Kanal Avrupa, 19 Eylül 2010
|
6/125- Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir
Münafık sürekli sıkıntı içindedir. Münafık sürekli ızdırap içindedir. Kuduz köpek nasıl herşeyden, sudan, ışıktan, sesden rahatsız olur ama bu arada da sürekli saldırganlaşır. Ama bir yandan da saldırganlık halindedir. Münaıfk da bunu benzer. |
|
104/6- Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. 104/7- Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.
Bir manevi ateş. Münafıkları bir manevi ateş sarar. Onun rahatsızlığı ile sürekli gerilim halindedir. |
|
3/118- Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz.
Münafık çok kahpedir. Müslümanların sırrını alır, küfre verir. Müslümanların başını belaya sokmak ister. Kötülük nedir? Müslümanların gücünü heyecanını kırmaya çalışır, aleyhlerinde propaganda yapar, manen kendince zarar vermeye çalışır. Hatta maddi kötülük de yapmak ister. İftira atar, hakaret eder, hatta öldürmeyi hedefler. Nefreti ifade eden herşeydir zarar verme isteği. Müslümanların tutuklanması, hapsedilmesi, hakaret edilmesi, haklarında dedikodu yayılması, tebliğ güçlerinin kırılması. Öfklerini mutlaka ifade eder münafıklar. Öfkeden dolayı ya konuşarak ya yazılı olarak bir şekilde o kinini ifade eder. Müslüman mutlaka münafıkla karşılaşır, sevap alması için karşılaşması gerekir. Müslümanın manevi yükselişi için gıda olur münafık. Münafık Müslümanı eleştiriyor, ama nezaketli gibi gösteriyor, tevazu görünümünde, bu onun postudur, tevazu postuna bürnür ama çok azgın ve saldırgandır. Doğrudan cinayet eğilimi vardır. Allah ayetlerimizi açıkladık diyor, münafıığn ve küfrün vasıflarını gösteriyorum iyi düüşnürseniz tam kavrarsınız demektir. |
|
3/119- Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitab’ın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.
Müslümanlara duydukları haset ve kıskançlıktan hissettikleri sinir, ızdırap parmak uçlarına kadar vuruyor, o acıyı gidermek için parmaklarını ısırıyorlar. Fiziki acı meydana geliyor öfkelerinden dolayı. İyilik nedir, münafıkların kıskandığı; Müslümanların birbirlerine bağlılıklarının artması, İttihad-ı İslam'ın gelişmesi, Türk İslam Birliği'nin gelişmesi, her türlü zenginlik, bereket, bolluk onları tasalandırır. Müslümanların kadın sevgisi de kızdırıyor. Allah Kuran'da nezaketle söylüyor, kadın sevgisine kızdıklarını. “O Peygambere ne oluyor ki, yiyor içiyor, pazarlarda geziyor” diyorlar. Allah nezaketle söylüyor. Onlara göre dünyadan el etek çekmemesi, helal olarak hanımlarıyla bereber olmaması gerekir. Allah onları kızdırmak, öfkelendirmek için mutadın üstünde bir hak tanıyor Peygamberimiz (sav)'e ve Müslüman kadınları da teşvik ediyor. Uzun bir liste veriyor, halanın kızları, halalarının kızları ve kendilerini hibe eden kadınlar diye. Hibe ediyor kadınlar kendilerini Peygamberimiz (sav)'e. "ister al ister alma ben seninim" diyor. Münafıklar çok kıskanıyor bunu. Buradaki aşk, Allah aşkı, derin bir aşk. Peygamberimiz (sav)'in Allah'ın tecellisi olarak kadından aldığı zevki kavrayamıyor münafık. Münafık için insan sevgisi yok, kadın sevgisi yok, çocuk sevgisi yok, hayvan sevgisi yok, çiçek sevgisi yok. Çiçeğe bakıyor, otun kilosu kaça diyor? Kadınlar Allah aşkından, tutkudan kendilerini hibe ediyorlar. Sevgisine doyamadıkları için. Allah Peygamberimiz (sav)'de müthiş tecelli ediyordu. |
|
3/120- Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır.
İyilik nedir? Sağlık, sıhhhat, tebliğ gücü, Türk İslam Birliği’nin gelişmesi Müslümanlara gelen her türlü bolluk, neşelerinin artması. Müslümanların kadınlara sevgisinden de kin duyarlar. Peygamberimiz (sav)’in kadınlarla beraber olmasına da kin duyuyorlar. Onlara göre dünyadan elini eteğini çekmesi lazım onlar daha da öfkelensinler diye Allah Peygamberimiz (sav)’e normalin üstüne kadın helal kılıyor. Münafıklar kadın düşmanıdırlar sapıktırlar. |
|
33/50- Ey Peygamber, gerçekten biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana ganimet olarak verdikleri (savaş esirleri)nden sağ elinin malik olduğu (cariyeler) ile seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık; bir de, kendisini peygambere hibe eden ve peygamberin kendisini almak istediği mü'min bir kadını da, -mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere- (senin için helal kıldık). Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) konusunda onlar (mü'minler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik). Böylelikle senin için hiç bir güçlük olmasın. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Münafıkları delirten ayettir bu. Halasının kızıyla evleniyor diye eleştiriyorlardı, Allah hepsiyle evlendirtiyor. Delirtti münafıkları bu. Münafıkların beyninden vuran ise, kendini hibe eden kadınlardı. Çok fazla kadın, "hiçbir şey istemiyorum sadece Allah için seni istiyorum, almasan da ben kendimi sana hibe ettim dünyada ve ahirette seninle birlikte olmak istiyorum" diyor. Azadlı cariye olmuş oluyor. Müminler teyze kızısını alabilir ama diğerini alamaz. Allah Peygamberimiz (sav)’e has olmak üzere hepsini alabilmeyi helal kılıyor.
Böylelikle senin için hiç bir güçlük olmasın: "Münafıkların pis dilini kopar at" diyor Allah. Münafıklar saldırıyordu Peygamberimiz (sav)’e. Ama ayet inince bu bitti. |
|
2/223- Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İman edenlere müjde ver.
Tarlanıza dilediğiniz gibi varın, diyor Allah. Helal cinsellik Allah'ın bir nimetidir. Münafıklar hayatı karartmak, yok etmek isterler ve cinselliği de aşağılık bir şey olarak görürler. Onların pis bir onur anlayışı var, onu kıran brişey olarak görürler. |
|
9/120- ... Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir açlık' (çekmeleri), kafirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.
Mesela Darwinizme karşı başarı kazanmak münafıkları kızdırır. Biz Darwinizmi, materyalizmi fikren yerle bir ediyoruz ama bunu bir yönüyle de münafıkları kızdırmak içindir. Onun için detaylı bilgi veriyoruz, çıkan yazılar, satılan kitaplar, indirilen kitaplar onları çok kızdırı. Sırf 110 milyon kitap indirildi bu yıl, 110 milyon da dünya çapında satıldı. Müslümanın neşesi, kudreti, zenginliği, birbirlerine teveccühü, güzelliği, kadın sevigisi, bilimsel başarıları münafığı müthiş kızdırır. En küçüğünden en büyüğüne. Gidersin herhangi bir pastanede keyif içinde oturursun kızdırır, gezmeye gidersin kızdırır, konferansa gidersin kızdırır, konferansta fikren pestil gibi ezersin kızdırır, televizyondan dini anlatırsın delirtir, kitap bastırırsın çıldırtır. Radyodan sesini duyar, kudurur. Müslümanların birbirlerine muhabbeti, küfrün fikren ezilmesi, kendi çaresizliği, kendi içindeki acı ve huzursuzluk ayrı kızdırır. Çünkü o acının sebebini Müslümanlar olarak görür. |
|
"... (Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) lütfu sayesinde)GECE CAHİL, KORKAK VE CİMRİ OLAN KİŞİ SABAHA BİLGİLİ, CESUR VE CÖMERT OLACAKTIR. (Allah'ın) yardımı onun (Hz. Mehdi (as)'ın) önünde yürüyecekti...."
Hz. Mehdi (as)'ın hep gece anlatımına dikkat çekiliyor, yatsı vaktinden sonra uzun anlatır diyor, uzun hutbe irad eder diyor Peygamberimiz (sav). Halk onu oturduğu yerden görür diyor, televizyonu haber veriyor Peygamberimiz (sav). Bu da bir mucizedir, cahil bilgisi olmuyor, korkak oluyor, cimri oluyor, kitap dağıtmak istemiyor, Hz. Mehdi'nin konuşmasının ardından hem bilgisi artmış, hem cömert, hem cesur oluyor. Allah “Hadi” ismiyle tecelli etmiş, hidayet vermiş oluyor. |
Türk Milletini gaflet içinde görenin kendisi gaflet içindedir. Türk Milletini dalalet içinde gören dalaletin içinde olur, Türk Milletini hıyanet içinde gören hıyanetin içinde olur. Ayıp yapıyor, yaşlıdır, büyüğümüzür ama çok ayıp yapıyor. Milletimizin %42'si de zehir gibi zekidir, %58'i de zehir gibi zekidir. Şimdi komünist partisi çıkacak diyecek ki bize oy vermeyenler haindir diyecek böyle olur mu? Demokraside fikirler ayrı ayrı olur. Kendisinin midesinde rahatsızlık var, demokrasiyi hazmedemiyor, mide ilacı alsın. CHP iktidar olur iftihar ederim, MHP iktidar olur iftihar ederim. Bir taraf yamandır iyidir, geri kalan da haindir denir mi? Milletin takdirine saygı gösterecek. Referandum devamlı yapılır. Demokratik ülkelerde Norveç’te, İsveç’te devamlı referandum yapılır millet bölünmüş olmaz milleti hıyanetle, ihanetle itham etmek çok yanlıştır. Her fikre saygılıyız. Referandumu, seçimi kabul etmezsen diktatörlük olur. Evet'i de Hayır'ı da Allah çıkarır. Biz daha yaratılmadan o oy kapanmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu gidemedi seçime, o kaderindeydi daha doğmadan belliydi. Kaderindekini de hayır görecek. Kadere teslim olacak.
19.09.2010, Samsun AKS TV
|
MÜNAFIK İTİKADSİZDİR (İMANSIZDIR, İNANÇSIZDIR), KALBSİZDİR VE VİCDANSIZDIR, PEYGAMBER (A.S.M.) ALEYHİNDEDİR. (Emirdağ Lahikası sf. 78-79)
Münafık inançsızdır, temelinde Allah’a inanmaz. Peygamberimiz (sav)’in aleyhindedir, dolayısıyla Hz. Mehdi (as)’a da düşmansır, ehli beyte de düşmandır. Ama bunu yaparken Kuran ve hadisle yapmaya kalkar kendince. Peygamberimiz (sav)’e düşman, Dırar Mescidi’ni kuruyorlar. Kendilerince Kuran’la Peygamberimiz (sav)’e karşı mücadele veriyorlar. Camiden çıkmıyorlar münafıklar o dönemde. Uzlete çekiliyorlar kendilerince. Peygamber orada eşleriyle beraberken biz burada ibadete devam ediyoruz diyor münafıklar. Onlarda öyle ahmak bir ruh vardır ve bu devre kadar da gelmiştir. |
|
FAKAT NİHAYET DERECEDE ALÇAKLIĞA DÜŞMÜŞ BİR VİCDAN Kİ, BİLEREK DİNİNİ DÜNYAYA SATAR VE BİLEREK HAKİKAT ELMASLARINI PİS, MUZIR ŞİŞE PARÇALARINA MÜBADELE EDER (DEĞİŞTİRİR) DERECEDE MÜNAFIKLIĞA GİRMİŞ İNSAN SURETİNDEKİ YILANLARA HAKAİKİ (HAKİKATLERİ) SÖYLEMEK; HAKAİKE (HAKİKATE) KARŞI BİR HÜRMETSİZLİKTİR.…CÜNKİ BU İŞLERİ YAPANLAR, KAÇ DEFA HAKİKATİ RİSALE-I NUR'DAN İŞİTTİLER. VE BİLEREK, HAKİKATLARİ ZINDIKA (DİNSİZLİK, İNANÇSIZLIK) DALALETLERİNE KARŞI ÇÜRÜTMEK İSTİYORLAR. BÖYLELER, YILAN GİBİ ZEHİRDEN LEZZET ALIYORLAR. Mektubat, sf. 346
NİHAYET DERECEDE ALÇAKLIĞA DÜ̈ŞMÜŞ: müthiş alçak. Köpek bile bağlı olduğu yere sadakt gösteririr Münafık tam alçaktır. Allah ayette “Onların sana düşman olmasının nedeni onları imkanınla zengin etmen, onlara rahatlık vermen, huzur vermen, iyilik vermen” diyor. BİLEREK DİNİNİ DÜNYAYA SATAR: Dünya çıkarı için davasını satar. BİLEREK HAKİKAT ELMASLARINI PİS, MUZIR ŞİŞE PARÇALARINA MÜ̈BADELE EDER: En aşağılık pis adamların yanına gider çıkar için. Müslümanlara onları tercih eder. MÜNAFIKLIĞA GİRMİŞ İNSAN SURETİNDEKİ YILANLARA: Porsuk gibi gezer onlar. Bediüzzaman da yılana benzetiyor. HAKAİKİ (HAKİKATLERİ) SÖYLEMEK; HAKAİKE (HAKİKATE) KARŞI BİR HÜRMETSİZLİKTİR: Bunlara istediğin kadar ahir zamandan, Hz. İsa (as)’nın geleceğinden, Türk İslam Birliği’nden bahset, asla kabul etmezler. BİLEREK, HAKİKATLARİ ZINDIKA (DİNSİZLİK, İNANÇSIZLIK) DALALETLERİNE KARŞI ÇÜRÜTMEK İSTİYORLAR: Mesela Bediüzzaman İslam dünyaya hakim olacak diyor, o olmayacak diyor. Hz. Mehdi (as) çıkacak diyor, çıkmayacak diyor. Hz. İsa (as) inecek diyor, o inmeyecek diyor. Tabii cahilliğinden diyenleri tenzih ederim. |
|
Gizli munafıkların takib ettikleri iki plândan birisi: BENİM HAYSİYETİMİ KIRMAK İLE GÜYA NURLARIN KIYMETİ DÜŞECEK. İkincisi: NUR ŞAKİRDLERİNE TELAŞ VE FÜTUR (GEVŞEKLİK) VERMEKLE NURLARIN İNTİSARINA (DAĞILMASINA) MANİ OLUNACAK. HİÇ KORKMAYINIZ. Milyonlar kahraman baslar feda oldukları bir kudsî hakikata bizim gibi bazı bîçarelerin başları da feda olsun. Şualar, sf. 436
Hicri 1300 yılının mehdisini hedefliyor münafıklar. Bediüzzaman’a yapılan en büyük iftiralardan biri ehli sünnet düşmanlığıdır. Münafıklar o devirde kitapların kıymetini düşürmek için güya Bediüzzaman’ın haysiyetini kırmak istiyorlar. “Sen sapkınsın” diyorlar Bediüzzaman’a. Mürşitlik yönünü kırmaya çalışıyorlar. Binbir türlü suçlamalar yapıyorlar. Çıkarcılıkla suçluyorlar, ailelerinden koparıyor gençleri diyorlar ve ehli sünnet dışı düşüncelerle etkiliyor diyorlar. Halbuki İslam’ın nurlu kılıncı. Lideri önce etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar. Onun gibi hapse Allah rızası için tebliğ yaptın mı? Türk İslam Birliği’ni istedin mi?
İkincisi: NUR ŞAKİRDLERİNE TELAŞ VE FÜTUR (GEVŞEKLİK) VERMEKLE NURLARIN İNTİSARINA (DAĞILMASINA) MANİ OLUNACAK:
Talebelere telaş vermek. “Dağılacaksınız, hapse atılacaksınız” diyerek korkutmaya çalışıyorlar. Bir de “bırakın, dağılın” diye gevşeklik vermeye çalışıyorlar. Kendini önemli biri gibi görmeye çalışıyor Bediüzzaman diyor. “Siz dağılın, yanımıza gelin” diyorlar. “Hocanız tutuklanacak, siz de tutuklanacaksınız. Başınızı belaya sokmayın yanlış yerdesiniz” diyorlar. Bediüzzaman “İstanbul’da bir hoca kendi başı derdinde olduğu halde benimle uğraşıyor” diyor. İcraatı var mı? Bediüzzaman’ın binde biri değil. Bediüzzaman senin en son uğraşacağın insan değil mi? Git komünistlerle, dinsizlerle, sapıklarla uğraş. Fütur, gevşeklik vermek. “Hz. Mehdi (as) gibi görüyorsunuz. Ne özelliği var? Adam akıl hastanesine yatmış çıkmış, çıkarcı” diyor. Sizi zehirliyor diyorlar talebeleri de “o zehirden başka nerede varsa getirin içelim. Bizim ihtiyacımız var o zehire” diyor.
Milyonlar kahraman baslar feda oldukları bir kudsî hakikata bizim gibi bazı bîçarelerin başları da feda olsun: Ben korkmam başım feda olsun diyor. Adamlar da mahkeme korktu yalan söyledi seyyidliğini inkar etti diyorlar. Bediüzzaman diyor ki “seyyid olan insan değilim diyemez, haramdır” diyor. |
|
Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa, fesadı daha şedit (şiddetli) olur. Dahili (içeride) olursa, zararı daha azim olur. Çünkü; dahili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise, bilakis, asabiyeti şiddetlendirir, salabeti (sağlamlığı) arttırır. Nifakın (münafığın) cinayeti (suçu), İslam üzerine pek büyüktür. Alem-i İslamı (İslam alemini) zelzeleye maruz bırakan nifaktır (münafıklıktır). Bunun içindir ki, Kur’an-ı Azimüşşan (şanı pek büyük Kuran), ehl-i nifaka (münafıkları) fazlaca teşniat (ayıplamış) ve takbihatta (çirkin görmüştür) bulunmuştur. Dili konuşma yapacak gibiyse, Kuran’la hadisle kandıracak gibiyse daha habis olur Allah dinlersin onları diyor Münafığın eleştirisi yoketmeye yöneliktir.
Dahili (içeride) olursa, zararı daha azim olur. Müslümanların yanında it gibi kendine baktırdığı için her bilgiye sahip oluyor, ondan dolayı enaniyeti ve pervatsızlığı vardır. Müslümanları güçlü görse o zaman it gibi yalakalık yapar.
Çünkü; dahili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır.içten saldırır.
Harici düşman ise, bilakis, asabiyeti şiddetlendirir, salabeti (sağlamlığı) arttırır.: küfrün saldırması merdane olduğu için o iyidir ama münafık stratejik olarak şeytani avantaja sahip.
Nifakın (münafığın) cinayeti (suçu), İslam üzerine pek büyüktür.Münafkılığı cinayet olarak alıyor
Alem-i İslamı (İslam alemini) zelzeleye maruz bırakan nifaktır (münafıklıktır).islam alemi küfürden dolayı değil münafıklıktan dolayı böyle oldu diyor.
|
|
İstihza (ince alay), düzen, ikiyüzlülük, hile, kizb (yalan), riya gibi kötü ahlaklar münafıkta var. Kafirde o derecede yoktur. Bu cihetten münafıklar hakkında itnab (sözü uzatma) yapılmıştır.
İstihza: kahpe kafasıyla alaya aldığını sanar. İkiyüzlülük : akıl almayacak suçla itham eder müslümanları
Riya: elinde tesbih, kafada takke, “namaz kılıyorum” der ama üçkağıtçıdır.
Kafirde o derecede yoktur: kafirde ahlaksızlık daha azdır. Merttir açıkça söylüyor. |
|
Alelekser (çoğunlukla) münafıklar, ... şeytani bir zeka sahipleri olup, daha hilekar, daha desiseci (hilekar,oyuncu) olurlar. İşte bu durumdaki münafıklar hakkında itnab (sözü uzatma) , yani tatvil-i kelam (uzun konuşma), ayn-ı belagattır (sözün yerinde söylenmesidir) . (İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 83, 84)
Şeytan gibidir Hz. Mehdi (as) başeder bunlarlar bazen kabadayılık yapar bazen aciz gösterir, bazen evliya gibi gösteririr kendini. |
|
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür. (Neml Suresi, 58)
Göktaşları dünyanın etrafını sardı ve kıyamet öncesinde yağmur gibi göktaşı yağacak. |
|
17/87- (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
İşari manasıyla bakınca “Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür. ”ebcedi şeddesiz 1980 tarihini veriyor. Şeddeli 2019 tarihi yani İslam’ın hakimiyetine bakıyor. |
|
17/88- De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler."
Ne kadar insan varsa ve cinler bir araya gelseler, hepsi birbirine yardımcı olsalar Kuran’ın benzerini yapamazlar. 1400 senedir denediler yapamıyorlar.
|
|
28/55- 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.
Demek ki cahillerle muhatap olmuyor müminler. Müslüman bu şekilde yüz çevirecek demek ki. Ama tabii münafık veya küfür birşey dedi mi dinlersin. Ders mahiyetinde dinlersin. Çünkü tam Kuran’ın anlattığı gibi nefes kesecek bir mucize meydana geldiği için dinleriz. Darwin’in evrim teorisini de dinlememezlik etmeyiz. Oradaki akıl eksikliğine hayret ederiz. İnsanları şeytanın nasıl kandırdığına bakarız ve öyle cevap veririz ki darmadağın ederiz. |
|
20/102- Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak' toplayacağız.
Renkli kısım yok gözünde sırf morluk var ve kafası da arkada. Fısıltı ile konuşuyorlar sesi yükseltmiyorlar. |
|
20/105- Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak" 20/106- "Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır." 20/107- "Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne de bir tümsek." Dümdüz ova olacak bütün dağlar eriyecek.
Kum gibi eriyecek dağlar. Dümdüz ova haline getirecek Allah. Uçsuz bucaksız.
|
|
20/108- O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Çağrıcı gelin dedi mi, gelecekler. Öyle kafa tutma yok. Ses yükseltmek yok. Sesler kısılmış. Meydan okuma tarzında piyasa ağzıyla konuşamazsın. Haşa pazarlık yapar gibi Allah’la tartışır tarzda üslup olmaz. |