26.09.2010, Kanal Avrupa
|
"Ahirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları (dehşetli zararları), İSLÂM'IN VE BEŞERİN HIRS VE ŞİKAKINDAN (AYRILIĞINDAN) İSTİFADE EDEREKaz bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır." (Mektubat Sayfa 270)
Deccal ve Süfyan neden istifade ediyor. İkisinin istifade ettiği şey Darwinizmdir. Kökende %99’u bunun üzerine bina edilmiştir. Ateist masonlar Deccal ve Süfyanı koruyup kollamıştır. Legal örgütlenme açısından masonluktur ve Bediüzzaman dine karşı saldırmak için kurulmuş “bir kısım ateist kadın dernekleri” diyor. Ama bunun etkisi azdır, asıl masonlardır. Darwinizmle dinsiz bir kitle meydana getirdiler, dine İslam’a uzak bir kitle meydana getirdiler. O arada yobazlığı körüklediler, Kuran’a, sünnete dayalı asrı saadet Müslümanlığı yerine hurafe Müslümanlığı getirmeye kalktılar. Ve o bağnaz, gerici, yırtıcı, cahil ve akılsız felsefe Osmanlı içinde kök salmaya başladı. Birçok yerde masonluk bunu kullandı. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nu çökerttiler. İttihad-ı İslam’ı ortadan kaldırdılar, yerine ulusçuluğu getirdiler. Bölündüler, bölünenler de bölündüler, bir türlü rahatlamadılar. Bölünenler kendi içlerinde bölündüler, masonluk uzaktan hafif yönlendirmeler yaparak uzaktan organize etti. Ateist masonluk şeytani bir örgütlenmedir. Aynı şeytanın yöntemini, şeytanın ruhunu kullanır. Sadece hafif yönlendirmeler yapar. Sapıklığı hafiften ortaya atar, karaktersiz olan, aklı zayıf olan, onun damına düşmüş oluyor. Masonluk kaba güç kullanmıyor, yönlendiriyor sadece. Onların yerine “la ilahe illa Allah” diyen masonları devreye sokacağız, Hazreti Süleyman (as) gibi masonları bu şekilde değerlendireceğiz. Ve sonra da Resulullah (sav)’in yöntemleri gibi bütün putları yok edeceğiz. |
|
BİR KİŞİ KÖR OLUP ONDAN YARARLANAMASA BİLE, HAZRETLERİ (HZ. MEHDİ (A.S.) BİR GÜNEŞ GİBİ HERKESE FAYDA SAĞLAR.Yüce Allah’ın buyurduğu gibi: “Kim bunda (dünyada) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'” (İsra Suresi, 72) (İMAM MEHDİ’NİN HAYATI, Allame Bakır Şerif El-Kureyşi)
Hz. Mehdi (as)’a dikkat etmek lazım. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as) diyor ona. Bu sadece insanlara bilgi aktarmak değildir. Dabbet’ül Arz da yapar onu. Kitabı alır okursun. Anlatıyorlar bazı kimseler, ama dinleyenlerde kalbi bir körelme meydana geliyor. Kalplerine zarar veriyor insanların. Hz. Mehdi (as)'ı dinleyen insanlarda iman derinliği meydana geliyor. Ana vasfı zaten Hz. Mehdi (as). Coşku verir, deli aşık ruhu meydana getirir. İlmihali alır okuruz, bilgiyi tam olarak alabiliriz ama bir fıkıh kitabından Hz. Mehdi (as)’ın vasfını bulamayız. Onun gözlerine bakacağız, elektriğini alacağız, ruhunu alacağız, ışığını göreceğiz. Peygamberimiz (sav) de mehdidir. Geliyor selam veriyor, hep beraber “la ilale illallah Muhammeden Resulullah” diyorlar. Konuşmuyor. Anlatmak değil konu. Hidayet ehli olmak hadi olmak ayrıdır. Risale-i Nur’da da hidayete yönlendirme vasfı vardır. Bediüzzaman’ın bakışında konuşmalarında da bu vardır. O da o yüzden bir nevi mehdidir. Abdülkadir Geylani de bir nevi mehdidir |
26,09,2010 Samsun AKS TV
|
35/42- Yeminlerinin olanca güçleriyle, kendilerine bir uyarıcı-korkutucu gelecek olsa, ümmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha doğru olacaklarına dair, Allah'a and içtiler. Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı. Günümüze bakan yönüyle, kendilerine bir Hz. Mehdi (as) gelecek olsa, çok mükemmel hizmet edeceğiz dediler. Ama kendilerine bir uyarıcı gelince daha da nefretleri arttı diyor Allah ayette.
35/43- (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın. Büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek: Enaniyet yaparak ve İslam’ın hakimiyetini engelleyerek, Müslümanların kurtuluşunu engelleyerek Mutlaka Allah’ın kanunları oluşur diyor Allah.
35/44- Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir. Mesela Osmanlı yıkıldı, diğer devletler yıkıldı, Kuran’a tam tabii olunmadığında Allah hep felaket vermiş. Muazzam bir güçtüler hakikaten. Ne münafıklar, ne üçkağıtçılar, ne cahiller İslam’ın hakimiyetini engelleyemez. |
|
HZ. MEHDİ (as), HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR (yani tüm insanların hidayetine vesile olur) ve salihler gibi yaşar. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300) ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK; KURAN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN'A UYDURACAK... (Nehc-ül Belağa, Feyz'ül İslam baskısı, s. 424, 425)
Alah’ın “Hadi” isminin tecellisi olarak kitaplarıyla, teşlevizyonla, internetle alemde dolaşır. Dünyayı gezmeye insanın ömrü yetmez, Hz. Mehdi (as)’lık görevini yoksa yapamaz. |
|
Dünya kurulduğundan beri her yüzün başında önemli bir olay olmuştur. Bir yüzün başlarında da Deccal çıkar ve Meryem oğlu İsa nüzul ederek (yeryüzüne inerek) onu yok eder.(Suyuti, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 90)
1900 yıllarında çıktı deccaliyet ve 2000’lerde aşağı indirildi. Hadiste açıkça işaret ediliyor. |
|
Muhyiddin İbnü’l-Arabi –kuddise sırruh- Hazretleri, Hakim et-Tirmizi –kuddise sırruh- Hazretleri’nin “Hatmü’l-evliya”da sorduğu soruları cevaplandırmak için yazdığı “el-Cevabü’l-Müstakim” isimli eserinde şöyle buyurmuştur: “(Hz. Mehdi (a.s.)), ....MÜLKÜN DÖNEMİ ONUNLA BİTER VE VELAYET ONUNLA HATME ERER...” (El-Cevabü’l-Müstakim amma Seele anhü et-Türmizi el-Hakim, Bayezid, no: 3750, 242b yaprağı)
Gelmiş geçmiş en büyük velidir Hz. Adem’den beri Hz. Mehdi (as). Hz. İsa (as) ona gökten vezir olarak indiriliyor. Dünyadaki bütün olaylar Mehdiyet etrafında döndüğünü biz anlattık. Dünya politikasını insanlar görünce daha iyi anlamaya başladılar. Bir Musevilerin yönlendirmesi vardır ki onları da Evanjelikler yönlendiriyor, dünya tamamen onların kontrolünde şu an. Hz. İsa (as)’ın inişine göredir tüm olayların akışı. |
|
Süfyan ve Mehdi hakkındaki hadislerin ifade ettikleri mana budur ki: ahir zamanda dinsizliğin iki cereyanı (akımı) kuvvet bulacak: Birisi: Nifak perdesi altında (inkarcı olduğu halde Müslüman gibi görünerek) Risalet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) (Peygamberimiz (sav)'in elçiliğini ve yolunu) inkar edecek SÜFYAN NAMINDA (adında) MÜDHİŞ BİR ŞAHIS ehl-i nifakın (münafık karakterli kimselerin) başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin (İslam dininin) tahribine (yıkılmasına) çalışacaktır. Ona karşı AL-İ BEYT-İ NEBEVİNİN SİLSİLE-İ NURANİSİNE (Peygamberimiz (sav)'in nurani soyuna) BAĞLANAN EHL-İ VELAYET (velilerin) VE EHL-İ KEMALİN (kamil iman sahiplerinin) BAŞINA GEÇECEK AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) MUHAMMED MEHDİ İSMİNDE BİR ZAT-I NURANİ (nurlu bir şahıs) O SÜFYANIN ŞAHS-I MANEVİSİ OLAN CEREYAN-I MÜNAFİKANEYİ (münafıklık akımını) YOK EDİP DAĞITACAKTIR. (Mektubat, s. 53)
Bu Süfyan denen kişinin Hafız Esad olduğunu anlattık. Var gücüyle dinsiz düşüncede, Darwinist-materyalist düşüncede uğraştı adam. Silsile Peygamberimizin soyuna bağlanan bütün veliler, güzel ahlaklı, gecesini gündüzüne katan herkesin başına geçecek Hz. Mehdi (as). Peygamberimiz (sav)’in soyundan Hz. Mehdi (as) isminde bir şahs-ı nurani yani şahsı manevi değil. Bu aldatmacayı durdursunlar. Kumandan olacak diyor. Süfyan var, onun da şahsı manevisi var. Sorunca Süfyanı en ince detaylarına kadar anlatıyorsun. Şahsı var, komitesi var, Süfyanın da şahsı manevisi var. Süfyan bir çok tarhibat yapacak, o enkazı kaldırmaya yöneliktir Hz. Mehdi (as). O yıkarken Hz. Mehdi (as) gelse hiçbirşey yapamaz. Allah ona müsaade etmez. Çünkü onun yıkma görevi var Hz. Mehdi (as) tamir edici süfyan yıkıcı. Yıkarken adamın elini tutarsa olmaz. |
|
4/172- Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
Sadece Hz. İsa (as) için bu ifade kullanılıyor “o ve yakınlaştırılmış melekler.” Bir tek ona mahsus Cenab-ı Allah kıyamet alameti demiyor. Başka hiç bir peygamber için Ehli Kitabın tamamı sana inanacak demiyor. Hiç bir peygamber için “sana uyanları, seni sevenleri kıyamete kadar dünyaya hakim edeceğim” demiyor Allah. Sadece Hz. İsa (as) için söylüyor. |
|
18/14- Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabtetmiştik; (Krala karşı) Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi'dir; ilah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız." Sabırlı ve kararlılar Atomu, mutasyonları ilahlar edindiler. Paleontolojiden, genetikten açık delil getirmeleri gerekmezmiydi?
18/8- Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru-çorak bir toprak yapabiliriz. Ne zaman dünya kupkuru çolak olacak? Kıyamette. Ebcedi tam 1545’i veriyor.
18/10- O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl). Bu doğrudan Hz. Mehdi (as)'a bakar Hz. Mehdi (as) talebeleri de gençlerden oluşuyorlar, annelerinden babalarından kaçıyorlar biraraya gelip yaşıyorlar kiminin babası üçkağıtçı, kiminin babası mason kimi ahlaksız. Allah Hadi ismiyle mehdilik yönüyle Allah onlara hidayet veriyor. Allah Hadi'dir. Mehdide onu tezahür ettirir. Mehdinin özelliği yoktur etten kemikten bir tecellidir Allah onda mehdilik tecelli ettirir. Ebcedi 1996 tarihini veriyor. |
|
10/30- İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar. Darwinistlerin materyalistlerin uydurdukları da kendilerinden kaybolup uzaklaşacak. Bir tek kuru toprak ve insanlar kalıyor.
10/31- De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?
Göklerden gelen rızkı bilimle anlıyoruz. Azotun gıda yapımında kullanıldığını bilim gösterdi. Fotosenztezi bilmiyorduk daha önce. “Kulağınızdaki sesi size kim duyuruyor” diyor Allah. Kulağın içinde asıl kulak duyuyor. Onun kulak kepçesi var mı? Yok. O kulağın ihtiyacı yok. Gözlerimiz ışığı elektrik akımına çeviriyor beyne getiriyor. O akımı alan göz var. O gözün merceği var mı? Yok ama çok keskin görüyor, asıl göz o demek ki. Toprak, azot, karbondioksit ölü ama güneş ışığı ile canlıya dönüyor. İnsanlar onu yiyorlar, sonra beraber olduklarında küçük bir spermden insan oluyor. |