Adnan Oktar'ın 11 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar
Kahramanmaraş Aksu TV, 11 Kasım 2010
(İsrail cezaevlerinde bulunan Filistinli kadınlar hakkında)
Kadınların cezaevlerinde tutulması vahim bir durumdur. İlla suç işlemiş olanlar varsa dahi bir kasaba gibi geniş bir alanda kontrol altında tutulabilir. Yoksa kadınların hapiste tutulması gerilim yaratır. İsraillilerin yapması gereken Kral Mesih'i, Shiloh'u yani Hz. Mehdi (as)'ı aramalarıdır. Bu güzelliği Allah'tan istemeleri lazım.
(Doğan Medyasında 4 yazarın gerilimden ve sertlikten uzak üslubun önemini yazmaları hakkında)
Ben bu konuyu daha birkaç gün önce anlattım. Bundan bir hafta kadar önce de anlatmıştım. Hemen sözümü dinleyip konunun önemini dile getirdiler. Büyük çoğunluğu 30-40 yıldır insanları korkutan yazılar yazıyorlardı. İyi olan gazetecileri tenzih ederim, ama insanları gazeteciler insanları korkutmuşlardı. Hatta halk arasında bilinir, gazeteciye ev dahi vermek istemez bazıları. Üsluplarından sertlikten, insanları korkutmalarından, tedirgin etmelerinden, gerilimi tırmandırmalarından kaynaklanıyor bu. İnsanların nelerden korktuğunu herkes biliyor. Bizim insanımız belirli şeylerden korkar. Korku nefreti getirir. Kinlenirler korktuklarında, kinlenir derken kalplerinde buğz hissederler, öfke hissederler. Bu iktidara da yansıyor. Bu tip şeylerden kendini kurtaracağını düşündüğü, şefkati ve sevecenliği gördüğü kimseye yönelir. Dostluktan kardeşlikten hoşlanır insan. İnsanlar şiddetten dehşetten hoşlanmazlar. Allah bizi niye cennete hazırlıyor? Orada huzuru güveni bulacağımız için. Biz dünyada da huzuru güveni isteriz. Değer verdiğimiz insana güvenmek isteriz. Saldırgan olmamasını isteriz. Ona saldırır, ama bana saldırmaz diyemeyiz. Kim korkuyu, dehşeti, bağırtıyı çağırtıyı, eziciliği halka gösterirse halk bilinç altında öfkelenir. Bizim milletimizin öfkesi gizli olur, buğzu kalbindeki öfkesi. Çok sessiz sakin görünür, hatta adam yaptıklarına rağmen gürül gürül iktidara gelir diye düşünür. Ama seçim olur, bir bakarlar %0,01 oy alıyor.
Ruh bozuk oldu mu bakışa yansır. Gözden negatif elektrik yaymaya başlar, o da insanı adeta yakar. Sevgi oldu bir bakışı ruhu okşar, ruha gıdadır. İki tarafı da o besler. Ama negatif bakış da insanın canını yakar, hemen gözü çekmek lazım negatif bir bakıştan.
Samsun AKS TV, 11 Kasım 2010
Avrupa Birliği, Türkiye'de Darwinizm yıkılması olduğu için almıyorlar. Konu sadece İslamiyet değil. Hindularla çok iyi anlaşıyorlar, Budistlerle çok iyi anlaşılyorlar. Bizim Miletimiz Darwinizm ve materyalizme karşı olduğu için istemiyorlar. Sİh diyoruz ama dinsiz oluyor, Budist diyoruz ama aslında inanmıyor. Konuştuğunda Darwinist olduğu hemen görülüyor. Bu nedenle de adamlar ondan rahatsız olmuyorlar.
Büyük Ortadoğu Projesi, Müslümanları birbirine kırdırıp Ortadoğu'da Müslümanların olmadığı bir arazi elde etmek, o yüzden Sünni ve Şii kardeşlerimizi birbirine kırdırma projesidir. Tüm dünyanın materyalist Darwinist olmasına dayalıdır ve Müslümanları Ortadoğu'dan silmeye dayalıdır. Uygulayıcısı da İddia Edilen Ergenekon örgütüdür. Bu yüzden de İddia Edilen Ergenekon Örgütü Müslümanı Müslümana kırdıracak kişileri destekliyor. Bazı cahil kimseler de farkında olmadan buna alet oluyor.
Deccalin en önemli özelliği insanları dinsiz yapmasıdır. %99'luk dünyayı dinsiz yapmasıdır, geriye kalan deliller %1'likdir. Dünya tarihinin hiçbirinde insanlık bu kadar mutsuz olmamış, bu kadar kan dökülmemiş, bu kadar şehir yerle bir olmamış, bu kadar insan dinsiz olmamıştır. Ana delili görmeyip yan delillerin üstünde durmamak mantıklı olmaz.
Deccal çıkacak diyen herkes Hz. Mehdi (as)'dan da bahseder. Hz. Nuh (as)'dan bu yana tüm peygamberler deccalin çıkacağını söylemiş, dolayısıyla hepsi de Hz. Mehdi (as)'ı anlatmıştır.