16.10.2010, Kocaeli TV
Türkiye'yi yaşanabilir, Fethullah Hocaefendi’nin rahatça kalabileceği hale getirmek çok önemli. Demek ki Türkiye'de kalamayacağı gibi bir anlam çıkıyor ki bu çok vahim. Böyle masum temiz bir insan Türkiye’ye dönemiyorsa ve güvenli göremiyorsa çok büyük bir eksiklik var demektir. Mehdiyetin aciliyetini bir kez daha gösteriyor. Sırf hükümetle ilgili bir durum değil, toplumun genelinde önemli çalışma yapılması gerekiyor. Hükümet elinden geleni yapıyor, bu görülüyor, ama yeterli olmuyor. Banka soymamış, adam öldürmemiş, gasp yapmamış; hiçbir suç olmadığı halde dönemiyorsa çok büyük olay var demektir, bu da bir kez daha Mehdiyetin neden önemli olduğu konusunun cevabıdır.
Bir mutluluk tablosu çiziliyor ama benim için ölçü Fethullah Hocamız Türkiye’ye gelip istediği gibi tek başına dolaşıp Bebek’te veya başka bir semtte de tek başına çayını kahvesini içebilmesidir. Aynı şekilde bir komünist de, bir mason da istediği gibi istediği mekanda oturup çayını içebilmeldir. Bu olmuyorsa, o zaman Türkiye rahat değil anlamındadır. Bu toplu eğitimle, bazı detayların daha iyi düzenlenmesiyle olur. Korku toplumunun ortadan kaldırılması gerekiyor.
Hocamız hikmetli ve güzel konuşmuş, her namaz kılanı Fethullah Hocacı göstermek, her Allah'tan bahsedeni Fethullah Hocacı göstermek hatalı bir bakış açısı. Geçen günkü açıklamalarımdan sonra o konudaki tırmanış durdu. Fethullah Hocamızın talebeleri sizin tahmin ettiğiniz gibi yaygın değil dedik, varsa gösterin dedik. Normal mütedeyyin, dindar insanlar var devletin her kurumunda. Oruç tutuyor, Fethullah Hocacı diyorlar, namaz kılıyor, Fethullah Hocacı diyorlar, böyle değil. Bunun böyle olmadığını anlattıktan sonra birçok yazar görüşlerimi tekrar etti. Doğru olmayan bilgi akışı da durmuş oldu.
Sayın Tayyip Bey dikkati açık, başarılı bir insan. İnsani hataları olabilir ama genel olarak başarılı diyebiliriz. Tayyip Beyin çekilmesi durumunda yerini doldurabilecek, o ayarda bir insan olmazsa, Ak Parti de aynı ANAP gibi yok olur. DYP de öyle olmuştu, Sayın Demirel çekildikten sonra DYP yok oldu. Aynı şekilde Ak Parti de böyle birşeyle karşılaşır. Tayyip Bey’in çekilmesi durumunda ilk seçimde bu kendini gösterir, Ak Parti eriyip yok olur. Daha önce bunu dost meclislerinde anlatmıştım. Ama Tayyip Bey olduğu müddetçe en az bir kaç kez daha iktidar olur. Ben Ak Partlili değilim, ama bu akılcı bir analiz. Ak Parti'de hoşlanmadığım bir tek Cemil Çiçek vardır, ben olayın arka planını biliyorum, onun için söylüyorum. Ben durduk yere birşey söylemem. Onun dışında Ak Parti'de şaibeli falan bir durum yok.
Biz solu havanda karabiber ezer gibi (fikren) ezdik. Darwinizme dayanıyordu sol, Darwinizmi Türkiye’de yıkınca sol da yıkıldı. Murat Belge özetle CHP niye sol parti olmuyor diyor. Solun ideolojisi kalmadı ki, sol inanç yok, sol felsefe yok. İdeolojisi olmayınca onun üzerine bir parti olmaz ki, CHP sağ bir parti şu an. Allah'a çok şükür ki bunun sebebi biziz. Solun bir tane dayanağı vardır, Darwinizm. Sağın da bir tane dayanağı vardır, din. Avrupa'da da sağın arkasında Hıristiyanlık vardır. Laik sistem içerisinde dile getirilmez ama bilinir. Muhafazakarlığın kökeni de budur. Türkiye'de de sağın hepsi İslam ahlakının değerleri üzerine kuruludur. Darwinizm solun kitabıydı, elinden alınca doğal olarak sağa kaydılar. Solun ezilmesinin sebebi biziz. Deniz Baykal ile başladı bu, Kılıçdaroğlu ile devam ediyor. Kılıçdaroğlu'nun samimi dürüst olduğu belli. Mazlum olduğu belli. CHP içinde tilki gibi tipler var alenen anlaşılıyor belli, ama Allah onları da denge unsuru olarak yaratıyor. Hayır vardır inşaAllah.
Doğu Perinçek solun ideoloğudur, hatta solun tek ismidir. Çok keskindir. Açıkça söyledi Ak Parti’nin iktidar olmasının sebebi Harun Yahya’nın Anadolu’da yaptığı ilmi çalışmadır dedi, doğru söylüyor. Her yönüyle değil, ama bir yönüyle söylediği doğru. Sağın güçlenmesinde çok emeğimiz geçti. İdeolojik zeminde söylediği çok doğru ve net.
Benim çocukluk yıllarımdan beri, solun dindarlara karşı klasik bir üslubu vardır. Bunu tiyatroda, karikatürlerde kullanırlardı, ilkel, yüzeysel, basit, sıradan mücadele yöntemi geliştirmişler. Bir Müslüman modeli yaparlar, cahil, elinde bir odun, ucunda çivi çakılı, süpürge gibi sakalları var. Çok ilkel, çok çok kötü bir stil bu. Filmlerde falan da var. Parodi yaparlar, halkı kandıran hocalar olur, yerli filmlerde de vardır, cahil hocalar halkı kandırır. Halkı kendilerince bilinçlendiriyorlar. Halbuki bizim halkımız çok akıllı, uyanık ve zeki bir millet. Avanak adam, mutlaka bir yerde birinin eline düşer. Avanak olduğunda herkes kandırır onu. Saf, aklı zayıf olanı Hıristiyanlar da kandırır, üçkağıtçı da kandırır, komünist de kandırır, satanist de kandırır, terörist de kandırır. Müslümanları eleştirirken kullandıkları üslup çok ilkel. Özdemir dedem de çok sıradan bir üslup kullanıyor. Dinsiz insan yetiştirmek çok kolaydır. Dindar olmak zordur. İrade kullanacak, nefsin hoşuna gidecek şeylerden kaçınacak, özen gösterecek. Dinsiz olmak çok kolaydır, kendini bomboş bırakacak, aklını hiç kullanmayacak. Kolaydır bu. Bir kere Özdemir dedenin anlaması gereken birşey var. Türkiye’de çok şuurlu, yaman, sırf beyinden oluşmuş Müslümanlar var. Özdemir dedeyi 70 kere sulu dereye götürür 70 bin kere geri getirir, öyle saf cahil Müslüman modeli bitti. Onun kast ettiklerini, ben anlıyorum. Eskiden orduda filan da böyle bir üslup görülünce hemen galeyan meydana gelirdi. Halkta da galeyan meydana gelirdi. Eskiden Hürriyet bir başlık atardı, heyecan meydana gelirdi. Artık internette müthiş çabuk her şekilde öğrenebiliyorlar, doğrusunu hemen görüyorlar. O nedenle solun bir kısım hantal metodlarıyla dindarlarla uğraşma modeli bitti, bunu bıraksın. Ama solda Altan kardeşler gibi adaleti savunan, aklı açık, bir hikmetle dine kalbi henüz ısınmamış insanlar var. Potansiyel Müslüman bu insanlar, her an Müslüman da olabilirler, saygılı, şefkatli davranmak gerekiyor. Ama ben Özdemir İnce’ye söyleyeyim, Türkiye daha da dindar olacak, bu hem Atatürk’ün vasiyeti, hem Allah'ın vaadi. Ama yobazlık diyorsa, biz de karşıyız. Ama yobazla Özdemir İnce karşı karşıya gelse, yobaz Özdemir İnce’yi ezer geçer. Yobaz ancak Kuran’la ve hadisle durdurulur. Tek çözümü, tek durdurabilecek olan Hz. Mehdi (as)’dır. Yobaz çok dişli varlıktır. Dini kullanır ve münafık tıynetlidir yobaz. Aslında alenen münafıktır.
Bu tip kalemlerden kimi bandonun davulcusu oluyor, kimi zilcisi oluyor, bekliyor bando. Bando majör sopayı havaya bir atıyor, hepsi başlıyorlar. O dönemde bazı solcu yazarlar aleyhimize yazı yazdıysa, bir kişi bile olsa, o da ona katılmıştır. Sistemler var, bir tanesi ses çıkarınca hepsi ses çıkarıyor, onun gibi birşey.
Bunu anlatınca gidin Hz. Mehdi (as)’ı bulun demek değil bu. Bulsan da bulmasan da aynı şevkle hareket ediyorsan karşılığını alırsın. Bu kadar anlatıma rağmen bulamıyorsa da bulamıyordur. Gidip koluna yapışıp bizi kurtar diyemeyeceğine göre, hissetmen yeterlidir. Hissettikten sonra yeterlidir, hizmete geçersin. Asıl amacımız Allah'a hizmet, Allah'ın rızasını kazanmaktır. Hz. Mehdi (as)'a tabi olmamızın sebebi de o mucizeleri görüp bir lider etrafında toplanmada kalbimize güven vermesidir. Biz bunu Kuran'ın etrafında toplanarak yaparız. İttihad-ı İslam’ı sağladığımızda anlayacağız. İttihad olduğunda kim vesile oldu desen, oy birliğiyle bütün İslam alemine sorulduğunda bir kişiyi söyleyecektir; işte o Allahualem Hz. Mehdi (as)’dır. Olunca da severiz, hoşumuza gider, ama olağanüstü birşey olmaz. Çünkü bütün sevgimiz, muhabbetimiz Allah'a. Ama mucize meydana geldiği için de çok müthiş zevk alırız. 1400 sene sonra en ummadıkları devirde, küfrün en güçlü görüldüğü devirde İslam dünyaya hakim oluyor, bu şaşırtıcı değil mi? Tabi ki bu bize çok şiddetli zevk verecektir.
Mesela ben Mehdiyetin farkındayım ama sakın kimse Mehdilik iddia etmesin diyorum. Cennetlik demek ayrıdır, cennete gitmeni isterim demek ayrıdır. Mehdiyette de öyledir, sen Hz. Mehdi (as)’sın demek ayrıdır, inşaAllah Hz. Mehdi (as)’sındır demek ayrıdır.
Gaziantep Oay TV, 16 Ekim 2010
Şu an tekrar söylüyorum 1431'deyiz neredeyse üçüncü bine gireceğiz. Peygamberimiz (sav)'in vefatından, aradan bin sene geçtikten sonra Hz. Mehdi'nin gelişi de bunun içindir. Ne zaman geliyormuş? Peygamber Efendimiz (sav)'in vefatından bin sene geçtikten sonra, bin sene geçmiş 1431'deyiz. Şu an Hz. İsa (as) da vaktine girdik, çoktan girdik.
Birisi:
-“Bu o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” dedi.
Rasulullah (sav);
“Hayır, aksine siz o gün kalabalık fakat selin önündeki çör-çöp gibi zayıf olacaksınız.Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak sizin gönlünüze de vehn atacak” buyurdu. Yine bir adam:
-Vehn nedir? ya Rasulullah diye sorunca,
-“Vehn, dünyayı (fazlaca) sevmek ve ölümü kötü görmektir” buyurdu. (Süneni Davud, Cilt 14, s. 421)
Çok manidar gerçekten davet ediyorlar Müslümanları ezmek için.
Sayı azlığından değil, sayıca az olmayacaksınız diyor. Ama İttihadı İslam olmadığından, Türk İslam Birliği oluşmadığından, Hz. Mehdi 570 yıl sonra gelecek, 100o yıl sonra gelecek veya hiç yoktur veya şahsı manevidir diyerek müslümanları ümitsizliğe, uyuşukluğa itenler yüzünden zayıf düşecekler.
Deccal zannediyorlar ki doğrudan dinsizliğe çağıracak. Dolaylı yoldan dine saldırıyor deccal. Kimine bin yıl sonra Mehdi gelecek diyor, onu öyle etkiliyor. Kimine materyalizmi Darwinizmi anlat, insanlar Allah'a inanmasınlar diyor. Kimine Müslümanlar parçalandı bundan sonra İslam hakim olmaz de diyor kimine olsaydı Peygamber (sav) zamanında olurdu de diyor, kimse bunu yapamaz de diyor. Müslümana yenilmek ezilmek yakışır diyor.
|
25/4- İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak Onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve Ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. Deccaliyet şu an diyor, deccal taraftarları; (haşa) "Peygamber iyi bir insandı, devrimciydi, kendisi uydurdu" diyorlar. deccaliyetin sapkın düşüncesinde, şaşkınların oluşturduğu sistemde bu var. Peygamber (sav) kendi çıkartıyor, kendinden söylüyor diyen on binlerce insan var. Bunu diyenler bilerek veya bilmeyerek deccal hizmet ediyorlar, bazı kendini bilmez şaşkınlar da bu ifadelerin aynısını yazıyorlar, bilerek veya bilmeyerek deccale taraf oluyorlar.
Peygamberimiz (sav)'e şaşıyorlar yemek yiyor, torunlarıyla şakalaşıyor, hanımlarıyla yarışıyor böyle Peygamber mi olur diyorlar. Mekke müşrikleri gibi ağır, azametli olması gerekir diyorlar. Melek olsun başının sütünde bu Peygamberdir, bu Mehdidir desin diyor, eğer bu yoksa biz inanmayız diyorlar.
Malı mülkü zenginliği olsun Peygamberin diyorlar. Malı mülkü yok Peygamberimiz (sav)'in. Hz. Mehdi (as)'ın da malı mülkü olmayacktır. O zamanın Mekke müşrikleri çok itibar ediyor mala mülke, Peygamberimiz (sav)'in de malı mülkü yok ağırlarına gidiyor. Aklını kaybetmiş, akıl hastası olmuş, mecnun olmuş insana uyuyorsunuz diyorlar haşa.
O devirdeki münafıkların üslubu bu, abuk subuk örnekler veriyorlar. Münafıkların özelliği kelimelerle çok iyi oynarlar ve bambaşka düşünceler geliştirirler. Ama tıkanıyor yolları, bir oraya bir oraya gidiyor, bir türlü beceremiyorlar.
Kıyamet vakti. Hep ahir zamanı hatırlatma var. Ahir zamanda ne var? Hz. İsa (as) var, Hz. Mehdi (as) var, deccal var, dabbetul arz var, yecuc var, mecuc var ve kıyamet var inşaAllah.
Münasbetlsizlik yapanlar var, elçiden, imamdan izin almadan paldır küldür gidiyor. İzin almadan gidilmez diyor Allah. Saygı ve Kuran'ın ruhu bunu gerektiriyor.
Elçi çağırdığı vakit mutlaka icabet edilir, mutlaka itaat edilmesi lazım. Öbür türlü çok büyük saygısızlık ve haram olur. Münafıklığın pis bir mücadele metodları vardır, pis bir stilleri ve pis bir elektrikleri vardır. Peygamber (sav)'in mecilisinde adam, ama içinde öfke, haset ksıkançlık var ve kahpe tıynetli. Bir müslüman oradan çıkarken, onu siper edinerek çıkıyor, onun arkasına saklanarak, o da oradan çıkıyor. Sezdirmediği kanaatinde. O çakalın vermek istediği şu, Peygamber farkına varmıyor, siz farkına varıyorsunuz, ama Peygamber farkına varmıyor. Güya kendince ben böyle kurnazım diyor. Kendilerini çok kurnaz zannederler münafıklar, ama kurnazlıkları hayvan kurnazlığı gibi çok ahmakçadır. Galip olurlar ama hayvan galibiyeti gibidir, mağlup olurlar mutlaka sonunda. Allah belalınızı veririm diyor. Peygamber ile uğraşırsanız, Mehdi ile uğraşırsanız, Allah'ın sevdiği ile uğraşırsanız belanızı veririm diyor. Peygamberle mücadele eden mutlaka belaya uğrar. Aynı şekilde Mehdi ile de uğraşan belaya uğrar.
Dikkatli olmak farz. Ne var ne yoksa hepsi Allah'ındır. Şu an neredeyseniz sizi bilir ve Bana döndürülecekleri gün yaptıklarını haber vereceğim diyor. |