Adnan Oktar'ın 31 Aralık 2010 tarihli röportajından önemli başlıklar
Kahramanmaraş Aksu TV, 31 Aralık 2010
Dünya ne kadar zor olsa o kadar sevap alırız. Ahir zamanın şiddeti arttıkça sevabın şiddeti artar. Zorluklar içinde ki çalışmayı düşünün size yapılan zorlukları düşünün. O yüzden bir daha dünyaya gelmek isterdiniz sevap açısından. Allah hepimize cennet nasip etsin hepsinin başında rızası. Cennetle şereflendirsin. En zorlu zamanlarda hizmet ederek sevap kazanmayı nasip etsin. Bediüzzaman en zorlu zamanlarda mücadele etti muazzam sevap aldı.
Bediüzzaman Risale-i Nur set oldu diyor ateşe. Hakikaten hayret vericidir. Türkiye'yi İkinci Dünya Savaşına sokamadılar. Dünya derin devleti Türkiye’nin savaşa girmesi konusunda bir türlü başarılı olamadılar. Hiçbir şekilde başaramadılar.
Filmle tebliğ hakikaten en başarılı yöntemlerdendir. Peygamberimiz (sav)'in hayatını filmle anlatmak muhteşemdir. Görsel hafıza çok önemli. Gözüyle görüyor, yaşıyor ve sıkılmadan filmdeki detayları görüyor insanlar. Tebliğ metodu olarak hayati bir öneme sahiptir. Hem keyifli, hem rahat, hem sıkılmadan, hem de bilinçaltına en kolay etkileyen, en akılcı yöntem. İkna açısından mükemmel bir yöntem. Ama zengin bir kadro, zengin imkanlar, her yönden güçlü bir yapım olması için de dayanışma olması gerekiyor. Müslüman kardeşlerimizden böyle hayırlı işler yapan kardeşlerimize canı gönülden yardım etmeleri lazım. İzleyip ne kadar güzel demek yetmez canı gönülden desteklemeleri lazım. Çizgi film de ikinci bir manevi silahtır. Çocuklara anlatımda çizgi film çok etkili, harika olur. Yurt dışında da yurt içinde de tarikat mezhep fark etmeden herkesin destek olması lazım.
İman etmeyenler olmasa mücadele olmazdı. Peygamberimiz (sav) diyor zaten, Hz. Mehdi (as) zamanında Afganistan, Irak işgal olacak. Müslümanlar birbirine düşecek Fırat'ın suyu kesilecek, orada çok kan akacak. Dünyadaki tüm imkanlar deccaliyetin elinde olacaktır. Peygamberimiz (sav) yanında ekmekten dağ bulunur diyor, demek ki gıda sektörü de, tüm sektörler de her türlü teknolojik imkan da elinde olacaktır. Ve Müslümanlar da buna karşı güçsüz, ezilmiş, işgale uğramış ve dağınık olacaklardır. Deccaliyetin özelliği zaten Müslümanların birbirine düşmesi, acı içinde kalmalarıdır. Eğer böyle olmasa Hz. Mehdi (as)'ın çıkmasını amacı olmaz. Allah önce firavuna güç ve zenginlik veriyor. Sonra da tamamını elinden alıyor. Herkese malı veren Allah. Allah, "Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister" diyor ayette. Allah onlara tuzak kuruyor. Allah firavuna mal, çocuklar ve zenginlik verdi, sonra da helak etti. Aynı şekilde şimdi de deccaliyet güçlü ve zengindir. Ama Allah, "onların her şeyine sizi mirasçı kılacağım" diyor. Salih olan müminleri mirasçı kılacaktır. Nur suresinin 55 ayetinde de, sabredersiniz size dünya hakimiyeti nasip edeceğim diyor. Kuran ayetinde, "sizden önceki firavunlar daha büyük mala sahipti ama hepsini batırdım" diyor. Allah Karun'a da çok büyük mal vermiştir. Allah, "malıyla beraber hepsini batırdım" diyor. Allah'ın kurduğu bir tuzaktır bu. Allah'ın Sünnetullahı'dır. Önce malı verir sonra helak eder. Allah bunu çok detaylı anlatmıştır. "Mallara, çocuklara, kantar kantar yığılmış altınlara insanlar imrenir" diyor. "Eşleriniz, çocuklar, yarım kalmasından korktuğunuz ticaret, eğer Allah tan ve cehd etmekten (gayret etmekten) daha hayırlıysa bekleyin belanızı vereceğim" diyor. Buradan ne anlıyoruz? Demek ki Allah çocuklar veriyor, mal veriyor, onlara cezbedici şeyler veriyor. Bununla da batırıyor bununla çökertiyor. Müminleri de uyarıyor sakın yanlış anlamayın ben bunu canları azap içinde çıksın diye yapıyorum diyor. O yüzden deccaliyet çok güçlü. Hitler çok güçlüydü mesela ama Allah helak etti. Mussolini de öyleydi ama ayağından ters asıldı. Ayet var kendi elleri ile kendi kalelerini yıkıyorlardı, diyor Allah.