Adnan Oktar'ın 06 Ocak 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kaçkar TV; Kahramanmaraş Aksu TV, 6 Ocak 2011

  • Gerçek bir Müslüman sanatçı ruhlu olur. Sanatçılar çok tatlı insanlar, hep güzel huylular. Ressamlar da öyledir. Daha güzel bakarlar. Renkleri daha keskin görürler, sesi daha güzel duyuyorlar. Güzel olan bir şeyi çok çabuk yakalarlar. Daha şefkatli, daha merhametli oluyorlar.
     
  • Müslüman hayır gözüyle, sevinç gözüyle, estetik gözüyle bakacak. Mutlaka güzel gözle estetik bakacak. Her şeye pozitif bakacak. Gerçek din, samimi din olur. Allah gericiliğin zulmüne müsaade etmez.
     
  • Kişilik ve akıl insanı çok etkileyen bir şey. Genel kültür, kişilik ve karakter ve pozitif kişilik. Ruhu kasan, insan bilincini olumsuz etkileyen düşünceler karşısındaki kişiyi sıkar. Sevgi güzel, ama baskı kötü. Kontrol etmemesi, kendi haline bırakması lazım. Akıl, sevgi, Allah sevgisi, Allah korkusu insanın ruhunun gıdasıdır. İnsan bunlarla normal olabiliyor, bunun dışında insanın dengeli olması mümkün değil. Böyle olmazsa denge bozulur.
     
  • Biz burada (dünyada) mutlaka acı ve çile çekerek öğreneceğiz. Dünyanın meydana getirilme amacı, acı ve çile ile yoğrulmak cennete hazırlık yapmak.
     
  • Akıllı insanlar kendilerini hep yalnız zannediyorlar dünyada. Birbirlerini araştırmamalarından kaynaklanıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde onlar bulunuyorlar. Fakat birbirlerinden haberleri olmuyor. Büyük bir çoğunluk da kendilerini yalnız zannediyor, halbuki birbirlerini bulsalar birbirlerini çok severler.  “Dünyanın neresinde olursanız olun, iyi akıllı samimi Müslümanları Allah bir araya getirir ve buluşturur” diyor ayette. Allah'ın böyle bilinmeyen bir kanunu var. İllaki Allah buluşturur iyileri.
     
  • Aleviler Türk İslam Birliği'nin garantisidir, aslandır onlar. Kürtler çok dindardır İslam'ı çok güzel yaşarlar. Bediüzzaman da Kürt idi. Dolayısıyla onlar bizim çimentolarımız. Asıl Türk İslam Birliği'nin zeminini onlar oluşturacak. Karadeniz, Güneydoğu, Trakya hep delikanlıdır Allah bizi daha da olgunlaştırıyor, olgunlaşmadan İslam birliği olmaz. Allah mükemmel bir birlik istiyor, yobazlıkla olmaz. Peygamber Efendimiz (sav)'in o sıcaklığı, sevecenliği olacak inşaAllah. Yunus Emreler bizde, Mevlanalar bizde, Hacı Bektaşi veliler bizde, Allah bizi öyle süslemiş.
     
  • Polisin hakkıyla korunması gerekir. Genel olarak desteklenmesi, onlara şefkat gösterilmesi çok önemlidir. Moral yönden desteklemek onları açar. Olumlu etki yapar. Onlara destek verilmesi çok önemlidir. Hayatını ortaya koyuyor, direkt olayın içine giriyor. Mesela kurşun yiyor, bir çoğu şehit ediliyor. Allah için giriyorlar. Gözünü daldan budaktan sakınmıyorlar. Bir avuç maaş. Çoluğu çocuğu da geriye emanet kalıyor bizlere. Onun için asker ve polis mukaddestir. Sevgiyle, şefkatle yaklaşmak lazım.  Askerle polis aynı hükümdedir. Aynı şefkati, aynı korumacılığı göstermek lazım. Özellikle yetimleri, o kuzuları bağra basmak çok önemli. Ben her zaman söylüyorum, şehit yakını gelmiş mağazaya, alışveriş yapmaya gelmiş, madalyaları var, sessiz. Mesela yetimler giyindiler tam çıkacaklar, hesap ödeyecekler. Aman sakın diyecekler, sizin duanız bize yeterli diyecekler. Allah için bizim namusumuzu, şerefimizi, vatanımızı, bayrağımızı korurken şehit oldu. Bu olmaz diyecek hatta küçük bir de bu da hediyemiz diyecek. Siz bunu söylememiş olun biz de duymamış olalım diyecek. Bunun adabı budur. Bu bereket getirir, bolluk getirir. Hastalığı belayı alır. Orada cimrilik yaparsan, onu hastane parası olarak harcarsın. Kuran’da yetimlerin korunmasıyla ilgili özel ayetler var.

Fussilet Suresi,

22- "Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."

Mesela adama diyor ki, "sen duydun". Adam "hayır" diyor, ama kulak "ben duydum" diyor. "Ben görmedim" diyor, ama gözü "ben gördüm" diyor. "Dokunmadım" diyor, ama deri "ben dokundum" diyor ve ispat ediyor. Ahirette yalan söyleyecek hali kalmıyor. Bu müminleri rahatlatıyor. Çünkü iman edenler hakkın, adaletin yerine gelmesinden müthiş hoşnut olurlar. Adalet ispat ediliyor. Herkesin alacağı hak hak olarak teslim edilmiş oluyor. Bu müminler için sevinç oluyor. Ahirette de Allah bir nimet olarak bunu sunuyor.

26- İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."

Bazı komünistler bağırır çağırır mesela. Kuran bu karakterin çirkinliğine dikkat çekiyor.
30- Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vaad olunan cennetle sevinin."
 

31- "Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orda nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz her şey de sizindir."

"Orada nefislerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istediğiniz her şeyde sizindir.” Yani akıldan geçmesi yeterlidir. Şimdi biz bu dünyada sürat motorlarını görmesek, arabaları, müzik aletlerini görmesek cennette ne isteyeceğiz? Burası model olmuş oluyor. Cennette isteyebileceğiz bu sayede. Burada görecek ki orada arzu etsin. Bu gücü Allah zaten bizim ruhumuza da koymuş. Mesela limon görsek hemen ağzımız sulanır. Bu gücü genişletip berrak hale getirmesi cennette oluyor. Mesela güzel bir arabayı hayal ediyor, şöyle böyle olsun diye aklına getiriyor. İşte cennette akla gelen şey hemen meydana geliyor. İnsanın aklına bir kez gelmesi yeterli oluyor. Bir genç kız pırlanta yüzük düşünüyor mesela. Hemen karşısına geliyor. Allah ayette "o gün görüş keskindir" diyor. Yani bu gördüğümüz netlikten daha net. Cennette daha net. Burada belirli bir şeyden sonra görüntü flulaşır. Ama cennette 100 km ötesini bile net görürsün.

32- "Çok bağışlayan, çok esirgeyen (Allah)tan bir ağırlanma olarak."

Allah çok mükemmel olduğu için, sonsuz mükemmel olduğu için vicdanı da merhameti de mükemmel oluyor.

33- Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?

Tebliğ yapan, İslam'a çağıran, samimi “gerçekten ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kimdir” ama gerçekten.

34- İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.

Bağırıp çağırarak değil sevgiyle uzaklaştır diyor. Küfre küfürle cevap verilemez, ayetle güzellikle cevap verilir. Böyle olursa kişi utanır, hemen kendini düzeltir. Sevecen ve affeden olmak lazım.

35- Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.

Büyük pay, Allah'ın rızası, cenneti inşaAlalh.

36- Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.

Kendi halletmeye çalışıyor. Halbuki Allah'a sığınsa üstünden sıkıntı kalkari boş yere kendini sıkıyor. Sıkma olmaz, kişi kendini Allah'a bırakmalı.

  • Hz. Mehdi (as) döneminde kan yok. Hz. Mehdi (as) uyuyanı uyandırmaz diyor Peygamberimiz (sav). Hz. Mehdi (as) sevgi ve şefkat kullanır. Allah Hz. Mehdi (as)'a kanı yasaklamış, haram kılmıştır. Damla kan akıtmayacak, insanların burnu bile kanamaz diyor. Hatta yırtıcı hayvan bile yırtıcılığını kaybeder diyor. Sevgi hakim olacağı için, karanlık tipler de kendi içinde eriyip gidecek. Sevgi karanlığı bozar. Hz. Mehdi (as) devrinde devletlere baskı yoktur. Hz. Mehdi (as) sevgi, şefkat, merhamet, güzel ahlakın tamamını insanlara verecek. İnsanlar dini yaşamada özgür olacak. Hz. Mehdi (as) ile baskı bir araya gelmez. Baskı münafıklık getirir. Türk İslam Birliği olduğunda Azerbaycan ayrıdır, İran ayrıdır, Türkiye ayrıdır, tüm devletler, ama halk da çok fazla Hz. Mehdi (as) sevgisi olur. Mehdiyet de sevgiyi, barışı, kardeşliği getirecek.
     
  • Toplu yapılan ibadetler insanı daha çok cezp eder, daha hoşuna gider. Namaz çok zevklidir. Müthiş ferahlık verir. Suya nasıl muhtaçsak, yemeğe nasıl muhtaçsak namaz da bizim ruh sağlığımızda, beden sağlığımızda çok çok önemlidir.


Samsun AKS TV, 6 Ocak 2011 

Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler 

6.1 --- Naim b. Hammad ve Hakim, Amr b. Şuayb’dan, O babasından, babası da dedesinden tahric etti, şöyle dedi Resullulah (s.a.v.) buyurdu: Zilkade ayında kabileler savaşır.

Peygamberimiz (sav) ahir zaman hakkında çok fazla detay veriyor. Mesela İran Irak savaşının olacağını haber veriyor, ayına varana kadar belirtiyor. Savaşın hangi tarihte nerde başlayacağına kadar detay vermiş ve tam söylediği zamanda olmuştur.

4.5 --- Keza (N.b. Hammad) Ebu Hureyre’den tahric etti. Buyurdu ki: Medine’de büyük bir vakıa olur. Öyleki yağ taşları kan içinde kalır. Bu vak’ada bir kadının öldürülmesi, bir kırbacın sallanması kadar kolaydır. Bu olay Medine’den yirmi dört mil kadar yayılır. Sonra Hz. Mehdi’ye biat edilir.

Peygamberimiz (sav), Medine'nin İstanbul olduğunu diğer hadislerle açıklıyor. Yağ taşları, yani asfaltla yapılmış düz yollar, yağ gibi olan asfalt. Kadınların öldürüleceğini bahsediyor. Silahın sekmesine işaret etmiş oluyor kırbacın sallanması ile. Çok yayılır ve büyük olay olur, diyor. Bu hadisle, 1979'da İstanbul'da 1 Mayıs taksim olaylarına işaret edilmiş oluyor. Dağ taş kan içinde kaldı, katliam oldu, Mehdiyet zamanında İstanbul'da başka böyle olay olmadı. Bu olaydan sonra Taksim'de toplantı olması yasaklandı. Orada birçok kadında silahla öldürüldü. Hadiste de tabancaya dikkat çekiliyor. Kırbacın sallanması gibi diyor yani silaha işaret ediyor. Yağ taş diyor yani asfalt.

4.37 --- Ebu Abdullah Hüseyin b. Ali (r.a.)’dan: Buyurdu ki: Mehdi’nin beş alameti bulunur. Bunlar, Süfyani, Yemani, semadan bir sayha, Beyda’da ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir. (Mina’da hacıların öldürülmesi)

Hz. Mehdi (as) çıkmadan önce alamet olur mu, diye soruyor sahabe. Sahabe devrinde günde 5 vakit Hz. Mehdi (as)'dan bahsediyorlar. Sürekli Peygamberimiz (sav)'e soruyorlar. Bir de şu anda olan Mehdiyet konusuna bakın, bazı Nur talebelerine bakın. Hz. Mehdi (as)'dan kaçındıkları belli. Hz. İsa (as)'dan, Hz. Mehdi (as)'dan hiç bahsetmemeleri de deccalin çıktığının alametidir. Deccalin oyununu bozalım Nur talebesi kardeşlerimiz Hz. Mehdi (as)'ı anlatsın.

4.38 --- Muhammed b. Samid’den, dedi ki: Ben Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali (r.a.)’a dedim: “ Bu işin önünde alametler var mıdır?” –ki Mehdi’nin zuhurunun kasd ediyor- Dedi ki: “Evet” dedim. “Nedir onlar?” Dedi ki: “Beni Abbas’ın helakı, Sufyani’nin çıkması, Beyda’da batma” Ben yine “Sana canım kurban olsun, bu işin uzamasından korkuyorum” dedim. Dedi ki: “Bu iş tesbih taneleri gibi arka arkaya gelir.”

Tesbih taneleri gibi ardı ardına gelir diyor. 1980'den beri Peygamberimiz (sav)'in belirttiği alametler tesbih taneleri gibi ardarda oldu. Peygamberimiz (sav) şu olacak dedi, oldu, şu olacak dedi, oldu. Aralarında 100 sene mesafe yok. Ardarda oldu. Bu ahir zaman alametlerinin en bariz belirtilerinden biridir, kesintisiz olması. Kabe'de baskın olması, Fırat'ın suyunun kesilmesi gibi. Böyle ardarda bir daha olması mümkün değil. 150 alamet tesbih tanesi gibi olup bitmiş. Başka da vakit yok zaten

4.33 --- İbni Ebi Şeybe, Mücahid’den tahric etti. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından bir adam bana dedi ki: Günahsız insanlar öldrülmeden Mehdi çıkmaz. Günahsızlar öldürüldüğünde, onların öldürenlere yer ve gök ehli buğz ederler. Mehdi insanlara gelir de onu yeni gelin gibi aşk ve muhabbetle kucaklarlar. O yeryüzünü adaletle ve nesafetle doldurur. Arz nebatatını çıkarır, gökde yağmurunu yağdırır. Ümmetim daha önce görülmemiş biçimde nimetlenir.

Güneydoğu'da askerlerimiz şehit ediliyor. Masum insanlar onlar. Yerde insanlar toplanıyorlar, teröre lanet okuyorlar, "kahrolsun PKK" diyorlar. Ama Allah gök ehli de buğz eder diyor. Hz. Mehdi (as) gelince halk onu aşkla şevkle kucaklar,  o yeryüzünü adaletle nesafetle doldurur, yağmurlar yağdırır. Kuralık oldu, "kurduk bittik" diyorlardı, ama şimdi barajlar doldu.

4.34 --- Ammar b. Yasir (r.a.)’dan: Günahsız insanlar katledildiği ve kardeşi de Mekke’de öldürüldüğü zaman semadan bir münadi: “Emiriniz filandır. İşte bu yeryüzünü adaletle dolduracak olan Mehdi’dir.” Diye nida eder.

Bir ses diyor, münadi, yani melek değil.

"Eğer siz O’na yetişirseniz O’na biat ediniz, çünkü O yerde de gökte de Mehdi’dir."

Hz. Mehdi (as)'a biat edilmeli, Peygamberimiz (sav) emretmiş.

"Acem ve Irak beldelerini feth ederek ümmete acıklı azab tattırırlar."

Irak'a saldırdılar, ama acem beldelerine de saldıracakları anlaşılıyor

“İçine girmedikleri bir ev ve zararı dokunmakdık bir müslüman kalmaz."

Herkese zarar verir deccaliyet.
5.3 ---  Her birisi kendinin Tek Mabud olan Allah’dan, Resul olarak gönderildiğini iddia eden altmış yalancının çıkması.

 Hz. Mehdi (as) devrinde bana vahiy geldi diyen yalancılar türer diyor Peygamberimiz (sav). Günümüzde bunu görüyoruz. "Ben Resulüm, bana kitap geldi" diyor çok fazla var. Peygamberimiz (sav) bunların sayısı 60'ı bulacak diyor. Adam Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alameti, ama kendini mehdi zannediyor. Bana vahiy geldi demesi küfürdür. Bana sureler iniyor demesi küfürdür. Peygamberimiz (sav) de bu hayret verici şaşırtıcı duruma dikkat çekmiş. 

 
5.10 --- Fırat nehrinin durdurulması

Peygamberimiz (sav) Fırat nehrinin durdurulması diyor. Kendi durmuyor, durdurulur diyor Peygamberimiz (sav). Bu da oldu. Baraj kurulunca durdu Fırat'ın suyu. Ama bazı eşhas bunu görmezden geliyor.

4.60 --- Keza (Naim b. Hammad), Ebu Hureyre’den tahric etti. O dedi ki: Süfyani’de Mehdi’de iki yarış atı gibi çıkarlar ve arkalarından gelenlere karşı galip gelirler.

Önce süfyan çıkar sonra Hz. Mehdi (as) diyor hadiste, aynı anda değil. Süfyan çıkınca galip geliyor durduramıyorlar. Dolayısıyla onunla aynı dönemde olan alimler, mehdiler süfyaniyeti durduramazlar. Hz. Mehdi (as) çıkınca da galip geliyor durduramazlar.
Hz. Mehdi ile müjdelenmeyi, Hz. Mehdi (as)'a biatı Peygamberimiz (sav) çok hadiste söylemiş, emirdir bu. Peygamberimiz (sav)'in bu konuda çok fazla emri var. Hz. Mehdi (as)'ı aramak, bulmak Peygamberimiz (sav)'in emridir. Hz. Mehdi (as) ile bilgilenmek Hz. Mehdi (as)'ı araştırmak çok önemlidir. Peygamberimiz bu hadisleri biz bilgilenelim diye söylemiştir. "Bu sözlerimi dikkatlice inceleyin, Hz. Mehdi (as)'ı araştırın, birbirinize aktarın, Hz. Mehdi çıkınca yardımcı olun ve Hz. Mehdi (as)'ı birbirinize müjde olarak aktarın" diyor.

2011-01-07 03:01:18
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top