Adnan Oktar'ın 24 Ocak 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Adıyaman Asu TV, 24 Ocak 2011

  • Cenab-ı Allah ne diyor ehli dalalete Kuran’da? Onları neye benzetiyor Allah? Domuza ve maymuna benzetiyor. Domuzlar ve maymunlar diyor. Bu Allah’ın hitap şeklidir, Kuran’daki hitap şeklidir. Üzerine varsan da varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin konumu gibidir onların konumu diyor. Allah, küfrü köpeğe ve domuza benzetiyor. Ben de neye benzetiyorum? Domuza ve köpeğe benzetiyorum. Ne yapmış oluyorum? Kuran’a birebir uygun hareket etmiş oluyorum.
     
  • Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?" (Hicr Suresi, 56) Yani İslam hakim olmaz, İttihad-ı  İslam olmaz diyenlere cevap veriyor Allah. “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?” Demek ki ancak sapıklar ümit kesiyorlar Allah’ın rahmetinden.
     
  • Türk İslam birliği gelişirken, bazıları “olmayacak” diyor. Biz de diyoruz ki; “Olacak”. Olmayacaksa niye heyecanlanıyorsunuz, olmayacaksa sakin evinizde oturun. Bir de Müslüman’ım diyen insanlardan bu çok çıkıyor. “Olmaz ki, Amerika müsaade etmez, İsrail müsaade etmez.” Bu kadar konuşma yapacağınıza “inşaAllah Türk İslam Birliği oluşmak üzere, oluşuyor” deseniz. Sırf bu olmaz diyenler “ittihadı İslam mutlaka olacak” deseler, çoktan İttihadı İslam olmuştu. Yüzlerce köşe yazarı “olmayacak” diyor. Biz de “olacak” diyoruz. Çok az insan olacak diyor. Ama gürül gürül ilerliyor. Binlerce insan koro halinde bağırdığı halde, ki şeytanın etkisi ile bunu yapıyorlar. Altında kaldılar Türk İslam Birliği’nin. Bağırırken birden sesleri kesildi. Çığ gibi üzerlerine düştü Türk İslam Birliği. Onların yapacağı şu, “Evet, Türk İslam Birliği oluşmak üzere Allah’a çok şükür” diyecekler.
     
  • Doğrudan cennette yaratılırsan cennetin kıymetini bilemezsin. Koltuğun senin için bir anlamı olmaz. Arabanın senin için bir anlamı olmaz, çatalın kaşığın bir anlamı olmaz. Hiç bir şeyden zevk almazsın. Büyük bölümünü anlamazsın. Cesur insanı, cesaretinden sevemezsin, vefalı insanı vefasıyla sevemezsin. Delikanlılık yapmış insanı delikanlılığıyla sevemezsin. Cömert insan bulamazsın o zaman. Peygambere aşık, Allah’a aşık, Allah yolunda canını vermiş, şehit bulamazsın. Sadece düz insanlar bulursun. Cennetin gücü müthiş kırılır o zaman. Nitekim Cenab-ı Allah onu göstermek için Hz. Adem (as) kıssasını anlatıyor. Allah onları dünyaya indirdi dünya boyutuna indirdi. Burada eğitim aldıktan sonra cennete gittiler. Sorun Hz. Adem (as)’a şimdi mi mutlusun daha öncemi mutluydun? Oradayken yüzde birse mutluluğu, dünyadaki eğitiminden sonra bin. Eğitim aldıktan sonra her şeyden zevk alıyor. Koltuktan zevk alır yataktan zevk alır, sohbetten zevk alır. Çünkü acıyı çileyi görmüş, zorlukları görmüş. Her şey hoşuna gider. Dünyada da öyledir. Zoru görmeyen bir insan sevgiyi bilmiyor. Acıyı, çileyi, zorluğu bilen insanlar daha akıllı, daha kaliteli oluyorlar. Hiç acı görmemiş insanlara gidip bakın ne hale gelmiştir bambaşka bir şey oluyorlar. Dünyadaki eğitim son derece hayatidir. Yorgunluğu bilen insan koltuğa yaslanmayı bilir. Unutamıyor insan sonsuza kadar unutamayacaktır. Allah zengin güzelliği seviyor. Zengin güzellik istiyor, onun için de bu yöntemi uyguluyor. Mutluluğun yolu da bu zengin güzelliğin yolu da bu. Allah mükemmel imtihan ediyor.
     

Kahramanmaraş Aksu TV, 24 Ocak 2011

  • Cinler duvardan geçiyor, bir anda istediği yerde oluyor. Mesela Amerika’da bile olsa bir saniyenin içerisinde Türkiye’de olabiliyor cinler. Işık hızındalar, hatta ışık hızını da geçecek bir şeye sahipler. Maddenin içine çok rahat girip çıkabiliyorlar. Ama bazıları öldüklerinde tamamen yok olduklarına inanıyorlar. Ölümden sonra dirileceklerine inanamıyorlar. Onlarda da öyle bir hastalık var. Ömürleri de uzun, 1000 sene, 1200 sene, 1300 sene yaşıyorlar. Ama ışık hızında hareket ettikleri için onlara göre o ömür de normal geliyor olabilir.  Çünkü bizim zaman ayarımızla onların zaman ayarı aynı değil. Bize göre onların ömrü uzun, onlara göre normal bir ömür yaşıyorlar. Kaderde Allah onlara sürekli varlıklarını gösteriyor. Bir  film sürekli devam ediyor. Başlangıcından sonuna kadar. O kadar görüntüyü devam ettiren Allah, ondan sonrakini niye devam ettiremesin? Kesintisiz devam eden bir görüntü var. Cinlerin ölümü demek o boyutun dışına çıkmaları demektir. O boyutun dışına çıkıp görüntü yine devam ediyor. Yine hayatları kesintisi devam eder. Ama bazıları materyalist bakış açısıyla baktıkları için illa elle tutulur şekilde ahirete gidip görmek istiyorlar.  Ahirete imansız giden de ahirette yine imansız oluyor. İman etmeyecek olduktan sonra değişen bir şey olmuyor ki. Adamlar yine dinsiz. Ahirete gidiyorlar, canlanıyor ahirette, yine Allah’a karşı, yine materyalist. Dinsiz olmanın sonu yok. “Pişmanlıklarını gizlerler” diyor Allah. Göz ucuyla bakıyor, enaniyet yapıyor. Orada bile birbirleriyle uğraşıyorlar. Ve Allah’a doğrudan dua etmiyorlar. “Rabbinize söyleyin, bize yiyecek versin” diyorlar. Allah ile doğrudan doğruya bağlantı kurmak istemiyorlar. Rabbinize diyor, kendisi inanmıyor zaten. Onun için cinlerin bu tavrı da ayrı şaşırtıcı tabii. Allah özellikle değişik bir düşünce olsun diye, insanlar daha derin düşünsün diye onların içinde böyle bir hastalık meydana getirmiş.  Kaderlerinde böyle bir şey var.
     
  • Artık barış çağı. Mehdiyet devrinde kan yok. Damla kan yok. Hz. Mehdi (as) uyuyan kişiyi uyandırmayacak, damla kan akıtılmayacak. Allah savaşı beğenmez, Allah barışı beğenir. Allah sevgiyi, güzelliği beğenir. Kardeşliği beğenir Allah. Dostluğu beğenir. Cennette savaş yok, kan yok, kavga yok. Sevgi, merhamet, affedicilik, şefkat, Allah bunları beğenir. Cennette savaş yok. Cennette kan yok. Cennette kavga yok. Biz dünyayı cennet gibi yapacağız inşaAllah. Kanla, irinle Müslüman’ın işi olmaz. Allah’tan savaş istenmez, Allah’tan barış istenir.
     

Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır. (İsra Suresi, 44)

Atom küçük bir şey diyorlar, ufacık bir şey diyorlar. Halbuki atom bir alemdir, uzay gibi bir alemdir. O çekirdeğin etrafındaki dönüşler çok intizamlı ve hoş olduğu için onun da bir sesi oluyor, ama biz duyamıyoruz. Her hareket mutlaka ses çıkartır, ama biz duyamayız. Ayette ne diyor Cenab-ı Allah? “O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz.” Duyamıyorsunuz diyor Allah. Biz belirli frekansları alabiliyoruz, belirli dalga boylarını alabiliyoruz. Onun dışındakileri duyamıyoruz. Mesela bazı sesleri böcekler duyuyor, böceğin duyduğunu bir duyamıyoruz.

Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. (İsra Suresi, 45)

‘Görünmez bir perde.’ Adamlar ölü, başka bir boyuttalar. ‘Görünmez bir perde,’ başka bir boyut, ölü olduğu için de anlamıyor.

Peygamber Efendimiz (sav) Mekke’nin en azgın müşriklerine gidip tebliğ yapıyordu. O dönemde masonlar da vardı, Peygamberimiz (sav) onlara da tebliğ yapıyordu. Museviler vardı, Musevilere de tebliğ yapıyordu. Hıristiyanlar vardı, Hıristiyanlara da tebliğ yapıyorlardı. Ayırım yapmıyordu. "Şu mason onunla konuşmam, şu müşrik onunla konuşmam” demiyordu. Ukaz panayırına gidiyordu, herkes vardı orada. Dinsizler vardı, şeytana tapanlar vardı. Mecusiler vardı. Hepsine tebliğ yapıyordu Peygamberimiz (sav). "Mecusi, ben ona tebliğ yapmam” demiyordu. Dolayısıyla mason diye bir insanı dışlar da konuşmazsak, dinsiz diye biriyle konuşmazsak, ateist diye biriyle konuşmazsak, o zaman İslam’ı tebliğ edememiş oluruz. İslam her kesime yönelik tebliğ edilmesi gereken bir hakikattir. Ve bir nimettir. Aksi haram olur. Allah bizden sorar ahirette, neden anlatmadın diye?

 

  • Bazıları ucuz kahramanlık yapmak istiyorlar. Bunlar çıkıp diyecekler ki, “masona tebliğ yapılmaz, ateiste tebliğ yapılmaz. Şeytana tapana tebliğ yapılmaz. Mecusi’ye tebliğ yapılmaz. Musevi'ye, Hristiyan'a tebliğ yapılmaz. Tapınak Şövalyesine tebliğ yapılmaz.” Kime yapılır? Camiye gelen mazlum Müslümana yapılır. Bağırıp çağırırsın. Ve hurafe anlatırsın. Böyle bir yol yok. Peygamberimiz (sav)'in ve diğer peygamberlerin yaptığı buydu. Hz. Süleyman (as) zamanında da vardı masonlar. Hz. Süleyman (as) hepsine İslam’ı tebliğ etti. Hak olan hükmü tebliğ etti. Müslümanın yapacağı budur. Her dönemde şeytana tapan, yıldızlara tapan, putlara tapan tamamen ateist ve daha da sapkın görüşleri olan insanlar olur, bunlar hepsi Allah’ın kuludur. Hepsine dinin anlatılması farzdır. Ayırım yapılmaz. Ama bir kısım yobaz grup “sakın yanaşma, sakın konuşma, onlara tebliğ yapılmaz” diyor. Kime yapılır peki? Sen neye göre bunu konuşuyorsun? Kuran’a göre konuşuyorsan, Kuran’da göre tebliğ farz. Ve hepsine yapılacaktır. Müslüman olmaları için gayret edilecektir. Kuran’ı sevdirmek için gayret edilecektir.  Ve dünyaya İslam’ın hakim olması için gayret edilecektir. İslam dünyaya öyle hakim olacaki yoksa Hıristiyan'a tebliğ yapılmadıysa, Musevi'ye tebliğ yapılmadıysa, komüniste yapılmadıysa, sataniste yapılmadıysa İslam dünyaya hakim olmaz ki hiç o zaman. İslam’ın dünyaya hakim olması  imkansız onların söylediğine göre. İslam’ı dünyaya hakim etmeyi isteyen insan hiçbir insan grubunu, düşünceyi ayırt etmeksizin hepsine tebliğ yapar. Hepsinin Allah’ın kulları olarak kurtarmaya çalışır. Bizim de yaptığımız Mehdiyetin gölgesinde budur. Dolayısıyla bütün insanların mutlu olmasını, iyi olmasını istiyoruz. Ben, "millete yaranacağım, herkes beni beğenecek diye aman masonlara gidip tebliğ yapmayayım, Musevilere de tebliğ yapmayayım, ateistlere de tebliğ yapmayayım, beni şirin görsünler, güzel görsünler, başı açık hanımlara onlara da tebliğ yapmayayım, onları da insanlara şeytan gibi tanıtayım, başı kapalı hanımları, onları da fasık olarak tanıtayım” diye ortaya çıkmam. Onu yapanlar var zaten. Onun peşinden gidiyorlar zaten. Ben öyle değilim. Ben Kuran’a göre hareket ediyorum. Ve bütün insanlara şefkat duyuyorum. Hepsinin kurtuluşu için gayret ediyorum.
2011-01-25 14:04:28
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top