Adnan Oktar'ın 12 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV, 12 Aralık 2010 
 

  • Hz. Mehdi çıkıyor ama Risale-i Nur'da değişiklik yapılmasa ve hadisler kapatılmasa, bu bir kolaylıktır. Ama Mehdiyetle ilgili, Hz. Mehdi (as)'ın 1400'de geleceğiyle ilgili bölümler çıkarılmaya başladı mı bu bir harikadır, mücadelenin varlığını gösterir. Bazı Nur dershanelerinde Hz. İsa (as)'ı anlatan, Hz. Mehdi (as)'ı anlatan hadisler hiç okunmuyorsa bu harikadır, Hz. Mehdi (as) ve Hz İsa (as)'dan bahsedilmesi yasaklanıyorsa, bu Hz. Mehdi (as)'ın karşılaştığı bir zorluktur, ama Hz. Mehdi (as)'ın çıktığının da alametidir. Hz. Mehdi (as) gelmeyecek zannedip coşkuyla anlatanlar, gerçekten çıktığını görünce korku kesbettiler. Bu korkunun başlaması bir harikalığın olduğunu gösterir. Mehdiyet, bir temennisiydi Bediüzzaman'ın diyorlar. Hz. İsa (as)'ın inişi de bir temenniydi diyorlar. Müthiş bir iman zaafı ve itikad bozukluğu var. Ama şimdi Mehdiyetin gerçek olduğunu anladılar, panik oldular. Bu sefer Hz. Mehdi (as)'ın makamını düşürmeye seferber oldular. Bediüzzaman'ın bir talebesidir, siyaset mehdisidir, çıkarsa çıkar çıkmazsa çıkmaz gibi anlatmıştır Bediüzzaman diyorlar. Belki farkına varmıyorlar ama, şeytani bir düşünceyle Mehdiyeti örtmek istiyorlar. Biz de buna karşı yoğun bir atakla gerçeği anlatıyoruz.
     
  • Onlarca Müslüman internet sitesi var, gazete var, dergi var. Ama ekseriyetle siyasetin içine dalmış durumdalar. Siyaset beyinlerini kavurmuş adeta. Hep  tartışma, laf yarışı, laf üstünlüğü. Allah'tan coşkuyla bahseden, İttihad-ı İslam'dan, Hz. Mehdi (as)'dan, Hz. İsa (as)'dan, Peygamber (sav) aşkından bahseden neredeyse hiç yok. Ama nefret yazılarının da ucu bucağı yok, sevgi, şefkat, merhamet üzerine yazı bulabilen bize göndersin. Bu, deccaliyetin insanların ruhunu ne kadar kavurduğunu gösteriyor. Deccaliyet kemik gibi kavruk, enaniyetli insan yetiştiriyor. Ahir zamanın harikasıdır bu da. Ben akılcı ve samimi olmalarını istiyorum. Gazetelere, dergilere, internet sayfalarına bakıyorum hep laf sanatının üstünde duruyorlar, dilbazlığın üstünde duruyorlar.  Buna ihtiyacı yok milletin. Samimi aşkla, coşkuyla Allah'tan, Resulullah (sav)'den bahset, samimiyetle İslam aşkını anlat, Mehdiyetle, İttihadla müjdele. Her biri ayrı bir enaniyet heykeli haline gelirse, bu Müslümanlara zarar verebilir.
     
  • Hz. İsa Mesih (as)'ın vefatının ardından deccallerin sayısı alışılmıştan çok fazla olacak. 2120'ye yakın tarihlerde insanların tamamı deccal gücünde olacak, tüm dünya deccal kesiliyor adeta. Bunlara karşı öyle bir Mehdi geliyor ki, o bahsettikleri sel gibi kan akıtma işte o zaman oluyor. Kıyametin kendisi Mehdi oluyor. Oluk gibi kan akıtıyor ve küfrü tamamen temizliyor.
     
  • Bazı insanların ruhunda sevgi olmaması hayret verici. Müslümanın ruhu Allah aşkıyla sarhoş haldedir. Sevgisizlik insanı yakar kavurur. Bağnaz sistemde insan sevgisi yoktur, fitne fücur vardır. Bağnazlık dünyayı kapkara hale getirir. Müslüman, nuru ve ışığı getirir, bağnazlık karanlığı. Şu anda karanlıkla aydınlığın ilmi boğuşması var. Karanlık dehlizlerde saklanan yapıları vardı. Işığı, nuru görünce bağırmaya başladılar. Bir delil de getiremiyorlar, sadece bağırtı var. Ben Allah aşkıyla deli dolu bir insanım, içimden ne geçiyorsa coşkuyla söylerim. Bağnazlık sevgisizliği insanlara öğretti, dünyayı kapkaranlık hale getirdi. Dünyayı cehenneme çevirdi. Önce sevgiyi aldılar, bilim ve sanatı da aldılar. Biz Hz. Mehdi (as)'ın talebeleri olarak dünyaya yeniden sevgiyi, bilimi ve sanatı getireceğiz inşaAllah. Bağnazlık bekleyenler çok modern bir dünyayla karşılaşacaklar. Yobazlık başkadır, asr-ı saadet Müslümanlığı bambaşkadır. Komünistler falan "biz Müslümanlığın böyle olduğunu, böyle bir hürriyet, böyle sevinç, böyle bilim sanat anlayışı, böyle sosyal adalet olduğunu bilsek desteklerdik" diyecekler. Buraya doğru gidiyoruz. Ama belirli yollardan geçmemiz gerekiyor. Çok zor yollardan geçerek İslam hakim olduğunda coşku çok şiddetli olur.
     
  • Hz. Yusuf annesini ve babasını bağrına basıp, tahta oturtuyor. Hz. Mehdi (as) devrinde, Hz. Mehdi (as)'ın milleti bağrına basacağını, çok seveceğini, değer vereceğini anlıyoruz. Affedicilik çok yaygın olacak, o anlaşılıyor. O devirde Hz. Yusuf (as)'ı anlayamayanlar yine Müslümanlar, sonra yine "sen Yusuf musun?" diyorlar. "Evet ben Yusuf'um" diyor. Hz. Mehdi (as)'ı da başlangıçta tanımayacaklar, anlamayacaklar. Aynı zamanda Hz. Mehdi (as)'ı da ifade eden bir kelimedir Yusuf. Yusuf Suresi'nin derin sırları vardır. Birdenbire Hz. Yusuf (as) olduğunu anlamaları da, Hz. Mehdi (as)'ı birden anlayacaklarına işaret ediyor. O devrin yobazları da Hz. Mehdi (as)'a karşı mücadele edecek, ama sonra ona muhtaç hale gelecekler. Hz. Yusuf (as)'ın kardeşleri de ondan medet umuyor, zamanı gelince yobazlar da Hz. Mehdi (as)'dan medet umacaklar. Hz. Mehdi (as)'ın da onları bağışlayacağı anlaşılıyor. Çünkü Hz. Yusuf (as)  kardeşlerinden intikam almıyor. Kardeşleri babalarından bağışlanma istiyor bir süre sonra, kafanızı tam düzeltin samimi olduğunuza kanaatim gelsin, ondan sonra diyor. Hz. Yusuf (as) hepsini bağışlıyor ve güvenlik içinde şehre girin diyor. Hz. Mehdi (as) devrinde de  tüm beldeler, köyler, kasabalar, şehirler güvenlik içinde olacak. Yusuf kıssasında 12 ve 7 hakim olan sayılardır, Hz. Mehdi (as)'da da 12 ve 7 sayıları önemlidir Yusuf suresi 12. Suredir; 12 imam, 12 pınar fışkırması, 12 kabile ve diğer 12'ler. 2120'nin içindeki 12, 2012'nin içindeki 12, 1 ve 2. Tekrarlayan ikiler.

Yusuf Suresi,

6- "Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Ayetin ebcedi; 2018

Rabbin seni seçkin kılacak;Allah'ın Hz. Mehdi (as)'ı seçkin kılacağına işaret var.

Sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek; Hz. Mehdi (as) güzel tefsir yapacak, Kuran'ı güzel yorumlayacak, hadisi güzel yorumlayacak.

Daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır; Hz. İbrahim (as) ailesine en son olarak nimetinin tamamlanması dünya hakimiyetidir. Hz. İbrahim (as) ailesinin anlı şanlı sonucu. Resulullah (sav)'in veladeti ve Peygamberimiz (sav)'in soyundan Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı ile bu ayet tam tecelli etmiş oluyor. Ahir zamanın Beni İsraili Hz. Mehdi (as) ve şakirtleridir. Beni İsrail samimi Müslümanlardır.

7- Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler (ibretler) vardır.

Ayetin ebcedi 2019.

8- Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir."

Yobazların sıkıntısı bu; kıskançlık ve haset. Hz. Mehdi (as)'a karşı azgınlıklarının kökeninde de kıskançlık ve haset vardır.

Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidirHz. Mehdi karşıtı hareket Yusuf ve kardeşi, Hz. İsa ve Hz. Mehdi (as) daha çok seviliyorlar diyor. Kendi şeyhleri ikinci planda kalacağı için, kendi hocaları ikinci planda kalacağı için, bu ağırlarına gittiği için Hz. Mehdi (as)'a karşı tavır alacaklardır.

Birbirini pekiştiren bir topluluğuz; Hz. Mehdi (as) dönemindeki yobazlar da birbirlerini desteklediklerini söyleyecekler.

Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir Bediüzzaman'ı da delilikle itham etmişlerdi. Demek ki ahir zamanda alimlere, büyüklere karşı bu tarz üsluplar geliştiren insanlar çıkacak.

9- "Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."

Dikkati çeken topluluk siz olun. Hz. Mehdi (as) geldiğinde, hem mürşidi hem topluluğu eski süksesini kaybetmiş olacak kendisince. Müslümanların bazısında enaniyet var, "en büyük bizim topluluğumuz" diyorlar. Hz. Mehdi (as) ve talebeleri çıkınca, kendi topluluğu ikinci planda olacak bunu kaldıramıyorlar. Hz. Mehdi (as)'a ve talebelerine karşı haset ve kıskançlıktan kaynaklanan organize karşı koymalar olacak. "En seçkin, en sevilen en büyük topluluk siz olun. Bu cemaatin üstüne cemaat yok" diyor mesela.

Hz. Mehdi (as)'ı da şehit etmeye çalışacaklar. Tüm peygamberleri şehit etmeye çalıştılar. Öyle bir yere atın ki öldürülme ihtimali de olsun veya onu etkisiz hale getirecek bir sistem de olsun. Eğer kendisi öldürmeye cesaret edemiyorsa, rahatça öldürülebileceği bir yere bırakıyor. Öldürüldüğünde de, "ben öyle kast etmedim, benim bilgim yok" diyebileceği gibi. Kuran böyle ahlaksızlık yapanların olacağına dikkat çekiyor.

11- (Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız," dediler. "Sana ne oluyor, Yusuf'a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz."

Ahir zamanda sahtekar, yalancı bazı kişilerin çıkacağına işaret var.

13- Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum."

Burada iki peygamber zellesi var Bir üzer diyor, Müslüman üzülmez inşaAllah. İki de, zaaf bildirilmez. Zaaf bildirirsen gelip oradan vurmaya kalkar, adamların aklına düşürmüş olunur.

14- Dediler ki: "Andolsun, biz, birbirini kollayan bir topluluk iken, kurt onu yerse, bu durumda şüphesiz kayba uğrayan (aciz) kimseler oluruz."

Garanti veriyorlar. Üçkağıtçının verdiği garantiye güvenmemek gerekiyor. Hz. Mehdi (as) karşıtı hareketlerde böyle sinsi oluşumlar olacak, buna karşı tetikte ve çok uyanık olacak Müslüman.

17- Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin."

Ahir zamanda da Hz. Mehdi (as) karşıtı hareketin ne kadar akılsızca yalan söyleyeceği ve halkı aldatmak için üçkağıtçılık yapacağına dikkat çekiliyor. Yalancılık yayılacak; bir kısım alimler, hocalar insanların gözüne baka baka yalan söyleyecekler. Hem yalan var hem cinayete teşebbüs var.

Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsinMüslüman her lafa hemen inanmaz. Onlar da kendi zaaflarını ortaya koyuyorlar. Allah peygamberi uyarıyor, yalan söylediklerine karşı bir alamet oluyor.

18- Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (Kendisi'nden) yardım istenecek olan Allah'tır."

Dalalete düşen, sahtekar insanlar sahte deliller getirebiliyor. Ahir zamanda Mehdiyeti kendilerince çökertmek için hakikati bozabilecek, hak olan delilleri bozabilecekler.

Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza; Yobazların, sahtekarların sürekli yalan uydurmalarına işaret var. Uydurmacılık yayılacak demek ki.

19- Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. "Hey müjde... Bu bir çocuk." dedi. Ve onu (kuyudan çıkarıp) 'ticaret konusu bir mal' olarak sakladılar. Oysa Allah, yapmakta olduklarını bilendi.

Kova burcuna işaret var, sucuda da bir işaret var. Kafilede ayrı bir işaret var.

"Hey müjde... Bu bir çocuk."; Biz de Hz. Mehdi (as)'ı müjdeliyoruz. "Bu bir çocuk" Hz. Mehdi (as)'ın müjdesi. Mehdi ile müjdelenin diyor Peygamberimiz (sav). Bu da, Hz. Mehdi (as)'ın müjdelenmesine işaret eden bir ayet.

20- Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Başlangıçta önemsenmeyecek Hz. Mehdi (as) da. "Din harici, ehli sünnet harici bir adam" diyecekler, önemli görmeyecekler. Bu, Hz. Mehdi (as)'ın Allah tarafından perdelenmesidir.

21- ...Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik...

Hz. Mehdi (as) çok güzel bir yorum kabiliyetine sahip olacak. Kuran'ı, hadisleri çok güzel yorumlayacak. 

Allah, emrinde galib olandır

Ayetin ebcedi 2014. Allah hizbi galip olacak.

22- Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.

22. ayet, 2 ve 2.

Kendisine hüküm ve ilim verdik; Ledün ilmi ve Vehbi ilim. Demek ki Hz. Mehdi (as)'ın şahsi kabiliyeti değil. Allah'ın doğrudan ilkasıyla, Allah'ın an an akıl vermesiyle. Hz. Mehdi (as) akıllı insandır, telif eder değil, her an konuşturan Allah'tır, her hareketini meydana getiren Allah'tır.

 
TV Kayseri, 12 Aralık 2010

  • Allah aşkından bahsedemiyorlar, "Rabbimi deliler gibi seviyorum" de, bunu diyemiyorlar. Müslümanları aldatmak için yapabilir, Allah buna da müsaade etmiyor. "Allah'a aşığım" diyemiyor "Resulullah (sav)'e aşığım" diyemiyor. Bana da şaşkınlıkla bakıyor, "bu sevgisi nereden geliyor diye?" Allah veriyor kalbime sevgiyi inşaAllah. Allah'a sevgimi, aşkımı, Hz. İsa (as)'a olan sevgimi, aşkımı sürekli anlatırım, kimse beni Allah'ın hak yolundan çeviremez inşaAllah.
     
  • Kadınlara sevgi en güzel nimetlerden biri. Namus,insanın ruhunda coşkuyu artıran, kadına karşı muhabbeti, aşkı artıran çok büyük bir özelliktir. Kadında sevgi olmazsa, kadının bir anlamı kalmaz. Allah aşkıyla bir sevgi. Cennette insanın helalleriyle birlikte olması çok güzel bir nimet, bazıları bunları anlatmaktan utanıyor. Allah'ın ayetinden utanılmaz. Cennetin bir özelliği kadının tutkuyla eşine bağlı olmasıdır. Cennette pek çok güzel insan var, ama sadece eşine karşı tutku duyuyor. Allah bu şekilde yaratmış. Tutku aşkın en ileri aşaması, tutkuyla bağlanıyor eşine inşaAllah.
2010-12-13 00:55:07
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top