Adnan Oktar'ın 26 Kasım 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kocaeli TV, 26 Kasım 2010
 

  • Başbakan hakikaten kaderin içerisinde hizmet eden çok muhterem bir insan, Allah yolunu açık etsin. Bu çok büyük bir mucize. Aynısıyla, kelimesi kelimesine  2 sene önce ne söylediysem gerçekleşiyor. Bütün köşe yazarları aynısını ifade ediyorlar. Rusya’yı hiç düşünmüyorlardı Türk İslam Birliği içinde. Ben iki yıl önce söyledim, hiç düşünülmeyen bir modeldi bu. Milli devletler olarak ayrı olması, fakat pasaportların kalkması, vizelerin kalkması dostluk ve kardeşlik ortamının oluşması, Hrıstiyanları Musevileri Müslümanları hepsini kucaklayan bir ortam olması şeklinde daha önce ifade edilmiyordu. İki yıl önce rüya gibi görüyorlardı, şimdi bir hakikate dönüştü. Resmi devlet politikası oldu, çünkü kader böyle Allah’ın yaratması bu. Niye çekiniyoruz? Kimden çekiniyoruz demiştim daha önce, Başbakan da maşaAllah aynısını söylüyor.
     
  • Özgürlük Hz. Mehdi (as) devrinde gerçek anlamında olacaktır. Çocukluğumdan beri bilinen birşeydir, hiç kimse kendini güvende hissetmez. Sokakta genç kızlar korkar, herkes birbirinden korkar. Ta 1965'lerde öyledir, 75, 85, 95'lerde de öyle hiç değişmemiştir. Avrupa’da da böyle. Peygamber Efendimiz (sav)’in söylediği gerçek özgürlük Hz. Mehdi (as) devrindedir.
     
  • İnsanlar deccal deyince, deccalin dinsizliğini önemsiz görüyorlar. Mesela 1 milyar kan akıtıyor, "olabilir önemli değil" diyor. Dünyanın yüzde %99'unu dinsiz, ateist yapıyor "bu da önemli değil" diyor, "bu da deccal olduğunu göstermez" diyor. İnsanların yüzde %99'unun mutsuz, acı içerisinde, stresli, ruh hastası olmalarına sebep oluyor. "Bu da önemli değil" diyor, "neyi önemli?" diyoruz. "onun boyunun bulutları değmesi gerekiyor" diyor. Dünyanın %99'unu dinsiz yapan bir sistemi önemli görmüyorsan, o zaman kör olmuşsun demektir. Basiretin bağlanmış demektir. İnsanları dinsiz yapan sistemin, mutsuz yapan sistemin adına deccaliyet denir, bu hadisler müteşabihtir. "Boyca dağları aşamazsın" diyor ayette. Hadiste geçen, "Başı bulutlara değer"den kastı havadan ulaşıma dikkat çekmiş oluyor, başka bir anlamı yok. Tek gözünün kör olması, madde gözüyle bakıp mana gözüyle bakamamasıdır. Bir gözünün kör olması rastlanamayacak bir şey de değil. Ama asıl, yaptığı tahribat ve dünyaya yaptığı zulüm, dünyada yaptığı olumsuzluklar çok önemlidir.
     
  • Bazıları kendilerince Hz. Mehdi (as)'ı yok etmek için, gelmesi imkansız bir Mehdi anlayışı meydana getirmeye çalışıyorlar. Ya tamamen reddetmek ya da gelmesi imkansız bir Mehdi anlayışı sunmak. Bu şekilde Mehdiyeti engelleyebileceklerini sanıyorlar.
     
  • Hz. İbrahim (as), Güneş'in Ay'ın batıyor olmasını ve yok oluyor olmasını onların ilah olmayacağını vurgulamak kastı ile anlatıyor. Hz. İbrahim (as) çok yaman bir peygamber. Çok iyi taktikle akılcı olarak analiz yapan bir insan. Küfürle alay eden onları ezen ama akılcı olarak ezen, mükemmel siyaset yapan, çok iyi analiz yapabilen bir insan. Dolayısıyla onların akılsızlıkları ile adeta oyun oynamıştır. O devirde mesela yıldızlara bakıyor, sonra arkasından ben hastayım diyor. Onlarla böyle adeta oynuyor. Onları sürekli tuzağa düşüren bir tavrı var, güç onlarda olmasına rağmen Allah'ın lütfuyla, aklı ile, yeteneği ile onların zaaflarını çok iyi bilmesi ile onları pasifize ediyor.
     
  • Yaptığımız ilmi çalışma, sabır gerektiren bir çalışmadır. 30 yıldan beri yapıyorum çalışmamı, en ufak bir gerileme yok, sürekli hırsım ve kararlılığım artarak devam ediyor. Önümüzdeki 10 sene içinde hırsımız ve kararlılığımız artarak devam edecektir. Bilimsel çalışma yapmak çok önemli. Çünkü deccaliyet bilim ve felsefeyi kullanıyor. Bilimsel gelişmeleri çok yakından takip etmek gerekiyor. Bilim ve sanatı içiçe değerlendirmek lazım. Bir de insanlar iman etmiyor diye telaş etmemek lazım, onu bir öfke vesilesi etmemek lazım. Akılcılığı hiç elden bırakmamak lazım.
     
  • Hz. Mehdi (as)'ı anlattığında Mehdiyet devrinde mücadele edilecek kişileri anlatmamak olmaz. Mehdiyetin bölünmez parçalarıdır bunlar. Medineden çıkacak alimi, süfyanı, deccali, 70 bin başı traşlı deccale tabi olmuş kişileri de anlatmak lazım. Mehdiyeti anlatırken bunları anlatmazsak, Mehdiyet bölünür, tamamını anlatmak durumundayız .
     
  • 22/60- İşte böyle; her kim kendisine yapılan haksızlığın benzeriyle karşılık verir, sonra aleyhine 'azgınlık ve saldırıda' bulunulursa, Allah, mutlaka ona yardım eder. Şüphesiz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.

Haksızlığa uğrayan kişi, benzeriyle karşılık verebilir diyor Allah. Ama buna karşı o kişi azgınca karşılık verirse, Allah ona mutlaka yardım eder diyor, bu bir mucizedir. 

  • 22/61- İşte böyle; çünkü Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar ve gündüzü geceye bağlayıp-katar. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.

Her gün Allah tüm dünyaya karanlığı gösteriyor, sonra tüm dünyaya aydınlık gösteriyor, yine karanlık gösteriyor, yine aydınlık gösteriyor. Koskoca alemin karanlığa bürünmesi çok büyük bir mucizedir. Aydınlığa bürünmesi de büyük bir mucizedir. Normalde sürekli simsiyahtır dışarısı, dışarıda ışık yok. Işık bir algı biçimidir, yani beynin yorumudur. Dışarıda karanlık ve aydınlık diye bir şey yok. 

  • 22/63- Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi, böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz Allah, lütfedicidir, herşeyden haberdardır.

Görmedin mi demek nedir? Allah gökten suyun inişini de izleyin, her şeyi izleyin diyor. İzlemek ne demektir? Bilim demektir. Bu ayette bir kez daha Allah bilimi emrediyor. 

  • 22/57- İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar; artık onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.

Allah insanlarda gurur yaratıyor, enaniyet yaratıyor. Küfürde gurur ve enaniyet çok güçlü oluyor. Bu nedenle aşağılanmak çok canlarını yakar. Küfür ölümden çekinmez, ama aşağılanmadan çekinir. Allah onlara aşağılanma veriyor, canlarını aşağılanma ile yakıyor. 

  • 22/58- Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Allah yolunda hicret edip öldürülen, evinden çıkmış Allah rızası için başka bir yere gitmiş öldürülmüş. Ya da ölmüş, şehit olacaktır diyor Cenab-ı Allah.

  • 22/65- Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.

Yerdekiler; yerde ne var? Arabalar var, motorlar var, trenler var, otobüsler var. Denizde gemiler var. Gemi kimin yarattığı güçle gidiyor? Allah’ın. "Gemiyi de ben yarattım" diyor "arabayı da". Araba da gemi de simsiyahtır dışarıda atomun yapısından dolayı. Allah beynimizde hepsini ışıklandırıyor, rengi yorumlayan bizim beynimizdir. Renk denen şey o madde üstünden gelen dalga boylarının farklılık olayı, o dalga boylarının farklılığını bizim beynimiz renk olarak algılıyor.

Göğün de diyor, atmosferin de yukarıda durmasını Ben sağlıyorum diyor, yoksa inerdi.

Allah insanlara karşı çok şefkatli merhametli. Bu bilinmiyor, Allah’ın merhametli ve şefkatli olması. Allah’ın ana vasfıdır Rahman ve Rahim olması. Bunu her yerde görürüz. Maddenin yapısında, hayvanlarda yavrularını korumasında görürüz.

  • 22/66- Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

Diri kalmayı kim sağlıyor? Allah sağlıyor. Işığı bir kesse, görüntüyü bir kesse bizim diriliğimiz kalmaz. Sürekli bu görüntünün verilmesini Allah sağlıyor. Eğer görüntü bir an kesilmiş olsa derhal ölürüz. Diri kalmanızı an an sürekli Ben sağlıyorum diyor Allah. Nasıl şu an size görüntüyü veriyorsam, görüntüyü durduracak olan Benim diyor. Bu kadar nimete rağmen nankördürler diyor. Lakayıtlar diyor. Görmezlikten gelir, anlamazlıktan gelir diyor. Televizyonlarda yabancı kanallarda görüyorum Güya eğleniyor gibi hareketler yapıyor. Allah'tan tamamen habersizler. Allah'ı hiç düşünmüyorlar. Diskoya gidip eğleneceğini sanıyor. Eğlenmek istiyor, ama eğlenemiyor çünkü sıkıntı sırtında onunla beraber gidiyor. Sıkıntı sırtına binmiş nereye gitse onunla birlikte gidiyor. Sıkıntı ile beraber giriyor oraya, yine onunla birlikte oradan çıkıyor. Kalpler ancak Allah'ın zikri ile felah bulur, diyor. Onun dışında ferahlık yoktur, diskoda olmak da, içki içmek de ferahlık vermez, daha da arttırır, daha da bunalırlar. 

  • 22/67- Biz her ümmete bir ibadet tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, (din) iş(in)de seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.

22/68- Eğer seninle mücadeleye girişirlerse, de ki: "Allah, yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir."

22/69- "Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düştüğünüz şey hakkında aranızda hükmedecektir."

Her grup her ümmet farklı ibadete sahip oluyor. Museviler ayrı, Hristiyanlar ayrı. Genel konularda benzeyen hususlar var ama ayrı olan yönler de var. Birbirine yakındırlar ama birbirleri ile aynı değildirler. Ehli kitapla konuşurken yırtıcı keskin bir üslüpla değil, "Allah bu yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir" şeklinde bir üslupla konuşmak gerekiyor. Allah bu ihtilafınızın neticesini ahirette size bildirecek diyor. 

  • 22/70- Allah'ın, gökte ve yerde olanların hepsini bilmekte olduğunu bilmiyor musun? Gerçekten bunlar bir kitaptadır. Hiç şüphesiz bunlar(ı bilmek), Allah için pek kolaydır.

Allah'ın herşeyi bilmesi. İşte bu kaderdir. Kaderi bilmiyor musun, diyor. Bir kitaptadır ne demek? Mesela biz burada konuşuyoruz, kaderimizde olduğu için konuşuyoruz. Kaderle ilgili bir konuyu kaderimizde olduğu için konuşuyoruz. Ne demek bu? Daha dünya yaratılmadan önce konuşmuştuk.

  • 22/71- Onlar, Allah'ı bırakıp da (Allah'ın) kendisine bir delil indirmediği ve haklarında (hiçbir) bilgileri olmayan şeylere tapıyorlar. Zulmedenler için hiçbir yardımcı yoktur.

Şu anda "Darwinistlere delil var mı?" diyoruz, konuşmalarınız da açıklamalarınız da? Darwinizm materyalizme tapıyorlar hiçbir bilgileri yok. Ne proteinler ne fosiller hakkında bilgileri var.

  • 22/72- Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkar edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkar edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

Yüzlerinde şeytani bir saldırganlık ve terslik olur diyor. Genelde hakikaten çok sert, soğuk yüzlü, keskin dilli, acımasız bir üslupları oluyor Kuran okunduğunda, anlatıldığında. Dalaletten ve cahillikten kaynaklanan üslüplarının neye sebep olacaklarını söylüyor. Saldırganlaşıp terbiyesizleşebiliyorlar. Kuran'ın çok sakin bir dili vardır. Ateşe gideceksiniz diyor Allah.

  • 22/78- Allah adına gerektiği gibi mücadele edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "Müslümanlar" olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı.

Tam anlamıyla bütün gücünüzü, imkanınızı Allah’ın dinini yaymaya ayırın. Demek ki İslam dini kolaymış, Hz. İbrahim’in dini nasıldı? Son derece kolaydı . İslam dini de çok kolaydır. Hz İbrahim (as) de Müslümandı, Hz. Musa (as) da Müslümandı. Her zaman isminiz Müslümandı diyor Allah.

Ayetin, "elçi sizin üzerinize şahid olsun" kısmının ebcedi 2026.

  • Allah ve Resulu Hz. Mehdi (as)'ı önemli görüyori o yüzden biz önemli görüyoruz. Kuran'da Allah bildiriyor, o yüzden önemli görüyoruz. Müslümanlar hep bir kurtarıcı beklemişlerdir. Allah kurtarıcı göndersin diye yavarıyorlar Kuran'da. Şu anda da islam alemi paramparça. Kurtarıcıya ihtiyaç var. Tek bir lidere bağlı olacaklar Hz. Mehdi (as) geldiğinde tüm mezhepler, tüm cemaatler. Bu ilk defa olacak. Hz. Mehdi (as) devrinde bu bölünmüşlük ortadan kalkıyor. Pratikte şu an imkansız görünüyor, Hz. Mehdi (as) olmadan Müslümanların tek bir kişi etrafından toplanmaları imkansız görünüyor. Böyle bir gücü olsaydı Müslümanların Allah Hz. Mehdi (as)'ı göndermeyebilirdi. Her cemaat her mezhep kendi liderini seçse, biri diğerinin seçtiği lidere tabi olmaz. Hiçbir cemaat bir diğerinin liderine tabi olmaz. Hiçbir mezhep diğerinin liderine tabi olmaz. Mesela Sünniler bir lider seçmiş olsa, Vahabiler ne olacak, Şiiler ne olacak? O zaman İslam alemi birleşmiş olmaz, parçalanma devam etmiş olur. Sünnilerin Vahabilerin biraraya gelip de bir lider seçmesi imkansızdır. Bu yüzden de Allah bir kolaylık olarak Hz. Mehdi (as)'ı gönderiyor. Allah'ın bildirdiği Peygamberimiz (sav)'in müjdelediği bir lidere tabi oluyorlar hepsi birlikte.
     
  • Her gün harama giriyor Müslümanlar. İttihad-ı İslam farzdır. Farzı her gün terketmek, her gün her saniye günaha girmek demektir. Irak’a yardım etmek farzdır, Afganistan’a yardım etmek farzdır. Yardım etmedikleri için de harama giriyorlar. Müslümanların mutlaka biraraya gelip (fikren) karşı koymaları gerekiyor. Adaletsizlik diz boyu, vicdansızlık diz boyu, Müslümanlar biraraya gelmediği için bu zulüm kesintisiz devam ediyor. Hristiyan alemi de teslis inancından vazgeçmiyorlar. Hz. İsa (as) geldiğinde vazgeçecekler.

 

Kaçkar TV, 26 Kasım 2010
 

  • 2.14 ...Tamman, Fevaid isimli eserinde ve İbni Asakir, Abdullah b. Amr’dan tahric ettiler. Buyurdu ki: Hasan’ın evladından birisi doğu tarafından çıkacak, eğer O’na dağlar bile karşı gelse, onları ezecek, ve kendisine o dağlarda yollar edinecektir. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

Dağ ile karşılaşan insan dağın yanından geçer. Değil, dağı ezecek öyle geçecek diyor. Hasan'ın evlatlarından birisi diyor. Çeşit çeşit tarif şekilleri var Rabbimiz'in.

  • 4.4 ...Naim b. Hammad Hz. Ali b. Ebi Talib’den tahric etti, Buyurdu: Mehdi’den önce O’nun ehli beytinden doğu’da bir zat çıkar, hedefi Beytül Makdis (Kudüs) olarak, O onsekiz ay omuzunda kılıç taşır, öldürür, yaralar, ancak oraya varamadan ölür. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

Hz. Mehdi’den önce ve Hz. Mehdi döneminde de çeşitli isimlerde Müslümanlar Hz. Mehdi’ye yardım ediyorlar. Bu cemaatlerin veya kişilerin hepsine Peygamberimiz bir isim vermiş. Kimine Kahtani demiş. O cemaatlerin kod isimleri onlar. Ahirette mesela yardım ettiyse Mahsurun cemaati deniyor veya Kahtani cemaati. Bunları ileride anlayacağız. 

  • 7.4 ...Naim b. Hammad Hakim ve Ebu Naim Sevban’dan tahric ettiler, o şöyle dedi. Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Horasan tarafından siyah bayraklılar çıktığını gördüğünüzde kar üzerinde sürünerek de olsa onlara katılın, çünkü içlerinde Allah’ın halifesi Mehdi vardır.

7.5 --- Hasan b. Süfyan ve Ebu Naim, Şevban’dan tahric ettiler. O şöyle dediler, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Doğu’dan siyah bayraklılar çıkar, onların yürekleri demir gibidir. Kim onları işitirse, kar üzerinde sürünerek de olsa, gitsin ve onlara biat etsin. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

Bazı insanlar "Mehdiyete ben yardım etmek isterim" diyor, "ama evliyiz, çoluk çocuk var" diyor. Veya "ben Avrupa'da doktora yapmaya gideceğim" veya "fabrikam var" diyor "çekler senetler var" diyor. Hiçbir bahane bunun üzerinde olamaz. Yani en zor şartlarda, evini barkını malını mülkünü tamamen kaybetmesi, çok perişan olması lazım, ayaklarını da kaybetmiş soğuk hava var her an ölebilir, bu şartlarda bile olsa diyor Peygamberimiz (sav) mutlaka Mehdiye katılıp yardım edeceksiniz diyor.

  • 7.10 --- Keza (Naim b. Hammad) Hasen’den tahric etti. O dedi ki, Resullulah (s.a.v.) Ehli Beytinin karşılacağı bir musibetten bahsederek şöyle buyurdu: Bu musibet Doğu’dan siyah bayraklı bir ordu çıkana kadar devam eder. Kim bu orduya destek olursa, Allah ona yardım eder, kim engellemeye kalkarsa da onu perişan eder. Sonunda onlar ismi benim ismim olan birisine gelerek O’nu başa geçiririler, Allah da onları zafere ulaştırır. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

Kendi ehli beyti, kendi yakınlarının karşılaşacağı musibetten bahsediyor. Demek ki kim Hz. Mehdi cemaatine yardım ederse kişi o ihya oluyor, Allah ona sevap veriyor, yolunu açıyor. Kim engellemeye kalkarsa, Allah her türlü ezayı yapar diyor. 

  • 7.11 --- Keza (Naim b. Hammad) Saib b. Müseyyeb’den tahric etti. O şöyle dedi. Resullulah (s.a.v.) buyurdu: Doğudan Beni Abbas’a ait siyah bayraklar çıkar, onlar bir süre devam ettikten sonra, yine doğudan bu kez küçük siyah bayraklar çıkar ve Ebu Süfyan’ın soyundan bir adamla savaşarak Mehdi’nin itaatına girerler. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

Bu bayrak nerede? Bu siyah bayrak Topkapı'da. O bayrağın sahipleri kim? Hz. Mehdi ve talebeleri. Açılacak müstakbel bayraktan bahsediyor. Peygamberimiz (sav)'in zamanından beri hiç açılmamış siyah sancağından bahsediyor. Ama bu, Hz. Mehdi zuhur ettiğinde ortaya çıkıp Müslümanlar ona biat ettiğinde açılıyor.

  • Her cemaatin lideri var. Hiçbir cemaat başka bir cemaatin liderini lider kabul etmiyor. Ama Hz. Mehdi (as)'ı dünyada kabul etmeyecek hiçbir Müslüman yoktur. Allah böyle bir kolaylık yaratmıştır. Mesela Vahabi lideri olsa tüm Müslümanları koruyamaz. Hz. Mehdi (as) bütün dünyayı koruyor, Allah’ın emaneti olarak görüyor tüm insanları. Hıristiyan da rahat ediyor Musevi de. Bütün dünyanın (manevi) imamı. Komünist lider için bir Müslümanın anlamı yoktur. Bir Şii kardeşimiz de bir Sünni'nin hakkını gereği gibi kollamaz. Kollayanları tenzih ederim, genel olarak söylüyorum. Ama Hz. Mehdi (as), komünistin de budistin de ateistin de herkesin hakkını korur. Hz. Mehdi'nin mutlaka zaruri olduğunu buradan da anlıyoruz. Mesela bir Musevi korunmazsa fitne olur. Bir Hristiyan korunmazsa fitne olur. Onlar da Allah'ın kulu. Onların da  hak, adalet, merhamet görmesi gerekiyor.
     
  • Peygamberimiz (sav) çok hayati bir konu olduğu için Mehdiyeti gündemde tutmuş. Sahabeler müthiş seviyorlar, aşkla seviyorlar Hz. Mehdi (as). Bütün peygamberler çok seviyor. Bütün kutsal kitapların tamamında geçiyor Hz. Mehdi (as). Unutturulmaya çalışılması ayrı bir fitnedir. O sorun değil. Onu Allah'ın izni ile tamamen açtık.
     
  • 1.32--- Ebu Naim, İbni Mes’ud’dan tahriz etti, O dedi, Resulüllah (s.a.v.) buyurdu: Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah  o geceyi uzatır ve Ehli Beytim’den birisi gelerek dünyaya hakim olurdu. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle doluysa, O, onu adaletle doldurur. Malı seviye üzere taksim eder ve Allah bu ümmetin kalblerinde gına verir. Yedi veya dokuz sene kalır. Mehdi’den sonra, (Hz. İsa (a.s.)’ın kırk senelik devrinden sonra) artık hayat yaşamakta, bir hayır yoktur. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)
     
  • Israrla kendi ismini söylemiyor Peygamberimiz (sav). Ne Mahmut ne Ahmet ne Muhammed ne Mustafa demiyor. Onu gizli tutuyor. Adı adıma uygun, yani benim soyumdan ismi benim ismim olan. Peygamberimiz (sav)'in soyadı Adnan’dır. Hz. Ali'nin o devirde yazdığı esere bakabilirler. Orada Mustafa Adnan Peygamber diyor. Peygamberimiz (sav)'in ilk bilinen babasının adı Adnan’dır. O zaman zaten anlamı da ortaya cıkmış oluyor. Ahir zamanda soyadları ile hitap yeni başladı. Şimdi Başbakana Sayın Erdoğan diyoruz. Hanımına Bayan Erdoğan diyoruz. Bunun olacağını bilmesi, yani ahir zamanda soyadı ile hitap olacağını bilmesi de ayrıca Peygamberimiz (sav)in bir mucizesidir.
     
  • Peygamber Efendimiz (sav) gibi dini kolay olarak sunan, zorlaştırmayan biri. Peygamber (sav)'in evladı dünyaya hakim oluyor. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav) hakim olmuş olacak. Bütün dünyadaki hakimiyetin sonuçlanmasından sonra 7-9 yıl daha devam ediyor tam hakimiyet.
     
  • Hz. Mehdi (as)'ın silsilesinde anneden katılacak seyidler de olacağı anlaşılıyor. Mesela ben kendi silsilemede baktım, hep seyidi anneleri almışlar babalarımız. Rus bir profesöre inceletmiştim. Hz Ali’ye kadar dayanıyor benim secerem. Yaklaşık 33 kuşağa kadar çıkarttırdık. İlk burada dedemi Rusya'dan tespit ettirdik. Komünist Rusya şehit etmek için seyidlerin listesini cıkarmış. Onlar da Türkiye'ye ve çeşitli yerlere sığınmışlar. Benim dedemle ilgili o zamanlar Alman bir yazar yazı kaleme almış. Görünüşü çokk Avrupaiydi diyor dedem için. Medine'ye kadar gidiyor secere. Hep seyidi annelerle evlenmişler. Öyle bir silsileden de bir geliş var inşaAllah. Hz. Mehdi'ye seyidlerin yardım edeceğini bildiriyor. Ben de Mehdiye yardım edecek seyyidler topluluğunun bir üyesiyim inşaAllah.
     
  • H.11 --- Tabarani, Abdullah b. Selam’dan tahric etti, O dedi ki: İnsanlar, Deccal’den sonra kırk yıl kalır, bu dönemde çarşılar yapılır ve hurma ağaçları dikilir. (Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler)

İnsanlar deccalden sonra 40 yıl kalır. Hz. Mehdi deccalden sonra cıktı. Hz. Mehdi (as) çıkışı 1980, 40 yıl ilave et. 2020. İnşaAllah 2020 deccaliyetin son bulacağı dönem olacak. İstanbul'un her yeri çarşılarla donatıldı. Hatta başka bir hadiste 1000 odalı çarşılar olacak Hz. Mehdi oralarda gezer diyor. Gerçekten de şu anda İstinye Park, Kanyon gibi yerler içinde çok mağaza olan çarşılar.
 

Hicr Suresi

15/1- Elif, Lam, Ra. Bunlar, Kitab'ın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.

Kuran apaçık diyor. Müşriklere, münafıklara, sahtekarlara göre Kuran apaçık değildir. Allah apaçık diyor. Biz Allah’a inanıyoruz. Hurafeleri eklemek sapkınlıktır.

15/2- O inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler.

Onulmaz hasretler çekecekler çok kere pişman olacaklar diyor Allah. 

15/10- Andolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.

15/11- Onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.

Günümüze bakan yönüyle, "Herhangi bir Mehdi gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi." Eleştiriyorlar kendilerince. Şu düşüncesi yanlış, şöyle yanlış yapıyor diyorlar. Peygamberimiz (sav)'e akıl almaz ifitralar attılar. Her türlü. Bediüzzaman geldi. Ona da akıl almaz iftiralar attılar. Kasalarla rakı getiriyor, eve kadın sokuyor haşa diyorlar. 70 yaşında insana. Terbiyesizliğin şiddetine bakın. Bir de kasa ile rakı ve kadın getirtiyormuş, haşa gayri meşru ilişkiye girmek için.  Bu da bir iftiradır.

15/5- Hiçbir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler.

Bir ülkenin yıkılacağı vakit, belirli bir vakti vardır. Osmanlı'nın yıkılışı, Selçuklular'ın yıkılışı, hepsinin. Hz. Hızır olmadan da olay olmuyor. Her devletin yıkılışında ve kuruluşunda Hz. Hızır olur. Yıkım vakti geldiğinde mutlaka yıkılırlr diyor Allah.

15/6- Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler.

15/7- "Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?"

15/8- Hak olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.

Başının üstünde bir melek olsun, "bu peygamberdir" desin diyorlar o zamanın müşrikleri.

Allah mahvederim diyor, melekler geldiği zaman zaten göz açtırılmaz diyor.

15/12- Böylece Biz onu (alayı), suçlu-günahkarların kalplerine sokarız.

Allah ben veriyorum onlara o alay ruhunu, bela vermek cehenneme sokmak için diyor.


İbrahim Suresi

14/43- Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalpleri (sanki) bomboştur.

Ahirette insanlar vücutlarına bakmazlar, sürekli koşarlar. Beyinlerinin içi bomboş, hiçbir amaç, hiçbir gaye yok. Mahvolmuş olmalarının etkisi ile kafaları bomboştur diyor Allah.


Tahrim Suresi

66/1- Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Peygamberimiz (sav)'i bazı hanımları biraz zora doğru çekiyorlar. Peygamberimiz (sav) de onlara darılıyor. Allah'ın helal kıldığı bir şeyi kendisine haram kılıyor.

66/3- Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, O da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: "Bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi" demişti.

Çok şaşırtıcı hanımların böyle birşey yapması, normalde yapmaması lazım. Cebrail'den sürekli vahiy alıyor Peygamberimiz (sav), bunu haber alacağını da düşünemiyorlar, kim haber verdi diyorlar. Halbuki Peygamberimiz (sav)'e verilen sözü titizlikle tutması lazım. Eş eğer sırrı verirse, ona karşı saygısı kalmaz insanın. Sır tutmak eşlerin birbirlerine karşı sevginin imzasıdır adeta. Seviyorsan sevdiğinin sırrını ölünceye kadar saklaman lazım demektir. Eğer saklıyorsan, onun ruhunun içinde yaşıyorsun demektir. Sır verdin mi o ruhu deldin o evi yıktın demektir. Gizlice yaşadığın o güzel dünyayı yıktın demektir, özelliği kalmaz. Sırdaşlık kalktı mı sevgi de kalkar. Evlilikte sırdaşlığın önemine dikkat çekiyor. Eşlerin birbirlerinin sırrını hiçbir şekilde vermemesine dair vurgu yapıyor. 

66/4- Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel); çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun mevlasıdır; Cibril ve mü'minlerin salih olan(lar)ı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler.

Hanımlar teşkilat olmaya çok müsaittir. Kendi aralarında birşey yapabilirler bazen bazı hanımlar. 

66/11- Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: "Rabbim bana Kendi Katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar."

66/12- İmran'ın kızı Meryem'i de. Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona Ruhumuz'dan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı.

İmanlı bir kadın dünyanın en güzel varlığıdır. Vefasızlık yapmaz, merhameti çok güçlü olur. Allah ona güzel bir elektrik verir. Ruhu, hitabeti, bakışları güzel olur. Cildi de bir nimet olarak güzelleşir. Allah ona bir cennet gücü verir.

 

2010-11-27 06:29:37
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top