Adnan Oktar'ın 03 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

TV Kayseri, 3 Kasım 2010
 

  • "Ama Kaim’imiz (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde halk Allah’ın Kitabını kendilerine göre yorumlayarak onu delil olarak gösterecekler. Sonra şöyle buyurdu: Allah’a andolsun ki tıpkı sıcak ve soğuğun evlerine girdiği gibi, onun adaleti de onların evine girecektir." (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .3449) Bambaşka bir şekilde göstermeye çalışacaklar Kuran’ı. Açık, sarih anlamına göre değil, anlamını değiştirip, bambaşka bir şekle sokmaya çalışacaklar. Ama her yere Hz. Mehdi (as)’ın adaleti girecek. 
  • Göktaşlarının artması da, Nemesis’in yanaşması da hepsi de ahir zamanda Hz. Mehdi (as) devrinde olacak olaylardır. Allah bu konuda dikkatimizi çekiyor, bize mesaj veriyor. En gözü görmeyenin bile göreceği, en kulağı duymayanın bile duyacağı şekilde açık bir mesaj. İlla ki anlamıyorum diyene Allah anlayacağı dilden hitab eder. Ümmetin sonuna 70 yıl var. Biz kıyamet zamanından önceki Müslümanların son zamanında yaratıldık. Allah bize rast getirdi. Bir hayır var. Hz. Mehdi (as)’ı da görecek nesil biziz, Hz. İsa (as)’ı da görecek nesil biziz, dünyanın güzelleştiğini, mamur hale geldiğini görecek nesil de biziz, dolayısıyla çok nasipliyiz. Tabii bizler Allah’ın birer tecellisiyiz. Başarımız da konuşmamız da Allah’tandır. Ama başarı olduğunda ben başardım diyen Allah başardı anlamında demiştir. İkinci bir anlamı olmaz. Ben güzelim diyen Allah güzeldir demiştir. Başka bir anlamı olmaz. Allah güzel yarattı anlamında demiştir. İkinci bir anlamı olmaz. Ne mutlu devletimize dediğimizde Allah devleti vesile eder. Ben konuştuğumda kaderde olacak olmadan önce Allah beni konuşturur sonra da meydana getirir. Söylemem onun bir işareti oluyor. Hepsi bir bütündür. Beni söyleten de Allah, ilaçları bedava hale getiren de Allah'tır. Hocamız ne güzel konuştu diyor. Benim kaderim bu. Daha ben doğmadan, babam doğmadan, ben Çay TV’de 11 Mart 2009’da gece ilgili saatte bu konuşmayı yapmıştım. Zamanı geldi yine o konuşmayı orada yaptım. Konuşmayı yapan Allah’tır, dinleyen Allah’tır. Bana sorduklarında ben konuştum derim ama anlamı şudur: Allah beni konuşturdu. Bu kimsenin reddemeyeceği bir gerçektir.
     
  • Vesile etmek ne anlama gelir? Mesela kerpeten bir alettir. Hiç bir özelliği yoktur. Allah beni kullanıyor. Hiç bir özelliğim yok benim. Bir başka kulunu da kullanır. Bütün gücün tamamı Allah’ın kontrolündedir. İnsanların hiçbir gücü yoktur. Allah’ın kullandığı aletleriz o kadar. Allah konuş der, konuşuruz. Sus der, susarız. Otur der, otururuz, kalk der kalkarız. Biz böyle yaratıldık. Bazı müşrik kafalara bu ağır geliyor. Olur mu ben kendim karar veriyorum diyor. Benim kendi gücüm diyor. Bütün güç Allah’a aittir. Allah ayette bunu açık şekilde belirtiyor.
     
  • Hiçbir göz görmez. Göz sadece kameradır. Görüntüyü de ters olarak düşürür. O ters olan görüntüyü, ki göz bulanıktır göz sıvısı, bayağı bulanık bir sıvıdır. Saydam ama bulanık. O bulanık sıvının içinde bu kadar net bir görüntünün çıkması normalde mümkün değil. Ne kadar kaliteli mercek de olsa bu kadar kaliteli bir görüntü elde edemez. Görüntünün kalitesinden dolayı maddeyi dışarıda renkli ve uzakta zannediyoruz. Halbuki beynimizin içindeki görüntü ile görüşüyoruz biz. Uzaklık algısı da görüntünün kalitesinden dolayı mükemmel gözüküyor. Adeta elimizde olmuyor cismin uzakta olduğundan emin oluyoruz. Aslında hepsi aynı yerde oluşuyor. İnsan kasılıyor ben yaptım diye. Beynin içinde mercimek kadar yerde görüntü oluşuyor. İnsan hiçbir şey yapamaz. Tamamını Allah yapar. İçeceğin tadını, görüntüsünü, tamamını Allah yaratır. Kokusunu da tadını da kaldırsa Allah, bir şey hissetmem, görüntüyü ve dokunmayı da kaldırsa artık tamamen yok olur. Parmakla dokunulduğundan emin oluruz ama beynin içindeki histen kaynaklanır. Beynin içine giriyor şuur merkezinde dokunma hissi meydana geliyor parmağın ucunda olduğnu zannediyoruz. Ses konuşma uzaktan geliyor gibi görünüyor ama üç boyutlu olarak uzaktan beynimizin içinde yaratılıyor gibi görünüyor. Bağlandığında anında duyarız. Allah’a inanmayan bir insan bunu birden kavrarsa aklına zarar verebilir. Maddenin aslıyla görüşmediğini fark ederse şoka girebilir. Beyninin içindeki monitörün başında geçirir insan hayatını, üniversite dediği yere orada gider, her işi orada yapar insan.
     
  • Kuledeki küçük adam, küçücük bir noktada yaşıyor aşağıda dev bir kule var. Onun üzerinde yaşamış oluyor insan. Beynimin içinde görmüyorum duymuyorum diyen varsa gelsin. Halbuki her insan beyninin en üst noktasında hücrenin içinde yaşar. Bütün ömrü orada geçer. Ölümü de oradadır, bütün hayatı da. Bunu anlayan Cenneti, Cehennemi, yeniden dirilmeyi çok iyi anlar. Allah'ı hakkıyla anlar.


Kaçkar TV, 3 Kasım 2010

19/1- Kaf, He, Ye, Ayn, Sad.

Burada bu harfler tabii ki birşeyler ifade ediyor. Hurufu Mukatta. İnşaAllah Hz. İsa (as)’dan ve Hz. Mehdi (as)’dan bunları öğreneceğiz. 

19/4- Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım."

Yaşlandıkça kalsiyum kemiklerden eksilir. Erir kemikleri. Saçlarda da beyazlama oluyor. Herşeyi Allah’tan istemek lazım.

19/5- "Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."

Gelecek nesiller. Hz. Mehdi (as) da bu neslin içindedir.

19/8- Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."

Demek ki cinsel gücün ve kapasitenin yaşla alakası yok. Cenab-ı Allah dilerse bir insanı çok ileriki yaşlarda bile çok güçlü kılabilir. Allah’ın insanların zannettiği gibi kurallarla bağlantısı olmaz. Allah’ın dediği olur. Allah bir kural koyuyor, zannediyorlar ki yaşlılıkta erkeğin gücü biter. Öyle değil, Allah’ın bir kuralı daha var, tam aksi de oluyor. Bilakis daha da sağlıklı, daha güçlü de olabiliyor.

19/9- (Ona gelen melek:) "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: - Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım."

Allah yoktan yarattım diyor. Herşeyi Allah hiçbir şeyden yaratır.

19/10- Dedi ki: "Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." Dedi ki: "Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır."

Bunun mutlaka bir hikmeti var, bu karşılaşılacak bir olaydır.

19/13- Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

Coşkun bir sevgi var Hz. Yahya (as)’da. Kelebekleri, kuşları, çocukları, kadınları, herşeyi çok fazla seviyor. Allah’ın tecellilerine karşı içinde müthiş bir sevgi var, bir aşk var, bir tutku var. Sevgiye karşı vücudu müthiş hassas. Müthiş sevme gücü var. Sevgi dedin mi o orada. Hz. Yahya (as)’a Allah öyle bir özellik vermiş. Ve temizlik. Müthiş temizdi Hz. Yahya (as). Pırıl pırıldı.

19/23- Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim."

Bu bir zelledir. Müslümanın söylememesi gereken bir hatalı konuşmadır. Zelle. Allah bunu bir zelle olarak bize gösteriyor, biz yapmayacağız. Hz. Meryem gibi mübarek bir insanda bile böyle bir zelle oluyor. İnsanlarda hata olabiliyor. Peygamberlerde bile zelle oluyor. Oradan ibret alacağız ve yapmayacağız inşaAllah. Müslüman orada bile tevekküllü olacak. Mutlaka mümin sabırlı olacak.

19/24- Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır."

Allah haram kılıyor hüzne kapılmasını. Muhkem ayet. Üzülme ve hüzün Müslümana haramdır. Allah haram kılmış.

19/24- Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır."

Burada bir işaret var. Hurma ağaçları olan, ağaçlık bir yerde Allah bize bir işaret veriyor. Alt tarafında bir ark su akıyor.

19/25- Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin."

Bayat meyvede vitamin değeri daha düşüktür. Taze olan meyveye Kuran dikkat çekiyor.

2010-11-04 22:22:15
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top