Adnan Oktar'ın 5 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

 

  • (Yeni Zelanda’da gerçekleşen ikinci depremin ardından insanların malları yağma yapması haberi)Bunun nedeni ateizmin, Darwinizmin yaygınlığı. Deprem bir imtihandır. Bir de bu imtihanda rezillik çıkartmak olmaz. Oradaki insanlara yardımcı olmak lazım.
  • Erbakan Hocamızı anti demokratik yöntemlerle mücadele eden biri gibi göstermek istiyorlar. Erbakan Hocamız en zor zamanlarda 71'lerde 73'lerde, 77'lerde, Allah’ın zor anıldığı dönemlerde İslam’ı yaymaya çalışıyordu. Ağır sanayiiyi bizim yapabileceğimizi, Milli görüşle olaylara bakmamız gerektiğini anlattı. Milli görüşün yerleşmesini sağladı, güçlü bir milli sanayiinin gelişmesini sağladı.Dışa bağlı olmayan ekonomiyi anlattı ve teşvik etti. Diğer İslam ülkeleriyle ittifak edip beraber olmanın önemini anlattı. Yeni yetme bazı gençler Erbakan Hocamızı eleştiriyorlar ama onlar daha doğmadan evvel Erbakan hocamız İslam’ın güzel ruhunu yaymak için mücadele veriyordu.
  • (Mehmet Öz’ün vücudundaki bulguların kanser değil polip olması haberi)Polip’i önemsiz mi görüyorlarmış? Polip her an kansere dönüşebilir. Bir garantisi var mı Mehmet Öz’ün şu an? Neden insanları hep böyle ilahlaştırmaya, can veren, can kurtaran, Allah gibi görmeye eğilimleri var?Mehmet Öz de Allah’ın bir kulu. O da bir gün canını verecek. Süpermen havasında olunca Allah mutlaka birşey meydana getiriyor.Süpermen diye biradam çıkardılar, ne halde yaşadığını gördünüz.Felçli ve perişan yaşadı. Hawking’e “süper beyin” dediler, Allah beynini eritti.  En son bütün heryeri erimişdurumda. Şimdi de onun adına “şunu dedi, bunu dedi” diyorlar. Adam gözünü kıpırdatamıyor, nefes alamıyor, adamla polemiklere giriyorlar. Yok “hava durumunu sordu” diyorlar. Beyni de eriyor, kasları, vücudu eriyor. İlahlaştırmaya kalktıkları insanın ne hale geldiğini gördünüz.
  • (Güngör Mengi’nin Darwin nasihatı yazısı) Bilim ve sanat Darwinizmi yerlebir etti. Küçük bir kuşgibi tavır gösterdi, bilimin kendini altedeceğini tahmin etmedi. Bilim ve sanat Allah’a inananlarındır. Bilim bize kainatta bir kaos olmadığını, bir düzen üzere kurulu olduğunu gösterdi.Darwin bu lafın tam muhatabıdır. Güngör Mengi protein deyince kasaptaki eti anlar. Proteinin peptid bağlarınıbilmez, paleontoloji hakkında bilgisi yoktur. Ara fosil olmadığını bilmez. 1950’lerde okuduğu birkaç kitabın etkisiyle konuşuyor. Bu yaşında hala Darwin dedesinin peşinden koşuyorsa, diyecek bir şey yok. “Birkaç gündür internette Darwin’in sözleri uçuşuyor” diyor ama Darwin karşıtı sözler de uçuşuyor ona ne diyecek?  “Bilim ve sanat bir kuşun iki kanadıdır” diyor. Bilim ve sanatla İslam dünyaya hakim olacaktır. Bediüzzaman bu iki maddeye üçüncüyü ilave edip ona öğretiyor; bilim, sanat ve birlik-beraberlik, ittifak. Bilimle sanatla olmaz sadece. İttifak gerekir, kardeşlik bağı gerekir. Avrupa’da bilim, sanat yok mu? Çöktü Avrupa. Rusya'da bilim, sanat yok muydu? Çöktü Rusya. Bunlar olmadan, ancak kuşolarak uçarsın. Akıllı insan olmak ayrıdır, kuşolmak ayrıdır. Özgür olmak ayrıdır.Çin de bilimi esas aldı, ama insanlar mutlu değil. İnsanların yüzünden düşen bin parça. Mussolini de, Hitler de bilim adına ortaya çıktı, dünyayı yerlebir ettiler. Onbinlerce insanın ölümüne sebep oldular. Allah korkusu, Allah sevgisi olursa, onun içinde bilim sanat mecburen olur. Rusya da Çin de bilim ve sanat adına ortaya çıktılar, ama sahte bilim ve sahte sanatla ortaya çıktılar. Gerçek bilim mutlaka Allah’a götürür insanı. Mitokondriyi, atomu gören biri mutlaka Allah’a yaklaşır. Felsefenin insanları ne hale getirdiğini görsün. Felsefe insanları kurtarsaydı, dünya bu acıları yaşamazdı.Güngör Mengi olayları daha genişdeğerlendirsin, olaylara dar bakmasın.
  • Üstad açıkça İslam’ın hakim olacağını söylüyor. O yüzden telaşetmemek lazım. İslam’ın hakimiyeti en az 10 yıl alacaktır. Bediüzzaman “müddet-i ahir zaman uzundur, biz onun bir faslındayız” diyor.
  • Dünyada Kuran anlatılmadığı, hadis anlatılmadığı için İslam yayılmıyor zannediyorlar. Halbuki internette o konular bol bol var. Fakat hidayet bulmuyorlar. Hidayet için iman hakikati gerekir, putların yıkılması gerekir.Sadece belirli konularda görüşbildiriyorlar. Türk İslam Birliği yandaşı olmadıkları için ve putlara karşı tavır almadıkları için bir şey meydana gelmiyor. Bu kadar İslam Alemi yenik durumda. Kimseye karşı çıkacak durumları yok İslam ülkelerinin. Diğer ülkelerin karşısında siniyorlar. Kimse de bunu seslendirmiyor. Allah bunu Hz. Mehdi (as)'a nasip ediyor. Hz. Mehdi (as) dışında hiçkimse birinin etrafında birleşmez. Kimsenin talebesi kimsenin etrafında toplanmaz. Usama Bin Laden suni Hz. Mehdi (as) olarak hazırlandı. “Bakın bu etrafını bombalıyor siz buna tabi olun, başarılı olacaksınız. Bir de kendi içinize çekilin, bir hırka, bir lokma mantığında yaşayın” diyeceklerdi. Sonra da onu feci şekilde öldüreceklerdi. Sonra da işte “o deccaldi, biz deccali öldürdük” diyeceklerdi. Biz bu oyunu yutturduk. “Kandöken Hz. Mehdi (as) yok” dedik. Bu yobaz anlayışı da yıktık. Mehdiyete karşı tabii karşı taraf boşdurmaz, alenen karşı koyma da olmaz. Hedef şaşırtma olur. Dine alenen vurmuyorlar. Dine karşı soğutacak, dini itici gösterecek kişileri ortaya çıkarıyorlar.Bir şekilde bu kişileri göz önüne çıkarttılar ve buna yoğun olarak devam ediyorlar. Müslümanların esareti de buna bağlı oalrak yoğun olarak devam ediyor.Bediüzzaman bu münafıkane sisteme karşı uyarıyor. İttihad-ı İslam olmadan Müslüman ülkelerin zenginliği gerektiği gibi kullanılmaz.Ancak Hz. Mehdi (as)’ın kontrolünde olan bir İslam aleminde yapılanlar konuyu bitirecek şekildedir. Başbakan’ın konuşması benim 2 yıllık konuşmalarımın güzel bir özetidir. Türkiye’de de, dünyada da münafık sistem var. Münafık sitemde adamların takva görünümü esastır ama pratikte Türk İslam Birliği istememe esastır. Adam “ben dervişim” der, sakalını göbeğine kadar uzatır. Türk İslam Birliğini neden istemiyorsun dersin bunu direk söylemez. “Ben nefsimle cihat yapıyorum” der mesela. Böyle birçok kurnazlıkla konuyu bitirmişdurumdalar. Bir aile oluyor, o da kendini kurtarma peşinde oluyor. Bu dünyaya gelişsebebimiz Allah’a kul olmak ve İslam’ı hakim etmektir. İnsanlar gözünde büyütüyorlar. Mesela insanlar namazı gözünde büyütür, sonra bakar ki kolaymış. Türk İslam Birliği de böyledir.
  • Türk İslam Birliğini savunmadıklarından dolayı utanç duyacaklar.Hz. İsa (as)’ın inişini, Hz. Mehdi (as) ‘ın gelişini inkar ettikleri için utanacaklar. Kuran mucizeleri mesela her zaman göz önünde tutulması gereken bir konudur. İnsanlar cennete cehenneme, Allah’a inanmada zorlanıyorlar. Namazın detaylarını uzun uzun anlatıyorsun. Ama önce onu namaz kılacak duruma getirmen lazım ve namazını kıldırman lazım.
  • Kurtuluş için Peygamber efendimiz (sav)’in devrindeki İslam anlayışı esastır.
  • Bölücübaşı da kitabında bizden bahsediyor. PKK’ya karşı olan binlerce alim, onbinlerce Müslüman var. Bölücü başı bir tek benden bahsediyor. “Devlet fikri bundan alıyor. Bu felsefe üretiyor” diyor. İftihar ederim. İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün yazışmalarında da biz baştayız. Satanistlerin sitelerinde de baştayız. Benim şevkimi artıran onurum bu. Çok önemli benim için.
  • Bir kısım hocalar “Hz. Mehdi (as)’ın mezhebi Hanefi mezhebi olacak” diyor.Peygamberimiz (sav) zamanı gibi olacak bütün mezhepler kalkacak. Peygamberimiz (sav) zamanında Hanefi mezhebi mi vardı? Bütün mezhepler kalkıyor. Bunu anlamıyorlar.

 

 

HARUNYAHYA TV

 

  • (Son 20 yılda depremlerin artışı ile ilgili) Artışçok garip. Son bin yılın depremleri var, dünya tarihinin en yüksek deprem kuşağına girdik. Fevkaladelik olduğu için Peygamberimiz (sav) dikkat çekiyor.

 

9/58- ONLARDAN SADAKALAR KONUSUNDA SENİYADIRGAYACAKLAR VARDIR. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.

9/59- Eğer onlar, Allah'ın ve elçisinin verdiklerine hoşnut olsalardı ve: "Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize fazlından verecek, O'nun elçisi de. Biz gerçekten ancak Allah'a rağbet edenleriz" deselerdi (ya).

 

Münafıkların temel özelliklerinden biri küfürle mücadele etmemeleridir. Küfür onlar için sorun değildir. Diğer münafıklarla da mücadele etmezler. O da sorun değildir. En başarılı bulduğu Müslüman grup ya da kişi kimse, onunla mücadele eder. Mesela etrafında soysuzlar, ahlaksızlar, fuhuşyapanlar, it, kopuk vardır. Onlarla can ciğer kuzu sarması olur. Onlarla iç içe yaşar. “Sen şimdi Müslüman olduğunu söylüyorsun, çok güzel” dersin. “Etrafındaki küfürlere, münafıklara, ahlaksızlara baksana” dersin. “Benim derdim o değil” der. Onun derdi devrin en başarılı bulduğu Müslümanıdır. Peygamberimiz (sav) zamanında münafıkların mücadele edeceği adam yok muydu? Küfür var, ahlaksızlar var. Sadece Peygamberimiz (sav)'i eleştiriyorlar, onunla ilgili konuları konuşuyorlar, onun evliliklerini, kadınlara karşı sevgisini, hareketlerindeki kendilerince eksik gördükleri tavırları konu yapıyorlardı. Sen gitmişsin sapıkların kucağına oturmuşsun. Peygamberimiz (sav) dünyanın en kutlu insanı. Sen niye onu hedef ediniyorsun? Çünkü şeytan onu görevlendirmiş. Sadece Müslümanlarla ilgilenmesi gerekiyor. Müslüman için bu enerjidir. Kafir, münafık yoksa, Müslüman eksiklik yaşar. Allah münafıkları Müslümanın has olanlarına musallat eder ki yiğitlikleri ortaya çıksın. Başka türlü olmaz. Ezecek olan ve ezilecek olan mikroplar var. Ezme olayı olmaz yoksa. Kimi ezeceksin? Penesilin var ama mikrop yok.

 

Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma." Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?” (Hicr Suresi, 55-56)

 

Sapıklar dışında:Delalette olanlar demiyor. Sapık çok manidar bir ifade. Alayı sapıktır münafıkların. Münafıkların önemli özelliklerinden biri kendilieri ümit kesmiştir, Müslümanların da ümit kesmesi için uğraştıklarını Kuran’da görüyoruz.

 

Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir. Ve: "Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve bir azaba uğratılacak da değiliz" de demişlerdir. (Sebe’ Suresi, 34-35)

 

Refahvar. Yani adam babasına, dedesine kene gibi yapışmış. Bunlar genelde mirasyedi takımıdır. Bir de şımarmışlar. Hep manyak gibi şımarır münafık takımı.

 

Önde gelenler:Bunları hep toplum bu hale getirir. Yani bunların bir özelliği yoktur. İtin kopuğun önde geleni olmuşoluyorlar yani.

 

Biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz: Biz ne Türk İslam Birliği’ni tanıyoruz, ne Hz. Mehdi (as)’yi tanıyoruz diyorlar.

 

Mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız: Mallar ve evlatlar. Zaten münafığın hedefi odur. Onu elde edecek ki, daha çok malını elde etsin, dünyayı daha çok genişletsin. Allah için değildir onlarda mallar ve evlatlar. Dünya için ister.

 

Ve bir azaba uğratılacak da değiliz: kendilerini çok takva gördüklerine dair delil işte.

 

Biz seni ancak bütün insanlara bir müde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (Sebe’ Suresi, 28)

 

Asrımıza bakan yönüyle, işari manası olarka, Hz. Mehdi (as)  İslam’ın dünya hakimiyetini müjdeleyen, ittihad-ı İslam’ı müjdeleyen, adaletin, bolluğun, bereketin geleceğini müjdeleyen, Müslümanlara da Cenneti müjdeleyen bir müjde verici olarak gönderdik. Sakın Darwinizm-materyalizme düşmeyin, küfrün delaletin eline düşmeyin diyen bir uyarıcı oalrak gönderdik.

 

34/29- Onlar: "Eğer doğru sözlü iseniz, bu va'd(ettiğiniz azab) ne zamanmış?" derler. (Sebe’ Suresi, 29)

 

Hz. Mehdi (as) ne zaman çıkacakmış, Hz. İsa (as) ne zaman inecekmiş, kıyamet ne zaman kopacakmışderler.

 

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez." (Kasas Suresi, 76)

 

Birden münafıklığı tutuyor, kuduruyor Karun. Normalde Hz. Musa (as)’nın kavminden ama para hırsı bürüyor bir anda. Dünya hırsı onu kudurtuyor ve Müslümanlardan ayrılıyor Karun. O devrin münafığı. Müslümanlara karşı tavır alıyor. “Bol miktarda da mal verdik” diyor Allah. “Boşyere şımarıyorsun” diyor Allah. Şımarmasının sebebi küfre dayanması. Münafıkların cesaretinin sebebi de odur. Küfürdür. Azgınlaşmalarının sebebi küfürdür. Küfre sırtını dayamasa münafık tahayyül dahi edemez. Gösterdiği çirkin cesaretinin tek sebebi küfürdür. Çünkü Müslümanlarla karşılaşırsa diyecek ki “bak benim ardımda küfür ordusu var”.

 

Şimdi, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, dolayısıyla ona kavuşan kişi, dünya hayatının metaı ile metalandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba uğramak için) hazır bulundurulan kişi gibi midir? (Kasas Suresi, 61)

 

Müslümanlara İslam hakimiyeti vaadediliyor. Hz. Mehdi (as)’a kavuşmak vaad ediliyor. Ona kavuştuğunda Ahir zamandaki yorumu olmuşolur.

 

27/49- Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."

 

Münafık yalnız olmaz. İt sürüsü gibi gezerler. Kemik olur hep beraber çökerler. Sanki Allah’a inanıyormuşgibi Allah’ı çok anarlar. Kahpe oldukları için gece baskını konuşuyorlar. Tek ona değil, çevresine de düşmanlar. İftira atabilir.

 

Gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz: münafık sürekli dürüst olduğunu vurgular.

 

58/8- 'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis)  men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidişyeridir.

 

Münafık ilk safhasında sürekli gizli toplantılar yapar. Gizli buluşan fahişe gibi işçevirir. Onun bir kuluçka devri vardır. Orada gizli gizli Müslümanlardan ayrılıp münafıklarla ve küfürle bağlantıya geçer. Mesela “nereye gidiyorsun” desin, “marul almaya” der. Halbuki münafıkane bir toplantıya gidiyordur. Önce de men ediliyorlar. “yaptıkların normal değil. Bu tip toplantılardan vazgeç” deniyor ona. Sapık gibi illa yapacak, yine dönüyor. Bunlar mutlaka Müslüman gibi görünmeye çalışıyorlar. “madem Hz. Mehdi (as) var Hz. İsa (as) gelecek, nerede bunlar? Önce bir görelim” diyorlar. Zaten cehennem hiç ilgilendirmez münafığı.

 

9/107- Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz  yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.

 

Münafığın asıl amacı budur. Küfre zarar vermek istemez o. Münafıklara zarar vermek istemez. Darwinistlere, materyalistlere zarar vermek istemez. Onlarla fikri mücadeleye ya da ilmi mücadeleye girmez. İnkarı alenen pekiştirmiyor tabii. Gizli olarak inkarı pekiştiriyor. İslam’ı savunuyor gibi yaparak inkarı pekiştirir. Müslümanların bölünmesini ister. Müslümanlara o devrin gücü saldırıda bulunuyor, onların gelmesini bekliyorlar. Münafığın ihbarı da sinsicedir. Aleni değildir. Mescid edindikleri yer şeytanın toplantı yaptığı yer oluyor.Şeytan mescidi kuruyorlar. Sürekli ağızlarında “Kuran, hadis, düzeltmek istiyoruz” sözleri vardır. Küfre münafıklara sırtını dayadığı için onları eleştirmez. Onları ellemez. Sürekli d”ürüstlük, iyilik, güzellik için anlattım” derler.

 

9/108- Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiç bir zaman durma. Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur. Onda, arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır. Allah arınanları sever.

 

Asıl Müslümanların toplu olduğu yerde bulunun diyor Allah. Arınmışbitmişdemiyor Allah. Arınıyor, gayret ediyor. Eksiğini kusurunu Müslümanlar Kuran’dan aklıyla, vicdanıyla kendi anlıyor. Bu bir ibadettir.

 

4/75- Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına cehd etmiyorsunuz?

 

Allah özellikle bu devrin Müslümanlarına sesleniyor. Afganistan’da zulmediyorlar, Irak’ta zulmediyorlar. Heryerde zulüm var.“Bize katından bir veli, bir Hz. Mehdi (as), bir yardım eden yolla diyenler adına niye mücadele etmiyorsunuz?” diyor Allah. “Niye oturup kaldınız” diyor Allah. “Niye bütün fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar, din Allah’ın oluncaya kadar mücadele etmiyorsunuz?” diyor Allah.Müslüman demek ki mutlaka bir başbir yönetici istiyor. Bu Allah’ın kanunu. Bir sahip. Yan, sahib-i Zaman, Hz. Mehdi (as) gönder. Bütün dünya kurtuluşbekliyor, perişan haldeler. Fakat “yardım eden yolla” diyenler müminler. Münafık bunu söylemez. Kafirler de söylemez. Sahip kimdir? Hz. Mehdi (as)’dır. Lakabı da Sahib-i Zaman’dır.

 

2010-09-06 14:50:42
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top