Adıyaman Asu TV, 29 Kasım 2010
14/8- “Musa demişti ki: "Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkar edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmüştür."
Yeryüzündekilerin tümünün inkarı bir deccal döneminde var, tümüne yakını, büyük bir bölümü, mesela yüzde 95 oranında inkar. İkinci inkarı da kıyametten hemen önce var, yani hicri 1543 - 1545 arası inşaAllah, Allahualem. Dünyanın tamamı dinsiz oluyor, Kuran’da ona dikkat çekilmiş. İnkar ediyorlar bekliyorlar, kıyamet başladığında da perişan halde yerlere kapanarak Allah’a iman ettiklerini söylüyorlar, ama iş işten geçmiş oluyor, inşaAllah
14/9- “Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah'tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: "Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkar ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."
Hem inkar ettik, hem de kuşku verici bir tereddüt içindeyiz, karar veremiyoruz diyorlar.
14/10- Resulleri dedi ki: "Allah hakkında mı şüphe (ediyorsunuz)? O, gökleri ve yeri yaratandır; O, sizi, günahlarınızı bağışlamak için davet etmekte ve sizi adı konulmuş bir süreye kadar erteliyor." Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan birer beşerden başkası değilsiniz.”
Alelade insanlarsınız diyorlar.
“Siz bizi, babalarımızın taptıklarından çevirip-engellemek istiyorsunuz, öyleyse bize apaçık bir delil getirin."
Yani geleneksel din anlayışımızı, gelenekçi inancımızı değiştirmek istiyorsunuz, diyorlar. Mesela "Melek getir" diyor. "Başının üstünde melek olsun", hep Peygamberlerden bunu istiyorlar genelde. Başının üstünde bir melek olması; melek de ona söyleyecek, "işte bu Peygamberdir" veya "Mehdi (as)’dır". Meleğin bunu söylemesi lazım diyor yoksa değildir diyor.
21/105 “Andolsun, Biz zikirden sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık”
Bu ayetin ebcedi 2051'i veriyor. Hadiste bu ayetin iniş sebebinin Hz. Mehdi (as) olduğunu, Mehdiyet zamanında bunun olacağını söylüyor. "Ben yazdım diyor" Allah. Bunu deyince Allah, o zaman Tevrat ve Zebur'a bakmamız lazım. Baktığımızda çok kapsamlı olarak Hz. Mehdi (as)'ın dünya hakimiyeti anlatılıyor. 100'e yakın bilgi var. Hz. Mehdi (as)'ın dış görünüşü, hayatı, ahlakı, kan akıtmayacağı, silahların yeryüzünden kalkacağı, barış dönemi olacağı, kurtla kuzunun yan yana yaşayacağı, sosyal adaletin bütün dünyayı kaplayacağı hepsi çok detaylı yazıyor. Allah Kuran'da bize bu emri vermiş. Nereye bakın diyor Allah bize? Tevrat'a ve Zebur'a bakın orada bulacaksınız. Biz de bunu gördüğümüze göre Mehdiyet hakkında bir delil işte.
21/106- “Gerçek şu ki kulluk eden bir topluluk için bunda (Kur'an'da) 'açık bir mesaj' (veya gerçek bir çıkış yolu) vardır.”
Kuran'da açık bir mesaj vardır. Samimi Müslüman topluluğu için açık mesaj olduğunu Allah söylüyor. Bir çok yerde de var.
21/107- “Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.”
Ayetin ebcedi hicri 1431. 2010 tarihini veriyor. Alemler, bütün alemlere. İlk anlamı doğrudan Peygamberimiz (sav)'e bakan bir ayettir. İşari manası da Hz. Mehdi (as)'a bakıyor.
21/108- " De ki: "Gerçekten bana: -Sizin İlahınız yalnızca bir tek İlah'tır" diye vahyolunuyor; artık siz Müslüman olacak mısınız?"
Biz ne diyeceğiniz Hristiyan kardeşlerimize? Sizin İlahınız yalnızca tek bir İlah'tır diye Allah bize vahy ediyor Kuran’da . Artık siz Müslüman olacak mısınız diye soracağız, inşaAllah.
21/109- “Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azap günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."”
Yani biz sadece bildirmekle mükellefiz .Bunu diyoruz ondan sonra gönlümüz rahat Allah'a karşı inşaAllah.
Kıyamet ve Allah'ın alacağı intikam vakti açıklanmıyor. Eşitlik üzere. Bir vakte kadar yararlanmanız için bir imkandır diyor Allah. Kıyametin vaktini Ben insanlardan gizlerim diyor, gayb haberidir bu. Ama seçtiği peygamberlere söylediğini belirtiyor Peygamberimiz (sav)'e de kıyametin alametlerini bildirmiş, Cenab-ı Allah çok detaylı anlatmış. Şimdi olay olmuş, gözümüzle de gördük ne olduğunu biliyoruz. Elle tutulur şekilde net alamet oluştu inkarı mümkün değil. Mesela yarın ne olacağını bilemeyiz ama Peygamber (sav) bildirirse biliriz. Peygamberlerin farklılığını ortaya koyuyor. Peygamberler de gaybtan Allah'ın bildirdiği kadarını biliyorlar. Onun dışında Peygamberler de bilmez öyle bir yeteneği yoktur insanların.
5/52- İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya Katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.
İşte Amerika bizi işgal edecek, ekonomik yönden çökmüşüz, biz iflah olmayız tarzı konuşmalar duyarsınız değil mi? Memleketin bölünmesinden mahvolmasından korkuyoruz diye sözler duyarız. Allah fetih veya Katından bir emir; bir imam, bir Mehdi getirecek. Ebcedi 1996. Emir sahibi yönetici getirecek. Cenab-ı Allah ebcedini ayetin içerisine gizlemiş, 1996 yılını veriyor.
5/56 “Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.”
Allahı dost edineceğiz, Peygamber (sav)'i dost edineceğiz ve müminleri dost edineceğiz. Hizbullah, Allah taraftarlarıdır. Allah'ı savunanlar, Allah'tan yana olan Müslümanlardır. Galip gelecek olan onlardır, 2027 ebcedi.
5/ 57 “Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının.”
Mesela adam Musevi veya Hristiyan haşa İslam dinini alay konusu ediyor. İslam'a, dine saldırıyor. Bunları kendinize dost edinmeyin, bunlara yöneticilik, size bir hakimiyet vermeyin. Yani veli, vali kelimesi bunlar birbirine bağlantılı. Yani yönetici yapamazsın. Uzak durursun. Kendi üstünde bir yönetici edinemezsin.
5/58 “Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.”
Ezan okunuyor, namaz kılıyor onunla alay ediyor. Bu adamla ne konuşacaksın? Bu vasfından vazgeçmeden onunla muhatap olmazsın. Çünkü saygısı yok dine karşı, hürmetsiz, küstah ve münasebetsizlik yapmış oluyor.
5/59 “De ki: "Ey Kitap Ehli, yalnızca Allah'a, bize indirilene ve önceden indirilene inanmamız ve sizin çoğunuzun fasıklar olmanız nedeniyle mi bizden hoşlanmıyorsunuz?"”
Çoğunuzun derken çoğunluk neyse o kadar. Demek ki çoğunluk olmayan kısım da var. Hepinizin demiyor. Ama Müslümanlardan hoşlanıyorsa, Müslümanların diniyle alay etmiyorsa onunla bağlantı olur. Ama dine saldırıyorsa, hakaret ediyorsa ,saygısızlık yapıyorsa onunla bağlantı olmaz yönetici de edinilmez, evlenilmez de.
5/63 “Bilgin-yöneticileri (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginleri (Ahbar), onları, günah söylemelerinden ve haram yiyiciliklerinden sakındırmalı değil miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür.”
Musevilerin yüksek bilginlerinin bu konuda onları uyarması gerektiğini söylüyor Allah. Gerçekten de Musevilerin epey kısmı cimridir. Ayetin mucizesidir. En zengini bile para harcamaz. Kim yaptıysa o lanetlenir. Oradaki yapan kişiler kastediliyor burada. Çünkü aralarında çocuklar var, masum insanlar var. Allah cömerttir size bol bol rızık verir. İstediğine bol bol, istediğine daha az mal verir. Vahiy indikçe bir kısmı azgınlaşıyor, bazı Hristiyan ve Museviler çirkinleşiyorlar, azgınlaşıyorlar. Kıyamet gününe kadar sürecek. Burada ayette Musevilerden bahsediliyor, Musevilerin arasındaki mücadele, kendi aralarındaki düşmanlık ve kinden bahsediliyor. Bir çok savaşın içinde olmuşlardır. Ama ateist olanlar. Bu ateist olan siyonistlerin kan döktüğünü, olay çıkarttığını, fitne çıkardığını söylüyor. Ama mazlum bir Musevi bunun dışındadır; Müslümanları Beni Nuh olarak gören, şefkat saygı gösteren, Kitaba saygılı, Peygamberimiz (sav)'in hak, Kuran'ın hak kitap olduğunu söyleyenlere değil. Burada kastedilenler zulmeden, ahlaksızlık yapan Ehli Kitaptan bahsediliyor. Müslümanların da ahlaksızı ahlaksız, Hristiyanların da ahlaksızı ahlaksız, Musevilerin de ahlaksızı aklaksız. Tevrat'ta fahişe diyor ve Allah kesin onlardan intikam alacağını söylüyor. Kuran'da mesela "biz Hristiyanlarız diyenleri size en yakın görürsünüz" diyor. Mütevazı mazlum Hristiyana karşı ona değer veriliyor, onunla muhatap olunuyor. Kuran Musevilerin ahlaksızını ahlaklısını, Hristiyanların ahlaksızını ahlaklısını, Müslümanın ahlaksızını ahlaklısını ayırt etmiştir.
5/64 “Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse infak eder. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkarlarını artıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.
Tabi burada da yine onu yapanlara hitap eden bir ayet, bütün Museviler cimri olacak anlamında değildir. Oradaki kişiler, onu yapanlar kastediliyor. Söyleyen kimse o, hepsi değil. Kim söyledi? Onlar. Onlar lanetleniyorlar. Onların taşkınlıklarını ve inkarlarını artırıyor, bu Kuran'ın mucizesidir. O dönemde peygamber Beni İsrail'e gelmedi diye çok aşırı rahatsız oldular.
Kahramanmaraş Aksu TV, 29 Kasım 2010