Adnan Oktar'ın 01 Ocak 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kocaeli TV; Aba TV, 1 Ocak 2011

  • Vatandaşın devlete etkili mücadele yapabilmeleri için yardımcı olması lazım. Yardımcı olması için de Darwnizmin bilimsel olarak geçersizliliğin anlatılması gerekiyor. Biz hurafe anlatılsın istemiyoruz. Bilimsel deliller anlatılsın istiyoruz. Devletin depolarında çok sayıda fosil var. Fosilleri zum yaparak göstersinler. Bir biyolog çağırsınlar, proteinin yapısını anlatsınlar. Protein tesadüfen olur mu olmaz mı anlatsın. Devletin memuru anlatsın. Bunda çekinilecek ne var? Bunlar yapılmadan konuşmalar, alkışlamalar sadece beyinde geçici bir telkin olur. Ve komünist telkin de sürekli ilerller.
     
  • Bediüzzaman, söylediği gaybi bilgilerin çoğunu hadise dayandırıyor. Hz. Mehdi (as) gelmeyecek diye bağırıyorlar. Sakin olsunlar madem gelmeyecekse, niye panik yapıyorlar? Bediüzzaman'ın ebcedle bildirdiği her şey mutlaka tahakkuk etmiştir. Yaklaşık yüzün üzerindedir ve istisnasız tahakkuk olmuştur. "1971'de şu olacak" diyor, oluyor. "1990'da şu olacak" diyor oluyor. "Mezarım yıkılacak" diyor, oluyor. Ama mutlaka Allahualem diyor. Yani doğrusunu Allah bilir. Bediüzzaman illa ki olacak demiyor. Peygamber illa ki olacak der. Veliler illa ki olacak demez. Ama peygamber olacak dediğinde mutlaka olur, ikinci bir ihtimali, acabası yoktur. Ama veli olduğunda bir kişi, olmaması ihtimalini düşünmek haram değildir. Ama peygamber söylediğinde olmamasını düşünmek haramdır.
     
  • Darwinizm, materyalizmin hakim olduğu bir ülke, en ufak sokaklara kadar parçalanır. Gerçi buna müsaade etmedik etmeyeceğiz de. Ama karşı tarafın ataklarının durdurulması lazım.
     
  • Hz. İsa (as)'la Hz. Mehdi (as)'ın birlikte kıldıkları namaz gizli değildir, binlerce insan görecektir. Hz. İsa Mesih (as) açıkça Hz. Mehdi (as)'ı imamlığa geçirecektir. Bütün dünya bilecektir, gizli değildir. Saltanat ve siyaset cihetinde Hz. Mehdi (as)'ın Müslümanların lideri olduğunu herkes bilecektir. Hz. İsa alenen halkın içinde olacaktır. Ülke, ülke gezecektir, insanlar ona sarılacaktır. Daha önce geldiğinde nasıl insanların yüzünü mesh edip geziyorsa, yine öyle olacaktır. Hz. Mehdi (as) da aynı şekildedir. Gizli kapaklı Hz. Mehdi (as) olmaz. Başlangıçta aşikarene gizli olacaktır, sonra da aleni olacaktır. Peygamberimiz (sav) de peygamber olduğunda önce gizliydi, sonradan alenen oldu. Mehdiyet de öncen aşikar gizlidir. Alenen belli olduğunda, Hz. Mehdi (as) tüm dünyayı gezecektir, herkes onu bilecektir. Hz. İsa (as)'ı da herkes bilecektir. Böyle dev deliller varken böyle bir gerçeği gizlemek zavallılıktır. Allah böyle kişilerin sahtekarlık yapacağını bildiği için, Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi (as)'ı bir araya getirmiş. Hz. Mehdi konusunda sahtekarlık yapan, Hz. İsa (as) konusunda ortada kalıyor. Baş edemiyor. Çünkü ayet var onu kapatamıyor. "Mehdi gelmeyecek" diyor, ama Hz. İsa (as) gelmeyecek diyemiyor ayet var. "Hz. Mehdi gelmeyecek" diyor. "Hz. İsa (as) peki?" diyoruz. "Gelecek" diyor. En sonunda ortada kalıyorlar. Yalanı da beceremiyorlar. O kadar yalan söylüyorlar ki başları dönüyor. Söyledikleri yalanı da unutuyorlar. Bu samimiyetsiz insanlara karşı Müslümanların Bediüzzaman'ın açıklamalarını bilmeleri çok önemli. Bizim sitelerimize girsinler, çok detaylı öğrensinler.


Kahramanmaraş Aksu TV; Gaziantep Olay TV, 1 Ocak 2011

  • Salih, samimi Müslümana cin sirayet etmez. Allah yaratır her şeyi. Allah'tan bağımsız cinin gücü olmaz. Cinin her adımını Allah meydana getirir. Allah'a samimi kalple bağlanana cin musallat olmaz. Şirk koşana, büyüye inanana, cinin şahsi gücü olduğuna inananlara cin musallat olur. Allah'a tam teslim olana hiçbir şey olmaz.
     
  • Hz. İsa (as) gibi Ulu'l Azm bir peygamber avam birinin arkasında namaz kılmaz. Bu caiz olmaz. Ulu'l Azm peygamberin arkasında namaz kılacağı birisi ancak vahiy ile bildirilmiş olmalıdır. Peygamberimiz (sav)'e, Hz. İsa (as)'ın Hz. Mehdi (as)'ın arkasında namaz kılmasını vahiy ile bildirilmiştir. Bunun gereğini yapacaktır Hz. İsa (as). Müslüman olmuş Hristiyanların da İslam aleminin de lideridir Hz. Mehdi (as).

Sebe Suresi,

12- Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.

 “Süleyman içinde sabah gidişi bir ay akşam dönüşü bir ay olan rüzgara boyun eğdirdik erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık.” Bakır madeninin çok geniş çaplı kullanılması ahir zamanda bizim tahmin etmeyeceğimiz bir teknolojiye işaret ediyor olabilir. Hz. Süleyman (as) zamanında da Hz. Zülkarneyn (as) zamanında da bakır kullanılmış.

“Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören cinler vardır.” Erimiş bakırla cinlerin bağlantısı var, bunu göreceğiz. Çünkü Hz. Zülkarneyn'de de aynı olay var.

“Onlardan kim bizim emrimizden çıkıp sapacak olsa ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.” Bakırla elde edilen, geniş alanda kullanılan, cinleri etki edecek bir sistemden bahsediliyor gibi. Çünkü firavun zamanında da geniş çapta cinlerden istifade ediliyordu. Firavun da kafir cinleri hizmet ettiriyordu. Hz. Süleyman (as) da tüm cin şeytanları etkisi altına alıp denizden inci çıkartıyordu. Halk da bunu normal karşılıyordu. Sonradan cinler uzaklaşınca insanlar ürkmeye başladılar. Eski Mısırda da alışıklardı, net görünüyorlardı, cinler ortada geziyorlardı. Alışmayınca ürküntü olur, alışınca bu kalkar.

 

13-Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.

 “Ona dilediği şekilde kaleler heykeller havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı.” Bakın cinlere insanlar ne kadar alışmış.

 
14- Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp-yaşamazlardı.

Asasını yemekte olan ağaç kurdu. Daha önce asa yılana dönüşüyor Hz. Musa (as)'da. burada da yine yılana benzer kurt asayı kemiriyor. Daha önce tamamen yılana dönerken, şimdi de asayı etkisiz hale getiriyor. Kuran'da asaya çok dikkat çekiliyor. Hem Hz. Musa (as) da hem Hz. Süleyman (as) da. Hz. Mehdi (as)'da da asaya dikkat çekiliyor. Kuran boş yere dikkat çekmez. İnsanlar asa ile ilgili bir mucize, bir şey görecekler buna işaret ediliyor inşaAllah.

“Artık o yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.” Allah boş yere cinlerden haber almaya çalışmayın diyor. Allah cinler gaybı bilmez diyor. Bazıları cin çağırıp gaybı soruyorlar onlar da yalan söylüyor. Ama hizmet ederler, cisim haline gelip. İnsanlar çok korkacağı için Allah şu an göstermiyor. Hz. Süleyman (as) zamanında kaya parçalarının taşınmasında görev alıyorlardı. Eski Mısır'da da. Eski Mısır'daki piramitlerin yapıldığı kaya parçalarının yüzlerce kilometreden getirildiği biliniyor. Normalde herhangi bir araçla getirmeye çalışsalar getiremezler. Ama adamlar zedelemeden getirmiş. Ve adamların nasıl taşı oraya getirdiğini hala bilmiyorlar. Ve taşları nasıl kulenin tepesine çıkardıklarını hala bilmiyorlar. Şuan ki teknoloji ile bile yapılmıyor. Piramitteki çok çok ağır ve devasa taşlar. Bunların oraya taşınması ve piramitlerin üstüne çıkarılmasını bilim tespit edemiyor. İşte Kuran buna açıklık getiriyor. Hz Süleyman (as)'ın mescidinde, yani ağlama duvarının alt kısmında çok büyük blok taşlar var, başka yerlerden alınıp getirilmiş. Kim getirmiş, nasıl getirmiş bilinmiyor. Ama Mısır el yazmaları kapsamlı incelenirse biraz anlayabiliriz. Kabartmalarda sürekli cin resimleri kullanıyorlar. Sürekli cinlerle bağlantı resimleri, alışveriş resimleri var. O resimlerin çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. O zaman bir bilgiye kavuşabiliriz.

 
  • Mürşidin gücü, sevgi, dostluk anlayışı çok önemli oluyor. Muhammed Raşid Erol Hazretleri zamanındaki sevgi ve irşat anlayışı bambaşkaydı. Onlarca otobüs kalkardı İstanbul'dan Menzil'e yoğun bir akış olurdu. Alkole, uyuşturucuya alışmış insanlar giderdi. Oradan büyük açılım ve nurla geri dönerlerdi. O mübareğin ölümünden sonra eski ruh, eski sevinç, eski heyecan ciddi olarak azaldı. O da mürşitlerin gücü ile orantılı olduğunu gösteriyor. Hz. Mehdi (as) çıkıyor yer gök inliyor. Hz. Mehdi (as) vefat ediyor, insanlarda zayıflık oluyor. Muhammed Raşid Erol Hazretleri varken yer gök inlerdi. Ama şimdi heyecan azalmış görünüyor. Dua edelim eskisinden de iyi olsun. inşaAllah o iyi günlere geri döneriz, bayram havası sevinç havası olur. Şimdi, biraz mahzunlaşmış onun giderilmesi için dua edelim. Gönlümüz istiyor ki eski heyecan olsun.
     
  • Ağlama duvarı altındaki taş 570 ton, tek blok ve oranın taş yapısına ait değil. Sanki uçarak gelmiş. Bilim felç vaziyette açıklayamıyorlar. Tek parça blok taşın nasıl geldiğini söylemiyorlar. Acayip düzgün jilet kesmiş gibi. İki parçanın arasına bir şey sokmak mümkün değil tam temas var. Ve bakın 570 ton. Bunlara Cenab-ı Allah dikkat çekiyor Kuran'da. Cinleri nasıl vesile ettiğine dikkat çekiyor. Cinler yine Mehdiyet zamanında geliyor. Ama önce cinlerden korkunun kalkması lazım. Cinlerden korkmak şirkten. Sadece Allah'tan korkulur.
2011-01-02 06:45:00
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top