Adnan Oktar'ın 12 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

 12 Eylül 2010, Kanal Avrupa

 

  • Kuran'ı yırtmış adamlar, tabi çok çirkin ve yanlış ama, tüm dünyada Darwinistler, materyalistler, Kuran'ı kökten reddediyor, buna ses yok.Dinsizlik tüm dünyada hakim, buna ses yok.  Afganistan'da Müslüman kadınların, genç kızların ırzına geçiliyor, buna ses yok. Pakistan perişan vaziyette, buna ses yok. Irak işgal oluyor, çoluğun çocuğun perişanlığını herkes görüyor, buna da hiç ses yok. Hiçbirine ses yok, Türk İslam Birliği oluşturalım herkes rahat etsin diyoruz, hiçbirine ses yok. Kuran yırtılıyor deyince karşı gösteri yapıyorlar, tabii bu çirkinliğe tepki göstreceğiz, ama diğerleri daha mı az olay? Kuran'a, Allah'a, Peygamberimiz (sav)'e haşa açıkça hakaret ediyor adamlar dünyanın dört bir yanında, hatta hakaret eden kitaplar çıkarılıyor, dünyanın her yerinde. Çıt yok. Bir tek biz mahkemeye veriyoruz. Gerekli gayreti göstermiyorlar, gayret nedir biliyor musun? "Ya Rabbi bize Türk İslam Birliği'ni nasip et, Ya Rabbi bize İslam ahlakının hakimiyetini nasip et?" Kuran yakılmasının sorumluluğu kimde, bunun vebali İttihad-ı İslam'ı istemeyenlerin boynunadır. Kuran yakılıyorsa, Müslüman kadınların ırzına geçiliyorsa, Pakistan'da, Bangladeş'te dünyanın her yerinde Müslüman kardeşlerimiz perişanlık içindeyse, vebali İttihadı İslam'ı, Türk İslam Birliği'ni istemeyenlerin üzerinedir. 
  • Ateş var, büyük bir yangın var, İslam alemi yanıyor, senin de elinde koskoca suyla dolu kap var. Adam diyor ki "yok 1000 yıl daha bekleyeceğim dökmem suyu" diyor, diğeri de diyor ki "yansınlar ben 570 yıl sonra dökeceğim suyu" diyor.Kardeşim gayret etmiyorsun tamam, tek bir söz söyle, "İslam bu yüzyılda dünyaya hakim olsun" de. Ama diyemiyorlar. Sanki bir koro şefi var, hepsini yönetiyor.
  • "Hz. Yusuf (as) o hanımla evlendi siz o hanımı niye eleştiriyorsunuz?" diyorlar. Bu kadın, masum tertemiz bir insana saldırıyor, ona iftira ediyor ve hapse atılmasını sağlıyor ve yıllar yılı onu zindanda tutturuyor. Dilinin ucunda serbest bırakılmasını sağlamak, sağlamıyor. Tecavüz etmeye çalışıyor bir, iftira ediyor iki, 7 yıl gözünü kırpmadan zindanda tutturuyor üç. Sevmiyor Hz. Yusuf (as)'u sadece şehvetle yaklaşıyor ve zor kullanıyor Hz. Yusuf (as)'a karşı. Gözünü kırpmadan yalan söylüyor. 7 yıl unutuyor, muhatap dahi olmuyor, haberi dahi yok kadının. İnsan sevdiğini unutur mu? Hz. Yusuf (as) öyle bir kadınla evlenmedi, evlenmez. Biz ehli sünnete göre hareket ediyoruz, hikayelere göre hareket etmeyiz. Mevdudi de büyük İslam alimidir, bir sözünde şöyle diyor:

“Züleyhâ'nın, kocası vefât ettikten sonra Hz. Yusuf (a.s) ile evlendiği şeklindeki anlatımlar daha çok edebî hikâye türlerine uymakta ve dayanmaktadır. Aslına bakıldığı zaman, Züleyhâ iyi bir izlenim bırakmamıştır. Kur'ân'daki âyetlerden anlaşıldığına göre, Züleyhâ, Yusuf (a.s)'ı yoldan çıkarmak için her türlü şeytanî yola baş vurmuştur. Onu, Allah yolundan, doğruluktan, haktan saptırmak için uğraşmıştır. Bunun için yalan söylediği ve çeşitli hilelere baş vurduğu âyet ile sabittir. Bir peygamberin böyle bir hanımla evlenmesi, onun izzetini zedeler. Yusuf (a.s)'ın onunla evlenmesi, şu meâldeki âyete de ters düşmektedir:

 

Şüphesiz, Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokça zikreden erkekler ve (Allah'ı çokça) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır. (Ahzap Suresi, 35)

 

Bu ayete uydu Hz. Yusuf (as). Bu ayette bildirilen ahlak, Hz. Yusuf (as) döneminde de vardı, Hz. İbrahim (as) döneminde de vardı. Bu, İslam ahlakının bir gereğidir. Bütün İslam dinlerinde bu hükümler vardır, Hz. Yusuf (as) da bu ayete göre hareket etmiştir. Hz. Yusuf (as) bir peygamber, nasıl hareket edeceğini bilir.

 

  • Hakkın hatırı mı önemli, mi halkın hatırı mı önemli? Ben Hakk'ın hatırını önemli görürüm. Benim Nur Peygamberimi rahatsız eden herşey beni de rahatsız eder. Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından Kuran'da övülen, hadislerde övülen tertemiz annelerimiz vardı. Ama onu üzen, rahatsız edenler de vardı. Bu Kuran'da açıkça bildiriliyor. Allah söylüyor, kalplerinde hastalık var. Ayette bildirliyor, Peygamberimiz (sav) gelin sizi boşayayım diyor. Bunu anlatamazsın diyorlar, Allah anlatıyor, haber veriyor.
  • Peygamber Efendimiz (sav)'i rahatsız etmişlerdir, hastalık göstermişlerdir, Peygamberimiz (sav) de boşamıştır onları. Kuran'a uygun davranmadıkları anlaşılıyor. Bu bir hastalıktır. Detaylarını bilmiyoruz, Allah bilir, Peygamberimiz (sav) bilir. "Bunu söyleyemezsin" diyorlar, Allah söylüyor, ben söylerim inşaAllah. Hadis nakleden annelerimiz vardır, bu mübarekler bizim nurumuz, ışığımız, göz nurumuz. Hadis nakletmesi güvenilir olduğunun ispatıdır. Ama bazılarını Peygamberimiz (sav) boşamış, demek ki Kuran'a uygun hareket etmemişler. Peygamberimiz (sav) onların fiziksel güzelliklerine göre değil, Kuran ahlakına uyup uymamalarına göre hareket eder.
  • Bir de Hz. Ayşe (ra) annemizle ilgili hikayeler var, onun aleyhinde hiçbirine inanmıyoruz. Biz Kuran'a bakarız. Kuran'da Hz. Ayşe (ra) annemizin tahirliği, temiz ahlakı övülmüştür. Kuran'da övüldüğüne göre bitti, bunun dışında kim ne derse desin hiç muhatabım değil. Kuran ayetlerinden, Hz. Ayşe hakkında burkuntu verebilecek haberlerin, hikayelerin hiçbirinin doğru olmadığı net olarak anlaşıyor.
  • Bugün İstanbul'un üzerinde gök gürültüsü defalarca elhamdülillah zikri çekti. Allah ayette, "Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler.. " bildiriyor. (Rad Suresi, 13) Biz onu ses olarak duyuyoruz anlamıyoruz, ama Allah'a hamd etti gökyüzü sürekli bugün inşaAllah. Ak Parti'nin zaferi değildir bu, milletimizin zaferidir. Bizim milletimiz imanlı, Allah'a karşı derin coşkusu olan bir millet, bunu çeşitli şekillerde yansıtırlar, dolayısıyla sağ partilere oy veriyorlar. CHP'ye de oy verirken sosyal adaleti, güzel ahlakı aradıkları için veriyorlar. Dolayısıyla iyi eğitim önemli, millet mübarek, millet şahane. Bu tarz gelişmelerde iktidarın başarısı olarak zannediliyor öyle değil, milletin güzelliğidir, milletin demokrasi aşkıdır, hürriyet aşkıdır.
  • Adnan Menderes döneminde de ondan kaynaklanan birşey değildi. Olağanüstü bir insan değildi Adnan Menderes. Millet mübarek. Ama Adnan Menderes Bediüzzaman’ı cendereye aldı, Ankaraya sokmadı, eziyetler etti. Bediüzzaman da eliyle işaret ederek gidecekler dedi.  Sonra olanları biliyorsunuz. Çünkü Bediüzzaman “dua ediyordum, artık etmiyorum” dedi. Böyle şeyleri genellikle iktidarın başarısı zannediyorlar, bu milletin güzelliği, demokrasi aşkıdır. O dönemde de Adnan Menderes’e bayıldıklarından değil. Onu hürriyet getirecek diye başa getiriyorlar. Allahualem seçim olsa zaten gideceklerdi. Ama ordu el koydu. Daha önce Bediüzzaman’a eziyet ederken Allah onu uyardı. Uçak kazası geçirdi, bir tek o sağ kaldı. Ayaklarından baş aşağı asılı kaldı. Allah’ın velileriyle uğraşmak yapılacak en hatalı şeydir. Allah bir kişi için dünyayı yerinden oynatır. Allah Hz. Mehdi (as) için kıyameti erteliyor.
  • "İslam ahlakının hakimiyeti, ittihad-ı İslam olur mu ki diyorlar?" "Cari olan Adetullah'a aykırıdır" diyorlar.Allah dedi ki "zaman yoktur," 1400 sene boyunca dediler ki "olur mu görüyoruz işte zamanı" dediler. Sonra "doğru, zaman yokmuş" dediler. Allah dedi ki "tüm kainat yoktan yaratıldı." 1400 sene "olur mu böyle, vardan varoldu" dediler. Sonra çıktılar dediler ki "evet dünya yoktan var oldu." Zekacı ve mantıkçı üslupla konuşmak olmaz. Akıl, Kuran'dır, hadistir. Hz. Zülkarneyn (as) zamanında da "olur mu?" diyorlardı. "Benim mantığım almıyor, zekama uygun değil" diyorlardı. Tüm dünyaya İslam hakim oldu. Hz. Süleyman (as) döneminde de "olamaz, nasıl olsun, asla mümkün değil" diyenler vardı, ama İslam hakim oldu. Hani Adetullah'a uygun değildi, hani olmazdı? Ama oldu. Demek ki, olacak. Küfür hakim olurken mantıklı oluyor, “Buhtunnasr hakim olur mu?” diyoruz, olur diyor. “Nemrud?” “O da olur” diyor, “Avrupa Birliği, komünizm, Amerika hepsi olur” diyor. “Peki İslam?” diyoruz, "yok o olmaz çünkü cari olan kanunlara aykırı" diyor. Aykırı değil senin mantığın, zekan almıyor belki ama Adetullah'a aykırı değil. Hz. Süleyman (as) zamanında da benzer kafadakiler de olmaz diyorlardı, İslam ahlakı dünyaya gümbür gümbür hakim oldu.
  • Güneydoğu’dan birkaç çocuk geitrdiler, çocuk muazzam siyasi bilince ulaşmış. Çocukla tartıştılar, çocuğu yenemiyorlar. Çünkü tartışırken kullandıkları konu, demogoji. Darwinizmi madem yok sayıyorsun, neden o zaman bütün devlet kitaplarında Darwinizm anlatılıyor? Açıyorsun biyoloji kitabını, tarih kitabını, alenen Darwinizm bir gerçekmiş gibi anlatılıyor.
  • Köpeğin canı varsa, havlamaya devam eder. Canını alırsan, sesi kesilir.PKK'nın da canı bilimle, felsefeyle duruyor, canı ilmi olarak, bilimsel olarak alınır. “Askeri tedbirle, polis tedbiriyle olmaz” diyor Bediüzzaman. Kuran'a göre de olmaz, hadise göre de olmaz, akla göre de olmaz, mantığa göre de olmaz.
  • (Sorularla Risale sitesindeki kardeşlerimize bir tavsiye)okuyucu yorumu diye bir yer yapsınlar. Bediüzzaman'ın sözlerini koysunlar, mesela "bir asır sonra gelecek olan o zat" ifadesini ve bıraksınlar halkımız yorum yapsın. Ne anladıklarını halkımız yazsın. Sizin yorumunuzu anladık, teşekkür ederiz. Bir de şimdi okuduğunda halkımız ne anlıyor onu görelim.
  • İttihad-ı İslam diye de bir bölüm yapsınlar ana sayfalarında ve kesintisiz orada dursun, İttihadı İslam için hepimiz dua edelim diye yazsınlar dursun orada.

Harunyahya.TV

  • Züleyha’nın Hz. Yusuf (as)’a karşı yaptığı, hastalıktır. Ben bu kişiler ölünceye kadar böyle devam etmiştir demiyorum. Kuran’da Allah eleştiriyor, ben de aktarıyorum. Orada yapılan eksikliği, hatayı anlatacağız ki, başkası yapmasın. Taberi ve Kurtubi de bu konudan şu şekilde bahsediyorlar:

Tevrat'ta Hz. Yusuf (a.s.)'ı zindandan çıkararak yönetimi ona teslim eden kralın, ayrıca onu On şehrinin kâhini Poti-fera'nın kızı Asenat’la evlendirdiği ve Hz. Yusuf (a.s.)'ın bu hanı¬mından, kıtlık başlamadan önce iki oğul sahibi olduğu bildiri¬lir. (Tekvin, 41/45-50). Züleyha'nın kocası Aziz'in adı Potifar idi. MUHTEMELDİR Kİ, ASENAT'IN BABASI POTİ-FERA İLE ZÜLEYHA'NIN KOCASI POTİFAR İSİM BENZERLİĞİ YÜZÜNDEN KARIŞTIRILMIŞ VE HZ. YU¬SUF (A.S.)’IN GÖREVİNİ DEVRALDIĞI POTİFAR'IN HANIMI, YANİ BAŞINA BİLݬNEN SIKINTILARI AÇAN ZÜLEYHA İLE EVLENDİĞİ SÖYLENMİŞTİR. (Bkz. Taberi, Tarih, I, 178; İbn Kesir, Tefsir, IV, 34; Salebi, 128.)

KURTUBÎ, ONUN ÇOCUKLARI HAKKINDA BİLGİ VERİRKEN, İKİ OĞLU VE BİR KIZININ İSİMLERİNİ VERMİŞ; ANCAK ONLARIN ANNELERİNDEN BAHSETMEMİŞTİR (TEFSİR, 9, 270). BUNUN SEBEBİ, HZ. YUSUF (A.S.)'IN HANIMI HAKKINDAKİ RİVAYETLERE GÜVENSİZLİK OLMALIDIR.)

  • Belki bu insanların hepsi velidir, değişmişlerdir, onu bilemeyiz. O dönem hakkında tam bilgi sahibi değiliz.
  • Hz. Yusuf (as)’ın karderşleri de aynı şekilde belki sonradan veli olmuşlardır. Kuran anlatıyor, biz de aktarıyoruz

66/1- Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Peygamberimiz (sav) demek ki zor durumda kalmış

 

66/4- Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel); çünkü kalbleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun mevlasıdır; Cibril ve mü'minlerin salih olan(lar)ı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler.

Tevbe ederlerse çok güzel. Allah “cehenneme gitsinler” demiyor tevbe etsinler. Bunu değiştirmeleri gerekiyor. Kalplerinin eğrilik göstermesi hastalıktır.

 

66/9- Ey Peygamber, kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı 'sert ve caydırıcı' davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir o.

Bu müthiş bir tehdit. Kafirlere ve münafıklara karşı sert ve caydırıcı davranıyor ama kalbinde hastalık bulunanlar ayrı. Münafıklar çok azılı mahluklardır. İlla ki cehenneme gidecekler.

 

66/11- Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar."

 Mübarek annemiz Asiye, firavundan kurtuldu. Kaçtı, Hz. Musa (as)’ın yanına gitti. Firavun da, o köpek de haber aldı, onu orada şehit etti. “Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap” diyor Asiye annemiz. Allah onu kurtarmış oldu. Bunları anlatacağız. Bunlar gerçek.

 

  • (İttihad-ı İslam konusu ile ilgili Hz. İsa (as) öldü diyenler) öldüyse mezarını gösterin. Peygamber mezarı değil mi? Çok önemli. Hz. İsa (as) öldü, gömdük diyorlar. İslam aleminin haberi yok, ayrıca görevini yapmadan nasıl ölüyor Hz. İsa (as)? Hz. Mehdi (as)’ın arkasında namaz kılacak. Bediüzzaman arkasında kıldı diyorlar. Bediüzzaman kastedilen anlamdaki Hz. Mehdi (as) değil. Rahat rahat söyleyin Bediüzzamanı ne korkuyorsunuz?
  • Canlılar insana ne kadar benzerlerse, o kadar tatlı oluyorlar.

 

Bugün ayın 13, Rad Suresi 13. sure, 13. Sure'nin 13. ayeti:

13/13- Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler..

Programın başında ne anlattım? Bugün İstanbul'da sürekli gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih etti dedim. Bayağı uzun tesbih ettiler. Çünkü mübarek bir olay vardı. Çünkü Mehdiyetin önündeki bir perde daha açıldı bugün. Kat kat perdeler var daha, açıla açıla devam edecek. Mübareğin nur gibi yüzünü göreceğiz inşaAllah.

  • Hz. Mehdi (as) geldiğinde en önemli vazifelerinden biri Müslümanları Resulullah (sav) devrindeki İslam’a davet etmesidir. Ve ittihad-ı İslamı yapması da ana görevlerinden biridir. Zamanın sahibidir ama bunu yaparken de, hadise göre İstanbul’dan çıkan bir hoca ona karşı mücadele edecek. Topal bir adam da siperinden fırlayıp ona karşı mücadele edecek. Topal bir adam da siperinden fırlayıp ona karşı mücadele edecek. En büyük düşmanı fukaha olacaktır diyor hadiste Peygamberimiz (sav). Hz. Mehdi (as) Allah’ı anarak onları etkisiz hale getirecektir.

2010-09-13 12:59:34
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top