Adnan Oktar'ın 26 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

 

26.09.2010, Kanal Avrupa

 

  • Müslümanların ittifakı münafıkları çok kızdırır. Müslümanların birbirine düşüp ayrılmasını isterler. Özellikle İttihad-ı İslam’ı isteyenlere karşı tavırlı olurlar. Çok dikkatli olmak lazım. O yüzden Müslümanlar çok ittifak içinde olsun, onların istediği Müslümanların birbirine düşmesidir.
  • Münafık kızdırmak çok zevklidir. Böyle döner üstüne ayran filan bir ziyafet çekiliyor ya onula kıyaslanmayacak kadar zevklidir. En hoşlandığım şeylerden bir tanesi budur. Müslümanların ittifakı çok kızdırır. Münafıkların özlemi Müslümanların ayrılığa düşmesidir. Müslümanlar arasında ittifak oldukça çok kızdırır onları, buna çok dikkat etmek lazım. Özellikle İttihad-ı İslam'ı savunanlar ve onun değerli talebelerine yönelik tavırlar oluyor bunlarda çok koruyucu ve dikkatli olmak lazım.
  • İslam’a hizmet etmek isteyen kardeşlerimiz, www.islamahizmet.com   sitemizi ziyaret etsinler ve incelesinler.

 

"Ahirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları (dehşetli zararları), İSLÂM'IN VE BEŞERİN HIRS VE ŞİKAKINDAN (AYRILIĞINDAN) İSTİFADE EDEREKaz bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır." (Mektubat Sayfa 270)

 

Deccal ve Süfyan neden istifade ediyor. İkisinin istifade ettiği şey Darwinizmdir. Kökende %99’u bunun üzerine bina edilmiştir. Ateist masonlar Deccal ve Süfyanı koruyup kollamıştır. Legal örgütlenme açısından masonluktur ve Bediüzzaman dine karşı saldırmak için kurulmuş “bir kısım ateist kadın dernekleri” diyor. Ama bunun etkisi azdır, asıl masonlardır. Darwinizmle dinsiz bir kitle meydana getirdiler, dine İslam’a uzak bir kitle meydana getirdiler. O arada yobazlığı körüklediler, Kuran’a, sünnete dayalı asrı saadet Müslümanlığı yerine hurafe Müslümanlığı getirmeye kalktılar. Ve o bağnaz, gerici, yırtıcı, cahil ve akılsız felsefe Osmanlı içinde kök salmaya başladı. Birçok yerde masonluk bunu kullandı. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nu çökerttiler. İttihad-ı İslam’ı ortadan kaldırdılar, yerine ulusçuluğu getirdiler. Bölündüler, bölünenler de bölündüler, bir türlü rahatlamadılar. Bölünenler kendi içlerinde bölündüler, masonluk uzaktan hafif yönlendirmeler yaparak uzaktan organize etti.

Ateist masonluk şeytani bir örgütlenmedir. Aynı şeytanın yöntemini, şeytanın ruhunu kullanır. Sadece hafif yönlendirmeler yapar. Sapıklığı hafiften ortaya atar, karaktersiz olan, aklı zayıf olan, onun damına düşmüş oluyor. Masonluk kaba güç kullanmıyor, yönlendiriyor sadece. Onların yerine “la ilahe illa Allah” diyen masonları devreye sokacağız, Hazreti Süleyman (as) gibi masonları bu şekilde değerlendireceğiz. Ve sonra da Resulullah (sav)’in yöntemleri gibi bütün putları yok edeceğiz.

 

  • Müslümanların birbirlerinden ayrılıp, kendi içlerinde bölünmelerini teşvik etmiş, kısa sürede netice almıştı. Çok fazla çaba da harcamadan sadece yönlendirdiğinde çok kanlı bir Alevi Sünni savaşı, Şii – Sünni, Caferi,Vahabi savaşı çıkarabiliyorlar ve adamları da bu konuda çok rahat ikna etmişler. Şimdi de bu savaşı yaptırabilecek adamları var. Bunun için de öyle fazla bir emek, para harcamalarına gerek kalmıyor. Hafif sırtını sıvazlamaları, “seni şöhret yaparız, sana imkan veririz” demeleri onlara yetiyor, fazla bir şey harcamalarına gerek kalmıyor. Pahalıya mal olmaz böyle şeyler. Müslümanların yapacakları birbirlerini çok güçlü koruyup kollamaları. Allah’a inananları, "la ilahe illaAllah" diyenleri dünyanın neresinde olursa olsun korumaları. Dünyada % 95'tir dinsizlik ve ateist düşünce. Çok yaygındır. Buna karşılık "la ilahe illa Allah" diyen insanların sayısı çok azdır. Bu nedenle bu insanları birbirine yakın tutmak desteklemek gerekir. "La ilahe illa Allah" diyene "Muhammeden Resulullah" dedirtmek kolaydır. Onu diyen onu da der.
  • "Kıyamet alâmetlerinden ve âhirzaman vukuatından ve Bâzı a'malin (amellerin) fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler. İmanı zayıf ve enaniyeti kavi bir kısım da, inkâra kadar gitmişler."(Sözler, s. 355)
  • İnkar ediyorlardı, bu konulara “hurafe” diyor, inanmıyorlardı. Ama baktılar ki hadisler tahakkuk etti, olaylar tek tek meydana gelince inkara imkan kalmadı. Ahir zaman hadisleri için mevzu, zayıf hadis diyorlardı, bir anda tevatür haddinde sahih, açık hadis haline geldi. Mesela Peygamberimiz (sav) “Fırat’ın suyu kesilecek, yatağı kuruyacak” diyor. Tam dediği gibi gerçekleşiyor. O zaman ne olmuş oluyor yüzlerce hadis, sahih hadis olmuş oluyor. İnkar eden hocaların inkar edecek güçlerini Allah elerinden aldı. Allah hadislerin sahih olduğunu ispat etti dünyaya. Şu andaki çırpınmanın nedeni budur. Bilimsel olarak teker teker ispat edildiler, adam şimdi “bu hadis zayıf” diyemiyor.
  • Onlar diyorlardı ki hadisleri reddederiz, zayıf hadis deriz. Bu konu da burada kapanır diyorlardı. Ama bu hadislerin tahakkuk etmesiyle  Allah bütün dünyaya ispat etti. Şu anki daralmanın nedeni o. Eğer ispat edilmemiş olsaydı o hadisler, onlar çok rahat olurdu.
  • Sahih değil diyemiyor. Tahakkuk etmiştir deyince tabii sahih hükmüne gelir diyor. Alimlere soruyoruz hadis alimlerine, “tahakkuk ettiyse, sahih hadis hükmündedir, doğru olduğu anlaşılmıştır” diyorlar. Bu kaç tane? 150’nin üstünde. Kütüb-i Sitte’de de, genelde sahih hadise zor rastlanır. Ama ona eklenecek tarzda sahih hadis külliyatı oluşmuş oldu. Şeyh Nazım Hocamıza çılgınca saldırmalarının kökeninde o var. Adıyaman Menzil Cemaati’ne karşı öfkenin nedeni de budur. Onların Hz. Mehdi (as)’ın geldiğini açıklamalarıdır.
  • Benim Ahir Zaman alametlerini ısrarla söylememin nedeni bu. Bir süre sonra su gibi ezberden anlatır insanlar. Samimi olmayacak şekilde insanlara yanlış bilgi verilmesini durdurmak istiyoruz. Çok önemli bir devirdeyiz ve çok kısa süre var, önümüzdeki on yıl dünya tarihinin en önemli on yılı. Peygamberimiz (sav), “Hz. Adem (as)’dan bu yana deccaliyetten daha büyük bir fitne olmamıştır” diyor. Bu olayın, deccalin boğulmasının son on yılındayız. Dünya tarihinin en kritik on yılıdır bu. 2012 çok hayati bir yıldır. Masonluk da biliyor bunu. Mesela 2014 de çok hayati bir yıldır. Ekonomik kriz çözülmeye başlıyor. Bilimadamları çözüm bulamıyorlar, ama Allah gücünü gösterecek, çözecek. Küresel ısınmaya çözüm bulamadılar. Dediler ki siz çakmak çakıyorsunuz, mobil gaz kullandınız falan, havayı ısıttınız. Yağmurlar kesildi, ne yaparsanız yapın artık yağmur yağmaz dediler. Birden bire yağmurlar çoğaldı. Niye küresel ısınmayı duyamıyoruz kimseden? Anlatamıyorlar, çünkü doğru olmadığı anlaşıldı. Allah’ın mucize yarattığını anladılar, ağırlarına gidiyor. Allah küfürle adeta alay ediyor. Onlar Allah ile alay etmeye kalkmışlardı (haşa) onlarla Allah alay ediyor, onları küçük düşürüyor. Asla İttihadı İslam olmaz, din bir afyondur, ömrünü tamamladı diyorlardı ona mutabık olarak gerici güruhunu da ortaya çıkardılar. Dini (kendilerince) antipatik hale getirmek için. Ama on yıl içerisinde yer yerinden oynayacak dünyada ve bunca çırpınmaya rağmen güç yetiştiremeyecekler.
  • Dini çok korkunç göstermeye çalışıyorlardı. Ben de “İslam hakim olunca ortalık gül bahçesine dönecek, cennet bahçesine dönecek” dedim. Yarasalar kaçışmaya başladılar. Düşün bak kimlere müracaat ediyorlar kurtulmak için. Babanların (Cevat Babuna) evinde, onlar da onların evinde toplantı halindeler. Edip Yüksel Amerika’daki o adamı Peygamber ilan etti, ona uymayanları da kafir ilan etti. Peygamberimiz (sav)’in sünnetlerini reddettiğini de herkes bilir.
  • İslam’ı muhakkak hakim edeceğiz inşaAllah ve ne PKK ne CKK kalacak. Ve bana da saldıracaklar. Onlara kendimi tanıtacağım inşaAllah. Hodri meydan açıkça söylüyorum, onlar beni tam anlamamışlar ben kendimi onlara tanıtacağım. Onlar bana kendilerini tanıtıyor bende onlara kendimi tanıtacağım. Allahın izniyle Cenab-ı Allah'ın dilemesiyle, Allah'ın kuvvet vermesiyle inşaAllah

 

BİR KİŞİ KÖR OLUP ONDAN YARARLANAMASA BİLE, HAZRETLERİ (HZ. MEHDİ (A.S.) BİR GÜNEŞ GİBİ HERKESE FAYDA SAĞLAR.Yüce Allah’ın buyurduğu gibi: “Kim bunda (dünyada) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'” (İsra Suresi, 72)

(İMAM MEHDİ’NİN HAYATI, Allame Bakır Şerif El-Kureyşi)

 

Hz. Mehdi (as)’a dikkat etmek lazım. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as) diyor ona. Bu sadece insanlara bilgi aktarmak değildir. Dabbet’ül Arz da yapar onu. Kitabı alır okursun. Anlatıyorlar bazı kimseler, ama dinleyenlerde kalbi bir körelme meydana geliyor. Kalplerine zarar veriyor insanların. Hz. Mehdi (as)'ı dinleyen insanlarda iman derinliği meydana geliyor. Ana vasfı zaten Hz. Mehdi (as). Coşku verir, deli aşık ruhu meydana getirir. İlmihali alır okuruz, bilgiyi tam olarak alabiliriz ama bir fıkıh kitabından Hz. Mehdi (as)’ın vasfını bulamayız. Onun gözlerine bakacağız, elektriğini alacağız, ruhunu alacağız, ışığını göreceğiz. Peygamberimiz (sav) de mehdidir. Geliyor selam veriyor, hep beraber “la ilale illallah Muhammeden Resulullah” diyorlar. Konuşmuyor. Anlatmak değil konu. Hidayet ehli olmak hadi olmak ayrıdır.  Risale-i Nur’da da hidayete yönlendirme vasfı vardır. Bediüzzaman’ın bakışında konuşmalarında da bu vardır. O da o yüzden bir nevi mehdidir. Abdülkadir Geylani de bir nevi mehdidir

 

  • Peygamberimiz (sav) de mehdidir. Sahabeler geliyor, “selamun aleyküm” diyorlar “hoş geldiniz” diyor, hepsi kelime-i şahadet getiriyor. Ne var, bir yüzü var sadece. Orada mehdilik vasfı var. İnsanların imanlarına vesile oluyor. Papazlar geliyor, konuşmadan “peygamber bu” diyorlar. İlim ayrıdır. Onu herkes yapar. Amerika’da Kuran kürsüsü var, dinsiz hadis kürsüsü profesörleri. Azılı komünist, dinsiz, ateist olanlar var, Arapça muazzam hadis bilgileri var. Anlatır ama hadi olmak ayrıdır.
  • Mehdiyetin ruhu dünyayı sarmış durumda. Güneş doğar, binalardan yansır ya. Güneş varmış gibi oluyor hani. Karşı aynadan karşı tarafa yansıyor. Mehdiyet de öyledir Güneş'ten alır. Cenabı Allah Güneş'tir, nuru, feyzi ondan alır. Bütün dünyaya yansıtır. Şu an bütün cemaatler Hz. Mehdi (as)’ın etkisindeler. Bediüzzaman’ın üstünde mehdilik vasfı vardı. Hemen hemen bütün alimler aynısıyla taklit ettiler Üstadı. Birebir aynısıdır bütün cemaatler. Onun yiğitliği kararlılığı bütün Müslümanlara cesaret verdi. Hepsi model olarak, konuşma stili olarak aynıdır. Hepsi Hz. Mehdi (as) çıkışı için 1400 tarihini vermişlerdir. Hepsi anarşiye karşı ve yatıştırıcı olmuşlardır. Hepsi sevgiyi esas almıştır. Bir kısmı üslup olarak şiddeti esas aldığını ama pratik olarak bunu hayata geçirmediklerini görüyoruz. Vurucu aktif Müslümanlık, Mehdiyet kaynaklıdır. Adam mehdiliği kökten reddediyor olabilir ama onun etkisi altındadır. Peygamberimiz (sav) zamanından beri Hz. Mehdi (as) gelmeyecek denmesi, bu yüzyılda en fazladır. Hz. Mehdi (as) geldi de ilk defa ittifakla bu yüzyılda deniyor. Eskiden de bazı alimler demişlerdir, ama şu an alimlerde ittifak var.
  • İnsanlar Hz. Mehdi (as) hakikaten çıkmayacak zannediyorlardı. Bir nur talebesi vardı sorduk, “o Bediüzzaman’ın temennisi, olmaz öyle birşey” demişti. İnsanlar “biz çocukken duyardık Hz. Mehdi (as)'ı ama demek ki gerçekmiş” diyorlar. Göktaşlarının gökyüzünde tahkiminden haberleri yoktu. Nemesis dünyanın celladıdır. Elinde bıçağıyla bekliyor. Tahkimat tamam. Hepsi 1980 yılından sonra başlıyor. Bir hurafe çıkıyor, gümbür gümbür kükrüyorum ben. Kükresenize madem siz de. Zor birşey değil ki, saydıklarımın hepsine yalan desinler.
  • Eleştirmek emr-i bil maruf, farz. Beni de eleştirsinler, ben hata da işleyen, yanlış da yapabilen, günahkar, aciz bir kulum. Her gün tövbe ediyorum Allah’a. Günahlarımı affetsin, cehenneme göndermesin beni diye. Hemen de düzeltirim doğru olduğuna emin olursam, Kuran’la anlatırlarsa.  Şaşar Beşer’e dinsizdir demiyorum. Hatalı insan. O da kardeşim küfür üstüne gelse kükrerim, kükrememle devrilirler. Kardeş kardeşi uyarır onlar da benim kardeşim uyaracağım tabii ki. Felaket aksi durumu. Seyir mi edeyim yani? Yok olacak Müslümanlık aksi durumda.

 

 

26,09,2010  Samsun AKS TV

 

35/42- Yeminlerinin olanca güçleriyle, kendilerine bir uyarıcı-korkutucu gelecek olsa, ümmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha doğru olacaklarına dair, Allah'a and içtiler. Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı.

Günümüze bakan yönüyle, kendilerine bir Hz. Mehdi (as) gelecek olsa, çok mükemmel hizmet edeceğiz dediler. Ama kendilerine bir uyarıcı gelince daha da nefretleri arttı diyor Allah ayette. 

 

35/43- (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın.

Büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek: Enaniyet yaparak ve İslam’ın hakimiyetini engelleyerek, Müslümanların kurtuluşunu engelleyerek

Mutlaka Allah’ın kanunları oluşur diyor Allah.

 

35/44- Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.

Mesela Osmanlı yıkıldı, diğer devletler yıkıldı, Kuran’a tam tabii olunmadığında Allah hep felaket vermiş.

Muazzam bir güçtüler hakikaten.

Ne münafıklar, ne üçkağıtçılar, ne cahiller İslam’ın hakimiyetini engelleyemez.

 

HZ. MEHDİ (as), HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR (yani tüm insanların hidayetine vesile olur) ve salihler gibi yaşar. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300)

ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK; KURAN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN'A UYDURACAK... (Nehc-ül Belağa, Feyz'ül İslam baskısı, s. 424, 425)

 

Alah’ın “Hadi” isminin tecellisi olarak kitaplarıyla, teşlevizyonla, internetle alemde dolaşır. Dünyayı gezmeye insanın ömrü yetmez, Hz. Mehdi (as)’lık görevini yoksa yapamaz.

 

Dünya kurulduğundan beri her yüzün başında önemli bir olay olmuştur. Bir yüzün başlarında da Deccal çıkar ve Meryem oğlu İsa nüzul ederek (yeryüzüne inerek) onu yok eder.(Suyuti, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 90)

 

1900 yıllarında çıktı deccaliyet ve 2000’lerde aşağı indirildi. Hadiste açıkça işaret ediliyor.

 

Muhyiddin İbnü’l-Arabi –kuddise sırruh- Hazretleri, Hakim et-Tirmizi –kuddise sırruh- Hazretleri’nin “Hatmü’l-evliya”da sorduğu soruları cevaplandırmak için yazdığı “el-Cevabü’l-Müstakim” isimli eserinde şöyle buyurmuştur:

 “(Hz. Mehdi (a.s.)), ....MÜLKÜN DÖNEMİ ONUNLA BİTER VE VELAYET ONUNLA HATME ERER...” (El-Cevabü’l-Müstakim amma Seele anhü et-Türmizi el-Hakim, Bayezid, no: 3750, 242b yaprağı)

 

Gelmiş geçmiş en büyük velidir Hz. Adem’den beri Hz. Mehdi (as). Hz. İsa (as) ona gökten vezir olarak indiriliyor. Dünyadaki bütün olaylar Mehdiyet etrafında döndüğünü biz anlattık. Dünya politikasını insanlar görünce daha iyi anlamaya başladılar. Bir Musevilerin yönlendirmesi vardır ki onları da Evanjelikler yönlendiriyor, dünya tamamen onların kontrolünde şu an. Hz. İsa (as)’ın inişine göredir tüm olayların akışı.  

 

Süfyan ve Mehdi hakkındaki hadislerin ifade ettikleri mana budur ki: ahir zamanda dinsizliğin iki cereyanı (akımı) kuvvet bulacak: Birisi: Nifak perdesi altında (inkarcı olduğu halde  Müslüman gibi görünerek) Risalet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) (Peygamberimiz (sav)'in elçiliğini ve yolunu) inkar edecek SÜFYAN NAMINDA (adında) MÜDHİŞ BİR ŞAHIS ehl-i nifakın (münafık karakterli kimselerin) başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin (İslam dininin) tahribine (yıkılmasına) çalışacaktır. Ona karşı  AL-İ BEYT-İ NEBEVİNİN SİLSİLE-İ NURANİSİNE (Peygamberimiz (sav)'in nurani soyuna) BAĞLANAN EHL-İ VELAYET (velilerin) VE EHL-İ KEMALİN (kamil iman sahiplerinin) BAŞINA GEÇECEK AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) MUHAMMED MEHDİ İSMİNDE BİR ZAT-I NURANİ (nurlu bir şahıs) O SÜFYANIN ŞAHS-I MANEVİSİ OLAN CEREYAN-I MÜNAFİKANEYİ (münafıklık akımını) YOK EDİP DAĞITACAKTIR.

(Mektubat, s. 53)

 

Bu Süfyan denen kişinin Hafız Esad olduğunu anlattık. Var gücüyle dinsiz düşüncede, Darwinist-materyalist düşüncede uğraştı adam. Silsile Peygamberimizin soyuna bağlanan bütün veliler, güzel ahlaklı, gecesini gündüzüne katan herkesin başına geçecek Hz. Mehdi (as). Peygamberimiz (sav)’in soyundan Hz. Mehdi (as) isminde bir şahs-ı nurani yani şahsı manevi değil. Bu aldatmacayı durdursunlar. Kumandan olacak diyor.

Süfyan var, onun da şahsı manevisi var. Sorunca Süfyanı en ince detaylarına kadar anlatıyorsun. Şahsı var, komitesi var, Süfyanın da şahsı manevisi var. Süfyan bir çok tarhibat yapacak, o enkazı kaldırmaya yöneliktir Hz. Mehdi (as). O yıkarken Hz. Mehdi (as) gelse hiçbirşey yapamaz. Allah ona müsaade etmez. Çünkü onun yıkma görevi var Hz. Mehdi (as) tamir edici süfyan yıkıcı. Yıkarken adamın elini tutarsa olmaz.

 

  • Bediüzzaman, “Hıristiyanlıkla Müslümanlık tam birleşme istidatındayken Hz. İsa (as) gelecek” diyor. Aslında tam doğrusunu söyleyecek olursak, Hz. İsa (as) rahat bir sistem üzerine geliyor. Hz. İsa (as)’ın yapacağı pek birşey yok Allahualem. Süfyaniyeti de deccaliyeti de yıkan Hz. Mehdi (as)’dır. Hz. İsa (as) sembolik olarak mesih deccali etkisiz hale getiriyor o dönemde gelecek olan mesih deccal hokkabaz, sahtekarın teki. Darwinistlerin en son dayanacağı noktadır bu. Darwinistler “uzaydan bir uzaylı geldi bu protein getirdi diyecekler deccal için, bu tarz bir çamura yatma olacak. Ama hipnoz ve manyetizma özellikleri olacak diyor Bediüzzaman. “Hz. İsa (as) ben peygamberinizim, ben geldim” diyor Hz. İsa (as). Hıristiyanlar onu zaten iç güdü ile tanır. Allah “onu çocuklarını tanır gibi tanırlar” diyor. Geçmişini bilmiyor nasıl anlamasınlar? Kuran’ı, Tevrat’ı da İncil’i de bilmiyor. Sonra Kuran’ı da ezberden bilecektir. Peygamberlerin öyle bir ezber gücü vardır. Sonra onun üslupundan aklından ve isabetli hareketlerinden ve mucizelerinden tanıyacaklardır. Mesela adamın baras hastalığı var, geçiyor. Adamın mesela gözü görmüyor. Ama gözü var. Gözü olmasa, aklın ihtiyarı kalkar. Elini sürecek, gözünü açacak. Sürekli değil nadir mucize gösterir. Ölü diriltecek ama parçalanmış bedeni değil, diyelim morgda kalbi durup ölmüş biri. Ölü diriltmek, kemikleri dağılmış bir ölüyü diriltme anlamında değildir.

 

4/172- Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.

 

Sadece Hz. İsa (as) için bu ifade kullanılıyor “o ve yakınlaştırılmış melekler.” Bir tek ona mahsus Cenab-ı Allah kıyamet alameti demiyor. Başka hiç bir peygamber için Ehli Kitabın tamamı sana inanacak demiyor. Hiç bir peygamber için “sana uyanları, seni sevenleri kıyamete kadar dünyaya hakim edeceğim” demiyor Allah. Sadece Hz. İsa (as) için söylüyor.

 

  • Hz. Mehdi (as) ile ilgili insanlar sanıyor ki 3-5 hadis var. Şia ve Caferiler binlerce Hz. Mehdi (as) ile ilgili hadisi muhafaza etmişler ve ehli sünnette de yüzlercedir ve tam tahkkuk etmiştir. Tevrat’ta ve İncil’de geçiyor, peygamberlerin suhuflarında geçiyor. Çok önemli bir olaydır.
  • Aslında şu anda münafıkların beyni dağıldı. Bu delillerle ayakta kalmalarının imkanı yok, her yönden sıkıştırdım. Yapacakları hiçbirşey kalmadı. Tüm münafıklar fahişe karakterlidir. Fahşa yani pislik yapan rezillik yapan anlamındadır. Tüm yaptıkları da fuhuştur. Müslümanların yanından ayrılıp kendini satması, Müslümanların dağılmasını istemesi fahşa ve fuhuştur. Fahşa sadece bir kadının kendini satması değildir. Bunlar ömür boyu satıyorlar kendilerini. Tevrat’ta da münafıklardan “fahişeler” diye bahsedilir. Etrafa da akıldanelik yaparlar, ahlak dersi vermeye kalkarlar. Fahişenin ahlak dersi vermesi gibi Kuran’ın hakimiyetini istemeyen, ittihad-ı İslam’ı istemeyen Türk İslam Birliği istemeyen, cinayetlere göz yuman nasıl bir insandır düşünün. Genç kızlarımızın hapishanelerde çektikleri zulüm ve onlara çektirenler, Amerikan askerleri dindar hanımların ırzına geçiyorlar, bunu durdurabilecekken, buna ön ayak olanlara ne denir düşünün. İşte engel olmayanların anlamı odur. İçinde ruhunda bununla mücadele etme arzusu olmayanlara ne denir düşünün.

 

18/14- Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabtetmiştik; (Krala karşı) Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi'dir; ilah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız."

Sabırlı ve kararlılar

Atomu, mutasyonları ilahlar edindiler. Paleontolojiden, genetikten açık delil getirmeleri gerekmezmiydi?

 

18/8- Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru-çorak bir toprak yapabiliriz.

Ne zaman dünya kupkuru çolak olacak? Kıyamette. Ebcedi tam 1545’i veriyor.

 

18/10- O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).

Bu doğrudan Hz. Mehdi (as)'a bakar Hz. Mehdi (as) talebeleri de gençlerden oluşuyorlar, annelerinden babalarından kaçıyorlar biraraya gelip yaşıyorlar kiminin babası üçkağıtçı, kiminin babası mason kimi ahlaksız. Allah Hadi ismiyle mehdilik yönüyle Allah onlara hidayet veriyor. Allah Hadi'dir. Mehdide onu tezahür ettirir. Mehdinin özelliği yoktur etten kemikten bir tecellidir Allah onda mehdilik tecelli ettirir. Ebcedi 1996 tarihini veriyor.

 

10/30- İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar.

Darwinistlerin materyalistlerin uydurdukları da kendilerinden kaybolup uzaklaşacak. Bir tek kuru toprak ve insanlar kalıyor.

 

10/31- De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?

 

Göklerden gelen rızkı bilimle anlıyoruz. Azotun gıda yapımında kullanıldığını bilim gösterdi. Fotosenztezi bilmiyorduk daha önce. “Kulağınızdaki sesi size kim duyuruyor” diyor Allah. Kulağın içinde asıl kulak duyuyor. Onun kulak kepçesi var mı? Yok. O kulağın ihtiyacı yok. Gözlerimiz ışığı elektrik akımına çeviriyor beyne getiriyor. O akımı alan göz var. O gözün merceği var mı? Yok ama çok keskin görüyor, asıl göz o demek ki.

Toprak, azot, karbondioksit ölü ama güneş ışığı ile canlıya dönüyor. İnsanlar onu yiyorlar, sonra beraber olduklarında küçük bir spermden insan oluyor.

 

  • Hz. Mehdi (as)'ı araştıran bulur. Bediüzzaman net tarihini söylemiş. Samimiyse bulur. Hz. Mehdi (as)’ın kitapları dünyaya hakim olan bir ruhtur. İstemesen de karşılaşacaksın kitaplarıyla. Mehdiyetin hal ve bilgisi yayıldı dünyaya şu an. Bir ışık, bir elektriktir Mehdiyet. Kitap derken vahye dayalı değil tabii ki. İmam Gazali’nin kitapları gibi kitaplardır. Ben konu anlatırken Mehdiyetin ışığını yansıtıyorum. Şeyh Nazım da Mehdiyetin ışığını yansıtıyor.
2010-09-27 16:22:28
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top