Adnan Oktar'ın 22 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Adıyaman Asu TV, 22 Kasım 2010

Dünyadaki bütün sıkıntının kaynağı Kuran’a ilave yapılmasından ve çıkartma yapılmasında kaynaklanıyor. Bütün acının, belanın sırrı burada. Ya hurafe ile ya da bana vahiy geldi diye ilave yapıyorlar. Şu anda dünyada birçok sapkın, batıl düşünce var bu tarz. Bahailik var, Kadiyanilik var, Ahmediye inancı var, milyonlarca insan var bunlara inanan. Bu babailik var bahailler de onlarda da öyledir. "Bana vahiy geldi" diyor Allah’tan. "Allah’ın meleğini gördüm" diyor. "Her şeyi anlattı" diyor. "Yeni bir kitap geldi bana" diyor. Hepsi kendisine vahiy ve kitap geldi iddiasıyla ortaya çıkıyor. Bir tane, iki tane üç tane değil. Bu son yüz iki yüz yıldır yoğunlaştı. Ahir zamanda peygamberlik ilanlarının çoğalacağı hadislerde var.

Hurafe de ayrı bir beladır. O da ilave. Halbuki insanlar Kuran’a göre yaşasalar çok mutlu olacaklar, acayip rahat edecekler. Allah dünyanın mutluluğunu  onun üstüne bağlamış. Yani gelen hak kitaba uyulmuş veya uyulmamış. Mesala Hz. Musa devrinde de uymadılar. Çok acı çektirdi Allah. 40 yıl çölde gezdiler. Hz. Musa devrinde de sapkınlar vardır. Onların yaptıkları hatalardan halk da etkilendi. Hz. Musa’ya samimi olarak iman edenlerin sayısı  en çok azdı. Ama bu yüzyılda Kuran’a uyacakları için çok rahat edecekler insanlar.

Bediüzzaman pek alışılmış bir alim değil. Çok şaşırtıcı bir insan. "Her dediği çıkıyor" diyorum insanlar ona çok konsantre olamıyorlar. Tam kavranmıyor olabilir. Ama bakın net tarif veriyor şu olacak diyor oluyor. Hz. Mehdi (as) ile ilgili de net tarih vermiş, 40 yıllık bir mücadelesi olduğu anlaşılıyor. Hz İsa’nın gelişi ile ilgili de, "geldiği vakit kendisi dahi kendisini bilmez" bilgisi hiçbir yerde yok. Bu orijinal bilgidir. İlhamdır. Bediüzzaman’a has bir bilgidir. Allah’ın ona bildirdiği gizli bir bilgidir. Muhtemel Hızır kanalıyla bu bilgiyi aldı. Yani uyur halde bırakılacağı anlaşılıyor Bediüzzaman'ın izahından. Mesela deccaliyeti asla anlayamazdı insanlar, Bediüzzaman anlatmasaydı. Deccalin geliş şekli gizli. Çok sezdirmeden yapıyor özelliği odur. Bütün dünyayı esir aldı, fakat farkına varamamış insanlar Bediüzzaman tarif etti. Hz. Mehdi (as)'ın gelişinin anlatıyor, buna rağmen bir çok talebesi orda alenen ve açıkca olan Hz. Mehdi (as)'ın gelişini göremiyorlar. Bu yönü bir harika ve mucizedir.

Kaim (Hz. Mehdi (as)) çıktığında, insanların imamlarıyla aralarında bir postacı olmayacak.  O (HZ. MEHDİ (AS)) ONLARA (DÜNYAYA) KENDİ MEKANINDAN SESLENECEK, ONLAR DA  KONUŞMASINI DİNLEYECEK, HATTA ONU GÖRECEKLER. (Müntekab-ül Ezhar, s. 483)

Hz. Mehdi (as)'ı konuşma yaptığı mekanla birlikte görürler diyor. Oturdukları yerle. Bu nasıl olur? Demek ki radyolardan, internetten, televizyondan konuşacak. Bu ancak televizyon ile mümkün.

HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDE FİTNE VE KAVGA ATEŞİ SÖNECEK. ZULÜM GECE BASKINI VE YAĞMALAMA ADETİ KALKACAK. SAVAŞLAR YOK OLACAK.(EL  MEHDİYY-İL MEV’UD, C:1, SF. 264)

Dünyayı fitne ve düşmanlık sardığında, heryeri zulüm ve fesat kapladığında Hz. Mehdi (as) çıkacak ve bunların hepsi son bulacak. Zulüm ve gece baskını ve yağmalama adeti kalkacak. İnsanlar artık savaşmayacak bu kalkacak.

Dünyayı fitne ve düşmanlık sardığında, her yer zulüm, fesad ve yağmayla dolduğunda, DELALET VE İNHİRAF (DOĞRU YOLDAN SAPTIRAN) KALELERİNİ YIKMAK, KARANLIK VE TAŞ KALPLERİ TEVHİD (ALLAH’IN BİRLİĞİ, TEKLİĞİ), İNSANİYET VE ADALET NURUYLA AYDINLATMAK İÇİN ALLAH BÜYÜK İSLAHATÇISINI GÖNDERECEKTİR.(El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 310)

Darwinizim, materyalizm, dinsiz her türlü düşüncenin fikir kalelerini yıkacak. Karanlık ve taş kalpleri ortadan kaldıracak.

O dönemde HALK KİTLESİNİN AKLİ GÜCÜ TEMERKÜZ BULACAK (TOPARLANACAK). HZ. MEHDİ (A.S.) ALLAH'IN  TEYİDİYLE İNSANLARIN AKLINI OLGUNLAŞTIRACAK VE HERKESTE BİR AYDINLIK MEYDANA GETİRECEKTİR.Usul-u Kafi, c.1 Kitab’ül Akl, Hadis: 21

İnsanlar aklını başına toplayacak diyor hadiste. Hz. Mehdi (as) vesile olacak diyor. İnsanların aklının olgunlaşmasına, kafalarında bir berraklık, netlik ve bir açılma olmasına. Kabus gibi olan kafaları gidip yerine canlı, makul, sevgi dolu bir akıl gelecek diyor.

Hz.  Ali’den şöyle rivayet edilmiştir:

ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK, KURAN, İNSANLARIN KENDİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ (A.S.) GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN’A UYDURACAK. ...Yeryüzü içinde sakladığı herşeyi onun için çıkaracak bütün imkanlarını ve bereketini onunu hizmetine sunacak. İŞTE O ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) GERÇEK ADALETİN NASIL OLDUĞUNU, KİTAB VE SÜNNETİ İHYA ETMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU SİZE GÖSTERECEKTİR. (Nehv-ül Belağa, Feyz-ül İslam Baskısı, sf. 424,425)

Mesela şu an insanların aleyhine sahte şahit oluşturulabiliyorlar. Hz. Mehdi (as) ne şahite ne delile itibar etmiyor. Hz. Mehdi (as) karşısındaki kişinin yüzündeki ifadeye göre karar veriyor. Hz. Mehdi (as) baktığı zaman anlar diyor Peygamberimiz (sav).

ALEMDE VİRAN BİR YER KALMAYACAK VE HZ. MEHDİ (A.S.) HER YERİ ONARACAK, ABAD (MAMUR VE ŞEN) EDECEK.(El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 264)

Hz. Mehdi (as) zamanında viran, perişan eski binalar kalmayacak. Çok hoş hale getirecek diyor.

Kuran’a ilave yapan veya çıkaran bütün dünyanın mahvolmasına sebep oluyor, acı çektiriyorlar insanlara. Halbuki Kuran uygulanmış olsa cennet gibi olurdu ortam. Peygamberimiz (sav)'in tek bir şikayeti var; "benim ümmetim Kuran’ı terk ettiler" diyor. Kuran’a ilave yaptılar, Kuran’dan çıkarma yaptılar. Kuran’ı terk etmek bu anlama geliyor.

Samimi olmak için kendini kasmamak, doğal olmak lazım. Yani vicdanına tam uymak,  en güzel sözü seçmek, en güzel tavrı yapmaya çalışmak. Kafasında şeytan oynatmayacak. Birine kin duydun mu kasılır insan küstüğünde kasılır, öfkelendiğinde kasılır. Küsmeyi, öfkelenmeyi bırakacak, vücut normal fonksiyonlarına geçecek. Öfke, kin, küsme olduğunda kafa gider, beyin gider, dengeli düşünemez. Herkesi affetme gözüyle, sevgi ve şefkatle bakarsa samimi olmuş demektir. Allah’tan korkar, Allah’ı şevkle severse samimi olmuş demektir. Gerçek samimiyet budur. "Ben samimiyim" diyor, ama bir sahtekar samimisi vardır. "Yalan söylemiyorum" diyor, ama her yeri oynuyor. Bunlar son derece samimiyetsiz. Samimi olunduğunda, genellikle insanın aleyhinde de olur samimiyet. Merhametten maraz doğar derler doğsun. Allah öbür türlü rahatlık vermez zaten dünyada da ahirette de.

Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın Arapça bilmeyeceği söyleniyor. Hz. Mehdi (as) Medine'den çıkacak diyorlar. Kendi memleketinin dili Arapça, nasıl bilmez o dili. Demek ki medineden kasıt başka bir şehir. Zaten Peygamberimiz (sav)'e soruyorlar, "Hangi mediye ya Resulullah?" diyorlar. "Konstanniyye" diyor, yani İstanbul.

Kahramanmaraş Aksu TV, 22 Kasım 2010

İnsan zayıflığı kendine yakıştırmaz. Nefis bizim emrimizde bir köle hükmündedir. Mesela domuz eti var, "yemeyeceksin" dediğin zaman yemez, nefis söz dinler, baş eğicidir. Deccaliyeti de şeytanı da Allah yaratır, Mehdiyeti de Allah yaratır. Fakat ahirette bu yapıyı daha detaylı görmüş olacağız.

Normalde Marks’ı kimse dinlemez, Lenin’i herhangi biri engelleyebilirdi. Darwin bir kitap yazıyor, kimse kaale almayabilirdi. Hiç duyulmayabilrdi, yayılmayabilirdi. İşte ona yardım edene, dinletir halene getirene biz deccaliyet diyoruz. Onları öyle kaale alınacak hale getiren Allah’tır. İmtihan gereği. Mesela Troçki hep korunup kollanmıştır, buna deccaliyet diyoruz. Bunların hepsini imtihan gereği olarak Allah yaratır.

Bizim yaşadığımız yüzyılın çok harika bir yönü var, en hayati yönü Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde öğrendiğimiz Hz. Mehdi (as)'ın gelmiş olmasıdır. Bütün dünyanın gözü önünde Mehdiyet dünyaya hakim olacak. Yavaş yavaş, adım adım gelişecek, ben de şaşıracağım, bizi seven kardeşlerimizde şaşıracak, ama bu olacak.

Tarık Suresi 1-3
Göğe ve Tarıka andolsun. Tarık’ın ne olduğunu sana bildiren nedir? (Karanlığı) Delen yıldızdır.
Ukab: Kartal takımyıldızı anlamındadır. Peygamberimiz (sav)'in bayrağının da ismidir. Hz. Mehdi (as) delen bir yıldız gibi parlayacak aynı zamanda.

Fecr Suresi 1-3
Fecre andolsun, on geceye, çifte ve teke.
Mehdiyete ve deccaliyete işaretler vardır. Muharremin 10’u biatla ilgili ona işaret var, başka anlamları da var. “Çifte ve teke, akıp gittiği zaman geceye” yani zulümat yok oluyor, İslam hakim oluyor. Çiftler mesela 2, 2 Kuran’da çok geçer. Birçok olay 2 ile kilitlenmiştir. Kuyruklu yıldızların çıkışı üst üste iki keredir, Güneş tutulmaları iki keredir. Ayrıca bu kuyruklu yıldızların özelliği, Halley’in tek kuyruğu, Lulin’in ise iki kuyruğu var. Bu Hz. Mehdi devrindeki iki önemli olaya da işaret ediyor. Hz. Mehdi devrindeki çift olaylara dikkat çekiyor. “Bunlarda akıl sahibi olanlar için bir yemin var değil mi?” Yani bunlarda bir sır var düşünen ve akleden için. Ebcedi 2010 tarihini veriyor. Ahir zamana bakıyor, çok önemli. 2010’dayız, ona da bakıyor. Hayret verecek bir durum var.

Yüksek sütunlar sahibi ireme,

Masonların sonunun geldiğine işaret ediyor.
“Ki şehirler içinde onun gibisi yaratılmış değil” Bu yüksek sütunlar Sultanahmet’te duruyor, Çemberlitaş’ta da vardır. Deccal öldüğünde Çemberlitaş’tan, Dikilitaş’tan bağırır şeytan diyor, bütün şeytan takımına haber veriyor.


 “Benzeri olmayan bir şehre” dikkat çekiliyor. İki taraflı olarak boğaz üzerine kurulu İstanbul gibi bir şehir yoktur. Bunlar tamamen Mehdiyete işaret ediyor. Bu surede açıkça İstanbul’dan bahsedildiğini görüyoruz.

İstabulda 3-4 miyon insan toplanacak, bütün sokaklar dolacak, mehteran da gelecek, Türk İslam Birliği’nin kurulduğu ilan edilecek. O gün işte Hz. Mehdi (as)' biat günüdür. Peygamberimiz (sav)'in sancağı o gün açılacak. Yer gök yıkılacak. Hz. Mehdi (as), Peygamberimiz (sav)'in kılıcını teberrüken kuşanacak, hırkası onarıldı Peygamberimiz (sav)'in Hırka-i Şerifini giyecek, bu şekilde Türk İslam Birliği ilan edilmiş olacak. O gün kurtuluş günüdür. O şevk ve heyecan, onlarca yıl devam edecek. Böyle büyük heyecanlar tarihte çok büyük kültürel patlamalara sebep olmuştur. Mesela, sanatta inanılmaz patlama olacak, o manevi heyecandan. Mehdiyetle başlayan o heyecan, coşkulu bir heyecana dönüşecek. Nefis bir İslam mimarisi gelişecek. Mamur olmadık tek bir belde kalmayacak diyor Peygamberimiz (sav). Bunun nedeni heyecandır. Ölüme giden bir topluluk, dirime gidiyor. Adeta insanlar adrenaline boğuluyor. İnsanları deha haline getiriyor. İnsanların nefeslerini kesecek gelişmeler olacak. Heryer sevince gark olacak. Hz. Mehdi devrinde sanatta çok büyük inkişaf ve gelişme olacak. Osmanlı’da sancağı bir çıkartıyorlar, müthiş bir adrenalin oluyor. Toplum adeta hop oturup hop kalkıyor. Karanlığı delen bir yıldızdır Peygamberimizin sancağı (sav). Açıldığı zaman yer yerinden oynayacak. Hz. Mehdi devrinde fakir kalmayacak; fakirler çalışkan ve kanaatkar olacak. Uyku tutmaz milleti, boşa vakit geçirmek, şevksizlik bunların hiçbiri kalmaz.

Ne kadar karaktersiz varsa, ne kadar cibilliyetsiz var, şeytanın ilkasıyla her şeyi bırakıp Hz. Mehdi (as)'a yönelecek, müthiş bir saldırıya geçecekler. Kuran bize gösteriyor. Peygamberlere nasıl saldırıldıysa, Hz. Mehdi de bütün Peygamberlerin özeti olacak. Hz. Yusuf’a tecavüz suçu atıldı, 7 yıl hapiste tutuldu. Masum tertemiz bir Peygambere böyle bir iftira atıldı. Hz. Mehdiye de Hz. Yusuf’ta olduğu gibi cinsellikle ilgili iftira atılacaktır. Küfür, cinsellikle ilgili iftiralar atar. Bu apaçık bir iftiradır demeniz gerekmez miydi diyor Allah ayetinde. Hep cinsellik üzerine iftira atılır, küfür hep buradan vurur, deccaliyetin silahıdır bu. En vurucu silahıdır bu, Hz. Mehdiye de bu yönden yaklaşacaklar bunu anlıyoruz.

Münafıklar dünyanın en aşağılık mahluklarıdır. Münafıklar Hz.Mehdiye iftira atmıyorlarsa o zaten mehdi değildir. Mehdi bütün münafıklara musallat olacaktır. İslam hakim olduğunda münafıklar insan içine  çıkamayacak hale gelecekler. Allahın sünnetidir bu, Allah'ın sünnetinden kesin olarak bir değişiklik bulamazsın. Demek ki her zaman iftira atılacak, bu hiç değişmeyen bir sünnettir.

Allah bazı insanları köpeğe, yaban eşeğine benzetir. Allah münafıklar ve müşrikler için “Onlar pisliktir” diyor. Ben Kuran’a uyduğum için Allah böyle söylediği için böyle söylüyorum. Allah Hz. Mehdiyi aslana benzetiyor, küfrü de aslandan korkmuş yaban eşeklerine benzetiyor, bundan niye ürküyorlar ki.

Hz. Mehdi’ye her türlü iftira atılacağından, talebesi az olacaktır. Hz. Mehdiye 313 kişi tabii olacak, çünkü her türlü iftira atılacak. Bu yüzden insanlar uzak duracaklar. Mehdiyetin 313 kişi olmasını araştırsın arkadaşlarımız. Mehdiyeti çok anormal gösterecekler. Azgın iftiralara karşı dayanıklı olmak Mehdiyettir.

Hazreti Mehdi devrinde Ehli Beyt düşmanlığı kalkacak. Hz. Mehdi kadınların çok iyi korunmasını sağlayacak. Hz. Mehdi (as), Tabutu Sekineyi bulacak (Kutsal sandığı çıkaracak), Kudüs’e getirilecek. Onu gören Museviler Müslüman olacaklar.

 

2010-11-23 19:27:23
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top