7.09.2010 Gaziantep Olay TV
|
62/5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez. Gerçekten bazı alimler var, muazzam ayet bilgisi var. Kuran'ı ezberlemiş, hadisi ezberlermiş ama hidayete vesile olacak bir yönü yo. Sevgi yok, şefkat yok. Kuran'a karşı saygısı yok, iman zaafiyeti içinde olduğu açıkça anlaşılıyor. Rusya'da Kuran kürsüsü profesörü var, Kuran'ı ezbere biliyor ama ateist. Sanıldığı gibi Kuran'ın okunması doğrudan hidayete vesile olmuyor. İman hakikatleri gerekiyor, insanlara Allah'ı sevdirecek, Kuran'ın mucizelerini gösterecek, Peygamberimiz (sav)'in gerçek mucizelerini gösterecek bir üslup olması gerekiyor. Yoksa insanların bir kısmını dalalete düşürür Kuran, öyle sanıldığı gibi olmaz. Ayet var, Allah bildiriyor, "Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkarlarını artıracaktır" diyor. İnkarlarına vesile olabilir. Onun için iman hakikatlerine dayalı, akılcı, sıcak, sevecen bir anlatım yapılması gerekiyor. |
|
16/58- Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle-taşarak yüzü simsiyah kesilir. 16/59- Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?
Kadına müşrikler ve münafıklar potansiyel namusuz ve haşa çok tehlikeli bir varlık gibi görüyorlar. Kadınlar çok mübarek varlıktır, Allah'ın çok güzel tecellileridir, dünyanın en çok heyecan veren süsüdür, şefkat madenidirler. Tüm dünyaya sıcaklığı, sevgiyi, dostluğu en güzel öğreten öğretmenlerdir onlar. Bu mübarek varlıklar Mehdiyet devrinde mükemmel güvenliğe kavuşacaklar. |
Harunyahya TV:
|
Andolsun, senden önceki elçiler de alaya alındı da alaya aldıkları şey, onlardan maskaralık yapanları çepeçevre kuşatıverdi. (En’am Suresi, 10)
Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah'ın diniyle) alay edenlerdendim." (Zümer Suresi, 56)
O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa Suresi, 140)
Allah’la, Kuran’la alay edenleri dinlememek lazım. Allah’ın emri bu açık. Sonra oturup bir de gülüyor ona. Haramdır bu. Kuran’da açıkça belirtiliyor. Allah “onlarla beraber oturmayın” diyor. Bu televizyonda da oturup karşısında o adam dinle haşa alay ederken, İslam’a hizmet adına İslam’la alay ederken oturup karşısında dinlenilmez. Edepli normal konuşuncaya kadar dinlenilmez. |
|
Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir." (Yusuf Suresi, 8) Hz. Yusuf’un kardeşleri normalde mümin kimseler. Fakat Allah burada münafıklara gönderme yapmak için Kuran’da bu durumu açıklıyor. Münafıklara burada bir gönderme vardır. Mesela işari manada, Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’a bakan yönünü düşünürsek, adamlar Hz. Mehdi (as)’ı da, Hz. İsa (as)’ı da kıskanıyorlar. İkisinin de saltanatından ve gücünden rahatsızlar. Onun için geldi-geçti diyorlar, 1000 yıl sonra gelecek, 570 sene sonra gelecek diyorlar. Yani bir Müslüman hemen görmek ister. Sevdiği dostları olduğunda insan “seni 1000 yıl sonra göreyim” der mi? Hemen görmek için Allah’a yalvarır, dua eder, istek duyar. Osman Ünlü filan cahilliğinden söylüyor. Ama diğerleri çok samimiyetsizler. oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz:Müşrik ve münafıklar birbirleri ile çok irtibat halindedirler. Büyük bir çoğunluk oluşturuyorlar, o yüzden o güce güvenerek saldırganlıklarını oluşturuyorlar. Hz. Mehdi (as)’a karşı da münafıklar bir kalabalık meydana getireceklerdir. Hz. Mehdi (as)’ın faaliyetlerini, ittihad-ı İslam’ı durdurmak için yoğun faaliyet içinde olacaklardır. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir: Hz. Mehdi (as)’ı da şaşkınlıkla suçlayacaklardır. Hz. Mehdi (as) ‘a uyanları da şaşkınlıkla suçlayacaklardır. |
|
"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz." (Yusuf Suresi, 9) Doğrudan cinayet planlıyorlar. Ama ikinci yolu nedir? Mesela bir hapishaneye koyarsın birisini, hapishanede cinayet işlemeye müsait insanların yanına koyduğunda, herhangi bir gerilimde, kavgada zaten alışmış adam öldürmeye, o kişiyi öldürebilir. Veya alırsın bir insanı, herhangi bir ülkede adam öldürmüş akıl hastalarının içine koyarsın, zaten alışmış adam öldürmeye, herhangi birşeyden kızar, kıskanır, öldürebilir. Bu dolaylı öldürme yöntemleridir. Ben yapmadım, o yaptı. Ne bilelim. Mesela E-5 karayoluna küçük bir çocuğu bıraksan, emekleyerek gidiyor. Çocuğun haberi olmaz, karşıdan karşıya geçer. Araba da görmez, çiğner geçer. Sorsan ne diyecektir, çocuğu temiz hava alsın diye bıraktım diyecektir. Halbuki amacı çocuğu öldürmek. Ama ben öyle yapmadım diyecektir. Vicdanından ve suçluluğundan sıyrılmak için de bir yöntemdir bu. Bunun aynı şekilde Hz. Mehdi (as)’a da yapılacağını anlıyoruz. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz: Bir de Müslümanlık iddia edecekler münafıklar. İyi bir Müslüman, mükemmel bir Müslüman olma iddiasında olacaklar. Hem cinayet eğilimli, hem ahlaksız, hem de mükemmel Müslüman olma iddiası içinde oluyor. |
|
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler. (Yusuf Suresi, 16)
Münafıkların en belirgin özelliklerinden biri de bol bol sahte gözyaşı dökmeleridir. Gözyaşı onun için bir oyuncaktır. Korktum der ağlar, utandım der, namuslu görünmek için, yalan söylemek için, para almak için ağlar, muttaki görünmek için ağlar. Ağlamayı münafıklar ve müşrikler oyun olarak kullanırlar. Ama samimi olanları tenzih ederim tabii. |
|
Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin." (Yusuf Suresi 17)
Demek ki Müşrikler ve münafıklar o kadar sakin görünen bir yapı içinde değiller. Burada Hz. Mehdi (as)’a karşı direk masonların veya ateist siyonistlerin birşey yapacağını düşünüyoruz ama asıl münafıkların geniş çaplı birşey yapacaklarını, Hz. Mehdi (as)’ı öldürme, durdurma amacında olduklarını görüyoruz. |
|
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır." (Yusuf Suresi, 18) Demek ki Hz. Mehdi (as) devrinde sahte deliller üretilebilecek. Sahte hukuki deliller de oluşturulabilecek. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş: Müslümanların da bunlara karşı nezaketli şekilde eleştiri getireceğini anlıyoruz. Sakin bir üslupla bir eleştiri var. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır: Hz. Mehdi (as) da, talebeleri de sabırlı olacak. Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)'ın özellikleri olarak metanet, cesaret, sabır diyor. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır: Hz. Mehdi (as)’a karşı demek ki yalanlar düzülüp uydurulacak. Düzmece denir. İftira için buna ihtiyaç vardır. |
|
7/142- Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Bu Hz. Mehdi (as)’ın kırk yıllık mücadelesine işaret etmektedir. |