Adnan Oktar'ın 02 Ocak 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV 2 Ocak 2011

Zümer Suresi,

22- Allah, kimin göğsünü İslam'a açmışsa, artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir, (öyle) değil mi? Fakat Allah'ın zikrinden (yana) kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.

Bu ayetin ebcedi şeddesiz 1990, şeddeli 2022’dir.
Fakat Allah'ın zikrinden (yana) kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler. Enaniyetle, kibirle büyüklük hissi ile ben çok kültürlüyüm, Marksist felsefeyi, başka felsefeleri bilirim, Darwinizmi, materyalizmi bilirim, dolayısıyla her şeye tepeden bakarım deyip enaniyet ve büyüklük hissine kapılanlar, aleni ve açık sapıklık içindedirler diyor Allah.

 

23- Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.

Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir.
Allah'tan eğer korkuyorsa Kuran okuduğunda müthiş bir heyecan duyarlar, çok etkilenirler diyor Allah. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. Ciltlerinde de bu hissedilir diyor. Aynı zamanda kalpleri, munis, sevecen, insancıl, büyüklük hissinden arınmış, şefkatli, olaylara tutarlı bakan, sevecen bakan bir insan şekline gelirler diyor. Kalbin yumuşaması ayrıdır, yatışması ayrıdır. Kalp yumuşayıp yatıştığında mülayemet gelir insana. Makul ve sevecen bir insan olur. O zaman Allah’ı kabul etmek onun ağırına gitmez, secdeye gitmek onun ağırına gitmez, büyüklük hissine kapılmaz, Allah'a kul olmak ağırına gitmez, Allah’a kul olmayı aşağılayıcı görmez. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir.  Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.
Kuran'la Allah dilediğini hidayete erdirir.

 

24- Kıyamet günü o kötü azaptan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir.

Ahirette diyalektik felsefeyi anlatarak, Marksist açıklamalarla bilmişlik yaparak, üst perdeden konuşarak kendini şahıs kurtaramaz. Burada dünyada ne kazandıysa nasıl bir vicdansızlık ettiyse onu tadın diyor Allah. Çünkü bütün meyvelerin, sebzelerin, güzel yiyeceklerin hepsinin tesadüfen olduğuna inanıyor. Bu bir zulümdür. Güzel insanların, güzel manzaraların, güzel yiyeceklerin, güzel tatların, güzel kokuların hepsinin tesadüfen olduğunu düşünüyor. Allah istese bütün kokuları çok iğrenç yapabilirdi. Ama çok güzel kokularla bezemiş çiçekleri. İnsanlara Allah parfümler yaratmış hoşlarına gitsin diye. Yiyecekleri de birbirinden güzel yaratmış, portakallar, narlar, üzümler. Sofra kuruluyor, Marksistler otuyorlar büyük bir sevinçle, iştahla, o yemekleri yiyorlar, Allah’ın yetiştirdiği o sebzeleri meyveleri büyük bir iştah ve muhabbetle yiyorlar. "Kim yarattı?" dediğimizde, "tesadüfen oldu" diyorlar. Muzlar, kirazlar, inciler narlar hepsi tesadüfmüş onların dediğine göre. Bu bir zulüm değil mi? Tesadüf bu kadar güzel koku yapar mı? Meyvelerde bu kadar güzel ambalaj olur mu, bu kadar faydalı olur mu? Bütün vitaminler var aşağı yukarı. Böyle nimeti kim yarattı diye düşünmesi lazım ve düşünmüyorsa o zaman zulüm yapmış olur.

25- Onlardan öncekiler de yalanladı; böylece azap onlara hiç şuurunda olmadıkları bir yerden gelip-çattı.

Onlardan öncekiler de yalanladı; İlk defa siz inkar etmediniz diyor Allah. Tarihin en eski devirlerinden beri, Hz Musa (as) devrinde Firavun yalanlıyor, Hz. İbrahim (as) devrinde Nemrut yalanlıyor, her peygamberin devrinde kabul edenler ve yalanlayanlar vardır. Dünya tarihi hep böyle geçmiştir ve kıyamete kadar da böyle olacaktır. Böylece azap onlara hiç şuurunda olmadıkları bir yerden gelip-çattı. Ya bir kalp enfaktüsünden ölüyor. Ya kanserden ölüyor veya bir kaza ile ölüyor. Büyük bir felaket geliyor, onunla ölüyor.
26- Artık Allah, onlara dünya hayatında 'horluğu ve aşağılanmayı' taddırdı. Eğer bilmiş olsalardı, ahiretin azabı gerçekten daha büyüktür.

Artık Allah, onlara dünya hayatında 'horluğu ve aşağılanmayı' taddırdı. Kendi kendilerini hor kılıyorlar, kendini aşağılık görüyor, kendini maymun olarak görüyor. Kendini ilkel bir mahluk olarak görüyor. Tesadüfen oluşmuş bir canlı, organizma olarak görüyor. Kendi kendini hor kılıyor ve aşağılıyor. Kendini ilkel bir varlık olarak gördüğü için çoluğunu çocuğunu da ilkel olarak görüyor ve aşağılıyor. Eğer bilmiş olsalardı, ahiretin azabı gerçekten daha büyüktür.Orada çok daha kapsamlı horlanacak ve aşağılanacaksınız diyor Allah. Daha uzun süreli ve daha acı çekeceksiniz diyor Allah.

 
27- Andolsun, Biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.

Her türlü örnekten verdim diyor Allah, belki öğüt alıp düşünürsünüz diye diyor.

 
29- Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah'ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar.

Tek Allah'a teslim olmak insan için kurtuluştur diyor Allah. Çok yere teslim olursanız, çeşitli ilahlara, çeşitli putlara teslim olursanız, ıstırap çekersiniz diyor. Dünyada mutlu olamaz, sürekli acı çekersiniz diyor.

 
32- Allah'a karşı yalan söyleyenden ve kendisine geldiğinde doğruyu (Kur'an'ı) yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?

Allah’a karşı yalan söyleyen nasıl oluyor? Yobazlar iftiraları. "Nerden çıkardın bu hükmü?" diyorsun, "vahiyle bildirildi" diyor hurafeyi vahiy olarak gösteriyor. Vahiy değil, yalan söylüyor. Kuran'ın da hükümlerini dil eğip bükerek reddediyor. Gericilerde, yobazlarda tevil çok gelişmiştir. Mesela insan dersin kapıya çevirir, kapı dersin güneşe çevirir. Akla hayale gelmedik değişiklikler yapar. Yobazlarda tevil sanatı çok önemli bir sanattır, yani şeytani bir yöntemdir onlarda. Kafirler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? Onların hepsinin yerleri hazır diyor Allah. Tehdit ediyor ki düşünsünler diye.

 
33- Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır.

Dürüst, samimi, vicdanlı, enaniyet, kibir yapmayan, büyüklük taslamayan, samimi Allah’a teslim olanlarda Allah güzellik, iyilik meydana getireceğim diyor

 
35- Çünkü Allah, onların (dünyada) yaptıklarının en kötüsünü temizleyip-giderecek ve yaptıklarının en güzeliyle ecirlerini verecektir.

Dünyada daha önce suç işlemiş olabilir günaha girmiş olabilir. Onları Allah temizleyip gidereceğim, yani yok edeceğim diyor. Onlara bu hatırlatılmayacak. Onlar için bir dert olmayacak bu. Yaptıkları suçlarını örteceğim diyor Allah. Yaptıkları iyi olan, güzel olan şeylerin de karşılığını en güzel şekilde vereceğim diyor Allah.

 
36- Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.

Her kul için Allah yeterlidir. Seni mahkemeye veririz, asarız, keseriz, döveriz, söveriz diye mi korkutuyorlar diyor Allah.

 

38- Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, elbette "Allah" diyecekler. De ki: "Gördünüz mü-haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "Allah, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."

"Allah yarattı, (haşa) sonra ilgilenmedi" diyorlar. "Yarattı bıraktı" diyor. Bardak var, bardağın amacı yok. Kalem var kalemin amacı yok, böyle bir mantık kullanıyor. Halbuki her şeyin bir amacı vardır, dünyanın da bir amacı vardır. İnsanın da bir amacı vardır.
De ki: "Gördünüz mü-haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "Allah, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."

Tevekkül dünyada Allah’ın Müslümanlara verdiği en önemli nimetlerden bir tanesidir. Tevekkül etmeyen her insanda ruhi bozukluk olur. Psikolojik bozukluklar başlar.  Bedensel rahatsızlıklar da başlar. Tevekkül eden insanlar çok sağlıklı, çok huzurlu olurlar, her şeyi Allah’a bırakırlar. Diğer türlü buradan nasıl gideceğim, yolda ne olacak, ertesi gün ne yapacağım, ne konuşacağım, hastalanırsam nasıl tedavi olacağım, şu ben kanser mi acaba, kalbimde sıkıntı var kalp hastası mı oldum, kıyamet mi kopacak, deprem mi olacak bin bir türlü vesvese içerisinde çırpına çırpına ömrü sürünmekle geçer. Allah'a tevekkül edenin de dünyası mamur rahat, huzurlu ve güzel olur, İnşaAllah. 

  • Hz. Mehdi (as)'ın gizli olmasının sırrı, Kuran'da şu şahıstır diye ismen belirtilmemiş olmasıdır. Allah şu kişiye şu zamanda bağlanacaksınız diye şart getirmemiştir. Hz. İsa (as) da peygamber olarak gönderilmediği için gizlidir. Hz. İsa (as)'ın sonunda kendini söylemesi var, ama iman etmeyen kişi sorumlu olmaz. Hz. İsa (as)'ın ineceğine inanmakla mükelleftir, ama şahsa inanmakla mükellef değildir. Ama vicdani sorumluktur. Hristiyanlar Kuran'a tabi olmuş, Müslümanlıkla Hristiyanlık birleşmiş, sadece Müslümanlık kalmış, dünyada nurunu saçmaya başlamışsa ve bunu adam anlamıyorsa ne diyelim biz. Vicdan sorumludur. Hz. Mehdi (as)'da da öyle. İslam dünyaya hakim olmuş, Hz. İsa (as) ile namaz kılmış, bu nedir diyoruz. "Mehdilerden alelade bir mehdi" diyor. Bu edepsizlik ahlaksızlıktır.
     
  • Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın en temel özelliği olarak, bir İslam ahlakının dünyaya hakim olmasını, ikincisi de Hz. İsa (as)'ın arkasında namaz kılmasını söylüyor. Bu şahıs geldiğinde, "herhangi bir mehdi" denirse küstahlık olur, Peygamberimiz (sav)'e karşı saygısızlık olur. Cahillikten yapıyorsa ayrıdır. Ben vicdansız  olanları kınıyorum. Dünyaya hakim olan ve Hz. İsa (as)'ın arkasında namaz kılan kişiyi Peygamberimiz (sav) tanıtmış. O kişiye herhangi bir mehdi denmez Mehdi-i Azam denir.
  •  
  • Hadislerde bahsedilen bir tane mehdi vardır. Ama Hz. Mehdi (as)'a yardımcı olan silsile çoktur. Ahir zamanın Büyük Mehdisi ise bütün dünyanın hakimi olan, tüm dünyanın manevi lideri olan kişidir. "Tamam" diyorlar "dünya hakimiyeti olacak ama, iman hakikati anlatmayacak." Allah neden ona o kabiliyeti vermesin? İlla ki ondan bir şey alacak, kendi kafasıyla haşa Hz. Mehdi (as)'ı küçük düşürecek. Kendince bir taktik buluyor. Hz. Mehdi (as) çıktığında iman hakikatleri anlatamaz, siyasetle ilgilenecek diyor. Dünyaya İslam ahlakını hakim eden, Hz. İsa (as)'ın arkasında namaz kıldığı biri nasıl alelade biri olur. Hz. İsa (as) avamdan birinin arkasında namaz kılmaz, caiz olmaz. Efdal kişinin arkasında namaz kılınır. Camilerde de böyledir. Mesela müftü varsa halktan biri kıldırmaz. İlim esas alınır. Hz. İsa (as) niçin Hz. Mehdi (as)'ı imamlığa geçiriyor? Çünkü vahiy alıyor. Dünyanın hakimi olan kişiye biatla mükellef Hz. İsa (as). Hz. Mehdi (as) 7 milyar insanın hakimi oluyor, bu dünya tarihinde ilk defa oluyor. Kayıtsız şartsız en uç noktalara kadar hakim oluyor.
     
  • Bir çok sahte Mehdi var, gerçek Mehdi onların arasında korunmuş oluyor. Mesela devlet başkanı giderken devlet başkanlarının benzerlerini kullanırlar, arabalarının falan. Bu bir yöntemdir. Allah Hz. Mehdi (as)'ı korumak içinde çeşit çeşit yöntem kullanıyor. Bir kısmına şahsi manevi dedirtiyor, bir kısmına mehdi önemsiz dedirtiyor, bir kısmına mehdi geldi geçti dedirtiyor, bir kısmına mehdi hiç yok dedirtiyor, bir kısmına mehdilik iddia ettiriyor. Mehdiliği bazıları için sanki sıradan inançmış gibi hale getiriyor Allah. Mehdiyet heyecanını ve gerilimi yok edecek her şeyi yaratıyor Allah. Tüm bunların arasında Hz. Mehdi (as)'ı fark etmeleri (bazı) insanların güç hale geliyor. Böylece şu kişi mehdidir deyip üzerine saldırabilecekleri bir kişi bulamıyorlar. Genel tedbir alıyorlar. Mesela Irak'ı işgal ediyorlar. Afganistan'a dikkat çekiliyor hadiste, Hz. Mehdi (as)'ın orada zuhur edeceğine dair. Amerika da oralarda geniş çaplı tedbir alıyor. Durdurmak için. Ama tespit edemiyor. Çeşit çeşit mehdi beklentisi var. Kimi armegedon, kimi başka şey bekliyor. Hz. Mehdi (as) da geniş güçlü ataklarla faaliyetine devam ediyor.
     
  • Tarikatlar Hz. Mehdi (as)'ın çıkması ile beraber kalkar. Hz. Mehdi (as)'ın saltanat merkezine gelmesi ile beraber kalkmış olur. İstanbul'da 1979 yılında büyük ateş çıktı, Kabe'de baskın oldu. İşte o sırada tarikatlardan alındı emanet ve Hz. Mehdi (as)'a verildi. Allah'ın Hadi adı Hz. Mehdi (as)'da tecelli ediyor şu an.
     
  • Hz. Mehdi (as)'a uymak,  Hz. Mehdi (as)'ı sevmek, yardımcı olmak, Türk İslam Birliği'ni istemek, bunun için gecesini gündüzüne katarak, gerekirse ailesinden, sosyal yaşantısından geçerek gayret etmektir. Bazı aileler Türk İslam Birliği'ni, Hz. Mehdi (as)'ı istemez. Ailem istemiyor ben de istemem olmaz. Ahirette ayrılacaksınız. Anne baban belki cehennem ehline, sen de ayrılacaksın cennet ehline. Aile küfür içindeyse birlik olunmaz. Ne yapayım ailem diyor bazıları. Ahirette de öyle deyip cehenneme mi gideceksin? Gitmez. Burada da gitmeyecek o zaman. Hz. Mehdi (as) nasıl beklenir? Bedüzzaman, Hz. Mehdi (as) Darwinizm'i materyalizmi yıkacak diyor, ben de fikren onlara yöneliyorum. Hz. Mehdi (as) sosyal yönlerinden ayrılır evlenmez diyor Bediüzzaman. Ben de evlenmedim ve sosyal yaşantımdan vazgeçtim. Bunu yaparken Hz. Mehdi (as)'ı görmedim, ama onun yapması gereken her şeyi yapıyorum. Dolayısıyla desteklemiş oluyorum, pişdar bir neferi, öncüsü oluyorum. Hz. Mehdi (as)'ı aramak kişiyi atalete sürüklemez. Bilakis heyecanını, canlılığını kat kat arttırır. Bizde olduğu gibi. Yeri göğü inletiyorum yıllardan beri.
     
  • Hz. Mehdi (as)'ı anlatıyorsun diyor, bazıları da kendini tarif ediyorsun diyor. Ben de "beni sanıyorlar o zaman anlatmayayım" diyeceğim sanıyorlar. Ben böyle şey demem, bu şeytani olur. Hz. Mehdi (as)'ı gürül gürül anlatacağım. Hz. Mehdi değilim, böyle bir iddiam da yok diye yemin ettim, Müslümansan inan. Peygamber (sav)'e bazıları dil ucuyla bağlı. Peygamber (sav) "Mehdi ile müjdelenin" diyor, ama hiç bunu kale almıyorlar. Resulullah (sav)'in hayattayken verdiği emirleri yerine getirmek farzdır. Vefatından on dakika önce, bu akşam şuraya bir ev yapın dese ve Peygamberimiz (sav) vefat etse. O evin yapılması emirdir, yapılmalıdır. Peygamber vefat etti, emir geçerli değildir olmaz. Emirdir yine de. Biz onunla mükellefiz. Hayattayken verdiği emirleri okuyun. Peygamber (sav) emir veriyor, "Hz. Mehdi ile müjdelenin" diye. Adamlar müjdelenmiyor bilakis kapatmaya çalışıyor. Biz geceli gündüzlü müjdeleyeceğiz.
     
  • Hz. Hızır, Hz. İsa (as) ile bağlantılı olacak. Hz. İsa (as) aklını olağanüstü güzel kullanan bir insandır. Vicdanına, Allah'a tam teslimdir. Kafasında fitne hiç yok, tertemizdir. Düşüncesi, nazarları imanı çok keksindir. Hz. Hızır öyle insanlara çok yakın olur. Hz. Hızır için ahir zamanda belirli şahıslar vardır inşaAllah. Hz. İsa şu an Müslümanlığa çok benzeyen Hristiyan bir cemaat içinde. Bir de sır vereyim, Tapınak Şövalyeleri, Gül Haçlar, dindar masonluk gibi Müslümanlığı seven gizli bir takım teşekküller Hz. İsa (as)'ı tüm kalpleri ile desteleyecekler inşaAllah. Hz. İsa (as) onların yanlış yönlerini düzenleyecek. Şu an dünya siyasetini ele geçirmek üzere inşaAllah. Geniş çaplı faaliyeti var. Ama Hz. Mehdi vazifesini bitirmeden karşılamazlar, Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi (as). Ne zaman görüşeceğiz diye Hz. İsa (as) sorsa. Bu bilgi hadis ile belirtilmiş. Camide ve namazdan önce görüşecekler. Namazdan önce kısa konuşacaklar, namazdan sonra uzun konuşacaklar. Daha yeni karşılıyorlar, daha selamün aleykum diyorlar, Hz. Mehdi (as) hemen anlıyor Hz. İsa (as)'ı, "buyuru efendi namazı kıldırın" diyor. Bu Hz. Mehdi (as)'ın ferasetinin ve basiretnin e kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Hz. İsa (as), "Ben İsa'yım" demiyor, görür görmez tanıyor. Ama Hz. İsa (as) "bu namaz senin içindir, bu ümmete bir ikram olarak imam sensin" diyor. Yoksa efdal olan peygamberdir. Allah Hz. Mehdi (as)'ın (manevi) büyüklüğünü vurgulamak için bir bazılarının Hz. Mehdi alelade bir insandır sözlerini geçersiz kılmak için bu şekilde olayı kilitlemiş. Çünkü Ulu'l Azm bir peygamber avamdan birinin arkasında namaz kılmaz. Vahiy ile efdal olanın Hz. Mehdi (as) olduğunu bildiği için, "imam sensin" diyor Hz. İsa (as). Yer gök inleyecek Hz. Mehdi (as) tekbir getirip, "Allahu ekber" dediğinde. Hz. Mehdi (as) tekbir getirince bütün dünya görecek. Hadiste tekbiriyle küfrün kaleleri yıkılacak dediği budur. Hz. Mehdi (as)'ın tekbiri tüm dünyada aynı anda yayınlanacak. "Allahu ekber" dediğinde binlerce küfrün kalesi yıkılmış olacak. Şeytan ilk defa tam yenilgiye uğrayacak, Hz. Mehdi (as)'ın ayağının altına serilecek. İlk kez 7 milyar insan şeytana karşı olacak. Şeytanın cesedi Hz. Mehdi (as)'ın ayağının önüne serilecek.


TV Kayseri, 2 Ocak 2011

  • (Neden Hz. İsa (as)'ı sürekli anlatıyorsunuz sorusuna cevap)

    Peygamberlerin hepsine iman etmek bizim Müslümanlık görevimizdir. Biz tüm peygamberlere iman ediyoruz. Hepsi İslam peygamberidir. Hz. İsa (as) tüm Hristiyanları Müslüman yapacaktır. Hz. İsa (as)'dan uzak durmamız gerektiği fikri yanlıştır. Hz. İsa önce Tevrat'a iman etti, sonra İncil'e, şimdi de Kuran'a tabi olacak. Kuran'da Hz. İsa (as)'ın gelişinin kesin olduğunu haber veren ayetler var. Tüm mezheplere göre Hz. İsa (as)'In inişine inanmak vaciptir. Hz. İsa Kuran'da çok fazla yerde övülmüştür ve İslam peygamberidir. Aksini inkar eden dinden çıkar. Hz. İsa (as)'a Hristiyan peygamberidir, Müslüman peygamberi değildir diyen dinden çıkar. Hz. İsa (as) tüm dünyayı İslam'a davet ediyor. Bu sevinç duyulacak bir şeydir. Hz. İsa (as)'a deccal ordusu düşman olur. Mesih deccalin ordusu, Hz. İsa (as)'ı istemeyecek, Müslümanları kandırmaya çalışacaklar. Cahilliğinden yapanları tenzih ederim. Diyecekler ki, "Hz. İsa Hristiyan peygamberidir, ona uyan dinden çıkar", oysa tam tersidir. Biz İncil'e de, Tevrat'a da iman ediyoruz. İncil'in ve Tevrat'ın içeriği, hak olan bozulmamış kısmı Kuran'dadır. Tevrat ve İncil'in Kuran'a uyan bölümleri doğrudur.
2011-01-03 02:26:46
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top