Adnan Oktar'ın 30 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar

Samsun AKS TV, 30 Aralık 2010

  • Bölünmeye karşı, federasyon isteyenlere karşı milletimizin gür bir sesle Türk İslam Birliği'ni ifade etmesi lazım. Devletimizin sevgiyle, ilimle, bilimle kükremesi lazım. Suskunluk kabul varmış gibi görünüyor. Ama ısrarla Türk İslam Birliği vurgulanırsa olaylar o tarafa gelişir. Zaten gerçekleşecek inşaAllah, hızlanması için bu tekrarlar çok önemli.
     
  • (Şahin Alpay'ın "federasyon tartışılabilir" yazısıyla hakkında)
    Bir gazete de bir köşe yazarının savunduğu fikir, o köşe yazarının değil gazetenin fikri olur. Geçenlerde bu konuda uyarı yaptık çıkıp özür dilediler. Malum çevreler malum adamlar söyleyebilir bölünmeyi savunabilir, ama Zaman gazetesi savunamaz. Zaman gazetesinde, zaten bu konuda tedirginlikler varken, böyle yazılar yazılırsa iddialar doğruymuş demek ki düşüncesi hasıl olur. Bunun şiddetle üstüne gitsinler, hemen tekzip etsinler ve bu konu kapansın. Zaman gazetesi İttihadı İslam'ı, Türk İslam Birliği'ni, Hz. İsa Mesih (as)'ın inişini, Mehdiyeti savunmakla mükelleftir. Dindar bir camianın gazetesidir. PKK'nın görüşü orada komünist, Leninist, Stalinist bir devlet kurmaktır. Türkiye'ye karşı kindar, saldırgan, azgın bir devlet haline gelmeyi amaçlıyorlar. Kuzey Kore gibi. Kan dökücü canilerden oluşmuş bir sistem meydana getirmeye çalışıyorlar. Oradaki tertemiz vatandaşlarımı da gözü dönmüş hale getirmeye çalışıyorlar. Kürt kardeşlerimi onların eline bırakmam, Güneydoğu halkı mukaddesatçı, vatanını ve milletini seven bir halktır. Bediüzzaman İslam'ın manevi kılıcına kılıç kalkmaz diyor. PKK ise onlara kılıç çekmiş. Böyle vahim bir durumda Zaman gazetesinin ortada kalması vahim olur. Taraf tutacak. Bölünmeye karşı olması, Türk İslam Birliği'ni savunması lazım. Federasyon hikaye, öyle bir şey yok. Nettir adamların hedefi, Güneydoğu'da geniş bir bölgede büyük bir komünist devlet kurmak istiyorlar konu budur. Ve yoğun bir çalışmaları var bu konuyla ilgili. Stalinist, Leninist devlet kurup, bütün bölgeyi de komünist yapmayı düşüyorlar. Antalya'yı, İzmir'i, Karadeniz'i, İstanbul'u da ayırmayı düşünüyorlar. Ve küçük küçük devletler yapmak istiyorlar. Bu devletlerin de tamamen ayrılmasını istiyorlar. Hepsinin ordusu, askeri, bayrağı ayrı olsun istiyorlar ve birbirlerine düşman olsunlar istiyorlar. Amaç budur. Böylece tüm milleti yok etmeye çalışıyorlar.

     
  • Müthiş bir Türk nefreti vardır. Darwin de bunu söylüyor zaten. "Türkler barbardır"  diyor. Türkiye'nin işgali Türk İslam Birliği'ni kilitlemek için yapılır. Bunun için birçok cahil hocayı satın almışlardır. Türk İslam Birliğine şiddetle karşılar ve bir takım sapık hocaları da kendi saflarına aldılar. Kimini parayla, kimini sapıklıkla, kimini tehditle kendi yanlarına aldılar ve şiddetle Türk İslam Birliği'ne karşılar. "Önce Güneydoğu'yu ayıralım, bir şey olmayacak federasyon" diyorlar. Öyle bir konu yok. En azılı komünist devlete dönecektir. Ve bölücü başı zaten açıkça, "bütün bölgeyi komünist yapacağız" diyor ve "komünist ayaklanmayı dünyada biz başlatacağız" diyor.
     
  • Federasyon fikri olanlara da milletimiz şiddetle karşı çıksın. Masum gösteriyorlar, ama masum değildir. Amaçları Stalinist devlet kurmaktır. Ordusu, sınırları her şeyi ayrı, pasaportla girilen ayrı bir devlet kurmayı istiyorlar. İran'ın bir parçasını da almak istiyorlar. O yüzden orada savaş çıkarmak istiyorlar. İran kendi halinde savaşırken orayı işgal etmek istiyorlar. Böylece Armegedon'un zeminini de oluşturmak istiyorlar.
     
  • İmanını kaybetmiş, milli hislerini kaybetmiş toplumu ezmek ve bölmek çok kolay. Darwin'in olduğu dönemde Darwnizm çığ gibi gelişti. Bütün Osmanlı'da Darwinizm kendini gösterdi. Darwinistlerin yapmak istediği önce Türk milletini ilkel, maymun ırkı gibi göstermek ve bu ırkın da elimine edilmesi gerektiğini göstermek. Adamlar bunu çok makul gördü. Bunun kısa sürede savaşla olacağını düşünmüyorlardı. Mezheplere bölmek ve kendi içlerinde halkı birbirlerine kırdırmakla yok olacaklarını sanıyorlardı. Zaman gazetesi bu tarz yazılar yazıyorsa, zaten bayağı yol almışlar demektir. Zaman gazetesi federatif sistemi savunuyor demekse bu yazılar, durum çok vahim ve çok tehlikeli. Fetullah Gülen Hocamız kükresin, kükremesini bekliyoruz. Bediüzzaman büyümeyi istemiştir ve tüm ömrü boyunca İttihadı İslam'ı istemiştir. Zaman gazetesi İttihadı İslam'dan, Hz. Mehdi (as)'dan, Hz. İsa Mesih (as)'dan, Türk İslam Birliği'nden bahsetmeyip de federatif sistemi anlatması zulüm olur. Ben yazı işlerinin gözünden kaçtı diye düşünüyorum.
     
  • Devletlerin bir açık bir de gizli, politikası vardır kayda geçmeyen. Mesela Amerika'nın resmi politikası vardır, gizli kitap gibi. Başa gelen kişiye CIA getiriyor, başkan okuyor. Avrupa'nın da vardır. İşte o gizli kitaplarda bunlar yazar. Türkiye'yi bölmek, Türk milletini aşağılamak, Darwinizm ve materyalizm ile tüm bölgeyi hakimiyet altına almak  dolayısıyla, dünya (ateist) masonluğunun dünyayı ele geçirmesidir. Buna karşı da Mehdiyet ataktadır. Ama Mehdiyet safında olanlar başka yerlere geçmiş gibi görünürse bu felaket olur. Fethullah Hocamız'ın manevi etkisi altında olan bu gazetenin Mehdiyet safında olmasını, Allah safında, Allah'tan yana olmasını isteriz. Allah taraftarları galip gelecektir. Küresel güç falan yoktur, Allah'ın gücü vardır, biz onun için yaşarız. Allah için yaşarız. İmanımız, mukaddesatımız yoksa biz de yokuz. Vatan yoksa, millet yoksa biz de yokuz. O yüzden bu vahim duruma karşı hemen Fethullah Gülen Hocamız'ın atakta olması ve bunu kapsamlı düzeltmesini bekliyoruz. Zaman gazetesi, Yeni Şafak gazetesi olsun tüm sağ basının olduğu gibi Mehdiyetin sesi olması lazım. Herhangi bir şekilde bölünmeyi ima eden her şeyden kaçınmalıdır. Arada çıkan çatlak sesleri tamir etmeleri lazım. Susarlarsa kabul etmeleri anlama gelir. Ben Fethullah Gülen Hocamız'ı da o camiayı da canım gibi seviyorum ve her yerde savunuyorum, bu görüşün onlara ait olduğunu sanmıyorum. Bu fikri hemen tekzip etmelerini bekliyorum. Böyle olmazsa diğer çevrelerden ne farkları kalır?
     
  • İmanla ahrete gitmek çok önemli. Ama Müslümanlarda bu korku olmasın. Son anda vesvese olur mu, şu olur mu, bu olur mu diye. Tabii ki vesvese gelir, ama bu şeytandır. Öyle düşünmesinler, saplantı haline gelir. Allah hiçbir zaman kuluna zulmetmez. Berrak bir imanla canını Allah'a teslim eder Müslüman.
     
  • Çin'de hukukun oturması lazım, hukuk oturursa nur gibi memleket olur. Camilerdeki tabelaları kaldırsınlar. Memur giremez, gençler giremez falan. O kadar büyük liste asmışlar ki girecek insan kalmamış. Kocaman tabela asmışlar, “ey çin vatandaşları” diyor ve sayıyor. Yaş sınırlaması koymuş. Camiler Allah'ın evi 15 yaşındaki de, 20 yaşındaki de, memur da işçi de girer. Çin hükümetinin bu acayipliği kaldırması lazım inşaAllah.
     
  • Asrın müceddidi bir tane olur. Ve herkesin müceddidir. Vahabilerin, Şafilerin, Alevilerin, Sünnilerin, Caferilerin ve hepsinin. Bu müceddidin adı Muhammed Mehdi'dir, bunu Peygamberimiz (sav) söylüyor. Onun dışında olmaz. Asrın müceddidi savaşı var böyle olmaz. O diyor bana şu kadar hoca biat etti bana şu kadar. Herkes bölgesinde müceddid ilan ederse ne olur? Zavallı, gariban, ezilmiş, kimsenin tanımadığı müceddid olmaz. Müceddid dediğin yeri göğü inletir, küfrü ilmen ezer, biz buna asrın müceddidi deriz. Tabi değerli alimler hocalar var, ama onlar asrın müceddidi değildir. Kimini 500 hoca, kimini 1000 hoca destekler, tabi ki talebe toplulukları vardır biz iftihar ederiz. Ama tüm alimler ahir zaman Hz. Mehdi (as)'a bağlıdır. Eğer herkes  tek bir asrın müceddidine bağlanmazsa, İslam alemi parçalanır. Nasıl bir alim ki parçalanmayı istiyor. Ben müceddidim diyen bu parçanın bir parçası olmuş olur. Tüm İslam alemini birleştiriyorsa müceddidir. Birleştiremiyorsa müceddid değildir. Ama hizmet ediyordur, hizmeti başımız üstünedir. Elbette Hz. Mehdi (as) zamanının müceddileri, alim hocalar olacaktır. Zaten bunu Bediüzzaman da söylüyor. Hz. Mehdi (as) devrinde de büyük alimler hocalar olacaktır. Ama bütün alimler Mehdiyet konusunda aynı fikirde olacaklar ve Hz. Mehdi (as)'a biat edecekler.
     
  • “Çin komünist partisi Sincan bölgesine karşı yüz gün sert vuruş kararı almış.” Sakın yapmasınlar, yüz güne karşı Allah'tan bin gün sert karşılık alırlar. Sakın demokrasiden ayrılmasınlar. Bilakis demokrasi ve özgürlüğü istesinler. Böyle olursa Çin çöker. Kimse onlarla ticaret yapmaz. Şiddet, dehşet yurdu olmasın. Kim vurduya gidilen bir yer olmasın. Demokrasi ülkesi olsun. Böyle üslubu kaldırsınlar. Çin bize resmi açıklama yapsın, "sert vuruş yok, bu dedikodudur" desin. Şu an biz buna inanmıyoruz. Doğu Türkistan bölgesinin bayram ortamı, düğün ortamı olmasını istiyoruz. Çin'e rahatça güvenlik içinde gelip gidelim, ticaret yapalım. Yüz gün sert vuruş olursa bunlar olmaz. Bu çok büyük vahşet olur. Bunun dedikodu olduğunu Çin bize resmi açıklama ile açıklasın. "Çin politikasını eleştiren, İslami kaynaklara yer veren bir kişi önce ortadan kayboluyor ve sonra ömür boyu hapsi isteniyor.” Çin hükümeti bunu açıklasın. Karanlık bir şey kalmasın. Önüne gelene hapis ve idam veriyorlar. Her şeye idam veriyorlar. "Selamün aleyküm" diyorsun idam cezası veriyorlar. Bu nasıl devlet, nasıl savcı, nasıl hakim? Böyle ilkel bir sistem olmaz. Çin'de hemen idam kalksın. Adamları tarıyorlar, kurşun sıkıyorlar. Hayret edecek bir şeydir, sonra gelip ailesinden alıyorlar kurşunun parasını. Böyle bir vahşet devam ederse Çin'e kimse gitmez. Çin komünist partisi toplansın ve hemen idamlar kalksın, biz bunu bekliyoruz. Avrupa'da ve Türkiye'de bir kamuoyu oluşturulsun ve Çin'e bu yönde demokratik baskı uygulansın. Cezaları çok ağır. En hafif, en basit şeye bile müebbet hapis veriyor. Mesela antika kaçakçısı oluyor, vergi kaçakçılığı yapıyor diyelim hemen müebbet hapis veriliyor. Çılgın bir yöntem kullanıyorlar. Avrupa'daki hukuku esas alsınlar, Avrupai bir ülke olsunlar.
     
  • Bu yazıyı Zaman gazetesi hemen düzeltsin. Okumamış duymamış olalım. Federatif sistemi savunmak ne demek? Zaman gazetesi Türk İslam Birliği'ni, Mehdiyeti savunacak. Fethullah Gülen Hocamızı seven o gençler federatif sistemi savunmak için mi Kongo'ya şuraya buraya gidip, geceli gündüzlü okullarda anlatıyorlar. 100 dolara dünyanın dört bir yanında, fedakarlıkla bunun için mi çalışıyorlar? Amaçları Türk İslam Birliği'dir, büyük Türkiye'dir. Federatif sistem ne demektir? Mahvolur Türkiye. Bunda masumluk falan yok. Millete yapılabilecek en büyük zulüm ve oyundur. Federatif sistem eşittir Türkiye'nin param parça olması demektir. Pis kötü şeylere, kibar isim koymak zulümdür. Bunun adı bölücülüktür, başka bir şey değildir. Kibar isim koymaya çalışmasınlar. Federal sistemi savunmaları bize küfür etmleri gibidir. Biz Türk İslam Birliği'ni, İttihadı İslam'ı istiyoruz. Adamlar çıkmış özerklikten, federallikten bahsediyor. Tamam biz, Zaman gazetesindeki yazıyı yanlış yorumladığımızı, yanlış okuduğumuzu düşünelim. Ama onlar da sakın bizim böyle anlayabileceğimiz gibi cümle kullanmasınlar. Allah rızası için bir daha böyle üslup kullanmasınlar. Hassasiyet varken, böyle bir ortamda net ifade kullanılır. Vatanı böldürtmeyiz, Türk İslam Birliği'ni istiyoruz demeliyiz. Oynak cümleler, oynak yazılar, oynak bir üslup kullanılmaz. Sonunda oynak yorumlar çıkıyor, biz buna karşıyız. O zaman büyük Türkiye idealini Zaman gazetesi ortaya koysun. Zaten canı gönülden destekliyoruz çok kaliteli gazete. Ama bizim bu konuda ne kadar titiz olduğumuz belliyken, flu, yoruma açık cümleler Allah rızası için olmasın, net konuşulsun.
     
  • Avrupa gurbet değil Fransa da bizim, İtalya da. Gurbet dersen orayı Türk İslam Birliği sınırları içinde görmüyorsun demektir. Oralar Türk İslam Birliği içindedir. Önce akıncılar girerdi, sonra ordu girerdi Osmanlı'da. Şu an orada olan kardeşlerimiz akıncı gibidirler. Fransa ve Fransa halkı Türk İslam Birliği içindedir. Almanya da İtalya da öyle. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as) İtalya'yı fethedecek diyor. Ama manen sevgi ile fethedilir. Manen fethedecek Hz. Mehdi (as). Yoksa, devletleri baki kalsın. Fransa devleti kıyamete kadar bereket bolluk içinde yaşasın. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Manen mutlu huzurlu olmasını istiyoruz. Manen fethedecektir Hz. Mehdi (as) inşaAllah.
2010-12-31 06:47:56
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top