Adnan Oktar'ın 13 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar
Kocaeli TV, 13 Kasım 2010
Füze kalkanıyla İran'la Türkiye'yi savaştırmayı planlıyorlarsa, onlara (manevi) bir tokat atalım. İran'la sınırları kaldıralım, pasaportları kaldıralım. İran, Azerbaycan'la aramızda doğrudan bağlantıyı sağlayacak bir koridor versin ve karşılıklı saldırmazlık paktı imzalayalım. Ayrıca kardeşlik anlaşması ve dostluk anlaşması imzalayalım, ama İran'ın bir konuda netlik getirmesi lazım. Hz. Mehdi (as) inançlarının anneden babadan doğma bir Mehdi inancı olması lazım. Ben Ahmedinejad'ı çok seviyorum, canım kardeşim o. Ama "Hz. Mehdi (as)'ı ışık şeklinde gördüm" demek çok tehlikeli olur. Görünmez Mehdi inancı, Hz. Mehdi (as)'ı korumak için yapılan bir takiye idi, bu takiyeyi kaldırsınlar. Görünmez Mehdi asla çıkmaz, bir insanın bedenine hulul eden Mehdi asla çıkmaz, hurafelerle dolu Mehdi çıkmaz. Şahsı manevi Mehdi de mutlaka yenilir. Zaten yenilmiş durumda, Müslümanlar paramparça. Şahsı manevi mehdi nur talebelerini biraraya toparlayamıyor, şahıs olan ve talebeleri olan Hz. Mehdi (as) Müslümanları biraraya getirir.
Dünyada en büyük hastalık iman zafiyetidir. Dindar zannetiğimiz bir kişiyle dahi konuştuğumuzda dinsiz çıkıyor. Katolik bir rahiple konuşuyoruz, Darwinist çıkıyor. Tahmin tahayyüllerinin üstünde Darwinizm hakim durumda. En önemli konu bir insanda imanı sağlamak, hidayetine vesile olmak, Allah'ı sevdirmek, Allah'tan hakkıyla korkmasını sağlamak, amentüde geçen herşeye inandırmak, ondan sonra fıkhi konular anlatılır. Bunun için de Allah'ın kainatta yarattığı dellileri gözler önüne sermek gerekir.
(Diyanetin Güneydoğu'da teröre karşı irşad çalışması yapması hakkında)
Cami hocalarının halka fıkıh dersi vermesi şeklinde bir mücadele düşünüyorlarsa, Darwinist materyalist eğitim almış bir insana fıkıh dersi vermeye kalkarsan, seni feodal düşüncenin etkisinde kalmış zavallı bir insan olarak görür ve etkisi olmaz. Önce Darwinizmi ve materyalizmi yerle bir edecek bir sistemle, anti Marksist anti Stalinist anti Leninist bilimsel bir çalışma yapacaklarsa ve üstüne de Kuran hakikatlerini anlatırlarsa muzaffer olurlar. Deccaliyet dururken din anlatmaya kalkarsan deccalin taraftarları sana gülerler. Allah'tan korkmayan, Allah'ı sevmeyen adama din nasıl anlatılsın? Önce adamların putunun kaldırılması lazım, putu dururken adam dinlemez.
Bazı internet sitelerine bakıyorum, Hz. Ali'den, Hz. Hasan'dan, Hz. Hüseyin'den, Hz. Fatıma'dan övgüyle bahsediyor, fakat tek kelime Hz. Mehdi (as)'ı anmıyor, tek kelime Hz. İsa (as)'dan bahsetmiyor, İttihad-ı İslam'dan bahsetmiyor. Peki Hz. Ali mücahiddi, ne yapıyordu? İttihad-ı İslam için hergün sabahtan akaşama kadar cehd ediyordu. Sen ne yapıyorsun? Akşama kadar dedikoduyla vakit kaybediyorsun. İttihad-ı İslam'ı ağzına almıyorsun. O devirde sabah namazında başlıyorlardı akşama kadar İslam'ı hakim etme, İttihad-ı İslam faaliyeti yapılıyordu. Sen övdüğün insanlara benzemek istiyorsan, onların ana vasfına benze. Ana vasfı nedir? Allah aşkıyla yanıyorlardı ve İslam'ı hakim etmek için vargüçleriyle çalışıyorlardı.
Deccale uydu mu bir insan, adamı koruyup kollarlar. Elinden öperler. Götürür zarfla para verirler, lehinde konuşurlar, iltifat ederler, gazete, radyo ve televizyonlarda o kişinin savunucusu olurlar. Deccal Mehdiyeti savunana, İttihad-ı İslam'ı savunana, Türk İslam Birliği'ni savunana saldırır. Ona nefes aldırmaz, komplolar yapar, oyun oynar, ticaretini engeller, malına mülkünü el koymak ister, insanların onunla bağlantısını kesmeye çalışır. Hadiste de geçen ekmek vermemesi bu şekilde tecelli eder. Her türlü maddi imkanın deccal tarafından engellenmesi anlamındadır. Hakkında şayia çıkarır, onu bunu ayaklandırmaya kalkar, iftira atar hapse atmaya çalışır. Ama deccale uyarsa korur, destek olur, kol kanat gerer. Deccale uyanı, deccal bağrına basar. Ama Hz. Mehdi asla buna tenezzül etmez, Hz. Mehdi talebeleri de etmez. Peygamberimiz (sav) deccaliyete karşı oldukları için Hz. Mehdi (as) talebelerinin neyle karşılaşacaklarını detaylı bildirmiş; kimse onları arayıp sormaz, kimse onlarla evlenmek istemez, ticaret yapmak istemez, hasta olsalar bakmak istemez, cenazesine dahi gitmezler diyor. Deccal yapıyor bunu, kendine uyanları da çorba dağları bekler. Teşbihle onlara sağlayacağı imkanlar anlatılıyor.
Gaziantep Olay TV, 13 Kasım 2010
(Neden kadın peygamber gönderilmiyor sorusuna cevap)
Kadın olarak görüleceği için, toplumda peygamber olması durumunda bir çok risk meydana gelecektir, ruh hali olarak olumsuz bazı gelişmeler olabilecektir. O yüzden Allah peygamberliğin heybetini, ağırlığını yüksek tutmak için, öyle bir fitneyi engellemek için, kadınlara peygamberliği vermemiş. Ama peygamberler gibi üstün ahlaklı, onlar gibi üstün tıynetli kadınlar olabilir. Hz. Ayşe gibi, Hz. Meryem gibi. Yükselmede bir engel yok, ahlakını müthiş geliştirebilir.
Cehennemin ve cennetin bağımsız etki gücü yoktur. Allah'ın bizim kişiliğimize, imanımıza göre yaratmasıyla ilgilidir. Cehennem ateşini Allah bize beynimizde bambaşka gösteriyor. Ateş dışarıda ışıklı değil. Allah istese cehennem dumanını çok güzel gösterebilir. Cehennem zebanileri var, cennet zevki gibi zevk alıyorlar, Allah aşkıyla çok memnun ve mutlular, Allah onlara öyle algılatıyor.
Kitap basmak önemli bir ibadet. Kardeşlerim benim kitaplarımın matabaalarda basılmasını sağlasınlar. Ben herhangi bir hak istemiyorum, helal ediyorum; istedikleri gibi basıp çoğaltabilirler. Kağıdı alsınlar matbaayla anlaşsınlar, kar eklemeden satsınlar. Veya direk ücretsiz dağıtsınlar. En güzeli o olur, ama "gücüm yetmiyor" diyen, zarar etmeyecek şekilde ucu ucuna olacak şekilde basıp satabilir.
Nur talebesi kardeşlerimin bir kısmı kendilerini sezdirmesinler, eğer haşin ve sert davranacaklarsa kendilerine karşı, Hz. Mehdi (as)'dan konu açıldığında, Hz. İsa (as)'dan konu açıldığında kardeşler onlarla görüşmeyeceklerse, kendilerini gizlesinler. Ama makul dinleyen kişiler varsa onlara anlatsınlar.
(Mehdiyeti anlatmak acil değil, iman hakikatlerinin anlatılması acil diyenlere cevap)
İman hakikati ne demek? İmanı coşturan, Allah'ı daha çok sevdiren, Allah'ın Resulunun hak olduğunu gösteren tüm deliller. Allah'ın Resulunün hak olduğunu Kuran'dan ve hadislerden anlıyoruz. Bir de Peygamberimiz (sav)'in 150 mucizesi var, ahir zamanda gösterttiği, bizzat gözleriyle görecekleri. 1 saat sonra değil, 5 saat sonra değil, 1400 sene sonra 150 mucize gösteriyor ve hepsi tam anlamıyla çıkıyor. İman hakikati anlatmak istiyorsan Peygamber (sav)'in 150 mucizesini niye insanlardan gizliyorsun? Madem iman hakikati anlatmak istiyorsun, bu çok büyük bir iman hakikatidir, insanların hakkel yakin iman edecekleri çok büyük bir mucizedir bu. Hz. Mehdi korkusuyla bunu gizliyorsunuz. Bu korkudan deccali de anlatamıyorlar. Bir kısmı adeta felç oldular, bu korku da Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametidir. Ama bu korku Mehdiyeti durdurmaz. Kardeşlerimiz bunları ilmi ablukaya alsınlar, ilmi ablukayı artıralım. Deccalden günde beş defa sığınmak için dua ediyorsunuz; deccalden sizi kim kurtaracak? Hz. Mehdi (as) kurtaracak, o zaman günde 5 kere Hz. Mehdi (as) gelsin diye dua etmiş oluyorsunuz. İstesen de istemesen de Hz. Mehdi (as)'ın kontrolü altındasın. Hz. Mehdi (as)'a karşı tavır almakla Hz. Mehdi (as)'ı durduramazsınız. Sadece dünyada ve ahirette utanç duyacakları bir sistemin içine giriyorsunuz. 2000 yıl sonra Allah'ın Peygamberinin, bedeniyle Allah Katından gelmesi çok büyük bir mucize değil midir? İman hakikati değil midir? Niye anlatmıyorsunuz, niye Allah'ın Peygamberini sevip ona sarılmıyorsunuz? Hakkel yakin iman meydana gelir, niye bu konuları gizliyorsunuz?
Şeytan korkuyu iyice körüklüyor. Bir kısmı kaderi inkar ediyor, bir kısmı Miracı inkar ediyor, bir kısmı melekleri inkar ediyor. Üstelik alim bunlar. Deccal mahvetti bir kısım alimleri, bir kısım Müslümanları, %1 de olsa Nur talebelerine de sardı. İvedilikle onları kurtarmaya çalışıyoruz.