Adnan Oktar'ın 01 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar
(Semih İdiz’in dış politika ile ilgili yazısı)
Türkiye’nin milli politikası var. Halk o inanç sistemine göre yaşar. Kendi gelenek göreneklerimiz var. Bahçe anlayışımız var, sohbet, kıyafet anlayışımız var, hitabet anlayışımız var, saygı, sevgi anlayışımız var. Biz birbirimize benzeriz. Ortadoğu da birbirine benzer. Mesela birbirimize sarılırız, hal hatır sorarız, Avrupalılar bunu bilmez. Kahvenin gelişi bile ayrıdır bizde. Bunlar kendi kafalarına göre değerlendiriyor. Bunlar Türkiye’yi tanımıyorlar. Hala yeni Osmanlı diyorlar. 30 kere cevap verdik, yeni Osmanlı diye bir şey yok. Türk İslam Birliği var.
Hz. Mehdi (as)’dan az bahsedilmesi, çok nadir gündeme getirilmesi, ya önem verilmemesindendir veya zayıf ihtimal olarak görülüp, şüpheli görünmesinden olur. Yoksa ümmetin ömrü 70 yıl kaldı denmesine rağmen yeterli derecede ilgilenilmemesinin bir anlamı yok. Böyle bir durumda İslam’ın hakimiyeti dışında hangi konudan konuşulabilir? Daha önemli ne kalıyor? Bu deccaliyetin uyguladığı plan dahilinde böyle oluyor. Mehdiyete doğrudan karşı olmak yerine daha kendilerince kurnaz tedbirler almaya başladılar. Şahsı manevi diyorlar ya da sonra gelecek diyorlar.
Bir Müslümanın başka bir Müslümanın eserlerini okumayın, filmlerini seyretmeyin demesi olmaz. İman hakikatlerini okumayın, ahir zaman alametlerini öğrenmeyin demek hainlik olur. Biz her Müslümandan birşey alırız. Aksi vahşiliktir, anormalliktir. Hak, hakikat anlatılıyorsa o kitapları okutmamak vahşi bir harekettir. Biz bu kitaplarda gelin bizimle olun demiyoruz, Allah'ın varlığının delillerini öğreniyorlar, Darwinizme karşı kültürlerini artırıyorlar. Kime ait olursa olsun hepsi ehli sünnet, kıymetli eserler. Hiçbir Müslüman kardeşimin aleyhinde konuşturtmam. Hepsinin eserlerini tavsiye ederim. Darwinizmi, materyalizmi yerlebir eden eserleri yasaklamak, deccaliyete karşı savaşı durdurmaya çalışmak, iman hakikatlerini anlatan kitapları okutmamak, Kuran mucizelerini anlatan kitapları okutmamak, hainlik olur bir Müslüman için. Samimi olan bir Müslüman için Kuran’a ihanettir bu. Haince bir hareket olur. Çünkü Kuran’ın mucizesi anlatılıyor. Bunu dinletmemek ihanettir. İttihad-ı İslam’ı anlatan bir kitabı okutmamak da ihanettir. Ama ben samimi Müslümanlar için bunu söylüyorum. İnanmıyorsa, tabii kendi bileceği bir konu.
Bu hanım beni eleştiren, güya yaratılışı eleştiren yazı dağıtmış. Öyle garibanca yazmış ki. Muhterem Cihan Hanım yenileceğini bile bile bir insan çırpınmaya başlarsa ne olur? Benim onu ilmi yönden ezeceğim açık değil midir? Diyor ki ara geçiş formlarının fosil kalıntıları bulunuyor. Bu hanım bu kadar fotokopi çektirip yorulacağına, masraf yapacağına bir tane fotokopide bu da ara form resmi diye resmini koysana değerli hocamız? Bir resim koyarsın, konu biter. Bak yok diyordunuz, al sana ara fosil dersin. Ben diyorum ki 350 milyon tane yaratılışı ispat eden fosil var. Buna karşılık bana tek bir tane ara fosil getirin dedim. Tek bir tane. 10 trilyon vereceğim dedim. Bir tane fosil gösterecek. Bükemediğin bileği öpeceksin. Bu kadar edebiyat yapacağınıza bir tane ara fosilin resmini koyarsınız konu biter. Ara fosil yok doğru konuşun. Tek bir protein dahi tesadüfen meydana gelemez. Genetik mükemmelliğin de farkındalar. ABD’deki yaratılışçılık hem Amerika’da hem Avrupa’da ezilmiş durumda. Dalga geçiyorlardı gariplerimle. Mağlup edildiler. Öyle birşey yok Amerika’da. Dünyanın ömrü 6 bin yıl diyor adam. Fosillerin ömrü 6 bin yıl diyor. Granit haline gelmiş 400 milyon yıllık fosile 6 bin yıllık diyor. Yenildiler, perişan oldular. Yaratılışçılık Türkiye’den dünyaya yayıldı. Yaratılışçılık değil yaratılış gerçeği. Sen getir ara fosil ben sana yemin ediyorum basacağım ve dağıtacağım delillerini. Delilin yok. Elektron mikroskobu evrimcilerin defterini dürdü. Mikrobiyoloji evrimin sonudur. Mikrobiyoloji geldi evrim havaya uçtu. Darwinizmin çökmesiyle sol da çöktü Türkiye’de. Bir avuç insanla biz çıktık evrimi ilmen ezdik. Bunlar bu fotokopiler ağlama evrakları.
Hz. Hızır (as) çok önemli konularda görev alır. İslam’ın dünya hakimiyeti Hz. Mehdi (as)’ın düşmanlarının ezilmesi, İslam karşıtlarının, kilit noktalarda Müslümanları durduranların ezilmesinde görev alır. Hz. İsa (as) düşmanlarının ezilmesinde görev alır. Ama manen ezmekte görev alır.
(Üstad nezaketen Mehdi değilim diyor, takiyye yapıyor, Barla Lahikasında Risale-i Nur'un Mehdi olduğunu söyleyen şiirlere itiraz etmiyor diyen Nur talebesi kardeşlerimize) Üstad maddeleriyle detay detay açıklıyor Hz. Mehdi olmadığını. Zaman müsait değil, şart müsait değil ve seyyid değilim diyor. Bu devirde Hz. Mehdi (as)'ın gelmesi mümkün değildir diyor, hayatın geniş dairesinde geldiğinde başarılı olur, bu devirde gelse de başarılı olamaz diye uzun uzun teknik delileriyle, Kurani delillerle anlatıyor. Teknik ispat ediyor olayı, bu takiyye değil. Takiyyede bu kadar detaylı teknik anlatım olmaz. Üstelik "ben Mehdi değilim" demiyor Üstad Mehd'dir, İmam Rabbani de Mehdi'dir, Abdülkadir Geylani de Mehdi'dir, o anlamda hepsi Mehdi'dir. O anlamda Mehdi olduğu çok açıktır. Diyanet yönünde gelen bir Mehdi olduğunu kendisi de kabul ediyor. "3 görevi birden yapan bir Mehdi hiç gelmemiştir" diyor. "Bu üçünü birden yapan kişiye Mehdi-i Azam, Büyük Mehdi diyoruz" diyor ve yüzyıl sonra gelecek diyor ve benim görevim zemin hazırlamak diyor. Mehdi değilim demekle bitirmiyor, yüzlerce sayfa teknik, akli delile dayalı anlatımla ispat ediyor. Yüzlerce sayfa açıklma yapmasına gerek yok, "Mehdi değilim" der geçer ama teknik olarak sayfalarca neden Mehdi olmadığını anlatmış.
Barla Lahikasında şiirler için de; Kuran Mehdi'dir. İslam'ı anlatan, dini anlatan Mehdi'dir. Risale-i Nur da Mehdi'dir. Bediüzzaman da Mehdi'dir. Hidayete vesile olan herkes Mehdi'dir. Ama ahir zamanın Büyük Mehdisi ayrıdır. Peygamberimiz (sav)'in kastettiği, Müslümanların başına geçen, tüm Müslümanları birleştiren, Hz. İsa ile namaz kılan, Hıristiyanların Müslüman olmasına katkısı olan o büyük müceddidin adı Muhammed Mehdi (as)'dir, Büyük Mehdi'dir. Eskiden beri hüsnüzan olur diyor Bediüzzaman. Eskiden fazla ilişmezdim, ama mecbur oldum açıklıyorum diyor. Süleyman Hilmi Tunahan'ı Mehdi bilir talebeleri, Muhammed Raşid Erol Hazretlerini Mehdi bilir talebeleri, ama bir gerçek var ortada. İnkarın alemi yok.
(Üstad'ın mehdi olmasından neden rahatsızlık duyuyorsunuz sorusuna cevap) Üstadı bu kadar gündemde tutan, bu kadar değerini bilen ve onu yalancılıkla itham edenlere onun dürüstlüğünü benim kadar anlatan var mı? Mehdi-i Azam olsa iftihar ederim. Ama insanlara yalan söylemek haramdır. Mehdi-i Azam olmadığını bile bile Müslümanları oyalayıp, Müslümanları kıyamete kadar başsız bırakmak, İttihad-ı İslamsız bırakmak, Hz.İsa'dan uzak yaşatmak kalleşlik olur. Ben böyle birşeyin içinde girmem. Üstad benden şikayetçi olur ahirette. Resulullah (sav) şikayetçi olur, ben böyle bir yükümlülüğün altına girmem. Üstad'ın yüzlerce sayfa yalan söylediğini iddia edenlerin yalan söylediğini ispat ediyorum, bu Üstad'ı sevmektir, Üstaddan yana olmak onun söylediklerinin doğru olduğunu ortaya koymakla olur. Ben Risale-i Nur'u gerçek sahiplerine teslim etmek için uğraşıyorum. Bediüzzaman Hz. Mehdi (as) ve şakirdleri gerçek sahipleridir diyor, demek ki gerçek sahiplerinin elinde değil. Bediüzzaman'ı en çok sevenler de Hz. Mehdi (as) ve şakirdleridir. Kim gerçek sahibiyse gerçekten seven de odur. Biz de onlara ortam hazırlıyoruz.
Üstad'a hüsnüzan edersin, ama ahir zamanın büyük Mehdisi olduğunu söylersen Peygamber (sav)'e karşı mücadele vermiş olursun. Peygamber (sav)'in saydığı alametlerin uymadığını bildiğin halde, O Mehdidir dersen Peygamber (sav)'le savaşmış olursun. Üstadın 100'lerce sayfa anlattıklarını görmezden geliyorsun, Bediüzzaman'a en büyük kötülüklerden birini yapıyorsun. Hüsnüzan etmiyorsun, tam tersine suizan ediyorsun. Büyük bir alimi yalancı göstertmekle nasıl günaha girmiyorsun. Bütün Müslümanlar Hz. İsa (as)'ı aşkla beklerken Hz. İsa (as) öldü demekle bu gerçeği örtbas etmek nasıl günah olmuyor? İttihad-ı İslam'ı geciktirmekle nasıl bir konuma düşüyorsun? İttihad-ı İslam'ı kabul ediyorsan tüm Müslümanların başına bir lider geçiyor, bu durumda sen bu kişiye diyorsun ki "sen Mehdi-i Azam değilsin." Hz. İsa (as) arkasında namaz kılıyor ve tüm Müslümanların lideri oluyor, "sen Mehdi değilsin" diyorsun. Bediüzzaman'ı çok sevmek adına Bediüzzaman'a kötülük yapmış oluyorsun.