Adnan Oktar'ın 29 Eylül 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

29.09.2010,  Samsun AKS TV

  • Ekonomik kriz her yanda devam ediyor tabii. Ama fakir ülkelerde mesela adamın buzdolabı yok, çamaşır makinesi yok, onu kriz vurmuyor. Ama zengin ülkelerde adam lüks çamaşır makinesi, lüks buzdolabı alamıyor, onu vuruyor tabii, daha çok hissediliyor. Yoksa tabii ki her ülkede etkisi oluyor ama Türkiye’de gerçekten mucize tarzında etkisi olmadı.

    (Ahmedinejad’a tercüme saygısızlığı konusu)
  • Ahmedinejad kelime kelime beni takip ediyor maşaAllah. Kadınlar hakkındaki görüşümle de uyum halinde. Ahmedinejad hiç korkmasın, Allah’ın izniyle bunları konuştuğu sürece sırtı yere gelmez. Bu konuşmayı tercüme etmiyorlar, konu Mehdiyet. En çok kullanılan kelime Mehdiyet olacaktır. Ahmedinejad Allah’ın koruması altında. Konuşması tercüme edilmemiş olabilir, hayırlı olmuş şimdi biz sürekli konuşmasını yayınlarsak, bir kere değil defalarca gündeme gelmiş olur.  Birleşmiş Milletler tercüme etmemiş olabilir basın toplantısı yapsın, kanallarda anlatsın. İran’ın CNN gibi ünlü bir kanal meydana getirmesi lazım imkanı da var. Müslümanların kullanabileceği ve tebliğ yapılabilecek ünlü bir kanal. Renkli, canlı bir özel kanalı daha çok kişi takip eder. Devlet kanalları resmi olduğu için çok takipçisi olmayabilir. “Allah bir ve tek anıldığında öfkeyle kaçtıklarını görürsün” diyor Allah. Helal olsun Ahmedinejad’a.
     
  • Ahmedinejad’ın Sünni inanç ve Tevrat’ta belirtilen anneden babadan doğan bir Hz. Mehdi (as) beklediği anlaşılıyor. Şia alimlerin de bu konuda ona yardımcı olması gerekiyor. Hz. Mehdi (as)'ın yüzlerce yıl mağarada bekleyen bir insan olmadığı belli bu bir takiyyeydi, artık bu korumaya gerek yok, bunu durdursunlar.
     

        (Alemdaroğlu’nun İslam Devleti olmakla ilgili açıklaması ile ilgili)

  • Alemdar amca Türk İslam Birliği istemez. Ben de dedim ki adamcağız yargılanırken acaba üslup mu değiştirdi şirin görünmek için. Demek ki adam düzeliyor dedim. Bir kere Türkiye laik vasfını asla kaldırmaz. Laiklik dinin bir gereğidir zaten, laiklik gitti mi münafıklık gelir. Alemdar dedenin ders vermesine gerek yok. Alemdaroğlu bize bir anlatsın, Maocu komünist sistem Türkiye için bir tehlike mi bize bir anlatsın. Darwinist, materyalist sistem 1. ve 2. Dünya harbinin, komünist, faşist sistemlerin meydana gelmesine, onların ortaya çıkardıkları büyük katliamlara ve milyonlarca insanın ölmesine sebep oldu. Bu konuda görüşleri nedir? İddia Edilen Ergenekon Örgütü komünist, Stalinist, faşist, alçak bir örgüt müdür? Bizi bilgilendirsini tabii kendisini tenzih ediyorum, daha yargılanıyor, bilemeyiz. İddia Edilen Ergenekon Örgütü’nün mensupları kahpe, vatan düşmanı, alçaklardan mı oluşuyor? Biz bilmiyoruz, o hoca biz öğrenciyiz o bize anlatsın. İddia Edilen Ergenekon Örgütü kahpeleri Türkiye’yi 22’ye bölmek istiyorlar mı? İddia Edilen Ergenekon Örgütü kahpeleri Evanjeliklerin maşası mı? Biz bilgilenmek istiyoruz çünkü değerli bir büyüğümüz, Atatürk’e karşı muhabbeti nedir? Türk devleti üniter yapısını devam ettirsin mi? Büyük Türk Birliği kurulmalı mı? Atatürk’ün dediği gibi devletler kendi üniter yapılarını koruyarak Türk İslam Birliği oluşmalı mı? İddia Edilen Ergenekon Örgütü kahpeleri hakkında görüşü ne? 3 milyon vatandaşımızı şehit etmeyi göze almış İddia Edilen Ergenekon Örgütü hakkında ne düşünüyor? Şu an yargılanıyor, umarız da aklanır. Ama bilen bir kişi olarak bu konuyu bize açıklasın.

 

  • PKK ateşkes uzuyor konusuyla ilgili olarak

    Sayın Ahmet Türk’e bir saldırı olmuştu gerçekten ciddi şekilde ayıpladım. Bu vatanın evladıdır. Demokratik yöntemlerin dışına çıkılması kalleşce bir yöntemdir. Görüşlerini beğenmeyebiliriz ama bu kalleşçe bir harekettir. Konuşma yaparken saldırmak delikanlılık mıdır? Fikrine karşıysan ilmi açıklama yaparsın. Bilimsel çalışma o kadar kolay ki. Bir yerde tifo veya verem salgını oluyor, halk bilinçsiz, bilgilendirirsek geçer diyor, halkı eğitiyorlar. Nerede nasıl oluşur, hangi ilaçla geçer bilgilendiriyorlar ve hastalık ortadan kalkıyor. Bediüzzaman bu da bir taundur diyor. Fen ve felsefeden tevellüt eden bir ceryan-ı Nemrudane Ahir Zamanda yayılır diyor. Hz. Mehdi (as)’ın da buna karşı yine fen ve felsefeyi kullanarak, bilimsel metodları kullanarak kökten ortadan kaldıran bir tavrı olacak diyor. Bediüzzaman’ın tek bir deccaliyet tarifi var, Darwinist materyalist felsefe.
  • Sağlığa zararlı et üreten firmaların açıklanması 13 Aralık’a kadar gecikmesi geç olur. 13 Aralık’a kadar insanlar o etleri yiyecekler. Tarım Bakanı Mehdi Eker Bey’den rica ediyoruz, bunu hızlandırsınlar.
     
  • (Mehmet Eymür’ün “iş Öcalan’ı affa doğru gidiyor” başlıklı haberi ile ilgili)
     
  • Abdullah Öcalan’ı affetmek, hapsetmek, orada askeri müdahale yapmak, polisiye önlemler almak hiç bir şekilde süreci değiştirmez. Her halikarda komünist-marksist ideoloji tırmanır. Çözüm bilimseldir. Adamı affedersen PKK kudurur, adamı cumhurbaşkanı yapacağız diye ortaya çıkarlar. İstekleri bölünmeyle de bitecek gibi değil, diğer yerleri de komünist yapmak istiyoruz diyor. Burada bilimsel mücadele yapılması lazım. Eninde sonunda yapılacak budur, bundan kaçmamak lazım. Bundan kaçtıkça adam üst perdeden konuşmaya devam ediyor, pazarlık yapıyor “bir yıl daha müsade ediyorum” filan diyor. Sen kimsin de bir yıl daha müsade edeceksin? Adamlar Öcalan’ı çıkarıp, o toprağı ayırıp, orada bir komünist devlet kurup, onu da devlet başkanı yapmak istiyorlar. Amerika da istiyor, diğer bazı ülkeler de istiyor. Evanjeliklerin Armageddonu yapması için bu gerekiyor. Çünkü Evanjeliklerin orada adam öldürmesi için bir gerekçe gerekiyor. Bush “yecüc mecüc çıktı” diyor, açıkça “Fırat Havzası’nı yecüc mecüc işgal etti” diyor, Kürt kardeşlerimizi kastediyor. Amerika ne diyecek? Bir komünist ordusu hakim oldu. Bakın Türkiye’yi böldüler, bunlar kaşınıyor diyecek. Birleşmiş Milletler’den karar çıkaracaklar, “bunları bize bırakın diyecekler”, sonra da ortalığı birbirine katacaklar. Armageddon gecikti, sıkıldılar. Öcalan’la ilgili konuları haber olarak yazmaya ne gerek var ki zaten? Bu haberlerle hiç muhatap olmamak da bir yöntemdir. Sanki adamların pazarlık imkanı varmış gibi bir imaj oluşturuyor. Sürekli bölünmeden bahsediliyor. İnsanların beyni o fikire doğru acabaya gidebilir. Bu ağzı hiçbir vatanseverin kullanmaması lazım. Yok rüyamda gördüm 3’e bölündük, rüyan kendine kalsın. Az yiyip yatarsan kabus görmezsin. Silindir gibi ezeceğimiz bir fos düşünceyi sanki hakikaten kaale alıyormuşuz gibi düşünülebilir.
     
  • (Fethullah Gülen’in Mavi Marmara yardım gemisinde vefat edenlerin şehit olmadığını açıklaması ile ilgili) Fethullah Hocamız çok değer verdiğimiz bir büyüğümüzdür ama böyle bir söz şehit ailelerini rencide eder. Gemiye binenler gelsin bizi vursunlar diye binmediler. Sonucunda bu insanların hiçbir çıkarı yok. Ev de vermeyecekler, araba da vermeyecekler. Filisitin’li çocuklara, annelere yardımcı olalım diye. Hayatlarını tehlikeye atarak yardımcı olalım diye İsrail’in de o konuda hoşgörü göstereceğini ümit ederek bu yola çıkmışlardır. Tebliğ niyetiyle, yardım niyetiyle, hayır gözüyle bakarak çıkmışlardır. Allah için yola çıkan bir insan Allah yolunda herhangi bir şekilde öldürülürse şehittidir. Ailelerinin gönülleri müsterih olsun. Fethullah Hocamızın da benim dediğimle mutabıktır izahı ama bazen anlatılanı tam aktarmıyorlar, sanki farklı konuşmuş gibi imaj oluşuyor. Anlam tamamen değişiyor. Yeniden sorun, böyle birşey kastetmediğini göreceksiniz. Çünkü gidenlerden birini tanıyorum ben. Hatta beni çok sevdiğinden çocuklarının adını Harun Yahya koydu. Psikopat, kan aksın diyen bir insan değil, mazlum bir insan. Orada yardım dağıtırız, ambargo da kalkar, diyerek gittiler. Gemide çok fazla kadın, çocuk, yabancı insan var, İsrail'in böyle birşeye kalkışacağını hiç tahmin etmediler ve daha önce tecrüne edilmemiş ani gelişen bir durum oldu. Aslanlar gibi şehit oldular, ama tabi bu tip olaylarda çok tebirli olmak lazım. Ben kardeşlerimiz oraya giderken söyledim oradaki kardeşlerimize söyledim, mutlaka İsrail devletinin gemiye çıkıp arama yapmasına izin versinler dedim. Allah için samimi hareket etmişlerdir, tecrübeleri de yok. 1. Dünya Savaşından beri ilk defa olan bir olay. Kasten olmadığı belli. Fethullah Hocamız da o anlamda dememiştir.
     
  • En etkili mücadele bilimdir. Abdullah Öcalan yıllardır hapiste. Bu birşey değiştirmiyor. Adam daha da rahat yaşıyorlar. Öcalan gerilimli yaşıyordu, şimdi rahat yaşıyor. Çözüm iman hakikatlerinin anlatılmasıdır. Güneydoğu Anadolu’da imansız bir nesil yetiştirdiler, hepsini demiyorum tabi, bir kısım gençleri ve onları kolaylıkla PKK’lı yaptılar. Hitler gençleri nasıl Faşist yaptı? Eğitti, Faşist oldu adamlar. Makul insanlarken gözü dönmüş Faşist oldular. Franko taraftarları eğitimle oluştular. Mao eğitimle taraftar topladı.
  • (Türban konusu ile ilgili) Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda samimi, Tayyip Erdoğan da samimi. Kıyafet konusunda baskıyı yanlış buluyorum. Kesinlikle gençlerin kendi kanaatine bırkmak lazım. Tam demokrasi ortamı olması lazım. Başı açıklara da tam saygı ve sevgi, başı kapalı kardeşlerimize de aynı şekilde sevgi olması lazım. Bu ayırım konusuymuş gibi üslup geliştirmek çok tehlikeli olur. Kimi ister ceket giyer, kimi ister gömlekle gezer. En güzeli özgürlüktür. Samimi olarak insanlar bilimi sanatı yaşayacaklar. Baskı oldu mu, akıl gider. Sinirlerini, aklını, sanat gücünü, samimiyetini bozarsın, adamı münafık haline getirirsin. Baskı kalkacak. İsteyen istediği gibi özgür olsun.
     
  • Amerikalı askerler Darwinist yetiştiriliyorlar. İnternette olsun, filmlerde olsun kan dökme, sadistlik, vampirlik, korku filmleri, psikopatlık, manyaklık o tarz filmler seyrederek, o dünya içinde yaşıyorlar. Sonra da “Şimdi sizi uçsuz bucaksız bir ülkeye götüreceğiz. Afganistan’a götürüyoruz seni, orada istediğin adamı öldürebilirsin. Ne hukuk var, ne kanun ne devlet var, çek vur” diyorlar. Orada kapalı kadınlar var, istediğin gibi kullanabilirsin diyorlar. Amerikalı sapıklar gözlerine inanamıyor. Cinsi sapıkların eğlence yeri haline gelmiş Afganistan. Daha Amerika’dayken adamı heyecandan kan tutuyor. Adam gece viskiyi içiyor, kapıyı vurup açıyor, kadınlara tecavüz ediyor, eşi de varsa çekip vuruyor. Nereye şikayet edecek? Amerikan Merkez Komutanlığı’na git de şikayet et eğer edebiliyorsa. Afganistan’ı boydan boya geneleve çevirdiler, her türlü sapıklığı yapıyorlar. Irak da bu şekilde. Bunun da hak olduğuna inanıyorlar. Evanjelikler bunlar deccal ordusu, az bile yapıyoruz diyor. Bir de etikten bahsediyorlar. Ahlaksızlık çok rezalet hareket bu, ne etikten bahsediyorsun? Bir de yeni duyuyormuş gibi konuşuyor. İttihad-ı İslam’ı istemedin mi, bu devam etsin anlamına gelir. Türk İslam Birliği’ni istemeyen herkes sorumludur. Onların namusu, hayat güvenliği bizden sorulur. Türkiye'den insanlar liderlik bekliyorlar, bekleyecek bir dakikamız bile yok, bir saniyemiz bile yok.
     
  • Evanjelikler öyle sistem kurmuş ki kendileri öldürmeye gerek duymuyor, Müslümanı Müslümana öldürtüyor. Adamlar artık yoruldu öldürmekten, kolları yoruldu. Öldüren de sakallı cübbeli Müslüman, ölen de sakallı, cübbeli Müslüman. Şimdi Zardari’ye sor bakalım Türk İslam Birliği istiyor muymuş. 15-16 yaşında insanlar bu çocuklar. Farzedelim Taliban mensubu olsun bunlar, böyle rezalet mi çıkarman gerekiyor? En fazla hapsedersin. Burada bu yağcılığa niye ihtiyaç duyuyorsun? Müslümanların verdiği parayla Müslümanları vuruyorlar. Bir de niye Türk İslam Birliği’ne ihtiyaç var diyorlar. Zardari'den rica ediyoruz Müslümanı Müslümana kırdırmaktan vazgeçsin, Türk İslam Birliği’ni savunsun, Türkiye ile ittifak etsin, İttihad-ı İslam istesin. Genelkurmay Başkanı da bu konularda söz sahibi bir insan Pakistan ordusunu Hakkın, hukukun, Allah sevgisinin, barışın, kardeşliğin ordusu haline getirsinler.
     
  • En büyük mürşit dahi olsa Müslümanlar arasında birliği sağlayamıyor, nur talebeleri ayrı ayrı, nakşibendi kardeşlerimiz arasında da öyle ayrılıklar oluyor. Tek çözüm Hz. Mehdi. Ancak Hz. Mehdi vesilesiyle birleşme olur.

29.09.2010, Kaçkar tv

Ayetlerimizi inkar edip, bana: "Elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü? (Meryem Suresi, 77)

İnkar ediyor ama aklına taktığı şeyler mal ve çocuklar. Çocuğu sevdiğinden mi? Değil. Çünkü çocuğu sosyal sigorta gibi onun için. Kızı varsa evlendirecek, başlık parası alacak, damattan gelir sağlayacak, kızına evini temizletecek. Oğlu varsa onu çalıştıracak, parasını alacak. Küfür çocuğu gelir vasıtası olarak görür. Mal da zaten materyalist mantığı gösteriyor.

19/78- O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahman (olan Allah)ın Katında(n) bir ahid mi aldı?

Sonucunun böyle birşey olacağını nereden biliyor diyor Allah. Allah aniden canını alabilir, hastalık verebilir, başını belaya sokabilir, çocuklarını elinden alabilir, malını alabilir, nitekim ekonomik krizi durduramıyorlar. Terör oluyor, savaşlar oluyor, çoluk çocuğu ölüyor.

19/79- Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azabta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız.

Sürekli o süreyi genişleteceğim, o azabın ucu bucağı gelmeyecek diyor Allah. Allah’a karşı tavır almasının, Allah’a karşı olmasının acısını tadacak diyor. Çünkü malı da çocukları da Ben yaratıyorum, diyor. “Allah yok” diyorlar. Allah’a karşı nankörlük ediyor, sonsuza kadar Allah cezasını veriyor.

(İslam dünyasındaki baskı ve zulmün rakamlarıyla ilgili)

Bu resmi rakamlar, Darwin’in ortaya çıkışından beri katlanarak devam ediyor. 1. Ve 2. Dünya Harbinde de 350 milyon insan resmi kayıtlarda öldürüldü, bir o kadar da terör eylemleriyle, anarşiyle, vs öldürüldü. Bu Darwinizmin insanlığa getirdiği bela işte.

Hz. İmam Hasan Askerî (a.s) Musa b. Cafer-i Bağdadi’ye şöyle buyurmuşlardır: "Sizlerin, vasim hususunda ihtilafa düştüğünüzü görür gibiyim. Bilin ki Hz. Peygamber’den sonraki imamları kabul eden ama oğlumun (Hz. Mehdi'nin) imamlığını kabul etmeyen kimse bütün peygamberleri kabul eden ama Hz. Resulullah’ın peygamberliğini kabul etmeyen kimse gibidir. Halbuki Resulullah’ın peygamberliğini inkâr eden tüm peygamberleri inkâr etmiş demektir. Son imama itaat de ilk imama itaat gibidir, o halde son imamı inkâr eden, ilkini de inkâr etmiş sayılır. Bilin ki oğlumun gaybeti çok uzun sürecektir. Öyle ki imanlarını Allah'ın koruduğu kimseler dışında tüm insanlar bu hususta şüpheye düşecektir". (Bihar-ul Envar, c.51, s.160; Isbat-ül Hüdat, c.6, s.427)

Adam mesela tüm peygamberleri kabul ediyor, ama Peygamberimiz (sav)’i kabul etmiyor, Hz. Mehdi (as)'ı de kabul etmeyen aynı durumdadır diyor. 40 yıllık faaliyet süresi var Hz. Mehdi (as)'ın, bu süre içinde gaib hükmünde. Çünkü kim olduğu bilinmiyor, yeri bilinmiyor. Gaib imam oluyor.

 

19/30- (İsa) Dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. (Allah) Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı."

Ebcedi 1412. Acaba o yıllarda mı geldi mübarek? Ona mı işaret ediyor?

19/31- "Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti."nerede olursam olayım: Bir dünyada, bir Allah'ın Katında. Cennette de kutludur, dünyada da kutludur.

Demek ki tüm Hıristiyanlar namaz kılacak ve zekat verecekler inşaAllah

19/32- "Anneme itati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı."
Allah beni terörist, anarşist yapmadı, mutsuz bir zorba kılmadı.


19/37- İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkar edenlere.

Mezheplere ayrıldılar, ayrı ayrı ekipler oluşturdular.

19/40- Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

Allah hakim olacak, inananlar hakim olacak. Ebcedi 1992. Hz. Mehdi (as)’ın faaliyetliernin en yoğunlaştırdığı dönemlerden bir dönem.

 

Gerçek şu ki, BİZ ONLARA MELEKLER İNDİRSEYDİK, ONLARLA ÖLÜLER KONUŞSAYDI VE HERŞEYİ KARŞILARINA TOPLASAYDIK, -ALLAH'IN DİLEDİĞİ DIŞINDA- YİNE ONLAR İNANMAYACAKLARDI. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar. (En'am Suresi, 111)

Her türlü delili, belgeyi getirseydik, yine inanmayacaklardı. Şu anda da bununla karşılaşıyoruz. Peygamberimiz (sav)’in Ahir zamanda olacak 150’nin üzerindeki olayını ispat ettik, belgelendirdik, buna rağmen dindar olduğu halde, Müslümanım dediği halde inanmayan ve bu konuyla hiç ilgilenmeyen insanlar var. Peygamberimiz (sav) 1400 yıl öncesinden bildiriyor, aynısıyla çıkıyor, büyük bir heyecan duyması lazım, Peygamberimiz (sav)’e sevgisinin artması lazım, imanının artması, daha da şevklenmesi heyecanlanması lazım, muhatap dahi olmuyor. Dedikodu ve boş işlerle muhatap oluyor. Bir kısmı da faydalı şeyler yapıyor tabi, ama bunun da bir hesabı olacaktır, tabii Allah’ın Katında inşaAllah.

 

Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.

“Şeyh Saduk, Ebu Basir’den şu hadisi rivayet eder: Hz. İmam Sadık bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır: “Allah’a ant olsun ki, bu ayette zikredilen vaat henüz gerçekleşmiş değildir; Kaim (Kıyam edecek olan Hz. Mehdi) zuhur edinceye kadar da bu gerçekleşmeyecektir. Hz. Mehdi zuhur ettiğinde onun kıyam ve zuhurundan rahatsızlık duymayacak olan hiç bir kâfir ve müşrik kalmayacaktır.

Hidayetle yani Hz. Mehdi (as)'a doğrudan işaret var.

Aleyhte faaliyette yapsalar da, kıskansalar da, engellemek için dış devletlerle bağlantı kursalar da, içeride komplolar hazırlasalar da iftira atsalar da, tuzak kursalar da suikast yapsalar da Allah dinini hakim kılacak.


Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir. (Nisa Suresi, 147)

Allah kan dökülmesini istemem, acı çekmenizi istemem. Ama şartını söylüyor Allah, eğer şükrederseniz ve iman ederseniz. Samimi Müslümansanız.

... Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir. (Hac Suresi, 10)

Adam durduk yere kan istiyorsa nedir bu? Psikopatlık istiyorum, sel gibi kan istiyorum, Armageddon istiyorum diyorsa nedir bu? Zulümdür bu.

... Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Ankebut Suresi, 40)

Allah öyle birşey istemiyor adam zorla Armageddon yapacağım diyor, kan akıtacağım, kırbaç yapacağım, can yakacağım diyor. Psikopatlık yapacağım diyor, zor göstereceğim diyor. Allah da böyle birşey istemediğini söylüyor.

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur. (Tevbe Suresi, 32-33)

İslam’ı, Kuran’ı ortadan kaldırmak istiyorlar. Bütün dünyaya hakim olacak Allah sınır koymamış.

19/40- Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

Elbette; kesin hüküm olarak tüm dünayaya Biz varis olacağız, ne demek? İslam tüm dünayaya hakim olacak. Açık ayet.

 

19/40- Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

Elbette; kesin hüküm olarak tüm dünayaya Biz varis olacağız, ne demek? İslam tüm dünayaya hakim olacak. Açık ayet.

6/134- Hiç şüphesiz, size vadedilen mutlaka gelecektir. Ve siz aciz bırakılacak değilsiniz.

6/135- De ki: "Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum. Bu  yurdun (dünyanın) sonu, kimindir, bilip-öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir."

Dünyanın sonuna geldik, dünyanın sonu Hz. Mehdi (as)’ın. Son devirde çıkacak, dünyanın sonu İslam’ın hakimiyetiyle bitecektir inşaAllah.

Hz. Mehdi (as)  vaadedilmiş mutlaka gelecek. Hz. İsa (as) vaadedilmiş, mutlaka gelecek, kıyamet vaadedilmiş mutlaka gelecek. Şüphe etmeyin diyor Allah.
aciz bırkılmış değilsiniz, mutlaka üstün geleceksiniz

Küfür bütün gücünü kullanır. İlmi, maddi, manevi, vargücünü kullanır. Müslümanlar da tüm gücünü kullanmakla mükeleftir. Bu mücadele Hz. Adem (as) döneminde başlamıştır, kıyamete kadar devam edecektir. Biz mesela gece vakti mücadele yapıyoruz Allah için, küfür de mücadelesine devam ediyor. Ama bu sefer Allah hizbi galip gelecek, galip geldi. İnsanlar bu galibiyeti görecek

5/16- Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir.

Karanlık nedir? Darwinizm, materyalizm, komünizm, faşizm, 1. Ve 2. Dünya Savaşının karanlığı, 1800’lerin karanlığı, 1900’lerin karanlığından Allah bizi Mehdiyet çağının aydınlığına çıkardı.

Bilimin, sanatın, özgürlüğün, genişlediği yıllara ulaştık.

23/8- (Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
23/9- Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
23/10- İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.


Hz. Mehdi (as) ve talebeleri ve Hz. İsa (as) ve talebeleri ve onlara yardım eden muttakilere işaret eden bir ayet.

Emanetlerine ve ahitlerine. Ahit nedir? Biz Allah’a, Kitaba itaat edeceğimize söz verdik, yerine getireceğiz. Emanet nedir? Müslümanlar, vatan, kadınlar, çocuklar bize emanettir. Emanete hıyanet olmaz, onları koruyup kollayacağız, yücelteceğiz, iyi olmaları için gayret edeceğiz. Yeryüzünün hakimiyeti, Allah net ifadelerle söylüyor, tevil edilebilecek gibi değil, muhkem, açık ayet. İbadetlerinizi yaparsanız, samimi olursanız Ben sizi hakim edeceğim diyor. Hz. Mehdi (as), Hz. İsa (as) talebeleri bu sözü yerine getirecektir ve adım adım dünya hakimiyetine de gidiyoruz.

14/14- "Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."

“Kimlerden sonra? Darwinistler, materyalistler, kommünistler, faşistler, vahşi kapitalistlerden sonra Allah'ı sevenleri, Allah dostlarını dünyaya hakim edeceğim” diyor Allah.

Allahtan korkan Hz. Mehdi (as)’dır, Hz. İsa (as)’dır. Ama tam hakkıyla, talebeleri ve onlara uyanlardır. Bu özelliklere sahip olduğunuzda sizi dünyaya hakim edeceğim ve özel bir ayrıcalıktır bu diyor Allah. Bunu eksik yapanlara böyle bir nimet vermem diyor Allah. Ayrıcalık kime? Tam Müslüman hayatı yaşayanlara.

14/15- (Peygamberler) Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti.

PKK zorba bir örgüt. Bozguna uğrayıp gidecek diyor Allah.
ABD zulüm yapıyor, onlar da bozguna uğrayıp gidecekler. Barışı, sevgiyi deccaliyet olarak görüyor, Mehdiyeti kan dökme olarak görüyor. Tam tersidir. Barış, kardeşlik, sevgi Mehdiyettir.

58/21- Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.

Hz. Mehdi (as) ve elçisi Hz. İsa (as) galip gelecek. Neye? Küfre dünya çapında galip gelecek. Dünya hakimiyeti demektir bu.

 

(Necmettin Erbakan’la ilgili) Bu insan boşa mı bu çileyi çekti? Bu nasıl bir vefa anlayışı? O kadar zor dönemlerden geçti ki Erbakan Hocamız 71, 73, 77’lerde. Alay edenler, abuk subuk konuşanlar. Bu nasıl vefa duygusu? En sonunda da hiçbir şey yapmamış gibi, hatta suçluymuş gibi bir kenara itilmek isteniyor. Ne kadar ayıp, ne kadar Kuran’a zıt birşey. Koskoca bir dava oluşturuyor, binlerce öğrenci yetiştiriyor, onun vesilesiyle zengin oldular, mevkilere kavuştular, Allah ayette “sana düşman olmalarının nedeni senin onları Allah’ın lütfu ile zengin etmendi” diyor. Onlar düşman değiller onları tenzih ederim, eleştiriyorlar. Ama vefa duygusundan yoksun olduklarını ve saygıda ciddi eksik olduklarını görüyorum.  Bu alelade bir siyasi mücadele değil. Ortada koca dava adamı var. Erbakan dünya çapında Müslümanların sevdiği bir liderdir. Mesela Alpaslan Türkeş de böyleydi. Tacikistan, Türkmenistan’da herkes severdi. Burada aklı başında bakış açısı gerekiyor. Nur gibi bu dava adamına akıl almaz sözler ediyorlar. Bunu yapan kişilere karşı Numan Kurtulmuş ben bunu söyletmem diyeceğine, “haklısınız aynen dediğiniz gibi olacağım” diyor. Sorun bu. Yoksa herhangi bir mürşit, bir dava adamı bir eleştiri getirse kimsenin sözü olmaz. Ama bu kişilerin amacı belli olduğu halde Numan Kurtulmnuş’un hazırola geçip adeta, “haklısınız” demesi sorundur. Gözlerime inanamadım hatta inanmadım “bu doğru değildir, Numan Bey cevap versin” dedim. Canlı yayında söyledim. Ne yapalım o zaman? Ne diyelim? Ummadık hareket yaptı. Erbakan Hocam zaten direk onun genel başkan olmasını isteyerek onu çıkardı.

Koministle faşist, sandalye ve iskemle gibidir. İkisi de Allah düşmanıdır, ikisi de psikopattır, ikisi de kan dökücüdür. Arada hiçbir farkları yoktur.

3/142- Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

Yani Hz. Mehdi (as) ve talebelerini, Türk İslam Birliği’ne gönül verenleri, İttihad-ı İslam’ı isteyenleri ve bu yolda gayret edenleri belirtip ayırdetmeden. Sabırlı olmak lazım çünkü uzun bir mücadele bu.

2010-09-30 17:09:24
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top