Adnan Oktar'ın 26 Ekim 2010 tarihli röportajlarından önemli başlıklar

Gaziantep Olay TV, 26 Ekim 2010

(Füze kalkanıyla ilgili)

•    Hz. Mehdi (as)'ın zuhurundan evvel yoğun bir gerilim meydana geliyor. Ya bir İslam ülkesiyle savaşacaksınız ve böylece Müslümanı Müslümana kırdıracağız, ya da NATO'dan atarız diyorlar. Türk İslam Birliği olmayınca herkes kabadayılık yapıyor. İşte Türk İslam Birliği olmayıp, Müslümanlar parça parça olunca böyle kafa tutabiliyorlar. İttihad-ı İslam'la, Hz. Mehdi (as)'a ittiba ile kökten hallolması mümkünken, akıl almaz bir inatla Hz. Mehdi (as)'ı ve Hz. İsa (as)'ı aramazsan, Allah bunun karşılığını verir.

•    Kemik kafalı yobaz takımı, bu çocukların başının açık olmasından acayip nefret ediyorlar. Halbuki bunlar bizim canımız kardeşimiz. Kapalı olanlar da bizim canımız, hepsi bizim kızımız, kardeşimiz. Bu ne azgınlıktır? Merhamet ve şefkat vardır, sen inancını yaşarsın, o insan da böyle inanıyor. Bu öfkeleri çok acayip, ondan sonra da oturup mazlum havalarına giriyorlar. Benim başı açık kardeşlerim de kuzu gibiler. Ben ruhumda yaşadığım şefkati ifade ederim.

•    Kuran'ın zinde, berrak Müslümanlığını Allah bizden istiyor. Bu olmadığında felakat geliyor, kavga geliyor, insanların birbirleri ile uğraşması geliyor, iyi olmuyor. Türkiye'de yeni bir olay çıkartmak için ayrım ve kin dolu mantıkları var. Kin dolu mantıklarını kireç badanasıyla kapatacağız inşaAllah.

•    Bizi yeni ziyaret eden mason ziyaretçilerimizden tapınak şövalyelerinin başkanı olan arkadaş şu şekilde söylüyor: Gün gelecek tek bir inancın, Allah'ın birliğine inanan inancın dünyaya hakim olacağına inanıyoruz. Tapınak şövalyelerinin inancına göre bunun vaktine girdik, binlerce yıllık geleneğimize göre bunun merkezinin İstanbul olacağına inanıyoruz diyorlar. Burada da bir topluluğun bunu yapacağına inanıyoruz, İstanbul'da bu faaliyetin başladığına inanıyoruz, sizin emrinizdeyiz  diyorlar. Beyaz saçlı asıl büyüklerin büyük toplantısında aldıkları karar bu; zaman da doğru, yer de doğru, olay da doğru, biz size yardım edeceğiz diyorlar. İslam dünyaya hakim olsun diyorlar.


•    (Müslüm Gündüz) Genellikle bu kişiler iyi niyetli oluyorlar ama neyin neye mal olacağını, hangi hareketin ne zarar vereceğini, akılcı bir yöntemin ne olacağını tam çıkaramıyorlar. Kendilerini de yakıyorlar, başkalarını da yakıyorlar. Ama ben o şahsın hain olduğuna, ajan olduğuna inanmıyorum. İyi niyetli, samimi, fakat derin düşünemiyor. Kuran ölçüsü içerisinde Kuran akılcılığı içinde derin düşünemiyor. Oluşabilecek tahribatı tahmin edemiyor.

•    Amaç kitlelere ulaşmaksa televizyondan bunu rahatlıkla yaparsın ama amacın sükse yapmaksa Allah buna müsade etmez. Bir de oraya gelenleri kendine gelmiş gibi göstermeye kalkarsan, Allah hiç başarı vermez. Oraya gelen insanlar oradaki büyük alimleri görmek için, Mahmut Efendi Hazretlerini sevdikleri için, merak ettikleri için pek çok yönden pek çok amaçla gelirler. Ama o gelenlerin hepsini kendisi için gelmiş gibi gösterip, sükse yapmayı planlamışsa, Allah buna müsade etmez.

•    Müslümanların Mehdiyeti mutlaka sevmesi lazım. Müslümanların bir kişiyi Hz. Mehdi (as) seçmeleri için değil. Telaş etmelerine gerek yok sahte bir Mehdi'nin başa geçmesi mümkün değildir. Kaderde Allah o şekilde yaratmış, aksi olması imkansız.

•    Kadınların aleyhinde olan hadislere inanmayın. Kadınları kötüleyen yobazların izahlarına inanmayın. Allah kadınları dünyanın en güzel süsü olarak yaratmıştır. Şeytan kadına düşmandır. Şeytan kadından nefret eder. Komünistler de, faşistler de, yobazlar da nefret ederler. Musevilerin yobazları da üçüncü sınıf olarak görürler. Kadın çok güzel bir varlıktır, akılcı düşünen, ince ruhlu nezih düşünen varlıktır. Aleyhte yazı istiyorlarsa münafıklarla ilgili ayetleri ezberlesinler. Peygamberin üçkağıtçı insanlarla ilgili söylediklerini ezberlesinler. Her toplumun kötüsü olur. Münafık kadınlar da olur, o ayrı. Ama kadınları toptan kötülemek çok vicdansızcadır. Erkeklerin de içinde kötü olur.

•    İnkâr edenler derler ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya." Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin. (Ra'd Suresi, 7) Hz. Mehdi (as) sadece Hıristiyan, Musevi, Hindu değil her topluluk için hidayet önderi. Ayetin ebcedi 1982.

•    Allah, her dişinin neyi yüklendiğini (neye hamile kaldığını) ve döl yataklarının neyi eksiltip neyi eklediğini bilir. O'nun Katında her şey bir miktar (ölçü) iledir. O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. (Ra'd Suresi, 8-9) Kim hamile kalırsa, kim çocuk doğurursa, hepsi Allah'ın kontrolündedir. Allah altın orana dikkat çekmiş oluyor. Her şeyde simetri var. İnsanların yüzünde, elinde, vücudunda, çiçeklerlerde, böceklerde, hepsinde altın oran var. İstisnasız her şey, atom dahi bir miktar ve denge iledir. Bilinmeyeni ve görüleni bilendir. Hz. Mehdi (as) hem gaibdir, hem müşahede edilecektir. Gaib Hz. Mehdi (as)'ın ismidir.

•    Sizden sözü saklı tutan da, onu açığa vuran da, geceleyin gizlenen de ve gündüzün ortalıkta gezen de (O'nun Katında bilme bakımından) birdir. (Ra'd Suresi, 10) Hepsini bilirim diyor Allah. Gizli, açık, gece, gündüz tamamını Allah bilir.

•    O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip-bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur. (Ra'd Suresi, 11). Allah görünmeyen meleklerle izletiyor insanı. Müslüman aleminin başına gelenlerin neden olduğunu Allah açıklıyor. Kuran'a bağlılığı, Kuran'ı yeterli görmeyi, Kuran'a tam ittiba etmeyi bozuncaya kadar yıkmaz, Allah yıktıysa, insanlar bir şeyler yıkmıştır. İlla ki o millet yıkılır, o devlet yıkılır. Aynı zamanda ekonomik krize de bakıyor bu ayet.

•    Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir." (Araf Suresi, 203) İstedikleri ayeti, derleyip toparlasana diyorlar. Sen bir şey ilave et bizim dediğimiz gibi olsun diyorlar. Münafıkların, müşriklerin kafasında hazır bir din vardır. Kuran'da o dini arar, bulamazsa delirir, illaki ilave eder. Bana vahiy geldi der. Olmadığı halde katmam diyor Peygamberimiz (sav).

•    Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.(Araf Suresi, 204) Dinleyin ve susun. Birçok yerde Kuran okunuyor, adamlar geziniyor, konuşuyor. Radyoda Kuran okunuyor, adam hangi takım kazandı onu konuşuyor. Allah haram kılmış ayette ve konuşmayı kesin diyor Allah. O zaman Allah sizi korur. Aksi ne demektir? Bela veririm diyor Allah.

•    Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. (Araf Suresi, 205) Allah'ı zikrederken çok candan, derin bir konsantrasyon ile bağlantı kurun ve yüksek sesle yapmayın diyor, kendi duyacağınız kadar diyor Allah.

•    De ki: "Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim." (Araf Suresi, 188) Ben kaderime uyuyorum diyor Peygamberimiz (sav). Benim ayrı, müstakil gücüm yok. Gelecekle ilgili sürekli bilgiye sahip olsam, hepsini bilsem, daha fazla hayır yapardım ve bana bir kötülük dokunmazdı, belanın geleceğini bilir engellerdim, sürekli gaybı bilemem diyor. Allah'ın bildirdiği anda bilirim diyor. Sürekli bilmiyor. "Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim" bölümünün ebcedi 2026.

 

2010-10-27 19:19:28
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top