Asu TV, 18 Ekim 2010
Vicdanlı bir insan, ince düşünen bir insandır. Marksist eğilimli, ama bu tarz ateistlere karşı saygım vardır. Kabili hitap, anarşi istemez, terör istemez. Ama Erbakan Hocamıza böyle birşey söylemeyi nasıl vicdanı kabul etti? Sevgiye dur denir mi? O insanların hepsi Erbakan Hocamızı seviyor. İslam’ı bilmezsen, bu sevgiyi, bu hazzı bilemez ve anlamazsın. Neden Hocamızın sevildiğini kavrayamıyor. Ehli sünnet olursun, dini yaşarsın, o zaman bu sevgiyi anlarsın, ama bu haliyle bu sevgiyi anlamıyor. Tüm peygamberler son nefeslerine kadar Allah için mücadele etmişlerdir ve hiçbir şekilde davalarını bırakmamışlardır. Erbakan Hocamız Avrupa’daki profesyonel manada bir siyasetçi değil ki, bir dava insanıdır.
O da seçmenin verdiği karar. Ahmet Hakan’ın ne dediği, Saadet Partisi tabanını ne ilgilendirir? Ahmet Hakan Aydın Doğan’dan ayrı bir karar alabiliyor mu? Alamıyor. Onlar da Ehli Sünnetin dışında bir inançla bakmıyorlar. Biz Aydın Doğan’a soruyor muyuz seni niye gazeteye aldı diye? Sana soruyor muyuz Aydın Doğan gibi yaşlı bir insanı niye gazetenin başında tutuyorsunuz diye? Bunlar niye danışma makamı oluyor, kaale alınacaklarını zannetmeleri çok şaşırtıcı. Ben şahsen ne diyorlarsa tersini yaparım, herkes öyle yapıyor.
Allah’a inanmayanların da bir ahiret inancı oluyor. Biri öldüğünde ebediyete uğurladık diyorlar. Huzur içinde uyuyor diyorlar. Öldü demiyor mesela uyuyor diyor. Bulutların üstünde filan diyor. Tabii kimse bulutların üstüne çıkmaz. Ahiret ayrı bir mekandır. Ayrı bir yaratılışla yaratılır.
Cumhuriyetten çok önce Darwinist-materyalist hareket başladı. Ondan sonra Müslümanlara atak başladı. Osmanlı’nın son dönem alimlerinin bir kısmının durumu ortada. Bu bir eğitim, Darwinist eğitim vardı. Cumhuriyetten kaynaklanan bir durum değildi. Dinin aleyhine bir durum yoktur Cumhuriyet sisteminde. Birleşme oldu, kendimize geldik. Kuran'ın övdüğü bir sistemdir Cumhuriyet. Eğer Adalet Ağaoğlu veya diğer kardeşlerimiz İslam’ı, Kuran’ı seviyorlarsa, tek kelime Türk İslam Birliği’nden bahsetmeleri gerekir. Suçlama yanlış, anlatım da doğru değil.
Bir insan menfaatçi ve çıkarcıysa, menfaate kilitlendiyse mecburi samimiyetsiz olur. Bir kişi ancak Allah'a kendini samimi teslim eder, Allah için yaşarsa, tüm hayatını Allah'a teslim ederse samimi olabilir.
Özgürlükten niye rahatsız oluyorlar ki? Baskının kapısı açıldı mı eni sonu gelmez. Mesela genç kızlar özgür, daha da özgürlükleri artsın ama belirli bir noktada insanları baskıya alıştırırsak, baskıyı makul hale getirirsek, baskı her yere yayılır. Melih Aşık bu konuda yanlış düşünüyor. Zaten rahatsız bu kız çocukları, ya laf atıyorlar, ya okulda rahatsız ediyorlar, evde ayrı baskı görüyor, işe gidiyor işe alınmıyor. Yazık günah değil mi? Normal değil bu hareketler. Size ne yaparsa yapsınlar. Rejim kafa ile ayakta durur. Türbanlı genç kızları okula sokmamakla mı rejim yıkılmıyor? Bizim milletimiz kişilikli, delikanlı olduğu için ayakta duruyor. Baskıyla, zor ayakta tutuyoruz imajı veriyor.
|
2/8- İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir. 2/9- (Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller. 2/10- Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır. Allah burada bu sırrı veriyor. İman etmiyorsan söylesene, inanmıyorum desene. İman edenleri aldatıyorlar. Allah'ın sonsuz gücü var hepsini Allah yaratır demek ki iman edenleri aldatma özellikleri var. İman eden neyden anlar? Kuran’dan, hadisten. Münafık neyle aldatır? Kuran’la, hadisle. Müslümanı aldatmak için hangi ayetle, yanlış bir yorumla, hangi hadisle nasıl bir uydurma ile dilimi eğip bükebilirim derdindedir. Bunun için çok iyi bilirler Kuran’ı ve hadisi. Ahmaktır münafıklar. Kendine göre menfaat sağlayacak ama kendine zarar dokunduruyor, ahmak olduğu için neyin menfaatine uygun olduğunu ayırt edemiyor bilmiş ve tepeden bakarlar. |
Aydın Doğan bir üflemiştir. Bunlar orada bir ekipler. Derya Sazak olsun, bunlar zaten orada bir toplantı halindeler patron geliyor “bu başörtüsü konusu nedir “diyor “buna bir şey yazın” diyor onlar da yazıyorlar. 5-10 genç kız kapansa, sana ne ne yaparsa yapsın. Bırak özgür olsun insanlar. Başörtüsü’ne karşı olan birini bile, yasak olduğunu bilmek psikolojik olarak sıkar. Koministe de yasak olsa ben istemem. Sıkılırım, adam özgür olsun. Ne demek yasak? Mason locaları da öyle. Kapatsalar ben rahatsız olurum. Niye kapatılsın? Topluma bir zarar vermiyorsa niye yasak olsun?
|
ALLAH'TAN BAŞKA BİR HAKEM Mİ ARAYAYIM? OYSA O, SİZE KİTAB’I AÇIKLANMIŞ OLARAK İNDİRMİŞTİR. Kendilerine kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (Enam Suresi, 114) Allah kitabı açıklanmış olarak indirmiştir diyor. Sadece indirmiştir değil. Bilinmeyecek gibi birşey değil ki Kuran. Yeryüzünde hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ NOKSAN BIRAKMADIK, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır. (Enam Suresi, 38) Bazı kişiler Kuran’da çok eksik var, bana vahiyle bilgi geliyor, falanca mürşitten bilgiyi aldım diyor. Ondan sonra Kuran normal hale gelir. Kuran eksik diyor. Bunlara ihtiyaç var diyor adam. Allah da eksik bırakmadık diyor. Biz Allah’a mı inanalım, sana mı inanalım? Ne diye iş çıkarıyorsunuz? Yetmiyor adama Kuran. İlave bilgi istiyor. Andolsun, BU KUR'AN'DA İNSANLAR İÇİN BİZ HER ÖRNEKTEN ÇEŞİTLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDUK. İnsan, herşeyden çok tartışmacıdır. (Kehf Suresi, 54) Eğer bir insan aklından zoru yoksa çok aleni değil mi buradaki ifade? Anlamayacak ne var? RABBİNİN SÖZÜ, DOĞRULUK BAKIMINDAN DA, ADALET BAKIMINDAN DA TASTAMAMDIR. O'NUN SÖZLERİNİ DEĞİŞTİREBİLECEK YOKTUR. O, işitendir, bilendir. (Enam Suresi, 115) Yani biri çıkıp bana vahiy geldi deyip Kuran’a ilave yaparsa ahlaksızlık ve avanaklık, delilik yapmış olur ama deliyse sorumlu olmaz. Ama öyle bir münasebetsize de uyan olursa günaha girer, aklını başına alacak. Kuran’ı ilavelerle ve eklerle bambaşka bir şekle getirmeye kalkarsa, bu haram. Değiştirmek isteyen küfre gider. Andolsun, BİZ BU KUR'AN'DA İNSANLAR İÇİN HER ÖRNEĞİ GÖSTERDİK. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler. (Rum Suresi, 58) Kuran yetmiyor diyenlere cevap bu işte. Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "BENİM ONU KENDİ NEFSİMİN BİR ÖNGÖRMESİ OLARAK DEĞİŞTİRMEM BENİM İÇİN OLACAK ŞEY DEĞİLDİR. BEN, YALNIZCA BANA VAHYOLUNANA UYARIM.Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım." (Yunus Suresi, 15) Bize Kuran’a ilave yeni yeni bilgiler getir diyorlar. Veya onu değiştir diyorlar. Dilini eğip bük, uydurma izahlar çıkar, olmayan sözleri koy diyorlar. Allah onlara cevap veriyor. Peygamberimiz (sav) Kuran’a uyuyorum diyor. Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. BİZ KİTAB'I SANA, HERŞEYİN AÇIKLAYICISI, MÜSLÜMANLARA BİR HİDAYET, BİR RAHMET VE BİR MÜJDE OLARAK İNDİRDİK. (Nahl Suresi, 89) Kul insanları Kuran’a davet eder, o zaman hidayete vesile olmuş olur. Demek ki Kuran’mış hidayet. Müslüman tebliğ yaptığı zaman kendisine davet ettiği zaman değil, Kuran’a davet ettiği zaman kurtarır. Bir müjde olarak indirdik diyor Allah. ŞU HALDE, SANA VAHYEDİLENE SIMSIKI-TUTUN; ÇÜNKÜ SEN DOSDOĞRU BİR YOL ÜZERİNDESİN. Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi, 43-44) Başka da yol yok diyor Allah. Kuran’ın yolu var. Kuran’dan sorulacağız ahirette. Bir şeyh efendinin söylediğinden değil, uydurma hadislerden değil, kendini peygamber ilan eden adamların izahlarından değil. Abuk subuk adamların sözünden değil sadece Kuran’dan. ŞÜPHESİZ, BU KUR'AN, EN DOĞRU YOLA İLETİR VE SALİH AMELLERDE BULUNAN MÜ'MİNLERE, ONLAR İÇİN GERÇEKTEN BÜYÜK BİR ECİR OLDUĞUNU MÜJDE VERİR. (İsra Suresi, 9) Adam ben doğru yola iletirim diyor. Sen iletemezsin Kuran doğru yola iletiyor. Sen Kuran’a davet edebilirsin. Samimi olan müminlere müjdeyi de Kuran veriyor Allah’ın dilemesiyle. Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım. (Furkan Suresi, 33) Mesela yobaz takımı uydurma bir açıklama, uydurma bir hadis getirir, veya bana vahyolunuyor der. Kalbime ilham oldu der, Kuran’da en mükemmel şekilde karşılık veriliyor. Andolsun, Biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İsra Suresi, 41) Yobazlığını artırıyor adamın. Daha da azgınlaşıp, uydurmalarla ortaya çıkıyorlar. Yobazlığın kökeni uydurmalardır. Kuran ve Peygamberin sünneti dışında bir yol yoktur. Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111) Aklı kirlenmemiş, münafık akıllı değil. Kirli değil kafası. Bana vahiy geldi diyen sahtekarların yaptığı gibi birşey değil diyor Allah. Adam Kuran yetersiz olduğu için ben uydurmak zorunda kaldım diyor. Ben anlamıyordum diyor. Allah’la bağlantıya geçtim, Allah bana vahiy verdi diyor. Allah bunun önüne geçiyor. Hidayet Kuran’dır. Kişi eğer bir insanı Kuran’a davet ediyorsa, o Hz. Mehdi (as)’dır. Gel bende hidayet bul diyorsa, o sapıktır. Andolsun, size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden bir örnek ve takva sahipleri için bir öğüt indirdik. (Nur Suresi, 34) Açıklayıcı ayetler. Kapalı değil. Geçenlerden de örnek verdim diyor Allah. Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik. (İbrahim Suresi, 1) Karanlıklardan nura Kuran’la çıkılıyor. Allah’ın yoluna Kuran’la giriliyor. Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111) Bana ilham geldi diye olacak bir söz değildir diyor Allah. Diğer hak kitap ve peygamberlerin doğrulayıcısıdır diyor Allah. Allah herşeyin çeşitli biçimlerde tam anlaşılacak gibi açıklaması diyor. Hidayet demek ki Kuran’mış. Sen Kuran’a teslim olur, safi kalple kendini Allah’a bırakırsan, iman edersen hidayete kavuşmuş olursun. Ben Allah’ı görüyorum diye ortaya çıkmak anormal hareketler. Ahirette de Allah insan olarak tecelli ediyor. Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik. (Nahl Suresi, 64) Yobazlıkta ihtilafa düşüyorlar, birçok düşüncede ihtilafa düşüyorlar, namazda, zekatta, oruçta ihtilafa düşüyorlar, insan sevgisinde, diğer dinlere bakış açısında ihtilafa düşüyorlar. Peygamber kendisinden değil Kuran’dan açıklıyor. |
Hz. Mehdi (as) en fazla keramet gösterir, Hz. İsa (as) mucize gösterecektir
Hz. İsa (as) kızıl saçlıdır, sarışına yakın çillidir.
Hz. Mehdi (as) çilli değil, göz renkleri ise yakındır.
Hz. Mehdi (as)’ın sırtında ben vardır, Hz. İsa (as)’ın yoktur. Hz. Mehdi (as)’ın sırtında iki büyük ben var
Hz. İsa (as) zarif ve atlatik görünümlüdür, Hz. Mehdi (as) geniştir, heybetlidir
Hz. İsa (as)’ın yaşı daha gençtir, Hz. Mehdi (as)’ın yaşı daha ileridir.
Hz. İsa (as)’ın annesi babası olmayacak, çok büyük delil, hiç kimsesi yoktur. Dünyada uzaktan yakından hiç kimse tanımaz. İnsanlar arasında yaşadığına dair hiç kimse tanımaz. Hz. Mehdi (as)’ın çocukluğu vardır, anne babadan doğma bir insandır. Hz. İsa (as) öyle değil.
Kahramanmaraş Aksu TV, 18 Ekim 2010
Gece biat edilmesiyle dünya çapında güç kazanması olarak anlıyorum ben. Veyahut eksik yönleri varsa, tamamını bir gece içinde yok edecek Allah, bu şekilde de olabilir. Ertesi güne mükemmel olarak devam edecek olabilir. Harikuladelikler verilecek anlamında da olabilir. Mesela o gece Hz. Hızır'la tanışabilir, bazı batın bilgileri alabilir, cin alemine hakim olmanın ilmini alabilir. Bütün cin alemine hükmün ilmini alabilir, hatta şeytanlar bile emrine girebilir. Hz. Süleyman'da olduğu gibi, Allah ona öyle bir güç vermiş ki şeytanları çalıştırıyor. Tahakkuk ettiğinde tam anlarız, muhtemelen bunlara benzer birşey.