ruhu çökmüş, artık bundan sıhhatli bilgi alınamaz. Sağlığı bozulmuş insana şefkat duymak lazım, desin adam ne alaka. Hastalıktan dolayı perişan adam. Yazdı etti diyorlar ne malum adamın yazdığı. Konuşamayan hiçbiryeri kıpırdamayan bir insan. Sağlıklı olsa ne olur? Bir sürü dinsiz imansız profesör var. Yazdıklarını dürüp kulaklarına tıkarız. Bu kadar beyni perişan olmuş insandan sıhhatli açıklama bekleyemeyiz. Bizim sürekli rulo yapma faaliyetimiz oluyor.

 

3.09.2010, Harunyahya tv

 

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi; size söylediklerimin tümünü yapın ve yerine getirin. Ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtlarına yüklerler, kendileri ise bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösterişiçin yaparlar. (Matta: 23)

 

 

  • Münafık kendi evlenmesi, yemesi-içmesi, rahat hayatı. “Ama namaz isterseniz kılarım” diyor. “Oruç da tutarım” diyor. Ama İslam’ın hakim olması, İslam için gayret etmek, onu hiç ilgilendirmez. “bunu benden istemeyin” diyor. Zekatını verir, namazını kılar. Fakir Müslümanlar onu ilgilendirmez. İttihad-ı İslam ilgilendirmez. Müslümanların acı çekmesi ilgilendirmez. Onun derdi güzel ticaretine baksın, rahat ailesiyle yaşasın, risksiz bir dünya olsun. Onunla ilgilenir. Halbuki Peygamberimiz (sav)’in hayatına baktığımızda risk de var, zorluk da var, gayret etmek de var. 
  • İnternetten iyi anlayan bir kardeşimizi bulalım da, bize ikinci bir internet sistemi daha kursun, bir tıkanma olduğunda hemen o yayına girsin. İki kanaldan yayınlayalım.

 

Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 19)

Tabi onları yapar adam. Su dağıtır, namaz kılar, hepsini yapar. Tek istemediği İslam hakimiyetidir. Bütün müşriklerde ve münafıklarda bunu görürüz.

 

  • Bütün müşriklerde ve münafıklarda kadın düşmanlığı vardır. Onu estetik ve güzel bir varlık olarak görmez. Onun varlığından rahatsız olur. Derdi sapıklıktır. Hatta kız çocuklarını, yeni doğduklarında bakıyor kız çocuğu, potansiyel namusuna zarar verecek bir varlık olduğunu düşündüğü için diri diri toprağa gömüyor.
  • Kafirlerden bahseden ayetler aynı zamanda münafıklardan bahseder. Ama münafıkların her özelliği kafirde bulunmaz. Münafık mesela samimiyetsizdir ama kafir açık sözlüdür. Sinsi değildir, belirlidir. Münafık serseri mayın gibidir, bir Müslümanın yanından gider, başka bir Müslümanın başına bela olur. Müslümanlara karşı çıkacağı bahaneyi mutlaka bulur. Müslümanları beğenmediği hususun ne olduğunu sorarız, zerre kadardır. O da anlamadığındandır. Anlasa bambaşka olacak. Gittiği, sığındığı yer ise domuz pisliğinin içi. Tam ortası. Bir gramı bahane edip var gibi göstererek, olmadığı halde, bir ton pisliğin içine girer. İşyerine gidiyor, onlarla iç içe oluyor. Can ciğer kuzu sarması oluyor. Demek ki menfaatin olduğu yere, paranın olduğu yere gözü kapalı giriyorsun sen.
  • Dırar mescidinin münafıkları, muazzam bir mescid yaptılar emek emek. Müslümanların mescidi de mütevazi bir mescid. Bunlarda inanılmaz gayret vardır. Müslümanlardan bazı konularda rahatsız olduklarını, ama oranın mükemmel bir yer olduğunu iddia ettiler. Peygamberden rahatsız oldunuz diyelim. Sahabelerden rahatsız oldunuz. Niye gittiniz dinsiz imansız kafirlerin içine? Ne yapıyor sana Peygamber (sav)? Peygamber (sav)’in gücünü kıskanıyorlardı. Gücünü, sağlığını kıskanıyorlardı. Kendileri iğdişadamlar. Kafası, ruhu iğdiş. Bunlar ise güzellik, güç insanları. Onların güzelliğini gücünü kıskanıyorlardı. Savaş(Allah yolunda mücadele) söz konusu oldu mu, hemen mescidden eve gidiyorlardı. Babamı koruyacağım, eniştemi, dedemi koruyacağım. Onun nedeni çıkardır. Çıkar olmasa oraya gitmez o. Kene niçin gidip domuzun en pis yerine yapışsın kan olmasa? Kene çiçekten hoşlanır mı? Saraydan hoşlanır mı? Kan yok orada çünkü. Bir de domuzun kanı olacak. Oranın hayatı onun hoşuna gider. Sorduğunda da zaruret olduğunu iddia eder. Nasıl zaruret olur başka mescid yapmak? Peygamberimiz Dırar mescidini yerlebir etti. Peygamberimiz genel konuşuyordu, tir tir titriyorlardı. Hepsi kendilerine hitap edildiğini zannediyorlardı.
  • İnsan güzel olabilir ama seven olmasa ne yapacak? O güzelliğin mutlaka takdir edilmesi lazım. Yoksa güzel ortada kalır sadece. Güzelden hakkıyla hoşlanan olması lazım. Aşağılıkaça adice değil, Allah’a bağlayarak, Allah aşkıya. Çiçek güzel ama çiçeği gören olmasa ne olur? Durur o çiçek orada. Güzelliği yaratır ama onu takdir edeni de yaratır Allah. Bir de güzel görür de zevk almayabilirdi. Sırf teknik olarak güzel diyebilir ama zevk almak ayrı birşeydir.
  • İslam’ın her yayılma haberi münafığın beynine kurşun gibi gelir. Kafir rahatsız olur ama münafık dehşete kapılır hakim olmasından. Şeytana verilmişbir sözü vardır münafığın. “Ben senin gibi olacağım” der. Onun gibi olamamak onu dehşete düşürür.
  • Kohenler Hz. Davud (as) soyu oluyor. Hz. Ali (ra) da Hz. Davud (as) soyundandır, Hz. Mehdi (as) de Hz. Davud (as) soyundandır. O anlamda gerçek Kohen, Hz. Mehdi (as)’dır. Allah Hz. Süleyman (as)’ın mescidinin sorumluluğunu Hz. Mehdi (as)’a teslim edecektir. Bütün İsrail halkı gerçek Musevi olacaktır. O zaman Tevrat’ın gerçeğine de uymuşolacaklardır, içindeki gerçek hükümleri de uygulamışolacaklardır. O zaman Tevratın içindeki gerçek Tevrat ayetlerini de imanın nuruyla tam görmüş olacaklardır.
  • Kuran hayatı sadeleştirmiştir. Tahfif etmiştir. Musevilerin üstündeki ağır zincirleri de Allah Kuran’la çözmüştür. Birçok Musevi, Tevrat’taki hükümleri yapamıyorlar. Hz. Mehdi (as) onlara sade ve gerçek Tevrat’ı göstermişolacak. Sade ve gerçek Tevrat Kuran’ın içindedir. O zaman Muhammedi olmadan gerçek Musevi, gerçek İsevi olamayacaklarını göreceklerdir. O yüzden Hz. Mehdi (as) geldiğinde Musevilere Tevrat’ın orjinali ile, İsevilere de İncil’in orjinali ile hükmedecektir. Hepsinin gerçeği Kuran’dadır. Orjinali bulunduğunda yine Kuran’a uygun olduğunu görüyoruz. Barnabas inciline baktığımızda hükümlerinin kurana uygun oluğunu görüyoruz. Diğer yakılan, kaybedilen İncil’lere de baktığımızda hükümlerin Kuran’a uygun olduğunu görüyoruz.

 

Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır.

Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

 

Bunu derken Resulullah (sav)’in yüzü solmuş. Raviler öyle söylüyorlar. Hz. Mehdi (as) nin çekeceği acıları bildiği için rengi solmuş. Peygamberimiz (sav) çok sevgi dolu. Birşeyden rahatsız olduğunda hemen rengi kızarıyor.

 

  • “Hz. Mehdi (as) hakkında, Hz. İsa (as) hakkında olduğu gibi ihtilaf olacaktır” deniyor hadiste. Hz. İsa (as) hakkında 2000 yıldır süregelen ihtilaf nedir? Gelecek mi, gelmeyecek mi? 2000 yıldır tartışılır. Allah “inecek” diyor, bir kısım insanlar “inmeyecek” diyor. Hz. Mehdi (as) geldi ne yapacaksınız şimdi? Hani gelmeyecekti? Hani alametler çıkmayacaktı? Hani o alametler hurafeydi? 150 alametin hepsi çıktı mı? Alametlerin şiddetinden titriyor musunuz şimdi? Demek ki doğruymuş. İsteseniz de istemeseniz de hizmet ediyorsunuz. Peygamberimiz (sav),  “Hz. İsa (as) ile olduğu gibi ihtilaf edecekler” diyorlar. Bir kısım müslümanlar diyor ki “Hz. İsa (as) gelecek, Hz. Mehdi (as) gelecek”. Bir kısmı “Hz. İsa (as) gelecek Hz. Mehdi (as) gelmeyecek diyor. Peygamberimiz “tam ümitlerini kesmişlerken Hz. Mehdi (as) çıkar” diyor.
  • Birçok hoca var. Bunların epey bir bölümü gece gündüz “Hz. Mehdi (as) gelmeyecek, Hz. İsa (as) gelmeyecek” diyor. Binlerce konu var Müslümanlıkta. Neden bundan bu kadar dehşete düştünüz? Hz. Mehdi (as) gelecek diyen ve ispat eden de benden başka kimse yok. Hz. Mehdi (as) geldi diyorlar ama ispat edemiyorlar.  Ben diyorum ki “geldi” diyorum ve belgelerle ispat ediyorum. 150 delile birden niye susuyorsunuz? Çıkın deyin  “Kabe’de kan akmadı” deyin, “alametler olmadı” deyin. “Böyle hadis yok” deyin bir göreyim sizi. “Lulin” dedi mi hopluyorsunuz değil mi? “Halley” dedi mi hopluyorsunuz. Bu kelimelere allerjiniz var. Niye tek kelime bahsedemiyorsunuz? “Kuyruklu yıldızla ilgili hadis yok” de. “Çift kuyruklu yıldızla ilgili hadis, hurafe” de. Diyemezsiniz, ispat ettim. “Hz. Mehdi (as) geldi” dedim, delillerini ispat ettim. 150’nin üzerinde. “Hz. Mehdi (as) geldi” diyorlar. “Delil?” diyoruz, “geldim ya işte delile ne gerek var?”diyor.  “Hz. Mehdi (as) geldi” diyorlar ama “rüyamda gördüm” diyorlar delil olarak. İnsan sevdiğini rüyasında görür. Bu delil olur mu? Vahiy mi bu? Nasıl delil olur bu? Sen buna delil meydana getirdin mi peygamberlik iddia etmişolursun. Yani “ben peygamberim, bana vahiy geldi” demişolursun. İnsan rüyasında tavuk da görür, pilav da görür, bir insanı da görür.
  • Hz. İsa (as) hayatta ve faaliyette. Hz. Hızır (as) ilgili yerlerde. Hz. Hızır (as) ittihad-ı İslam’ı istiyor. Niye istiyor? Allah’ın emri olduğu için istiyor. Hz. Mehdi (as)'ı kim savunuyorsa, kim müjdeliyorsa iblis ordusu onun üstüne çökmüşvaziyette. Bu arada cahiller de çökmüşvaziyette, bilgisizler de çökmüşvaziyette.
  • “Bu Darwinizmi yıkacağız” dedik. Dünya çapında, “nasıl yıkacaksın” dediler. “Adamların onbinlerce adamları var, profesörleri var, 10 binlerce üniversitesi var. Radyoları, televizyonları var. Milyonlarca taraftarları var. Sen İstanbul’da bir insansın. Etrafında da az bir topluluk gençler var, nasıl yapacaksın” dediler. Ama ilmen daramadağın ettim Darwinizmi. Neden anlatamıyorsunuz artık? Bulun bir ara fosil daha halkalardan? O kayıp halkalardan kolye oldu, o kolyeyi de yedirdim size. Şamar oğlanı oldular. Gösteriyorlar, (ilmen) bir tokat atıyorum, gösteriyorlar (ilmen) bir tokat daha atıyorum. Doğru söylememek yasak. Doğru konuşacaksınız.
  • Hz. Mehdi (as) gerges kuşunun titremesi gibi Allah’tan korkan bir kişidir. Bir tek Allah’tan korkuyor. Allah’tan korktuğuna göre nasıl mehdilik iddia etsin? Cennete gideceğinden emin olsa neden korksun? Bu da iddiası olmayacağına dair yan bir delildir.
  • Hz. Ali (ra) diyor ki, “Hz. Mehdi (as)’nin doğum yeri medinedir”. Şehir. Herhangi büyük bir şehir. Çünkü sahabeler diyor ki Peygamberimiz (sav) medineden bahsettiğinde “hangi medine” diyorlar. Sabit bir yer olsa niye sorsunlar? “Hangi medine” diyorlar, “Konstantiniyye” diyor Resulullah (sav).

 


 

2010-09-04 13:44:07
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakki ödemeksinizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top