Adnan Oktar'ın 28 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

 

28.09.2010, Gaziantep Olay TV 

  • Saadet Partisi’nin geleneksel bir tabanı vardır. Çok iyi insanlardır, evlerinde sohbet yaparlar. Allah'tan korkarlar, hiçbir şekilde dağılmazlar, ayrılmazlar Erbakan Hocamız’ı çok severler, ailesini çok severler, büyüklerini severler. Çok sıcak ve candandırlar. Ülkücüler de öyledir. Sıcak bir Türkiye, sevgi vardır. Türkiye’nin büyümesi sevgisi vardır, ayrılmazlar. Bazı kimseler bu partilerin ülküsünü anlamadıkları için böyle konuşuyorlar. Bunlar İsviçre’de bilmem ne partisi zannediyorlar. Anadolu’nun sıcak bağrından çıkmış sıpsıcak Anadolu ruhudur bu ve kökenini İslam’dan alır. Bize de 30 kere dediler “dağılacaklar” diye. Dağıldık mı? 82’den beri duyarım dağılacaklar diye. Biz onları dağıttık. Darwinistleri, Materyalistleri, Marksistleri dağıttık, şimdi de bölücüleri dağıtıyoruz.
  • Hükümetin bölünme, parçalanma konusunda yaptığı açıklamalar güzel. Ama hükümeti çeşitli noktalardan baskıyla iddia edilen ergenekon örgütünü ezmekten alıkoymak istiyorlarsa, bu örgütün yolunu açmak için çözümün başbakana ve hükmümet baskı yapmak olduğunu düşünüyorlarsa bu sakat bir yol. Buradan bir yere gidemezler. Hükümet ayrı yargı ayrı. Başbakan hakimlerin yanında durmuyor, savcının yanında da durmuyor. Devletin kendini koruma refleksi vardır, o mekanizması işliyor. Adamlar ben devleti yıkacağım diyor, devlet onu seyretse o devlet değildir zaten. Devlet mutlaka kendini korur.
  • Kan meraklısı hocaların ağzından nur akmasını sağlamak lazım, kendileri olmasa bile fikirleri Amerika’da geziniyor. Amerikan halkı İslam’ın kurtuluş olduğunu anlayacaktır. Üst düzeyde anladılar, halkın da anlaması gerekiyor. Asıl olan insanı yaşatmaktır dinde. “Bir kişiyi kurtarmak tüm dünyayı kurtarmak gibidir” diyor ayette. Kancı hocalara da hadisleri ezberlettirelim, her yerde anlatmalarına vesile olalım, böylece yaptıkları tahribatı da en az hale getirelim inşaAllah.
  • (Turgut Özal’ın suikaste uğradığı konusu) Ahmet Özal referandumdan sonra bunu söylüyor. “Niye referanduma ihtiyaç var” diyorlardı. Söyleyemiyor vatandaş bunu. Defalarca yüreklendirdim, çekiniyordu insanlar. Bundan sonra göz açtırmayacağız inşaAllah. İddia Edilen Ergenekon Örgütü çok hayati bir konudur. Türkiye’yi bölmeye kalkıyor adamlar. Birçok kişiyi şehit ettiler.
  • Anadolu halkını mahçup eden, kendince taklit eden üslup çok çirkin. Niye hürmetle, saygıyla konuşmuyorsun? Niye değer vermediğin imajını oluşturmaya çalışıyorsun? Sürekli adam yerine koymayan bir üslup. Anadolu’nun içinde sanki sırtlan geziyor gibi. Bu hürmetsiz üslubu bırakacaklar. Çok değerli Anadolu insanı, onlara çok değer verdiklerini, onlardan aşağıda olduklarını gösterecekler. Üst perdeden olmayacak, aşağıdan yukarıya doğru bakacaklar. Tepeden bakılmasını istemiyoruz.
  • Taha Akyol, Ahmet Hakan, Fatih Altaylı bu kimselerin Saadet Partisi hakkında yazdıkları yazıların şöyle bir faydası oluyor, biz olayın boyutunu daha iyi anlıyoruz. Dolayısıyla bizi zamanında uyandırdıkları için teşekkür ederiz. Bir de pekiştiriyorlar, daha da güzel. Her övdüklerinde birşey anlıyoruz. Numan Kurtulmuş onlara hayırlı uğurlu olsun, ama milletimizin seçimlerini görecekler. Organize ve toplu bir savunma var. Bu biraz acayip. Bir de Türkiye’ye akıl verdiğini zanneden ve Türkiye’yi yönlendirdiği iddasında olanlar çıktı. Sanki millet onlara bakıyor. Önder havasında yol gösteriyor. Sadece şöyle bir faydaları oluyor, sağa git dediyse gitme, aydınlık dediyse karanlık, kötü dediyse iyi, iyi dediyse kötü, her övdüklerinde birşeyler anlıyoruz.
  • Timsahın gözyaşları olmaması için Karzai çıksın, “Allah'ın emri, tüm Müslümanlar birlik olsun” desin. Barış, kardeşlik mesajları onları daha delirtir. Oturup gözyaşı dökeceğine. Ağlamakla olmaz, imanla olur, kararlılıkla olur. Allah'a verilecek bir can borcun var, “İttihad-ı İslam’ı istiyorum” de, “Türk İslam Birliği istiyorum” de, gazeteciler çevrende, “Allah bizi Hz. Mehdi (as)’la karşılaştırsın, Hz. İsa ile karşılaştırsın” de.
  • Karzai çıksın kürkresin. Allah’ın emri Türk İslam Birliği. Türkiye lider olsun bu beladan çıkalım desin. Barış mesajları etkili olmaz. Karzai’den niye duymuyoruz Türk İslam Birliği’ni? Bir de gözyaşı modası çıktı. Ağlayarak olmaz. Bize teslim edin Afganistan’ı, bir sorun olursa bize söyleyin. Oraya doldurmuşlar sapık Amerikalılar’ı, ama masum olanları, kandırılmış olanları tenzih ederim. Nerede imansız psikopat, satanist tip varsa doluşmuşlar oraya. Afganistan’ı da Irak’ı da adeta geneleve çevirdiler. Herifler sabaha kadar şarap için gece yarısı tekmeliyorlar kapıları. Karzai de hüngür hüngür ağlıyor. Allah bizi Hz. Mehdi (as) ile karşılaştırsın desene, ağlayacağına. Ahmedinejad benim arslanım kükrüyor. Şimdi hadisle de bildirecek. Karzai de korkmasın. Allah “ümitvar olacaksınız" diyor. “Yeis ve ümitsizlik olmayacak” diyor. Halkın önünde bir lider ağlarsa, öbürü bayılır o zaman. Ne korkuyorsun? Bütün basını topla, Hz. Mehdi (as)'ı müjdele. Mesela Ahmedinejad’ın ömrüne ömür katıldı. İran’ın da başından belalar kalktı. Bir Evanjeliğin beyninde şimşekler çaktırır bu. Hz. Mehdi (as) zuhur etti dedi, bütün Evanjeliklerin iliği çekildi. Göğsünü gere gere Birleşmiş Milletler’de söylüyor inşaAllah.
  • Hz. Mehdi (as)'a tabi olduktan sonra bir insanın kanla ilgisi kesilir. Hz. Mehdi (as) asrının en modern, en şefkatli insanıdır. Demokrasinin en güzeli onunla gelecektir. Hıristiyan’ı da kimseye karışmaz, kimse birbirine karışmaz.

 

İnsanlar, balarılarının beyleri etrafından toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çevresinde toplanırlar. DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, O ADALETLE DOLDURUR. ADALETİ O DENLİ OLUR Kİ, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. DÜNYA, ADETA ASR-I SAADET DEVRİNE GERİ DÖNER. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29) 

Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)'in yolunda gidecek,uyuyan kişiyi uyandırmayacak, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 163)

Bunu Peygamber (sav) söylüyor. Vahiy geliyor. Cibrilin söylediği bişeydir bu. Cibril söylüyor.

 

37/173- Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.

1994 yılını veriyor. Demek 94 yılında karşı atak başlamış deccal ordularına karşı. Hz. Mehdi (as) ve manevi ordusu deccal ordusuna karşı cevap veriyor.

  • Türban takan da takmayan de benim birebir kardeşimdir üstünlük iddiası çok sakat olur.

Düşmanlık ve kini de kaldıracaktır... KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. SAVAŞ DA AĞIRLIKLARINI BIRAKACAK. (Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334)

Silahlar eritiliyor. Kuran’da Hz. Zülkarneyn (as) Kıssası’nda bahsedilen de odur. Çelik de eritilecektir ve sanayiide kullanılacaktır.

  •  İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün kahpe bir yöntemi vardır. Bir bakarsın Türk milliyetçisidir, bir bakarsın satanisttir bir bakarsın Maocu komünisttir. Sapıktır bunlar. Madem böyle bir çıkışınız oldu, bu kadar Türk milliyetçisini niye şehit ettiniz? 22’ye bölmenin milliyetçilikle ne ilgisi var? PKK’yı niye destekliyorsunuz? Bir de “ben milliyetçiyim” diyorsunuz. O ne demek? Bunların ideolojisinin Marxist, Leninist, komünist olduğunu ve PKK’yı da bunların kurduğunu anlatmak lazım.150 Senedir akıttıkları kanlardan deniz olurdu. Neden yaptıkları da meçhul. “Agarta ülkesinden emir geldi” diyor. “Cinler, şeytanlar yol gösteriyor” diyor, “yeraltı mağaralarından haber geldi” diyor. Bu   ne böyle karmakarışık? Deliysen git Allah’ a yalvar. Şambalalar, Agartalar, Stalin, Lenin filan ne konuştuklarından haberleri yok. “Türk” kelimesini ağzınıza almayın. Siz Türk milletini yoketmeye niyet etmiş bir iblis ordususunuz İddia Edilen Ergenekon Örgütü. Bir takım Evanjeliklerle de işbirliği yapmışlar, memlekette ne kadar it, kopuk varsa başlarına toplamışlar. İddia Edilen Ergenekon Örgütü, Evanjeliklerin kurduğu kahpe bir kan dökme örgütüdür. Sen bizim karşımıza Türk İslam Birliği kuracağım diye değil Türkiye’yi 22’ye böleceğim diye geliyorsun ve 3 milyon vatandaşımızı bir gecede katletmeye hazırlanıyorsunuz. Ne kadar arsız adamlar. 
     

13/36- Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler; fakat (müslümanların aleyhinde birleşen) gruplardan, onun bazısını inkar edenler vardır. De ki: "Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm O'nadır."

Ehli Kitap sevinir Kuran’la. Ama bazı Evanjelikler ve bazı kişiler onu inkar ediyorlar. Müslümanın kan dökmekle olay çıkarmakla işi yok.

 
Hz. Harun (as)’ın sakalından çok bahsedilir Tevrat’ta. Masonlarda Hz. Harun (as)’ın sakalından bahsedilen dua var, onunla çıraklık törenine giriş yapıyorlar. Hz. Harun (as)’ın saçına sakalına sürdüğü güzel kokulu yağdan bahsedilir. Tevrat’ta “Harun” kelimesi çok yerde kodlanmıştır. Levililer Kitabı’nda 25 yerde gizlenmiş. Kuran’da Hz. Harun (as)’ın saçından ve sakalından bahsediliyor.


28.09.2010, Kaçkar TV, 28 Eylül 2010 

Peygamberimiz (sav) bir olay olacak diyor, bunun olması mucizedir. Önceden bildirilmiş 30 olayın arka arkaya olması mucize üstüne mucize üstüne mucizedir. İyi düşünülmesi gereken bir mucizedir. İmanı zayıf bazı kardeşlerimiz de "Adetullah içinde olmaz" diyor. Allah "olur" diyor, Peygamberimiz (sav) "olur" diyor.  Hani olmuyordu? Türk İslam Birliği neredeyse bitmek üzere. Siz olmuyor derken Türk İslam Birliği kapıyı çalacak, siz de göreceksiniz. Allah’a derin bir iman olması gerekir. Heyecandan rahatsızım diyor bir kardeşimiz. Heyecan çok güzel birşey. Neden ondan kurtulmaya çalışıyorsun? Allah sevgisinin tezahürüdür heyecan. Gördüklerimden sürekli heyecan duyuyorum.

Küçük bir çocuk görüyorum, heyecan duyuyorum. Kedi görüyorum, heyecan duyuyorum. Ama sadece Allah’tan korkulacak, Allah Kendi dışında bütün korkuları haram kılmıştır. Korkuyu kabul etmeyecek, ona direnecek. Sinirini nasıl yenebilir? Hz. Eyüp (as) “Ya Rabbi bana şeytandan bir azab dokundu” diyor. Allah “su iç, yıkan ve ayaklarını hareket ettir” diyor. Fazla yemek, kilo, uykusuzluk sinir yapar ama en çok tevekkülsüzlük sinir yapar. Allah’a tevekkül etmedin mi, sinirlerin tef gibi gerilir.  Allah sevgisini, Allah korkusunu insan yaşadı mı iliklerine kadar rahatlarsın. Allah’ın tecellilerine aşık olmak sinirin en iyi ilacıdır. Allah rızası için yaparsın ama yan etkisi budur, sinir kalmaz insanda. Sevemediğinde ve sevilemediğinde sinir gelişir. Sevildiğini ve sevdiğini bilen bir insanda sinir kalmaz. Aç kaldığında insan sevgiye, insanın sinirleri tef gibi gerilir. Ama mesela jaguar arabada atom forvet adamı görünce “sevgim coştu” diyor. Sevgin değil, hevesin coştu. Sevgi çok derin bir duygudur ve Allah sevgisine dayanması gerekir. Allah sevgisine dayanmayan sevgi, heves, tiksindiricidir. Sırtlanlar da bayılıyor birbirine. Birbirlerini yalayıp duruyorlar. Allah rızası için değil de madde için, sevenin konumu da aynı olur. Allah korkusuna dayanması lazım, ruhta o zaman Allah tutkuyu ortaya çıkarır. Net mucize işte size söylüyorum dinsizde tutku oluşmuyor. Sadece Allah’ı sevenlere mahsus bir güçtür tutku. Onun dışında eli mahkumdur, çıkara göre hareket edecektir. 

Gerçekten Allah’a iman eden bir insanla bütün dünya baş edemiyor. Mesela bir kişi olsun, ama hakkıyla Allah’a iman etsin, bütün dünya dinsiz olsun, o bir kişiyle baş edemezler. Mucize oluyor. Hz. Zülkarneyn (as) geliyor tek başına, Yecüc Mecüc çok kalabalık ve zeki varlıklar, yamanlar. Hepsini dize getiriyor. Yecüc Mecüc Hz. Zülkarneyn (as)’la baş edemiyor. Nemrut da çok zekidir ama Hz. İbrahim (as)'la baş edemiyor. Mesela Firavun çevresine en zeki insanları topluyor. Ama Hz. Musa (as)’la baş edemediler. İlahi akılla, Allah’a dayalı akılla baş edemezsin. Onun dışında sıkıntılar adamı sarar, kurtulamazsın. Gidiyor adam diskoda sinirlerim gergin diyor, viskiyi doldurup içiyor, midesi yanıyor, karaciğeri bozuluyor....

Gidiyor diskoya sağında cinsi sapık, solunda mafya, hepsi değil tabi ben bir kısım insanları kast ediyorum, Allah korkusu yok, tutku yok, sinirler gergin, birçoğu silahlı adamların, ruhsatsız silah taşıyorlar. Bir eğlendik, bir eğlendik diyor, sinirleri yatışmadığı için akşama kadar uyuyor, sürekli gergin, kurtulamıyor ondan. Bundan kurtulamaz Allah’a teslim olmak da dil ucuyla değil. Çok şiddetli teslim olacaksın Allah’a. Dünyada cenneti yaşarsın. 

Peygamberimiz (sav) Allah’ın hak olduğunu kendisinin hak peygamber olduğunu göstermek için Ahir zamanda mucize gösterdi. Bütün dedikleri oldu. Şimdi bir mucize daha olacak, İslam dünyaya hakim olacak ve münafıklara rağmen bu olacak. Hz. Mehdi (as)'ı göreceğiz, ama  aklımızın ihtiyarı kalkmaz, çok makul olur. Bu kişi zaten Hz. Mehdi (as) olarak ortaya çıkacağı belliydi, Amerika ile anlaşmış, zaten Müslümanların durumu belliydi, biri gerekiyordu, hayırlı uğurlu olsun diyecekler. Bakalım Hz. İsa (as)’a ne diyecekler. Anası babası yok, ama bakalım ne diyecekler. “Kıyafetlerini de bir yerde bulduk” diyecekler. 2000 yıllık parası olacak yanında, beylik eşyaları olacak, ama bir yerde bulmuşlar toplamış getirmişler diyecekler. Hz. İsa (as) da Hz. Mehdi (as) gibi aynı soydandır. Genetik olarak saçından bir parça alınıp bakılabilir. Aynı genetik yapıya sahip olacaktır. Onlarla uğraşmayız ama somut olan, İslam dünyaya hakim olacak. Ölü diriltmesine insanlar açıklama yapacak, körün gözünü açmaya açıklama yapacaklar, zaten görüyordu gözü diyecekler. Çamurdan kuş biçiminde birşey yapacak, üfürecek, anında uçacak kuş. Ama buna da açıklama getirirler. Ama İslam’ın ezici dünya hakimiyetini açıklayamayacaklar. Hani karşı koyuyordunuz? Hani din yok olmuştu? Hani Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as) yoktu? Hani Adetullaha aykırıydı? En büyük delil dünya hakimiyetidir. İkinci en büyük delil Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’ın ölümünden sonra küfrün hızla dünyaya geri dönüşüdür. Sel baskını şeklinde. En sonunda kıyameti görecekler ama “Nemesis gelmişti zaten, gök taşları da yığıldığı için taş yağması da makul” diyecekler. Deli ile baş edemezsin. Orada da manyaklıkları sürüyor. Dirildiğinde de bu manyaklar bir açıklama getiriyorlar. Kapitalistlerin beyinlerindeki elektromanyetik akımı alıp onları sonsuz bir yaşama hapsedip, sonsuz eziyete mahkum edildiklerini düşüneceklerdir. O bizi etkilemez tabii ne düşündükleri. Müslümanlar Cennette rahat yaşayacaklardır. Ama insanların ne kadar deli düşünmeye menyel olduğunu göreceksiniz. Hz. Mehdi (as) çıkıyor, mutlaka şüphe gözüyle bakarlar. Devletlerin bir çoğu halkından şüphe eder ve birçok devlet şu an milleti aşağılık görür ve ezilmesi gereken potansiyel olarak görür. Komünist devletlerde de halk potansiyel şüphelidir. Güvene dayalı sistem Hz. Mehdi (as) devrinde oluyor. Hz. Mehdi (as) diyor ki “ben size güveniyorum.”Ama Allah’tan korkmayan Hz. Mehdi (as)’dan korkuyor. Hz. Mehdi (as)’ın bilinmeyen bir yönü var, cin alemine hakim olacak Hz. Mehdi (as) Hz. Süleyman (as)’da da vardı bu. Cin betondan, çelikten geçer, ta kafasına kadar girer cinler. Hz. Mehdi (as)'a dost, küfre karşı saldırgan ve kinli olacaklar. Hz. Mehdi (as) gizli mikrofonlara, şunlara bunlara ihtiyaç duymayacaktır. Hz. Süleyman (as) kıssasında işaret var, şeytanlar birbirlerine zincirlerle bağlı. Bu demir zincir değil, manevi zincirdir. Hz. Mehdi (as)’ın kurduğu manevi zincirden kurtulamıyor şeytan. Peygamberimiz (sav), Hz. Süleyman (as) gibi dünyaya hakim olacak diyor. Hz. Süleyman (as)’ın özelliklerinden biri cinlere hakim olmasıdır. 

Benim Maocu bir arkadaşım vardı. Fındıklı Güzel Sanatlar Akademisi’nin karşısındaki kırtasiyecide konuşuyorduk. “Farzet ki öldün, birden dirildin, bambaşka bir alemdesin orada Allah’a inanır mısın” dedim, “sen niye olaylara böyle bakıyorsun? Onun da mutlaka diyalektik bir açıklaması vardır” dedi. Maocu küçük bir grup vardı. Her türlü fraksiyon vardı. Okulda öğrenci derneği toplantısı yapılmıştı, sinema salonunda toplandık, garnizon gibi herkes parkalı, postallı filan, seçim yapıldı, yanlış hatırlamıyorsam bir tane boş oy çıkmıştı. Hepsi Marxist fraksiyonlara dağılmıştı oyların. Hilmi Yavuz hocamız o zaman Marxistti, hocamı ben konuşup ikna etmiştim. Hasan Kaçan askeri parkayla geziyordu, bana dik dik bakıyordu. O da dindar oldu sonra. 

18/65- Derken, Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.

Allah’ın özel olarak rahmet verdiği ve özel ilim öğrettiği Hz. Hızır (as)’ı buldular ama aynı zamanda Hz. Mehdi (as) anlatılıyor. Hz. Mehdi (as)’da Hz. Hızır (as) özellikleri çoktur. Hz. Hızır (as), Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) üçü sac ağı gibi birbirlerini destekler.  

18/66- Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" 

Hz. Mehdi (as)'a talebe olmak çok tehlikeli ve zordur. Herkes heveslenir ama Hz. Mehdi (as)'a talebe olmak zordur. Onlar rüya alemi gibi zannediyorlar böyle gidersin yemekler yersin filan, öyle değil. Yağmur gibi bela yağar insanın üstüne. Benim canım tatlı, hanım da evde bekliyor diyor, o zaman olmaz 


18/67- Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." 

Bu Hz. Mehdi (as)’ın da ifadesidir. Mutlaka bir anormallik göreceksin. Batın değil zahir gözüyle baktığın için anormallik göreceksin. Hz. Mehdi (as)'ı da sapkınlıkla suçlayacaklar anlayamadıkları için. 


18/68- (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" 

Özünü bilmiyorsun nasıl sabredeceksin? 


18/69-(Musa:) "İnşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. 

Kilidi açıyor inşaAllah diyor Hz. Mehdi (as) talebelerinin üslupudur. Belirli işlerde değil akla gelen hiçbir işte karşı gelmeyeceğim diyor 


18/70- Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." 

İstisnasız “hiçbirşey” diyor. “Sana hikmetini açıklayacağım, ama ben açıklamadan sakın sorma” diyor. 


18/71- Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." 

Hep ikiler kıyamet de 20120’dedir, belki de saat 2’dedir. 


18/71- Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın."

Hz. Hızır (as)’ın özelliklerinden biri de mesela gider bombalar binayı, yıkar. Anlayamazsın faili meçhul olur, bulamazsın. 

“Sabotaj yaptın ne yapıyorsun? Suç işledin” diyor, harama girdin diyor. Müslümanlar için, içinde insan bulun gemiyi batırmak haramdır. 


18/73- (Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi. 

Hz. Mehdi (as) varsa Hz. Hızır (as) vardır. Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as) Hz. İsa (as), üçü bir araya gelmezler hep ikisi olur. 


18/74- Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın." 

Hz. Mehdi (as) zıtlarını Hz. Hızır (as) öldürür söyleyeyim. Faili meçhulle öldürür. Hiç bir şekilde de bulmazsın. İnsan olmadığı için bulamazsın. Yemin ediyor sen kötü iş yaptın diye halbuki vahiyle hareket ediyor. Ama insani tepkiyle söylüyor. 


18/77- (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin." 

Hz. Hızır (as) ister yer, ister yemez. Bir ay iki ay yemek yemez. Ama insanlar 2 gün yemese perişan olurlar. Duvarcı ustası. Bütün masonların üstadı, mürşidi olacaktır Hz. Mehdi (as) Kuran’ın işareti bu aynı zamanda. Aynı zamanda yıkılmış duvar 2 yerde var Ayasofya’da var, o inşaa edilecek, ikincisi Süleyman Mabedi, o duvar Allah tarafından özel muhafaza ediliyor. O duvarı Hz. Mehdi (as) yükseltecek, tapınağı yeniden inşaa edecek. Hz. Mehdi (as) vesilesiyle tüm masonlar iman edecek göreceksiniz.

Allah rızası için yapıyor ücret almaz. 


18/78- Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim. 

Anlaştık artık  ayrılıyoruz. 


18/79- "Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı."

Annesi onu minik canıyla küçük bir gemiye koymadı mı? Normalde çok tehlikeli olduğu belli. Annesi onu ölsün diye mi suya attı? Firavun eline geçirdiği çocuğu öldürmüyor muydu? Annenin seni bırakması ledün ilmiydi. Seni ölsün diye bırakmadı, kurtulsun diye bıraktı, aynı yöntem. 


18/80- "Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı,  onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk."

Hz. Mehdi (as)'a zarar vereceğine emin olursa Hz. Hızır (as) o şahsı öldürür. Hiç bir delil bulamazsın istersen 100 sene ara. Hz. Musa (as) bir yumrukta o şahsı öldürmedi mi orada? Kaderindeydi, Allah’ın emriydi istemeden oldu. Hz. Hızır (as) niye o adamı öldürdün diyor mu? 


18/81- Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik." 

Bu da Hz. Mehdi (as)’dır. Deccalin öldürüleceğini Hz. Mehdi (as)’ın da Hz. Hızır (as) tarafından destekleneceğini gösteriyor. Hz. Mehdi (as) hem çok temizdir hem çok merhametlidir, ana özelliğidir. 


18/82- "Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu." 

Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as) ikisi de yetimdir. O define Hz. Süleyman (as)’ın sandığı ve kutsal emanetlerin tamamı Tevrat ve İncil’in orjinalleri. İkisinin de babası Hz. İbrahim (as)’dir.

Daha önce müsade yok bulamazsınız o defineleri. Herkes binlerce yıldır arıyor, Hz. Mehdi (as) eliyle koymuş gibi bulacak. 

Amerika Vietnamla 500 bin ton bombayla baş edemiyorlar. Meşru nizami kuvvetlere karşı gerilla savaşı müthiş teknik üstünliğe sahiptir, avantajlıdır. Bölgenin coğrafi konumu açısından da sınır bölgesi olmasından dolayı avantajlılar ve karşı bilimsel çalışma yapılmadığı için de avantajlılar. Bilimsel karşılık vermedin mi sen rüzgar esiyor, ateş yanıyor, istediğin kadar üstüne taş at, ateş yanar. Komünist gerilla savaşına karşılık nizami kuvvetlerle mücadele yapılmaz. Kontür gerilla yöntemi de asla olmayacağı için, çünkü çok büyük zulüm meydana gelir ve çözüm değildir ve Kuran ahlakı açısından asla olmaz. Ama ilmi mücadele ile ona enerji veren gücü kesiyorsun sen. Gözünüzün önüne getirin 500 bin ton bomba nasıl olur. Amerika’nın en galiz hatası anti komünist propoganda yapacağına komünistlere ideolojik destek sağladı Amerikalı Darwinistlerin sahte bilimsel delillerini alıp Vietnam’lı komünistler, Lenin’in dedikleri doğru diye halkı ikna ettiler. Amerika Darwinizmi yıkacağına sahte bilimsel delillerle destekledi ve yanlış da olsa bir inanç varsa, inançsızlığı yener ve nitekim yenmişlerdir. Amerika’nın galiz hatası, hem Darwinizmi savunuyosun, hem Evanjelikleri savunuyorsun, hem  (haşa) Allah 3’tür diyorsun, komünistler yener o zaman. Aynı hataya düşmeyelim. Bomba değil, bilgi. Amerika’nın o zaman da radyoları vardı, istese yapardı. Bush korkuyordu “ben Darwinizme karşıyım” diyemiyordu. “Ben anti-Darwinistim” diyemedi. Diğerleri de diyemedi. Bu delikanlılık, yiğitlik ister. Diyemezler de. 


20/3- 'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik). 

Allah’tan korkmayan adamlara merhametten şefkatten bahsediyorlar. Zaten Leninizmin şartıdır bu acımamak. Adam Leninizmin gereğini yerine getiriyorum ben diyor.

2010-09-29 16:42:26
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top