8 Eylül 2010, TV Kayseri
Tüm dünyanın Müslümanları Erbakan Hocamızı tanır. Numan Kurtulmuş'u tanımazlar ama Erbakan Hocamızı tanırlar. Çok çirkin bir üslup kullandılar Hocamıza karşı bir ara, o bizi rahatsız etti. “Başımız onun yüzünden belaya girdi” diyorlar. Sen dava adamı olmazsan başın belaya girmez tabii. Dava adamının başının belada olması normaldir. Muhallebi Müslümanı üslubu kullanmayı bıraksınlar. Numan Kurtulmuş da mazlum insan ama Erbakan Hocamıza hürmet olmaması çok garip olur. Türkeş için de aynı şey söylenmişti, tüm ömrü çileyle, işkenceyle geçti, dava yolunda yaşlandı, "e yaşlandı kenara çekilsin" olur mu? Fikrini beğenirsin beğenmezsin o ayrı birşey ama saygı duymak zorundasın. İnönü'ye de benzeri yapıldı, ona da yapılması çirkin. Büyüklerimize hürmet bizim ananemizdir, çok önemlidir.
Milyonlarca senelik dünya tarihinde görülmemiş birşey, ilk defa göktaşı ablukası oldu dünyanın etrafında. Allah'ın dilemesiyle yığılma oldu. Allah göktaşlarını tahkim etti, daha önce gelebilirdi bu taşlar, gelmediler vakti gelince geldiler.
|
Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, zelzeleyi, yere batışı veya suret değiştirmeyi ya da gökten taş yağmasını bekleyin" (Kütüb-ü Sitte, 14/340; Tirmizî, Fiten 31, (2307); )
Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği:İmam Rabbanilere, Bediüzzaman'lar, mezhep alimlerine, Kütüb-i Sitte’yi yazan alimlere, Erbakan Hocamıza “çeşitli bahanelerle hakaret ettikleri zaman” diyor Peygamberimiz (sav), güzel insanlar çok azalacak, insanlar çirkinleşecek, hastalıklı sağlıksız görünüm alacaklar, bela olarak Allah'tan diyor. İşte o zaman gökten taş yağmasını bekleyin deniyor. |
|
EĞER GÖKTEN BİR PARÇANIN DÜŞMEKTE OLDUĞUNU GÖRSELER bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler. Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azapla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak. (Tur Suresi, 44-45) “Bir göktaşının yaklaşmakta olduğunu görseler bile yığılmış bir bulut derler” diyor Allah. Şu anda dünyanın etrafında yığılmış bir bulut görünümünde, dışarıdan bakıldığında öyle görülüyor. Allah kıyameti Hz. Mehdi (as) vesilesiyle erteledi. Hz. Mehdi (as)'ın gelişi kıyametin durmasının sebebidir. İsa Mesih'in Hz. Mehdi (as)'a yardım etmesi için erteleniyor, son kere islam hakim olacak onun için durduruldu. |
Bu harikulade bir olaydır. “Gökten bir alamet olacak” diyor hadislerde, bu da odur. Bulut gibi dünyanın üstüne toparlandılar. Allah tahkimat yapıyor. Şu an hazır, Allah'ın emrindeler taşlar. Bir-iki tanesi yeter dünyaya, ki bir tane, iki tane değil. Şu an Allah tutuyor onları. Allah'a boyun eğmişler. Dünyanın milyonlarca yıl ömründe böyle bir tahkimat yok, aklı olan düşünür. “Ben anlamadım” diyorsa, Allah anlayacağı zamanı getirir.
Hz. Mehdi (as) döneminin en önemli alametlerinden biridir, gittikçe dozunun artarak, göktaşlarının dünyaya ziyareti.
“Doğu Türkistan'a çözüm nedir” diyoruz, “bulgur, mercimek gönderelim harçlık gönderelim çözülür”, diyorlar. Böyle birşey varsa, çözümü Türk İslam Birliği değil midir, niye bekliyorsunuz, niye bu başlığı atmıyorsunuz? “Allah'ım İttihad-ı İslam nasip et, Ya Rabbi bize Türkiye'nin öncülüğünde Türk İslam Birliği'ni nasip et” diye niye dua etmiyorsunuz? Bu duanın anormal olan yönü nedir, niye çekiniyorsunuz? Ümmetin çoğunluğu bu duayı yaparsa, bu olur inşaAllah
Masonlar “senin anlatımın bizim çok dikkatimizi çekti, ondan sonra Kuran konusunda titiz çlaışmaya başladık” diyorlar. “Dünya masonluğu olarak yoğun olarak Kuran'ı izliyoruz” dediler. “Senin anlattığın İslamiyet bize gösterdiğin Kuran çok mükemmel” diyorlar. Barış var, kardeşlik var, sevgi var, dostluk var, bilim var, sanat var, modernlik var, demokrasi var, güzel olan herşey var. Aklı başında olan bir insan başka ne arar? Güzel olan herşeyin toplamına “İslam” denir. Bir insan aklının en mükemmel işlemesi, en mükmmel düşünmesine de “Müslüman” denir. Sabır, güzel söz, nezaket, sadakat, vefa bunun toplamında süper bir insan çıkar ortaya, bu süper insana “Müslüman” denir. İnsan beyninin en gelişmiş şekline Müslüman denir.
Bir de şeytani Müslüman modelleri çıkarttı, ona bakanın kanı iliği ekiliyor. Eğer müslümanlık buysa biz mavholduk diyorlar. Estetik yok, sanat yok, bilim yok, sevgi yok, kan var, sopa var, hakeret var, baskı var. Sanatın tamamı kalkıyor, bilim de yok, teknik alet edavat yok, geriye ne kalıyor? Geriye kalan ölüm, ızdırap, aşağılanma, acı var. Şeytan bunun adını Müslümanlık gibi göstererek insanlara oyun oynuyor. Şeytan insanların bilinç altını karartıyor. Cahil cühela olanlar var, saflığından yapanlar var tabii ayrı.
|
(Bir olay üzerine Hz. Ali'ye Ebu Turab künyesini veren Hazreti Peygamberimiz (sav)'e, Hz. Ali "Hadi olan Mustafa Adnan Peygamberi" diye hitap ettiği anlatılmaktadır.)
Bundan dolayı iki isim sahibi oldum. Bir de künye ki daha önce hiç duymamıştım. Ebu Turab ki bana bu künyeyi vermişti: Hâdî olan Mustafa (asm) Adnan Peygamberi... |
Peygamberimiz (sav)’in soyu “Adnani’dir”, bunu herkes bilir. Soyadı sorulduğunda Adnan'dır. Ama yaygın olarak ahir zamanda, bizim zamanımızda soyadı kullanılmaya başladı. Biz Demirel'e “Bay Süleyman” demiyoruz, “Sayın Süleyman” deyince kimse tanımaz. Eşine de “Bayan Demirel” diyoruz. Babasına “Sayın Demirel” diyoruz, kardeşlerine ne diyoruz, “Sayın Demirel” diyoruz. Peygamberimiz (sav)'in kastettiği budur, ahir zamanda insanlar soyadlarıyla anılacaklar, bir mucize de budur.
Davası olmayan, mahkemesi olmayan, olayların içinde olmayan kişiler, yargıdaki garipllik ve faciları bilmiyorlar. İçinde olanlar bilir. Yargıda olan akıl almaz olaylar var, özellikle Yargıtay'daki akıl almaz olayları herkes bilir, ama dile getirip söylenemiyor. Hangi parti gelirse gelsin fark etmez, bu sistemi daha da mükemmeleştirmesi lazım. Bu reformla yapılan zaten yapılması gerekiyor, bir bunun üzerinde kapsamlı düzenleme gerekiyor. Güzel ama daha güzel, daha iyi hale getirilsin.
Yüksek yargıdaki insanlarla özel sohbet yapın, hepsi anlatırlar, herkes biliyor çok garip olaylar var ve eksiklikler var. Ama bir parti derse ki “geleceğim ama yargıda düzenleme yapmayacağım, demokraside ilerleme yapmayacağım, Türkiye'yi geliştirmeyeceğim” diyorsa o partiyi Allah iktidara getirmesin. Biz aydınlık istiyoruz, rahatlık istiyoruz, hürriyet isiyoruz. Baskı insanı felç eder. Mahkemeye gittiğimizde gönlümüz rahat olsun, Yargıtay'a gittiğimizde çok çok rahat olsun. Rahat ama çok daha iyi olsun isityoruz.
Bizim milletimiz çok zekidir, aydındır. Karşılığını seçimde hemen verir. Mesela Mesut Yılmaz kükrüyordu, ama şimdi mecliste tek başına oturuyor. Mesut Yılmaz döneminde bize akıl almaz baskı vardı, kokain komplosu o zaman yapıldı, diğer olaylar da o döneme denk geliyor. Biz rahatsız olduk mu? Olmadık. Gittik, oyumuzu başka partiye verdik, o kadar.
İnsanlar daha çok okusa, daha kültürlü, daha fikri açık olsa. Fikirden korkmak çok garip. Bazı insanlar “milletimiz bu demokrasiyi kaldıramaz, kültür düzeyi yeterli değil, milletimiz bunu hazmedemez, onun için hayır dememiz gerekiyor” diyorlar, bu nasıl mantık böyle? Bizim milletimiz gayet uyanık, son derece arif, derin düşünen, makul, mantıklı insandır. Bize bu aklı verene bakıyoruz, otelde toplantı yapıyor, yeni temizlenmiş cama çarpıyor, farkedemiyor. “Gel amca bu taraftan” diyorlar, kolundan tutup götürüyorlar, o da millete akıl veriyor. Oraya giderken de, “millete akıl vermek için toplantı yapmaya gidiyorum” diyor. Sen önce düz yolda yürümeyi öğren de, millete aklı sonra verirsin.
Kendilerini esas yapmaktan çıkmaları lazım, birşey değerlendirirken Allah'a göre değerlendirmek lazım. Allah bütün gökleri ve yeri kuşatmıştır. Bu kitap sayfalarının aralarını her yeri kaplamıştır, ama zamansız ve mekansız olarak. Bunu anlamadıkları için anlamıyorlar. "Allah herşeyi sarıp kuşatmıştır" diyor ayette. Sarıp kuşatma ne demektir? Hücrelerine kadar, atomlarına kadar. Hangi atom Allah'tan izinsiz birşey yapabilir? Allah'ın olmadığı hiçbir yer yoktur, heryeri sarıp kaplamıştır, ama şunu unutuyorlar, zamansız ve mekansız olarak. Allah'ın dilediği kadar kavrayabilir, Allah bizim zihnimize bilgiyi verir, o kadar düşünebiliriz. Kendisi küçük de olsa bir ilahlık istiyor, senin cüzzi iraden de külli iraden de hepsi Allah'ın iradesinde olup bitmiştir.
Harun Yahya TV; 8 Eylül 2010
Hz. Mehdi (as) yatsı namazından sonra ortaya çıkar ve uzunca hutbe irad eder diyor ve insanlar evlerinden oturuken de yatarken de onu görürler ve dinlerler diyor. Dünyanın her yerinden insanlar Hz. Mehdi (as)'ın kendi evlerine gelmesiyle dinlerler diyor. Bu nasıl olur görüntüsü ve sesi gidecek, tv ve internet aracılığıyla olacak.
Hz. Mehdi (as)'a devrimizde herkes bağlıdır onun manevi himmeti altındadır. Nur saçan bir çerağdır o inşaAllah. Tairkatlar manen devam ediyorlar, yoksa bağlılık olarak açık açık söylüyorlar liderleri, bizden sakıt oldu diyorlar. Onlar da Allah'ın nur saçan güzel kandilleri inşaAllah.
"ANDOLSUN BİZ ZİKİR'DEN (BÜTÜN SEMAVİ KİTAPLAR VEYA TEVRAT) SONRA ZEBUR'DA DA 'HİÇ ŞÜPHESİZ, SALİH KULLARIM YERYÜZÜNE MİRASÇI OLACAKLARDIR' DİYE YAZDIK." (Enbiya Suresi, 105)
Şaşar Beşer Hoca, “Mehdiyet hakkında bunlar geçmiş din kitaplarında olan izahlardır, Tevrat'tan gelen, Zebur'dan gelen izahlardır” diyor. “Dolayısıyla böyle şeylere inanmayın” diyor. Tevrat'ta, Zebur'da namaz var, Kuran'da namaz da var. Tevrat’taki haramlar, helaller büyük oranda Kuran'da da var. Zina Tevrat'ta haram, Kuran’da da haram. Tevrat'ta Müslümanların dünyaya hakim olacağı yazıyor, Kuran'da da Müslümanların dünyaya hakim olacağı yazıyor, bunda şaşılacak ne var? Bu bir güzelliktir, bunu aleyhte bir delil gibi görmeleri çok yanlış. Çünkü Tevrat, Kuran'ın o zamanki uygulaması gibidir, zamanla değişiklik olmuştur, ama aynısıdır. Hz. İbrahim (as) döneminde gelen sahifeler de Kuran'ın aynısıdır. Namaz, zekat, oruç hepsi var, yaklaşık aynısıdır. Tabi ki benzeyecek. Hatta Budistlerin, bazı putperestlerin yazısına da geçmiştir. Mesela putperestlerin yazısında "Elilah" geçiyor, o zaman Kuran bunlardan aldı diyor, daha önce, çok daha önceki kitaplarda Allah ismi zaten geçiyor. Putperestler onlardan almışlar dolayısıyla Kuran'ın hak olduğunu teyit ediyor. Mesela “Mikail, Cebrail” ismi geçiyor önceki yazıtlarda da var. Tevrat'ta da var. Putperestlerin eserlerine namaz, oruç gibi inançlar geçtiyse hak kitaplardan aldılarsa bu hak kitapların doğruluğunu teyit eder.
|
2/146- Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Ayetin ebcedi 1959. Ayette Peygamberimiz (sav)'e bakıyor, ama işari manada, ikinci anlam olarak Hz. Mehdi (as)'a işaret ediyor. Velilerin, evliyaullahın izahlarında Hz. Mehdi'nin o yıllarda çocuk yaşında olduğu söyleniyor. Zaten Hz. Mehdi'nin o yıllarda çocuk yaşlarda olması gerekiyor rivayetlere göre de. |
|
94/4- Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi? Ayet Peygamberimiz (sav)'e bakıyor ama aynı zamanda işari olarak Peygamberimiz (sav)'in torununa, Hz. Mehdi (as)'a da bakıyor. 2009 hakikaten Mehdinin her tarafta duyulduğu bir yıl oldu. Hz. Mehdi 570 yıl sonra gelecek, daha 1000 yıl gelmeyecek izahlarından sonra anladık ki fevkalede bir durum var ve Mehdiyeti var gücümüzle gündeme getirdik. Gerçekten 2009 yılında dünyanın her yanında tarihte hiç görülmemiş şeklide Mehdiyet gündem oldu. |
2010-09-09 08:11:39