Adnan Oktar'ın 21 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa, 21 Kasım 2010
 

  • Silahlar Hz. Mehdi (as) döneminde kalkacaktır. Şu anda birçok silahlanma karşıtı grup var, kimse onları dinlemez. Ancak Mehdiyetin zuhuruyla bu olacaktır. Dev bir sosyolojik olay olduğu, için tüm dünyayı kapladığı için ezici bir güçle kabul ettirecektir. Tüm İslam aleminin birleşmesiyle oluşan çok etkili bir güç olacaktır, ama bu manevi güçtür, sevgi gücüdür. Koskoca bir İslam Birliği dünyayı titretir. Ama zorla olmaz, sevgiyle. Peygamberimiz (sav)'in söylediği bir olay olduğu için mutlaka gerçekleşecektir.
     
  • Tarih Peygamberimiz (sav)'in sözüne göre dizayn ediliyor. Kendi kendine oluşmuyor. Irak işgal edilecek diyor, ikinci bir ihtimal yok mutlaka oluyor.  İran Irak'la savaşacak diyor, ikinci bir ihtimal yoktur. Kuyruklu yıldız çıkacak diyor, onlar da Allah'ın emrinde mutlaka çıkıyor.
     
  • Deccaliyet olup da silahsızlık olmaz. Deccalin gıdasıdır silah. Kana ihtiyacı vardır, tek tek kişilerle uğraşmaz toplu katliamlar ister. O yüzden de kitle imha silahlarının üzerinde durur. Dolayısıyla silahlanmayı hem teşvik eder, hem körükler.

43/26- Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım."

Sizin stilinizi, mantığınızı, birbirinize düşman olan kafanızı, sevgisizliğinizi kabul etmiyorum.

43/27- "(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir."

Ayetin işari manası olarak, "O beni hidayete yani Mehdiyete yöneltip iletecektir."

43/28- Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.

Tevhid inancı hem Allah'ın birliği hem de Müslümanların birliği. Tevhid inancını bu devirde devam ettiren Hz. Mehdi (as)'dır. Hem Allah'ın birliğini, hem Müslümanların birliğini savunuyor.

43/29- Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım.

Ayetin ebcedi 2015. Ahir zamana bakan yönüyle, Hz. Mehdi (as) çıkıncaya kadar, deccaliyet bu faaliyetine devam edecek, silahlanacak, kargaşa çıkaracak, başka eylemler yapacak.

43/31- Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"

Büyük birine, büyük bir alime gelmesi gerekmiyor muydu, diyorlar. Bu Kuran, yani bu Mehdilik görevi. Peygamberimiz (sav) Kuran'ı anlatması Mehdilik görevidir. Peygamberimiz (sav)'i beğenmiyorlar haşa. O zamanki müşriklerin desteklediği, büyük bir alim, anlı şanlı birisi olsun istiyorlar. Ebu Kasım'ın yetimi diyorlardı, o dünyanın nuruna.

43/32- Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır.

Ahir zamana bakan yönüyle, kimin Mehdi (as) olacağına onlar mı karar verecekler, diyor Allah. Kendi aralarında paylaştırıyorlar diyor Allah, yani şu Mehdi veya şu eskiden Mehdi idi, veya şu şahsı manevi diye kendi aralarında paylaştırıyorlar. Geçimlerini de Biz paylaştırdık ve bir kısım devlet güçlü, bir kısım devletler zayıf oldular diyor. Bir kısım insanlar zayıf bir kısım insanlar güçlü oldular, diyor.

43/33- Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık.

43/34- Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar,

43/35- Ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbinin Katında muttakiler içindir.

Bütün dünya ateist ve dinsiz olacak olmasaydı, tek bir ümmet halinde inkarcı olacaklar, kıyamet kopmadan önce bu olacak. Müthiş bir lüks ve ihtişam verebilirdim, ama azarlardı diyor Allah. Mal görünce, zenginlik görünce Allah'a karşı azgınlaşıp ters bir tavır alıyorlar, o yüzden ekonomik kriz, hayat pahalılığı veriyorum diyor. Ancak o zaman Allah'a yalvarıp yakarıyorlar diyor. Allah'a isyanda ittifak ederler, müthiş bir dinsizik dünyayı kaplar, diyor.

43/36- Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur.

Görünmeyen bir cin şeytan, kabuk gibi, bir manyetik alan şeklinde başından ayaklarına kadar onun üstünü kaplar. Ama bu kaplama görünür bir şekilde değil. İkinci bir zeka onun üstünde oluyor ve boş kafalı olduğu için şeytan onun boş kafasını sürekli kullanıyor. Abuk subuk konuşturuyor, suç işletiyor, Kuran'a, İslam'a, dine karşı tavır aldırtıyor.

43/37- Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.

Adamın sakalı göbeğinde, cübbesi tam, sarığı tamam, misvakı var ve tam takva olduğu kanaatinde, halbuki şeytan her tarafını kaplamış oluyor.

43/38- Sonunda Biz'e geldiği zaman, der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)."

İslamlık, Müslümanlık adına sen bize şirki öğretmişsin, Kuran'a uzak kalmayı öğretmişsin diyecekler. Biz seni mürşid zannetik, halbuki sen bizi hurafelerle din dışı açıklamalarla zehirlemişsin, biz de kendimizi doğru yolda sanırdık, diyecekler.

43/39- (Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azapta da ortaksınız.

O size siz ona uyduğunuz için hepiniz birsiniz diyor Allah. Çünkü Allah açıkça söylemiş, Kuran'ın yeterli olduğu ayetlerle açık. Ama Kuran'ı yeterli görmediği için, hurafeler ilave etmiş ve sapkınlık ilave etmiş, hidayete kavuştuğunu sanıyor. Halbuki dalalete düşüyor haberi yok.

43/40- Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?

Bu tarz hurafelerle, sapkın düşüncelerle kilitlenmiş kişiler kendilerini alim bildiği için, doğru yolda bildiği için beyni zehirlenmiş oluyor. Şeytanın etkisiyle ne yaparsan yap dinlemezler. Mesela fotoğraflarla gösteriyoruz hadislerin gerçekleştiğini, türlü türlü açıklıyoruz asla dinlemiyor. Alenen Kuran'a savaş açmış, alenen hurafe uyduruyor.

43/41- Şu halde Biz seni alıp-götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız.

43/42- Ya da kendilerine va'dettiğimiz şeyi onlara gösteririz ki, Biz gerçekten onların üstünde güç yetirenleriz.

Ayet ilk anlamıyla Peygamberimiz (sav)'e bakıyor ama ikinci anlamıyla, yani ahir zamana bakan yönüyle; Hz. Mehd (as)'ın vefatından sonra tüm dünya mahvolacak, küfür her yanı istila edecek. Böylece ayette bildirilen "isyanda birleşip tek ümmet olmaları" hükmü gerçekleşecek. Bu ayet olduğunda, Hz. İsa (as)'ın vefatından sonra, Hz. Mehdi (as)'ın vefatından sonra, onlardan intikam alacağız. İntikam nedir? Kıyamettir, tüm dünyanın yerle bir olmasıdır.

43/43- Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı-tutun; çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

43/44- Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız.

Ayet Peygamberimiz (sav)'e bakıyor ama, asrımıza bakan yönüyle, Kuran Mehdi ve kavmi için bir zikirdir, ondan sorulacaksınız.

  • Müslümanlarla Hristiyanlar birlik olacak, çünkü Kuran bunu söylüyor. İsa Mesih (as)'ın gelişiyle birlikte tüm dünyada, tek din hak din İslam oluyor. Demek ki Hristiyanlarla konuşulacak, onlara din anlatılacak, onlar da kabul edecekler. Kardeşce bir sohbet ortamı olacak, İslam'ın kardeşlik, şefkat anlayışını ve akla uygunluğunu görecek ve Müslüman olacaklar. Hz. Mehdi (as) çıktığı vakit "La İlahe illAllah" diyen Hristiyanlarla ittifak edecek. Allah Hristiyanları ve Musevileri, La İlahe illAllah'a davet edin diyor. La İlahe illAllah demeye davet nasıl olur? Konuşarak olur, konuşmadan olmaz. Onlarla ittifak ederek ateizme, materyalizme, dinsizliğe karşı mücadele edeceğiz. Marksistler, Leninistler ve Stalinistler Hristiyanlarla Müslümanların savaşmasını istiyor. Marksist düşünce İslamiyet'ten nefret eder, haşa Allah'a düşmandır. Allah'ı sevenleri etkisiz hale getirmek için, onların aklına göre, çatıştırmak en akılcı harekettir. Hiç elini sürmeden netice elde etmiş olurlar diye düşünüyorlar. Böylece Darwinist, materyalist düşünce elini kolunu sallayarak dünyaya hakim olacak. Allah'a bir olarak iman eden Hristiyanlarla Müslümanlar ittifak olursa müthiş bir güç meydana gelecek, bu vesileyle Darwinist materyalist düşünce yok edilmiş olacak.
     
  • Hristiyanların ahlakını, inancını kabul etmek ayrıdır, arkadaş olmak ayrıdır. Arkadaşca, güzellikle, dostane olarak La İlahe illAllah'a davet etmek ayrıdır. Bizim söylediğimiz La İlahe illAllah kardeşliğidir. Aksinin Peygamber (sav)'in fiili sünnetiyle, sahabenin yaşantısıyla bağlantısı yok. Peygamber Efendimiz (sav) onları pis görse onlarla konuşmazdı. Ama abasını onların altına seriyor oturmaları için. Müslümanlar Hristiyanların yanına hicret ediyorlar ve kendilerini orada güvende görüyorlar, orada çok uzun süre kaldılar, yediler içtiler, oradaki insanlara karşı düşmanca davranmadılar. O insanlarla dostane, şefkatle, merhametle bir bağlantı içinde oldular. Bu düşmanlık politikası Hristiyanlarla Müslümanları savaştırmak için Büyük Ortadoğu projesinin bir aşamasıdır.
     
  • Usame Bin Ladin uzun süre CIA'in eğitiminden geçmiş,  CIA'in tecrübeli bir elemanıdır. Yaşadığı yeri sağlayan da onu koruyanlar da CIA'dir. Çünkü böyle tiplere ihtiyaç var. Sünnilerle Şiileri savaştırmak adamlar için bir ihtiyaç, o zaman dinsizliğin kapısı sonuna kadar açılmış oluyor. Böylece deccal az bir kuvvetle hakim olmuş olacak. Hristiyanlar güçlü gibi görünüyor, ama müthiş eziliyorlar, her yerde aşağılanıyorlar, dalga geçiyorlar. Her yerde korku halinde yaşıyorlar. Dindar Museviler de her yerde aşağılanıyorlar, ibadetlerini yapamıyorlar, kendi dini kıyafetleriyle gezemiyorlar. Müslümanlar da rahat değil, Yunanistan'da namaz kılıyorlar yumurta atılıyor üstlerine. Dolayısıyla Allah'a inananlar tüm dünyada abluka altında.
     
  • Müşriğin nerede olduğunu ve nasıl olduğunu Müslümanın görmesi ve çok akıllı hareket etmesi lazım. Mehdiyet, duygusal holigan kafasıyla hareket edenleri Kuran'ın akılcılığıyla doğru yola getiren harekettir. Müslümanlığın ezilmesini ortadan kaldırıp Müslümanları hakimiyete götürecek çok keskin bir akıldır. Akılsızlığa karşı keskin akılla çıkan, Müslümanları koruyan bir sistemdir Mehdiyet. Allah'ın tecellisidir.
     
  • Müslüman yatıştırmacı, uzlaştırmacıdır. Müslüman müslihtir, ıslah edicidir.
     
  • Bediüzzaman deccal az kuvvetle tüm insanlığı esir alır diyor, şimdi de öyle oldu diyor. Kendi zamanında decaliyetin gücünün tüm şiddetiyle devam ettiğini söylüyor. Bazı kardeşlerimiz burada hata yaptıklarını bir daha görsünler. Bediüzzaman kendi döneminde şu an devam ediyor diyor ve biz daha bir faslındayız diyor. Hz. Mehdi (as) hayattayken deccaliyet devam ediyorsa Mehdiyet yoktur. Hz. Mehdi (as)'ın özelliği o hayattayken deccaliyetin bitmesidir. Sağlığında deccaliyeti bitirmiş oluyor, manen öldüğünü görmüş oluyor.
     
  • Paramparça etmek için Müslümanları hırs ve şikaka davet ediyorlar. İnternet sitelerine bakıyorum, hep düşmanlık üzerine. Bazı Nur talebesi kardeşlerimizde de, şeytanın ve deccalin etkisi görünüyor. Deccal kendi yapması gerekeni bir kısım Müslümanlara yaptırıyor. "Bir şekilde Mehdiyeti yok edin" diyor. Mehdiyeti pratik olarak ortadan kaldıracak herhangi bir yöntemi uygulayın diyor. Hangisi size uygunsa o elbiseyi alın, ya şahsı manevi deyin, ya geldi geçti deyin, ya 570 yıl sonra deyin, ama yeter ki Mehdiyeti ortadan kaldırın. Çünkü Mehdiyet ittihad ve hakimiyet istiyor. İttihad varsa Hz. Mehdi (as) vardır, Hz. Mehdi (as) varsa ittihad vardır, ikisi içiçedir birbirinden ayrılmaz. Tabi büyük çoğunluğu deccale uyduğunu bilerek yapmıyorlar, cahilliğinden yapıyorlar.
     
  • (İran'daki görünmez mehdi inancı hakkında) 

Çocuk mağarada kaybolduysa ve bir daha çıkmadıysa Adetullah'a göre vefat eder. Maden ocağında mahsur kalıyor insanlar bazen, bir yıl sonra daha hala yaşıyor dersek bu inandırıcı olmaz. Alahualem vefat etmiştir, şehit olmuştur. Belki mağaradan başka bir mağara kapısı olur çıkar, ama yine yaşayıp vefat eder, yine ölür. O şekilde Mehdi inancı olmaz, bir madde haline geliyor bir ruh haline geliyor. Böyle bir Mehdi inancı Müslümanları mahveder, Hz. Mehdi (as)'ın zuhurunu engellemek için şeytanın oyunu olur. Geçici olarak korumak amacıyla, ledüni bir amaçla yapıldıysa olabilir, ama bunun artık kaldırılması lazım.
 

  • Doğu'dan (Horasan'dan) çıkacak, orta boylu şahıs Hz. Mehdi (as)'ın tarifidir. Beyaz tenli fakat kırmızıya çalar, hafif sakallı, elbiseleri beyaz. Şuayb şubecik demektir, küçük topluluk demektir. Hz. Mehdi (as)'ın topluluğu da küçüktür. Şuayb küçük topluluğa sahip olan anlamındadır, yani Hz. Mehdi (as)'ın lakaplarından birisidir. Babası salih olan, temiz olan anlamında. Süfyanı etkisiz eder diyor. Bu da Hz. Mehdi (as)'ın özelliğidir. Süfyanı yok edecek olan Mehdi (as)'dır, dolayısıyla Hz. Mehdi (as)'dan bahsedildiği kesinleşmiş oluyor. Sonra hadisin devamında bir Mehdi'den bahsediliyor. Sonradan gelen o Mehdi Hz. İsa (as)'dır. Hadislerde Hz. İsa (as)'ın ismi çeşitli şekillerde geçer. Mesela Müslümanların kendilerinden olmayan bir imamları olduğu geçer. Ben-i İsrail'dendir Hz. İsa (as) ve hafızdır. Ama en belirgin birşey daha diyor; hiç günah işlememiş diyor. Ancak peygamberler günah işlemiyor, o zaman o hafızın Hz. İsa (as) olduğunu anlıyoruz, isim verilmemiş. Salih bin Temimi Hz. Mehdi (as)'ın bizzat kendisidir, Mehdi'nin çeşitli anlatımlarından birisidir.
     
  • Hz. Mehdi (as) anne babadan doğma normal bir insandır. İstediğinde ruh haline gelen biri hapse girebilir mi? Heryere giriyorsa sen öyle bir insanı tutamazsın. Cezaevinden  de çıkar. Hadislerde hapsedileceği belirtiliyor. Ruh olan bir Mehdi hapsedilemez. Deccal işkence ediyor Hz. Mehdi (as)'a. Basın hakaret ettikçe Hz. Mehdi (as)'a, şöhreti ve gücü artıyor Hz. Mehdi (as)'ın. Saldırıyla orantılı olarak artacak. İnsanlar merak edecekler, Mehdiyeti inceleyecekler. Bu şekilde Mehdiyeti tanıyorlar. 
     
  • Deccaliyet insan psikolojisini çok iyi bilen sistemdir. Az kuvvetle dünya nasıl esir edilir bunun uzmanlığıdır deccaliyet. Kitleleri etkilemenin yolunu bulmuşlar, onu uyguluyorlar. Deccale hüsnü zan edilmez, bilmeden deccalin oyununa düşene de hüsnü zan edilmez. Tevil edilmez, yanlış söz tevile götürmez denir. Deccaliyet bizzat bir kısım Nur talebelerini Mehdiyete karşı görevlendirdi. Deccaliyet bir kaç yol gösterdi, şahsı manevi, gelip geçmiştir, ölmüştür, bir kişinin bedenine girmiştir, hangisi size uygunsa onu seçip diyebilirsiniz dedi. Şahsı manevi diyerek, kendilerince güya Hz. İsa (as)'ı, Hz. Mehdi (as)'ı, ittihadı engellemiş oldular ve bu, farkına varmadan decaliyete hizmettir. Hakikaten şahsı manevi denildiğinde hiç gelişme olmadı. Şikak oldu. Bediüzzaman Mehdidir deyince ümitsizliğe kapıldılar ve güçleri kırıldı, artık kıyamet bekliyoruz dediler. Bunu dedin mi deccaliyeti ezecek güçleri yok edip, alanı deccaliyete bırakmış oluyorsun. Hz. İsa (as) da geldi, Bediüzzaman'la namaz kıldı, öldü, Isparta'da gömdük derseniz, bu da pratik bir yoldur Mehdiyeti güya engellemek için. Deccalin ihtiyacı karşı güçlerin yok edilmesi, bu yolla güya Hz. İsa (as)'ı da, Hz. Mehdi (as)'ı da, ittihadı da yok etmiş oldular. Deccal Nur talebelerini paramparça etmiş, bir kısmına da enaniyet yüklemiş, müthiş enaniyetli bir kısmı. Konuyu açan olursa dersaneye sokmuyorlar. İşte deccaliyet az bir kuvvetle, çok kolay netice alıyor. 5-10 kişidir toplam, diğerleri temiz, saf insanlar. Epey bir bölümünü etki altına aldı ve devreden çıkardı. 570 sene var diyen de, bazılarının enseyi vurup yatmalarına sebep oldu. Bir kısmı pilav yiyip işimize bakalım mantığına girdiler. Ve bu yolla Müslümanları tamamen pasifize ettiler.
     
  • Farkına varmadan Deccaliyete hizmet ediyorlar. Kardeşlerimiz her yerde bunu anlattıklarında deccaliyetin yok edildiğini görecekler. Deccaliyet ısrarla anlatılıyor, biz de ısrarla yok edeceğiz. Israrlı anlatım ve telkin geliştikçe deccaliyet gelişir diyor Bediüzzaman. Biz de ısrarla telkin yapacağız. Büyü yapıldı insanlara, bütün insanlara büyü yaptı manyetik alana soktu diyor Bediüzzaman. Bütün dünyayı etkisi altına alacağını söylüyor. Bu etki de karşı atakta bulunarak çözülür. Deccalin etkisinden çıkmış bir kitleyle çok rahat çözüm gelir. İslam Birliği zor olan karmaşık birşey değildir. Herkes ister. Amerika da ister Avrupa da ister diyor Bediüzzaman. Türk İslam Birliği çözümdür.
     

TV Kayseri, 21 Kasım 2010

  • Vesvese ve takıntı olmasa imtihan olmaz. Vesvese geldiğinde "Hoşt" deyip kovalayın. Uyuz köpek gibi gelir, uyuz köpek kaç dersiniz, kaçar. Namaza durur mesela, vesvese gelir cevap vermemek gerekiyor, hiç kaale almayın. Haşa mukaddesata yönelik çirkin şeyler akla gelir, kaale almayın. O bir imtihandır, kaale almamak da cevaptır.
     
  • Allah'ın fazlından ümit kesenler ancak kafirlerdendir. Müslüman Allah'a sığınacak. Allah seni yaşatıyor, seni geliştirecek  güçlendirecek olan da Allah'dır. Hz. Mehdi (as)'ın aleyhtarlarının bela duası kendilerine döner. Allah onları parçalar. Allah Mehdi'yi helak etsin diyenleri Allah helak ediyor. Hızır (as) onlarla mutlaka ilgilenir. Hızır (as) Hz. Mehdi (as) karşıtlarına karşı çok hassasdır. Müslümanın aleyhinde olan dua nur ve rahmet olarak gelir, sağlık ve sıhhat olarak döner. O şahsa huzur bereket bolluk ve güzellik getirir. Tam aksi etki yapar, öbür şahsı da sarar kuşatır. Mazluma aleyhinde dua yapılıyorsa bu çok büyük bir güzelliktir. Hz. Mehdi (as)'a o devrin bütün firavunları, deccal ve şeytanları aleyhinde harekete geçecek, hepsi Hz. Mehdi'ye o ışık ve nur olarak geri döner. İftira atıldıkça kalbi ferahlar, sağlığı artar, inşirah gelir, Allah Katındaki sevabı yükselir. Hz. Mehdi (as) aleyhinde her gıybet edenin, her iftira atanın tüm sevaplarını Hz. Mehdi (as)'a vermiş oluyor. Hz. Mehdi (as)'ın da üzerinde bir günah varsa o kişinin üzerine gider, inşirah getirir.
     
  • Ahir zamanda zuhur edecek duman, bir yönüyle deccalin büyü dumanına bakar. Tüm insanlar o büyüyle tütsülenmiştir, anlayışlarında, akıllarında azalma meydana gelmiştir, tüm insanlara tesir etmiştir.
     
  • Şeytana uyan şeytanı kontrol edemez. Allah şeytanı kontrol eder. Allah'tan korkana şeytan etki yapamaz. 99'da çok büyük olaylar düşünüyorlardı, çok büyük katliam planlıyorlardı, Hz. Mehdi (as)'ı da şehit etmeyi düşünüyorlardı. Baktılar ki herşeyin sahibi Allah. Mutlak gücün Allah'a ait olduğunu anladılar, onun için böyle korktular, karizmaları gitti. Onun için, Hz. Mehdi (as)'ın de kapısı 99'da açıldı. Onun için Allah'a inanan masonların da yolu açıldı. 99'da ne olduğunu kendileri anlatacaklar ileride. Şimdi susuyor olmaları önemli değil, konuşacaklar zamanı geldiğinde.
2010-11-22 02:19:57
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top