Kanal Avrupa, 21 Kasım 2010
|
43/26- Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım." Sizin stilinizi, mantığınızı, birbirinize düşman olan kafanızı, sevgisizliğinizi kabul etmiyorum. 43/27- "(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir." Ayetin işari manası olarak, "O beni hidayete yani Mehdiyete yöneltip iletecektir." 43/28- Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı. Tevhid inancı hem Allah'ın birliği hem de Müslümanların birliği. Tevhid inancını bu devirde devam ettiren Hz. Mehdi (as)'dır. Hem Allah'ın birliğini, hem Müslümanların birliğini savunuyor. 43/29- Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım. Ayetin ebcedi 2015. Ahir zamana bakan yönüyle, Hz. Mehdi (as) çıkıncaya kadar, deccaliyet bu faaliyetine devam edecek, silahlanacak, kargaşa çıkaracak, başka eylemler yapacak. 43/31- Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?" Büyük birine, büyük bir alime gelmesi gerekmiyor muydu, diyorlar. Bu Kuran, yani bu Mehdilik görevi. Peygamberimiz (sav) Kuran'ı anlatması Mehdilik görevidir. Peygamberimiz (sav)'i beğenmiyorlar haşa. O zamanki müşriklerin desteklediği, büyük bir alim, anlı şanlı birisi olsun istiyorlar. Ebu Kasım'ın yetimi diyorlardı, o dünyanın nuruna. 43/32- Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır. Ahir zamana bakan yönüyle, kimin Mehdi (as) olacağına onlar mı karar verecekler, diyor Allah. Kendi aralarında paylaştırıyorlar diyor Allah, yani şu Mehdi veya şu eskiden Mehdi idi, veya şu şahsı manevi diye kendi aralarında paylaştırıyorlar. Geçimlerini de Biz paylaştırdık ve bir kısım devlet güçlü, bir kısım devletler zayıf oldular diyor. Bir kısım insanlar zayıf bir kısım insanlar güçlü oldular, diyor. 43/33- Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık. 43/34- Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar, 43/35- Ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbinin Katında muttakiler içindir. Bütün dünya ateist ve dinsiz olacak olmasaydı, tek bir ümmet halinde inkarcı olacaklar, kıyamet kopmadan önce bu olacak. Müthiş bir lüks ve ihtişam verebilirdim, ama azarlardı diyor Allah. Mal görünce, zenginlik görünce Allah'a karşı azgınlaşıp ters bir tavır alıyorlar, o yüzden ekonomik kriz, hayat pahalılığı veriyorum diyor. Ancak o zaman Allah'a yalvarıp yakarıyorlar diyor. Allah'a isyanda ittifak ederler, müthiş bir dinsizik dünyayı kaplar, diyor. 43/36- Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur. Görünmeyen bir cin şeytan, kabuk gibi, bir manyetik alan şeklinde başından ayaklarına kadar onun üstünü kaplar. Ama bu kaplama görünür bir şekilde değil. İkinci bir zeka onun üstünde oluyor ve boş kafalı olduğu için şeytan onun boş kafasını sürekli kullanıyor. Abuk subuk konuşturuyor, suç işletiyor, Kuran'a, İslam'a, dine karşı tavır aldırtıyor. 43/37- Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar. Adamın sakalı göbeğinde, cübbesi tam, sarığı tamam, misvakı var ve tam takva olduğu kanaatinde, halbuki şeytan her tarafını kaplamış oluyor. 43/38- Sonunda Biz'e geldiği zaman, der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)." İslamlık, Müslümanlık adına sen bize şirki öğretmişsin, Kuran'a uzak kalmayı öğretmişsin diyecekler. Biz seni mürşid zannetik, halbuki sen bizi hurafelerle din dışı açıklamalarla zehirlemişsin, biz de kendimizi doğru yolda sanırdık, diyecekler. 43/39- (Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azapta da ortaksınız. O size siz ona uyduğunuz için hepiniz birsiniz diyor Allah. Çünkü Allah açıkça söylemiş, Kuran'ın yeterli olduğu ayetlerle açık. Ama Kuran'ı yeterli görmediği için, hurafeler ilave etmiş ve sapkınlık ilave etmiş, hidayete kavuştuğunu sanıyor. Halbuki dalalete düşüyor haberi yok. 43/40- Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin? Bu tarz hurafelerle, sapkın düşüncelerle kilitlenmiş kişiler kendilerini alim bildiği için, doğru yolda bildiği için beyni zehirlenmiş oluyor. Şeytanın etkisiyle ne yaparsan yap dinlemezler. Mesela fotoğraflarla gösteriyoruz hadislerin gerçekleştiğini, türlü türlü açıklıyoruz asla dinlemiyor. Alenen Kuran'a savaş açmış, alenen hurafe uyduruyor. 43/41- Şu halde Biz seni alıp-götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız. 43/42- Ya da kendilerine va'dettiğimiz şeyi onlara gösteririz ki, Biz gerçekten onların üstünde güç yetirenleriz. Ayet ilk anlamıyla Peygamberimiz (sav)'e bakıyor ama ikinci anlamıyla, yani ahir zamana bakan yönüyle; Hz. Mehd (as)'ın vefatından sonra tüm dünya mahvolacak, küfür her yanı istila edecek. Böylece ayette bildirilen "isyanda birleşip tek ümmet olmaları" hükmü gerçekleşecek. Bu ayet olduğunda, Hz. İsa (as)'ın vefatından sonra, Hz. Mehdi (as)'ın vefatından sonra, onlardan intikam alacağız. İntikam nedir? Kıyamettir, tüm dünyanın yerle bir olmasıdır. 43/43- Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı-tutun; çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin. 43/44- Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız. Ayet Peygamberimiz (sav)'e bakıyor ama, asrımıza bakan yönüyle, Kuran Mehdi ve kavmi için bir zikirdir, ondan sorulacaksınız. |
Çocuk mağarada kaybolduysa ve bir daha çıkmadıysa Adetullah'a göre vefat eder. Maden ocağında mahsur kalıyor insanlar bazen, bir yıl sonra daha hala yaşıyor dersek bu inandırıcı olmaz. Alahualem vefat etmiştir, şehit olmuştur. Belki mağaradan başka bir mağara kapısı olur çıkar, ama yine yaşayıp vefat eder, yine ölür. O şekilde Mehdi inancı olmaz, bir madde haline geliyor bir ruh haline geliyor. Böyle bir Mehdi inancı Müslümanları mahveder, Hz. Mehdi (as)'ın zuhurunu engellemek için şeytanın oyunu olur. Geçici olarak korumak amacıyla, ledüni bir amaçla yapıldıysa olabilir, ama bunun artık kaldırılması lazım.
TV Kayseri, 21 Kasım 2010