Adnan Oktar'ın 31 Ocak 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar
Adıyaman Asu TV, 31 Ocak 2011
Rüyalar da bir ahlak okuludur. Rüyada mesela insan kabus görür, uyandığında Allah’a şükreder. Rüyasında kolunun kaybettiğini görür, kolunun kıymetini anlar. Rüyasında bir yakınını kaybeder, yakınının değerini anlar, sevdiklerinin değerini anlar. Malını, mülkünü kaybettiğini görür, malın, mülkün şükrünü eda etmeyi, sadakasını vermeyi öğrenmiş olur, görmüş olur. Rüyalar yattığımız yerde bize bir okuldur. Rüyada biz eğitiliriz. Dünyada ayrı eğitiliriz, ama rüyada daha kapsamlı, daha detaylı eğitilme imkanımız vardır. Çünkü insanın kolu defalarca kopmaz, ama rüyada usulen kopar, gerçekten koptuğunu zannedersin. Orada Allah’a tövbe eder kişi, Allah’a şükreder, Allah’a bağlılığını hissettirir, anlatır, kendini gösterir. Uyandığında kolu yerinde olduğu için sevinç duyar, inşaAllah. Allah’a hamd eder. Yakınını kaybettiğini görür. Sabahleyin gider. Gider, yakınına sarılır, onun değerini bilir, inşaAllah. Onun için rüyalar hikmetlidir, hayırlıdır.
Said Nursi Hazretleri Türk milletini necip millet olarak görür. Türk milletini çok sever, sevdiğini ifade eder. Aksini söyleyenler bu konuda ahlaksızlık, terbiyesizlik yapıyorlar, vicdansızlık yapıyorlar. Çünkü iftira atmış oluyorlar. İftira ahlaksızlıktır. Türk milleti hakkında “kahraman ordu” diyor, “imanlı millet” diyor Bediüzzaman ve "elmas bir kılıçtır” diyor Tük milleti için. “İslam’ın elmas kılıcıdır” diyor ve Türk milletinden hep hayranlıkla bahsetmiştir. Türkiye’nin bölünmesini büyük bir tehlike olarak görmüştür. Kürt ayaklanmalarına karşı Kürt kardeşlerimizi hep uyarmıştır. Bediüzzaman'ı okusalar hayran kalırlar. Çok derin ilmi vardır, çok sevgi dolu bir insandır. Allah’a kendini samimi olarak adamış, bütün ömrü çileyle geçmiş bir insandır, hiçbir çıkarı yoktur. Sırf Allah için yaşadı. Allah için yaşadı, Allah için de öldü.
Hz. İsa’nın yerini bildirmek anlatmak doğru olmaz. Kötülük yapmış oluruz. Hz. Mehdi (as) da bile yoğun olarak şaşırtmaca verilir. Hz. Mehdi (as)’a fazla dikkat çekilmemesi için Allah şaşırtmaca verir. Mesela kimine şahsı manevi dedirtir, kimine gelmiş geçmiş dedirttirir. Allah dedirttiriyor. Birçok anormal insanlar var, akıl hastası olanlar var Mehdiyim diyor. İnsanlar o zaman, "önüne gelen Mehdiyim diyor. Böyle bir olay var o zaman önemsiz" der, üstünü kapatır. Mesela bir kısmı yer altında Hz. Mehdi (as) diyor. O da Allah’ın perdelemelerinden bir perdeleme, böylece Hz. Mehdi kat kat kat kat örtüler içerisinde örtülenmiş oluyor. Elini kolunu sallayarak faaliyet yapıyor, ki ilan etme mecburiyeti olmadığı halde. Ama Hz. İsa (as) kendini açıkça söylüyor, "ben İsa Mesih’im" diye. Şimdi bu çok büyük bir tehlikedir. Hz. İsa şurada dersek, gidin durdurun anlamına gelir Haşa. Böyle bir şey yapmam, yapmayacağımız belli. Ferasetli, basiretli, akıllı bir Müslümanın yapacağı bir şey değildir inşaAllah.
(Mübarek şahıslar hakkında hakaretamiz konuşmalardan rahatsız olan seyirci sorusuna cevap)
Konuşsunlar, konuştukça, hamiyeti İslamiye artar. Mesela diyorlar ki Müslümanlara saldırıyorlar. Bu olmazsa uyanmazsın başka türlü. Saldıracak, küfredecek, hakaret edecek, dövecek, sövecek, evini yakacak, o zaman Müslümanların hamiyeti İslamiyesi feveran ediyor, yoksa başka türlü feveran etmez. Bediüzzaman ne diyor? “Hamiyeti İslamiye feveran edecek” diyor. Başlarına Hz. Mehdi (as) geçip tahriki hak ve hakikate sevk edecek diyor. Yoksa uyursun. Evinde uyursun, yemeğini yersin rehavet çöker. Mukaddesata saldırıldıkça, Allah’a dine yönelik sözler söylendikçe, Müslümanların evi yıkıldıkça, Müslümanlar şehit edildikçe, Müslümanın hamiyeti İslamiyesi coşar. Allah öyle yaratmıştır. Hatta Kuran’da diyor Cenab-ı Allah. “Size ne oluyor ki çocuklar, kadınlar ve düşkün yaşlılar için, Allah rızası için mücadele etmiyorsunuz, dini yaymıyorsunuz” diyor. Allah nasıl hamiyeti İslamiyeyi coşturuyor, kadınlar çocuklar, en hassas damarlarımızdan Allah yakalıyor. Büyük bir insana zarar verilse orta derece etkileniriz ama çocukta insanlar galeyana geliyorlar. Allah esirgesin bir çocuk öldürüyorlar, halk kendini kaybediyor adeta, galeyana geliyorlar. Mesela kadın çok hassastır bizim milletimizde. Kadına zulüm yapıldığında etkisi çok daha ağır olur. Koruma hissi ruhta olduğu için kadın daha naif, daha kibar, fizik olarak daha güçsüz olduğu için bu, insanların çok ağırına gider. Kendini savunamayan bir insanı şehit etmek veya canını yakmak veya ona azap etmek çok kızdırır insanı. O yüzden Allah özellikle onlara dikkat çekiyor ve yaşlılar; mesela bir yaşlının ezilmesi, acı çekmesi, kendini koruyamıyor çünkü, çok kızdırır insanları. Allah “size ne oluyor ki, onlar adına Allah rızası için mücadele etmiyorsunuz” diyor. “Rabbimiz bizi zalim olan bu ülkeden çıkar diyenler uğruna” diyor. “Koruyucu bir veli gönder” diyorlar. Yani Mehdi gönder diyorlar. Koruyucu bir veli kimdir? Mehdi (as)'dır, inşaAllah.