Adnan Oktar'ın 7 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

7.09.2010 Gaziantep Olay TV

 

  • Darwinizme karşı dünyada bizim dışımızda vurucu, çökertici faaliyet yapan yok. Dünyanın 1 numaralı meselesi. Din karşıtı bu kadar güçlü bu kadar geniş çaplı, bu kadar tahribat yapan hareket yok dünyada bu kadar geniş çaplı tahribat yapan hareket de yok insanların neşesini alan birbirlerine kuşku ile bakmasına sebep olan, ateizmin dünyada dal budak sarmasına sebep olan en büyük harekettir. 350 milyon insanın katledilmesine sebep olan başka bir hareket var mı? Varsa söylesinler. Bu en büyük hareketi biz ortadan kaldırdık. Allah vesile etti, Allah bize nasip etti maşaAllah.Hala bunun sarsıntıları devam ediyor.
  • İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün ana felsefesi Darwinizm materyalizmdir. Darwinizmin Türkiye'deki tahribatının bir sonucudur. Kan dökücü olmalarının sebebi de odur. Tam Darwin'in zamanında başlamıştır İddia edilen ergenekon örgütü. O devirden bu zamana devam etmiştir. O devirde doğdu bu devirde (fikren) öldü.
  • İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün yaptığı tahribatı birçok insan hala daha kavrayamıyor. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti 22'ye bölmeye kararlı bunlar. PKK ile alenen işbirliği yapıyorlar. PKK ile hep birlikteyiz ne var bunda diyorlar. Mit müsteşarı Hiram Abas'ı vurdular, Jandarma Genel Komutanı'nı vurdular. Düşünün en üst düzeyde korunan insanlar bunlar. Başbakan Nihat Erim'i vurdular. Gün Sazak şehitimizi vurdular. Daha sabaha kadar sayarım. Halen bize siz niye İddia edilen ergenekon örgütü ile uğraşıyorsunuz diyorlar, adamlar ne güzel faaliyet yapıyor diyorlar. Yüzbinlerce insanımızı şehit ettiler, binaları yok ettiler, Türkiye'nin huzurunu kaçırdılar. Türkiye kalkınamadı bunların yüzünden. İtalya, Almanya savaşta yerle bir oldular, ama müthiş kalkındılar, geliştiler. Bunlar milletin yakasını bırakmadılar. Biz size demokrasiyi layık görmüyoruz, ağır sanayiyi layık görmüyoruz, yaşamayı layık görmüyoruz, sizi sürekli döveceğiz, süründüreceğiz, domuz bağıyla bağlayacağız, gece yarısı evinizden alacağız, siz yaşatmayacağız diyorlar. El mi yaman bey mi yaman, bey hepsinden yaman derler. Madem öyle, niye şimdi karanlıklardan çipi çipil bakıyorsunuz, niye dağıldınız? Bu çakalların tek yöntemi sinsizlik, kahpelik ve kalleşliktir. Yargılananları tenzih ediyorum onlarla işimiz yok. Asıl ağababaları var, bizim konumuz onlar. En güçlü yapılanmaları da yargı sistemi içinde. Çok arsız ve çok pişkinler. Alenen biliniyor adamın  iddia edilen ergenekon üyesi olduğu, adam elini kolunu sallayarak geziyor. Öyle bir kilitleme yapmış ki çok sinsi faaliyet yapıyorlar. Biz bu sistemi götürmek istiyoruz diyorlar. Sıkıysa götür bakalım, Atatürk kurduğu Cumhuriyeti yıktırmayacağız. Türkiye'yi süper devlet yapacağız. Türk İslam Birliği'ni kuracağız. İşte buna set çekmek için milletimizin yek vücut olması gerkiyor. MHP, CHP, Saadet Partisi, Ak Parti, BBP hepsi tam anlamıyla kararlı olarak, kurşunla bağlatılmış binalar gibi saf bağlayalım. Bunlar milleti bölündü zannediyorlar. Buna izin yok.
  • Referandumla biz iyileştirme yapacağız diyorlar. Mesela ne yapacaksınız diyoruz, HSYK üyelerini hakim ve savcılara seçtireceğiz diyorlar, kalabalık bir heyete seçtireceğiz diyolar, daha kalabalık hale getireceğiz diyorlar. Çok güzel. Bir kısım insanlar diyor ki biz bundan rahatsız olduk. Niye rahatsız oldun ki, ne var ki? O zaman millet meclisini 50 kişi yapalım, 10 tane de delege olsun seçim için de İstanbul'un onda birinde seçim yapalım. Bu mantık buna götürür. Hakimler savcılar seçsinler, kalabalık olsun, güvenelim, diyelim ki şeriatın kestiği parmak acımaz. Mevcut sistem nasıl, vasat. Bu nasıl, çok iyi. Yeter mi yetmez. Avrupa demokrasi mi hedefimiz, onun da üstünde ama hiç olmazsa Avrupa gibi olsun. Demokrasi geleceği açık, özgürlük olacağı açık.
  • Dün senin dahiler dahisi çıkmış, saçlarının bir kısmını beyaz bir kısmını siyah yapmış, biraz da kırptırmış, ya Ak Parti hükümeti devam ederse diyor. Ak Partiyle beraber doğmadık. İstediğimiz partiyi getiririz. Ak Parti güzel hizmet ederse ne sorunumuz olsun? Mesela mesut yılmaz tepmez devrilemez görünüyordu. Ama 99’da bize operasyon yapıldığında ne oldu? İçi çekildi milletimizin. Buhar oldular. Milletimizin kafası bulandı, gittiler seçimlerde. Kafamızı bulandıracak birşey yaparlarsa Ak Parti’yi de seçimlerde indiririz. Beğenirsek getiririz iktidara. Beğenmezsek, indiririz. Ne derdimize? Bizim milletimizin feraseti, basireti açıktır. Demokrasi gelişsin, özgür olsunlar. Yıllardan beri milletimiz korku içinde yaşıyor. Biz bunu istemiyoruz. Güven içinde yaşamak istiyoruz. Soldaki bazı kişilerin paniğe kapılmasına gerek yok. Milletimizin modern yapısı giderse diye korkuyorlar, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete birşey olmaz.
  • Resulullah'ın sevgi dolu, aşk dolu, güzellik dolu hayatını yaşayacağız. Avrupa'nın en gelişmiş ülkesi olacağız. Bunun kökeninde de demokrasi olacak. Demokrasi olmazsa ne olur, gidin bakın Çin'e. Koskoca Çin'i delirttiler, neşeleri kaçtı, ruhları yok gibi. Ruslar da öyleydi, bilmiyorlardı gülmeyi yeni yeni öğrendiler. Hepsi buzdolabından çıkmış gibiydi, şimdi biraz yüzleri gülümsemeye başladı.
  • Avrupa'nın beyni de Çinliler gibi oldu. Dondular. Ne anne sevgisi, ne komşu sevgisi, ne kardeş sevgisi var. Komşu sevgisini yeniden canlandıracağız.
  • (Ahmedinejad meydan okudu haberiyle ilgili olarak) İranlılar İsrail’le savaşmayacak. Mehdiyet devrinde öyle Armagedon tarzı büyük savaş olmayacak. İsrail de yerle bir olmayacak. İman edecekler. Kudüs temizlenecek, yenilenecek. Kudüs-ü şerif cennet gibi olacak. Çok iyi bir insan Ahmedinejad. Delikanlıdır. Onu tedirgin ediyorlar, o da cevap veriyor. Gerek yok atom bombası falan İsrail’e karşı kullanılmaz. Orada bütün Peygamberlerin mezarları var. İsrail’e de İran’a da atom bombası atmaya kalkan kolu kırarız. Hızır (as) bir gün orada, bir gün orada, bir gün orada. Biz Hızır (as)’ın gıyabında onun aciz talebesiyiz.
  • (Bediüzzaman'ı tanıtmak için hazırlana tırla ilgili olarak) Bediüzzaman en büyük isteği ittihadı İslam’dı. İttihad-ı İslam’ı anlatan bir risale hazılasınlar. İttihad-ı İslam’la ilgili Bediüzzaman sözleri, Hz. Mehdi (as) ile ilgili sözleri, Hz. İsa (as) ile ilgili sözleri, ahir zamanı anlatan sözleri, ben bunları bedava bastıracağım, dağıtsınlar. Ama kardeşlerimiz bunu duymak istiyorlar mı? Bunu duymak isteriz diyorlarsa kardeşlerimiz, Allah onlara 10 bin tane daha tır nasip etsin.
  • Bediüzzaman, İslam bütün dünyaya hakim olacak diyor. Bu ne demek, Mehdiyet. Bütün dünya Müslüman olacak diyor. Hz. İsa (as)’ın inişi ve Mehdiyet. Bir kere olacak zaten bu. Bediüzzaman diyor ki muhabbet, ittihad, uhuvvet. Bütün Müslümanların birleşmesi nedir? İttihad. O zaman Müslümanların başında mutlaka bir lider olacak değil mi? Tesanüd. Demek ki nur talebeleri gruplara ayrılıp görüşmemezlik etmeyecekler. Birbirlerini sevecekler. Ben hepsini seviyorum. Ama tesanüd diyor. Birbirleriyle görüşmek, bağlantı kurmak. Ayrıca diğer talebeleri de çok sevmek. Ben hepsini çok seviyorum. Hepsinin kölesiyim. Ama biri bir anormallik yaparsa, İslam’la alay etmeye kalkarsa, ona cevap veririm.
  • Yobazlıktan korkarak dine vurmak çözüm olmaz. Yobazlıktan korunmanın yolu Mehdiyete tabi olmaktır. Mehdiyet gerçek özgürlük, gerçek demokrasi, gerçek sevgi, gerçek modernlik demektir. Madem sevgi, özgürlük, modernlik, demokrasi istiyorsun, mehdiye tabi ol. O zaman özgürlüğün ö'sünü yaşamadığını, sevincin s'sini, mutluluğun m'sini yaşamadığını anlayacaksın. Madem o kadar gericilikten korkuyorsun, çözümü Kuran'ın ruhuna sarılmaktır. Dinin bir kısım hükümlerine karşı değişik bir tavır takınmak değil.  İrticadan korkan Mehdiyetin sıcaklığına gelsin. Tüm dünya için korkunçtur irtica. 100 milyon üstünde evanjelik var, atın boynuna kadar kan olacak diyor. Al sana irtica işte. Asıl korkacaksan ondan korksana. Komünistler de kızıl kan denizi ve proletarya dikatörlüğü istiyorlar. Bu ne demektir, işkence, hapisane ve zulüm demektir. Mehdiyet ise kan akıtmayacaktır. Bir damla kan akmayacak diyor, Allah'ın vaadi var.
  • Süleyman devrinde hakmiyet küçük bölgedeydi, ama askeri gücüyle dünyanın çeşitli yerlerinde etkili oluyordu ama devlet küçüktü. Filistin, İsrail’i içine alan biraz Mısır’a ve Ürdün’e kayan küçük devletti. Ama bu yüzyılda İslam tüm dünyaya hakim olacak. Hz. Mehdi (as)devrinde bütün dünya taa kutuplara kadar tüm dünyaya İslam hakim olacak.
  • Kadın evde olacak, “pencere çarşıya bakıyor” diyor “ya oradan kendine dost edinirse “diyor, o yüzden “pencere çarşıya doğru olmaz” diyor. Kadına güvenmemek ve potansiyel tehlikeli görmek  münafık zihniyetidir. Ama sorsan “koruyorum” diyor. Sen de insansın, o da insan. O da seni odaya soksun, çarşıya baktırmasın. Kuran’da bütün ağırlık kadını korumaya yöneliktir. Ama yobaz sistem erkeği korumaya yöneliktir.

 

62/5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.

Gerçekten bazı alimler var, muazzam ayet bilgisi var. Kuran'ı ezberlemiş, hadisi ezberlermiş ama hidayete vesile olacak bir yönü yo. Sevgi yok, şefkat yok. Kuran'a karşı saygısı yok, iman zaafiyeti içinde olduğu açıkça anlaşılıyor. Rusya'da Kuran kürsüsü profesörü var, Kuran'ı ezbere biliyor ama ateist. Sanıldığı gibi Kuran'ın okunması doğrudan hidayete vesile olmuyor. İman hakikatleri gerekiyor, insanlara Allah'ı sevdirecek, Kuran'ın mucizelerini gösterecek, Peygamberimiz (sav)'in gerçek mucizelerini gösterecek  bir üslup olması gerekiyor. Yoksa insanların bir kısmını dalalete düşürür Kuran, öyle sanıldığı gibi olmaz. Ayet var, Allah bildiriyor, "Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkarlarını artıracaktır" diyor. İnkarlarına vesile olabilir. Onun için iman hakikatlerine dayalı, akılcı, sıcak, sevecen bir anlatım yapılması gerekiyor.

 

  • (Ahmet Altan’ın yazısıyla ilgili olarak) Ahmet Altan samimi ama yanlış biliyor. Biz Allah’tan korkuyoruz, ama Allah korkusu insana sevinç, derinlik verir. Bir çocuğun Allah’tan korkması vahşet değil, mutluluk getiren birşeydir. Allah’ın gazabı aşağılık, münafıklaradır. Müminlere değil. “O gün size tam bir güven huzur vardır” diyor. Eğer zulmedenleri, münafıkları Allah ezmese bundan mutlu mu oluruz? Allah böyle yapmaz. Müslüman bunu böyle ummuyor. Allah. Allah'ın ahlakı vardır, Allah zalimden intikam alır. Allah sonsuz akıldır. Ahmet Altan'ın merhamet hissini, şefkat hissini yaratan da Allah'tır, onun kalbine bu hisleri veren de Allah'tır. Ona bu yazıyı kelime kelimesine yazdıran da Allah'tır. Risale Haber’in de bunu olduğu gibi alması, yorum yapmaması olmaz. Şerh ederek yayınlaması daha güzel olurdu. Çocuk da, büyük de Allah’ın gazabından çekinir, ama nasıl birine zulmediyorsa. Ama iyilik yapıyorsa Allah'a güvenir. Biz vargücümüzle iyilik yaparız, ama cehenneme gitmekten çekiniriz. Ama bu bize bir acı vermez. Allah korkusu ile derinliği daha çok yaşarız. Bu bize mutluluk verir, hayatı daha güzel kavrarız, daha derin severiz, daha aşkla dolu oluruz, daha neşe dolu oluruz. O adaletin verdiği güvenle huzur içinde oluruz. Allah'ın intikam alacağını biliriz bu mutlukuk verir. Bir çocuğu mesela bir adam götürüyor öldürüyor. Allah karşılık vermese bir çocuk bundan rahatsız olur. Karşılık vereceğini bilmek mutlu eder çocuğu. Cehennem Allah’ın intikam yeridir. Münafıklar mesela dünyanın en aşağılık varlıkları. Bu alçak köpekleri Allah’ın Cennete mi koymasını mı isteriz? Cehnnemle karşılık görmesi bizi mutlu eder. Allah biz mutlu olalım diye cehennemi yaratmıştır. Allah'ın intikam yeridir, müminler için neşe vesilesidir.Allah korkusu koruma, şefkat hissimizi artırır. Koruma, şefkat, acıma ile karışık sevgidir. Ruhu tam doyuran sevgidir. Beni sevgim var diyor ama yalan söylüyor. Yüzüne birşey oluyor, “sevgim bitti” diyor. Senin sevgin değil, hevesin bitti. Bu durumda sevgi Allah korkusu ile olur. Ahmet Altan dar düşünüyor. Onun da özlediği dünya Mehdiyetin içindedir. Kafa dinçliği, kafa berraklığı, görüş keskinliği ancak Mehdiyetle mümkündür.
  • Ayrı parçalar halinde bunu yapamazsınız. İslam alemi 100 yıldır niye sürünüyor? Allah Hz. Mehdi (as)'ı Tevratta, İncil’de, Zebur’da müjdelemiş, Kuran’da isim vermeden müjdelemiş. Şaşar beşer bu konuda önde gidenlerden. Hz. Mehdi (as) yok, Hz. İsa (as) da gelmeyecek, İslam hakimiyeti de olmayacak diyor.
  • Hüseyin Hilmi Işık, Osman Ünlü’nün şeyhidir. “Saadet-i Ebediyye” edlı eserinde Hz. Mehdi (as), ahir zamanda dünyaya gelecektir, Hz. İsa (as) ile buluşacak, mezhepleri kaldıracak, yalnız onun mezhebi kalacak diyor.
  • Şu an en güzel yol mezheplere uymaktır, bir mezhep imamına tabi olmaktır. Yoksa adam kendi ictihat uygular, sapıtır. Ama Hz. Mehdi (as) çıkınca O'na tabi olunacak. O dini tam Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi uygulayacaktır.
  • Göktaşları fırlatan dev bir yıldız, Nemesis yaklaştı. Bunun neyin hazırlığı olduğunu söylesinler. Gayb bilinmez diye bağırıyorlar. Paniğe kapılıyorlar. Çünkü ağızlarının tadını kaçırıyor kıyamet. Gayb belli olmaz doğru, ayet var. Ama Allah diyor ki “ancak Allah’ın seçtiği elçileri hariç”. Bunu niye söylemiyorsun? Gaybı Allah’ın bildirdiğine dair birçok ayet var. Onları neden söylemiyorsun? Allahualem 1545’de kıyamet.
  • Hüsrev Altınbaşak Ağabey'in sözü: “...Türk ve Arab iki hakikî kardeş millet, İnşâAllah yakın bir âtide (gelecekte) ittihad edecek (birlik kuracak). Ve o ittihad sayesinde, o müthiş düşmanların Müslümanlar içine saçtıkları fesad (karışıklık) tohumları kendi yüzlerine atılacak. Ve zincirler altında inleyen dörtyüz milyon Müslümanlık, yeniden hayat-ı kudsiyye-i İslâmiyye (İslami yaşantı) ile, nev-i beşerin (bütün insanların) başına geçip, sulh (barış) ve müsalemet-i umumîyeyi (dünya çapında bir barış ve esenlik) temin edecek (sağlayacak), İnşâAllah. Risale-i Nurun Âciz bir şakirdi HÜSREV” (Şualar, s. 592)
  • Yeniden İslami yaşantıya dönecekler ve bütün insanların başına geçecekler diyor bu Mehdiyetin müjdesi. Bu tırla bunun anlatılması lazım. Bu iman hakikatleri içinde bir bölümdür ve en büyük farzdır İttihad-ı İslam.
  • Doğu Türkistan’lı kardeşlerimiz bize yazı yazmaktan çok korkuyorlar. Çünkü Çin hükümetinin gizli imhaları devam ediyor. Türkiye ile konuşmanın cezası ölüm. Çin devletinin samimi bekasını istiyorlarsa, özgürlük versinler millete. Çin devletinin yıkılmasını ben de istemem yazık onlara. Ama Uygur Türklerini rahat bıraksınlar. İnsanlara uyguladıkları baskı ve zulmü kaldıracaklar. Avrupa gibi olsun Çin. Telefon edemiyoruz, Doğu Türkistan'a. Özgürce telefon edelim, gidelim, gelelim. Müslümanlara güvensinler bu istibdata gerek yok.
  • Kıyamette Allah muhteşem bir gösteri yapacak ve mezar ehli de görecek. Ve şaşkınlık ve sevinçle seyredecek müminler. Müminlere çünkü korku yok. Bediüzzaman diyor ki, dışarıda kar tipi olan kış günü sıcak evden manzarayı seyreden nasıl bir ruh halinde olursa, aynı o şekilde seyredeceksiniz diyor. Korunaklı yerden seyredeceksiniz diyor. Müslüman kıyametle ani karşılaşacak ama hazırlıklı olacak.

16/58- Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle-taşarak yüzü simsiyah kesilir.

16/59- Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

 

Kadına müşrikler ve münafıklar potansiyel namusuz ve haşa çok tehlikeli bir varlık gibi görüyorlar. Kadınlar çok mübarek varlıktır, Allah'ın çok güzel tecellileridir, dünyanın en çok heyecan veren süsüdür, şefkat madenidirler. Tüm dünyaya sıcaklığı, sevgiyi, dostluğu en güzel öğreten öğretmenlerdir onlar. Bu mübarek varlıklar Mehdiyet devrinde mükemmel güvenliğe kavuşacaklar.

 

Harunyahya TV:

 

  • Yüksek yargıyı yargılamak mümkün değil. Dava açamıyorsun. Açabilen varsa bana göstersinler. Tazminat davası açamıyorsun. Yok hükmünde. Hiçbirşey diyemiyorsun. Ne yapıyorlarsa ses çıkarmayacaksın. Onun için yargıdaki düzenleme çok çok hayati. Ne demek bu? Birşey olur, ters bir durum görürsün, delillerin olur, açarsın bir dava, ama açamıyorsun. Başbakana, kuvvet komutanlarına dava açılabiliyor, cumhurbaşkanına açılabiliyor, yüksek yargıya açamıyorsun. Ne mahsuru var? Açılsın. Yargılansın, aklansınlar. Yargılayan yargılanamaz diye kanun olur mu? Güvenilirliğini azaltır.

Andolsun, senden önceki elçiler de alaya alındı da alaya aldıkları şey, onlardan maskaralık yapanları çepeçevre kuşatıverdi. (En’am Suresi, 10)

 

Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah'ın diniyle) alay edenlerdendim." (Zümer Suresi, 56)

 

O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa Suresi, 140)

 

Allah’la, Kuran’la alay edenleri dinlememek lazım. Allah’ın emri bu açık. Sonra oturup bir de gülüyor ona. Haramdır bu. Kuran’da açıkça belirtiliyor. Allah “onlarla beraber oturmayın” diyor. Bu televizyonda da oturup karşısında  o adam dinle haşa alay ederken, İslam’a hizmet adına İslam’la alay ederken oturup karşısında dinlenilmez. Edepli normal konuşuncaya kadar dinlenilmez.

 

Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir." (Yusuf Suresi, 8)

Hz. Yusuf’un kardeşleri normalde mümin kimseler. Fakat Allah burada münafıklara gönderme yapmak için Kuran’da bu durumu açıklıyor. Münafıklara burada bir gönderme vardır. Mesela işari manada, Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’a bakan yönünü düşünürsek, adamlar Hz. Mehdi (as)’ı da, Hz. İsa (as)’ı da kıskanıyorlar. İkisinin de saltanatından ve gücünden rahatsızlar. Onun için geldi-geçti diyorlar, 1000 yıl sonra gelecek, 570 sene sonra gelecek diyorlar. Yani bir Müslüman hemen görmek ister. Sevdiği dostları olduğunda insan “seni 1000 yıl sonra göreyim” der mi? Hemen görmek için Allah’a yalvarır, dua eder, istek duyar. Osman Ünlü filan cahilliğinden söylüyor. Ama diğerleri çok samimiyetsizler.

oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz:Müşrik ve münafıklar birbirleri ile çok irtibat halindedirler. Büyük bir çoğunluk oluşturuyorlar, o yüzden o güce güvenerek saldırganlıklarını oluşturuyorlar. Hz. Mehdi (as)’a karşı da münafıklar bir kalabalık meydana getireceklerdir. Hz. Mehdi (as)’ın faaliyetlerini, ittihad-ı İslam’ı durdurmak için yoğun faaliyet içinde olacaklardır.

Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir: Hz. Mehdi (as)’ı da şaşkınlıkla suçlayacaklardır.  Hz. Mehdi (as) ‘a uyanları da şaşkınlıkla suçlayacaklardır.

 

"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz." (Yusuf Suresi, 9)

Doğrudan cinayet planlıyorlar. Ama ikinci yolu nedir? Mesela bir hapishaneye koyarsın birisini, hapishanede cinayet işlemeye müsait insanların yanına koyduğunda, herhangi bir gerilimde, kavgada zaten alışmış adam öldürmeye, o kişiyi öldürebilir. Veya alırsın bir insanı, herhangi bir ülkede adam öldürmüş akıl hastalarının içine koyarsın, zaten alışmış adam öldürmeye, herhangi birşeyden kızar, kıskanır, öldürebilir. Bu dolaylı öldürme yöntemleridir. Ben yapmadım, o yaptı. Ne bilelim. Mesela E-5 karayoluna küçük bir çocuğu bıraksan, emekleyerek gidiyor. Çocuğun haberi olmaz, karşıdan karşıya geçer. Araba da görmez, çiğner geçer. Sorsan ne diyecektir, çocuğu temiz hava alsın diye bıraktım diyecektir. Halbuki amacı çocuğu öldürmek. Ama ben öyle yapmadım diyecektir. Vicdanından ve suçluluğundan sıyrılmak için de bir yöntemdir bu. Bunun aynı şekilde Hz. Mehdi (as)’a da yapılacağını anlıyoruz.

 Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz: Bir de Müslümanlık iddia edecekler münafıklar. İyi bir Müslüman, mükemmel bir Müslüman olma iddiasında olacaklar. Hem cinayet eğilimli, hem ahlaksız, hem de mükemmel Müslüman olma iddiası içinde oluyor.

 

Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler. (Yusuf Suresi, 16)

 

Münafıkların en belirgin özelliklerinden biri de bol bol sahte gözyaşı dökmeleridir. Gözyaşı onun için bir oyuncaktır. Korktum der ağlar, utandım der, namuslu görünmek için, yalan söylemek için, para almak için ağlar, muttaki görünmek için ağlar. Ağlamayı münafıklar ve müşrikler oyun olarak kullanırlar. Ama samimi olanları tenzih ederim tabii.

 

Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin." (Yusuf Suresi 17)

 

Demek ki Müşrikler ve münafıklar o kadar sakin görünen bir yapı içinde değiller. Burada Hz. Mehdi (as)’a karşı direk masonların veya ateist siyonistlerin birşey yapacağını düşünüyoruz ama asıl münafıkların geniş çaplı birşey yapacaklarını, Hz. Mehdi (as)’ı öldürme, durdurma amacında olduklarını görüyoruz.

 

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır." (Yusuf Suresi, 18)

Demek ki Hz. Mehdi (as) devrinde sahte deliller üretilebilecek. Sahte hukuki deliller de oluşturulabilecek.

"Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş: Müslümanların da bunlara karşı nezaketli şekilde eleştiri getireceğini anlıyoruz. Sakin bir üslupla bir eleştiri var.

Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır: Hz. Mehdi (as) da, talebeleri de sabırlı olacak. Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)'ın özellikleri olarak metanet, cesaret, sabır diyor.

Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır: Hz. Mehdi (as)’a karşı demek ki yalanlar düzülüp uydurulacak. Düzmece denir. İftira için buna ihtiyaç vardır.

 

7/142- Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı.

Bu Hz. Mehdi (as)’ın kırk yıllık mücadelesine işaret etmektedir.

2010-09-08 14:16:36
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top