Adnan Oktar'ın 09 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kahramanmaraş Aksu; Kaçkar TV, 9 Aralık 2010

  • İnternet kültürünün bazıları üzerinde bozucu etkisi oluyor. Bunlar internetin haşa Kuran'ı aşan, hatta haşa Allah'ı aşan bir şey olduğunu düşünüyorlar. İnterneti de yaratan bilgisayarı da yaratan Allah'tır. Hepsini Allah beyninin içinde yaratıyor, haberi bile yok. Beyninin içindeki tuşlara basıyor haberi yok. Beyninin içindeki ekranı seyrediyor, haberi bile yok. Dışarıda ekran var, ama dışarıdaki ekran saydam karanlık, Allah beyninde ışıklı ve mükemmel olarak gösteriyor.
     
  • Hz. Mehdi (as) direnmeyi ezmek için gelir. Hadiste önüne dağlar gelir, ezer geçer diyor. Etrafından yol bulmuyor, eziyor geçiyor. Allah fikren ezilmeleri için karşıt hareketi yaratıyor. Ezilip Müslümanların gücünün insanlara gösterilmesi için. Mehdiyetin başarısının görülmesi için dev müesseseler, dev teşkilatlar olması gerekiyor. Hz. Mehdi (as) küçük bir topluluğu, küçük bir müesseseyi etkisiz hale getirse o zaman Mehdi olmaz. Çapı çok geniş, çok zengin çok güçlü olması lazım karşısındaki hareketin ki, onu ezdiği zaman Mehdiyet  tam yerine gelmiş olsun.
  • Bediüzzaman ahir zaman şahıslarının öldürülemeyeceğini çok hikmetli anlatıyor. Peygamberimiz (sav) bir gün, Hz. Ömer'le birlikte yürürken gayri Müslim çocukların içinden geçerken, bir çocuğu gösteriyor ve deccalin sureti bunun suretine benzer diyor. Hz. Ömer de deccal olduğunu düşünüp, gece gündüz Peygamberimiz (sav)'in bu konuda dersini aldığı için, deccaliyeti etkisiz hale getirmesi gerektiğini bildiği için, kılıcını çekiyor. Peygamberimiz (sav) durduruyor, "o deccalse sen onu öldüremezsin, kaderinde yok" diyor. Ahir zaman şahıslarının öldürülemeyeceğini buradan anlıyoruz. "Eğer değilse sureti benziyor diye öldürülmez" diyor. Bu da göseriyor ki deccaliyetin suretinin birçok yerde görüntüleri olacak, Darwin'in resimleri her yerde görülüyor, Stalin, Lenin, Mao da aynı şekilde.
     
  • Zor olan adaletsizliktir, kan, zulüm, gözyaşı zordur. Adamları bağrına basarsan bu en kolayı. Sevgi niye zor olsun, dostluk niye zor olsun? Ayrımcılık çok büyük beladır. Ben mutlu olayım sen sürün, bu olmaz. Filistin mutlu ama İsrail sürünüyor olsa, İsrail'deki anneler çocuklar aç sefil korku içinde yaşıyor olsa bu bizi mutlu etmez. Müslümanların birliğinden korkarlarsa bu bizi mutlu etmez. İnsan insandan korkmaz, korkuyorsa deccaliyet vardır, korkmuyorsa Mehdiyet vardır. Türk İslam Birliği de çok kolaydır. Bir saat içinde olur. Kazakistan'a nasıl pasaportsuz gideceğiz diyor, şaşırıyor. Konya'ya giderken pasaport olmamasına niye şaşırmıyorsun? Ha Konya ha Kazakistan, ha Özbekistan ha İstanbul ne fark eder. Şeytan insanların gözünde güzelliği, sevgiyi zor gösteriyor. Çok zor bu zamanda sevmek diyor. Öfke nasıl kolay oluyor, nefret nasıl kolay oluyor. Asıl kin, intikam, nefret büyük bela çok zahmetli. Allah seni kolayda başarılı kılacağız diyor. İttihad-ı İslam kolaydır, Türk İslam Birliği kolaydır. Gözlerinde büyütüyorlar. İman kardeşliği ruhlarda çok büyük coşku yapar, ruhları tatmin edecek bir birlikteliktir iman kardeşliği.

Tevbe Suresi,

88- Ama ve onunla birlikte olan mü'minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır.

O dönemde Müslümanların önderi Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Müslümanların önderi Hz. Mehdi (as). Peygamberimiz (sav) zamanında onunla birlikte olanlar kimdi? Sahabe, ehli Bedir. Ehli Bedir'in sayısı kaçtı? 313. Hz. Mehdi (as)'ın talebeleri kaç kişi? 313. Müslüman malını tamamen Allah'a infak edecek. Hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi Allah içindir diyecek. Fak ediyor; kitap alıyor dağıtıyor, araştırma yapıyor, tebliğ yapıyor.

89- Allah onlar için, süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.

Allah sürekli hayır veririm diyor, onlara şer dokunmaz diyor. Kurtuluş demek, yarım kurtuluş olmaz, tam kurtuluş. Dünyada tam kurtuluş İslam'ın dünyaya hakim olmasıdır. İnsanda en güçlü içgüdü sonsuz olma içgüdüsü, sonlu olmayı istemez insan. Tatmin olmamış tek içgüdü, onu Allah tam doyuruyor ahirette. Tatmin etmeyeceği içgüdüyü vermez Allah. Cennet büyük kurtuluş ahirette, dünyada büyük kurtuluş İslam'ın dünya hakimiyeti.

Dümdüz toprak olsa çok güzel de olsa suyu yoksa çok büyük eksiklik oluyor. İnsanlar özellikle havuzu olan bir ev istiyor, göl kenarında, deniz kenarında ırmak kenarında istiyor. İçgüdü olarak suyu sevme gücü verilmiştir insana. Küçük bir göl bile olsa suyun başına gidip oturmak ister insan.

90- Bedevilerden özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı. Onlardan inkar edenlere pek acı bir azap isabet edecektir.

Bedeviler cahil kesim, bilgisi kültürü az, işine gücüne bakar, hep izin ister bana müsade edin evlenmek üzereyim, müsade edin ticaretim var, müsade edin okulum var, yorgunum sürekli bahane üretir. Bir de yalan söyleyenler var, yalan söylüyor gitmiyor, faaliyet yapmak istemiyor, bitkin. Müslüman canlı, aktif, heyecanlı olacak. İmansız olursa azap edeceğim diyor Allah. Adam kendini imanlı zannediyor, ama imansız çıkıyor. Muvahhid zannediyor ahirette müşrik olduğunu görüyor.

91- Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp hayra çağıranlar' oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur. İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

İslam'a, Kuran'a aşkla bağlılık olur. Müslüman sürekli hayra çağıracak geceli gündüzlü kesinti olmayacak. Müslüman güçlü olacak, zayıf olmayacak. Güçsüz olmak Müslümanlığa zıt bir durum. Bünyesi de güçlü ruh olarak da güçlü olacak. Müslümanın kendisine iyi bakması gerekiyor. Hastalığa karşı tedbir alması gerekiyor. Tıp ilmi farz, hastalanmamak için mücadele gerekli, güçlü olmak için de gayret etmek şart. Allah zengin olmamızı, gayret etmemizi istiyor, ama Allah'a kendini adayarak bunu yapacak. Bu durumdaysanız günah olmaz diyor. Ama böyle olmamamız gerektiğini, tedbirli olmamız gerektiğini de açıklıyor.

Allah istese bu görüntünün içinde her türlü acıyı verebilir, ama müthiş imkanlar veriyor. Tüm dünyaya tebliğ imkanı veriyor. 79'larda İslam'ın hakim olacağını biliyordum, ama internet, radyo tv bu kadar yayılıp güçlü olacağını bilmiyordum. Allah'ın nimeti oldu, özellikle internet. İnternet Hz. Mehdi (as)'ın da ilim kılıncı inşaAllah.

 

  • Çalışmak ibadettir, tamam ama güzel sözlü olmak da, namaz kılmak da, oruç tutmak da ibadettir. Çalışma ibadetini yapıp namaz kılmamıza gerek kalmadı, güzel olanı anlatmamıza gerek kalmadı desek mantığı olmaz. İbadetler bir bütündür. Her işletmenin ibadet yapılabilecek bir yeri olması lazım. Hastanede de dinleneceği yer var, oturulacağı yer var burası hastane burada oturulmaz dese mantıklı olmaz. Her yerde ona göre tesis olur, yemek yenecek, ibadet yapılacak dinlenilecek bir yer mutlaka olması gerekir. İşletmeyi yapan bunu düşünecek.
     
  • Mürşidler Hz. Mehdi (as)'ı alenen söylemez işaret ederler. Ama buram buram Mehdiyet kokar Hz. Mehdi (as). Mesela gül bahçesine girdiğimizde, sen gül müsün demiyoruz. Kokusundan, görüntüsünden, iç açıcılığından anlıyoruz gül olduğunu. Hz. Mehdi (as) da öyle buram buram kokar.
     
  • Allah'ın dediği kişi deccal olur. Allah'ın dediği kişi İsa Mesih olur. Allah'ın dilediği kişi Mehdi olur. Mehdilerin sunisi olur, deccallerin sunisi olmaz, onların avanesi olur, talebesi olur. Mehdilerin, Mesihlerin sunisi de onların varlığını güçlendirir.


Samsun AKS TV, 9 Aralık 2010
 

İsra Suresi,

7- Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler.'

Beyninizde, kendi görüntünüzde Allah iyiliği gösterir, ahiretiniz için de hayırlı olur. Kötülük, yapanı kuşatır. Psikolojik olarak çöker, içine sıkıntı verir, ahirette de ıstırap duyar. Vaad, ahir zaman bakan yönüyle, Hz. Mehdi geldiği zaman. Yüzlerini kötü duruma soksunlar; Darwinizm, materyalizm yıkılınca bunalıyorlar, yüzleri asılıyor. Hz. Mehdi (as) çıktı deyince adam Mehdi karşıtıysa ağzı burnu kayıyor, kötü haber alınca suratı kayar bazılarının onun gibi. Mehdinin yapacağı budur. Onlar acı çekecekler. Ele geçirdiklerini; din düşmanı, Allah düşmanı, İslam düşmanı ne varsa, Darwinist, materyalist çalışmaları, mukaddesata karşı yapılan çalışmaları organize eden ne varsa hepsini darmadağın edecek. Şu an bu darmadağın yapma işlemi devam ediyor.

 

Nahl Suresi,

125- Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.

Hikmetle; kısa, özlü, vurucu ve doğru söz. Kanaat getirten, aklında iyi kalan söz, öğütün güzel olanı, anlaşılır olanı, kalbe ferahlık vereni, ikna edici, bilimel sanatla, sarsamadan, fitne çıkarmadan, kargaşa çıkarmadan, olayları girift hale getirmeden. Deccali de bilendir Hz. Mehdi (as)'ı da bilendir.

126- Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Müslümanlara yapılanlara misliyle karşılık verin, hukukta. Sabırlı olun diyor Allah. Eşi olur bir şey söylediğinde anında cevap, anında terslik sevgiyi bozar. Allah sabırda hayır var diyor. Sabır kolay değildir Allah yaratır sabrı. Onun sabrı değil Allah ona yaratıyor. Allah yaratmasa yapamaz.
 

127- Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli-düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.

Üzülmek haram. Dinç kafalı olacak Müslüman. Sıkıntıya düşmek de haram. Kalbinde rahatsızlık hissetmesi de haramdır. Karşındaki yapmıyor Allah yapıyor, hayırla meydana getiriyor. Sıkılma olmaz. İmtihan oluyorsun. Artık bu kadar da değil diyor, o da öyle, en ummadığın, en büyük olayı da hepsini Allah yaratır. Müslümanlara hileli düzenler kurulacak. Hz. Mehdi (as)'a da düzen kurulacak, sakın sıkıntıya düşme diyor Allah. Korkup sakınan Müslüman kim varsa Allah onlarla beraberdir, imkanlarını açar, bereket verir, iyilik verir. Hepsini Allah yapar. Ben yapacağım derse bir insan, ben başaracağım derse dünya ondan kaçar. O kovalar o çok daha büyük bir hızla kaçar ve çok aciz görünümlü bir kovalamaca başlar, yakalayacak zanneder dünya daha da hızını artırır. En sonunda yorgunluktan bitap düşer yere yüzüstü düşer, dünya da uzaktan onunla alay eder. Ben yaparım diyenlerin hepsi sürünürler.
Mehdiyetin faaliyeti aklın ihtiyarını alacak hale gelmez. Hatta Peygamberimiz (sav)'in gelişi bile Tevrat'ta kapalı, İncil'de kapalı belirtilmiştir. Aleni olarak çok açık olarak olmaz, dinde bu yok. Tevrat'ta Hz. Mehdi (as)'ın gelişini anlatır, ama yerini yurdunu biz şifrelerden anlarız. Hadislerden sarih anlarız. Mehdiyetin doğrudan anlaşılmaması, aleni olarak anlaşılmaması, Mehdiyetin faaliyetini kolaylaştırır, rahatlatır.

Bediüzzaman'ın sözlerinin yalanla değiştirilmesi ahir zamanda yalanın artması hadisinin bir tecellisidir.

 

Meryem Suresi,

77- Ayetlerimizi inkar edip, bana: "Elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü?


Hem Allah'ı inkar ediyor, hem de dünya benim olacak diyor.

79- Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azapta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız.

Asla diyor Allah. Ona imkan vereceğiz, ama azabının artması için diyor.

80- Onun söylemekte olduğuna Biz mirasçı olacağız; o Biz'e, 'yapayalnız tek başına' gelecektir.

Yapayalnız gelecektir diyor.

81- Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

82- Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.


Falanca grubu ilah ediyor, Darwinizm'i ilah ediniyor veyahut çıkar gruplarını ilah ediniyor. Darwin onların sözünü kabul etmeyecek ahirette. Birbirleriyle çelişecekler diyor Allah.

83- Görmedin mi, Biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar.

Darwinistlere, materyalistlere şeytanlar musallat olacak. Deccaliyetin ahir zamanda yapacağı olay budur. Ama Allah Ben yapıyorum diyor, deccali Allah vesile ediyor. Bedenlerine isim isim, tek tek geliyorlar, sürekli zulme, kan dökmeye, Müslümanları parçalamaya, kimine mehdi yok, kimine ittihadı islam yok, kimine madde ilahtır, kmine madde kendi kendine oldu dedirtiyor. Şeytan söyletiyor.

94- Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.

95- Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.

Bütün kafirlerin hepsini kuşattım, ruhları ve bedenleri Benim kontrolümde, sayı olarak biliyorum, yerlerini yurtlarını hepsini biliyorum, diyor Allah. Ahirette kalabalıklar halinde olmayacaklar, slogan atma yok, şımarıklık yok yapayalnız ve sürünerek gelecekler, gözleri de mor ve kör olarak.

 

Taha Suresi,

10- Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum."

Ateş görmüştü; Demek ki dikkat eden insan bir olayı görebiliyor. Dikkat etmeyen göremiyor. İmanın nuru keskin olduğu için ilk Hz. Musa (as) görüyor. Mehdiyetle ilgili ateşi görmek de, sadece Hz. Mehdi (as)'ı değil, Mehdiyetin alametlerini de görmek de imanın nuruyla olacak. Kabe'de kan akıtlmasını milyonlarca insan göremedi, ama mehdi, mehdiyet ve talebeleri görüyor. Fırat'ın suyunun keislmesini milyonlarca insan görmedi,  ama mehdi, mehdiyet ve talebeleri görüyor. Lulin kuyruklu yıldızını milyonlarca insan görmedi, ama mehdi, mehdiyet ve talebeleri görüyor. Hz. İsa (as)'ı da imanın nuruyla görecekler, deccali de imanın nuruyla, görecekler deccalin alametlerini de imanın nuruyla görecekler. Deccalin alametlerinin içine girmiş kaynıyor, "deccaliyet de deccal de çıkmamıştır" diyor, "ahir zaman da gelmemiştir" diyor. Halbkuki kendi kitaplarında tüm alametleri saymış, bu alametlerin tamamı olmuş, hatta daha da vahimi bizzat kendileri oluşturuyor o alametleri. Fakat gözleri manen kör, görmüyor.

Ailesine; Hemen sevdiklerine haber veriyor. Bizim ailemiz de İslam alemi, biz de hemen Mehdiyetin alametlerini İslam alemine haber vereceğiz.
Durun; Durmak teyakkuz demektir. Dikkali olun, diyor. Deccaliyete karşı Müslümanlar dikkatli olmak durumunda. Demek ki fevkaladelik olduğunda teyakkuz ve dikkat gerekiyor.

Umulur ki; Büyük konuşmuyor, Allah'tan umuyor.

Size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum; O ateşten siz bir parça, faydalanacağınız, istifade edeceğiniz bir parça getiririm. Ateşin yanında yol gösterecek olan Hz. Mehdi (as)'dır. Hz. Mehdi (as)'a işaret var. Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı büyük bir ateşin zuhuruyladır. O ateşe işaret var inşaAllah.

2010-12-10 00:54:05
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top