Adnan Oktar'ın 19 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV, 19 Aralık 2010

  • Kardeşlerimize benim tavsiyem Bediüzzaman'ın sözlerinden bir veya iki tane ezberlesinler, gittikleri yerlerde söylesinler. Bu Mehdiyeti örtbas etmek isteyenleri çok kızdırır, ezberden söylemek çok etkili olur.
     
  • Ana delil ve vasıfların üzerinde durulması gerekir. Deccalde ana delil dünyayı dinsiz yapmasıdır, Hz. Mehdi (as)'da ana delil dünyayı dindar yapmasıdır.
     
  • Samimi olmak sık sık unutulan bir beladır, hastalıktır. İnsan samimi olmayı unutunca sıkılır, canı yanar, üstüne ağırlık çöker. Şeytan üstüne çöker. Garip bir gerilime girer. Samimiyet vicdanı tam rahat bırakmanın adıdır. Allah'a tam teslimiyetin adıdır. Allah'a kendimizi tam anlamıyla bırakacağız. Şimdi biz konuşuyoruz ama “ne güzel konuşuyor derse” bu şirk olur. Ama Allah “ne güzel konuşturuyor” derse bu teslimiyet olur. Çünkü biz görüntüden ibaret bir varlığız, dışarıda aslı var, ama biz beynimizde seyrediyoruz. Dolayısıyla kendimizi tam anlamıyla bırakacağız, O'nun bizi konuşturduğunu bileceğiz. O'nun bize hatırlattığını bileceğiz. İnsan bazen en yakınının ismini hatırlayamayabiliyor. Düşünüyor, düşünüyor, düşündükçe de panikliyor. Çünkü “nutku veren Allah” diyor. Nutku veren Allah'tır. "Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz." Önce Allah dileyecek, sonra biz diliyoruz. Bana kalemi verir misin diyoruz, önce Allah bize kalemi istemeyi söyleyecek, sonra biz söylüyoruz. Onun için Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler diyor Allah. Hiçbir şeyi gerçek anlamda kendi isteğiyle yapamaz, mutlaka kaderinde olduğu haliyle yapar. Her insan kaderindeki kararı verir. İnsan acizin acizidir, Allah'a tam teslim olmuş varlıktır. Aklı olan vicdanı olan bu konunun içindeki harikuladeliği düşünüp bulur. Ben bu konunun inceliklerini, anahtarını anlatıyorum.
     
  • Ben anlatırken dikkatlerini dağıtmayacaklar, ben önemli bir şey söylediğimde, dikkatlerin o konudan hiç çekilmemesi lazım. Allah hiç unutulmaz, kader hiç unutulmaz. Maddenin gerçeğinin de unutulmaması gerekir. Beni bunun dışına çıkararak dinlemeyecekler. Onun içerisinde beni dinlemeleri lazım. Ondan çıkarak beni dinlerse, gaflete gidebilirler. Allah aşkı unutulmaz, Allah korkusu unutulmaz, ölüm unutulmaz, her şeyi yaratanın Allah olduğu unutulmaz, her an bizi Allah'ın seyrettiği unutulmaz, konuşmalarımızı Allah'ın dinlediği unutulmaz. Bunu Müslüman her zaman bilecek, ona göre dinleyecekler.
     
  • İnsanları gaflet perdesi sarıyor, gaflet perdesinden dolayı Allah'ın sanatını göremiyorlar. Çok berrak da fark ederse aşırı korkuya kapılabiliyor. Allah hafif bir gaflet perdesi meydana getirerek, onun içinde konuları düşünmemizi sağlıyor. Çok detaylı gaflet perdesi oluşuyor. Mesela sabah dışarı çıkıyor insan, otobüs kuyruğunda insanlar, minibüs bekleyenler var, sandalcılar balık satıyor, simitçiden simit alan var. Hayat o kadar çok detaylı gösteriliyor ki, insanlar ikinci bir ihtimal veremiyor. Allah'ın beyninde tüm bunları izlettirdiğini unutuyor. Bu da Allah'ın bir sanatıdır.


TV Kayseri, 19 Aralık 2010

Yoksa sana bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o kâfirler tuzağa düşecek olanların tâ kendileridir. (Tûr Sûresi, 42)


Veyahut, FITRATLARI BOZULMUŞ, VICDANLARI ÇÜRÜMÜŞ ŞARLATAN MÜNÂFIKLAR, hilekar dinsizler gibi, ellerine geçmeyen hidâyetten halkları aldatıp çevirmek, hile edip döndürmek mi istiyorlar ki, sana karşı kâh kâhin, kâh mecnun, kâh sihirbaz deyip, kendileri dahi inanmadıkları halde başkalarını inandırmak mı istiyorlar? BÖYLE HILEBAZ ŞARLATANLARI INSAN SAYIP HILELERINDEN, INKÂRLARINDAN ETKILENMIŞ OLARAK GEVŞEKLIK GÖSTERME. BELKI DAHA ZIYÂDE GAYRET ET. Çünkü, onlar kendi nefislerine hile ederler, kendilerine zarar ederler. VE ONLARIN KÖTÜLÜKTEKI BAŞARILARI GEÇICIDIR VE ISTIDRÂCDIR (DERECE DERECE AZABA YAKLAŞMALARI IÇIN VERILEN NIMETLERDIR), BIR ‘MEKR-I İLÂHÎ’ YANI ONLARIN HILELERINE KARŞILIK, ALLAH’IN BIR DÜZENI VE OYUNUDUR. (Sözler, Sayfa 353)

  • Müslümanlara tuzak kurmak için münafıklar ve küfür her an tetikte ve ataktadır. Müslümanların birliklerini bozmak, kamuoyunda onları zor duruma düşürmek, kendilerince itibarını sarsmak için vargüçleriyle gayret edecekler. Allah kendi tuzaklarını kendi başlarına çevireceğim diyor.
     
  • Hilekar dinsizler gibi; bunlar gizli dinsiz diyor Bediüzzaman. Müslümanları bölmek istiyor, Allah diyenlere karşı içinde kin var. Karşısındakinin La İlahe İllAllah Muhammeden Resulullah demesi coşkusunu artırmıyor, bilakis nefretini artırıyor, Müslümanları yok etmek için azgın bir dil kullanıyor.
     
  • Müslüman böyle bir şey gördüğünde istisnasız olarak daha fazla gayret eder. Onlar Müslümanı kendine benzetmeye çalışır. Hidayetten mahrum kendisi, onu da hidayetten mahrum yapmak istiyor. "Ben senden daha yüksek, daha takva Müslümanım" diyor. Kuran'la çıksa bunu diyemiyor, çünkü Kuran'a göre tüm Müslümanlar eşit. Onun için diyor ki, "ben Kuran'a inanıyorum, ama senin bir eksiğin var sen hurafeye inanmıyorsun. Benim helal ve haramlarım seninkilerle uyuşmuyor, ben gerçek dini temsil ediyorum sen sahte dini. Benim oluşturduğum dini sen yaşayamazsın" diyor. Karmakarışık hurafelerle dolu din yaşıyor. Bunlar hep ehli sünnet titizlik iddiasıyla ortaya çıktıkları için Müslümanlara muazzam baskı yapabilirler.
     
  • TRT'de yapılacak yayınlar için bilimsel komisyon kurulsun, bu komisyon karar alana kadar TRT'de evrim propagandası dursun. Bu bilimsel komisyonda evrimciler de olsun Yaratılışı savunanlar da olsun. Bakanlıkta kadrolaşmış ekipler var, alenen evrim teorisi yayını yapıyor. Hükümet tek başına bir şey yapamaz, vatandaş bunu istiyor demesi için de devlete evrak gönderilmesi lazım. Bu dilekçeler resmi evrak olarak devletin arşivine geçer. Doğru mu yanlış mı karar verilsin, ondan sonra yayın yapılsın. Hükümet vatandaşa göre hareket eder. Hükümetin elini güçlendirmek gerekir. Hükümet sırtını millete dayayacak. Devlet milletin anti materyalist, anti komünist, anti Stalinist olduğunu görecek. Hükümetin dilekçe ile desteklenmesi hayati konudur.
     
  • Yobazlık, ümmeti içten boğmak için şeytanın bir oyunu. Osmanlı'yı yıkan zihniyeti buraya getirmeye çalışıyorlar. Hem Darwinizmi hem yobazlığı körükleyerek, azılı yobazları ön plana çıkararak bunu yapıyorlar. Ahlaksız olduğunu biliyor, karanlık işler çevirdiğini de biliyor ama dini çökertecek bir münafık olduğunu gördüğü için, hemen onu ön plana çıkarıyorlar. İslam aleminin neresine giderseniz gidin bunu görürsünüz. Kendisi karanlık, dünyası karanlık oluyor bu insanların, etraflarında da münafıklardan bir hare olur. Biz bu güruhun eline gençlerimizi vermeyiz. Aydın, berrak gençlerimizi ne münafıkların eline, ne komünistlerin eline, ne de Darwinistlerin eline vermeyiz.
     
  • Mehdiyet ve başarı bir bütündür. Allah Mehdiyeti dünyaya hakim kılmış olarak yaratmıştır. Allah şu an Hz. Mehdi (as)'ı dünyaya hakim etmiş durumda. Hz. Mehdi (as)'ın sırtındaki beni yaratan Allah, dünyaya İslam'ı hakim eden Allah'tır. Atoma hakim olan Allah, ABD derin devletine, ateist masonluğa, tüm gizli teşekküllere de hakimdir ve Hz. Mehdi (as)'a da hakimdir.
2010-12-20 01:16:32
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top