Adnan Oktar'ın 22 Ekim 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kaçkar TV, 22 Ekim 2010

  • Başörtülü genç kızların kimseye bir zararı yok, bilakis "başörtülü, şu, bu" diyerek onları rahatsız ediyorlar. Çocukları mahçup etmenin ne alemi var bu kadar. Paniğe ne gerek var? Sen aydınlanmayı istiyorsan, genel kültürü yaygınlaştır, bilgini arttır, insanların çok okumasını sağla. Sen cahillikten çekin. Başörtüsünden ne çekiniyorsun? Cahil ortamda komünizm gelişiyor, peki ondan niye çekinmiyorsun? PKK gelişir, satanizm gelişir, terörist gelişir onlardan çekin sen. Çocuk neye inanıyorsa onu yapar, sana ne. Bir de bir avuç çocuk bunlar. Bu çocukları mahçup etmek, kapı önlerinde şamata yapıyorlar, ne kadar ayıp, nasıl vicdan bu? Bir de, "biz" diyorsun "solcuyuz, demokrasiden yanayız, özgürlükten yanayız." Nerenin özgürlüğü? Sen kapının önünde vargücünle bağırıyorsun, çocuklar ne kadar çekinirler. Olay çıkarıyorsun, ne olacağı da belli değil. Hani demokrattın sen? Hani özgürlükçüydün? Sen daha orada başlamışsın despotluğa? Orada acayip bir baskı var ve şiddet var. MaazAllah, demek ki ellerine imkan geçse kim bilir neler olacak? Sırf başörtüsü taktı diye bir çocuğa, üç beş tane genç kız için okulda yeri yerinden oynatıyorlarsa, bu adamlar iktidara gelse ne olur?

     
  • İşte bunun için komünizm çok büyük bir tehlikedir. Müslümanlıkta komünist elini kolunu sallayarak gezer. İstediği gibi komünist propaganda da yapar. Kitap da okur, kimse karışmaz. Komünist kıyafet de giyer, komünist bıyığı da bırakır. Kimse ona birşey diyor mu? Tişörtüne Che'nin resmini yapıştırıyor, çıkıyor geliyor, kimse birşey demiyor. Demez de. Dememesi de lazım kimsenin. Bir de genç kıza kabadayılık yapmak ne kadar ayıp. Mesela sakallı gençler giriyor. Sakal Müslümanlık alametidir. Yani o niyetle bakıyorsa, adam giriyor sakallı. Müslümanlık alameti olarak adam temiz yüzlüdür, nurlu bir yüz de efendilik de Müslümanlık alametidir. Ne yapacaksın adam nurlu yüzlü diye sokağa mı atacaksın? Olur mu böyle şey? Ne kadar mantıksız.

     
  • Ben mesela bir komüniste de baskı yapılsa, ben o ortamda rahat yaşayamam. Ben masonlar da özgür olsun istiyorum. Mesela az önce masonları konuk ettik, çok kalabalık gelmişlerdi, biz sadece üç kişiyi ekranda gösterdik. Hepsi Meşrik-i Azam, 33 derece, 32 derece, dünya çapında yöneticileri masonların. "Hocam" dediler, "emrindeyiz, ne emrediyorsan onu yapalım" dediler. "Yeter ki dünyaya barışı getirelim, güzelliği getirelim, İslam hakim olsun huzur bulalım" diyorlar özetle. "İsa Mesih gelecek" dedim, acayip hoşlarına gitti.

     
  • Okullarda başörtülü genç kızlara yapılan şiddet dehşet derecesinde. Çok ayıp oluyor, çok büyük olay bu. Televizyon kanalında gördüm, acayip bağırıp çağırıyorlar, dövecekler neredeyse çocukları. Olay onu göstertiyor, canlarına kast edecekler neredeyse. Sokmuyorlar okulun içine. Devletin karar alması yeterli olmuyor, bir de "biz de devletiz", "bir de bizden emir alacaksınız" gibi kafaları var. Bu çok anormal birşey. O zaman bize ne demokrasiden bahsedin, ne özgürlükten bahsedin, ne insanlıktan bahsedin. Eğer dürüstseniz bu genç kızlara karşı çok saygılı olmanız lazım, sevgi dolu olmanız lazım. Ne yapıyor bu çocuklar size, ağzı var dili yok, yüzüne baksan kızarıyorlar, tertemizler. Devletin önlem alması lazım. "Başörtülü bir genç kızı biz okula sokmayız" diyorsa adam, "ben devletim" diyor. Olmaz. Bizim bildiğimiz bir tane devlet var. O zaman diyecek ki adam,"devlet dairesine, biz buraya inanan Müslümanı sokmayacağız arkadaş." Mesela Tekel Bakanlığında adam memur. "Sen komünist değilsin, seni buraya sokmayacağız" olay buraya gider. "Sen Müslümansın, işte bunun alameti var başörtüsü, Müslümanları buraya sokmam, olay çıkartırım" diyorsa adam, "ben devletim" diyordur. Bu çok ağır bir suçtur. Devletin aldığı bir karar varsa, başörtüsüyle girilmez demişse, tamam girmez. Ama devletin aldığı karar yokken devletin adına adam o çocukları sokmuyorsa, bu devlete meydan okumaktır. Devletin kendini savunması gerekir. Devlet vatandaşını korumakla mükelleftir. Yoksa devlet acze düşmüş olur. Devlet de asla acze düşmeyeceğine göre, her ne pahasına olursa olsun o çocukların sağ salim okula girmelerini sağlaması lazım. Ne yapalım işte bağırıyorlar, çağırıyorlar denmez. Yarın öbür gün öğretmeni de sokmaz. "Sen arkadaş komünist değilsin, okula sokmuyorum" der. Olur mu böyle şey? Devlet ne pahasına olursa olsun bu tip manzaralara izin vermemesi lazım. Diyecek ki kardeşim burası devletin okulu, siz de devletin kanunlarına uyarak geliyorsunuz, her fikirden insan buraya gelir, komünisti de gelir, faşisti de gelir, dindarı da gelir, imansızı da gelir, satanisti de gelir, kimse kimseye karışamaz. Müslümanlar da çıksa biz de buraya komünist sokmuyoruz derse bu da olmaz. Herkes kendi fikrine göre devlet olmaya kalkamaz. Herkes demokrat olmak zorunda. Adam o zaman mahalleye de sokmaz, giremezsin kardeşim burası bizim kontrolümüzde derse. İşte adam devlet yok anlamında hereket etmiş oluyor. Devlet kendine ima yollu dahi dokundurtmaz. Devletin devlet olduğunu adam kabul edecek. Devlet vatandaşının okuma hakkını, okula girme hakkını korumalı. Ama devlet resmi olarak bu yasaktır der, o zaman amenna zaten bu genç kızlar mazlum, itiraz etmezler.

     
  • Türk İslam Birliği olmadığında her yerde rezalet çıkıyor. Mısır'da kapalı genç kızları erkek polisler aramaya kalkıyor, sonra da dövüyor. Olacak şey mi? Kadın polislere aratsana. Bir de bütün cümle alemin içinde olmasına ne gerek var. Erkek polis cümle alemin içerisinde tepeden tırnağa genç kızı ararsa bunu kim kabul eder, açık kapalı fark etmez. Mısır gibi bir yerde bile böyle oluyor. Hz. Mehdi (as) çıkacak da böyle bir olay olacak? Olmaz. Komünist kızlar da istediği gibi okula girer, başörtülü kız da. İkisi de birinci sınıf insandır. İstedikleri gibi okurlar.

     
  • Sevgi, merhamet, şefkat, kadınlara karşı özel bir şefkat yok birçok insanda. İnsan kıyamaz. Allah'ın ne güzel bir tecellisi. İnsan haya eder, utanır.

     
  • İnsanı mahçup etmek çok zor birşeydir. Nasıl yapıyor insanlar ben hayret ediyorum. Bir insanı ima yollu bile incitmekten müthiş rahatsız olurum. Adam bozma tabir ediyorlar, nasıl yapıyorlar hayret ediyorum. Ben kendim, onun çektiği acıdan yüz kat daha çok acı çekerim. Ne kadar rahatsız edici birşey bir insanı rahatsız etmek. Onun için ben biri birşey dediğinde, eğer çok aykırı birşey değilse mutlaka tamam derim. Benimle çatışması önemli değil, menfaatimle çatışmasına hiç önem vermem ben. Dinle imanla çatışırsa tavır koyarım.

     
  • İslam adına, Müslümanlık adına ortaya çıkan bayanlar örnek olacaklar. Konuşmaları güzel olacak, oturup kalkmaları güzel olacak, zarif olacak, kızdırıcı bir söze karşı güzel, saygılı cevap verecek, lafı oturtturmayacak, Peygamber (sav) gibi, Peygamber (sav) ahlakı gösterecekler. Hürmet gösterecekler. Tartışmacı olmayacaklar. Cedelci olmayacaklar, Kuran'da Allah bunu telin ediyor. İnsan herşeyden çok tartışmacıdır. Laf sokmaya meraklı bir üslup içinde olmaması lazım. Pozitif. Olabildiğince pozitif. Kavgaya hazır olmak çok kötü. Bazen görüyorum, bayanlar kendi aralarında kavgaya çok hazır olabiliyorlar. Birbirlerine nasıl kıyıyorlar anlamıyorum. Birbirlerini çok kıskanıyorlar anladığım kadarıyla. Mesela çok güzel oluyor, her yönden güzel oluyor, tek bir noktada kusur oluyor, o kusuru bulup ortaya çıkıyorlar. Hem de acı bir yüz ifadesiyle onu kendince küçük düşürmek için. Kadınların özellikle zalim olmaktan çok kaçınması gerekir. Allah mülayimliği daha fıtratlarına yoğun vermiştir. Daha şefkatli, daha sevecen, daha güzel huylu olacaklar inşaAllah.

     
  • Selam gönderen kardeşlerimiz şuna dikkat etsinler, selamı almak farzdır. Hatta daha iyisiyle karşılık vermesi gerekir. O nedenle sadece ilgili şahsa selam verilmesine dikkat etsinler. Eve girdiğimizde de mutlaka selam vereceğiz. Evde kimse olmasa da yine selam vereceğiz inşaAllah.
2010-10-23 22:29:30
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top