Adnan Oktar'ın 24 Ekim 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar
Samsun Aks Tv, 24.10.2010
Mason misafirlerimiz inşaAllah İttihad-ı İslam olur diyorlar. Adamların korktuğu genellikle bağnazlık. Cübbeli kafası, nefes aldırılmaması. Sevginin, şefkatin, dostluğun yeryüzünden kaldırılması, baskının gelmesi. Namaz kılmayanların, ibadetlerini yerine getirmeyenlerin vahşice cezalandırılması. Kendi isteğiyle İslam’ı yaşatmak doğru olandır. Öbür türlü adam münafık olur. Güya espri olarak İslam’a gireni alttan kesiyorsunuz, çıkanı üstten kesiyorsunuz diyor. Kesme, doğrama yok İslam’da. Gönül huzuruyla, sevgiyle iman var. Biz Allah’ı kalpten gelen bir duyguyla seviyoruz. Zorlamadan dolayı mı seviyoruz biz?
Bana niye masonlarla görüşüyorsun diyorlar. Namaz kılmalarına vesile oldum işte elhamdülillah. Hepsi Kuran aldılar, bir de ayet ezberlemeye başladılar. Birçoğu ayet ezberlemiş. Sabah 4’e kadar sohbet varmış Kuran üstüne. Evanjelik olanın gözleri doluyormuş Kuran’dan ayet okundukça. Ne güzel. Sizin kitaplarınızı görünce gözlerim doldu, diz çöküp şükrettim demiş.
İstanbul’da 300 alim toplandı, hiçbirşey olmaz. 300 alim 300 kere toplansa ve İttihad-ı İslam’ı istese yine birşey olmaz. İlla ki Hz. Mehdi (as)’da birleşme olur. İttihad-ı İslam’la kurtuluşun olacağını herkes biliyor. Başka hiçbir çözüm yoktur. Ama bunu şahsı manevi diyerek ne olduğu belli olmayan bir gücün içinde boğmaya kalkarsak, bu da çok samimiyetsiz olur. Müslümanları boş yere oyalamış olurlar.
İttihad-ı İslam'ı önemli görüyorsan, Hz. Mehdi (as)’ı nasıl önemli görmezsin? Hz. Mehdi (as)’dan bahsetmeden birlik nasıl olacak? Ne olursa olsun yine de birlik oluşmaz Hz. Mehdi (as) olmadan. Bakın Sebe halkı var, Sebe melikesi’ni de Allah lider kılmış kadın olarak. Firavun kavmi var, başında firavun var. Nemrut kavmi var, başında nemrut var. Hz. Süleyman (as)’ın kavmi var, başında Hz. Süleyman (as) var. Hz. İbrahim (as)’ın kavmi var, başında Hz. İbrahim (as) var. Hangi kavim Kuran’da başında bir lider olmadan yaşıyor? Bana bir tane kavim göstersinler. Mutlaka başında bir lider var. Yok arkadaş gerek yok diyorsan yeni bir Kuran anlayışı getiriyorsun demektir. O zaman başıma niye bela geliyor deme. Belanı arıyorsun demektir sen. Belanın dibine kadar gelmişsin demektir. Dünya tarihinde Hz. Adem (as)’dan beri ilk defa duyuyorum ben bir liderin şahsı manevi olmasını.
Kanal Avrupa, 24 Ekim 2010
(İslam dünyasının ilacı birleşmek başlıklı yazı hakkında)
Yusuf Kardavi, dünyadaki en büyük alimlerdendir. İttihad-ı İslam çağrısında bulunuyor. Allah'ın emrini, farzı yerine getiriyor maşaAllah. Cübbeli ne diyor? Cevap yok. İttihad-ı İslam'dan bahsetmiyor. Herkes İttihad-ı İslam'ı istiyor, Cübbeli istemiyor. Cübbeli Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde dikkat çekilen bir şahıstır.
(Fethullah Gülen Hocanın sevenleri)
Çocukların da öyle, ne çıkarı olabilir taa Kenya'ya gidiyor, ne çıkarı olabilir? Hz. Mehdi (as)'ın dilini öğretiyorlar. Herkesin Hz. Mehdi (as)'la daha rahat konuşmalarını sağlıyorlar, hayırlı ne güzel. Güzel bir zemin bırakıyorlar. Müslümanlara sempati duyan, seven bir insan bırakılması güzelliktir. Boş yere şamata yapmasınlar, ellerinde bilgi varsa yollasınlar, cevap hakkı olmak suretiyle ben burada okuyayım.
Bazı cemaatlerde çok nadir de olsa, benim kitaplarımın okunmaması söyleniyor. Benim kitaplarım iman hakikatleri yönünde mükemmel etkileyici kitaplardır, insanları bir tarafa da çekmez. Arının hayatını okuyan insan Adnancı mı olmak zorunda? Arının hayatını okuyan, kimsenin tarafında olmak zorunda değil. Adam arının hayatını insanların öğrenmesini istemiyor, "aman o kitabı okuma" diyorlar. O zaman kendin yaz, benden alıntı yap, kendin yaz çocuk öğrensin, o da kabul. "Ben de yapmayacağım" diyor, bu ahlaksızlık. O zaman o çocuklar Darwinizm'in geçersizliğini nereden öğrensin? Ya sen kendin kitap yaz ya da benim kitaplarımı okuyup öğrensin. Benim kitaplarımı muntazam okuyan yüz binlerce insan var, benim kitabımı okuyor olması demek benim emrime mi girmesi demek. Darwinizm'i eleştiriyoruz mesela, bu yazıyı okuduğuna göre benim destekçim mi olması gerekiyor? Bu mantık mı? "İlla okuma" diyorlar hasetlikten. Müslüman olduktan sonra, Kuran'ı savunduktan, kaliteli bir Müslüman olduktan sonra ne fark eder. İman hakikatlerini öğrensin, kainattaki Allah'ın yarattığı harika canlıları öğrensin, proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceğini öğrensin. "Okutturmayacağım" diyor, "niye kitabı sen yazdın?" diyor. "Alıntı yapın, senin adına olsun, ben yapayım baskısını, yine de okusunlar" diyorum. "Yine de sana gelirler" diyor. Kaliteli bir Müslüman olduktan sonra, istediği yere gitsin, ama bırak iman hakikatlerini öğrensin. Sonunda dinsiz oluyor insanlar, bu olur mu? Sırf grup taassubundan kitap okumayı engellemek ahlaksızlıktır. Ben bizim çocuklara tüm kitapları tavsiye ediyorum, alimlerin kitaplarını tanıtıyorum. İmani konularda hasetlik olmaz, bunun grupla cemaatle toplulukla alakası yok.
Belirli bir yaştan sonra çocuğu kendi haline bırakmak laızm. İlla benim kafamda yetiştireceğim olmaz. Çocuk senin kölen değil, bağımsız bir insandır. O istediği gibi hareket eder, dinsizse dinsiz dindarsa dindar olur. Doğru yol bu, bu da yanlış yol dersin, o kendi karar verir. Baskıyla, zorla çocuğa bir yolu benimsetmek olmaz.
Ermenilerde Osmanlı ruhu vardır, Rumlarda da vardır. Osmanlı terbiyesi vardır. Yemeleri, içmeleri, evleri, lokumları, karagözü hacivatına kadar hepsi Osmanlı kültürünün etkisi altındadır. Terbiye anlayışlarında da vardır. Türk İslam Birliği oluşsa bayılır oradaki insanlar. Buram buram Osmanlı kokar Bulgaristan.
(Türkiye'deki İslam modelinin örnek alınması hakkında)
Türkiye'deki Mehdiyettir insanların aldıkları örnek. Bir tane model var, Mehdiyet modelidir, Türkiye'ye Mehdiyet hakimdir. İnsancıl, muttaki, olaylara güzel sevgi gözüyle bakan, bütün dünyayı kucaklayan, koruyuculuk ruhuyla yaklaşan bir ruh var Türkiye'de. Türkiye'de ideal derken adamlar sapkınları kastetmiyor. Türkiye'nin genelinde Mehdiyet ruhu hakim, kastettikleri bu. Sevecen, ılımlı, Asrı Saadet İslam anlayışı, kastedilen bu.
(Tony Blair'in baldızının Müslüman olmasıyla ilgili) Buraya gelmişti, konuşmuştuk. Ben kitaplarımdan vermiştim, çok etkilenmişti, konuşmuştuk o zamanlar, sonra da Müslüman olmuş.
Şeyh Nazım Hazretleri Risale-i Nur'u okumayın demiyor, batın rahipleri var, bambaşka hale getiriyorlar Risale-i Nuru, onları eleştiriyor. Ama ben bugüne kadar ismi geçen kişileri tenzih ederim, onlar değil kastedilen. Bediüzzaman 70 yıl diyor, onlar 70 bin yıl diyor. Müslümanların şevkini kıran, üçkağıtçı rahipleri kastediyor Şeyh Nazım. Yoksa Bediüzzaman'ın eserlerine niçin karşı olsun doğru açıklamalara? Adamlar uyuzluk yapıyorlar, Müslümanların heyecanını ortadan kaldırıyorlar, ulemayı su bunlar. Şeyh Nazım, Mehdiyete dikkat çekiyor, Hz. Mehdi (as) da zaten Risale-i Nur'dan faydalanacak. Şeyh Nazım Risale-i Nur'un kıymetini biliyor, ama üçkağıtçı hımbıl sahtekar rahipleri kastediyor, insanların şevkini kıranları kastediyor.
Masonlar eğer namaz kılar, Allah'a, İslam'a dönerse, Müslümanlığı savunursa kardeşimiz olurlar, ama fitne fücur çıkarırlarsa karşıtlarımız olur. Ateist masonlarla mücadelemiz devam ediyor. O masonların içinden büyük bir bölümünü ayırdım, hep birlikte namaz kılıyoruz. İslam'a, Kuran'a sempati duyan eğilim gösteren masonları, İslam'a, Kuran'a sempati duyan komünistleri, İslam'a, Kuran'a sempati duyan satanistleri bağrımıza basarız. Karşıt olanlarla ilmi mücadele ederiz. Firavun olsa ona da tebliğ yaparız. Deccal ordusuna karşı tebliğ yapmıyor muyuz? Ey deccal diyoruz kemiklerini kırarız senin diyoruz, vurduk mu da (ilmen) yapıştırıyoruz. Buraya gelen masonlar, dünyanın en üst düzey masonları. Hepsi emrindeyiz diyorlar daha ne istiyorsun? Çok da duyulmasını istemezler, ama olduğu kadarını söylüyoruz. Avrupa'da, Amerika'da çok güçlü bir faaliyet içindeyiz, ama herşeyi anlatmıyoruz. Büyük bir fütuhat var Avrupa'da, Amerika'da yer gök birbirine karıştı, benim anlattığım milyonda biridir. Mason kaleleri gidiyor. Darwinistlerin kaleleri gidiyor. Tüm kaleler teker teker yıkılıyor. Bedüzzaman, Hz. Mehdi için dokuz cephede mücadele eder, yener diyor; biz de talebesiyiz müsade etsinler yapalım.
Dinsiz masonluğu bırakmayacağız. Bu arkadaşlarımızı da inşaAllah İslam'a hizmet eder hale getireceğiz. Dünyayı bunlar yönetiyorlar, bunlara İslam hakim oldu mu konu bitti demektir. Akılcı, nezih, şefkatle yaklaşmak lazım. Akılcı mantıklı birşeye direnmiyorlar. Sonuç da çok güzel olacak inşaAllah.
Hz. Mehdi (as) Arapça'yı pek konuşmayacak diyor Peygamberimiz (sav). Peygamber Efendimiz (sav) de ümmiydi, Hz. Mehdi de öyle, Arapçası olmayacak, çok az olacak. Türkçeye girmiş anlamında Arapçayı bilir ama gerçek anlamda Arapçayı bilmez.
Nur talebelerinin ahir zamanda görevi çok önemli. Bediüzzaman tohum hükmünde olacaklar, sümbüllenecekler diyor. Bir kısmı Ashab-ı Kehf gibi uyuyor. Uyanıp açılacaklar inşaAllah. Bediüzzaman'ın net, aleni izahlarını samimi olarak okuyup anlamaya çalışacaklar. Büyücülerin etkisinden kurtulmaları çok önemli.
İmtihan dünyasındayız, Allah bir kimseye kurtuluş için bir yol gösteriyor o reddediyor. Böyle olacak, o zaman imtihan olmaz. Peygamberimiz (sav) Mekkeli müşriklere anlatıyor, üstüne deve işkembesi atıyor, kepazelik yapıyorlar. Her kitap verdiğimiz kabul edecek diye birşey yok.
Ben adama sen yap diyorum, aynısıyla bas bu kitabı istiyorsan, yeter ki o adamları kurtaracak çalışma yap diyorum, bunu da yapmayacak kadar şuuru kapandıysa biz ne diyelim o adama? Samimi değil. Kim yazarsa yazsın iman hakikati nihayetinde bunlar, mühim olan imanını kurtarmak. Burada hasetlikten kaynaklanan ahmaklıkla hareket edersen, bu aptallığın dik alakası olur. Maksat Müslümanlık gelişsin, isim niye önemli? Bu hasetliğe karşı kardeşlerimizin de çok uyanık olması lazım. Risale-i Nur Külliyatının da onlarca yıldır anlaşılmamasının sebebi budur. Hak olan imani bir konunun öğrenilmesini engellemek ne demek? Eskiden de Bediüzzaman zamanında Risaleyi okutmazlardı bazıları. Adamın imanını nasıl kurtaracaksın? O zaman müthiş direniyorlardı Bediüzzamanın kitabının okunmaması için. Kitabını gördü mü aman aman diyorlardı, Bediüzzaman'ın etrafında talebe toplanacağını düşünüyorlardı. Aklın yatmıyorsa al oku, oradan çıkarttığın anlamı ben yazdım diye yaz, onu da yapmıyorsun. Darwinizmi, materyalizmi çürüten birşey yaz, aynısıyla yaz ve ben yazdım de, bunu da yapmıyorlar. Çocukları ortada bırakıyorlar ve helak ediyorlar çocukları.
Bütün cemaatler hepsi haktır, tertemiz insanlardır. Ama Nur talebeleri bile birbirlerinin evine gitmez, yemeğini yemez, konuşmuyorlar. Titizlikle birbirleriyle muhatap olmuyorlar, bu çok korkunç birşey. Demek ki şahsı maneviyle olmuyormuş, şahsı manevi bu hale getirdi. Hz. Mehdi, Hz. Mehdi (as)'ın talebeleri ve bundan oluşan şahsı manevisi gerekiyor. Yoksa paramparça beyinler paramparça olmuş cemaatler meydana getiriyor. Tek bir beyinde toplanması lazım İslam ümmetinin, tek bir beyin, tek bir lider. Allah'ın sünneti budur. Hz. Mehdi (as)'a tabi oldu mu, onun ruhu, onun beyni hepsini biraraya toplar. Mehdiyeti gündemde tutacağız. Allah kolaylık sağlamış, Mehdiyeti asla inkar edilemeyecek hale getirmiş. Bu alametleri inkar edebilmek için deli olmak lazım. Bediüzzamanla ayrı kilitlemiş, hadislerle ayrı kilitlemiş, İslam alemi perişan durumda oradan da kilitlemiş, direnmemeleri lazım.
Beni seven kardeşlerim tüm cemaatlere sevgiyle, affedicilikle karşılık versinler, affetsinler. Bizi sevenlerin sayısı kat kat yeterli, ısrarla Mehdiyeti anlatın bu yeter inşaAllah. Havadan karadan denizden her yeri Allah sarmış durumda, kaçabilecekleri gibi değil. Alimleri de topladı Allah, ama alim toplanmasıyla birşey olmaz. Tek çözüm Mehdiyettir. Tek bir beynin tek bir ruhun etrafında toplanmaktır. Aksi olduğunda fitne fücur oluyor, Allah bunu Kuran'da bize göstermiş, Allah'n sünneti bu.