Adnan Oktar'ın 19 Ekim 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

19.10.2010, Gaziantep Olay TV

(Balkanlar gerçek huzuru Osmanlı döneminde buldu haberi)
•    Tabii olarak bizim milletimizin ruhunda heyecanla bir büyük Türkiye arzusu vardır. Çocukluğumdan beri bilirim. Son derece de makul, geçmişimiz de Osmanlı’dan geldiği için, amacımız da güzel olduğu için ve sonucu da güzel olacağı için tabii ki böye bir birliği istiyoruz. Ama tabii ki bu birlikte komşu ülkelerin rahatlarının yerinde olacağının, can güvenliklerinin, devlet bütünlüklerinin yerinde olacağının, rejimlerinin korunacağının garantisinin verilmesi gerekir. Hiçbir insan baskıdan hoşlanmaz.

•    Ahir zamanda Hz. Mehdi (as) devrinde herkes özgürdür. Bir tek sevgi mecburidir. Sevgi konusunda baskı vardır, o konuda despot olunacaktır, herkes herkesi sevecek. Dostluk ve kardeşlikte taviz yok. Ahir zaman sevgi ve dostluğun kardeşliğin hakim olduğu bir dönem olacaktır.


(Haşim Kılıç’ın eleştirisi hakkında)
•    Kibirli ifadesi çok önemli. Kimlere hitap edildiğini bilmiyorum fakat kibir ve enaniyet bizim miletimize tepeden bakma kafası daha yeni ortadan kalkıyor. Halbuki bizim milletimiz son derece mazlum, aklı başında üstün bir millettir. Tepeden değil ayağının dibinden bakacaklar milletimize. Tepeden bakma devri bitti. Saygı duyacak, hürmet edecekler bütün milletimize. Hangi fikirde olursa olsun hangi düşüncede olursa olsun.

(Vatikan’da İhlas Suresi’nin okunması ile ilgili)
•    Şahane bu Mehdiyetin, Mesihiyetin bir damgasıdır. İhlas suresinde Allah birdir deniyor, Samed' dir deniyor doğmamış, doğurulmamıştır deniyor. Bu muazzam bir şey. Bu da demektir ki bunu Vatikan da kabul ediyor. Bu muazzam bir şeydir. Vakitan da bunu kabul etti mi gerisi gelir inşaAllah.

(Haber 7.com, habervaktim.com, samanyolu.com, timeturk sitelerinde çıkan evrim haberleri ile ilgili)
•    İstirham edelim artık habervaktim de bunu yaparsa, Türkiye'ye birşey oluyor demektir. Allah esirgesin. Gerçi habervaktim, timeturk ve samanyolu, uyarınca hemen gerekli düzetlmeyi yaptılar, ama Allah rızası için dikkatli olsunlar. Her seferinde biz uyararak çıkarıyoruz. Samanyolu'nu, Timetürk'ü telefonla istirham edip uyarıyoruz öyle çıkarıyorlar. Meşhur İliksiz Beyefendi “ben çıkarmam” demiş. Hayırlı uğurlu olsun. Hodrimeydan “İliksiz’e gece dersleri” diye devam edeceğiz. Gören de muhafazakar, mukaddesatçı internet sitesi sanır. Halbuki değil, adam bambaşka bir mantık geliştiriyor. Evrimci propaganda yapıyor. Müslüman mahallesinde tavşan satıyor derler. Öyle bir hale getirdi. Acayip bir durum. Bu arkadaşa cevap vermek gerekiyor. İliksiz'de bir tek sorun var gibi görünüyor. Ama samanyolu da, habervaktim de, timetürk de delikanlı kanalmış, hemen çıkardılar maşaAllah. İliksiz Bey de bu sinirliliğini gidermek için soğuk su içsin, duş yapsın tavsiye ediyoruz.

•    Ben Sayın Başbakan’dan istirham ediyorum, Anadolu Ajansı evrim propagandasının temelini oluşturuyor. Avrupa’da çıkan tüm bu tür haberleri doğruluğunu araştırmadan hemen dağıtıyor. Senin üzerine ne vazife. Bu felsefi bir konu ve doğruluğu araştırılmadan Anadolu Ajansı yayınlarsa, Türk Milletine yanlış bilgi vermiş ve yanlış yönlendirmiş olur. Marksist ideoloji, PKK ideolojisi, Faşizm, Darwinizm üzerine kuruludur. Bu olaya Başbakanımız el koysun, istirham ediyoruz. Böyle şey olmaz. Türkiye gazetesi de ondan alıp yayınlıyor. Yanlış ve bu milletin maneviyatına zarar verecek bir haber. Bilimsel cevabını niye yayınlamıyorsunuz? Biz gönderiyoruz bilimsel cevabını, yayınlamıyorlar ama Anadolu Ajansı deyince sanki bilimsel bir kaynakmış gibi hemen alıp yayınlıyorlar. Halbuki Anadolu Ajansı'ndaki uzmanlar ilgili birimlere gönderip aslı astarı var mı demeleri gerekir. Bilimsel değeri olmayan bir şeyi sahte haberleri niye yayınlıyor Anadolu Ajansı? Bu Başbakanlığa bağlı bir kurum sonuçta. Tayyip Bey anti-Darwinisttir ve Darwinizme karşıdır. Cumhurbaşkanımız da öyle, Ak Parti de çoğunlukla Darwinizme karşı bir partidir. BBP, SP , MHP, bunların hepsi Darwinizme karşıdır. Başbakanımızın kendisi de Darwinizme karşı olduğu için, bu vahim olaya el koyması gerekir. Ki ben eminim ki gereğini yapacaktır. Yeter ki olayın farkına varsın.

(Ali Saydam’ın “Bir devir kapandı” başlıklı yazısı)
•    İyi niyetli ama arkasını getirmemiş, Erbakan Hocamız Allah korusun vefat ederse bir başka koçyiğit geçer yerine desene. O da vefat ederse, başka bir koçyiğit geçer, sonunda da Türk İslam Birliği bayrağını dikeceğiz desene. Saadet Partisi’nin ruhunda, Kuran ahlakından kaynaklanan çok sağlam bir inanç vardır. Mesela Peygamberimiz (sav) vefat etti, yerine Hz. Ebubekir geçti. Sonra ne oldu? Hz. Ömer ile devam etti. İnsanların kafasında kuşku bırakacak bir üslupla konuşuyorlar. Muhtemelen iyi niyetli ama bazen bu iyi niyetle söylediklerin arkasında kötü niyet oluyor. Aslında Erbakan Hocamızı yutmayı planmışlardı, Aydın Doğan’ı sağına, Fatih Altaylı’yı soluna almışlar, çala oynaya ilerleiyorlardı. Beni hesap edemediler. “Ne oluyor hemşerim” deyince bir anda at arabası durdu. Bir daha sakın ha sakın, hürmette, saygıda kusur etmeyin. Aklınıza da güvenmeyin. Bak Aydın Doğan dedenizin bir gücü yokmuş. Kağıttan kaleymiş. Ne yapıyorlar? Milli Gazete’de Erbakan Hocamızın resmini bile çıkartmıyorlardı. Hem resmi çıkmaya başladı, hem de  ilgili ekip de gitti. Sitede resimler kalkmıştı, “ayıp oluyor” dedik. Geri adım attılar. "Biz dolu dizgin geliyoruz. Erbakan Hocamızı devreden çıkarmaya geliyoruz" diyorlardı ata durduk dedik. Bizim kadirşinas halkımız nasıl coştu? Ezici çoğunlukla başa geçti. Tam mücahid Hz. Ali gibi maşaAllah.

•    Hocamız da öyle mazlum, öyle hoş bir konuma geldi ki Müslümanların hamiyeti İslamiyesi coştu. Bundan sonra kimse Saadet Partisi’nin sırtını yerine getiremez.

•    Aydın Doğan fikriyatının, Aydın Doğan medyasının gücünün kaybolduğunu gösteriyor Allah bize. Böyle muazzam bir basın gücüyle muazzam bir yüklenmeyle bir liderin kazanamaması çok zordur. Normalde destekledikleri kazanıyor. Erbakan Hocam da her yönden sözde dezavantajlı görünüyordu. Sağlığını kaybetmiş, parasını kaybetmiş, çevresini Numancı denilen kişiler sarmıştı. Mili Gazete desteğini kısmen çekmişti. Kendi resmi internet sitesi de desteğini kısmen çekmişti. Doğan Medyası var gücüyle bastıryordu. Ama inşaAllah ilimle, sevgiyle, kültürle adamı böyle yaparlar inşaAllah. El mi yaman, bey mi yaman? Bey hepsinden yaman inşaAllah. Attan düşmüş gibi oldu Aydın Bey üzerindeki tozlarını serpiyor şu an. Bak hiçbir gücün yokmuş. Kağıttan kaplan olduğunu sana gösterdim. Allah vesile etti. Bizim milletimizin de ne kadar kadirşinas olduğunu Allah bir kere daha gösterdi. Allah esirgesin eğer %5-10 falan oy çıksa, bu büyük bir felaketin Türkiye’yi sardığını gösterirdi. Ama bu ne demek biliyor musun? %100 destek, Türk İslam Birliği önünde hiçbir engel kalmamış demektir. Türk Milletinin vefasını görüyor musun? Erbakan Hocamın ağladığını ben hiç görmedim. O kadirşinasılığa, o muhabbete ağladı. Hepsi candan seviyorlar. Bir kişi fire vermedi. Numan Hocam ne diyorsun? Çorap söküğü gibi arkamdan gelecekler dedi, evde çayını kahveni yap, bekle bakalım geliyorlar mı?. Ben kinci değilim, özür diler, konu kapanır. Ama Hocamıza yapılan çok büyük bir olay, asla unutmam. Numan Kurtulmuş’u her gördüğümde bu benim aklıma gelecek. Beynimden asla silinmez. Böyle mazlum bir insana inanılır gibi değil. Milli Gazete sustu, internet sitesi sustu, ölüm sessizliği oldu. Hocamızın yetiştirdiği insanlarsınız siz. Nasıl susar, nasıl seyirci kalırsınız? Hocamız psikolojik ablukaya alınmıştı adeta. Şimdi de daha coşkulu olmaları lazım. Yeteri kadar Hocamıza yer vermiyorlar. Hocamızın nur gibi yüzünü görelim, hayat hikayesini yayınlasınlar. Bütün İslam alemi sever Hocamızı.

•    Sungur Ağabey için de aynısını yapmışlardı. Çok hasta vefat etmek üzere, bugün hemen git filan dediler. Haşa aklını da kaybetti, bunadı dediler. Gittiğimizde hakikaten bitkindi. Normalde görevli, o yüzden Allah’ın izniyle ölmez. Hocam sen görevlisin dedim. Hz. Mehdi (as)’ı göreceksin dedim, Türk İslam Birliği’ni göreceksin dedim. Bediüzzaman’ın sır katibisin, görevini yapmadan ölmezsin sen dedim. Bir de sen velisin, veliler bunamaz dedim. Bütün talebeleri şahit. Eğer bana inanmıyorlarsa, tüm talebeleri şahit. Acayip bir kuvvet geldi hocaya. Acayip canlandı. Yerinden kıpırdayamıyordu, Rusya’ya gitti, oraları birbirine kattı maşaAllah. Putin bile panik oldu. Bazen insanları böyle psikolojik açıdan kuşatma altına alıp, etkisiz hale getirmeye çalışabiliyorlar. Seyyid Salih Özcan Hocamızı da unutmuşlardı. Yahu siz Beidüzzaman’ın bize emanetini nasıl unutursunuz? Onunla da konuştum, televizyonda gördüm, hocam 17 yaşında gibi maşaAllah. Bıcır bıcır gözleri çakı gibi.

•    Bizim tek silahımız sevgi, güzel ahlak, delikanlılık, kadir şinaslık, vefa, sadakat. Bunu ayaklandırdık. Allah vesile etti, bu neticeyi aldık. Tabii ki milletimiz güzel ahlaklı ama durgundu. Ama sevgiyi coşturduk, Allah vesile etti.

(Berat Özipek’in eleştirel yazısı hakkında)
•    Bu kişiler ilmi mücadele heyecanını, Kurani heyecanı, Türk İslam Birliği heyecanını tatmış insanlar değil. Teknik bakıyorlar olaya. Yüzeysel ve materyalist gözle bakıyorlar. Kuran ruhunu, sıcaklığını, dava aşkını, Allah aşkını, heyecanı, vefa aşkını bilmiyorlar.

(Ahmet Hakan’ın yargının bağımsızlığı yok oldu yazısı ile ilgili)
•    Hocamın bir hakimlik etkisi eksikti, o da tamamlandı. Adli tıp uzmanı, emniyet müdürü, yüksek yargı başkanı, daha dur bakalım başka şeyler de olur bu yakında. Bir adam fikirleri dinleniyorsa birşey söyler. Ben anlatıyorum, sürekli benim canım milletim, ilgili kişiler doğru birşey söylediğimde yerine getiriyorlar. Allah öğüt alabileceklerse öğüt ver diyor. Ahmet Hakan kardeşimiz sürekli akıl veriyor. Bir defa aklını birisi kullanır, ne güzel aklım var ne isabetli söyledim dersin. Kimse senin fikirlerinle ilgilenmediğine göre neden sürekli ısrarla akıl verirsin?

•    Deccal şu an dünya devletinin başında daha önce de söylemiştim ama buna o kadar kafa takmaya gerek yok. Normalde entel takılan, barışçıl görünen, dinsiz bir adam. Zaman zaman arkadaşlarını toplayıp şeytan çağırma ayinleri yapan, dinsiz cinlerle görüşen, kendini medyum ilan etmiş, cins bir adam ama kaale alınacak biri değil. Saldırgan filan da değil ama buna saygı duyuyorlar. Ateist masonlar filan etkisinden bizar bir yapı oluyor çevresinde. Ama asıl olan fikir sistemidir, Darwinizmdir. O batıl dinin yayılması için zemin hazırlayan birisidir deccal. Onunla ilgili dünyadaki büyük basını yönlendirir, televizyon kanallarını yönlendirir, etrafındaki mason arkadaşlarıyla illuminati ekibinden bazı kişilerle bunları yönetiyor ama en sonunda dayanacakları şey yine Darwinizmdir. Bütün noktaya ağırlık verecek olursak sadece Darwinizmi görürüz inşaAllah.

•    Yobazı anlatırken sevgisiz diyoruz. İşin sırrı onun içinde. Mesela Şeyh Nazım Hocam çok neşelidir çok sevgi doludur. Yobaz ne sever ne sevilir güzelliğe estetiğe neşeye düşmandır. Şeyh nazım benzeri birini görünce peşinden gitsinler elinden yüzünden anlaşılır nur akar. Ama baktın dinle imanla kendince kendi kafasınca alay ediyor, sanata karşı, bilime karşı o zaman anlarsın.

•    Aslında münafıkla yobaz iç içedir. Yobaz münafıktır. Samimi Müslüman hiçbir zaman yobaz olmaz. Münafık ayetlerine baksınlar, Kur'an'dan yobazı bulurlar. Benim sohbetlerime de baksınlar gün gibi ortaya çıkar. En ince detaylarına kadar tek tek analiz ediyorum ayetlerin ışığında, hadislerin ışığında oradan anlarlar inşaAllah.

(Hasan Celal Güzel’in yazısı üzerine)
•    Saadet tabanı hiçbir şekilde Numan Kurtulmuş mantığını kabul etmez. Aydın Doğan’la içiçe olan bir insanı partinin başına geçirir mi millet? Hiç, asla kabul etmezler bunu. Numan Kurtulmuş hiçbir şekilde siyasi başarı kazanamaz, halep ordaysa arşın burada. Bir partiye girerse bir milletvekiliği falan verirler belki o kadar, parti kurarsa partisi hiçbir şekilde başarı olmaz. Ben milletimi tanıyorum.


•    Şu an ehli sünnete ittiba şart. Yoksa dinde disiplin kalmaz. Hz. Mehdi (as) geldiğinde tüm mezhepler ortadan kalkacaktır. Hıristiyanların da Musevilerin de mezhepleri kalmıyor. Budizm de kalkıyor. Tek İslam dini kalıyor. Onunla bitiyor. Kuran’ın yeterliliğini kabul edecekler. İslam alemini Allah parça parça etti Kuran’ın yeterliliğini kabul etmedikleri için. Kuran artı yobazların uydurmaları, öbür türlü bir işe yaramaz diyor. Allah sadece Kuran'dan sorulacaksınız diyor, Kuran artı yobazların hurafeleri değil. Kuran’la yobazların hurafesini karıştırdın mı Allah karşılığını verir. Sen Allah'ın kitabını yetersiz görürsen karşılığı olur. Bazıları da “ben tefsir ederim” diyor. Kuran'ı en güzel Peygamberimiz (sav) tefsir eder. Asrı saadette nasıl tefsir ettiyse en güzel yol budur. Yeni yeni mantıklarla ortaya çıkarsan Allah oluk oluk bela akıtır. Allah'a güvenmiyorsun, Allah'ın Kitabı yeterli değil diyorsun, Kitabına güvenmiyorsun Allah da belanı verir. Çok detaylı anlattım diyor, anlatılmadık hiçbir şey bırakmadım diyor Allah. Tevrat için de Allah her türlü detayı açıkladım diyor. Yok o yetmez deyip hurafeler eklediler. Allah belalarını verdi. Paramparça oldular. Bazı Müslümanlar da Allah'ın Kitabı yeterli değil diyorlar, Allah paramparça ediyor. Çözüm Allah'ın Kitabına tam tabiyet, Peygamberin sünnetine tam ittibadır.

45/16- Andolsun, Biz İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.

•    Allah yemin ediyor. Kitap hüküm ve peygamberlik verdik. O devirde üstünler, her türlü nimet var. Açık belge, açık hüküm veriyor, uydurma hurafe değil, Allah’ın verdiği belge. Belalarını aradılar diyor Allah. Allah'ın kitabına uymadılar diyor. Mezheplere ayrıldılar, apayrı düşüncelere girdiler. Allah intikam alacağım diyor ihtilafa düştükleri için. Tevrat’a uysana, Allah'ın kitabına uysana o devirde, uymuyorlar. Allah inek kesin diyor, bir çok soru soruyorlar, nasıl bir inek diyorlar. Neredeyse yapmayacaklardı diyor Allah. Merak ediyorlar kardeşlermiz. Yobaz işte böyledir. Alah'ın hükmüne bir türlü içi tatmin olmaz, ilave ister.

•    Bir insana 100 metreyi 14 saniyede koşacaksın dersen koşar. Ama 5 saniyede koşacaksın dersen adam koşamaz. Adamı o kadar sıkıyor ki adam bakıyor bu dini yaşamak mümkün değil diyor. Mahvediyor adamı. Hem imanlı yaşamak istiyor ama hem de anlatılan şekilde dini yaşaması mümkün değil. Gerçi imanı olan şeytanın oyunu olduğunu, Kuran’ın sadeliğini anlar. Böyle bir açmaza girmez. Bu adamlar bu anlattıkları din anlatıyor ki adam gerçekten yaşayamazlar. Şeytanın oyunudur detayda boğmak. Dümdüz yolda gidecek değil mi? Sıratul müstakim mesela dümdüz yol. Bir öyle gideceksin bir böyle gideceksin deyip labirentlere sokuyorlar. Nur gibi İslam’ı labirentlerle boğuyorlar. Gülebilir miyiz diyoruz, yok diyor. Bol bol ağlaman lazım diyor. Yemek yiyebilir miyiz? Yok yiyemezsin. Bunu da giyemezsin diyor. Herşey yasak. Hayat sıfır noktaya geliyor. Hz. Ömer’i şehit ettiler, Hz. Osman’ı şehit ettiler niye? Peygamberimiz (sav)’in sünnetine tamamen uyuyorlar, tertemiz bir Islam anlayışı var, hurafeye geçit vermiyorlar diye. Müslümanlığın gelişmesini kıskanıyorlar, Müslümanlığın geri kalmasını istiyorlar. Kendileri dinsiz ya müslümanları da dinsiz yapınca içleri rahatlayacak, konu bu.

 45/6- İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?

•    Allah'ın ayetleri, uydurmalar değil. Ayetin dışında birşey yok diyor Allah. Hangi söze mi iman edeceğim? Bana vahiy geldi, ona iman ediyorum diyor. Yobaz hurafeleri var, onlara iman ediyorum diyor, atalarımdan bilgi geldi ona da iman ediyorum diyor. Allah onu kabul etmiyor.

45/8- Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele.

•    Kuran yeterli diyorsun, anlatıyorsun, enaniyet yapıyor. Acaip ağırına gidiyor, atalarından gelen hurafeyi istiyor. Cahil kimselerse yine mi uyacaklar diyor Allah.

45/20- Bu (Kur'an), insanlar için basiret (nuruyla Allah'a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir.

•    Adam hidayeti başka yerde arıyor. İşte hidayet Kuran’dır diyor Allah. Hz. Mehdi (as) da Kuran’a davet ederek hidayete vesile oluyor. Bir hurafe bilgisi vardır, bir kesin bilgi vardır. Allah bizden kesin bilgi istiyor. Kesin bilgi Kuran’dır. Kesin bilginin dışına çıkarsan, hurafeye gidersin. Rahmeti arayan Kuran’da arayacak. Hidayeti arayan da Kuran’da arayacak.

52/44- Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.

•    Göktaşı olayına çok açık bakıyor. Tam bir bulut şeklini almış. Ebcedi 1999. 1999'da aniden arttı ve bulut şeklini alıyor.

52/45- Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azapla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

•    Hicri 1545’de kıyamet kopacak diyor Bediüzzaman. En dayanılmaz azap, yani kıyametle kaşrılacakları güne. Bulut gib yığılmış taşlar, hibçir mahsuru yok diyecekler. Şimdi de birçoğu önemsiz görüyor.

 

Kaçkar TV, 19 Ekim 2010

  • (Bay İliksizin "Memelilerin evrimi yanılgısı" hakkında)

Bu kişiler bir kere daha en baştan evrimin olamayacağına dair kanaatleri var. Ama sırf işi inada bindirdiler şu an. Bu İliksiz de Aydın Doğan'a şirin görünmek için bunu yapıyor. Uzun vadede Aydın Doğan herhalde o siteyi ele geçirmeyi düşünüyor, kontrol altına almayı düşünüyor. O hazreti de oraya koymuşlar anladığım kadarıyla, o da tatlı tatlı kendince alttan alta işi götürüyor gibi görünüyor. Devam etsin, biz sürekli cevabını vereceğiz. Ama şu an o internet sitesinin Aydın Doğan'ın kontrolüne girdiği görülüyor. Aynı şekilde hiç yapamayacakları birşeye cüret ettiler, Saadet Partisi'ni de Aydın Doğan'ın kontrolüne sokmaya kalktılar. Onda püskürdüler. Burada bizim bir iddiamız yok. İliksiz'le kendi kendine oturup yanlış bilgiler aktarması önemli bir konu değil, her seferinde cevabını veririz. Ama böyle şeylerde gizli kalmaması, deşifre edilmesi çok önemlidir.

  •  3/78- Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini Kitab'a doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Allah Katındandır" derler. Oysa o, Allah Katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı (böyle) yalan söylerler. 

Kuran'a doğru dillerini eğip büküyorlar, yani Kuran'ın açık hükmünü değiştiriyor başka şekillere. İma var burada Kuran'da diyor, imadan farz çıkarıyor. Allah böyle demek istedi diyor, imayla. Allah imayla söyler mi, muhkem ayet gerekir. Mesela namaz kılın diyor Allah, oruç tutun diyor. İmayla oruç çıkmaz, imayla namaz çıkmaz. Mesela zekat verin diyor Allah, burada bir ima var zekat olduğu anlaşılıyor diyemeyiz. Kuran'ın hiçbir hükmü imayla olmaz ama münafıklar ne yapıyorlar? Dillerini Kitab'a doğru eğip bükerler diyor Allah. Eğip bükmenin anlattığı konu işte bu. Yani ima var demek ve imayı çözen batın rahipleri var. Nereden çıkarttın diyorsun? Çok açık diyor, böyle falcı gibi haşa. Kuran'ın açık hükmüyle hareket etmez onlar. Kitaptan sanasınız diye diyor Allah, Allah'ın hükmü değildir diyor. Hurafeyle karıştırıyor Kuran'ı, bu Allah'ın Katındandır diyor. İşte münafıkların yöntemi budur. Bana münafıkları soruyor arkadaşlar, Allah anlatıyor işte Al-i İmran Suresi 78. ayette.

  • 6/93- Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken “Bana da vahy geldi" diyen ve "Allah'ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim" diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen...

Allah öyle bir hüküm vermiyor, ama iftira ediyor. Nereden çıkarttın diyoruz, hurafeden çıkarttım diyor. Yeni bir hüküm. Ya da bana da vahiy geldi diyor. Nereden çıkarttın diyoruz? Bana sure geldi diyor, vahiy geliyor diyor. Koskoca insanlar da inanıyorlar buna. Bir de kandırıyor, ben sorumluyum siz sorumlu değilsiniz diyor. Olur mu öyle? Sen ne diyorsun, Peygamberim diyorsun. Adam da sana uyuyor zaten. Otomatik olarak senin dediklerinin hepsini tasdik etmiş oluyor zaten. Çok kötü bir kandırma metodu bu da. Bana şu sureler indi diyor veyahut şu hurafeler var diyor, veyahut şeyhimden şunu duydum diyor, büyük alimlerden bunu duydum diyor. Uyduruyor. Melekler onlara acı azap edecekler canları çıkarken diyor. Kurtulabiliyorsanız, kurtulun diyor. Allah'ın ayetlerini beğenmiyor, bir kısmının hükmü geçti diyor, bir kısmı açık değil ilave yapalım diyor, veya bana vahiy geldi diyor. Büyüklenme enaniyet münafıklarda ana özelliklerden bir tanesidir.

  • 2/118- Bilgisizler, dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.

Adamlar Allah bizimle konuşuyor diyorlar zaten. Bize de ayet geliyor diyorlar. Bilgisizler bunu derler diyor Allah. Böyle sürekli sapıklar çıkar diyor Cenabı Allah, her zaman çıkar diyor. Ya hurafe çıkarıyor, ya uydurma çıkarıyor, bulamazsa da bana vahiy geldi diyor. Hepsi birbirine benziyorlar diyor. Geçmiş tarihlerde de öyle, sürekli yalancı peygamberler çıkmıştır, onlar da bize vahiy geldi demiştir. Ve münafıklar da öyle sürekli hurafe çıkarmışlardır. Kesin bilgi nedir? Kuran. Kapalı ima yollu değil, apaçık gösterdik diyor Allah. Açık da demiyor Allah, apaçık diyor. Demek ki imayla Kuran'dan hüküm çıkmıyor.

  •  3/94- Artık bundan sonra kim Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır.

Allah'a karşı yalan uydurup, iftira nasıl düzlür? Hurafelerle veyahut bana vahiy geldi diyerek, atalarımızdan duyduk, falanca kişiden gelen bilgiye göre diyerek günaha girmiş oluyorlar. Allah zalim olanlardır diyor.

  • 4/46- Kimi Yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'Bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.

Demek ki münafıklar ne yapıyorlar, kelimeleri konuldukları yerden saptırıyorlar. Kuran'a bambaşka bir anlam veriyorlar ve dillerini eğip büküyorlar, tevil etmek için. Münafıklarda muazzam bir tevil gücü vardır. Kuran'ın açık hükmün değiştiriler. Zorla bir haram meydana getirir, hiç yoktur ortada haram, zorla haram çıkarır. O haramdan yeni haramlar türetir, başka haramlar da çıkarır. Dine kin ve hınç beslediklerini de belirtiyor Allah.

  •  4/50- Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Demek ki sık sık karşılaşacağız böyle psikopatlarla. Ne kadar yalan uyduruyor, biliyor musun? Binlerce. Haramların haddi hesabı yok, münafıkların meydana getirdiği haramların. Bir tane, iki tane, on tane değil. İbadetleri karmakarışık hale getiriyorlar. Mesela namaz beş vakit değil mi? Adam yediye çıkartıyor. Bir tanesi de diyor ki on vakittir diyor, elliye kadar çıkaranlar da var. Kılacağından değil yapmasınlar diye yapıyor. Yani dini zorlaştırıp içinden çıkılmaz hale getiriyor, kendi kafasınca.

  • 45/23- Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz?

Kendi kafasını, enaniyetini ve bilmişliğini ilah edinen. Mucizedir insanın Kuran'dan sapması, Kuran çok sade ve açık kitaptır. Nettir. Ama Allah saptırıyor, mucize. Kuran açık adam anlamıyor. Nerede burada diyorsun Allah'ın hükmü, bak burada bir ima var diyor. Başka ne ima vardır diyorsun? Bak imadan ima çıkıyor ayrıca diyor.

  •  10/69- De ki: "Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler, kurtuluşa ermezler."

Nasıl kurtuluşa ermez? Ne İttihadı İslam oluyor o zaman, ne Türk İslam Birliği oluyor. Paramparça oluyorlar. Allah küfrü onlara musallat ediyor ve mahvediyor Müslümanları. Çok dikkatli olacaklar.

  •  16/95- Allah'ın ahdini ucuz bir değere karşılık satmayın. Eğer bilirseniz, Allah Katında olan sizin için daha hayırlıdır.

Allah'a ahd ediyor. İslam yolunda, Kuran yolunda mücadele edeceğim. Allah'a sadık olacağım. Kuran'ın hükümlerine uyacağım, ya Rabbi Kuran'da ne diyorsan ben ona göre yaşayacağım diyor. Sonra Allah'ın ahdini ucuz bir değere karşılık satıyor. Ne için, keyfi için, rahatlığı için. Az birşey yemek yemek için, rahat uyumak için, güya riskten, tehlikeden uzak olmak için. Ama Allah her türlü belayı veriyor tabi o ayrı, öyle yapan ahlaksızlara.

  •  3/151- Kendisi hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koştuklarından dolayı küfredenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.

Bunu Allah küfür olarak görüyor ve münafıkların kalplerine Allah korku salacağını söylüyor, sebepsiz bir korku. Niçin cezanın sebebi? Kendisi hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koştukları için. Nerede böyle bir hüküm diyorsun? Peygamber (sav)'den böyle bir söz var mı? Ayette böyle bir hüküm var mı? Yok, kendi kafasına göre.

  •  14/3- Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.

Münafıkların bir özelliğini daha Allah söylüyor. Allah'ın yolundan alıkoyanlar. Nasıl yapıyor? Dini içinden çıkılmaz hale getirerek. Kolayca yapılacak birşeyi son derece zor hale getirip yapılamayacak hale getiriyor. Kendi de yapmıyor. Başkasına da yaptırmıyor. Dümdüz bir yol, kolay bir yol. Çarpıtıyor karmakarışık yapıyor. Labirentler içerisine sokuyor insanları. Yolu çarpıtmış oluyor.

  •  15/89- Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım."

15/90- Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

15/91- Ki onlar Kur'anı parça-parça kıldılar.

15/92- Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.

Kuran'ı parça parça ediyor, ne yapıyor? Yepyeni inanç modelleri meydana getiriyor. Kuran tekken, asrı saadet Müslümanlığı tekken, yepyeni din anlayışları meydana getiriyor. İlavelerle eklerle paramparça yapıyor dini. Bunu nereden çıkarttınız diye de soracağım diyor Allah. Kuran'da nerede senin bu anlattığın hüküm, nerede bu haramlar, bu karmakarışık yapı nerede Bana göstert diyeceğim diyor Allah.

  •  16/62- Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Mesela Allah'ın ancak bir aracı kanalıyla affedebileceği, yani Allah'ın affedici olmadığını düşünüyorlar. Son derece, haşa, gaddar olduğunu düşünüyorlar. Acayip bir kafadalar. Hatta Allah'ın haşa cimri olduğunu, birçok böyle abuk subuk inançları var. Bir de karmakarışık inançları, çok zor inançları, çok zor ibadetleri Allah'ın teklif ettiğini iddia ediyorlar. Mesela öyle bir namaz tarif ediyor ki o namazın kılınması mümkün değil. Öyle bir abdest tarif ediyor ki öyle abdestin alınması mümkün değil. Normal bir insan yapamaz. Biz diyor, tam doğru yoldayız. Müslümanlar Kuran'a uyanlar, siz de sapık yoldasınız diyor. Nereden çıkardın diyorsun. Biz hurafelerle  öyle bir din meydana getirdik ki çok sengin diyor. Sen çok kolay anlatıyorsun, öyle din olur mu diyor. Nasıl olması gerekir diyorsun, hurafelerle acayip bir hale getireceksin, içinden çıkılmayacak hale gelecek, o zaman ben ona din derim diyor. Bu Musevilerde de aynısı oldu perişan oldular. Hristiyanlar da yaptı, onlar da perişan oldular. Cehennemin içinde öncü olacaklar diyor Allah.

  • 39/32- Allah'a karşı yalan söyleyenden ve kendisine geldiğinde doğruyu (Kur'an'ı) yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?

Allah'a karşı yalan ne oluyor? Kuran'da yok. Nereden çıkarttın diyorsun, hurafeden çıkarttım diyor. Hurafeyi Allah onların başlarına geçirecek inşaAllah. Allah'ın hükmü açıktır diyorsun, olur mu diyor, burada benim Efendi Hazretleri de böyle söylüyor diyor. Olmaz. Efendiye göre değil, Kuran'a göre hareket edeceksin. Hepsinin yerlerini cehennemde hazır ettim diyor Allah.

  •  39/60- Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?

Bu dünyada yüzü beyaz oluyor ama ahirette kapkara oluyor. Peygamberimiz (sav) bize asrı saadet döneminde Kuran'ı nasıl tefsir ettiyse biz onunla mükellefiz. Onun dışındaki hurafelerden Müslümanlar perişan oldular.

  •  11/18- Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir? İşte bunlar, Rablerine sunulacaklar ve şahidler: "Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır" diyecekler. Haberiniz olsun; Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.

11/19- Bunlar Allah'ın yolundan engelleyenler ve onda çarpıklık arayanlardır. Onlar, ahireti tanımayanlardır.

11/20- Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve bunların Allah'tan başka velileri yoktur. Azap onlar için kat kat artırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.

Müslümanlar şahit oluyorlar bu yobaz takımına, bu münafık takımına. Ya Rabbi diyorlar, bunlar yalan söylüyorlardı, Kuran'ın yetersiz olduğunu söyleyip ilaveler yapıyorlardı diyecekler. Allah bunların zalim olduklarını söylüyor. İttihadı İslam'ı engeller, Türk İslam Birliği'ni engeller, dinin yayılmasını engeller, dinin yayılmasını engeller, insanların Müslüman olmasını engeller, kendini de batırır. Dini içinden çıkılmaz hale getirdi mi engellemiş oluyor. Çarpıklık nasıl oluyor, bir öyle bir böyle karmakarışık hareketler. Dili eğip bükme nasıl olur? Hareketli olur, bir öyle yorumlar, bir böyle yorumlar. Dümdüz yorum açık anlamı varken, Kuran'ın sarih anlamı varken bambaşka şekle sokuyor. Doğru birşeyi eğdin mi ne olur, çarpıtmış olursun. Münafıkların özelliği ahirete inanmaz. Allah'ı etkisiz hale getiremezler, çünkü hepsini yaratan Allah. 

  •  25/30- Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar."

Peygamberimiz (sav)'in bir tane şikayeti var. Başka da şikayeti yok. Adam Kuran yetmiyor diyor. Bana da arkadaşlarıma da vahiy geliyor diyor yahut ilham geliyor diyor. Sık sık tekrarlıyorum ki münafıkların iyice kafası otursun diye.

  •  30/32- (O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Münafıkların özelliği müşriklik gösterterek, şirk koşarak dine saldırıyorlar. Birçok fırkalara ayrıyor dini halbuki bir tane din var. Fırkalara ayrılıyorlar, kendi aralarında da bölünüyorlar parçalanıyorlar. En iyi olan, en mükemmel olan biziz diyor. Tek bir tane din yok mu? Sen ne yapıyorsun? Fırkalara ayırmışsın, o fırkaların içinde yeniden bölünüp fırkalara ayrılmışsın. Allah onları kınıyor.

  • 20/61- Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azap ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."

Musevilerde de oluyor bu. O zaman olmuş. O zamanın yobazları, o zaman münafıkları Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Allah sizin kökünüzü kurutur diyor. Nitekim Museviler perişan oldular. Çünkü bölümlere ayrıldılar, Tevrat'ın orijinalini bambaşka hale getirdiler. Tahrif ettiler. İlaveler de koyuyorlar. Şu an kendilerinin meydana getirdikleri Tevrat'a kendileri de uymuyorlar. Hristiyanlar da kendi meydana getirdikleri İncil'e uymuyorlar. Allah diyor, ruhbanlığı Biz onlara emretmedik kendileri yaptılar, ona da uymadılar diyor. Tabi gereği gibi uymuyorlar.

  •  5/44- ... Öyleyse insanlardan korkmayın, Ben'den korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.

Münafık insanlardan korkar, sahtekarca inanmadığı halde şirk dinine girer ve Allah'ın dinine ilaveler yapar. Alçakça, Kuran'ın yeterli olduğunu bildiği halde. Münafık kendini satıyor, dinini satıyor. Az bir değere karşılık. Bir tabak yemeğe, biraz çıkara, az bir rahatlığa, birazdan riskden uzak olmaya karşı satıyor. Allah'ın indirdiğinin dışında yeni birşey ortaya çıkartırsa Allah küfre gidersiniz diyor.

  •  6/116- ... Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.'

Müşrikler münafıklar ancak zanna uyarlar. Nereden çıkardın diyorsun? Zanna uyuyorum diyor. Kuran ayeti var mı? Yok. Bu anlattığın ne? Hurafe. Hurafeyi nereden çıkardın? Zannediyorum diyor. Öyle olması gerekir diyor. Öyle olması gerekirle olur mu? İma var diyor. İmayla nerede hüküm çıkmış Kuran'da?

  •  5/104- Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?

Onlara Kuran'a ve Resulün açıklamasına gelin dendiğind, "atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse yine mi uyacaklar diyor Allah. Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)'in Kuran'ı tefsirine gelin denildiğin, atalarımızı; artık neyse, o uyduruk izahları yapan kimse, o hurafeci kimse bize yeter diyorlar. Kuran'a tabi olmuyorlar.

  •  6/137- ... hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için. Allah dileseydi bunu yapmazlardı; sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları bırak.

Münafıkların bir özelliğini daha Allah haber veriyor. Karmakarışık, kendi anlattığını kendi anlamıyorlar. Getiriyim bir yobazı, bir münafığı isterseniz deneyin. Sorgularsanız bile anlarsınız, yapamaz dediğini, karmakarışık hale getirmiş. Kendisinin de beyni uyuşmuş.

  • 26/221- Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?

26/222- Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.

26/223- Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.

Münafıkların üstüne, küfrün üstüne iner şeytanlar. Gerçek ortada, bambaşka bir şekle getiriyor. Kuran bize mutluluk sevinç veriyor, adam bize azaba çevirttiriyor. Kuran bize hürriyet veriyor, o baskıya çevirtiyor. Günaha düşkün, sürekli uydurmaca ve yeni yeni ilaveler yaptığı için sürekli günaha giriyor. Özelliği ne yalan söylemesi, dine yeni ilaveler yapması. Bu yobaz takımına, cahil cühela takımına kulak veriyorlar ve çoğu yalan söylüyorlar. Sağa dönüyor yalan söylüyor, sola dönüyor yalan söylüyor.

  •  (Masonların tek dine inanmadıklarını ama Yaratan'ın varlığına inandıklarını söylemeleri hakkında)

Bu ne kadar samimiyetsiz bir izah. Allah olacak, bunların inancına göre, haşa hiç kimseyle bir bağlantısı olmayacak. Haşa böyle total bir güç, şuursuz bir güç olmuş olacak. Masonlar da öyle localarında yiyip içip yan gelip yatıp eğlenecekler. Şimdi Allah sonsuz güç. Bunlar ne diyor Allah'ın kullarından haberi yok. O Allah olmaz ki o zaman. Allah kullarından hiçbir şey istemiyormuş. Hiçbir amacı yokmuş dünyayı yaratmakta. Bunu 5 yaşındaki çocuk söylemez. Bu kalem ne işe yarıyor, amacı yok mu? Bu fincanın amacı var, fincan tabağının amacı var, örtünün amacı var, hepsinin bir amacı var. Allah'dan korkun, insanın hiçbir amacı yok diyor. Herşeyin bir amacı varmış, bir tek insanın bir amacı yokmuş. Kumandaya bakıyoruz bunun amacı var, proteinlerin amacı var, kromozomların amacı var, kofulun amacı var, mitokondrinin amacı var, hepsinin amacı var. İnsanın da bir amacı var. İnsanın ne amaçla yaratıldığını Allah bize Kitapla bildiriyor, masonlar bu konuda çok samimiyetsiz. Tabi bu masonlar, şimdi ben diğer masonları, dine inanan masonları getireceğim buraya. Ki inşaAllah onlara da LailaheilAllah Muhammeden Resulullah dedirteceğiz Allah'ın izniyle. Çok büyük hata yapıyorlar. Bir güce inanmak, bu nasıl bir laf. Haşa Allah bilinmez bir güçmüş. Ne kadar üst perdeden, ne kadar acayip bir laf. Allah'ın kainatı bu kadar mükemmel yarattığını görecekler, Peygamberimiz (sav)'in mucizelerini görecekler, Kuran'ın hak olduğunu görecekler, buna rağmen anlamazlıktan gelip hiçbir şeyin amacı olmadığını söyleyecekler. Allah diyor, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık dünyayı, diyor.

2010-10-20 18:01:34
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top