Adnan Oktar'ın 07 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Çay TV, 7 Kasım 2010

  • Biz Doğu Türkistan'ın Çin'le çatışmasını istemiyoruz. Çin'in güçülü olmasını isteriz, ama Doğu Türkistan'daki kardeşlerimize saygı dolu, sevgi dolu davranmalarını, ibadetlerine saygı duymalarını, özgür yaşamalarını sağlamalarını istiyoruz. Çinlilerin de rahat etmesini istiyoruz, İslam yayılsın Çin'de de gönlümüz bunu istiyor. Çin halkı da özgür olsun, fakat Doğu Türkistan'daki kardeşlerim de özgür olsun. Biz hiçbir ülkenin yıkılmasını istemiyoruz. Hepsinin rahat etmesini istiyoruz. Kardeşlik bağlarını daha da güçlendirelim, hepsi rahat yaşasınlar. Bizim fetih siyasetimiz yok. Fethedelim, ezelim diye bir düşünce içinde değiliz. Biz zaten manen fethettik. Sınırları açalım, kardeş olalım, birlikte yaşayalım istiyoruz. 
     
  • Müslümanların en titiz olacağı konulardan biri ağır teklif zincirlerini ortadan kaldırmak, dinin kolay olduğunu göstermek. Sevgi kolay olmalı. Bir çocuk babasına sarılmak istediğinde gidip sarılıyor, gel önce şunları yapacaksın bir sürü aşamadan geçeceksin dersen mahevedersin adamı. Din kolaydır, namaz kolaydır, oruç kolaydır, samimiyet kolaydır. Samimiyet çok dinlendiricidir. Kuş gibi hafiflersin samimi olduğunda.
     
  • Hz. Mehdi (as)'ın zuhuru Amerika'nın da, Rusya'nın da kurtuluşudur. Hz. İsa (as) olmazsa, Hz. Mehdi (as) olmazsa boğulacakları bir sistem olduğunu Allah gösterdi. Dünyanın tadı kaçtı, ruhsuz bir hale girdi. Neşelerini aldı Allah son on yıl içinde, şevklerini heyecanlarını kırdı Allah. Ya Allah'a dönecekler ya bu donuk hayat içinde donup kalacaklar. Donup kalmak da istemiyorlar onun için dine dönmenin şart olduğunu ittifakla söylüyorlar. Bunu da onlara söyleten Allah'dır.
     
  • Kehf Ehli'ni toplayan bir baş var. Onlara o fikri veren, "mağaraya çekilelim, mağarada rahat ederiz, mağarada kurtuluş var, benimle gelin" diyen biri. Mağara ehline hakim olan, mağarada faaliyet gösteren kimdir? Hızır (as). Allahualem içlerinden bir tanesi Hızır (as), çünkü mağarayı o gençler bilmezler. Ama o çok kapsamlı bilgi veriyor, mağarada ne olacağını anlatıyor.

18/8- Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru-çorak bir toprak yapabiliriz.

"Bütün yeryüzünü çorak yapabilirim" diyor Allah. "Tüm dünyayı dümdüz ederim" diyor. Bu ne zaman olacak, tüm yeryüzünün dümdüz olması? Kıyamette. Ayetin ebcedi hicri 1545 tarihini veriyor. Bediüzzaman da Risalei Nur'da anlatıyor yeryüzünün tam dümdüz olacağını. Küre biçiminde bir cisim düşün patlayıp dağıldığında etrafa dağılamıyor, basınçla düzleşiyor, o tarz birşey. 

18/14- Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabtetmiştik; (Krala karşı) Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; İlah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız."

Sabır ve kararlılık Hz. Mehdi (as) cemaatinin özelliğidir. Bir de kıyam ediyorlar. Bediüzzaman'ın feveran dediği olay. Günümüze bakan yönüyle, "ateizme, Darwinizme, materyalizme kesinlikle inanmayız" diyorlar. Bunu koro halinde söylemiyorlar. Gençlerin ortak fikri, ama üzerilerinde bir kişi var onları yönlendiriyor. Allah onlardaki ortak düşünceyi söylüyor. 

18/15- "Şunlar, bizim kavmimizdir; O'ndan başkasını ilahlar edindiler, onlara apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?"

Biz de Darwinistlere, "apaçık delil getirin" diyoruz. "Fosil getirin, proteinlerin tesadüfen olabileceğine delil getirin" diyoruz. Delil getiremiyorlar. Allah'a karşı yalan söyledikleri için zalim oldularını söylüyor Allah. 

18/16- (İçlerinden biri demişti ki:) "Madem ki siz onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrıldınız, o halde, (dağlara çekilip) mağaraya sığının da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktarını) yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın."

Vahiy almadan bir insan bunu söyleyebilir mi? Mağarada sadece saklanılır. Karanlık mağaraya girersin, hiçbir şey olmaz. Ama o kişi diyor ki; "Rabbiniz rahmetinden yaysın." Mağaraya girince Allah'ın rahmetinin üzerlerine olacağını nereden biliyor? Mağarada bir iş yapılmaz, ama "işinizden yarar kolaylaştırsın" diyor, "işiniz rast gidecek, hedefinize varacaksınız" diyor. Bu ancak vahiy gerektiren bir bilgidir. Anlıyouz ki Hz. Hızır (as) aralarında. Mağara hayatını, mağaradan çıkan hayatı en iyi bilen üstadlardan birisi Hz. Hızır (as). Allahualem bu gençler bir ihtimal Hz. İsa (as)'ın talebeleri olabilir. Zor durumda kalmışlar aranıyorlar, öyle bir dönem ki Hz. Yahya (as)'ı şehit ettiler, Hz. Zekeriya'yı şehit ettiler, Hz. İsa (as)'ı şehit ettiklerini zannetiler. 

18/18- Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır. Biz onları sağ yana ve sol yana çeviriyorduk. Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu. Onları görmüş olsaydın, geri dönüp onlardan kaçardın, onlardan içini korku kaplardı.

Yekaze hali gibi bir hal, zaten bu konumda Hz. Hızır (as)'la bağlantı oluyor. "Görünüşleri korkuturdu" diyor Allah, çünkü biraz acayip bir durum. Mağaranın içersinde yıllardır yatan insanlar var ve hiçbir şey olmamış, ilk bakan için şaşırtıcı bir durum. 

18/19- Böylece, aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar kaldınız?" Dediler ki: "Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık." Dediler ki: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin."

"Ne kadar kaldınız?" diyen yine aynı kişi Allahualem. bu kadar ince bilgiyi detaylı bilgiyi kim veriyor, Allahulaem Hz. Hızır (as).

18/21- Böylece, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve gerçekten kıyametin, kendisinde şüphe bulunmadığını bilmeleri için (şehir halkına ve sonraki insan kuşaklarına) onları buldurmuş olduk. (Onları görenler) Kendi aralarında durumlarını tartışıyorlardı, (bir kısmı) dedi ki: "Onların üstüne bir bina inşa edin, Rableri onları daha iyi bilir." Onların işine galip gelen (sözleri geçen)ler ise: "Üstlerine mutlaka bir mescid yapmalıyız" dediler.

Allahın vaadi nedir? (Günümüze bakan yönüyle) Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as) ve kıyamet. Bina inşa etme, duvar inşa etme kimin işi? Hz. Hızır (as). Mescid konusunda da uzmandır Hz. Hızır (as). Hz. Süleyman (as)'ın mescidinde görev almıştır.

 

  • Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as) cemaatinin 313 gençten oluştuğunu söylüyor. (İnkar eden ve onları inkara zorlayan) Ailelerinden ayrılıyor bu gençler. Eğer aileleriyle birlikte olsalar zaten 313 kişi olmazlar, 313 bin kişi olurlar. Sadece gençlerin geldiği bir topluluk. Demek ki insanlar Hz. Mehdi (as)'ı tehlkikerli bulacak bazı aileler, tepkili olacak "aman onlara yaklaşmayın" diyecekler. 
     
  • Ben birşey söylüyorsam mutlaka hayra yöneliktir. İslam'ın dünya hakimiyetine yöneliktir, bir kısmı ledünidir. Biraz sabırlı olursa kardeşlerimiz neyi, niçin yaptığımın hikmetlerini görecekler inşaAllah. 
     
  • Devrin imamını Allah seçer ve alametlerinden anlarız biz. Bir topluluğun bir kişiye "sen en büyük alimsin" demesi birşey ifade etmez. Kendi aliminin en büyük alim olduğunu söyleyebilir, saygı duyarız, ama bu geçerli olmaz. Allah'ın takdir ettiği kişi esastır. Bu devrin imamı Hz. Mehdi (as)'dır. Bu çok açıktır ve icmayla anlaşılır. Mesela Mevlana Halid genel icmayla anlaşılmıştır, diğer tarikatlar, gruplar hepsi onun o devrin imamı olduğunu kabul etmiştir. Devrimizde her topluluk kendi imamını müceddid görüyor. Bu normal, buna şaşırılmaz, ama itibar edilmez. Türkiye'deki Müslümanlara göre başka kişi, Mısır'daki Müslümanlara göre ayrı bir kişi, Pakistan, Fas, Tunus, Cezyair'de ayrı bir kişi, ama bunların hiçbir geçerli olmaz. Allah'ın takdir ettiği kişinin kim olduğunu Allah bize gösterecek.
     
  • Bu güzeldir, bunda hayır vardır. Kardeşlerimiz hüsnüzanla baksınlar. Bu asrımızdaki din büyüklerinin müceddid ilan edilmesi bir gönül zenginliğidir, bir muhabbet zenginliğidir. Bunlardan rahatsız olmak değil, bilakis mutlu olmak lazım. Ama gelecek olan Muhammed Mehdi Muntazır hepsinin üstündedir. Bu yüzyılın tüm alimleri, müctehidlerin hepsi ona bağlıdır. Bu iman zenginliği, bu güzellik Müslümanların hayrınadır, bunlarda şer görmek yanlış olur hayır görmek lazım inşaAllah.


TV Kayseri, Samsun AKS TV; 7 Kasım 2010

  • Samimiyetsiz Müslüman türü var. Kardeşlerimiz buna karşı çok şiddetli uyansınlar. Bir heyecanla uyansınlar. Çok karanlık bir oyun, bakın diyor ki, "Bundan sonra kıyamet var, İslam hakim olmaz." Peki öyleyse senin holdingleirni geliştirmek için bu heyecanın ne? Büyük bir hızla zengin olmanın peşindesin, dünyaya kendini tam kaptırmış durumdasın. Kazan kazanmana birşey demiyorum da Allah yolunda harcamıyorsun. Dengesiz, anormal açıklamalar yapan Müslümanları kardeşlerimiz kaale almasınlar.
     
  • Münafıklardan biz şeytanın yolunu görüyoruz. Yani şeytanın bize ne oyun oynamak istediğini görüyoruz. Münafık barometre gibidir, termometre gibidir. Çok hassas bir alettir münafıklar. Çünkü münafık, Müslümanların saldırtılacak noktalarını iyi göstertir. Mesela köpek kemiğin yerini iyi bilir, kedinin refleksi yüksektir. Münafığın da özel yetenekleri vardır. Müslümanların zayıf gibi görünen, küfür tarafından kullanılabilecek gibi olan noktalarını iyi bilirler. O noktaların tahkim edilip güçlendirilmesi, açığa kavuşturulması açısından münafık çok önemlidir. Onun konuşmasını durdurmak, mesajını kesmek çok büyük hata olur. Münafık genel stratejinin nasıl olması gerektiğini insana bilgi olarak çok iyi aktarır. Hasta adamlar çok önemlidir. Oradan mücadele stratejisi ortaya çıkar. Genel aksaklıklar, genel eksiklikler, Müslümanlarda zayıf gibi görünen hususların hepsini tespit etmiş oluruz.
     
  • Gerçekten Müslüman olan, gerçekten İslam'ı seven kardeşlerimiz şuna noktalara çok dikkat etmeleri gerekiyor. Birincisi; ümitsizlik veya korku içinde olmak haramdır. Allah'a inanmamak anlamına gelir. Çünkü sen birşey yapmayacaksın ki, Allah yapacak. Hz. Mehdi (as) devrinde Allah hakim kılıyor, "nasıl yapacak, nasıl olacak?" demek, ümitsizlik göstermek anormallik olur. Peygamberimiz (sav) zamanında vesvese edenler vardı. Peygamberimiz (sav)'in vefat ettiğini zannettiler. "Eyvah bittik, Peygamber boş yere bize vaadde bulunmuş" diyorlardı. Ama Allah İslam'ı dünyaya yaydı. Durduramadılar.
     
  • Nur talebeleri çok iyi bir menbaadır. Onları Mehdiyete ve Hz. İsa (as)'ın gelişine çok iyi hazırlasınlar. Onların konuşmaması önemli değil. Onların internet sitelerine girsinler, bir daha anlatsınlar. Bir de bakacaklar ki, hepsi Hz. Mehdi (as)'ın geldiğine Bediüzzaman'ın dediği gibi inanıyor.
     
  • (Mehdiyet Yahudilikten çıkmış bir hurafedir iddiasına cevap)

Kuran'a baktığımızda (Mehdiyet konusunda), bizi Tevrat'a gönderiyor. Diyor ki, Tevrat ve Zebur'a bakın, İslam'ın dünya hakimiyetinden bahsediyorum diyor Cenab-ı Allah. (Andolsun, Biz zikirden sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık. Enbiya Suresi, 105) Allah'ın salih kulları kimdir? Peygamberimiz (sav) bunu hadisle açıklıyor, Hz. Mehdi (as) ve talebeleri. Nerede geçiyor diyor Cenab-ı Allah? Tevrat ve Zebur'da. Kardeşimiz hurafe diyor, Allah "Tevrat ve Zebur'da geçen bir gerçektir" diyor. Biz Kuran'a inanırız, Kuran'ın gönderme yaptığı, bozulmamış olan, Tevrat'ın Zebur'un hak olan kısmına inanırız. Tevrat'ta namaz var. Namaz (haşa) hurafe mi? Tevrat'ta oruç var. (Haşa) Hurafe mi? Domuz eti yemeyeceksiniz diyor. (Haşa) Hurafe mi? Allah birdir, diyor. (Haşa) Hurafe mi? Geçmiş hak kitaplar İslam dinidir. Tahrif olmuş hükmü kalkmıştır, ama hak kısımları kalmıştır. 

  • Allah Kuran'da kafirlerin, Kuran'la Tevrat'ın mutabık yönleri olması konusunda, "iki büyü birbirine arka çıktı" dediklerini (Kasas Suresi, 48) bildiriyor. O zaman kafirler, münafıklar "Tevrat ve Kuran birbirini destekliyor" diyorlar. "Bu nasıl oluyor? Demek ki Tevrat'la Kuran'ın hedefleri aynı" diyorlar. Nasıl olur? O da hak kitap da onun için. Tahrif olmuş hak kitap tabi ki benzeyecek. Tevrat'ta Mehdiyetin anlatılması bu konunun hak olduğunun en önemli delillerinden birisidir.
2010-11-08 22:59:27
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top