Adnan Oktar'ın 24 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

23 Eylül 2010, Kocaeli TV
 

* (Ahmet Hakan’ın Erbakan'la ilgili yazısı ile ilgili) 

Bu Aydın Doğan prensiplerine, mantığına göre doğru. Kuran’a ve sünnete göre doğru değil. Kuran’a ve sünnete göre bu insan, Erbakan Hocamız tam bir mücahit, cehd insanı tam bir dava adamı, tam bir veli İnşaAllah. Derin düşünen, kendini Allah’a adamış, vatanına-milletine adamış, cihadın, Allah yolunda mücadelenin yaşlılıkla bitmeyeceğini bilen bir insan. Allah rızası için var gücüyle gençliğini hayatını bu yola vakfetti ve cehde de devam ediyor. Bu olayın aslı bu. Biz Aydın Doğan mantığına göre olaya bakmıyoruz. Böyle düşünüyorlarsa, bu onların kendi fikirleri, bu zat da o kişilerin yetiştiği birisi zaten.

 

* (Saadet Partisi’nin Kayyuma devredilmesi ile ilgili)

Niye tahakküm olsun? Demokratik mücadelenin adı tahakküm müdür? Delegeler var, seçim yapılıyor. Tamamen demokratik usullerle yapılan bir çalışma var. Bunun sonucunda delegelerin oylarına saygı duyacaklar. Bu konu onların dediği gibi olmayınca partinin adı çiftlik oluyor, dediği olunca da partinin adı parti oluyor. Bıraksınlar bunu. Tabii ki Numan Kurtulmuş istiyorsa, gitsin bir parti kursun. Aydın Doğan gitsin, başkan yardımcısı olsun, diğeri gitsin emekliliğini istemek üzere zaten partiye girsin, Fatih Altaylı olabilir. Muhteşem bir kadro olur. Heyeti Hazirun, Numan Kurtulmuş da başa geçer evvelAllah masada iktidara gelirler sohbet ederler. Bizim milletimiz vefalıdır, sevgi doludur, şefkatlidir.


* Türk İslam Birliği'ni istiyorum bir desin sakalını bir sıvazlasın meyve suyundan getirtelim. İstiyorsa portakal sandığından tahtını da getirelim. Kuran ayetleriyle ittihad-ı İslam’ı söylesin. "Nur Suresi 55. ayette Allah İslam’ı dünyaya hakim edeceğini söylüyor. Sizleri de müjdeliyorum, var gücümüzle gayret edelim, bu yüzyıl İslam’ı hakim edelim" desin. Biz böyle müjde istiyoruz bunu söylemeyip de kalkıp 2 ciltlik cima tekniklerini anlatan kitap yazdım diye bize müjde vermeye kalkmasın. Biz haramı helali biliyoruz, gerek olursa ilmihal alır onu okuruz, gerçeğini aslını öğreniriz. Yoksa bizim öyle hurafeyle vakit geçirecek halimiz yok, hiç ihtiyacımız da yok.
 

* (Oktar Babuna’nın hastalığı döneminde düzenlenen kan kampanyası ile ilgli)

Orada bir kişinin genetik özellikleri tespit ediliyor. Bir organ veya ilik nakli gerektiğinde, diyor ki adam, “şu kişinin kemik iliği, böbreği, karaciğeri sana uygun. Ölümcül hastalığından kurtulmak ve ameliyat yaptırmak istiyorsan, bu kişi sana vermeyi kabul ediyor.” Bu durumda bu kişi kurtuluyor. Aksi takdirde bu insan ölüyor. Bu alınan tedbirlerle binlerce insan hayata dönüyor. Bu insanları ölümden kurtaran bir sistem. Sen (Oktar Babuna) binlerce insanı ölümden kurtaran bir sistemin kurulmasında ön ayak olup emek verdin. Senin bu yaptığın kampanyayı engelleyen kişilerin bir çoğunun çocuğu organ bulunamadığı için, ilgili bankanın verileri eksik olduğu için, bilgileri yeterli olmadığı için vefat ettiler. Kan kanserinden, böbrekten, karaciğerden vefat ettiler. Senin oluşturduğun kampanya devam etseydi, bugün o vildanlar, o genç kızlar, o çocuklar hayatta olacaklardı. Bugün o insanların hayatta olmamalarının nedeni budur. Bu kampanyayı hangi resmi kurum yaptı? Devlet yaptı. Sen kampanya yapmış değilsin. Bu bir iftira. İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı yaptı bu kampanyayı. Bir kere bu olayın senle alakası yok. Resmi evrakı da var. Bunu senden çıkarsınlar öncelikle.


* Valilik bütün olayı organize etmede olaya resmi olarak el koydu. Devlet el koydu ve valilik yönetti kampanyayı üniversite vakfı ile.
 

* Ve bunun sonucunda da hayır oluyor. Binlerce insan ölümden kurtulmuş oluyor.
 

* Başka kimler destek verdi? Sayın Demirel destek verdi, Genel Kurmay Başkanı destek verdi, valiler, Sayın Başbakan Ecevit, emniyet müdürleri, Sağlık Müdürleri, paşalarımız, hepsi destek verdi. Türkiye çapında resmi bütün kurumlar bu kampanyanın içindeydi ve resmi olarak devletin bütün kurumları kampanyayı yönetti. Seninle bağlantısı nereden kuruldu? 300 kişi hakkında, daha sonradan İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün bazı kışkırtmalarıyla BAV’a ve bize karşı iyi bir koz bulduğunu sandılar. Ortada bir şey yokken devlet soruşturma açtı. Bunların hepsi bu kampanyayı yönettiler. Bu kişiler ve devlet yönetti. Sonra “bu işi sen yaptın” diye senin üzerine çıkarttılar. Nedir bunun amacı dedik? "Türkiye’nin genetik haritasını Amerikalılar’a tevzi ettin" dediler. Ne kadar acayip bir vesvese, ne kadar acayip bir iddia. Bu kişilerin hepsine savcılıkça dava açıldı bu uydurma dedikodu yüzünden ki İddia Edilen Ergenekon Örgütü tetikledi bu iddiayı, tamamı takipsizlik aldı ve hepsi beraat etti. Genetik harita geliştirmesi iddiası çok cahilce bir iddia. Bir kere bizim Almanya’da işçilerimiz, insanlarımız var. Bunlar hastaneye gidiyorlar mı? Kan örneği alınıyor mu? İşe giderken alınıyor zaten. Ehliyet alınırken kan örneği vermiyorlar mı? Amerika’daki bütün hastaneye giden Türklerin, tedaviye gidenlerin de örnekleri alınıyor, ehliyet alanların alınıyor, orda da istese genetik harita çıkarılır. Dünyanın her yerinde var. İsteseler bu kampanyaya gerek kalmadan onlarca senedir stoğu var adamların elinde. Bize karşı silah üreteceklermiş. Niye gidip oralarda kan veriyorsun? Ehliyet alırken de verme, niye Danimarka’da, İsviçre’de, Hollanda'da hastaneye gidiyorsun? Gitmemen lazım. Biliyorsun ki zırva bu. Akla uygun olmayan, çılgınca bir iddia. Niye sana böyle bir iftira atmaya kalkıyorlar? İlla ki kana ihtiyaç yok ki. Saç kestirirsin berberde, mağzada gider elini koyar tezgaha, heryerde DNA bırakıyor zaten. Verdiğin parmak izlerin tamamında var genetik kodun. Herkes parmağını basıyor. Genetik haritan orada ortaya çıkıyor, zır cahiller iftirayı da çok çirkin, safça ve cahilce çıkarıyorlar.
 

* Olduğunu farz edelim, terden bulaşır, her yerden olur, vücuttan ayrılan her parçada var bu bilgi. Kan Türk kanı diye milleti tahrik etmeye kalktılar, buna inanan da safdiller var. Bu kafa yüzünden de binlerce kişinin ölümüne neden oldular. Bir organ aranıyor, 5000 kişilik listede yok deniyor. 100 Bin kişilik yapılmış olsa, eliyle koymuş gibi bulacaklar. Bunu kahramanlık gibi gördüler bir insanın ölümüne sebep olmak ne demektir! Adam kurtulacakken, ölümüne sebep oldun. Oktar ölümden kurtaracak bir şeye vesile oldu, onlar ölümüne sebep oluyor, bununla da iftihar ediyorlar. Devletin hastaneleri hepsi katıldı. İnsan birsey konuşurken mantığa, akla uygun mu diye kontrol eder.

* Bir insanın kalbini kıran, bir insanı rahatsız eden insan kendini 10 misli rahatsız eder normal vicdandaysa. Birine ters bir söz söylese, ona yaptığı tahribatın  on mislini kendisine yapar. Onu hemen telafi etmek lazım geniş çaplı olarak. Ama nezaketle yapmak lazım. Önce Allah korkusu ve Allah sevgisinin hakim olması lazım. Allah korkusu olmayan evde bereket olmaz. Allah’a ve yarattığı kadere teslim olmak lazım.


* (Dillerin nasıl oluştuğu konusuyla ilgili olarak) Herhangi bir dilin oluşması çok kolay birşey. Bir yere bir insan gitse kaleme cam diyebilir onun adı cam kalır artık. Kahveye başka şey diyebilir. O kelime hemen oluşur. Doğal akışı içinde Allah onu oluşturur. Mesela Fransızca gerçekten farklı bir dil, demek ki adamın hoşuna gitmiş, öyle oluşmuş. Esperanto da yapay dil mesela. Demek ki oluyormuş.
 

* (Deccalin cenneti cehennnem cehennemi cennettir hadisiyle ilgili olarak) Bir bara gidiyor mesela bir genç kız viskiyi kafasına dikiyor, bazı barlarda kadın satan adamlar var, uyuşturucu kullanan adamlar var, mafya elemanları var, adam ondan mutlu oluyor. Ama Müslümanın yanına geldiğinde babası ayağa kalkıyor, “aman çocuğum seni bekliyoruz çok dikkatli ol, bak hemen bekliyoruz ayaktayız diyor. Ama öbür tarafta kendini satıyor ona birşey demiyorsun. Ahir zamanda Müslümanlarla birlikte olmak, Müslümanların yanında olmak çok tehlikeli birşeymiş gibi gösterilecek, hadiste buna işaret ediliyor.
 

* Belli ki sana bunu doğru söylemediğini söyleteceğiz, sen de bunu doğru söylemediğini açıklayacaksın. Niye bu hallere düşersin? Demek ki ses çıkarmasak onu bize empoze etmiş olacak, biz de inanacağız. Sanki ona uyup “Böyle bir hadis yok” diyeceğiz. Niye bizden bu gerçekleri gizlemek istiyorsun, niye doğruyu söylemiyorsun?


Kaçkar TV, 24 Eylül 2010 

Abdüllatif Şener Hocamız Darwinizm konusunda takıntılıydı, son halini bilmiyoruz. Darwinizmin bittiğini, materyalizmin bittiğini açıklasın. Bir proteinin tek başına meydana gelemeyeceğni, tek ara fosil olmadığını anlatsın, netleştirsin. Mutlaka netleşmesi gerekiyor. Bunu basın yoluyla halkın duyması çok önemli.
 

18/84- Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şeyden bir yol (sebep) verdik.

Burada aslında açıkça Hz. Mehdi (as)'dan bahsediyor.

18/86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin."

86’da güneşin batması var güneş bir yere hapsediliyor. Kara bir yerde hapsediliyor.

18/86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin."

Hz. Mehdi (as) güzelliği ilke edinir. Hz. Mehdi (as) güç sahibi olacaktır ama güç kullanmaz. Hissettirir sadece.

18/88- Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz."

Dinde zorlama yoktur. Allah İbrahim’in dini gibi kolaydır diyor. Yobazlıkta zorluk vardır. Sevgi zordur sanat düşünmek zordur, yiyemezsin, içemezsin, gezemezsin, herşey zordur.

18/90- Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.

Ahir zamanda insanlar bu kadar güneşe açık bir toplum hiç olmadı tarihte. İnsanlar hep genelde denizden ve güneşten uzak yaşadılar ama şimdi dünyada güneşe eğilim çok fazla. Güneşin zaararlı olduğuna da Kuran dikkat çekiyor. Cildi mahveder Güneş çok naziktir cilt. Çok delici ve yırtıcı bir yapısı vardır Güneşin kanserojendir, ciltte lekeler oluşur. Solaryum daha ehvem birşeydir. Cilt tedavisi için çıkarılmış birşeydir.Az miktarda kullanıldığında faydalıdır. Güneş en fazla 10-15 dk ama koruyucu kremlerle ve temiz yerlerde, uygun yerlerde. Herkes inancına göre hareket edecektir.

18/93-İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan bir kavim buldu.

Bu ayetin ebcedi 2015’i veriyor. PKK ile mücadelenin 2015'e kadar olacağı anlaşılıyor. İki seddin arasındadır PKK'nın yeri.

18/94- Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?"

Demek ki dünya üzerinde bozgunculuk çıkarana yecüc mecüc deniliyor. Ancak demir setle durdurulabiliyor. 1 ve 2. Dünya harbinde bunu gördük. Her bir tepeden akın ettiklerini görürsün diyor. Komünist faşist ordular tepelerden akın ettiler, tanklarla, motorsikletlerle. Set inşaa ettiler Majino hattı ünlüdür. Özelliği bol çelik kullanılarak inşa edilmesidir her iki harpte de setlerde bolca çelik kullanıldı.

18/95- Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım."

Demek ki o devirde de anarşi çıkaran tipler vardı ve durdurulamıyorlardı.

18/96- "Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."

Bakır diye geçen arapçada Kıtrandır yani katran. Demirin okside olmasını katran engeller. Okside olmayan demirin geniş çapta ahir zamanda kullanılacağı anlaşılıyor.

18/98- Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır."

Kıyamet saatinde bütün buna benzer setledin tamamı yıkılacaktır. Çin seddi mesela.

 

18/101- Ki onlar, Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. (Kur'an'ı) dinlemeye katlanamazlardı.

Bir kısım insanlar Kuran’ı dinlemeye katlanamazlar ama Kuran'ı dinleyenlerin içini açar Kuran. Yecüc mecüc 1. Ve 2. Dünya harbidir. Peygamberimiz büyük dünya savaşlarının Hz. Mehdi (as) öncesi olacağını anlatıyor. Milyonlarca insan katledildi. Böyle tahribat dünya tarihinde hiç görülmedi. Anarşi çıkarmaları, tepelerden akın etmeleri, aynısıdır. Yecüc ve mecüc aynısıdır biri birincisi diğeri ikinci dünya harbidir. Dünya tarihinde bir daha böyle savaş görülmeyecek. Armagedon diyorlar ama Armagedon yapılmayacak.

 


(Ali Sirmen’in Tophane'da sergiye yapılan saldırıyı “irtica” olarak adlandırması)

Tophane delikanlı doludur. Delikanlı adam kimseye saldırmaz, dokunmaz. Koskoca 70 milyonluk Türkiye’de rahatça rastlanabilecek olaydır. Her yerde komünistler eylemler, saldırılar düzenlediler biz de komünizm hortladı mı diyeceğiz? Biz bunu dediğimizde de delilimiz oluyor, açık oluyor durum. Saldıranlar da bakalım dinle alakalı kişiler mi? Kaç tanesi namaz kılıyor? Ali amca çok sinirli, çok öfkeli ne zaman görsem bağırıyor çağırıyor. Adam içer, saldırır. Bunun irtica ile alakası yok. Sergi basar, pavyon basar, adam aşka gelir basar. Bunu Müslümanla bağdaştırmak anlamsız. Terörist Müslüman var, ama Müslümanların tamamı buna karşıdır. Bir şeyi bir kişiye, bir inanca, bir düşünceye mal etmek yanlıştır. Türkiye’nin her yerinde sergi açık. Meyhaneler açık, her yer açık kimsenin kimseye karıştığı yok. Ne malum İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün böyle bir provokasyon düzenlemediği. Ne malum Aydın Bey’in çok çok uzaklardan tanıdıkları olmadığı, Müslümanlığa mal etmek Kuran’a aykırıdır. Biz hayatımızı Kuran’a göre yönlendiriyoruz. Asr-ı Saadet’te bu yoktu. Komünistler her yerde olay çıkarıyorlar. Bu tip sözleri olayları Müslümanlara mal etmek ayıp, yakışık almıyor.
 

İsrail ne kadar uzattı. Özür dileseler dili mi kopacak? Hakikaten münasebetsizlik yaptılar. Genç çocuğun yüzüne 5 el kurşun sıkmak ne demek? Üstelik silahsız bunlar. “Bu anormal bir hereket, bunu yapanlar adına özür diliyoruz, Allah affetsin” diyecekler o kadar. Aslında İsrail’den bakanlardan, milletvelkillerinden buraya çağıralım, ikna edelim, konu bitsin. Özür dileyenin dili kopmaz. Tazminat vardır, fidye vardır İslam’da. Tevrat’ta da Kuran’da da vardır.
 

Ahmedinejad’ın nükleer silahla ilgili son açıklamaları: Bunu açıklamasını istirham etmiştik, o da alenen anlatıyor, güzel ama Mehdiyeti de gündeme getirmesi lazım. Ama görünmez Hz. Mehdi (as) değil, direk geldiğini söylemesi lazım. Aydınlık yarınların bugünden itibaren başaladığını dünyaya ilan etmesi lazım. Hz. İsa (as)’ın da geldiğini söylemesi lazım. Nükleer silah olsa da Hz. İsa (as)’ın onları kaldıracağını söylemesi lazım.
 

Ben Besleneyim. Dedemin ismi Beyarslan. Besleney denilen kavmin içinde, seyyiddir dedem. Seyyid oldukları için öldürülmeleri için liste çıkarmış Ruslar, dedem de listenin başında. Şeceremde de bu uzun uzun anlatılır. Beni şeceremi araştıran kişi de üniversite tezi olarak araştırdı. 33 kuşağa kadar indi taa Hz. Ali’ye kadar iniyor.
 

İnsan "Hz. Mehdi (as) olmak istemem, veli olmak istemem" demez ama "Hz. Mehdi (as)’ım" demek çok anormal bir hareket olur. Ya bu hadisleri anlatmayacağım, gizleyeceğim, ya da anlatacağım ve böyle bir imaj oluşması o yönüyle beni ilgilendirmez. İttihad-ı İslam’ı istiyoruz ve olacak. Ben emin olmasam söylemem. Etrafımdaki gençler de son derece uyanık İstanbul gençleri. Hepsi en az bir üniversite mezunu, kolejde okumuş gençler. Hurafeye onlar da inanmazlar.
 

20/2- Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,

Demek ki kolaylik dini İslam. Güçlük getirmiyor. Bazı yobaz güruhun hayatı yaşanmayacak hale getirmelerini vurguluyor Kuran.
 

20/7- Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.

Her türlü bilginin gizemi Allah’ın Katındadır.
 

20/12- "Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."

Demek ki kutsal yerlerde ayakkabılarımızı çıkaracağız. Bir de demek ki ayaklarımız toprağa değdiğinde birşeyler oluyor. Özellikle Tuva’da. Ayaklarını çıkarınca çalıdan ses duyuyor Hz. Musa (as).
 

20/15- "Şüphesiz, kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim."

Kıyamet her an kopabilir ama hicri 1545’ten sonra bekleniyor. Bediüzzaman da o şekilde söylüyor. 

"... İMAM-I MEHDİ (AS) ÇIKTIĞI ZAMAN hasseten (özellikle, yalnızca, ayrıca, hususi olarak) FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) ONA (HZ. MEHDİ (AS)'A) DÜŞMAN OLACAK. ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) KILINCI KARDEŞLERİDİR. Elinde kılınç olmasa idi, -YANİ KARDEŞLERİ OLMASA İDİ- ZAMANIN FUKAHASI (FIKIH ALİMLERİ) ONUN (HZ. MEHDİ (AS)) KATLİYLE FETVA VERİRLERDİ. Lakin Cenâb-ı hak onu (Hz. Mehdi (as)'ı) keremiyle ve kılınç (KARDEŞLERİYLE) ile tathir (temizlemek, yıkayıp pak etmek) edecek, onlar ona (Hz. Mehdi (as)'a) itimad edeceklerdir. HÜKMÜNÜ İNANMAYAN DA KABULE MECBUR OLUP AKSİNİ İZMAR (gizlemek, saklamak) EDECEKLER." (Ramuz el-Hadis, age. 56, 73)

Onun (hz. Mehdi (as)'ın) kılıncı kardeşleridir: etrafındaki arkadaşlarıdır

Zamanın fukahası (fıkıh alimleri) onun (hz. Mehdi (as)) katliyle fetva verirlerdi: onu öldürmek isterlerdi

Hiç bir mezhebe uymayacak, açıklamaları hiç bir mezhebe tabi olmayacaktır. 

İmam-ı Azam’dan, İmam-ı Hanbel’den sonra müctehid gelmeyecek diyorlar ama Bediüzzaman ne diyor? Hem en büyük bir müceddid, hem en büyük bir müctehiddir diyor. 

2010-09-25 20:42:14
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top