HARUNYAHYA TV
|
9/58- ONLARDAN SADAKALAR KONUSUNDA SENİYADIRGAYACAKLAR VARDIR. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar. 9/59- Eğer onlar, Allah'ın ve elçisinin verdiklerine hoşnut olsalardı ve: "Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize fazlından verecek, O'nun elçisi de. Biz gerçekten ancak Allah'a rağbet edenleriz" deselerdi (ya).
Münafıkların temel özelliklerinden biri küfürle mücadele etmemeleridir. Küfür onlar için sorun değildir. Diğer münafıklarla da mücadele etmezler. O da sorun değildir. En başarılı bulduğu Müslüman grup ya da kişi kimse, onunla mücadele eder. Mesela etrafında soysuzlar, ahlaksızlar, fuhuşyapanlar, it, kopuk vardır. Onlarla can ciğer kuzu sarması olur. Onlarla iç içe yaşar. “Sen şimdi Müslüman olduğunu söylüyorsun, çok güzel” dersin. “Etrafındaki küfürlere, münafıklara, ahlaksızlara baksana” dersin. “Benim derdim o değil” der. Onun derdi devrin en başarılı bulduğu Müslümanıdır. Peygamberimiz (sav) zamanında münafıkların mücadele edeceği adam yok muydu? Küfür var, ahlaksızlar var. Sadece Peygamberimiz (sav)'i eleştiriyorlar, onunla ilgili konuları konuşuyorlar, onun evliliklerini, kadınlara karşı sevgisini, hareketlerindeki kendilerince eksik gördükleri tavırları konu yapıyorlardı. Sen gitmişsin sapıkların kucağına oturmuşsun. Peygamberimiz (sav) dünyanın en kutlu insanı. Sen niye onu hedef ediniyorsun? Çünkü şeytan onu görevlendirmiş. Sadece Müslümanlarla ilgilenmesi gerekiyor. Müslüman için bu enerjidir. Kafir, münafık yoksa, Müslüman eksiklik yaşar. Allah münafıkları Müslümanın has olanlarına musallat eder ki yiğitlikleri ortaya çıksın. Başka türlü olmaz. Ezecek olan ve ezilecek olan mikroplar var. Ezme olayı olmaz yoksa. Kimi ezeceksin? Penesilin var ama mikrop yok. |
|
Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma." Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?” (Hicr Suresi, 55-56)
Sapıklar dışında:Delalette olanlar demiyor. Sapık çok manidar bir ifade. Alayı sapıktır münafıkların. Münafıkların önemli özelliklerinden biri kendilieri ümit kesmiştir, Müslümanların da ümit kesmesi için uğraştıklarını Kuran’da görüyoruz. |
|
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir. Ve: "Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve bir azaba uğratılacak da değiliz" de demişlerdir. (Sebe’ Suresi, 34-35)
Refahvar. Yani adam babasına, dedesine kene gibi yapışmış. Bunlar genelde mirasyedi takımıdır. Bir de şımarmışlar. Hep manyak gibi şımarır münafık takımı.
Önde gelenler:Bunları hep toplum bu hale getirir. Yani bunların bir özelliği yoktur. İtin kopuğun önde geleni olmuşoluyorlar yani.
Biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz: Biz ne Türk İslam Birliği’ni tanıyoruz, ne Hz. Mehdi (as)’yi tanıyoruz diyorlar.
Mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız: Mallar ve evlatlar. Zaten münafığın hedefi odur. Onu elde edecek ki, daha çok malını elde etsin, dünyayı daha çok genişletsin. Allah için değildir onlarda mallar ve evlatlar. Dünya için ister.
Ve bir azaba uğratılacak da değiliz: kendilerini çok takva gördüklerine dair delil işte. |
|
Biz seni ancak bütün insanlara bir müde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (Sebe’ Suresi, 28)
Asrımıza bakan yönüyle, işari manası olarka, Hz. Mehdi (as) İslam’ın dünya hakimiyetini müjdeleyen, ittihad-ı İslam’ı müjdeleyen, adaletin, bolluğun, bereketin geleceğini müjdeleyen, Müslümanlara da Cenneti müjdeleyen bir müjde verici olarak gönderdik. Sakın Darwinizm-materyalizme düşmeyin, küfrün delaletin eline düşmeyin diyen bir uyarıcı oalrak gönderdik. |
|
34/29- Onlar: "Eğer doğru sözlü iseniz, bu va'd(ettiğiniz azab) ne zamanmış?" derler. (Sebe’ Suresi, 29)
Hz. Mehdi (as) ne zaman çıkacakmış, Hz. İsa (as) ne zaman inecekmiş, kıyamet ne zaman kopacakmışderler. |
|
Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez." (Kasas Suresi, 76)
Birden münafıklığı tutuyor, kuduruyor Karun. Normalde Hz. Musa (as)’nın kavminden ama para hırsı bürüyor bir anda. Dünya hırsı onu kudurtuyor ve Müslümanlardan ayrılıyor Karun. O devrin münafığı. Müslümanlara karşı tavır alıyor. “Bol miktarda da mal verdik” diyor Allah. “Boşyere şımarıyorsun” diyor Allah. Şımarmasının sebebi küfre dayanması. Münafıkların cesaretinin sebebi de odur. Küfürdür. Azgınlaşmalarının sebebi küfürdür. Küfre sırtını dayamasa münafık tahayyül dahi edemez. Gösterdiği çirkin cesaretinin tek sebebi küfürdür. Çünkü Müslümanlarla karşılaşırsa diyecek ki “bak benim ardımda küfür ordusu var”. |
|
Şimdi, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, dolayısıyla ona kavuşan kişi, dünya hayatının metaı ile metalandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba uğramak için) hazır bulundurulan kişi gibi midir? (Kasas Suresi, 61)
Müslümanlara İslam hakimiyeti vaadediliyor. Hz. Mehdi (as)’a kavuşmak vaad ediliyor. Ona kavuştuğunda Ahir zamandaki yorumu olmuşolur. |
|
27/49- Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."
Münafık yalnız olmaz. İt sürüsü gibi gezerler. Kemik olur hep beraber çökerler. Sanki Allah’a inanıyormuşgibi Allah’ı çok anarlar. Kahpe oldukları için gece baskını konuşuyorlar. Tek ona değil, çevresine de düşmanlar. İftira atabilir.
Gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz: münafık sürekli dürüst olduğunu vurgular. |
|
58/8- 'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidişyeridir.
Münafık ilk safhasında sürekli gizli toplantılar yapar. Gizli buluşan fahişe gibi işçevirir. Onun bir kuluçka devri vardır. Orada gizli gizli Müslümanlardan ayrılıp münafıklarla ve küfürle bağlantıya geçer. Mesela “nereye gidiyorsun” desin, “marul almaya” der. Halbuki münafıkane bir toplantıya gidiyordur. Önce de men ediliyorlar. “yaptıkların normal değil. Bu tip toplantılardan vazgeç” deniyor ona. Sapık gibi illa yapacak, yine dönüyor. Bunlar mutlaka Müslüman gibi görünmeye çalışıyorlar. “madem Hz. Mehdi (as) var Hz. İsa (as) gelecek, nerede bunlar? Önce bir görelim” diyorlar. Zaten cehennem hiç ilgilendirmez münafığı. |
|
9/107- Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.
Münafığın asıl amacı budur. Küfre zarar vermek istemez o. Münafıklara zarar vermek istemez. Darwinistlere, materyalistlere zarar vermek istemez. Onlarla fikri mücadeleye ya da ilmi mücadeleye girmez. İnkarı alenen pekiştirmiyor tabii. Gizli olarak inkarı pekiştiriyor. İslam’ı savunuyor gibi yaparak inkarı pekiştirir. Müslümanların bölünmesini ister. Müslümanlara o devrin gücü saldırıda bulunuyor, onların gelmesini bekliyorlar. Münafığın ihbarı da sinsicedir. Aleni değildir. Mescid edindikleri yer şeytanın toplantı yaptığı yer oluyor.Şeytan mescidi kuruyorlar. Sürekli ağızlarında “Kuran, hadis, düzeltmek istiyoruz” sözleri vardır. Küfre münafıklara sırtını dayadığı için onları eleştirmez. Onları ellemez. Sürekli d”ürüstlük, iyilik, güzellik için anlattım” derler. |
|
9/108- Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiç bir zaman durma. Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur. Onda, arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır. Allah arınanları sever.
Asıl Müslümanların toplu olduğu yerde bulunun diyor Allah. Arınmışbitmişdemiyor Allah. Arınıyor, gayret ediyor. Eksiğini kusurunu Müslümanlar Kuran’dan aklıyla, vicdanıyla kendi anlıyor. Bu bir ibadettir. |
|
4/75- Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına cehd etmiyorsunuz?
Allah özellikle bu devrin Müslümanlarına sesleniyor. Afganistan’da zulmediyorlar, Irak’ta zulmediyorlar. Heryerde zulüm var.“Bize katından bir veli, bir Hz. Mehdi (as), bir yardım eden yolla diyenler adına niye mücadele etmiyorsunuz?” diyor Allah. “Niye oturup kaldınız” diyor Allah. “Niye bütün fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar, din Allah’ın oluncaya kadar mücadele etmiyorsunuz?” diyor Allah.Müslüman demek ki mutlaka bir başbir yönetici istiyor. Bu Allah’ın kanunu. Bir sahip. Yan, sahib-i Zaman, Hz. Mehdi (as) gönder. Bütün dünya kurtuluşbekliyor, perişan haldeler. Fakat “yardım eden yolla” diyenler müminler. Münafık bunu söylemez. Kafirler de söylemez. Sahip kimdir? Hz. Mehdi (as)’dır. Lakabı da Sahib-i Zaman’dır. |
2010-09-06 14:50:42