Adnan Oktar'ın 11 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kocaeli TV; Aba TV, 11 Aralık 2010

  • Müslümanların bir lideri olması gerekir. Başsız kalan bir topluluk dağılır ve bu hale gelir. Mutlaka Müslümanların başı olmalı.  Kuran’da hiçbir topluluk yok ki başı olmasın. Mutlaka her topluluğun başı vardır Kuran’da. Mesela Sebe halkı vardır, onların da Kuran’da bir kadın liderleri var, değil mi? Mesela Firavun kavmi var, onun başında Firavun var. Nemrut kavmi var, başında Nemrut var. mesela Ad kavmi var, Semud kavmi var. Mutlaka kavimlerin başında bir lider oluyor. Türkiye’nin de lideri var. Bir inancın liderinin olmaması mümkün değildir. Allah ayette de söylüyor, “İçinizden emir sahiplerine itaat edin” diyor. Müslümanların başının olmamasını istemesi hocamızın (Süleyman Ateş) Büyük Ortadoğu Projesi’yle örtüşüyor. Büyük Ortadoğu Projesinde de başsız bir Müslümanlık isteniyor. Ateist masonlar da bunu istiyor. Biz böyle istemiyoruz. Biz mutlaka Müslümanların bir lideri olsun istiyoruz.

Nisa Suresi,75- Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına mücadele etmiyorsunuz?

İşte bu duanın kabulü, ahir zamanda Hz. Mehdi (as)'ın gelişidir. Müslümanlar nasıl lider istiyorlar? Nasıl alim istiyorlar? Allah bu duayı ahir zamanda kabul ediyor. Dünya çapındaki güç olarak, insan sayısı olarak ve her yönden maddi güç açısından da Allah bu duayı kabul ediyor. Yardım edenler değil, veliler değil, çoğul değil, bir tane veli, bir tane yardımcı istiyorlar. Lider istiyorlar bu Allah’ın Sünnetidir. Allah’ın Adetullahı'dır. Kuran’da anlatıyor. Kuran’a göre konuşuyoruz, delili gösteriyoruz. Hadislerde de Müslümanların liderlerinin olması farz olarak geçer, birçok hadis kitabında geçer.

  • Hz. Mehdi (as)'ın geleceğine inanmayanlar yavaş yavaş inatlarından vazgeçmeye başladılar, ama 2012'lerde 2014'lerde "doğruymuş" diyecekler, en inatçılarının 2017'lerde tam kanaati gelecek.
     
  • Küfür bir şey istediğinde uğraşır, Allah onu verir, ama başına bela olarak verir. Tuzak kuruyorsa, tuzağını Allah kolaylaştırır, ama sonunda başına geçirir. Müslüman dua eder, Allah bazen uzun sürede kabul eder, bazen etmez, bazen de hemen kabul eder, hepsinde hayır vardır. Bizim yapacağımız, "Ya Rabbi ne yaparsan hayırlı yaparsın, hepsinde güzellik görüyorum" deriz, duamız bu şekilde olacak. Zorda kaldığımız durumda dua ederiz, zorluk kalkar diye bir şey yok. Allah mutlaka o zorluğu kaldıracak diye bir şey yok. Mesela bir otobüse yetişmek istiyor, fakat yetişemiyor. Yetişememesi zorluk, Allah zahiren zorluk meydana getiriyor ama mutlaka hayır. Zaten çoğunlukla sonradan duyarsınız, "iyi ki yetişememişim, Allah beni korudu" derler.
  • İttihad-ı İslam'ı, Mehdiyeti 200 yıl sonrasına, 570 yıl sonrasına, 1000 yıl sonrasına ertelemek istiyorlar. Allah, Kuran'da "erteleme küfürde artıştır" diyor. Erteleme kime yarar? Büyük Ortadoğu Projesi savunucularına yarar. İslam aleminin parçalanması, ezilmesi planlarını kolaylaştırır, başka bir şeye yaramaz.

Zuhruf Suresi,

6- Oysa Biz, öncekiler içinde nice peygamber(ler) gönderdik.

7- Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.

Nice Mehdiler, nice Allah'ın birliğini bildiren elçiler gönderdik. Günümüze bakan yönüyle, "Bir Mehdi gelmeyiversin mutlaka alay ederler". Engellemeye, durdurmaya çalışırlar. Tarih boyunca elçilere, peygamberlere karşı hiçbir zaman için düz kabul olmamış, mutlaka direnme, olay çıkartma var. Allah bunu bir sünneti olarak gösteriyor.

8- Biz de, kuvvet bakımından onlardan daha üstün olan (toplum)ları yıkıma uğrattık. Öncekilerin örneği geçti.

Kuvvet bakımından üstün olmalarına rağmen onları yerle bir ettim diyor.

9- Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, tartışmasız: "Onları üstün ve güçlü (aziz) olan, bilen (Allah) yarattı" diyecekler.

Sorduğunda tam Müslüman gibi konuşuyorlar.

10- Ki O, yeri sizin için bir beşik kıldı ve doğru yolu bulursunuz diye onda size (birtakım) yollar var etti.

Beşik kelime anlamı olarak aynı zamanda Mehdi anlamına da geliyor Arapçada. Yeri sizi için bir Mehdi kıldı, doğru yolu bulmanız için. Ayetin ebcedi 2016.

11- Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi ‘dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Bir rivayette bu ayetin, Hz. Mehdi (as)'a baktığını, gökten inen yağmur gibi Mehdiyetin bereketinin, güzelliğinin ölü kalpleri dirilteceği söyleniyor.

17- Oysa onlardan biri, O, Rahman (olan Allah) için verdiği örnek ile (kız çocuğunun doğumuyla) müjdelendiği zaman, yüzü simsiyah kesilmiş olarak kahrından yutkundukça yutkunur.

Kız çocuğu olduğunda adamların ağırına gidiyor. Allah telin ediyor bu ahlaksızlıktır diyor. İlla ki erkek olsun istiyor, kız olduğunda üzülüyor. Halbuki Allah hayırla yaratıyor. Allah bu tavrın bir küfür ahlakı olduğunu söylüyor.

  • ... Bu hakikatdan anlaşılıyor ki;  SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR'U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK

Hz. Mehdi (as)'ın programları içinde Risale-i Nur olacak. Program olarak neşr etmek ne demek? Radyo, televizyon, internet o devrin tüm  imkanlarından faydalanarak, Risale-i Nur'un gerçeklerini anlatacak. Örtbas etmek isteyenlere karşı, samimiyetsizce tevil edenlere karşı geceli gündüzlü anlatacak. Risale-i Nur'u değiştirmeye kalkanların faaliyetlerini durduracak.


Kahramanmaraş Aksu TV; Gaziantep Olay TV, 11 Aralık 2010

  • Dünyayı güzelleştirmek kolaydır, yeter ki Allah aşkıyla bakalım, o kararlılıkta, o azimde olalım. Dini nasıl değiştirdiklerini, Tevrat'ı, İncil'i nasıl değiştirdiklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Bediüzzaman'ın neredeyse ezberlenmiş kitaplarını değiştirmeye kalkıyorlar, hatta pek çok internet sitesinde başarılı olmuşlar, tek tek, cümle cümle değiştirmeye başlamışlar. Ama başarılı olamazsa o zaman kökten reddediyorlar Bediüzzaman'ı. Bu tarz girişimlerin, bu tarz olayların hep Samanyolu TV, Mehtap TV'de toparlanması bazı dedikodular acaba doğru mu şüphesini akla getirir. Mehtap TV'nin bu konuyu mutlaka açıklığa kavuşturması lazım. Net konuşmaları lazım, dürüstçe ve açıkça söyleyecekler, evirip çevirme olmayacak. Bediüzzaman'ın bu sözünün doğrusunu bildikleri halde neden 200 yıl Müslümanları atalete itecek bir girişimi kabul ediyorlar? Neden İttihad-ı İslam'ın 200 yıl daha gecikmesi gerekiyor? Neden Türk İslam Birliği'nin 200 yıl daha olmaması gerekiyor. Bunu kim istedi, bunları Mehtap TV'ye soralım. Fethullah Hocamız'ı esir edenler, onu etkisiz hale getirip bambaşka bir stilin gelişmesine mi gayret ediyorlar, yepyeni bir din, yepyeni bir inanç anlayışı geliştirmek mi istiyorlar diye akla gelebilir. Ben bu fikre sonuna kadar direnen ve sonuna kadar onları savunan bir insanım, ama bu aleni duruma bir açıklama getirsinler. Ciddi bir tehlike görürsem tüm dikkatimizi buraya vermek durumunda kalırız. Büyük Ortadoğu Projesini planlayanların etkisi varsa, buna müsaade etmem. Bu kabul edilecek bir şey değil.

Duha Suresi,

1- Kuşluk vaktine andolsun,

Kuşluk vakti; daha Güneş doğmadan önceki ortam, ahir zamana bakan yönüyle Hz. Mehdi (as) net olarak ortaya çıkmadan, ilk aydınlanmanın olduğu ortam.

2- 'Karanlığı iyice çöktüğü' zaman geceye,

Deccaliyetin her tarafı kapladığı, küfrün, tuğyanın dalaletin iyice çöktüğü zaman.

3- Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı.

Peygamberimiz (sav), bir dönem vahiy kesilince bir ara Allah'ın onu terk etmesinden, darılmasından şüphe etmiş olabilir. Onun üzerine Allah bu suredeki bu açıklamayı indiriyor.

4- Şüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.

Zahir anlamı ahiret dünyadan daha hayırlıdır. İkinci anlamı, ahir zamana bakan yönüyle, son gelen Hz. Mehdi (as)'dır ve Hz. İsa Mesih (as)'dır. İlk olandan, ilk olan nedir deccaliyet, tuğyan, sıkıntılar veya Osmanlı dönemi. Osmanlı dönemindeki İslam'ın hakimiyet döneminden daha kapsamlı olacak, buna bakıyor olabilir

5- Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.

Ayetin ebcedi 2009. Ahir zamana bakan yönüyle, İslam'ın dünya hakimiyetini, İttihad-ı İslam'ı, Türk İslam Birliği'ni, ferahlığı, sosyal adaleti, zenginliği nasip edecek sen hoşnut kalacaksın. Hz. Mehdi (as)'ın böyle bir nimette, kalben Allah'a karşı sevgisinin, muhabbetinin kat kat artacağı aşikar.

6- Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı?

Hz. Mehdi (as) yetim, Peygamberimiz (sav) de yetimdi. Ahir zamana bakan yönüyle Allah Hz. Mehdi (as)'ı barındırıyor, ona güç veriyor.

7- Ve seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Peygamberimiz (sav) zamanında hak din olmadığı için, Hz. İbrahim (as)'ın bakiye diniyle yaşıyordu Resulullah (sav). Oturmuş bir din yoktu. Ahir zamana bakan yönüyle de, Allah Hz. Mehdi (as)'ı bir gecede ıslah eder diyor hadiste. Daha önce yol bilmez iken, o yolu bilmiyor sonradan hidayet edildiği anlaşılıyor. Allah'ın hususi hidayetine mazhar olan anlamındadır Mehdi aynı zamanda. Allah'ın bir gün ona hidayet ettiği anlaşılıyor. Seni Kuran'ın hak yoluna, İttihad-ı İslam'ın, Türk İslam Birliği'nin yoluna, İslam'ın hakimiyetine iletmedi mi?

8- Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?

Peygamberimiz (sav) yoksuldu, fakirdi diyenlere cevaptır bu ayet. Peygamberimiz (sav) karnına taş bağlardı, açlıktan kıvranırdı diyorlar. Çok büyük terbiyesizliktir bu. Hangi sahabe buna müsaade eder, bunu kabul eder mi bir sahabe? Kendileri yağ, bal, et yiyecekler, haşa Peygamberimiz (sav) açlıktan kıvranacak, bu sahabeye iftiradır.

9- Öyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme.

İslam hakim olduğunda yetimler, yoksullar, kadınlar, çocuklar en iyi şekilde güzellik görecekler. Yetimin temsil ettiği korunmaya muhtaç olan tüm mustazaflardır, hepsi tam korunacaklar, hiçbir şekilde acı, üzüntü, zorluk tatmayacaklar.

10- İsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma.

Ahir zamanda dilenen kalmayacak. Müslümanların kaçınması gereken bir şeydir azarlama ve çıkışma. Azarlanan bir insanın dengesi bozulur. Çok yıkıcı etki yapar. Müslüman bundan şiddetle kaçınacak. Yanlışlıkla yaparsa hemen düzeltecek. Tazmin edecek.

11- Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.

Durmaksızın anlat; sürekli tebliğ yap, İttihad-ı İslam'ı müjdele, Türk İslam Birliği'nin olacağını müjdele, İslam'ın hakimiyetini müjdele, Hz. İsa (as)'ın inişini, Hz. Mehdi (as)'ın zuhurunu, İslam hakim olduğunda sosyal adalet nasıl olacak, nasıl mutluluk olacak, o devirdeki duyulacak şevki, heyecanı durmaksızın anlat. Zaruri bedeni ihtiyaçlara ayrılan vakit dışında tüm gücünle tebliğe devam et. Ayetin ebcedi 1956

 

İnşirah Suresi,

1- Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi?

Peygamberimiz (sav)'in kalbinde, içinde bir sıkıntı oluyordu. Allah bunu şifalandırdığını söylüyor. Kalbine ferahlık veriyor, sıkıntıyı, ağırlığı alıyor. Üzerinde bir ağırlık, bir yük vardı, Allah onu aldı. Aynı zamanda muhtemeldir ki belki kilo almıştı, o kilo da üstünden gitti daha dinç, daha zinde oldu. Cinler de yükleniyor. Keçeleşiyorlar, ayette de işaret var. O da zorluk veriyor olabilir.

2- Ve yükünü indirip-atmadık mı?

3- Ki o, senin belini bükmüştü;

Bir de idarenin verdiği bir yük var, onlarda da Allah tahfif getiriyor olabilir, seni dinlendirecek ortam meydana getirdim anlamına geliyor olabilir. Aşırı yorgunlukta dinlenme ihtiyacı duyulur, ona dikkat çekiyor. Belini bükmüştü, müthiş bir yorgunluk meydana gelmiş

4- Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?

Hemen arkasından müjde; adını yüceltmedik mi? Tüm Arabistan'a yayılıyor. Ayetin ebcedi 2009. Aynı zamanda Hz. Mehdi (as)'a bakıyor. Hz. Mehdi (as)'ın ismi de her yerde duyulacak, şöhret olacak. İnternet, televizyon, radyoda her yerde sürekli adını zikredecekler, severek veya sevmeyerek bunu yapacaklar. Ayetin ebcedinin 2009 olması da, Hz. Mehdi (as)'a işaret ettiğinin açık delili.

5- Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.

6- Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.

Zorluk var, ama yanında kolaylık, rahatlık veriyor. Ama bu imtihan olduğu için, bu imtihandan geçiyor. Sürekli ağır bir imtihan, sonra kaldırıyor rahatlık veriyor. 6. ayette yine söylüyor Allah. 5. ve 6. ayetler, yine 1956'ya işaret var. İki kere aynı konunun tekrarı özel bir şeydir.

7- Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.

O zaman Hz. Mehdi (as) ne yapacak? Peygamberimiz (sav) gibi olacak, durmaksızın, sürekli geceli gündüzlü faaliyet yapacak. Bediüzzaman da söylüyor, çok yoğundur Hz. Mehdi (as) diyor, hal ve vakit müsaade etmez, diyor. Tebliğe, İttihad-ı İslam'ı oluşturmaya durmaksızın devam et.

8- Ve yalnızca Rabbine rağbet et.

Ve yalnızca Allah'a rağbet et. Ben yaptım olmaz, her şeyi yapan Allah'tır. Hz. Mehdi (as) için, kimse de o yapıyor o bitiriyor şeklinde olaya bakmayacak. Allah'ın Hz. Mehdi (as)'ı vesile kıldığını bilecek, tüm güç ve kuvvetin Allah'da olduğunu bilecek.

 

Tin Suresi,

1- İncire ve zeytine andolsun,

Incirin zeytinin yoğun olduğu bir yere dikkat çekiliyor.

2- Sina dağına,

Sina dağı; Müslümanların burada da ibadet edeceklerini, bu toprakların Müslümanların kontrolüne geçeceği, tüm insanların burada rahat ve huzur içinde yaşayacaklarına işaret ediyor.

3- Ve şu emin beldeye (güvenilir şehre).

Bir yerin güvenilir olması Müslüman için büyük ihtiyaç. İnsanlar yaşadıkları yerin güvenli olmasını ister, ev güvenli olsun, semt güvenilir olsun, arkadaş güvenilir olsun ister. Güven çok önemlidir. Hz. Mehdi (as) devrinde tüm dünya emin bir yer olacaktır.

4- Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

5- Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.

Görünüm olarak simetrik ve altın oranla, düzgün şekilde yarattık. İçlerinden decaller de çıkıyor Mehdiler de çıkar. En güzel biçimde olan Peygamberimiz (sav)'dir, elçilerdir, evliyadır, Mehdilerdir, Hz. Mehdi (as)'dır. Aşağıların aşağısı deccaller, firavunlar, nemrutlardır.

6-Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.

Samimi eylemde bulununca kesintisi olmayan nimet var. Son derece samimi olacağız, ben samimiyim deyip samimi olmayanlar olur. Samimi olmak kolay değildir, bir anda teşhis koyup bırakmak olmaz.

7- Öyleyse bundan sonra, hangi şey sana dini yalanlatabilir?

Ne dini yalanlatıyor? Deccaliyet, Darwinizm, materyalizm dini yalanlatıyor. Deccal dünyanın %99'una dini yalanlatmıştır ve zuhur etmiştir, ayet buna bakıyor.

8- Allah hükmedenlerin hakimi değil midir?

Allah hakim olan. Hz. Mehdi (as) da hükmedecek inşaAllah, ona hakim olan onu yönlendiren Allah'tır.

 

Yasin Suresi,

1- Yasîn.

Ya ve sin harfleri özel işaretlerdir. Zamanı gelince bu hikmetler açığa çıkacak.

2- Andolsun hikmetli Kur'an'a,

Kuran hikmetlerle dolu, sırlarla dolu.

3- Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

Allah'ın gönderdiği bir peygamber. Hz. Mehdi (as)'a bakan yönüyle, Hz. Mehdi gönderilen bir şahıstır, tayin edilen değil, uğraşılan, gayret edilen değil, özel olarak Allah'ın görev verdiği birisi.

4- Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).

Tam Kuran'a tabi. Sahabe dönemi gibi. İlaveli, ekli değil. Kusursuz doğru yol tam asr-ı saadet dönemidir.

5- (Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir.

6- Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).

Peygamberimiz (sav) zamanında babaları uyarılmamıştı, müşriklik hakimdi. Ahir zamana bakan yönüyle; babaları uyarılmamış; Darwinizm, materyalizm ortalığı sarmış. Babaları körü körüne inanmış, bir çok gencin babası Darwinizme inanmış. Asıl bir evvelki nesil inanmıştı, şu an internet ve bilimin imkanlarıyla inanmıyorlar, eskiden bilimin dar sınırları içinde, bilimin yetersizliği içinde, elektron mikroskobunun olmadığı dönemde körü körüne inananlar kazınmış durumda, yeni nesil inanmıyor Darwinizme.

7- Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
Büyük bir kitle imansız, inanmazlar demek, inancı yok. Demek ki en büyük sorun inançsızlık, fıkıh bilgisizliği değil, imansızlık.

O söz ne? Allah'ın vereceği bela. Bu bela ahir zamanda nasıl oldu ekonomik kriz şeklinde oldu. 7. Ayet. 2007'de başladı ekonomik. Çoğu üzerine, hepsi değil, dünyanın büyük bölümü üzerine söz hak oldu.

8- Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

9- Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

10- Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

Enaniyet ve kibirden, kendilerini büyük görmekten kaynaklanan azamet içinde olurlar. Hakikaten de dünyanın pek çok ülkesinde üniversitelerde Darwinizm ve materyalizm hakimiyeti var. Ve üniversite profesörleri, rektörler, dekanlarda daha da şiddetli dünyada. Üniversite hocaları yakalıklı cübbe giyerler, cübbenin yakası mecburen boyunlarını kaldırıyor. Hepsine bakmıyor tabi ayet, ama bir kısmı mühtiş enaniyetlidirler. Fiilen de halka geçirilmiş durumda, cübbenin yakası 30 cm falan oluyor, tüm dünyada böyle. İyi olanları da var bir yönüyle bakıyor, cübbeyi takar ama iyi huyludur. Kuran genelleme yaparak anlatıyor, ona da bakıyor olabilir.
Ne kadar fosil göstersen de ne kadar bilimsel delil verirsen ver onlara anlatsan da kafaları anlamaz. Bir kısmı bu hükümde olduğu için, bir kısmı korkusundan, bir kısmı enaniyetinden kabul etmiyor. İstersen anlat istersen anlatma hiç fark etmez, taşa oduna konuşuyor gibi olur etkilenmezler diyor. Gerçekten bu tarz insanlar ileri yaşlarda çok olabiliyor. %100 inanmıyor, ne yaparsan inanmam diyor, aksi kişiler oluyor böyle.

11- Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

Demek ki, bizim tebliğ yapmamızdaki hedefimiz Kuran'a uymasını sağlayacak insanlar yetiştirmek ve Allah'a karşı korku duyan insan yetiştirmek, iman hakikatleri anlatmak. Onları uyarabilirsin, kütüğü karşına alıp fıkıh anlatırsan anlamaz. Allah'ı sevmeleri, Allah'tan korkmaları ve Allah'ın varlığına dair ilmel yakin veya hakkel yakin kanaat etmeleri.


 

Taha Suresi,

77- Andolsun, Biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."
Deccaliyet, tuğyan sıkıştırmış Müslümanları, gecenin karanlığını kullanarak hareket ediyorlar.

Denizde kuru bir yol; Hz. Mehdi (as) da kuru bir yoldan geçecek diyor İstanbul'dan geçerken. Boğaz Köprüsüyle denizde kuru bir yol açılmış durumda. Peygamberimiz (sav) deniz kıyısına gelecek, kuru bir yoldan geçecek diyor. Nereden geleceğini de anlatıyor. Ve bayrağı dikecek diyor, şu anda da İstanbul'un dört bir yanına dev bayraklar dikildi.

Yetişilmekten korkmadan; Hz. Mehdi (as)'a da yetişmeye çalışacaklar, ona korku vermeye çalışacaklar. Hz. Mehdi (as) yetişilmekten korkmayacak, cesaretle karşılık verecek inşaAllah.

78- Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.

Deccal ordularıyla peşlerine düştü. Deccal ordusunu Allah sular içinde boğup yok etti. Şu anda da ilimin, bilginin içinde kayboldu deccaliyet.

88- Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın ilahı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler.

Deccaliyet de Mehdiyete karşı altınla insanların gözünü boyamaya çalışıyorlar. Hz. Musa (as)'a da unutma isnadında bulunuyorlar, saygıları da yok.

90- Andolsun, Harun bundan önce onlara: "Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.

Hz. Harun da Mehdilik görevi yapıyor orada. Ne diyor? "Ey kavmim siz bununla fitneye düşürüldünüz..." Hz. Mehdi (as) ne diyecek? Siz Darwinizmle, materyalizmle fitneye düşürüldünüz. Asıl Allah'ınız Allah'tır o zamanın Mehdisi Hz. Musa (as) ve Hz. Harun (as). Emrime itaat edin, ahir zamana bakan yönüyle Hz. Mehdi (as)'ın emrine uyup ona itaat edeceğiz inşaAllah.

2010-12-12 06:42:32
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top