Adnan Oktar'ın 04 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kaçkar TV ve Maraş Aksu TV, 4 Kasım 2010

  • Önder Sav da yaman bir insan, çok yaman. Önder Sav'ın zeki olduğu bakışlarından anlaşılıyor. Dine sahip çıkan bir üslubu olsa çok sevilir aslında. İslam'a daha çok sarılır, dine daha çok sarılırsa çok iyi olur. Dava adamlığı ve ataklığı iyi, ama dine karşı tavrı konusunda şaibe oldu. Onu izale edecek daha candan tavırlar gösterebilir. Gerçi birkaç telafi edecek açıklama yaptı, ama flu kaldı, daha doyurucu tavır gösterirse iyi olur. CHP’nin elemanları seçkin vatan evlatlarıdır, gerekeni yaparlar.
     
  • Klasik politika Marksist-Leninist ideolojinin karşısında yenilir. Liberal partilerin kendi arasında sohbet tarzı tartışmaları olur, orada kim zekice konuşuyorsa o daha çok beğenilir ve ilginç görülür, neticede oyları artar genelinde. Ama Marksist düşüncenin karşısına çıktığında yenilir, çünkü adam Leninist, Stalinist düşünce ile çıkıyor. Çok kapsamlı bilimsel mücadele gerekir. Bilim ve felsefeyi kullanmaları gerekiyor. Bunun dışında mutlaka yenilirler fikren. Faşizme karşı Marksizm tecrübelidir, faşizm karşısında yenilmezler. Çünkü faşizm de Darwinist, materyalist düşünceyle karşılarına çıkıyor. Sadece karşılıklı dalaşırlar. Ama bizim çıkışımız sürpriz. Anti komünist, anti Darwinist, anti materyalistiz diyoruz. Darwinizm ve materyalizm yıkılmıştır diyoruz, tamamen bilimle cevap veriyoruz. Bilim felsefesiyle cevap veriyoruz. Bunun karşısında paldır küldür yıkılırlar. Şu ana kadar hiçbir yöntem, karşı çıkışı etkisiz hale getirememiştir. Marksist düşünce üzerine gittikçe gelişen bir düşüncedir, kanla gelişir. Çatışma ister. Kendi de kan döker kendi kanının da dökülmesini ister. Sistem bunun üstüne çalışır. Bombalama yapmaları taraftarlarına muazzam etki yapar. Teröristlerin morali bozulduğunda bir yere daha bomba koyar, ferahlar adamlar. İlmi mücadelenin önemi şu, adamlar şunu iddia ediyorlar: "Karşımıza ilmi olarak çıkamadıklarına göre bizim düşüncemiz doğru" diyorlar. "Eğer ilmi dayanakları olsaydı, çıkarlardı karşımıza" diyorlar. Normalde çok cılız bir teoridir, ama ilmi mücadele yapılmadıktan sonra çöküşü olmuyor.
     
  • Komünizmde geri çekilme olur, ama tamamen durma asla olmaz. Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın vefatından sonra merkepler gibi sokakta cinsel ilişki kuracaklar diyor, bu anlatımdan Hz. Mehdi (as)'dan sonra komünizmin yeniden gelişeceği anlaşılıyor.
     
  • (Evrimcilerin) Mantığının ilkelliği hayret verici, nefes borusuyla yemek borusunun aynı yerde olup da hiçbir şekilde insanın hava aldığı nefes borusuna yemek içecek sıçramaması mucize. Normalde her seferinde oraya kaçması lazım, hiçbir şekilde olmuyor. Bu Allah'ın mucizesi, harikadır.
     
  • Hz. Mehdi (as) ile ilgili rivayetler çeşitli oluyor, ama bir ortak noktada toplanıyorlar. Çünkü Hz. Mehdi (as) ile namazın tek bir yerde olması zaten makul olmaz. Hz. İsa (as) ile neden tek bir yerde namaz kılsın? Tabi ki Kabe’de de kılacaktır, Ayasofya’da da kılınacaktır, hatta Hz. Süleyman (as)’ın mescidini yeniden imar edeceğiz, orada da bir namaz var. Hz. Süleyman (as)’ın mescidini birebir aynısıyla yapacağız inşaAllah. Ben bunu Musevilere söylediğimde nefesleri kesildi. İlk defa bir Müslümandan duyuyoruz Musevi tarihinde biz duymadık dediler
     
  • İnsanlar herşeyden korkmaya başladılar. O kadar çok ki birbirinden korkan, bu sevgiye de engel oluyor. "Nasılsın?" desen, adam "acaba öldürecek mi?", "birşey mi yapacak?" diye birbirine bakıyorlar. Bir oyun mu oynayacak, bir zarar mı verecek diye korkuyorlar. Korkudan neşeleri gitti. İnsanların neşelerinin gitmesinin sebebi korkudur. Yiyecekten bile korkmaya başladılar. Hormonlu yiyecekler çıktı diye. Hiçbir şeyden emin olamıyor. Sokağa çıkıyor, sokaktan korkuyor. Binadan birşey kafama düşer mi diye korkuyor. Arabaya biniyor, trafik kazası olur mu diye ondan korkuyor. Biri konuşuyor, acaba saldıracak mı diye ondan korkuyor. İnsani bir çok melekesini insanlar kaybetti bu yüzden. Dışarıya çıktığımızda birbirimize sevgi göstereceğiz, hal hatır soracağız, sokak bizim için sevinç ve bayram yeri olması lazım. Asık surat göreceğiz diye sokağa çıkmak istemiyor insanlar. Gezmek istemiyorlar. Mutsuzluktan ciltleri de bozuluyor insanların. Kansızlaşıyorlar.
     
  • 10/15- Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım."

Apaçık belge, hiç inkar edemeyecekleri gibi açık sarih belge. Münafıkların kilit noktası budur. Bundan başka Kuran getir diyorlar. Kuran’a ilave yapma, çıkartma yapma münafığın özelliğidir. Onun için müşriklerle aynı hayatı özler. Peygamberimiz (sav)’i dırar mescidine davet etmişlerdi. Orada müşriklerde gördükleri her türlü karanlığı yaşıyorlardı. Hz. Hasan ve  Hz. Hüseyin’i şehit etmelerinin sebebi de bu; arslanların onların karanlık ruhlarını, karmakarışık girift sistemlerini kabul etmemeleri. İslam çok kolaydır, sevinçle neşeyle yaşanacak bir dindir. Fıtratımıza en uygundur. Bize zindelik verir, neşe verir. Ama bunların anlayışındaki dinde insan hem fiziken hem ruhen çöker. Sosyal sistem çöker, kokuşma başlar, aptallık her yeri sarmaya başlar ve Müslümanlar ezilmeye başlar. Her yerde aşağılanırlar, ama Kuran’a göre yaşadıklarında şan ve şerefleri gelir, müthiş güç gelir üzerlerine. Tek bir Müslüman dünyaya yeter. Sokaklar şenlenir, evler güzelleşir, her yer tertemiz olur. Her yer gül kokar. Gönüllere bir ferahlık, kafaya bir dinçlik gelir.

  • Şu an Müslümanların üzerindeki bu ağır, puslu havanın nedeni deccaliyetin meydana getirdiği o kokuşmuş, rezil sistemdir. Deccaliyet cereyanı münafıkane olarak ortaya çıktı. Münafık cereyan, Müslüman milleti psikolojik olarak içine kapattı. Sessizleştiler, neşeleri kaçtı, sevinçleri kaçtı, aktiviteleri bozuldu, telif güçleri yok oldu, sanatta bilimde gelişemiyorlar, teknoloji geliştiremiyorlar. Bir tek Türkiye bu belanın içinden çıkabildi.
     
  • Gerçekleri bilen bir insanın çözümü bilmemesi düşünülemez. Allah Kuran’da çözümü gösteriyor: Dinin aslına dönülmesi. Dinin aslına dönüldüğünde tüm sorunlar ortadan kalkar.
     
  • 29/51- Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Yetmiyor münafığa Kuran. İlave istiyorum, hurafe istiyorum diyor. Öyle bir din anlat ki ben de yaşayamayayım, insanlar da yaşayamasın diyor. Bilinçaltında Allah’a düşman. Allah’tan korkmayan güya korkuyor gibi görünen, takva gibi görünen ama bilinçaltında öfke duyan insanlar gelişiyor. Peygamberimiz (sav'i) de sevmiyorlar, ona da bilinçaltlarında öfke duyuyorlar. Münafık tehlikesi şu an buram buram organize olarak devam ediyor. Münafıklar müthiş destekleniyor. Dikkat ederseniz görürsünüz, alenen destekleniyorlar. Küfür güçsüzlüğünü bilir, dinin yıkılmasını münafıklara havale eder. Küfür doğrudan dine atak yapmaz, münafıkları destekleyerek atak yapar. Gerçek Müslümanlara, Hz. Mehdi (as) taraftarlarına da muazzam baskı var. Hz. Mehdi (as) yanlılarına karşı çok şiddetli baskı var, baktığınızda hemen görürsünüz. Anti Hz. Mehdi (as) olanlara da muazzam destek var. Bunu iyi gözlemlemek lazım. Tabi bir kısmı anti Hz. Mehdi (as) olurken saflığından yapıyor, cahilliğinden yapıyor. 

  • 30/32- (O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Fırkalara ayırmış, sonra kendileri de parça parça olmuş. İki kişi biraraya gelemez, her biri ayrı ayrı kendini beğenir. Bir de övünüp seviç duyuyor. 

  • 16/116- Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.

Münafıklar alıştıkları için, sürekli helal haram üretirler. Hiç ummazsın. Helal birşeye bu haramdır diyor. Neye göre diyorsun, Kuran’da var mı, sünette var mı? Yok. Ben kendim çıkarttım diyor. Hurafeden boğuluyor dünya. Hz. Mehdi (as)’ın görevi o hurafeleri ortadan kaldırmaktır. 

  • 25/30- Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."

Peygamberimiz (sav)'in bu yüzyıl için bu şikayeti yapmaması için Hz. Mehdi (as) geliyor. Hz. Mehdi (as)’ın görevi bu yüzyılda Müslümanları bu şikayetin konumuna düşmekten kurtarmak. Peygamberimiz (sav)'in dediği gibi yaşamadılar, sahabe gibi yaşamadılar. Buna direniyorlar. Bu direnmeyi Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (as) yıkacaktır. Resulullah (sav) Hz. Mehdi (as) devrinden memnun. "Ne evvelkiler, ne sonrakiler onlara yetişemez" diyor. Neden? Kuran tam anlamıyla uygulanacak da ondan. Peygamberimiz (sav) bu devirden şikayet etmeyecek inşaAllah. 

  • Hz. Mehdi (as) ağırlıktan kaçınır. Hesabı seri görmesi demek deccalin büyüsünü yıkıyor demektir.


Samsun AKS TV 

  • Bizim milletimizin bir kısım fertleri çok özentiler. Avrupalılar ne yapsa aynısını yapmak istiyorlar. Peygamber Efendimiz (sav) diyor ki ahir zamanda öyle bir zaman gelecek, onlar yılan deliğine girse siz de gireceksiniz. Herşeyi taklit edeceksiniz diyor. Şaraptan hoşlandıklarından değil. Şarap mı meyva suyu mu dediğinde, helal dahi olsaydı şarap, mis gibi üzüm suyunu tercih ederler. Acayip güzel kokuyor, tadı mükemmel, tam doyum meydana geliyor. Şarapın tadı acı, kokusu da pis, nefeste meydana gelen kokusu da pis. Rahatsız edici birşey ve metil alkol var içinde. Çok tehlikeli bir alkol türü. Sersemlik verir, mide bulantısı, baş ağrısı verir, dikkat bozukluğu verir. Nefse hoş gelen birşey de değil ki insanın irade kullanması gereksin. İnsanın hoşlanmayacağı birşey.  Ve yan ürünler. Şarapta o kadar çok toksik madde var ki. Mesela biz güzel etli patlıcan yemeği yapıyoruz değil mi? Sonra bozulduğunda o çok korkunç bir şeye dönüşüyor. Çöpe atarken dahi insan bakmak istemez. Şarap da aynısıdır. Nefis bir yemeğin bozulmuş, perişan olmuş halidir. Ve orada meydana gelen toksik maddeleri saysak 200-300 toksik madde var. Ne gerek var vücudumu niye zehirleyeyim? Niye karaciğerimi perişan edeyim, niye beyin hücrelerimi tahrip edeyim? Kuran'da domuz yasağı da şarap yasağı da çok hikmetli. Bazen insanların dudağında veya ağız içinde aft çıkar. Afta alkol sürüyorlar. Ne oluyor? Bembeyaz oluyor o sürülen yer. Niye bembeyaz olur? Oradaki epitel hücrelerin tamamı ölüyor da ondan.  Hücreyi öldürüyor. Hücre öldüren bir zehir. Ben bunu niye içeyim? Helal da olsa içmem. Ki Allah haram kılmış.
     
  • Helallerde ve haramlarda Allah’ın bir sırrı vardır. Mesela Allah Müslümanlarda fuhuşu haram etmiştir. O cinsel gücü daha artırır. Serbest oldu mu düşer güç. Mesela sürekli gayrimeşru ilişkide bulunanlarda cinselliğe karşı bir tiksinme vardır. Gücünü kırar. Ama Müslümanlarda, gerçekten takva ehliyse, çok çok güçlüdür Müslümanlar. Böyledir bu. Müminlerde bilinir. Ayrıca neslin bozulmasını engellemiş oluyor. Tertemiz bir nesil olmuş oluyor.
     
  • Müslümanların birleşmesi için ne yapmak gerekiyor? Bir Müslüman müminin etrafında Müslümanların toplanması gerekiyor. Allah’ın sünneti bu. Yani Hz. Mehdi (as). Bu olmadıktan sonra bu köşe yazılarını yazarsın, yazarsın. Bu köşe yazılarına bir isim koyacaksın. Birlik, ne demektir birlik? Bir insanın kafası olmazsa o insan ölür değil mi? Gövdeden bahsedip de başından bahsetmemek olur mu? Hz. Mehdi (as)’dan da bahsetmeleri gerekir. Başsız birlik olur mu? Bu bahsedilen birliğin elbette bir başı olacaktır.
2010-11-05 21:33:40
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top