Kocaeli TV; Aba TV, 4 Aralık 2010
Kahramanmaraş Aksu TV; Gaziantep Olay TV, 4 Aralık 2010
(Ahir zamana bakan yönüyle, Mehdiyete işaret eden yönüyle inşaAllah)
|
1- Gök, yarılıp-parçalandığı, |
|
2- Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman; |
|
3- Yer, düzlendiği, |
|
4- İçinde olanları dışa atıp boşaldığı, |
|
5- Ve 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman. |
|
6- Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın. Tebliğ yapıyoruz, İslam'ı yayıyoruz, namaz kılıyoruz. Allah için sürekli bir faaliyet yapıyoruz. Sonunda ona varacaksın. |
|
7- Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse, Sağ eliyle ona kaset gibi, bütün hayatını anlatan bir şey veriliyor. Bir cisim, küçük bir şey. |
|
8- O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek, Kuran bilgisi olan bunu anlayacak. Yani, sağ yanından hayatını özetleyen, video kaset gibi tüm hayatını anlatan küçük bir şey verildiğinde, sağ eline verilirse, sağ eline aldıysa o kurtulacak demektir. Allah'ın vaadi var. İkinci bir ihtimal yok. Artık o artık sevinebilir sağ eliyle aldığı için. |
|
9- Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır. O sevinçle, o hayatını anlatan cisimle sevinç içinde yakınlarının yanına dönüyor. Arkadaşları, sevenleri kimse. |
| 10- Kimin de kitabı ardından verilirse, |
|
11- O da, helak (yok olmay)ı çağıracak, Arkadan alıyor cismi, Allah vermesin. Artık onun için helak var. |
|
12- Çılgın alevli ateşe girecek. Çılgın alev, normal bir alev değil. Çılgın alev kontrolsüzdür. Yangınlarda olur. Alevler gökyüzüne doğru fışkırır, delice olur, o şekilde olacak diyor Allah. |
|
13- Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi. Onların yanında çirkin tavırlarda bulunuyor, enaniyet yapıyor. Dinle imanla haşa dalga geçiyor, ahir zamanla kendince alay ettiğini düşünüyor, Mehdiyete deccaliyete önem vermediğini vurguluyor. Hiçbir şey olmayacak sanıyor, ama orada gördüğü dehşet manzara ile kanı donuyor. |
|
14- Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı. Alay ediyor, ahiret yok sanıyor. Dirilmeyeceğini sanıyor. |
|
15- Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi. O diskotekteki halini de görüyor Allah, internet başındaki halini de görüyor, sokaktaki halini de görüyor, meyhanedeki halini de görüyor Allah. Her yerdeki halini Ben görüyordum diyor Allah, takip ediyordum diyor. |
| 16- Yok, şafak-vaktine yemin ederim, |
| 17- Geceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere, |
|
18- Ondördüne girdiği zaman aya; Güneş'in doğma vaktine yemin ederim. Karanlığa ve toplayıp taşıdığı şeylere. Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametlerinden Ay'ın tutulması Ramazan ayında Ay ve Güne tutulması olması. |
|
19- Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. |
|
20- Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Neden iman etmiyorlar, diyor. |
|
21- Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar. Neden Kuran'ı kabul etmiyorlar, diyor. Niye bunu fark etmiyorlar, niye bunu içlerine sindirmiyorlar? |
|
22- Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar. Tamamen Kuran'ı yalanlıyorlar. Deccal taraftarları Kuran'ı yalanlıyorlar diyor. Ama bak Kuran'ı yalanlıyorlar. Kuran'a karşı bir savaş var. |
|
23- Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir. Ben onların bilinç altını ve bilinç altının altını bilirim diyor Allah. Herşeyi Ben yaratıyorum diyor. |
|
24- Bu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver. Dünyada belalar, hastalıklar, kıyamet ve deccaliyetin acıları, deccaliyetin savaşları, deccaliyetin onları boğması ve ahirette de sonsuza kadar cehennem azabı. |
|
25- Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır. Önce Allah'a iman ediyor, salih; samimi, candan. Herhangi bir namaz, değil bir dostluk değil, herhangi bir sevgi değil. Samimi olanı kabul ediyor Allah. Samimi olan namazı, samimi olan orucu kabul ediyor. Sürekli sonu gelmeyen, sonsuza kadar cennette mutluluk vereceğim diyor. Dünyada da sürekli ecir vereceğim diyor. |
(Ahir zamana bakan yönüyle, Mehdiyete işaret eden yönüyle inşaAllah)
|
1- Burçları olan göğe andolsun, Biz şimdi kova burcu çağındayız. Daha önce balık burcu vardı. Ne diyor Kuran'da? Balık, Hz. Musa'nın yanında olan balık suya girip kaçıyor. Balık burcu bitiyor. Kovayı Hz. Yusuf'u almaya gelen ekip aşağı sallandırdılar. Allah özellikle kova diyor, tas, kap, ip demiyor. Kovayı özellikle vurguluyor ve Hz. Yusuf'u aldılar diyor. Kova çağında Hz. Mehdi (as) ortaya çıkıyor. |
|
2- O vadedilen güne, Hz. Mehdi (as)'ın çıkış günü, Hz. İsa Mesih (as)'ın iniş vakti, kıyamet. |
|
3- Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene). Şahit olan kimdir? Hz. Mehdi (as)'dır. Şahit olunan kimdir? Tüm Müslümanlardır. Aynı zamanda halktır şahit olan, ama şahit olunan da Hz. Mehdi (as)'dır, her ikisi. |
| 4- Kahrolsun Ashab-ı Uhdud, |
|
5- 'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,' Petrol. Şu an mesela Müslümanları Napalm bombasıyla yakıyorlar, Napalm bombası atıyorlar. Hep yanıktır Müslümanların eli, yüzü, çocukları. Ahir zamanda genellikle Müslümanları yakarak tahrip ediyorlar. Yahut bombayla yakıyorlar. |
| 6- Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı. |
|
7- Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı. Mesela bombalama yaparken, bombalamanın yapıldığı alanı tespit eden, naklen yayın yapan sistemler var. Uçağın içinde yahut, kumanda odasında oturuyorlar. Müslümanlar bombalanırken, yakılırken uzaktan o takibi yapabiliyorlar. Yani bombalamayı, yakma, yıkmayı seyrediyorlar. Nerede seyrediyorlar? Ekranda seyrediyorlar. Ben ahir zamana bakan anlamlarını söylüyorum. |
|
8- Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı. Siz misiniz Müslüman olan, sen misin Darwinizme, materyalizme karşı olan, sen misin Mehdiyeti savunan, sen misin Mesih (as)'ın geleceğini savunan, o zaman da biz seni yakarız diyorlar. Hz. İbrahim'i yakmaya kalktıkları gibi. Dehşet saçacağız diyorlar. Hz. Mehdi (as)'ı, Hz. İsa (as)'ı yakamaya kalkacaklar. Talebelerini yakmaya kalkacaklar, Kuran ona işaret ediyor. |
|
9- Ki O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, herşeyin üzerinde şahid olandır. Herşey ona aittir. Şimdi ekran da seyrediyorlar, ama Ben de onları seyrediyorum diyor Allah. Onlar üç boyut içerisinde seyrediyorlar, Allah onları dördüncü boyuttan seyrediyor, beşinci boyuttan seyrediyor. Bütün boyutları yaratmıştır, emrindedir, hepsini görür. |
|
10- Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, Hz. Mehdi (as)'a işkence uygulanacak. Hadiste var. Deccal Hz. Mehdi (as)'a işkence yapar diyor. İşkence yaptıkça genişler, ünü şanı yayılır diyor. sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır. Yüreklere tırmanan bir ateşten bahsediyor Allah. |
|
11- Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur. İman ediyor, samimi eylemlerde bulunuyor. Allah hep suya olan hasretimizi bildiriyor. Suya karşı içimizde bir sevgi meydana getirmiş. Hep denize gitmek isterler, göl kenarı olsun isterler. En azından fıskiye, havuz olsun isterler. Bilinç altımızda vardır bu, suya karşı bir özlem, bir sevgi. Cennette her yerde küçük arklar şeklinde de var, büyük ırmaklar şeklinde de var. Su ve yeşil ağaçlar cennetle iç içedir. |
|
12- Doğrusu, Rabbinin 'zorlu yakalayışı' şiddetlidir. Allah yakaladığımda çok şiddetli yakalarım diyor. Çok büyük azap yaparım diyorum, önce bırakırım, ama sonra yakaladığımda da çok şiddetli olur diyor. |
|
13- Çünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır. İlkin var eden, sonra yeniden diriltecek olan. İlk bizi yaratıyor, öldürüyor sonra diriltiyor. Sonra yaratacak olan Benim diyor. |
|
14- O, çok bağışlayandır, çok sevendir. Allah sevmeyi çok seviyor. Çok sevendir. Onun için bizim ruhumuza da sevme gücü koymuştur. Bilinç altımızda şiddetli bir sevme ve sevilme gücü vardır. Hep onun etkisi altında oluruz. Allah'ın bilinç altımızda meydana getirdiği güç, insanın ruhuna koymuştur iman olarak. Sevmeyi ve sevilmeyi bize öğretendir Allah. Ben sizden intikam almayı değil, bağışlamak istiyorum diyor. Ama yeter ki bağışlanacak tavır içinde olsun Müslümanlar, |
|
15- Arşın sahibidir; Mecid (pek Yüce)dir. Tüm kainatın sahibidir. Bu ayet aynı zamanda Abdülmecid dönemine bakıyor. |
|
16- Her dilediğini yapıp-gerçekleştirendir. Ne istersem gerçekleştiririm diyor. |
|
17- Orduların haberi sana geldi mi? Tüm orduların sahibidir Allah. |
| 18- Firavun ve Semud (ordularının)? |
|
19- Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler. Sürekli yalanlama yapar. Darwinizm'in materyalizmin geçersizliğini anlatırsın, yine yalan söyler. Allah vardır dersin, inkar eder. Sürekli aksilik peşindedir. Allah ordulara dikkat çekiyor. Hak orduların dışında hep zulüm getirir ordular. Fitne çıkaran, kan akıtan, zulüm yapan hak olmayan ordulardır. Çin ordusu, Hitler ordusu, Mussolini ordusu gibi. |
|
20- Allah ise, onları arkalarından sarıp-kuşatmıştır. Bütün benlikleri Benim kontrolümde diyor. |
| 21- Hayır; o (Kitap), 'şerefli-üstün' olan bir Kur'an'dır; |
|
22- Levh-i Mahfuz'dadır. Allah Kuran sonsuz öncede yaratılmıştır diyor. Daha Peygamberimiz (sav) annesinin rahmine düşmeden Kuran vardı. Daha dedesi Hz. İbrahim yokken, Kuran vardı. Devamlı herkesten nefret eden, kendinden de nefret eden şahıslara cevap vermem. Genel anlamda cevap vermek önemlidir. Fethullah Hoca da söylüyor. Başarılı çalışma yapanlara haset ederler, bu yüzden başarılarınızı anlatmayın diyor. Bir şahıs oluyor, kaç yaşına gelmiş bir şey olamamış. Başkalarının başarıları bu tarz insanların ağırına gider. Ben sadece bir talebe, öğrenciyim. Türkiye'de programımı izlemeyen köy kasaba yok. Özel tespit yaptırdım. Bu kişiler sürekli düşmanlıktan bahsediyor. Alevi düşmanlığı, Bektaşi düşmanlığı, Şii, Caferi düşmanlığı yapıyor. Onlar tertemiz insanlar. Niye dinsizleri hedef almıyorsun? Çık Darwinizm'e karşı çalışma yap. Müslümanlara nefret kusacağına, dinsizlikle ilmen mücadele et. Eğer yiğitlik yapacaksan anti Darwinist, anti materyalist ilmi çalışma yap. İslam'ı, Müslümanları sevdirmeye çalış, buna gayret et. İnsanlara kin öğretme. Bu tarz insanlar çok da korkak oluyorlar. Irak'ta filan çok örneği vardı. Saddam döneminde bağırıyorlardı; "Amerika kahrolsun" diyorlardı. Sonra Amerikan askerlerine sevimlilik yapmaya başladılar. Müslümanlar böyle şahısları ciddiye almasınlar. Dava adamı Müslümanların çoğalmasını, artmasını ister. En büyük sorun imansızlık. İmansızlığa karşı nefretle değil iman hakikatleri ile çıkılır. Adam iman hakikati anlatmıyor, çünkü nefret kin onun daha çok hoşuna gidiyor. Bu tarz insanlara sorun iman hakikati de bilmezler. Sivrisineğin hayatın anlat desen bilmez. Ama Vahabi nefretini anlat dersen, ağızından kan fışkırır. Adamlardan ne istiyorsun, adam 5 vakit namaz kılıyor. Oruç tutuyor. Mümin insanlar. Ezan okununca iş yerleri kapanıyor, namaza gidiyorlar. Gece nefret saçan sohbetler yapıp, sonra ağır uykuya dalıp sabah namaz kalkamayıp, sonra da nefret tohumları saçmıyorlar. Süleyman mescidini kuracağız. Mescidin kurulmasından neden rahatsız oluyorlar anlamıyorum. Hz Süleyman (as) Allah'ın peygamberi, evi de mescid. Müslümanların evi mescid hükmündedir. Peygamberimiz (sav)'in evinin bulunduğu yer mesciddi. Her peygamberin bulunduğu ev ve yer mesciddir. Cahillikten aksini düşünüyorlar. Orada Hz. Süleyman namaz kılıyordu, Allah'ı anıyordu, İslam'ı anlatıyordu. Hz. Süleyman'ın hayatını geçirdiği yer, Müslümanların namaz kıldığı yer orası. O mescidi yeniden yapacağız. Bu olacak inşaAllah. |
|
65- Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. |
|
66- Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" |
|
67- Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." O zaman bunu asrımıza bakarsak, Hz. Mehdi (as)'a talebe olma gücüne sen güç yetiremezsin. Yani böyle bir kabiliyet göstermen çok güçtür. Çünkü, Hz. Mehdi (as)'ın zahirdeki görünümü, batındaki görünümü insanlara değişik etkiler yapacaktır, inşaAllah. |
|
68- (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olmadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" Demek ki bir şeyin özü önemli. Özünün üstünde durmak lazım. Kabukla ilgilenip insanları kabuğun üstüne boğarsan özü yapamazsın. Özün uygulanmasını Allah esas aldığını burada göstertiyor. Özünü kavramaya kuşatıcı olmadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" yani, zahir gözü ile bakacaksın diyor. Derinliğini göremeyeceksin , özünü göremeyeceksin onun için reddedersin, inkar edersin, kabul etmezsin, karşı gelirsin diyor. Bu Hz. Mehdi (as)'ın da özelliğidir. Bediüzzaman diyor ki, "o ahir zamanın o acip şahsı gibi hiç bir cihette olamam" diyor. "Acip şahıs" diyor, evet. |
|
69- (Musa:) "İnşaAllah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. İnşaAllah, bütün peygamberlerin bildiği bir husustur. Allah’ın izniyle, inşaAllah. ilk defa Müslümanlar demiyor inşaAllah. Hz. Musa da söylüyor, Hz. İbrahim de söylemiştir. Hz. Mehdi (as)'a cahil takımı her adımında karşı geleceklerdir, anlayamayacakları için. |
|
70- Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiçbir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." Ben sana anlatırken öğütle anlatacağım diyor, herhangi bir anlatma yapmayacağım. Öğütle anlatacağım diyor. Oraya kadar sabret diyor. |
|
71- Böylece ikisi yola koyuldu. En etkili yöntem ikili anlatımdır. Üçüncü bir kişide insanın zihni dağılır. En etkili sohbet, en etkili anlatma yöntemi odur. Birebir. inşaAllah. .......Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." Deniz kenarında bir yere gelmişler. İlk geldiği yer neresi? Deniz kenarı. Hz. Mehdi (as) nereye geliyor? İstanbul’a. İki denizin birleştiği yer. Bak, ayette ilk nereye dikkat çekilmiş? Gemiye. Denize dikkat çekilmiş. Nitekim bir gemiye binince, o gemiyi deldi. Gemiyi hatalı göstertti. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." Bir de yemin ediyor bakın, sen şaşırtıcı bir iş yaptın. Harama girdin demiyor. Şaşırtıcı bir iş yaptın diyor. Dikkatli konuşuyor. Normalde Tevrat’a göre harama girdin derdi. Ama demiyor. Sadece şaşırdım diyor yaptığına. Yani doğru yolda olduğunu bildiği için. Bu batın ilminin bir gereğidir. Bir şeyi gerektiğinde zayıf göstertmek ve yahut zayıfı güçlü göstertmek. İkisi de batın ilminin bir gereğidir. |
|
72- Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?"
|
|
73- (Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi. Unutturan kim? Allah unutturuyor. Bayağı kararlı Musa ilim konusunda. Batın ilmini öğrenme konusunda kararlı, vaz geçmiyor oda. Başkası olsa tamam der o zaman olmuyorsa bırakalım der. Demek ki talebelik konusunda ısrar ve kararlılık müminin bir vasfı. Her ne pahasına olursa olsun ilmi bırakmayacak. Bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma dedi, diyor. |
|
74- Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın." Bak hep iki, iki diye geliyor. Bu sefer net söylüyor, kötü bir iş yaptın. Yani cinayet işledin sen diyor. Sen kötü bir iş yaptın. Şeriatı da iyi bildiği için Tevrat şeriatına göre, bir karşılığı olsa helal olmuş olacak. Bir karşılığı da yok. Bir karşılığı da yok diyor yani bu bir suç işlemiş değil, olmadığı halde öldürdün sebepsiz öldürdün diyor. Ama bir de yemin ediyor sen kötü bir iş yaptın diyor. Halbuki daha önce söz veriyor itiraz etmeyeceğine dair. |
|
75- Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" Çünkü vahiyle aldığı için imkanı yok ikinci bir şey yapamayacak. Ama Musa bilmiyor bunu. Fakat Hz. Hızır biliyor. Bildiği içinde o şaşırmıyor. Fakat kendisi şaşırıyor. O diyor, şaşırtıcı bir iş yaptın diyor. Ama Hz. Hızır’ın şaşırdığına dair bir ifade yok. Ne zaman hangi aşamada ayrılacağını da biliyor. O gayet emin kendinden. Ve ne zaman ayrılacağını da biliyor. Hangi aşamada ayrılacağını da biliyor. |
|
76- (Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi. Seni bu konuda artık soru ile muhatap etmeyeceğim diyor. Bundan sonra artık kabul edeceğim diyor. Ama tabi o da itiraz etmemeye azmediyor. Her seferinde azmediyor. |
|
77- (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu.
Şu anki Süleyman mescidinin olduğu yer yıkılmaya yüz tutmuş bir duvardır. Hatta Mescid-i Aksa da yıkılabilir her an diyorlar. Altındaki yapının oynaklığı yüzünden yani altyapının, sürekli oyulduğu için alt kısmı yıkılmaya müsait diyorlar. Ne diyor ayette yıkılmaya yüz tutmuş. Mescid-i Aksa şu an bir tek orası için bu söyleniyor, yıkılmaya yüz tutmuş diyorlar. Herkes bunu söylüyor. Mescid-i Aksa ki Müslümanlar için çok hayati bir noktadır. Bir duvar buldular. Orada da bir duvar var, ağlama duvarı var. Hemen onu inşa etti. İşte Hz. Mehdi (as)'ın yapacağı budur. O Süleyman Mescidini inşa etmesi, yapması. |
|
78- Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. Hz. Hızır, Hz. Mehdi (as)'dan sonra, Hz. İsa’dan sonra kıyamet geliyor zaten ondan sonra çekiliyor. Ayrılma vaktidir. Hz. Hızır’ın dünyadan ayrılma vaktine de işaret ediyor. Ayrılma vaktidir. Yani ahir zamanın özelliğidir. Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim. Şimdi hepsinin sana hikmetlerini açıklayacağım diyor Hızır. |
|
79- "Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı." 1979 a işaret ediyor 79. ayet. 79’da ki geminin yanıp, İstanbul’u gündüz gibi aydınlanmasına işaret ediyor. Geminin yandığı dönemde – her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı diyor-anarşinin ve azgınlığın, zorbalığın en yüksek olduğu dönemdi 79. Zorbalığın en şiddetli olduğu dönemdi. Kuran ona da işaret etmiş oluyor evet. |
|
80- "Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk." Hızır (as), Hz. Mehdi (as)'a zarar verecek bir insan olduğunu gördüğünde gider onu öldürür. Yani İslam Birliğini engelleyecek, Hz. Mehdi (as)'a zarar vereceğine inandığı bir kişi olursa, bakın bir sır olarak söylüyorum Hızır o şahsı öldürür. Hiç kimse de bulamaz. Bulunması mümkün değil, çünkü metafizik bir varlıktır. Bulamazsın. |
|
81- Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik." Deccalin öldürülmesi. Deccalin öldürülmesi, çocuğun öldürülmesine bakıyor. Deccaliyet daha çocukluk safhasında iken öldürülecek. Dünyayı tamamen kaplayıp istila etmeden dünyayı mahvetmeden öldürülecek. Onun yerine 1981 de, ki Hz. Mehdi (as)'ın çıkış tarihidir Temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından – Hz. Mehdi (as)'ın iki vasfı temiz ve merhametli olması. Tertemiz bir çocuk geliyor onun yerine. 81 de deccaliyet, münafıkane sistemin bitişidir diyor Bediüzzaman, zaten Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı. |
|
82- "Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu,
Ve kendi definelerini çıkarsınlar; |
|
O, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek ve ihsanı karşılıksız olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23) |
|
Dünyadan bir gün bile kalsa, Allahü Teala o günü uzatıp benim ehli beytimden birisini dünyaya hakim kılmak için gönderecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
Onun zamanında büyük hadiseler vuku bulacak, ancak O İslama yardım edecek, hesabını çok seri bir şekilde görecek ve vaadinden dönmeyecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
Konstantiniyye ve Deylem dağını fethedecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
Yeryüzünü adaletle doldurduktan sonra Kahtani'yi emir olarak tayin edecek ve o işleri yürütecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
İsa (A.S.), namazını Hz. Mehdi'nin arkasında kılacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
İsa (A.S.), semadan nüzul edecek ve onun emirliğini itiraf edecektir. İsa (A.S.)ya "Bize namaz kıldır" denilecek, ancak O, "Emir sizin içinizdedir" karşılığını vererek, "Bu, Allahın ümmeti Muhammede bir ikramıdır" diyecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
Hz. Mehdi, bu ümmetin vasatı, Hz. İsa da ahiri olacaktır. Vasattan kastedilen, Mehdi'nin Hz. İsa'dan çok az bir süre önce geleceğini ifade etmek içindir. Hz. İsa da, ondan hemen sonra geldiği için ahir olarak vasıflandırılmıştır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
|
...Mehdinin babası Kureyşidir. Eğer istenseydi onu en son ceddine kadar sayardım, çünkü Hz. Mehdi, İslamın sonu olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 25) |
|
Hz. İsa, saçlarından sanki sular damlıyormuş gibi bir halde nüzul edecek, Hz. Mehdi ona, "Ya İsa, geç de bize namaz kıldır" dediğinde, Hz. İsa "Kaamet senin için getirilmiş" decek ve benim evlatlarımın birisinin arkasında namaz kılacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 25) |